DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 2
DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 2
1- MİT VE EMNİYETTEN ORTAK FETÖ OPERASYONU: 10 YILDIR ARANAN ŞÜPHELİ ÜSKÜDAR'DA YAKALANDI
Derya EVREN KORKMAZ / İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL'da MİT ve TEM ekipleri tarafından FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda, 10 yıldır aranan ve arananlar listesinde sarı kategoride yer alan B.G. Üsküdar'da yakalandı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlükleri'nce, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) koordinesinde yürütülen çalışmalarda, B.G.'nin geçmiş dönemde sözde TSK yapılanması içerisinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı mahrem yapılanmasında 'müdür' konumunda bulunduğu belirlendi. Hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan aranma kaydı bulunan B.G.'nin örgütün kripto haberleşme programı ByLock'u kullandığı, Bank Asya'da hesap artışı olduğu, örgütün yurt dışı yapılanmasında kaydının bulunduğu ve Gölcük'te askerlerle ilgilenen kimya öğretmeni olduğuna ilişkin beyanların dosyada yer aldığı öğrenildi.
B.G.'nin Üsküdar'da saklandığı tespit edilen adrese operasyon düzenlendi. Operasyonda B.G. yakalanarak gözaltına alınırken, farklı bir kimlikle kira sözleşmesi yaptığı, elektrik, su ve doğalgaz aboneliklerini başkaları adına açtırdığı belirlendi. Adreste yapılan aramalarda, dışarı çıkarken kendini gizlemek ve kameralara yakalanmamak amacıyla çok sayıda kep, bere ve gözlük bulundurduğu tespit edildi. Gözaltına alınan B.G. işlemleri için emniyete götürüldü.
Görüntü Dökümü
----------------
-Ekiplerden görüntü
-Adrese girilmesi
-Adreste arama yapılması
-Şüphelinin gözaltına alınması
==========
2- SULTANGAZİ'DE KAVGAYI GÖRÜNTÜLEYEN KADININ DARBEDİLDİĞİ İDDİASI: DÖVÜLDÜĞÜM YERİ ÇEKMEDİ, KAYITLARI KARŞI TARAFA VERİYOR
Baran AKKAYA–Emin YEŞİL/İSTANBUL, (DHA)– SULTANGAZİ’de iddiaya göre Esma Ç., yol verme nedeniyle çıkan kavgayı cep telefonu kamerasıyla kaydettiği gerekçesiyle, kavgaya karışan kişilerin yakınları tarafından darbedildi. İlk kavgada taşlı saldırıya uğrayan servis şoförü Burhan Başkaya ise Esma Ç.’nin iddialarına ilişkin, “Benim kavga ettiğim kişi başka, nerede oturduğunu bile bilmiyorum. O kayıtları neden alıp karşı tarafa veriyorlar, ‘Gidin davacı olun’ diyorlar. Kadınla bizim bir olayımız yok. Kadın sadece görüntü alıp karşı tarafa veriyor. Benim darbedildiğim yeri çekmiyor, benim dövüldüğüm yeri çekmiyor" dedi. Burhan Başkaya’nın darbedildiği anlara ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı.
Olay, 20 Şubat Cuma günü saat 19.00 sıralarında Cebeci Mahallesi 2479. Sokak’ta meydana geldi. Park yeri nedeniyle başlayan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. İddiaya göre Emre E. ve babası Aydın E. ile Burhan Başkaya arasında çıkan kavgada, Aydın E. yerden aldığı taşla Başkaya’ya saldırdı. Olayı gören Başkaya’nın yakınları da binadan inerek kavgaya karıştı. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri tarafları ayırarak önce hastaneye, ardından polis merkezine götürdü. Burhan Başkaya’nın taşla darbedildiği anlar güvenlik kamerasına yansıdı.
'KARŞI TARAFA KAMERA KAYDI VERDİ' İDDİASI
Yaklaşık 2 saat sonra aynı sokakta bu kez, kavgayı cep telefonuyla kaydeden Esma Ç. ile Burhan Başkaya’nın yakınları arasında tartışma çıktı. Esma Ç.'nin çektiği görüntüleri Emre E. ve babası Aydın E.'ye vererek 'şikayetçi olun' dediğini iddia eden Burhan Başkaya arasındaki tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Olayın ardından tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden şikayetçi olduğu öğrenildi. Öte yandan Burhan Başkaya'nın darbedildiği anlara ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı.
'BENİM DÖVÜLDÜĞÜM YERİ ÇEKMİYOR'
Darbedilen servis şoförü Burhan Başkaya, "Ben işten geliyorum servis minibüsüyle. Evime 3-5 metre kala girişi olmayan yerden adam selektör yapıyor, ben de onu da geç gördüm, bana yol vermedi. Yol vermediği gibi araçtan indi üzerime yürüdü genç çocuk. Daha sonra babası da geldi. Babası yerden taş alarak aracımın içinde beni darbetti. Daha sonra aracın içinden beni aldılar arka tarafta orada beni dövdüler, vurdular. Ben onları uyardım benim üzerime gelmeyin, ben kalp hastayım dedim. Ondan sonra kalabalık oldu, polis geldi. Zaten ben epey bir zaman kendime gelemedim. Hastaneye gittim rapor aldım, sonra karakola gittim" dedi.
'BEN O SAATE HASTANEDEYDİM'
Başkaya, "Ben o saate hastanedeydim, raporda da belli. Polisler de vardı. O polislerle birlikte darp raporu aldım, sonra karakola gittim. Benim kavga ettiğim insan başka, nerede oturduğunu bile bilmiyorum. Onlar neden o kayıtları alıp o tarafa veriyor 'Gidin davacı olun' diyor. Kadınla bizim bir olayımız yok. Kadın sadece görüntü alıp karşı tarafa veriyor. Artık neden oluyor para karşılığı mı alacak, başka bir şey mi alacak? Benim darbedildiğim yeri çekmiyor, benim dövüldüğüm yeri çekmiyor. Yarısını çekip karşı tarafa veriyor 'Davacı olun' diye. En az 15-20 yıl olmuştur. Çocuklar arasında ufak tefek tartışma olmuştu ondan sonra biz onlarla ne konuştuk, ne de onlar bizimle konuştu" ifadelerini kullandı.
'ERKEKLERİMİZ KARAKOLDAYDI'
Ayfer Başkaya, "Eşim kavga etti. Kavga ettikten sonra darbedildi, sonra karakola gittiler. Karakola gittikten sonra biz kapıda oturuyorduk. Kapıda oturduğumuz zaman bu yan taraftaki kişilerden biri kardeşi, diğeri berberde çalışan, yukarıdaki ablası da kamerada çekiyor. Neden kameraya çekiyorsunuz dedik, 'Çektik' diyorlar. Bir de kavga ettiğimiz kişilere kamera kayıtlarını götürüp 'Bizde kamera kayıtları var, şikayetçi olabilirsiniz' diyorlar. Bizim karşı tarafla bir tanışıklığımız yok, bu tarafla da bir kavgamız yok. Bu kavgada o kişilerle bir olayımız yok. 20 sene önce bir tartışmamız vardı, ondan sebep bizimle inatlaşmak için cephe alıyorlar. Ben paspas silkelediğim sırada beni kameraya çekiyorlar, ben yine de sesimi çıkarmıyorum. Bunlar hep ellerinde telefon, herkesi kamerayla çekiyorlar. İki ay önce ambulans kapıya geldi, ambulans görevlileri ile bile tartıştılar. Kameraya çekiyorlar, polis çağırıyorlar. İftira atıyor. Biz kadınlar arasında tartıştık, kadınlar arasında bir tartışma oldu. Onlar kamera kaydını karşı tarafa verdiklerinde neden verdiniz dedik, daha sonra kadınlar arasında tartıştık. Darp yok, bir iki kere bir birimizi itekledik. Onlar kendilerini yerlere attı. Erkeklerimiz karakoldaydı" diye konuştu. (DHA)
===========
3- ORHAN PAMUK'UN AVUKATI GÜNGÖR: TARAY APARTMANI TAHMİNİMİZE GÖRE MAYIS SONUNDA YIKILMIŞ OLACAK
Canan İLARSLAN - Mehmet ALA / İSTANBUL, (DHA)-NOBEL ödüllü yazar Orhan Pamuk'un Beyoğlu'nda 9 daire sahibi olduğu ve riskli yapı kapsamında yıkılmasını istemesi üzerine komşularıyla davalık olduğu Taray Apartmanı'nda, 4'ncü bilirkişi raporu hazırlandı. Bilirkişi raporunun ardından 26 Mart'ta görülecek duruşmada tedbir kararının kaldırılacağını düşündüklerini belirten Orhan Pamuk'un avukatı Hikmet Güngör, "Son Bilirkişi raporunda açık bir şekilde binanın yıkılması gerektiği belirtiliyor. Mahkemenin en geç 26 Mart'taki duruşmada tedbiri kaldırıp yıkım sürecine başlayacağımızı düşünüyoruz. Tahminimize göre mayıs sonu bina yıkılmış olacak" dedi.
Beyoğlu'nda, Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk'un da 9 dairesinin bulunduğu, 53 yıllık ve 18 daireden oluşan Taray Apartmanı hakkında 2022 yılında açılan davada 'riskli yapı' kararı verildi. Kararın ardından Pamuk'un komşuları, yapının güçlendirilmesi talebiyle karşı dava açarak yıkımın durdurulması için ihtiyati tedbir kararı aldırdı. 'Riskli yapı' kararına karşı İdare Mahkemesi'nde açılan davaların reddedildiği, bina sakinlerinin güçlendirme talebiyle açtığı davanın ise yaklaşık 4 yıldır sürdüğü öğrenildi. 1 yıl önce tahliye edilen Taray Apartmanı için 4'üncü bilirkişi raporu 5 Şubat'ta hazırlandı. Raporda, binanın konumu ve fiziki koşulları nedeniyle güçlendirme çalışmalarının yeterli düzeyde yapılamayacağı belirtilerek, yapının yıkılıp yeniden inşa edilmesi gerektiği ifade edildi. Davada bir sonraki duruşmanın 26 Mart'ta görüleceğini belirten Pamuk'un avukatı Hikmet Güngör, bilirkişi raporu doğrultusunda tedbir kararının kaldırılarak yıkımın gerçekleştirileceğini tahmin ettiklerini söyledi. Güngör, binanın yıkılarak müze yapılacağı yönündeki iddialara da değinerek, sürekli 'Orhan Pamuk burayı yıkıp müze yapacak' şeklinde sosyal medyada ve basında tartışmalar yapılıyor. Riskli yapının ne olacağına kat malikleri toplantı yaparak karar vermek zorundadır" ifadelerini kullandı.
'SON RAPORDA DA BİNANIN YIKILMASI GEREKTİĞİ AÇIKÇA BELİRTİLMİŞ'
Bilirkişi raporunun yeni geldiğini belirten avukat Hikmet Güngör, "Bilirkişi raporunda açık bir şekilde binanın yıkılması gerektiği belirtiliyor. Davanın duruşması 26 Mart tarihinde gerçekleşecek. En geç 26 Mart tarihinde mahkeme, bu dosya ile ilgili tedbir kararını kaldırır ve yıkım başlar diye düşünüyoruz. Çünkü dosyaya gelen bilirkişi raporu, bir önceki bilirkişi raporu da çok netti. Bu binanın yıkılması gerektiğini söylüyordu. Son gelen bilirkişi raporunda da binanın yıkılması gerektiği açıkça belirtilmiş. Dolayısıyla artık yargılamanın sonuna geldik. Tedbirin kaldırılıp yıkımın başlaması gerekiyor. Bu bina ile ilgili 2022 yılında riskli yapı kararı çıktı. Riskli yapı kararı çıktıktan sonra İdare Mahkemesi'nde davalar açıldı. Tüm davaların reddine karar verdi. İdare Mahkemesi dedi ki; 'Bu bina riskli yapı, yıkılması gerekiyor' dedi. Daha sonra güçlendirmeyle ilgili bir dava açıldı. Bu dava süreci maalesef 4 yıldır sürüyor, tedbir olduğu için de yıkılmıyor" dedi.
'TEDBİRİ KALDIRIP YIKIM SÜRECİNE BAŞLAYACAĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUZ'
Kat maliklerinin durumu kötüye kullandıklarını belirten Güngör, "Orhan Bey de eşi Aslı Hanım da haklı olarak riskli bir binada yaşamak istemiyorlar. Güçlendirilmesini de istemiyorlar çünkü güçlendirildiğinde yeni bir bina gibi olma şansı yok. Riskli bir binada yaşamak istemedikleri için de elbette binanın yıkılıp yeniden yapılmasını istiyorlar. Son gelen bilirkişi raporundan sonra ihtiyati tedbir kararı kaldırıldığında, biz bu problemin ortadan kalkacağına inanıyoruz. Dolayısıyla biz artık mahkemenin en geç 26 Mart'taki duruşmada tedbiri kaldırıp yıkım sürecine başlayacağımızı düşünüyoruz. Eğer tedbir kalkarsa, biz yıkım ruhsatını alıp binanın yıkımıyla ilgili işlemleri başlatacağız. Muhtemelen nisan sonu mayıs sonu gibi tahminimize göre bina yıkılmış olacak" diye konuştu.
'ORHAN HOCA'NIN ZATEN BİR MÜZESİ VAR'
Kentsel dönüşüme göre hareket edeceklerini belirten Güngör, "Kentsel dönüşüm ne istiyorsa, ne diyorsa o yapılacak. Kentsel dönüşüm de der ki; yasal çoğunluk, daha doğrusu 50+1 binanın nasıl yapılacağına karar verecek. Dolayısıyla yıkıldıktan sonra bu süreç devam edecek. Binanın nasıl değerlendirileceğine kat malikleri, Orhan Pamuk ve komşuları bir araya gelecek. Bunun zaten yasal bir zorunluluk olduğu son yapılan kentsel dönüşüm değişikliğinde de açıkça belirtildi. Toplantı daveti yapacağız, komşuları çağıracağız, geçmişi unutacağız. Binayı en iyi şekilde nasıl yeniden değerlendirilebileceğini kat malikleri oturup bunun kararını ortak olarak alacaklar. Orhan Pamuk'un binadaki mülkiyet durumu şu anda yaklaşık yüzde 60 hissesi Orhan Pamuk'a ait. Yüzde 40 civarında da diğer kat maliklerine ait. Orhan Bey'in binada şu anda 9 dairesi bulunmakta. Bu da arsa payı karşılığı yaklaşık yüzde 60 Orhan Bey'e ait. Sürekli Orhan Pamuk burayı yıkıp müze yapacak gibi bir sosyal medyada veya medyada bir tartışma var. Binanın ne yapılacağına, riskli yapının ne yapılacağına kat malikleri toplantı yaparak karar vermek zorundalar. Ayrıca Orhan Hoca'nın zaten bir müzesi var ve o müzeyi de vakfetti. Bir vakıf üzerinden o müzeyi yönetiyor. Masumiyet Müzesi biliyorsunuz. Dolayısıyla orada yaptığı işlerle de sadece ama sadece ülkeye bir fayda sağladı" dedi.
'BİLİRKİŞİ RAPORUNA GÖRE UYGULANMASI EN DOĞRUSU OLACAKTIR'
Binanın yaklaşık bir yıl önce tahliye edildiğini belirten bina sakini Burak Kargın, "Bina zaten yaklaşık bir yıl önce tahliye edildi. Bina da en son oturanlardan biriydim, biz de tahliye olduk. Tam rapora bakmak lazım. Ona göre de bina yıkılıp mı yapılacak yoksa güçlendirilecek mi, ona karar verilecek. Sanırım mart ayında bir karar çıkacakmış ve o karara göre bir sonuç olacaktır. Biz de bir an önce o olsun istiyoruz. Çünkü bu şekilde boş ve metruk bir bina halinde duruyor. Orhan Bey de veya diğer sakinler de bence artık bir an önce evlerine geçmek istiyorlardır. O yüzden hızlıca yapılması en doğrusu. Bilirkişi raporu karar vermeli, ona göre de bir yol izlenmeli" diye konuştu.
'EN GÜZEL KARARI MAHKEME VERECEK'
Apartmanın en üst katında oturduğunu belirten bina sakini Tolga Ece, "Taray Apartmanı'nın en üst katında oturuyordum. İki ay içinde evi boşalttık, en son ben çıktım. Riskli yapı olduğu belirtildi. Devam eden bir mahkeme süreci vardı ama bunu beklemediler, hızlıca binayı boşalttılar. Önce Orhan Bey binadan çıkış yaptı. Kendisi boşalttıktan daha sonra yazı geldi. Yazı geldikten sonra bir ay içinde binayı boşaltmamızı söylediler. Bizim apartman da çıkmamak için biraz direndi ama sonra belediye gelip elektriği, suyu kesti. Mecburen artık çıkmak zorunda kaldık. Bununla ilgili raporlar çıktıysa, yıkım mı güçlendirme mi olacağına dair en güzel kararı mahkeme verecek" ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------
(Cep telefonu)
-Binadan görülen İstanbul Boğazı
(Aktüel)
- Bilirkişi raporu
- Binadan görüntü
- Avukat Hikmet Görgün ile röportaj
- Bina sakini Burak Kargın ile röportaj
- Bina sakini Tolga Ece ile röportaj
- Genel ve detay görüntüler
===========
4- ARNAVUTKÖY'DE KAMYONET TARLAYA UÇTU: 2 KİŞİ HAFİF YARALANDI
Taylan ERGÜN / İSTANBUL, (DHA)- ARNAVUTKÖY'de sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği kamyonet yoldan çıkarak tarlaya uçtu. Kazadan araçta bulunan 2 kişi hafif sıyrıklarla kurtuldu.
Kaza, saat 09.30 sıralarında Dursunköy Hadımköy Caddesi'nde meydana geldi. 34 PHF 53 plakalı kamyonet, Hadımköy-Dursunköy istikametinde seyir halindeyken sürücüsünün direksiyon kontrolünü kaybetmesi sonucu yol kenarındaki tarlaya savruldu. Aynı caddede trafik uygulaması yapan jandarma ekipleri, kamyonette bulunan sürücü ve yanındaki yolcunun yardımına koştu. Araçtan çıkarılan iki kişi, olay yerine çağrılan sağlık ekiplerine tedbir amaçlı teslim edildi. Yaralıların durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Kaza sonrası jandarma ekipleri Dursunköy Hadımköy Caddesi'nde güvenlik önlemi alırken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Görüntü Dökümü:
-------------------
-Tarlaya uçan kamyonet
-Jandarma ekiplerinin yaralılara yardım etmesi
-Yaralının kamyonetten indirilmesi
-Yaralının ambulansa götürülüşü