Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2

DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2

ABONE OL
DHA

1- CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, IRAK KÜRT BÖLGESEL YÖNETİMİ BAŞBAKANI MESRUR BARZANİ'Yİ KABUL ETTİ

Tuğçe SEZER ODABAŞI / İSTANBUL, (DHA)- CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başbakanı Mesrur Barzani'yi Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde kabul etti.

Kabulde bölgedeki son gelişmeler ele alındı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ile İran arasındaki savaşta, Erbil dahil Irak topraklarının da hedef alınmasından üzüntü duyduklarını, Türkiye olarak çatışmaların bölgemizdeki diğer ülkelere yayılmasını asla istemediğimizi, bu süreçte IKBY yönetimiyle dayanışmamızın süreceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak'taki istikrarın muhafaza edilmesinin tüm bölge için önemli olduğunu, Merkezi Hükümetin bir an önce teşkilinin Irak'ın birlik ve beraberliğine hizmet edeceğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede ayrıca, Türkiye'nin hem Irak Merkezi Hükümeti hem de Kürt Bölgesel Yönetimi ile iş birliğini geliştirmekte kararlı olduğunu, ticaret, ulaştırma, enerji başta olmak üzere birçok alanda ilişkilerin daha ileriye taşınması için adım atmayı sürdüreceklerini, 'Kalkınma Yolu Projesi'nin hayata geçirilmesinin sadece Irak için değil Körfez bölgesi için de büyük faydalar sağlayacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Terörsüz Türkiye' sürecini başarıya ulaştırmakta kararlı olduklarını hem ülkemizde hem komşularımızda huzur ve istikrarı arzu ettiklerini belirtti.

(FOTOĞRAFLI)

==========================

2- BAKAN GÖKTAŞ: KIZ ÇOCUKLARIMIZIN MÜHENDİSLİK ALANINDA DAHA GÖRÜNÜR OLMASINI ÇOK ÖNEMSİYORUZ

İsa ALMAÇAYIR / İSTANBUL, (DHA)-Limak Vakfı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın birlikte hayata geçirdiği Türkiye'nin Mühendis Kızları (TMK) programı kapsamında düzenlenen Global Engineer Girls (GEG) 2026 İstanbul Buluşması'nda konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş "Özellikle kız çocuklarının bilime ve teknolojiye katılımı, daha adil, üretken ve güçlü bir geleceğin en önemli yapı taşlarından biridir. Fakat uluslararası veriler, bu alanda hala kat edilmesi gereken önemli bir mesafe olduğunu gösteriyor. UNESCO'ya göre dünyada STEM mezunları içinde kadınların oranı yüzde 35 seviyesinde kalıyor. Bu tabloyu doğru okumak için meselenin sadece yükseköğretimde başlamadığını da görmek gerekiyor. Kız çocuklarımızın mühendislik alanında daha görünür olmasını çok önemsiyoruz" dedi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Limak Vakfı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın birlikte hayata geçirdiği Türkiye'nin Mühendis Kızları (TMK) programı kapsamında düzenlenen Global Engineer Girls (GEG) 2026 İstanbul Buluşması'na katıldı. Bakan Mahinur Özdemir Göktaş programda bir konuşma gerçekleştirdi.

'KIZ ÇOCUKLARININ BİLİME VE TEKNOLOJİYE KATILIMI, DAHA ADİL VE GÜÇLÜ BİR GELECEĞİN EN ÖNEMLİ YAPI TAŞLARINDANDIR'

Bakan Göktaş, "Dünyanın yönü artık sadece yer altı kaynaklarıyla, üretim hacmiyle ya da coğrafi üstünlüklerle belirlenmiyor. Yeni yüzyılın gücünü; bilgiyi teknolojiye, teknolojiyi değere, değeri insanlığın ortak faydasına dönüştürebilen toplumlar inşa ediyor. Bugün yapay zekâdan savunma sanayiine, iklim teknolojilerinden enerji dönüşümüne, şehir planlamasından uzay araştırmalarına kadar her alanda yeni bir çağın eşiğindeyiz. Bu çağda ülkelerin kalkınma kapasitesi, sahip oldukları genç nüfusun niteliğiyle ve o gençlerin önüne açılan imkânlarla ölçülüyor. Özellikle kız çocuklarının bilime ve teknolojiye katılımı, daha adil, üretken ve güçlü bir geleceğin en önemli yapı taşlarından biridir. Fakat uluslararası veriler, bu alanda hala kat edilmesi gereken önemli bir mesafe olduğunu gösteriyor. UNESCO'ya göre dünyada STEM mezunları içinde kadınların oranı yüzde 35 seviyesinde kalıyor. Ve bu tablo son on yılda kayda değer bir değişim göstermiyor. Bu tabloyu doğru okumak için meselenin sadece yükseköğretimde başlamadığını da görmek gerekiyor. OECD verileri, teknik alanlara ilişkin kalıpların çok erken yaşlarda şekillendiğini ortaya koyuyor. OECD ortalamasında 15 yaşındaki kız çocuklarının yüzde 1,5'ten daha azı bilişim teknolojileri alanında çalışmayı hedefliyor. Buna karşılık, erkek çocuklarında bu oran yüzde 10'a yaklaşıyor. Üstelik kız ve erkek çocuklarının matematik ve fen başarıları arasında büyük bir fark olmaması, bize önemli bir gerçeği gösteriyor. Asıl mesele çoğu zaman yetenek eksikliği değil; yönlendirme, algı ve özgüven bariyerleridir. Bu nedenle kız çocuklarımızın mühendislik alanında daha görünür olmasını çok önemsiyoruz" dedi.

'TÜRKİYE'NİN MÜHENDİS KIZLARI PROJESİ'NİN ETKİSİ ÜLKEMİZ SINIRLARINI AŞMIŞ DURUMDA'

Mahinur Özdemir Göktaş, "Bu çalışma; fırsat eşitliğini güçlendiren ve genç kızların mühendislik alanındaki varlığını pekiştiren öncü bir girişimdir. Bugün Projeyi, bin 800'ün üzerinde öğrencimizin katılımıyla büyük bir heyecanla sürdürüyoruz. Burs desteğinin yanında staj ve istihdam imkanları sunuluyor. Böylece kız öğrencilerimiz doğrudan iş hayatıyla buluşuyor. İngilizce eğitimleriyle küresel dünyada rekabet edebilecek donanıma sahip olmaları sağlanıyor. Bu anlamda eğitim programlarımız da geniş bir içeriğe sahip. Programda liderlikten finansal okuryazarlığa, veri analitiğinden yapay zekaya, çevresel sürdürülebilirlikten teknoloji okuryazarlığına kadar farklı alanlarda sertifikalı eğitimler yer alıyor.2016'da başlatılan Türkiye'nin Mühendis Kızları Projesi'nin etkisi ülkemiz sınırlarını da aşmış durumdadır. Proje, 2017 yılından itibaren 'Global Engineer Girls' adıyla uluslararası bir boyut kazandı. Farklı ülkelerde genç kızların mühendislik alanında güçlenmesine katkı sunan örnek bir modele dönüştü. Bugün bu modeli; Kuveyt, Kosova, Kuzey Makedonya, Suudi Arabistan, İspanya, Mozambik, Fil Dişi Sahili Cumhuriyeti ve İngiltere'de uyguluyoruz. Türkiye'den doğan bir iyi uygulamanın küresel ölçekte etki oluşturduğunu görmek izlere ayrıca gurur veriyor. Projenin, UN Global Compact tarafından 'People' kategorisinde ödüllendirilmesi de bu etkinin uluslararası düzeyde karşılık bulduğunu gösteriyor" diye konuştu.

'GENÇ KIZLARIMIZ İŞ DÜNYASINA DAHA HAZIRLIKLI, DAHA DONANIMLI VE DAHA GÜÇLÜ BİR BAŞLANGIÇ YAPIYOR'

Bakan Göktaş, "Bu çalışma bize üç önemli sonucu açıkça gösterdi. Birincisi; Türkiye'nin Mühendis Kızları Projesi, genç kızlarımızın mühendislik alanına yönelik özgüvenini belirgin biçimde artırıyor. Öğrencilerimiz, bu sayede kendi potansiyellerini daha iyi görüyor. Ve mühendislik alanında kalıcı bir kariyer inşa etme konusunda daha güçlü bir irade ortaya koyuyor. İkincisi; proje, eğitim hayatı ile çalışma hayatı arasındaki geçişi kolaylaştırıyor. Burs, staj, mentorluk, eğitim ve istihdam imkânları; öğrencilerimizin sadece akademik başarılarına değil. Mesleki deneyim kazanmalarına da katkı sağlıyor. Böylece genç kızlarımız; iş dünyasına daha hazırlıklı, daha donanımlı ve daha güçlü bir başlangıç yapıyor. Üçüncüsü; proje, toplumsal algı üzerinde de dönüştürücü bir etki oluşturuyor. Ailelerin, eğitim kurumlarının ve iş dünyasının kız çocuklarının teknik alanlardaki varlığına bakışı güçleniyor. Bu yönüyle program, bireysel başarı hikayelerinin ötesine geçerek toplum zihniyetinde kalıcı bir değişime katkı sunuyor. Bu etkiyi daha güçlü biçimde izlemek için dijitalleşme süreci daha da geliştiriliyor. Veriye dayalı ve ölçeklenebilir bir dijital altyapıyla, öğrencilerin, mezunların ve tüm paydaşların arasındaki bağ daha güçlü hale getiriliyor. Mobil uygulama, web sitesi ve portal çalışmalarıyla Proje'nin, ulaştığı etki alanının daha da genişleyeceğine inanıyoruz" ifadelerini kullandı.

'HEDEFLERİMİZ, KIZ ÇOCUKLARIMIZIN DEĞİŞEN DÜNYANIN İHTİYAÇ DUYDUĞU BECERİLERLE DONANMASINI SAĞLAMAK'

Bakan Göktaş, "Bu kapsamda Bakanlık olarak yürüttüğümüz önemli çalışmalardan biri de Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesidir. Bu çalışmayla eğitimde, istihdamda veya herhangi bir mesleki eğitimde yer almayan yaklaşık 10 bin gencimize ulaştık. Projemiz ile gençlerimizi mesleki eğitim, güçlenme eğitimleri ve mentörlük faaliyetlerimiz ile desteklemeye devam ediyoruz. Bunun yanı sıra Kadınlara Yönelik Yapay Zeka ve Veri Bilimi Geliştirme Programını başlattık. Bu program ile, 2025 yılında 800 genç kadının yapay zekâ ve veri bilimi konusunda yeteneklerini geliştirmelerine destek olduk. Eğitimi tamamlayan kadınların yüzde 56'sı teknoloji alanında istihdam fırsatı buldu. Bu çalışmaların tamamını, 'Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı'mızla ortaya koyduğumuz güçlü vizyonun bir parçası olarak görüyoruz. Hedeflerimiz şudur, kız çocuklarımızın değişen dünyanın ihtiyaç duyduğu becerilerle donanmasını sağlamak. Yeşil ekonomi, teknoloji, enerji, dijital dönüşüm ve yeni nesil meslekler alanında daha fazla yer almaları için destek olmak. Bu hedefler doğrultusunda; kamu, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerle kapsamlı iş birlikleri yapıyoruz. Girişimcilikten istihdama, mesleki becerilerden e-ticarete kadar geniş bir alanda kız çocuklarının ve kadınların yanında oluyoruz" dedi

'SİZİN BAŞARINIZ, BAŞKA KIZ ÇOCUKLARINA CESARET VERECEKTİR'

Bakan Göktaş , "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın da dile getirdiği gibi 'Ortaya fikir ve eser koyan, geleceğin Türkiye'sini inşa etmenin gayretinde olan her bir gencimiz, umudumuzu artıran bir istikbal yıldızıdır'. Bugün aramızda bulunan siz gençlerimizi, ülkemizin istikbal yıldızları olarak görüyoruz. Çünkü sizler, yarının Türkiye'sinde şehirleri planlayacak, enerji sistemlerini kuracak ve savunma teknolojilerini geliştirecek güçlü bir nesilsiniz. Yapay zeka uygulamalarını tasarlayacak, çevreye duyarlı üretim modellerini hayata geçirecek ve ülkemizin teknoloji vizyonuna yön vereceksiniz. Gençlerimizin her biri emeğiyle, bilgisiyle, merakıyla ve kararlılığıyla Türkiye'nin geleceğine değer katacak bir potansiyele sahiptir. Bizim görevimiz, bu potansiyelin önünü açmaktır. Kız çocuklarımızın hayallerini güçlendirmek, mesleki yolculuklarını desteklemek ve her alanda daha görünür olmalarını sağlamaktır. Türkiye'nin Mühendis Kızları Projesi, bu hedefi büyüten örnek bir çalışmadır. Sevgili Gençler, sizlerden beklentimiz büyük. Merakınızı koruyun. Öğrenmekten vazgeçmeyin. Karşınıza çıkan zorlukları, yolun sonu olarak değil. Sizi güçlendiren yeni eşikler olarak görün. Attığınız her adım, yarının Türkiye'sinde yeni bir buluşa, yeni bir teknolojiye, yeni bir üretim modeline dönüşebilir. Sizin başarınız, başka kız çocuklarına cesaret verecektir. Unutmayın; geleceği bekleyenler değil, geleceği tasarlayanlar iz bırakır. Sizlerle gurur duyuyoruz. Türkiye Yüzyılı'nın güçlü mimarları arasında yer alacağınıza yürekten inanıyoruz. Yolunuz açık, başarılarınız daim olsun" dedi.

Görüntü Dökümü:

-----------------

-Mahinur Özdemir Göktaş'ın konuşması

Genel ve detay görüntüler

=========================

3- BAKAN KACIR: ASKERİ İNSANSIZ HAVA ARACI ÜRETİMİNDE DÜNYADA LİDERİZ

Hasan YILDIRIM / İSTANBUL, (DHA)- İlham Verici İyi Yönetim Uygulamaları Forumu'nda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Bugün askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada; ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, çelik ve ağaç ürünlerinde Avrupa'da lideriz. Alüminyum, düz cam, seramik, plastik mamul, motorlu taşıtlar, rüzgâr türbini üretiminde Avrupa'nın önde gelen üreticileri arasındayız" dedi.

Boğaziçi Yöneticiler Vakfı tarafından düzenlenen İlham Verici İyi Yönetim Uygulamaları Forumu (Inspiring Best Practices) (IBPF) bu yıl 12. kez kapılarını açtı. Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs'te gerçekleştirilen foruma Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Naci İnci ile çok sayıda yönetici ve öğrenci katıldı. 'Value over Valuation' temasıyla düzenlenen forum, girişimcilik ekosistemini yalnızca finansal büyüklükler üzerinden değil, yarattığı değer, etki ve sürdürülebilir katkılar üzerinden ele alan yaklaşımıyla dikkat çekti.

'ÜLKEMİZİ KÜRESEL ÜRETİMİN MERKEZ ÜSLERİ ARASINA TAŞIDIK'

Forumda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; planlı sanayileşme hamlelerimizle, katma değerli üretimi önceleyerek, Ar-Ge kültürünün özel sektör firmalarımız tarafından benimsenmesini sağlayarak, nitelikli insan kaynağına yatırım yaparak ülkemizi küresel üretimin merkez üsleri arasına taşıdık. 2002 yılında 41 milyar dolar olan sanayi katma değerini 250 milyar dolara yaklaştı. Bugün askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada; ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, çelik ve ağaç ürünlerinde Avrupa'da lideriz. Alüminyum, düz cam, seramik, plastik mamul, motorlu taşıtlar, rüzgâr türbini üretiminde Avrupa'nın önde gelen üreticileri arasındayız. Elbette etkin Ar-Ge teşvik mekanizmamızla oluşturduğumuz inovasyon altyapısıyla; 2002'de 1,2 milyar dolar olan Türkiye'nin Ar-Ge harcamalarını 19,9 milyar dolara yükselttik. 2002'de 29 bin olan Ar-Ge personeli sayımız 310 bini aştı. Bugün kendi insansız hava araçlarını, füzelerini, mühimmatını, jet motorlarını, uçaklarını, helikopterlerini, uydularını, radar ve elektronik harp sistemlerini kendi imkanlarıyla geliştiren ve üreten bir ülkeyiz. Eş zamanlı devrimlerle büyük bir dönüşüm geçiren otomotiv sektöründe, fikri ve sınai mülkiyet hakları tamamen bize ait olan TOGG ile küresel sahnedeki yerimizi aldık. Elektrikli, bağlantılı, otonom ve akıllı mobilite teknolojilerini ülkemiz adına yeni bir atılım sahasına dönüştürüyoruz" dedi.

'GÜVENLİ DİJİTAL EKONOMİNİN MERKEZİ HÂLİNE GELECEĞİZ'

Bakan Fatih Kacır, "Önümüzdeki dönemde Nükleer reaktörlerden kuantum teknolojilerine, yarı iletkenlerden yapay zekaya pek çok alanda atacağımız adımlarla, ülkemizi yüksek teknolojili üretimde bir üst lige taşıyacağız. Fiber iletişim, 5G ve bulut bilişim altyapı yatırımlarımız, yerli ve millî siber güvenlik çözümlerimizle, güvenli dijital ekonominin merkezi hâline geleceğiz. Bu dönem; Türkiye'yi yüksek teknolojide bölgesinde merkez, dünyada ise oyun kurucu bir güç hâline getirmek için her zamankinden daha güçlü ve kararlı adımlar attığımız bir dönem olacak. Teknoloji girişimciliğini; bu dönüşümün lokomotifi olarak görüyoruz. Sayın cumhurbaşkanımızın liderliğinde son 23 yılda; girişimcilerimizi fikir aşamasından küresel pazarlara uzanan yolculuklarında yalnız bırakmayan bütüncül bir destek mekanizması oluşturduk. Toplumun her kesiminden yeteneklerin girişimcilik yolculuğuna katılmasını sağlayan adımlarımızla Türkiye bugün teknoloji girişimciliğinde Avrupa'nın önde gelen ülkelerinden biri haline geldi. 2019'da ülkemizde milyar dolar değerlemeyi aşan tek bir teknoloji girişimi bulunmazken; bugün 8 unicorn'umuz, bizim tabirimizle 8 Turcorn'umuz bulunuyor. Teknoloji girişimlerimiz; yapay zekâdan siber güvenliğe, finans teknolojilerinden oyun teknolojilerine pek çok alanda küresel sahnede büyük başarılara imza atıyorö diye konuştu.

Bakan Kacır, "Teknoloji girişimlerimize gerçekleştirilen yatırımların ivmesi de ekosistemimizin ulaştığı yüksek olgunluk seviyesini teyit ediyor. Ülkemizde teknoloji girişimlerine yapılan yatırımlar, 2011-2015 döneminde 280 milyon dolar, 2016-2020 döneminde ise 515 milyon dolardı. Geçtiğimiz beş yılda ise bu tutar 5,6 milyar doları aştı. 2030 yılına kadar ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin yeşermesi ve Turcorn'larımızın toplam 100 milyar dolar değerlemeye ulaşması hedefimizdir. Bu yolculukta her ölçekteki girişimcinin ihtiyacına yanıt veren programları harekete geçiriyoruz. Milyar dolar değerlemeye ulaşma potansiyeline sahip girişimlerimizin ihtiyaçlarına yanıt veren 'Turcorn 100 Programı'nı hayata geçirdik. Teknoloji alanında profesyoneller ve yenilikçi girişimler için ülkemizi çekim merkezi haline getiren Türkiye Tech Visa Programımızla 97 ülkeden 5 binden fazla teknoloji profesyonelini Türkiye'ye çekmeyi başardık" şeklinde konuştu.

Program sonunda Fatih Kacır'a hediye ve çiçek takdimi yapıldı.

Görüntü Dökümü:

-----------------

-Salondan görüntü

-Bakan Fatih Kacır'ın konuşması

-Genel ve detaylar

============================

4- BURHANETTİN DURAN: SAVAŞLAR TEKNOLOJİYİ, TEKNOLOJİ SAVAŞLARI GÜÇLENDİRİYOR

Tuğçe SEZER ODABAŞI-Ulaşcan ÖZER/İSTANBUL,(DHA)- İLETİŞİM Başkanı Burhanettin Duran, TRT World Forum kapsamında düzenlenen TRT Next Programı'nda konuştu. Duran, "Teknoloji dediğimiz şey çoğu zaman savaşlarla gelişmiş. Şimdi bu sarmal, yani savaşlar teknolojiyi geliştirirken teknoloji tekrar savaşları güçlendiriyor. Artık teknoloji şirketleri bize bir takım mecraları sunmuyorlar, aynı zamanda bizleri kontrol eden, bizlerin anlatılarını kuran çok etkili bir konuma geliyorlar. Bu yazılımların hiç de masum olmadığını biliyoruz. Ama farkında olmadığımız o kadar çok veriyi veriyoruz ki. Bazen kendimizle ilgili karar almamızla ilgili bir şeyi, -mesela son dönemde yaygınlaşan bir özellik bu- yapay zekaya belli bilgileri verip nasıl karar almamız gerektiğini soruyoruz" dedi.

TRT World Forum kapsamında düzenlenen TRT Next Programı bugün Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın katılımı ile gerçekleşti. Burada konuşan Duran, dünyadaki dönüşüm süreci, savaşlar, teknoloji, yapay zeka ve iletişim alanındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

'KİMİSİ DÖNÜŞÜM DİYOR, KİMİSİ KRİZLER DİYOR'

Burada konuşan Duran, "Gelen dünya hepimize bir miktar endişe veriyor. Bu endişe yersiz değil. Çünkü neyle karşılaşacağımıza dair gördüğümüz emareler, işaretler zaman zaman olumlu hususlar içeriyor ama bazen de acaba bu işin sonu nereye varır şeklinde bir kaygı da üretmiyor değil. Kimisi dönüşüm diyor, kimisi krizler diyor. Kimisi dünyada yeni bir döneme geçtik, artık iletişim, enformasyon toplumu demek yeterli değil, biz buna 'anlatı çağı' diyelim diyorlar. Hangi adı kullanırsanız kullanın bazı konular öne çıkıyor" diye konuştu.

'SAVAŞLAR TEKNOLOJİYİ, TEKNOLOJİ DE SAVAŞLARI GÜÇLENDİRİYOR'

Duran, "Biz şunu biliyoruz, teknoloji dediğimiz şey çoğu zaman savaşlarla gelişmiş. Şimdi bu sarmal, yani savaşlar teknolojiyi geliştirirken teknoloji tekrar savaşları güçlendiriyor, savaşma kapasitesini güçlendiriyor. Bunun gerçekten hızlı bir sarmala döndüğü bir dünyanın içerisindeyiz. Hepimiz yapay zekadan bahsediyoruz ve artık da kullanıyoruz değil mi? Muhtemelen yapay zekayı kullanmayan çok az kişi vardır aramızda. Artık teknoloji şirketleri, biz buna teknokapitalizm de diyebiliriz, teknofaşizm diyenler de var, sadece birtakım bize mecraları sunmuyorlar, birtakım aplikasyonları sunmuyorlar, aynı zamanda bizleri kontrol eden, bizlerin anlatılarını kuran çok etkili bir konuma geliyorlar. Bu yazılımların hiç de masum olmadığını biz algoritmalardan biliyoruz, filtrelerden, yankı odalarından biliyoruz. Artık bunun farkındayız ama farkında olmadığımız o kadar çok veriyi veriyoruz ki. Bazen kendimizle ilgili karar almamızla ilgili bir şeyi, mesela son dönemde yaygınlaşan bir özellik bu, yapay zekaya belli bilgileri verip nasıl karar almamız gerektiğini soruyoruz" ifadelerini kullandı.

'YARI İNSAN YARI MAKİNEYE DOĞRU GİDEN BİR SÜREÇ Mİ YAŞAYACAĞIZ?'

Yapay zekanın karar alma süreçlerine etkisine değinen Duran, "Şimdi kuantum teknolojisinin yaygınlaştığı, kuantum bilgisayarların yaygınlaştığı ve birçok seçeneğin aynı anda değerlendirilip proses edildiği bir yerde, bir cerrahın hastasına müdahale etme konusunda kullanabileceği çok önemli bir özellik bu. Fakat insan olmanın yerine geçecek kararları da herhangi bir yapay zeka formuna mı aldıracağız? Şimdi bu soru, çok önemli bir soru. Hele hele bu teknolojilerin bize ürettiği çiplerle biz birtakım nöral kabiliyetlerimizi geliştirebileceğimizi varsaydığımızda, acaba yarı insan yarı makineye doğru giden bir süreci mi yaşayacağız? Bu soruları sormak ve bu soruların cevabını aramak durumundayız. Bir çip takarak onlarca dili rahatlıkla öğrenebiliriz, buna doğru gidiyoruz. Ama o çiplerin takıldığı zihin, beyin artık bizim mi, bizim mi olacak? Bilincimiz, hatta biraz daha öteye gidelim, vicdanımız nerede olacak?" dedi.

'ALGORİTMALARLA SAVRULDUĞUMUZ YERDE OLMAMALIYIZ'

Duran, "Bu dünyada bir anlam arayışı içerisinde olan, bu dünyanın, bu yaşamın bir gayesi olduğuna inanan ve kendini gerçekleştirmeye çalışan bireyin varacağı ve şekillendireceği bir toplum ve dünya olmalı. Bu akıntı içerisinde kaybolan, nereye gittiğini bilemediğimiz, algoritmalarla bir o yana bir bu yana savrulduğumuz bir yerde olmamalıyız" dedi.

'TÜRKİYE'NİN DÜNYANIN GELECEĞİNE DAİR SÖZ SÖYLEMESİ GEREKİYOR'

Çok kutuplu dünya düzenine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Duran, "Hazırlıklı olmalıyız. Çünkü çok kutuplu dünya nereye gidecek belli değil. Türkiye gibi orta büyüklükte olarak görülen ama dünyaya söyleyecek sözü olan, verecek mesajı olan ülkelerin burada öne çıkarak dünyanın geleceğine dair söz söylemesi gerekiyor. Sadece söz söylemek değil, bir şeyler yapmak gerekiyor. Bu çerçevede Cumhurbaşkanımızın 'Dünya 5'ten büyüktür' diye başlattığı ve sonra 'Daha adil bir dünya mümkündür' dediği konu sadece bir söylem değil. Bu bizim için birçok bölgede ve müdahil olduğumuz birçok krizde ve paylaştığımız kapasitelerle, yani yapıp etmelerimizle katkı verdiğimiz, geleceğinin şekillenmesini etki ettiğimiz bir alandır. BM reformundan bahsetmekle kalmıyoruz sadece, biz aynı zamanda elimizdeki imkanları da haksızlıkların önlenmesi, adaletin hakim kılınması için kullanıyoruz" dedi.

'GAZZE SOYKIRIMI BİZE İKİ ŞEY GÖSTERDİ'

Konuşmasında Gazze'de yaşananlara da değinen Duran, "Türkiye'nin Libya'daki, Karabağ'daki, Suriye'deki, Afrika'nın birçok ülkesiyle geliştirdiği ilişkilerdeki tavrı tamamen bununla alakalı. Böyle baktığımızda Gazze soykırımından bahsetmeden elbette konuşmamı yapamam. Gazze'de yaşananlar iki tane şey gösterdi bize. Bir tanesi, dünya siyasetinin bu değerler etrafında gittiğini söyleyenlerin yalancılığını, bazı ülkeler söz konusu olduğunda her şeyi nasıl kenara bıraktıklarını bize gösteren ve çıplak bir şekilde gördüğümüz bir gerçeklikti. Bu anlamda Batı'nın o liberal olduğunu düşündüğü, söylediği şeyin artık tabutuna son çivi çakılmış oldu. Ama ikinci tarafı var ki Gazze soykırımı sırasında gördüğümüz, bu hepimize umut veren ve hepimizi geleceğe dair heyecanlandıran bir tepkiydi" ifadelerini kullandı.

'BU TÜR TEPKİLERİ BÜYÜTMEMİZ GEREKİYOR'

Gazze'de yaşananların dünya genelinde farklı toplumlardan tepki gördüğünü belirten Duran, "Bugün ABD'de Filistin sempatisi İsrail sempatisinin üstüne çıkmış durumda. Ve Avrupa toplumlarında en fazla İsrail'e müzahir olması gereken toplumlardaki tepkiyi hepimiz gördük. O halde Türkiye'dekini saymıyorum, o zaten çok belli. Değişik toplumlardaki bu ortak tepkinin geldiği yer insanlığın haksızlığa karşı bir haykırışıdır. Bunu büyütmemiz gerekiyor. Bu tür tepkileri büyütmemiz gerekiyor ve bunun gelecekte bu tür soykırımların olmaması için neler yapabileceğimizi hep beraber düşünmek durumundayız. Dolayısıyla gelen dünya bizlerin söylemlerini daha çoklaştırabileceği, kendisinin şekillenmesine daha fazla katkıda verebileceğimiz bir yerdir. Bu öyle görmek durumundayız ve bunu görebilecek bir altyapının ve kapasitenin de olduğunu düşünüyorum. Bu şekilde baktığımızda o insan kalmanın daha mümkün olacağı ve kendi değerlerimize sahip çıkabileceğimiz, benliğimize sahip çıkabileceğimiz bir yerde olacağımızı düşünüyorum. Bu konuda ümitvar olmak yetmez, bu konuda bir şeyler yapmak gerekir" dedi.

'HAKİKATİ KORUMAKLA İLGİLİ BİR GAYRET ORTAYA KOYUYORUZ'

İletişim Başkanlığı'nın çalışmalarına ilişkin de konuşan Duran, "Bizim İletişim Başkanlığı olarak yapmaya çalıştığımız hakikati korumakla ilgili bir gayret ortaya koymaktır. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi çerçevesinde bunu yapıyoruz. Yine CİMER üzerinden Türkiye'deki vatandaşlarımızın taleplerini kamuya ileterek bunların karşılanması yönünde çaba gösteriyoruz. Kamu diplomasisi, stratejik iletişim boyutlarıyla hep ana gayemiz hakikatin korunması, güvenliğin sağlanması, bilgiye ulaşımın yeterli olmadığı aynı zamanda insanın, insanların, vatandaşlarımızın hakikate ulaşabilmelerinin mümkün olabildiği bir habitatı sağlamak. Bu anlamda hem TRT'nin hem Anadolu Ajansı'nın hem de diğer ilgili medya kuruluşlarımızın birçok seferde sınavda iyi bir yerde olduğunu düşünüyorum. Gazze soykırımı başta olmak üzere hakikatin insanlara ulaştırılmasında önemli bir gayret gösterdiler. Bu önemli, çünkü az önce söylediğim tepkiler ister konvansiyonel medyada olsun ister sosyal medya mecralarında olsun, bilinçli insanların, vatansever insanların, insani değerlere sahip çıkanların ortaya koyduğu performansla mümkün oldu. Yoksa o şirketler algoritmaları yöneterek belirli konuları, belirli ülkelerin lehine olacak şekilde yönlendiriyorlar. Bu artık bir gerçeklik. Bu tarafından da oldukça mutluyum. Yani bunun artık çıplak bir gerçek olmasından da oldukça mutluyum" dedi.

Görüntü Dökümü:

------------------------

-Burhanettin Duran açıklamaları

=========================

5- KAĞITHANE'DE KIZINI SİLAHLA VURAN DAMADINI ÖLDÜREN KAYINVALİDEYİ MAHALLELİ KARŞILADI: ÇOCUKLARIMI KORUDUM

Doğan Can CESUR /İSTANBUL,(DHA)- KAĞITHANE'de kızını silahla silahla yaralayan damadı Rüzgar Eser'i (33) göğsünden bıçaklayarak öldüren kayınvalide Delal A.(58) hakkında 'ev hapsi' şartıyla adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar verildi. Adliye çıkışı komşuları tarafından karşılanan mahallede karşılanan Delal A. "Ben anneliğimi yüreğimle yaptım. Kimse bırakmaz çocuklarını öldürmeye. Ben çocuklarımı korudum" dedi.

Olay, 6 Mayıs Çarşamba günü saat 15.30 sıralarında Çeliktepe Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu öğrenilen Rüzgar Eser (33), boşanma aşamasındaki eşi Nurşin E.'nin (28) yaşadığı eve geldi. Taraflar arasında çıkan tartışmada Rüzgar Eser, eşini silahla yaralayıp, olay sırasında evde baldızı Betül E. (32) ile annesi Delal A.'yı darbetmeye başladı. Kavganın büyümesi üzerine mutfaktan bıçak alan Delal A., Rüzgar Eser'i göğsünden bıçaklayarak öldürdü. Ağır yaralanan Nurşin E. ilk müdahalenin ardından Seyrantepe Hamidiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Darbedilen kayınvalide Delal A. ve Betül E.'nin ise tedavi için Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi'ne götürüldüğü öğrenildi. Hastanedeki tedavilerinin ardından gözaltına alınan Delal A. ve Betül E.'nin emniyette ifadeleri alındı.

'ONA ENGEL OLMAK İÇİN MUTFAĞA KOŞUP BIÇAK ALDIM'

Delal A. emniyetteki ifadesinde, "O gün Batman'dan İstanbul'a gelmiş. Evin önüne geldi. Kapıyı çalıp konuşmak istediğini söyledi. Biz de ona inanıp kapıyı açtık. Kızımla konuşmaya başladıktan 10 dakika sonra aralarında yine kavga çıktı. Bir anda silahını çekerek ateş etmeye başladı. Bende ona engel olmak için mutfağa koşup bıçak aldım. Kızıma tekrar ateş etmeye çalışınca aramızda boğuşma oldu. Bu sırada elimdeki bıçağı rastgele salladım. Eğer ben müdahale etmesem hepimizi öldürecekti" dedi.

'ÇOCUKLARIMI KORUDUM'

Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen Delal A. hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol hükümleri uygulandı. Serbest kalmasının ardından evine gelen Delal A., komşuları tarafından alkışlarla karşılandı. Yakınlarının sarıldığı Almaz ardından evine götürüldü. Yüzü ve gözü yaralı olduğu görülen Delal A. , "Ben anneliğimi yüreğimle yaptım. Kimse bırakmaz çocuklarını öldürmeye. Ben de çocuklarımı korudumö dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

---------

(Cep telefonu)

-Delal A.'nın karşılanması

-Yakınlarının sarılması

-Eve götürülmesi

-Yaptığı açıklama

(Arşiv)

-Olay günü geçilen görüntüle

==========================

6- TCG ANADOLU'YA ZİYARETÇİ YOĞUNLUĞU

Emre KURT/İSTANBUL,(DHA) - Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın amiral gemisi TCG Anadolu, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı kapsamında Sarayburnu Limanı'nda vatandaşların ziyaretine açıldı. Dev gemiyi yakından görmek isteyenler, yoğunluk oluşturdu.

Sarayburnu Limanı'na demirleyen Türkiye'nin ilk çok maksatlı amfibi gemisi TCG Anadolu dün ziyarete açıldı. Bugün gemiyi görmeye gelenler güvenlik kontrollerinden geçirilerek saat 10.00'dan itibaren gruplar halinde alınmaya başlandı. Ziyaretçiler arasında öğrencilerden ailelere, yerli turistlerden yabancı misafirlere kadar geniş bir katılım gözlendi.

YAKINDAN İNCELEDİLER

Gemiye çıkan vatandaşlar, Türkiye'nin yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği savunma sanayisi ürünlerini yerinde görme fırsatı buldu. Gemide görevli askeri personelden teknik bilgiler alan ziyaretçiler, TCG Anadolu'nun güvertesinde bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi.

'GURURLUYUZ'

Cüneyt Tillah,"Gururluyuz, oğlum ve kızımla birlikte gemimizi geziyoruz. 20-25 sene önce böyle bir gemiyi, böyle bir teknolojiyi hayal etmek çok mümkün değildi. Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesiyle bunların olduğunun idrakiyle bu gemiyi geziyoruz. Bölgemizde süper gücüz bunu da görüyoruz. Birçok teknolojilerimiz var, gururluyuz." Şeklinde konuştu.

'ÜLKEMİZİN DENİZ GÜCÜNÜ ÇOK ÜSTÜN BİR HALE GETİRİYOR'

Berat Cüneyt Tillah, "Gemimiz çok büyük bir teknolojiden oluşuyor. Bölgemizdeki gücümüzü artırıyor ve hem hava, hem deniz, hem de karadan çıkarmasıyla ve deniz altı radarlarıyla pek çok teknoloji bulunuyor. Ülkemizin deniz gücünü çok üstün bir hale getiriyor. Dünyada sayılı olan teknolojilere sahibiz" dedi.

'DENİZLERE HAKİM OLAN CİHANA HAKİM OLUR'

Hasan Kaya, "Ülkemizin gücünü görmek yerli milli gemilerimizi gezmekten çok onurluyuz, gururluyuz. Barbaros Hayreddin Paşa'nın şu sözünü söylemek istiyorum; 'Denizlere hakim olan cihana hakim olur'ö dedi.

Görüntü Dökümü:

----------------

-Ziyaretçiler

-Fotoğraf çektirenler

-TCG Anadolu'dan detaylar

-Röportajlar

-Genel ve detaylar

==========================

7- AVM'DE ALIŞVERİŞ YAPAN KADININ CEP TELEFONUNU ÇALAN YANKESİCİLER YAKALANDI

Hasan YILDIRIM/İSTANBUL,(DHA) Şişli'de alışveriş yapan kadının cep telefonunu çalan biri kadın iki kişi Esenler'de yakalandı. Şüpheliler 'Yankesicilik' suçundan tutuklandı. Yankesicilik yaptıkları anlar ise güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.

Olay, Şişli'de bulunan bir AVM'de 22 Mart'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, alışveriş yapan kişinin yanına yanaşan 2 şüpheli, kadının cep telefonunu yankesicilik yöntemiyle alarak uzaklaştı. Kadın cep telefonunun yanında olmadığı anlaması üzerine polis merkezine giderek şikayetçi oldu. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güven Timleri Şube Müdürlüğü'nce yapılan çalışmada olayı gerçekleştiren Ö.D.A isimli kadın ile A.A. isimli erkek Esenler'de yakalandı. Şüpheliler işlemlerinin ardından sevk edildikleri mahkeme tarafından 'Yankesicilik' suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Görüntü Dökümü:

---------------------

Güvenlik kamerası görüntüsü

Kadın müşterinin yanına gelen şüpheliler

Aktüel görüntü

Şüphelinin müşterinin cep telefonunu alarak uzaklaşması

Şüphelilerin polis merkezinden çıkışı

Genel ve detaylar

=============================

8- AVCILAR'DA HABER ALINAMAYAN 89 YAŞINDAKİ KADINA KAPI KIRILARAK ULAŞILDI

İhsan DÖRTKARDEŞ / İSTANBUL, (DHA)- AVCILAR'da yalnız yaşayan 89 yaşındaki Kadriye H.'den haber alamayan yakınları ve komşuları seferber oldu. Çilingirin açamadığı kapıyı itfaiye ekipleri kırarak içeri girdi. Yatağında bitkin halde bulunan kadın, sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı.

Olay, Denizköşkler Mahallesi Oya Sokak'ta bulunan bir binanın bahçe katında meydana geldi. Yalnız yaşayan Kadriye H.'ye (89) telefonla ulaşamayan yakınları, durumu komşularına bildirdi. Kapının çalınmasına rağmen içeriden yanıt alamayan komşular da polise ve itfaiyeye haber verdi. Olay yerine gelen çilingir, üç ayrı kilidi bulunan kapıyı açmakta yetersiz kalınca, itfaiye ekipleri zorlayarak içeri girdi. Eve giren ekipler, yaşlı kadını yatağında bitkin halde buldu. Sağlık görevlilerinin yaptığı ilk incelemede Kadriye H.'nin bilincinin açık olduğu ancak halsizlik nedeniyle yerinden kalkamadığı belirlendi. Sedyeyle evden çıkarılan Kadriye H., ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Görüntü Dökümü;

-------------

-Çilingir kapıyı açmaya çalışırken

-İtfaiye ekibi kapıyı zorlayarak açarken

-Kapı açılırken

-Kadın, sedye ile taşınırken

-Yaşlı kadın ambulansa alınırken

-Binanın dış görüntüsü

-İtfaiye aracı ve ambulanstan görüntüler

Kadriye Hafızoğlu Oya Sokak

============================

9- BAŞAKŞEHİR'DE DEVRİLEN ARAÇTA MAHSUR KALAN ŞOFÖRÜ KAZAYA KARIŞAN HAFRİYAT KAMYONU ŞOFÖRÜ KURTARDI

Özgür EREN / İSTANBUL, (DHA)- BAŞAKŞEHİR'de sapağı kaçıran kamyonet şoförü aracı ile ani manevra yapınca hafriyat kamyonu ile çarpıştı. Devrilen kamyonetin içerisinde mahsur kalan şoförü kazaya karışan hafriyat kamyonu şoförü kurtardı.

Kaza, Habipler Arnavutköy yolu habipler istikametinde Kuzey Marmara Otoyolu Atatürk Havalimanı yol ayrımında sabah saatlerinde meydana geldi. İddialara göre İBB Mezarlıklar Daire Başkanlığına ait 07 BPK 126 plakalı kamyonetin şoförü Eski Edirne asfaltı Caddesinde seyir halindeyken Kuzey Marmara Otoyolu yol ayrımına kaçırmamak için orta şeritten sağ şeride ani manevra yaptı. Sağ şeritte ilerleyen 35 BEA 037 plakalı hafriyat kamyonu şoförü Şehmuz Tokay araca çarpmamak için fren yapsa da kullandığı aracı durduramadı. Çarpışma sonucu savrulan kamyonet yana doğru devrilirken, hafriyat kamyonu da bariyerlere çarparak durabildi. Kaza sonrası kamyonet içerisinde mahsur kalan şoförü kazaya karışan hafriyat kamyonu şoförü Şehmuz Tokay kurtardı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kamyonet ve hafriyat kamyon şoförü kazayı yara almadan atlattı. Kaza nedeniyle Eski Edirne asfaltı Caddesi'nde Habipler istikametinde bir süre trafik yoğunluğu yaşandı. Kazaya karışan araçların olay yerinden kaldırılmasının ardından trafik normal akışına döndü.

Hafriyat Kamyon şoförü Şehmuz Tokay, "Ben sağ şeritten geliyordum, büyükşehir belediye aracı da orta şeritteydi. Aniden önüme kırdı. Ne kendi canını ne de benim canımı hiçe sayarak kazaya neden oldu" dedi.

Kazayı gören Rüstem Bayrak ise, "Kamyonetin şoförü orta şeritten geliyordu. Bende onun arkasındaydım. Bu arkadaşta sağ şeritten geliyordu. Arkadaş sapağa gelince girmeye çalıştı. Geriden şeride girseydi hiçbir sorun olmayacaktı. Sapağa gelince birden aracın önüne kırdı. Bu çocukta frene ve kornaya bastı. Bariyere vurup devrildi. O araç devrildi bu çocukta bariyerlere vurdu" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:

-------------------

-Kazaya karışan araçlardan görüntü

-Yan yatan araçtan görüntü

-Hafriyat kamyonundan görüntü

-Olay yerinden görüntü

-Polis ekiplerinden görüntü

-Pikap şoföründen detay görüntü

-Hafriyat kamyon şoförü ile röportaj

-Genel ve yakın detaylar

========================

10- ESENYURT'TA YOL VERME TARTIŞMASINDA MİNİBÜSTEN İNİP KURYEYİ DÖVDÜLER

Veysel TİMDU/İSTANBUL, (DHA)- ESENYURT'ta trafikte yol verme nedeniyle kuryeler ile minibüs şoförü arasında tartışma çıktı. Minibüsün arkasında oturan kişiler araçtan inerek kuryelere saldırdı. Kavga anları cep telefonu kamerasına yansıdı.

Kaza, dün 18.30 sıralarında Turgut Özal Mahallesi'nde meydana geldi. Minibüsle trafikte seyir halinde olan servis minibüsü motokurye ile yol verme nedeniyle tartıştı. Tartışma sırasında servis minibüsünde yolcu olarak oturan kişiler araçtan inerek tartışmaya dahil oldu. Tartışma kavgaya dönüştü. Servisten inen kişiler motokuryeye tekme tokat saldırdı. Kavga çevredekilerin müdahalesiyle sonlanırken o anlar cep telefonu kamerasına yansıdı.

Görüntü Dökümü:

--------------------

(Cep telefonu)

-Taraflar arasındaki kavga

-Araya girenler tarafları araçlarına bindirirken

=======================

11- AVCILAR'DA TIRNAKLARINI YAPTIRIP DIŞARIDAN KAHVE SİPARİŞİ VERDİREN KADIN ÖDEME YAPMADAN KAÇTI

İhsan DÖRTKARDEŞ/İSTANBUL, (DHA)- AVCILAR'da tırnakçıya gelerek protez yaptıran kadın dışarıdan da kahve siparişi verdirdi. Kahvesini içip tırnaklarını yaptıran kadın, ödeme yapacağı sırada 'cüzdanımı aracımda unuttum' diyerek kaçtı.

Cihangir Mahallesi'nde dün bir tırnakçıya gelen kadın, protez tırnak yaptırmak istediğini söyledi. Tırnaklarına işlem yaptırdığı sırada, dışarıdaki bir kafeden sevdiği bir kahveyi sipariş ettirdi. İşlemleri bitirip kahvesini de içen kadın cüzdanını otomobilde unuttuğunu söyleyerek iş yerinden ayrıldıktan sonra kaçtı.

Görüntü Dökümü:

----------------------

(Güvenlik kamerası)

-Gelen kadın buradaki görevli ile konuşurken ve kahvesini içerken

-Protez tırnak işlemini yaptırırken

==========================

12- KADIKÖY'DE DURDURULAN ARACIN TAMPONUNDAN UYUŞTURUCU ÇIKTI

Mert ORDU / İSTANBUL, (DHA)- KADIKÖY'de denetim sırasında şüphe üzerine durdurulan araçta uyuşturucu madde ve para ele geçirildi. Soruşturmanın genişletilmesiyle Ataşehir'de düzenlenen operasyonda farklı türlerde uyuşturucu maddeler ile paketleme ekipmanları bulundu. Gözaltına alınan 2 şüpheli çıkarıldığı adliyede tutuklandı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından, Merdivenköy Mahallesi'nde 5 Mayıs Salı günü 17.30 sıralarında genel asayişin sağlanması, suçların önlenmesi ve şüphelilerin yakalanmasına yönelik yapılan denetimler sırasında bir araç şüphe üzerine durduruldu. Araç ve sürücünün üzerinde arama yapıldı. Sürücü A.K.'nin (22) kullandığı araçta yapılan aramada, arka tampon kısmına gizlenmiş bir miktar uyuşturucu madde ile 35 bin 540 lira ve 300 dolar ele geçirildi. Şüpheli gözaltına alındı.

ŞÜPHELİLER TUTUKLANDI

Soruşturmayı derinleştiren ekipler, A.K.'nin uyuşturucu maddeleri K.A. (27) isimli kişiden temin ettiğini belirledi. Bunun üzerine Ataşehir'de tespit edilen adrese operasyon düzenlendi. Operasyonda K.A. yakalanırken, adreste yapılan aramalarda 101 gram kokain, 2,2 gram uyuşturucu hap, 228,9 gram marihuana, uyuşturucu paketleme cihazı, 2 hassas terazi ile 17 bin 750 lira ele geçirildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen A.K. ve K.A., 'Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti' suçundan çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Görüntü Dökümü

---------------

- Ele geçirilenler

- Şüphelilerin emniyetteki görüntüsü

==========================

13- AK PARTİ İSTANBUL MİLLETVEKİLLERİ ANNELER GÜNÜ'NDE SAHADAYDI

İSTANBUL (DHA) AK Parti İstanbul milletvekilleri, Anneler Günü dolayısıyla Bakırköy, Gaziosmanpaşa ve Ümraniye'de vatandaşlarla bir araya gelerek anneleri ziyaret etti.

AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir'in koordinasyonunda sürdürülen saha programları kapsamında, İstanbul milletvekilleri bu hafta da kentin farklı ilçelerinde vatandaşlarla buluştu. Bakırköy, Gaziosmanpaşa ve Ümraniye'de gerçekleştirilen programlarda milletvekilleri, Anneler Günü vesilesiyle anneleri ziyaret ederek günlerini tebrik etti. lçe teşkilatlarının da katılım sağladığı programlarda ev ziyaretleri gerçekleştirildi, mahallelerde vatandaşlarla bir araya gelindi. Milletvekilleri, annelerle sohbet ederek talep, öneri ve beklentilerini dinledi. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmalarda, anneliğin toplum hayatındaki yeri, aile kurumunun önemi ve annelerin fedakârlıkları vurgulandı. rogramlarda, hayatın her alanında emeği, duası ve sevgisiyle aileyi ayakta tutan annelere teşekkür edilirken, AK Parti'nin aileyi merkeze alan sosyal politikalarına da dikkat çekildi. K Parti İstanbul teşkilatı, milletvekilleri ve ilçe teşkilatlarıyla birlikte vatandaşla doğrudan temas kuran saha çalışmalarını İstanbul'un tüm ilçelerinde kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

===========================

© Copyright 2026

DHA