Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

DHA İSTANBUL BÜLTENİ -1

DHA İSTANBUL BÜLTENİ -1

ABONE OL
DHA

1- CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, İRAN CUMHURBAŞKANI MESUD PEZEŞKİYAN İLE TELEFONDA GÖRÜŞTÜ

Tuğçe SEZER ODABAŞI/İSTANBUL,(DHA)- CUMHURBAŞKANI Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede liderler arasında ateşkes ve bölgedeki güvenlik durumu ele alındı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Liderler, ateşkesi ve bölgedeki güvenlik durumunu ele aldı. Cumhurbaşkanımız görüşmede, ateşkese giden süreçte Türkiye’nin ilgili ülkelerle birlikte yoğun çaba sarf ettiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki günlerde başlayacak müzakerelerden kalıcı barış ve istikrar için azami derecede istifade edilmesi gerektiğini, süreci baltalamak isteyenlere fırsat verilmemesinin önem arz ettiğini, ülkemizin yeni süreçte de dost ülkelerle birlikte her türlü katkıyı sunmaya hazır olduğunu vurguladı. Kardeş İran halkının kayıpları için taziye ve üzüntülerini yineleyen Sayın Cumhurbaşkanımız, Türkiye’nin hedefinin, bölgemizde yeni bir sağduyu ve diyalog ikliminin tesisi olduğunu belirtti" ifadeleri kullanıldı.(DHA)

========================

2-İSTANBUL'DA ÜNLÜLERE YÖNELİK UYUŞTURUCU OPERASYONU: 11 ŞÜPHELİ ADLİ KONTROL ŞARTIYLA SERBEST BIRAKILDI

Özgür EREN- Baran AKKAYA- Esra GÜNTEPE / İSTANBUL (DHA)- İstanbul'da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında aralarında Burak Deniz, Mert Demir, Emre Öztürk (Fel), Ender Eroğlu (Norm Ender) ve Enes Güler'in de yer aldığı 14 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Sabah saatlerinde yapılan eş zamanlı operasyonlarda 11 şüpheli gözaltına alındı. Adli Tıp Kurumu'nda işlemleri tamamlanan 11 şüpheli 'Yurt dışı yasağı' şeklinde adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Jandarma Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile koordineli olarak çalışma yürüttü. Soruşturma çerçevesinde, şüpheliler hakkında 'kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak', 'uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak ile temin etmek' suçlarından işlem başlatıldı. Aralarında Burak Deniz, Mert Demir, Emre Öztürk (Fel), Ender Eroğlu (Norm Ender) ve Enes Güler'in de yer aldığı 14 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Sabah saatlerinde yapılan eş zamanlı operasyonlarda 11 şüpheli gözaltına alındı. 2 şüphelinin firari olduğu, 1 şüphelinin ise yurt dışında bulunduğu tespit edildi. Gözaltına alınan şüpheliler saç, kan ve idrar örneklerinin alınması için Adli Tıp Kurumu'na getirildi.

ŞÜPHELİLER ADLİ KONTROL ŞARTIYLA SERBEST BIRAKILDI

Adli Tıp Kurumu'nda işlemleri tamamlanan Burak Deniz'in de aralarında bulunduğu 5 kişi Kartal Adliyesi'ne sevk edildi. Şüpheliler çıkarıldıkları mahkemece 'Yurt dışı yasağı' şeklinde adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Öte yandan gözaltına alınan aralarında Mert Demir'in de bulunduğu 6 şüpheli ise Adli Tıp'taki işlemlerin ardından 'Yurt dışı yasağı' şeklinde adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü:

----------

-Adliyeye getirilenlerden görüntü

==============================

3- ÜSKÜDAR BELEDİYESİ'NE OPERASYON: 21 KİŞİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ

İSTANBUL, (DHA)- ÜSKÜDAR Belediyesi'nde yapı ruhsatı ve iskan ruhsatı süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı ve rüşvet alındığı iddialarına ilişkin, İstanbul ve Yalova'da 30 adrese operasyon düzenlendi. Aralarında Belediye Başkan Yardımcısı Filiz Deveci'nin de bulunduğu 21 şüpheli adliyeye sevk edildi.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalarda, Üsküdar Belediyesi'nde yapı ve iskan ruhsatlarının verilmesi sürecinde usulsüzlük yapıldığı ve rüşvet suçu kapsamında değerlendirilebilecek eylemler gerçekleştirildiği tespit edildi. Bu kapsamda İstanbul ve Yalova'da 30 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi; aralarında Kent AŞ Genel Müdürü N.A. ile Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Filiz Deveci'nin de bulunduğu 20 şüpheli gözaltına alındı. Daha sonra bir kişinin daha gözaltına alındığı öğrenildi.

Üsküdar Belediyesi'nde yapılan aramalarda, iştirak şirketlerinden Kent AŞ Genel Müdürü N.A.'ya, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü ile Yapı Kontrol Müdürlüğü arasında bulunan bir odanın tahsis edildiği ve odanın kapısındaki isimlikte 'başkan yardımcısı' unvanının yazdığı belirlendi.

ŞÜPHELİLER ADLİYEYE SEVK EDİLDİ

Gözaltına alınan 21 kişi bu sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi.

===========================

4- ZEYTİNBURNU'NDA KIZINI SİLAHLA ÖLDÜRÜP, ESKİ EŞİNİ AĞIR YARALAYAN ŞÜPHELİ KAÇTI

Baran AKKAYA/İSTANBUL,(DHA)- ZEYTİNBURNU'nda Ercan Ş.(53), 1 yıl önce boşandığı eski eşi Türkan B.(39)'nin evine barışmak için gitti. Taraflar arasında bilinmeyen neden çıkan kavganın büyümesi üzerine silahını çıkaran Ercan Ş., eski eşi Türkan B. ve kızı Ceylinaz Ş.(19)'yi silahla vurdu. Olayda Ceylinaz Ş. hayatını kaybederken, Türkan B. ise ağır yaralandı. Polis ekipleri kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.

Olay, saat 18.00 sıralarında Sümer Mahallesi'nde bulunan bir sitede meydana geldi. İddiaya göre, Ercan Ş., 1 yıl önce boşandığı eski eşi Türkan B. ile barışmak için üç gün önce Ankara'dan İstanbul'a geldi. Eski eşinin evine gelen Ercan Ş. ile Türkan B. arasında bilinmeyen nedenle çıkan tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. Bunun üzerine silahını çıkaran Ercan Ş., eski eşine ve olay sırasında evde olan kızı Ceylinaz Ş.'ye ateş etti.

KIZINI ÖLDÜREN BABA KAÇTI

Saldırının ardından şüpheli Ercan Ş. kaçarken, bu sırada evde olan Türkan B.'nin kardeşi Güney B., ekiplere ihbarda bulundu. İhbar üzerine olay yerine acil sağlık ve polis ekipleri geldi. Sağlık ekiplerinin kontrollerinde saldırıda Ceylinaz Ş.'nin hayatını kaybettiği belirlendi. Olayda ağır yaralanan Türkan B. ise ambulansla hastaneye kaldırıldı. Babası tarafından öldürülen Ceylinaz Ş.'nin cenazesi Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis ekipleri ise kızını öldürüp, eski eşini yaralayan şüpheli Ercan Ş.'yi yakalamak için çalışma başlattı.

ESKİ EŞİYLE BARIŞMAK İÇİN ANKARA'DAN İSTANBUL'A GELMİŞ

Saldırı sırasında evde olan Türkan B.'nin kardeşi Güney B. emniyetteki ifadesinde, Ercan Ş.'nin Türkan B. ile barışmak için 3 gün önce Ankara'dan İstanbul'a geldiğini ve olay anında 2 el silah sesi duyup odadan çıktığını, bu sırada eski eniştesi olan Ercan Ş.'nin evden kaçtığını belirtti. Olaya ilişkin soruşturma başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-------

(Cep telefonu)

-Olay yerine gelen ekipler

(Aktüel)

-Olayın yaşandığı site

-Olay yerine gelen ekipler

-Cenazenin çıkışı

-Genel ve detaylar

=========================

5- İBB'YE YÖNELİK 'YOLSUZLUK' DAVASINDA DURUŞMA 13 NİSAN'A ERTELENDİ

Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA) - İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 92 tutuklu 414 sanık duruşmanın beşinci haftasında hakim karşısına çıktı. Duruşma, sanıkların beyanlarının alınması ile 13 Nisan Pazartesi günü saat 10.00'da görülmeye devam edecek.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'na yönelik yürütülen 'Yolsuzluk' soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri' olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu'nun; 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'Rüşvet', 'Suç gelirlerinin aklanması', 'Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık', 'Kişisel verilerin kaydedilmesi', 'Kişisel verileri ele geçirme ve yayma', 'Suç delillerini gizleme', 'Haberleşmenin engellenmesi', 'Kamu malına zarar verme', 'Rüşvet alma', 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma', 'İrtikap', 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama', 'İhaleye fesat karıştırma', 'Çevrenin kasten kirletilmesi', 'Vergi usul kanununa muhalefet', 'Orman kanununa muhalefet' ve 'Maden kanununa muhalefet' suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu'nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

DURUŞMALARDA BEŞİNCİ HAFTA

İlk duruşma 9 Mart Pazartesi günü görüldü. Davanın ilk duruşmasından bugüne kadar 28 kişinin savunması alındı. Cuma günü duruşma görülmezken duruşmalara haftanın 4 günü devam edilecek.

SAAT 22.00'YE KADAR DEVAM EDECEK

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülecek 19'uncu celsede, sanıkların savunmalarına devam edilecek. Diğer yandan Mahkeme başkanı saat 22.00'ye kadar duruşmaların devam edebileceğini belirtti.

GEÇTİĞİMİZ HAFTA 18 KİŞİ TAHLİYE OLDU

Geçtiğimiz celsede mahkeme heyeti, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun'un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu'nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli'nin tahliyesine karar verdi.

BEYOĞLU BELEDİYE BAŞKANI İNAN GÜNEY'İN DOSYASI BİRLEŞTİ

Tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 3'ü tutuklu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame, İBB 'Yolsuzluk' davasının dosyasıyla birleştirildi. Güney, iddianamenin İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesinin ardından İBB dosyasında 'sanık' olarak yer aldı.

'ASLA TALİMAT ALMA GİBİ BİR DURUM OLMADI'

Saat 10.45 sıralarında başlayan duruşmada söz alan Ekrem İmamoğlu, "Sayın heyet, 'Özel vasıflı üye' kavramının ne ifade ettiğini herhalde bir tek yazan iddia makamı biliyor. Biz bilmiyoruz. Bizim dünyamızda 'özel vasıflı' üye yok. 86 milyon insanın eşitliği var. Bizim ruhumuzda 16 milyon insanın eşitliği var. 100 bin kişilik İBB kadrosunun eşitliği var. Hiç kimseyi birbirinden ayırmadığımızın işareti olması açısından ifade ediyorum. İçinde Türk'ü, Kürt'ü, Alevi'si, Çerkez'i, Boşnak'ı herkes var. Hiç kimse birbirinden ayrı değil. Göreve geldiniz. Kısa da olsa birlikteliğimiz oldu Melih Bey. Size 'Şunu Genel Müdür Yardımcısı yap, şunu kadronu al, şunu şöyle çalıştır, şu kişiye özel bir vasıf belirle' ya da şu firmaya ya da gayri meşru, hukuka uygun olmayan, kişisel olarak direkt ya da dolaylı bir talebim ya da bir talimatım size geldi mi ya da böyle bir durum oluştu mu?" diye sordu. Melih Geçen ise cevabında, "Asla olmadı Başkanım" ifadelerini kullandı.

'SÜREÇLERİMİZDEN EMİNDİK'

İmamoğlu konuşmasının devamında, "Teknik bir insansınız. Savcı ifade alırken, 13. eylemin bu dosya için en önemli eylem olduğunu, buna çok önem atfettiğini söyledi. Bu utanç verici süreçle ilgili, teknik süreçleri bilim ve teknoloji kurulunda olmanızdan dolayı; burada bir sıkıntı, böyle bir risk olsaydı, benim kapımı çalar, 'Böyle bir risk var başkanım, bunu asla yapmayın' der miydin? Çekindin mi bana gelmekte? Ya da çekindiysen, niye çekindin? Onu sormak istiyorum" dedi. Melih Geçek ise, "Başkanım, asla çekinmedim. Bazı projelerde uyarmışlığım oldu. Kendi sistemlerimizden emindik, süreçlerimizden emindik. Tabii insanın olduğu her yerde hata olur ama olduğunda da görüp tabii ki size bunu taşıyacağız. Sonuçta bizim yaptığımız her iyi şey de her kötü şey de size yansıyor" dedi.

'CEP TELEFONUNUN İNCELENMESİ BİR YILI AŞKIN SÜRER Mİ?'

İmamoğlu, "Cep telefonumu alıp insanları hapse atıp ve ondan sonra da iddia makamı olarak hala tek bir delilin sunulmamış olması peki? İncelendiyse bir sayfa yazılmaz mı? Melih Bey'e de şunu sormak istiyorum; bir teknik arkadaşım olarak bir cep telefonunun incelenmesi bir yılı aşkın bir süre sürer mi?" dedi. Geçek ise cevabında, "Başkanım ekleri inceledim, açıkçası bu telefonla ilgili bir inceleme kaydı göremedim ama şunu gördüm: 'Şifresi verilmediği telefonların şifresi alınamadığı için yedeği alınmamıştır.' diyor ama yedek almanın dışında da herhangi bir inceleme talebi, polis yazısı görmedim" dedi.

Duruşma savcısı, etkin pişmanlıktan yararlanan İBB eski Bilgi İşlem Daire Başkanı Erol Naim Özgüner hakkında, 13'üncü eylem olan 'İBB Hanem' kapsamında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek' suçundan suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.

'BENİM YAPTIĞIM YEGANE İŞ İMAMOĞLU'NUN SEÇİM KAMPANYASINA DIŞARDAN YARDIM ETMEK'

Ekrem İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan savunmasında, "Tam 387 gündür bugünü bekliyorum çünkü ilk defa kendimi ifade edeceğim bir ortamdayım. Operasyonlardan sonra soruşturmaya 800 insandan fazla kişi dahil edilmiş. 5'ini seçilmiş siyasetçi olduğu için tanıyorum, 6 kişiyi de iş dünyasından tanıyorum. 23 kişiyi de İBB'de oldukları için tanıyorum. Geri kalanıyla hiçbiri irtibatım yok. Benim İBB'de herhangi bir unvanım, fikrim ve sorumluluğum yok, İmza yetkim, herhangi bir ihaleye de karışmışlığım yok. Benim yaptığım yegane iş İmamoğlu'nun seçim kampanyasına dışardan yardım etmek. Ekrem İmamoğlu benim patronum değildir benim dostum ve yol arkadaşımdır. Sayın İmamoğlu'na destek vermek benim için bir onur ve vatan görevidir. Ekrem İmamoğlu'nun yönettiği; Murat Ongun ve diğer suç örgütü üyeleriyle gizli toplantılara iştirak ettiğim ileri sürüldü. Aynı zamanda bazı toplantılara Etiler'de bulunan ofisimde ev sahipliği yaptığım, buraları yönettiğim ya da katıldığım tevdi raporunda belirtilen usulsüz ihaleler, hizmet alımları ve haksız olarak kazanılan paranın aklanması suretiyle örgüte haksız kazanç sağlandığı iddia edildi. Sonra iddianame aşamasına gelindi. İddianamede şunu gördük: Paraşütle bu davaya indirilen Hüseyin Gün diye bir şahıs var. Bu sefer suçlama şuna dönüştü 'Hüseyin Gün'e bağlı olarak hareket eden özel vasıflı üye'. Ancak bunlar yapılırken o gizli toplantılar, usulsüz ihaleler, usulsüz hizmet alımları ve sahte fatura gibi iddiaların hiçbirisi kalmadı. Bunlarla ilgili herhangi bir somut eylem ya da isnat da bulunmuyor hepsi yok olup gittiler. Dolayısıyla sormak istiyorum, iddianamede yer verilmeyen bu iddialar, eğer benim tutuklanmamı gerektirecek ağırlıktaysa neden dava konusu yapılmadı? Neden herhangi bir aşamada bana bunlarla ilgili tek bir soru bile sorulmadı? hakikat dışı gerekçelerle, asla ciddiye alınamayacak bir içerikle 'siyasi casusluk' diye bir casusluk davası icat edildi. Bana bu iftira atıldı. Ve casusluk gibi milli güvenliğimiz adına, devletimiz adına, ülkemiz adına son derece ciddiye alınması gereken bir konu sulandırıldı ve haftalarca medyaya malzeme haline getirildi. Ya ilk duyduğum zaman anlayamadım. Bir sabah televizyonu açtım Merdan Yanardağ hakkında casusluk iddiası falan. Alt yazı geçiyor, sonra Necati Özkan var, İmamoğlu var. Yani ne casusluk davası? Bir de Hüseyin Gün var. Ya kim bu Hüseyin Gün? Ya bu adam kim? Size her şey adına yemin ederim adamı hatırlayamadım" dedi.

'BANA ÖRGÜTE ÜYE OLMAMLA İLGİLİ TEK BİR SORU BİLE SORULMADI'

Necati Özkan "Böyle bir örgütün varlığından söz edebilmek için her şeyden önce örgütle organik bir bağınızın olduğunun somut delillerle kanıtlanması lazım. Sorgulamanın hiçbir aşamasında bana örgüte üye olmamla ilgili tek bir soru bile sorulmadı. Tutuklandıktan sonra avukatlarım belgeleri getirdiğinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tutuklamaya ilişkin sevk yazısını gördüm. Orada az önceki ifadenin bir benzeri yer alıyor: 'Murat Ongun'a bağlı hareket eden örgüt üyesi şüphelisi Necati Özkan.' Suç örgütü lideri İmamoğlu, yöneticisi Murat Ongun ve diğer üyelerle gizli toplantılara iştirak ettiğim, Etiler'deki ofisimde bu toplantılara ev sahipliği yaptığım, hatta usulsüz ihaleler ve hizmet alımları organize ettiğim söyleniyor. Bu iddialarla tutuklanıyorum. Dayanak ise 20 yıllık Etiler'deki ofisin yönetiminden hukuka aykırı şekilde alınan ziyaretçi kayıtları ve kamera görüntüleridir. Bunlar bana hiç sorulmadı. Etiler'de gizli toplantılar yapıyor musunuz? İnsanlar size geliyormuş, orada ihaleye fesat karıştırıyormuşsunuz, bunu nasıl, kiminle, hangi gün yaptınız? Toplantılara kimler katıldı, ne konuştunuz, parayı nasıl paylaştınız?" diye tek bir soru gelmedi" şeklinde konuştu.

DURUŞMA PAZARTESİ'YE ERTELENDİ

Duruşma sanık savunmalarının alınması ile 13 Nisan Pazartesi günü saat 10.00'da görülmeye devam edecek. (DHA)

============================

6- THY YÖNETİM KURULU BAŞKANI PROF. DR. MURAT ŞEKER OLDU

İbrahim YILDIZ/İSTANBUL,(DHA)- TÜRK Hava Yolları’nın (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanlığına Prof. Dr. Murat Şeker, Genel Müdürlüğe ise Ahmet Olmuştur getirildi.

THY’nin Olağan Genel toplantısı bugün havayolu şirketinin Genel Müdürlük binasında gerçekleşti. Yapılan toplantının THY’de görev değişimi yaşandı. Konuyla ilgili olarak havayolu şirketinin Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yaptığı bildirimde, "Ortaklığımızda Genel Müdür olarak görev yapan Sayın Bilal Ekşi'nin emekli olarak ayrılması sebebiyle Ortaklığımız Yönetim Kurulu'nca, Genel Müdür (Ticari) Yardımcısı olarak görev yapan Sayın Ahmet Olmuştur'un Genel Müdür olarak atanmasına; Muhasebe ve Mali Kontrol Başkanı olarak görev yapan Sayın Metin Gülşen'in Genel Müdür (Mali) Yardımcısı olarak atanmasına; Satış Başkanı (1.Bölge) olarak görev yapan Sayın Harun Baştürk'ün Genel Müdür (Ticari) Yardımcısı olarak atanmasına karar verilmiştir. Türk Hava Yolları olarak aramızdan ayrılan Sayın Bilal Ekşi'ye Ortaklığımıza yaptıkları değerli katkılar için teşekkür ediyor, bundan sonraki iş yaşamında başarılarının devamını diliyoruz. Ortaklığımız İcra Komitesi Başkanı ve İcra Komitesi Üyesi Sayın Prof. Dr. Ahmet Bolat emekli olmak, İcra Komitesi Üyesi Ramazan Sarı istifa etmek suretiyle görevlerinden ayrılmışlardır. Ortaklığımız Yönetim Kurulu'nca münhal bulunan İcra Komitesi Başkanlığı'na Sayın Prof. Dr. Murat Şeker'in, münhal bulunan İcra komitesi Üyeliklerine Sayın Ahmet Olmuştur ve Sayın Metin Gülşen'in atanmalarına karar verilmiştir" denildi.

MURAT ŞEKER KİMDİR

Prof. Dr. Murat Şeker'in profesyonel kariyeri, küresel finans kuruluşlarındaki başarılarıyla dikkat çekmektedir. 2008-2013 yılları arasında ABD'de Dünya Bankası bünyesinde ekonomist olarak görev yapan Şeker, gelişmekte olan ülkelerde inovasyon, girişimcilik ve uluslararası ticaret gibi stratejik alanlarda politika raporları hazırladı. Türkiye'ye dönüşünün ardından 2013-2016 yılları arasında Ziraat Bankası'nda Finansal Kurumlar ve Yatırımcı İlişkileri Bölüm Başkanı olarak görev aldı. Bu dönemde bankanın uluslararası fonlama süreçlerini yöneten Şeker, aynı zamanda Ziraat Yatırım, Ziraat Hayat ve Emeklilik ile Ziraat Sigorta şirketlerinde yönetim kurulu üyeliği görevlerini üstlendi. Temmuz 2016'da Türk Hava Yolları'na Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CFO) olarak atanan Murat Şeker, kurumun finansal verimlilik ve sürdürülebilir büyüme stratejilerinde kilit rol oynamıştır. 2021 yılında THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi üyeliğine seçilen Prof. Dr. Şeker, aynı zamanda SunExpress Yönetim Kurulu Üyesi olarak da görev yapmaktaydı.

AHMET OLMUŞTUR KİMDİR

İş hayatına 2000 yılında Türk Hava Yolları Çağrı Merkezi’nde yarı zamanlı olarak başlamış; lisansüstü eğitiminin ardından yeniden Türk Hava Yolları’nda Gelir Yönetimi Başkanlığı’nda Uçuş Analisti olarak görev almıştır. Sonraki yıllarda aynı Başkanlık bünyesinde; Genel Dağıtım Sistemleri Müdürü, Gelir Yönetimi ve Fiyatlandırma Müdürü, Gelir Yönetimi Başkanı gibi çeşitli unvanlarla görev yapmıştır. 2014 yılından itibaren Türk Hava Yolları’nda aynı iş alanlarından sorumlu fakat farklı unvanlar altında, 2023 yılına kadar Pazarlama ve Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı; 2023 yılından bu yana ise Genel Müdür (Ticari) Yardımcısı olarak görevini yürütüyordu. (DHA)

=======================

7-ÖZEL İTALYAN LİSESİ ÖĞRETMENLERİ İSTANBUL İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ'NÜN ÖNÜNDE EYLEM DÜZENLEDİ

Canan İLARSLAN - Şevval CİNDİR/ İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL'un tarihi eğitim kurumlarından Özel İtalyan Lisesi'nde, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin tıkanması üzerine okulda çalışan Türk öğretmenler grev kararı aldı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün önünde TEZ-KOOP tarafından eylem düzenlendi. Burada konuşan Tez-Koop-İş 5 No'lu Şube Başkanı Selahattin Karakurt, "Bizden hukuki bağlayıcılığı olmayan, toplu iş sözleşmesi niteliği taşımayan ve niyet mektubundan öteye geçmeyen bir metni imzalamamız istenmektedir. 'Bugün, masada evet diyoruz, ama yarın hayata geçiremeyebiliriz' şeklinde bir yaklaşım kabul edilemez. Sözleşme süreci bu şekilde tamamlanamaz. Türk yasaları çerçevesinde yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmeleri ya bağlayıcı bir anlaşma ile sonuçlanır ya da uyuşmazlık süreci devam eder. Hukuki bağlayıcılığı olmayan bir metinle bu süreç tamamlanamaz. Grevin sona ermesi niyetlerle değil, gerçek ve bağlayıcı sözleşmelerle mümkündür" dedi.

Beyoğlu'nda bulunan Özel İtalyan Lisesi'nde yaklaşık 4 ay önce toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmeleri başladı. Okulda çalışan Türk öğretmenlerin bağlı olduğu Tez-Koop-İş Sendikası İstanbul 5 No'lu Şube ile okul yönetimi arasında yürütülen görüşmelerde, ekonomik şartlar ve enflasyon oranları gerekçe gösterilerek iyileştirme talep edildi. Bunun üzerine 10 Aralık tarihinden itibaren iddiaya göre öğretmenler ile okul yönetimi arasındaki iletişim tamamen koptu. Sendikanın tekliflerine karşılık, okul yönetiminin masadan çekilmesi ve karşı teklif sunmaması üzerine süreç grev aşamasına taşındı.

İŞ BIRAKMA EYLEMİ 67 GÜNDÜR SÜRÜYOR

Özel İtalyan Lisesi'nde görev yapan 14 Türk öğretmen iş bırakma eylemi 67'inci gününde sürüyor. İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün önünde gerçekleştirilen eyleme DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu, Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Şubeleri, Emekçi Kadınlar Platformu, İşçi Demokrasi Partisi, Vatan Partisi, TÜRK-İŞ İstanbul Bölge Temsilcisi Halil Faki Erdal, Eğitim-Sen İstanbul Şubeleri, Tekgıda-İş Sendikası, Türkiye Sağlık İş Sendikası, Sosyalist Emekçiler Partisi, Cumhuriyet Kadınları Derneği, İşçi Birlikleri Sendikası, Emek Partisi katıldı. Eylemin sonunda öğretmenler İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün önüne kalem bıraktı.

'HUKUKİ BAĞLAYICILIĞI OLMAYAN BİR METİNLE BU SÜREÇ TAMAMLANAMAZ'

Karakurt, "İtalyan yetkililerle konsolosluk bünyesinde yapılan son görüşmede uzlaşma sağlanmıştır. Ancak bugün bizden hukuki bağlayıcılığı olmayan, toplu iş sözleşmesi niteliği taşımayan ve niyet mektubundan öteye geçmeyen bir metni imzalamamız istenmektedir. 'Bugün, masada evet diyoruz, ama yarın hayata geçiremeyebiliriz' şeklinde bir yaklaşım kabul edilemez. Sözleşme süreci bu şekilde tamamlanamaz. Türk yasaları çerçevesinde yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmeleri ya bağlayıcı bir anlaşma ile sonuçlanır ya da uyuşmazlık süreci devam eder. Hukuki bağlayıcılığı olmayan bir metinle bu süreç tamamlanamaz. Grevin sona ermesi niyetlerle değil, gerçek ve bağlayıcı sözleşmelerle mümkündür. Çalışanların hakları 'niyetlerle' değil, ancak gerçek ve hukuken bağlayıcı sözleşmelerle korunabilir. Bizler belirsizliğe değil, somut haklara imza atarız" diye konuştu.

'MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI'NI YAPICI BİR ROL ÜSTLENMEYE DAVET EDİYORUZ'

Karakurt, "Milli Eğitim Bakanlığı'nı bir kez daha yapıcı bir rol üstlenmeye davet ediyoruz. Bakanlık eliyle yapılan 'ikame öğretmen' hamlesi mevcut sorunları daha da artırmış ve süreci çıkmaza sokmuştur. Bu müdahale, Milli Eğitim Bakanlığı'nın özel okullarda çalışan öğretmenlerin haklarını koruma konusundaki iradesini ve tarafsızlığını sorgulamamıza sebep olmuştur. Milli Eğitim Bakanlığı, kendi öğretmenini bir yabancı kurumun hukuksuz uygulamalarına karşı korumak yerine, o hukuksuzluğun devamlılığına hizmet ederek aslında tüm özel sektör öğretmenlerine şu mesajı vermiştir: 'Hakkınızı ararsanız, biz işverenin yanındayız.' Biz bu tehlikeli mesajı reddediyoruz. Bakanlık, özel okulları sadece ticari işletmeler olarak görmekten vazgeçmelidir. Emek veren öğretmenlerin yanında olmalıdır. Bu hukuksuz ikame modeli, yarın tüm özel sektör öğretmenlerinin tepesinde sallanan bir kılıç haline gelecektir. Biz bu kılıcı kıracağız; sadece kendimiz için değil, özel sektördeki tüm öğretmenlerimizin onuru ve geleceği için direneceğiz ve kazanacağız" dedi.

TÜRKİYE'DE GEÇERLİLİĞİ OLAN HUKUKİ BİR SÖZLEŞMEYİ TANIMAK ZORUNDASINIZ

İtalyan Lisesi'nde Tarih öğretmeni İlhan Gülek, "Buradan İtalyan yönetimine sesleniyoruz. Türkiye'de geçerliliği olan hukuki bir sözleşmeyi tanımak zorundasınız, bu anlaşmayı imzalamak zorundasınız" ifadelerini kullandı.

'GREVİN GİTTİĞİ YERE KADAR, KAZANANA KADAR DİRENEREK KAZANACAĞIZ'

Türk iş İstanbul 1.Bölge Temsilcisi Halil Faki Erdal, "Milli Eğitim Bakanlığı'nın bir önce yaptığı yanlıştan dönmesini bizler Türk-İş sınıfı olarak buradan talep ediyoruz. Eğer bu taleplerimiz yerine gelmezse Tez-Koop-İş olarak da Türk-İş olarak da grevin gittiği yere kadar, kazanana kadar direnerek kazanacağız" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

--------

-Eylemden görüntü

-Selahattin Karakurt'un konuşması

-İlhan Gülek'in konuşması

-Halil Faki Erdal'ın konuşması

-Genel ve detaylar

============================

8-BARIŞ MANÇO 'AĞAÇLAR BARIŞ'I SÖYLER' PROJESİYLE İSTANBUL'DA ANILDI

Gülseren KARAPINAR- Mehmet ALA/İSTANBUL,(DHA)- TÜRK müziğinin unutulmaz isimlerinden Barış Manço, İstanbul’da TOKİ Kayaşehir Anadolu Lisesi'nde düzenlenen programla anıldı. Düzenlenen etkinlikte barışın simgesi olarak zeytin ağacı fidanları öğretmen ve öğrenciler tarafından toprağa ekildi.

Barış Manço’nun anısını yaşatmak amacıyla düzenlenen sosyal sorumluluk projesi kapsamında, barışın simgesi zeytin ağacı fidanları toprakla buluşturuldu. Barış Manço Sanat ve Kültürü Yaşatma bünyesinde bir araya gelen 'İzmanço Ailesi' tarafından hazırlanan proje, sanatçının barışa verdiği önem vurgulandı. Proje kapsamında onlarca zeytin ağacı fidanı, TOKİ Kayaşehir Anadolu Lisesi’nin bahçesine dikildi. Dikimi gerçekleştirilen fidanlara, Barış Manço’nun şarkılarını içeren karekodlar asıldı. Bu sayede doğa ile sanatın buluşması sağlanarak, hem çevreye hem de eğitime katkı sunulması amaçlanıyor. Proje ile oluşturulacak alanın, öğrenci ve öğretmenlere kalıcı bir değer olarak emanet edildi. Okul yönetimi ve öğrencilerin katılımıyla düzenlenen etkinlikte, Barış Manço’nun sevilen şarkıları çalınarak sanatçının barış, sevgi ve kardeşlik mesajları hatırlatıldı. Etkinlik kapsamında okul bahçesinde zeytin fidanları dağıtılırken, öğrenciler hem doğaya katkı sundu hem de sanatçının anısını yaşattı. Etkinlik, öğrencilerin Barış Manço şarkıları eşliğinde fidan dikimi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

‘BU ZEYTİNLER BÜYÜDÜKÇE BARIŞ MANÇO'NUN SELAMI DA BÜYÜYECEK’

Programda konuşan TOKİ Kayaşehir Müdürü Nalan Yüksel, "Bugün burada Türk müziğinin unutulmaz ismi güzel yürekli insan Barış Manço’yu anmak ve onun izini doğaya bırakmak için toplanmış bulunuyoruz. Onun şarkılarında hep birlik vardı. Doğaya saygı vardı. İnsana ve hayvana sevgi vardı. Bizde, İzmanço İstanbul ekibinin katkılarıyla okul bahçemize onun anısına barışın sembolü 34 zeytin fidanı dikiyoruz. Okul bahçemize dikilecek ağaçların dallarına Barış Manço şarkılarını içeren karekodlar asılacak. Barış Manço'nun adı başlı başına bir anlam taşır. Bugün diktiğimiz zeytin ağaçları da binlerce yıldır barışın simgesidir. Onun adıyla bu ağaçların dalında barış birleşiyor. Bu yüzden bu koru sadece bir hatıra değil, aynı zamanda bir umut ve kardeşlik mesajıdır. Bu koru bir hatıra olmaktan öte hepimize sorumluluk yüklüyor. Her bir fidan doğaya ve eğitime katkı sunan kalıcı bir değer olarak öğrenci ve öğretmenlerimize emanet edilecek. Sulayacak, büyütecek ve onu karekodlardaki şarkılarıyla her zaman anacağız. Ve unutmayalım; bu zeytinler büyüdükçe Barış Manço'nun selamı da büyüyecek" dedi.

‘BARIŞ MANÇO ADINA ZEYTİN AĞAÇLARI OLUŞTURDUK’

İZMANÇO ailesi İstanbul Yönetiminden Kadir Çetin, "Bugünkü etkinliğimiz Barış Manço'nun kültürü ve sanatını yaşatmak için biz barışı temsilen, Barış Manço adına zeytin ağaçları oluşturduk. Zeytin ağacı fidanları alıp üzerlerine barkodları oluşturduğumuz, bunu okuttuğunuz zaman Barış Manço'nun o şarkılarına gidiyor ve zeytin ağaçlarının üzerlerine bunları asıyoruz ve isteyenler o ağaçların üzerinde şarkı söyleyen ağaçlar olarak zeytin ağacı fidanlarını şu anda bulunduğumuz okulun bahçesine ektik. Sağolsun okul yönetimi, öğrenciler, İZMANÇO ailesi bugün bir aradaydı. Çok keyifli bir gün oldu. Onlara da barışın güzelliklerini anlattık. Barışı temsilen neler yapmamız gerektiğini anlattık. Çok güzel bir etkinlikti" diye konuştu.

'ZEYTİN AĞACI BARIŞI TEMSİL EDİYOR'

Fidan eken Gülhazan Tekin, “Ben çok mutluyum. Çocukluğumdan beri Barış Manço’yu çok severim. Onun şarkıları, hep bir felsefesi, değeri vardır. Kendi performanslarını da izlemiştim. Kendim eğitimci olduğum için de aslında rahatsızdım, karşıda oturuyorum. Kesinlikle bu okul etkinliğinde çocukların, gençlerin arasında olmak istiyorum. Atladım geldim ve çok heyecanlıyım. Fidan diktik ve Barış Fidanı. Biliyorsunuz zeytin ağacı barışı temsil ediyor. Ve her bir ağacın bir şarkısı var. Ben de çocukları, gençleri sevdiğim için ‘Günaydın Çocuklar’ şarkısıyla fidanıma şarkısı eklenecek. İsteyen dinleyebilecek. İnşallah ileride büyük bir zeytin ağacı olur. Buradaki gençler görecekler dünyada barış, ülkemizde barış, her yerde insanlar arasındaki barış çok kıymetli. Barış Manço’nun paylaştığı değerler zaten bunlar" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

--------

-Şarkı söyleyen öğrencilerden görüntü

-Fidan dikiminden görüntü

-Röportajlar

-Genel ve detaylar

===========================

9-SARIYER’DE KIZ YURDUNUN ÇAMAŞIRHANESİNE GİREN ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Doğan Can CESUR / İSTANBUL (DHA)- SARIYER’de üniversitenin kız öğrenci yurdunun çamaşırhanesine giren M.K. (28), güvenlik görevlilerinin ihbarı üzerine olay yerine gelen polis ekiplerince gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Olay, dün saat 20.15 sıralarında Sarıyer'de üniversitenin yurduna bir kişinin girdiğini görenler güvenlik görevlilerine haber verdi. Güvenlik, polis durumu polis ekiplerine bildirdi. Yurt vardiya şefi ile görüşen polis ekipleri, 25-30 yaşlarında bir erkeğin kız yurdunun çamaşırhane kısmında uygunsuz şekilde görüldüğünü öğrendi. Gözaltına alınan şüphelinin M.K. olduğu öğrenildi. Şüphelinin daha önceden 1 suç kaydı olduğu ve hakkında kayıp ihbarı yapıldığı belirtildi. Emniyette işlemleri süren şüphelinin 'hayasızca hareketler', 'konut dokunulmazlığının ihlali' ve 'özel hayatın gizliliğini ihlal' suçlarından adliyeye sevk edileceği öğrenildi. Şüphelinin yurda nasıl girdiği bilinmezken polisin olaya ilişkin incelemesinin sürdüğü belirtildi.

ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli M.K., çıkarıldığı mahkemece 'Hayasızca Hareketlerde Bulunmak', 'Konut Dokunulmazlığının İhlali' ve 'Özel Hayatın Gizliliğini İhlal' suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

--------

-Şüphelinin çamaşırhaneden çıkarıldığı anlar

-Gözaltı aracına götürüldüğü anlar

============================

10- KÜÇÜKÇEKMECE'DE 5 KATLI OTELİN TERAS KATINDA YANGIN; 2 KİŞİ DUMANDAN ETKİLENDİ

Soner HASIRCIOĞLU/İSTANBUL, (DHA)- KÜÇÜKÇEKMECE'de 5 katlı otelin teras katında çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin yaklaşık 1 saatlik çalışması sonucu söndürüldü. Yangında 2 kişi dumandan etkilenirken, otelin teras katında ve çatısında hasar oluştu.

Kartaltepe Mahallesi Belediye Caddesi'ndeki 5 katlı otelin teras katında henüz bilinmeyen nedenle saat 04.00 sıralarında yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler, teras ve çatının tamamını sardı. Otelde konaklayan müşteriler, çalışanların yardımıyla tahliye edildi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Polis ekipleri, çevrede güvenlik önlemi aldı. Yangın, itfaiye ekiplerinin yaklaşık 1 saatlik çalışması sonucu kontrol altına alınarak söndürüldü. Dumandan etkilenen 2 kişi, sağlık ekiplerince ambulansta ayakta tedavi edildi. Yangın sonrası otelin teras katında ve çatısında hasar oluştu.

Yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------

CEP TELEFONU

-Otelden yükselen alevler

AKTÜEL

-Otelden yükselen dumanlar

-Ekiplerin söndürme çalışmaları

-Dumandan etkilenen kişiye müdahale edilmesi

-Genel ve detaylar

=======================

11- SANCAKTEPE'DE SANAL MEDYADAN UYUŞTURUCU PAYLAŞIMI YAPAN ŞÜPHELİ ADLİ KONTROL ŞARTIYLA SERBEST BIRAKILDI

İSTANBUL,(DHA)- SANCAKTEPE'de sanal medya üzerinden uyuşturucu madde kullanımını özendiren ve suç içerikli paylaşım yaptığı belirlenen şüpheli, polis ekipleri tarafından yakalandı. Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli M.A.D. çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmaları kapsamında sanal medya üzerinden uyuşturucu madde kullanımını özendiren ve suç içerikli paylaşım yapan şüpheli tespit edildi. Görüntüleri ihbar olarak değerlendiren polis ekipleri yapılan teknik ve fiziki takibin ardından paylaşımları yapan kişinin M.A.D.(19) olduğunu belirledi. Şüpheli, dün Sancaktepe'de gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alındı.

ADLİ İŞLEM BAŞLATILDI

Gözaltına alınan şüpheli M.A.D. hakkında 'Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Özendirme' suçundan adli işlem başlatıldığı öğrenildi.

ADLİ KONTROL ŞARTIYLA SERBEST BIRAKILDI

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli M.A.D. çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-----

-Şüphelinin yakalanması

-Şüphelinin emniyete getirilmesi

==========================

12- İSTANBUL'DA ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜNE OPERASYON: 18 GÖZALTI

Derya EVREN KORKMAZ / İSTANBUL, (DHA)- İstanbul Anadolu Yakası'nda faaliyet gösteren silahlı suç örgütüne yönelik operasyon düzenlendi. 18 şüphelinin gözaltına alındığı operasyonda çok sayıda silah ve mühimmat ele geçirildi.

İstanbul emniyeti Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda, Anadolu Yakası genelinde etkinliği belirlenen ve liderliğini cezaevinde hükümlü bulunan M.İ.Ö.'nün yaptığı silahlı suç örgütü üyelerinin tespit edilerek yakalanması için çalışma başlatıldı. Yapılan fiziki ve teknik çalışmalarla örgüt adına çeşitli suçlara karışan zanlılar belirlendi. Şüphelilere yönelik bu sabah eş zamanlı operasyon düzenlendi. Gerçekleştirilen operasyonda 18 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, adreslerde yapılan aramalarda 5 ruhsatsız tabanca, 1 pompalı tüfek, 97 farklı çaplarda fişek, 5 tüfek kartuşu ile çeşitli çek ve senetler ele geçirildi. Şüpheliler işlemleri için emniyete götürüldü.

Görüntü Dökümü:

---------------

-Operasyondan görüntüler

© Copyright 2026

DHA