DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2
DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2
1- İSTANBUL BOĞAZI'NDAKİ KÖPRÜLERE TÜRK BAYRAĞI ASILDI
Ali AKSOYER- İsa ALMAÇAYIR / İSTANBUL, (DHA)- Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin 10'uncu yıl dönümü kapsamında İstanbul Boğazı'ndaki Yavuz Sultan Selim, Fatih Sultan Mehmet ve 15 Temmuz Şehitler köprülerine Türk bayrağı asıldı.
İstanbul Valiliği, İletişim Başkanlığı ve 15 Temmuz Derneği öncülüğünde, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü'ne dev Türk bayrağı asıldı. Türk bayrakları, İstanbul Boğazı hattı ve çevre semtlerden de göründü. Bayraklar asılmadan önce 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde tören düzenlendi. 15 Temmuz Şehitleri rahmetle anıldı, gazilere minnet duyguları ifade edildi. Etkinliğin, 15 Temmuz’un 10’uncu yılında milli birlik ve beraberlik mesajı vermek amacıyla gerçekleştirildiği bildirdi.
TÜM ŞEHİTLERİMİZİ RAHMETLE ANIYORUM
Etkinlikte konuşan İstanbul Vali Yardımcısı Mehmet Sülün, "Milletimizin kahramanca direnişinin sembollerinden birisi olan 15 Temmuz Köprüsü'ndeyiz. Şehitlerimizin uğruna canlarını verdikleri al bayrağımızı hem bugün burada, 15 Temmuz Köprüsü'nde, hem de diğer etkinliklerimizde dalgalandıracağız. Ben, 253 şehidimiz başta olmak üzere bu köprüde canlarını veren, bayrağımızın özgürce dalgalanmasını sağlayan tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum.” dedi.
BURADA OLMAK ONUR VERİCİ
15 Temmuz akşamı Acıbadem’de şehit olan Murat Naiboğlu’nun eşi Şehit Gülsu Ayvacı ise "Burada olmak onur verici. Türk milletinin, sembolik olarak tabii ki, hem cesaretini hem iradesini hem de gücünü, iman gücünü göstereceğiz. Bu bayrak her zaman bu yurtta dalgalanacak, her zaman biz bu gururu yaşayacağız.” şeklinde konuştu.
TÜRK MİLLETİ BAĞIMSIZLIĞIN NE ANLAMA GELDİĞİNİ BİLEN BİR MİLLET
15 Temmuz Derneği Başkanı İsmail Hakkı Turunç’da, "Hain darbe girişiminin üzerinden tam 10 yıl geçti. Bu 10 yıllık geçen süre içerisinde şehit aileleri ve gazilerimizle, 15 Temmuz Derneği olarak yakın münasebetimiz var. Biraz önce hanımefendinin de ifade ettiği gibi, şehitlerimizin ne eşleri, ne çocukları, ne anneleri, ne babaları çocuklarının şehit olmalarından dolayı hiçbir üzüntü duymuyorlar ve hatta gurur duyuyorlar. Ülkemize yönelik bir darbe girişimi olduğu takdirde, "Benim ailemden en yakını şehit olmuştu; babam, abim, eşim, kardeşim şehit olmuştu. Yine bir şeyle karşılaşırsak, vatanımız, devletimiz, bayrağımız tehlikeye girse, evimizdeki tüm insanlar şehit olmak arzusuyla biz de meydanlara çıkarız." derler. Bundan şunu anlıyoruz: Türk milleti özgürlüğün, bağımsızlığın ne anlama geldiğini bilen bir millet. Bedeli ne olursa olsun bu özgürlüğü korumak adına her türlü fedakarlığı yapacak bir anlayışa sahip. 15 Temmuz hain darbe girişimindeki ortaya konulan kahramanlık bunun bir göstergesi" dedi.
BEDELİ ZAFER OLDU
Turunç "Biz, doğduğumuz günlerden itibaren kulağımıza okunan ezanla, annelerimizin, aile büyüklerimizin kulaklarımıza söyledikleri ninnilerle vatan sevgisi, millet sevgisi, Allah Peygamber sevgisi ve bu milletin kırmızı çizgileri neyse o ninnilerle büyüdük ve o eğitimle yetiştik. Dolayısıyla bu anlayışta olan bir milleti, dünyanın en süper gücü, emperyal gücü de karşımıza çıksa, asla devletimizi yıkamayacak, milletimizi bölemeyecek. Bu manada hiçbir emperyal ülke Türkiye'nin üzerinde hesap yapmasın. Sayın Cumhurbaşkanımız 'Ben milletin gücünden başka bir güç tanımıyorum. Milletimi meydanlara çağırıyorum.' dediğinde, her yaş grubundaki insan meydanlara çıkmıştı, bedeli ne olursa olsun diye. Onun bedeli zafer oldu, onun bedeli özgürlük oldu. Onun bedeli, bir daha emperyal ülkelerin hesap yapmaması adına hesaplarını gözden geçirmesi oldu. Bu milletin bir ferdi, oğlu olduğum için gurur duyuyorum ve şunu açık yüreklilikle ifade ediyorum ki bundan sonraki ülkemize sahip çıkmayla alakalı herkesin duyguları daha üst perdede olacak ve inşallah milletimiz uzun yıllar, binlerce yıl bu topraklarda özgürce yoluna devam edecek; insanlık adına bir medeniyeti dünyada inşa edeceğiz.” dedi. Etkinliğe 15 Temmuz gazisi ve 15 Temmuz şehidi Şefik Şefkatlioğlu’nun eşi Vahide Şevkatlioğlu ve çok sayıda davetlide katıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------------
(HAVADAN AKTÜEL)
-15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne bayrak asılması
-Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne bayrak asılması
-Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne bayrak asılması
(AKTÜEL)
15 TEMMUZ ŞEHİTLER KÖPRÜSÜ
-Bayrağın köprüye asılması
-Konuşmalar
-Genel ve detay görüntüler
============================
2- 55'İNCİ DENİZ KUVVETLERİ KUPASI ULUSLARARASI YAT YARIŞI İSTANBUL'DAN BAŞLADI
Tuğçe SEZER ODABAŞI-Ulaşcan ÖZER/İSTANBUL, (DHA) - TÜRKİYE'nin uzun rotalı açık deniz yat yarışlarından biri olan TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı, 55'inci yılında İstanbul Boğazı'ndan verilen startla başladı. Ekipler, yaklaşık 265 deniz mili uzunluğundaki parkurda Bozcaada üzerinden Çeşme'ye ulaşmak için mücadele edecek.
AYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı, 55'inci yılında İstanbul Boğazı'ndan verilen startla bugün başladı. Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı himayesinde, Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) organizasyonunda ve AKPA Kimya'nın ana sponsorluğunda düzenlenen organizasyon bu yıl 55'inc kez düzenlendi. Yarışın startını İstanbul Vali Yardımcısı Ünal Kılıçarslan, Kuzey Deniz Saha Komutanı adına Tuğamiral Eren Günay, TAYK Viskomodoru (İkinci başkan) Selma Altay Rodopman, TAYK Genel Müdürü Ceren Veziroğlu ve AKPA Chemicals Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Darcan Saat 12.00'de birlikte verdi. Program kapsamında Türk Deniz Kuvvetleri birlikleri tarafından SAS(Sualtı Savunma)-SAT(Sualtı Taarruz) gösterisi gerçekleştirildi. Startın ardından tekneler, İstanbul Boğazı'ndan Marmara Denizi'ne açılarak Bozcaada'ya doğru hareket etti.
32 TEKNE, DÖRT AYRI SINIFTA MÜCADELE EDİYOR
Türkiye'de tek etapta gerçekleştirilen açık deniz yat yarışları arasında yer alan organizasyona IRC 0, IRC 1, IRC 2 ve IRC 3 sınıflarında toplam 32 tekne katılım sağladı. Yarışta 7 yabancı bayraklı ve 25 Türk bayraklı tekne, hız, strateji, dayanıklılık, ekip uyumu ve meteorolojik analizlerle Marmara Denizi'nden Kuzey Ege'ye uzanan rotada finişe ulaşmak için yelken açacak. Yarışta Mesa Sailing Team, Akpa Kimya Open Sea Team, Borusan Otomotiv Racing, Arçelik Papili, Enka Cheese ve Eker Kaymak gibi ekiplerin yanı sıra Rusya, Bulgaristan ve Yunanistan'dan gelen yabancı tekneler yer alıyor.
İSTANBUL'DAN EGE'YE UZANAN PARKUR
TAYK Trofesi'nin 6'ncı ayağı olarak düzenlenen TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı'nın 55'inci yıl mücadelesinde ekipler, Marmara Adaları, Çanakkale Boğazı ve Bozcaada'nın ardından Ege Denizi'nde Midilli açıkları ile Koyun Adaları rotasını takip edecek. Dört gün sürmesi planlanan mücadelede ekipler, gece seyirleri ve uzun offshore etaplarını geride bırakarak finiş noktasına ulaşmayı hedefliyor.
İLK ETABIN SONUÇLARI BOZCAADA'DA BELLİ OLACAK
Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı himayelerinde, AKPA Kimya'nın ana sponsorluğunda gerçekleştirilen, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Yelken Federasyonu, T.C. İstanbul Valiliği destekleriyle düzenlenen yarışın İstanbul Boğazı'ndan başlayan ilk etabının ardından ekipler, parkurun ilk durağı olan Bozcaada'da finişe ulaşacak.
12 Temmuz Pazar günü düzenlenecek birinci etap ödül töreninde, dereceye giren ekiplere ödülleri takdim edilecek. Organizasyonun ikinci etabı öncesinde yelkenciler, Çeşme rotası için hazırlıklarını tamamlayacak. (DHA)
Görüntü Dökümü:
--------------------------
-Startın ardından yarışan yelkenlilerden görüntüler
==================================
3- ÜSKÜDAR'DA FORKLİFT EVİN BAHÇESİNE DÜŞTÜ: SÜRÜCÜ HAYATINI KAYBETTİ
İsa ALMAÇAYIR / İSTANBUL, (DHA)- ÜSKÜDAR'da yokuş aşağı seyir halinde olan forklift sürücüsü Fahri İskilipli (32) direksiyon hakimiyetini kaybederek kullandığı araçla birliklte bir evin boşluğuna düştü. Kazada sürücü hayatını kaybetti.
Kaza, saat 08:00 sırasında Kısıklı Mahallesi Dikbayır Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre suni çimen taşıyan forklift sokaktan aşağı inerken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu evin boşluğuna düştü. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin kontrolünde forklift sürücüsü Fahri İskilipli'nin hayatını kaybettiği tespit edildi. Hayatını kaybeden forklift sürücüsünü sıkıştığı yerden itfaiye ekipleri çıkardı. Fahri İskilipli'nin cenazesi Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.
Olayı gören İsmail Kıraç, "Ben okulda çalışıyorum, işe gidiyordum. Üst yoldan geçerken forklifti gördüm. Buraya indiğini gördüm ama kamyoncu arkadaş buraya doğru koşunca ne oluyor dedi. Geldim baktım, adamcağız uçmuş oraya. Ama elimizden gelen hiçbir şey olmadı" dedi.
Görüntü Dökümü:
-----------------
-Olay yerinden görüntüler
-Ekiplerden görüntüler
-Röportaj
=================================
4- BAHÇELİEVLER BELEDİYE MECLİSİ’NDE 15 TEMMUZ’A YÖNELİK ‘TİYATRO’ DİYEN MECLİS ÜYELERİ HAKKINDA SORUŞTURMA
Ceren KÜP / İSTANBUL, (DHA)- BAHÇELİEVLER Belediye Meclisi’nde 15 Temmuz şehitleri ve darbe girişimine yönelik 'tiyatro' ifadesi kullandıkları iddia edilen CHP’li Meclis 1. Başkan Vekili Nazife Aktaş ile Meclis Üyesi Gencay Özkan hakkında resen soruşturma başlatıldı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, "Bahçelievler Belediye Meclisi'nde 15 Temmuz şehitlerine ve darbe girişimine yönelik 'tiyatro' ifadesi kullandığı iddia edilen CHP'li Meclis 1. Başkan Vekili Nazife Aktaş ile Meclis Üyesi Gencay Özkan hakkında 'Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik' suçundan re’sen soruşturma başlatılmış olup, şüphelilerin ifadelerinin alınması yönünde kolluğa talimat verilmiştir" ifadeleri kullanıldı.
=================================
5- BALAT’TA TEKNEDE ÇIKAN YANGIN SÖNDÜRÜLDÜ
Özgür EREN/İSTANBUL (DHA) FATİH Haliç açıklarında alev alev yanan dalgıç teknesi söndürüldü. Yangında teknede bulunan baba ve oğlu denize atlayarak kurtuldu.
Olay, Haliç açıklarında 14.30 sıralarında ‘Denizbeyi’ isimli dalgıç teknesinde meydana geldi. Teknede henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Teknede bulunan baba ve oğlu panik yaşadı. 1 kişi demire çarparak yaralandı. Teknedeki baba ve oğlu denize atlayarak yangından kurtuldu. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerinde polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevke edildi.
Yangını gören diğer teknelerde bulunanlar denizde olan baba ve oğlunu önce tekneye ardından da kıyıya çıkarttı. Babasıyla birlikte teknedeyken hafif yaralanan kişi ambulans ile hastaneye götürdü.
Yanan tekne diğer teknede bulunanlar ve Kıyı Emniyeti ekipleri tarafından söndürüldü. Tekne kullanılamaz hale geldi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-------------------
Cep Telefonu
-teknen alev alev yanması
-Tekneden atlayanların sudaki hali
-Aktüel
-Yanan teknenin söndürülmesi
-Çevrede bulunanlar
-Kıyı emniyeti sahil güvenlik ve deniz polisinde görüntü
-Genel ve yakın detaylar
=================================
6- KAĞITHANE’DE TÜRK BAYRAĞINI SÖKEREK YERE ATAN ŞÜPHELİ YAKALANDI: ARADA SIRADA KENDİMİ KAYBEDİYORUM
Doğan Can CESUR / İSTANBUL (DHA) – KAĞITHANE’de yolda yürüyen bir kişi, iş yerinin dış cephesinde asılı Türk bayrağını yerinden sökerek yere attı. İhbar üzerine harekete geçen polis, yaptığı çalışmada Cafer B.’yi (51) aynı gün yakaladı. 11 suç kaydı bulunan şüphelinin ifadesinde, sinir hastalığı nedeniyle zaman zaman kendisini kaybettiğini söylediği öğrenildi. Yapılan incelemelerde ise herhangi bir sağlık raporuna rastlanmadı. Şüpheli işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Olay, dün saat 06.30 sıralarında Yeşilce Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre yolda yürüyen bir kişi, iş yerinin dış cephesinde asılı bulunan Türk bayrağını yerinden sökerek yere attı. Yaşananlar güvenlik kamerasına yansıdı. Olayın ardından işyeri sahibinin ihbarı üzerine polis ekipleri çalışma başlattı.
AYNI GÜN YAKALANDI
Kağıthane Güvenlik Büro Amirliği polisleri tarafından yapılan çalışmada şüphelinin kimliği belirlendi. Cadde üzerinde yakalanarak gözaltına alınan Cafer B.’nin yapılan sorgusunda ‘kumar oynanması için yer ve imkan sağlama’, ‘hırsızlık’, ‘tehdit’, ‘kasten yaralama’ ve ‘Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine dair kanuna muhalefet’ suçlarından toplam 11 suç kaydı bulunduğu tespit edildi.
“ARADA SIRADA KENDİMİ KAYBEDİYORUM”
Emniyete götürülen Cafer B.’nin ifadesinde, ‘Sinir hastalığımdan kaynaklı arada sırada kendimi kaybediyorum’ dediği öğrenildi. Polis ekiplerinin yaptığı incelemelerde ise şüphelinin bu beyanını doğrulayan herhangi bir sağlık raporuna rastlanmadı.
“BABAM AİLEDEN KİMSEYLE GÖRÜŞMÜYOR”
Yapılan araştırmada Cafer B.’nin daha önce iki kez cezaevine girip çıktığı, 2016 yılında eşinden boşandığı, bir oğlu ve bir kızı bulunduğu belirlendi. Polis ekiplerinin görüştüğü kızı Rabia Gül B., babasının Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde daha önce yattığını ancak kendilerine herhangi bir sağlık raporu verilmediğini, ayrıca aile bireylerinden hiçbirinin babasıyla görüşmediğini söyledi. Emniyette işlemleri tamamlanan Cafer B. ‘Devletin Egemenlik Alametlerini Aşağılama’ suçundan adliyeye sevk edildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
—————————
(Güvenlik kamerası)
-Şüphelinin iş yerinin önüne gelmesi
-Türk bayrağını yerinden sökmesi
-Bayrağı yere atması
-Şüphelinin uzaklaşması
-Emniyete girişi
======================================
7- FRANSA’DAKİ PİYANO YARIŞMASINDA 'EN İYİ KULAK' SEÇİLEN ÖZGÜR: ÜLKEMİ TEMSİL ETMEYİ SÜRDÜRECEĞİM
Tuğçe SEZER ODABAŞI-Şevval CİNDİR/İSTANBUL,(DHA)-Fransa'da düzenlenen Samson Francois Uluslararası Piyano Yarışması'nda jüriden tam puan alarak ‘Absolut (en iyi kulak) birincisi’ seçilen Özgür Deniz Akbay (7), “Ülkemi uluslararası yarışmalarda temsil etmeye devam edeceğim” dedi. Özgür Deniz Akbay'ın babası Sinan Deniz Akbay, "Benim müzisyen olmam, sürekli öğrencilerimin arasında olması, Özgür Deniz'in kulağını inanılmaz geliştirdi ve sahneye ilk kez 4 yaşında çıktı. Absolut aslında kelime anlamına baktığımız zaman sesleri kusursuz duyan müzisyen kulağı anlamına geliyor. Örneğin, yoldan geçen kamyon kornasının notasını bilmek gibi, evdeki zil sesinin notalarını bilmek gibi. Yetenekli olan, yetenekli görülen çocuğun mutlaka üzerine gidilmesi lazım. İşin ehli bir öğretmenle gidecek, sonrasında aile desteği. Bu takım çalışması çok önemli" dedi.
Şile’de Ahmetli Yahşibey İlkokulu’nda eğitim gören 7 yaşındaki Özgür Deniz Akbay, müzikle 3 yaşında müzisyen babası Sinan Deniz Akbay sayesinde tanıştı. İlk sahne heyecanını da 4 yaşında babasıyla birlikte yaşayan Akbay, 5,5 yaşında Sunart Akademi’de öğretmeni Zarema Abir ile profesyonel piyano eğitimine başladı. Ulusal ve uluslararası birçok yarışmada derece elde eden Akbay, Adana Rhapsody Müzik Festivali’nde ‘Üstün Başarı Ödülü’, Barkorol Müzik Festivali ile Sunarist Uluslararası Piyano Yarışması’nda kendi yaş kategorisinde birincilik, Little Mozart Uluslararası Müzik Yarışması’nda ikincilik, 30’uncu Uluslararası Pera Piyano Yarışması’nda ikincilik ve ‘En İyi Türk Bestesi Yorumcusu’ ödülü aldı. Yarışmaların yanı sıra farklı şehirlerde düzenlenen piyano festivallerinde de sahne alarak bir çok deneyim elde eden Akbay, son olarak 6’ncı Samson François International Piano Competition’da kendi kategorisinde ‘Absolute’ birincilik, yani en iyi kulak ödülünü kazandı.
‘ANNE KARNINDA BAŞLAYAN BİR MÜZİK YOLCULUĞU’
Özgür Deniz2in babası 22 yıllık müzik öğretmeni baba Sinan Deniz Akbay" Ben müzisyenim, anne tarafı müzisyen bir aileden gelme. Genetik aktarım oldu. Benim müzisyen olmam, sürekli öğrencilerimin arasında olması, Özgür Deniz'in kulağını inanılmaz geliştirdi ve ilk sahneye 4 yaşında çıktı. Sonrasında biz şöyle bir karar aldık; Özgür Deniz'in baba-öğretmen olayına girmeden, başka bir öğretmenden ders almasını istedik. Bu şekilde bir müzik yolculuğu oldu Özgür Deniz'in" dedi.
100 TAM PUANLA GELEN 'ABSOLUT' KULAK
Baba Akbay, “Yarışmalar ve festivallere başladı. İlk festivali, 6’ncı Adana Rapsodi Piyano Festivali'ne katıldı. 5,5-6 yaşındayken burada üstün başarı ödülü aldı. Yaklaşık olarak 45 kişi arasında 2 kişi üstün başarı aldı ve Özgür Deniz de bunların arasındaydı, ilk festivaliydi. Sonrasında Antalya'da bir yarışmaya, online bir yarışmaya katıldı, orada birincilik aldı. Sonrasında Sanartist, Uluslararası Sanartist Piyano Yarışması'nda kendi yaş kategorisinde birinci oldu. Sonrasında Kapadokya'ya gittik, Kapadokya'daki Little Mozart Piyano Yarışması'nda ikinci oldu. Pera Uluslararası Piyano Festivali ve Yarışması'nda, bu sene düzenlendi, kendi yaş kategorisinde ikinci ve En İyi Türk Besteci Yorumcusu ödülünü aldı. Ve son olarak da Fransa'nın Nice şehrinde düzenlenen Samson Francois Uluslararası Piyano Yarışması'nda da birincilik ve En İyi Absolut Birinciliği ödülünü aldı” ifadelerini kullandı.
‘ABSOLUT, SESLERİ KUSURSUZ DUYAN MÜZİSYEN KULAĞI ANLAMINA GELİYOR’
Nice’teki ‘Absolut’ başarısını detaylandıran Akbay, "Absolut aslında kelime anlamına baktığımız zaman sesleri kusursuz duyan müzisyen kulağı anlamına geliyor. Şöyle örnek verebilirim yoldan geçen kamyon kornasının notasını bilmek gibi, evdeki zil sesinin notalarını bilmek gibi, bunları kusursuz bilen kulak anlamına geliyor" dedi.
‘DAHA KONUŞMAYA BAŞLAMADAN ŞARKILAR SÖYLEMEYE BAŞLADI’
Müziğe olan ilgisini 1 yaşından bu yana fark ettiklerini de anlatan Akbay, "Benim piyano çalmamı görerek, benim öğrencilerimin piyano çalmasını görerek duvarda piyano çalmaya başladı ve melodileri doğru şekilde yapmaya başlayınca, ‘Bu’ dedim ‘kusursuz bir kulak.’ Bu zamana kadar çok öğrenciyle çalıştım, çok öğrenci yetiştirdim. Bu öğrenciler arasında en özellerinden bir tanesi de Özgür Deniz'in kulağıydı” diye konuştu.
‘BU YARIŞMALAR, BİR MÜZİSYENİN KENDİSİNİ TEST ETMESİ AÇISINDAN GÜZEL’
Gelen başarıların bir takım çalışmasının ürünü olduğunu söyleyen baba Akbay, yeteneği fark edilen çocukların değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Bu yarışmalar, festivaller bir müzisyenin kendisini test etmesi açısından, sınaması açısından güzel organizasyonlar. Burada çocuğun kesinlikle motivasyonunu etkilememesi lazım. Yani ben, biz de sürekli annesiyle beraber, öğretmeniyle beraber bunu bu şekilde Özgür Deniz'e deklare ediyoruz. Burada aldığın ikincilik, üçüncülük ya da birincilik senin için çok önemli değil, sadece senin kendi emeğini, kendi yaptığın performansı bu şekilde karşıdaki insanlara aktarman önemli diyerek sürekli deklare ediyoruz zaten. Yetenekli olan, yetenekli görülen çocuğun mutlaka üzerine gidilmesi lazım. İşin ehli bir öğretmenle gidecek, sonrasında aile desteği. Bu takım çalışması çok önemli. Mesela Özgür Deniz çok büyük emek ortaya koyuyor, öğretmeni çok büyük emek koyuyor, annesi çok büyük emek koyuyor. Yani bu tam bir takım işi. Yetenekli bir çocuğun keşfedilmesi açısından da çocuğu doğru şekilde yönlendirmek" ifadelerini kullandı.
‘KENDİ ÇOCUĞUMU DEĞİL, BÜYÜK BİR SANATÇIYI İZLİYOR GİBİYDİM’
Fransa’daki yarışma sürecinde yaşadıklarını anlatan anne Nihan Akbay" Bizim için çok heyecanlıydı. O yüzden birkaç gün önce gittik, oradaki o havayı soluyalım istedik, nasıldır orası diye. Çok güzel karşılandık. Orada da bir devlet konservatuvarı vardı ve bizi her gün ağırladılar. Özgür Deniz orada her gün prova yapabildi, bu çok büyük bir avantajdı. Yarışmada da bilmediğimiz insanların içerisindeydik, kimler katılacak, kaç kişi olacak hiç bilmiyorduk. Sonra biz Özgür Deniz ile dışarıda bekledik kulağı rahatsız olmasın diye. Sırası geldi, içeri girdik, çalmaya başladı Zaten o sahneye çıktığı zaman kendi çocuğum değil de büyük birisini izliyormuşum gibi oluyorum her seferinde. Oturduktan sonra seyirciler arasında büyük bir alkış oldu. Herkes bize, ‘Nereden geliyorsunuz?’, ‘Öğretmeni kim?’, ‘Nasıl çalışıyor?’ gibi sorular sormaya başladılar ama yarışma devam ediyordu bu arada. Yarışma bitiminde de bizi seyirciler ablukaya aldı, herkes çok beğendi. Herkes tebrik etti ama daha açıklanmamıştı hiçbir şey” dedi.
‘EN ÖNEMLİSİ ONUN SAHNEDEKİ MUTLULUĞUNU GÖRMEKTİ’
Nihan Akbay, "Törende videoyu çekerken üçüncüler, ikinciler açıklandı. Birinci açıklandığında da Özgür Deniz'in adı okunmadı. Tam 'Dereceye giremedik mi acaba' derken, jüri çok güzel sözlerle Özgür Deniz’i 'Absolut Birinci' ve 'Birincilerin Birincisi' olarak sahneye davet etti. Çok güzeldi o an. Tabii çok gurur verici ama onun böyle mutlu olduğunu görmek, sahnedeki o ışığını görmek çok ayrı duygular, tarif edemeyeceğim şeyler. Hep böyle olsun inşallah” diye konuştu.
‘ÜLKEMİZİ TEMSİL ETTİ, BUNLAR ÇOK KIYMETLİ’
Anne Akbay, “Ülkemizi temsil etti, bunlar çok kıymetli. Orada çocuklar 7-8 tane de olsa, 20 tane de olsa hiç fark etmez, sonuçta bu çocuklar farklı ülkelerden, farklı eğitimlerden geçen, farklı kültürlerden geçen çocuklar ve onların arasından sıyrılmak, derece almak, bunlar çok kıymetli” diye konuştu.
‘BİR TEK BEN 4 PARÇA ÇALDIM’
Piyano çalmayı ve resim yapmayı çok sevdiğini söyleyen 7 yaşındaki Özgür Deniz Akbay ise yarışma anını kendi dünyasından şu sözlerle özetledi:
"Gittiğimde çok heyecanlıydım. Orada yarışma piyanosuyla aynı renkte ve modelde çok güzel bir piyano vardı ve çalışma fırsatımız oldu. Yarışmadan önce bir restorana gitmiştik, oradaki bir abla İstanbul'u çok sevdiğini söyleyip bana 'Birinciliği kap gel' demişti. Kategorimde birkaç kişi bekledikten sonra sıra bana geldi. Orada onlar da çok güzel çaldı. Ben çalmayı bitirince herkes beni çok alkışladı. Diğer yarışmacılar hep birer parça çalmıştı, bir tek ben 4 parça çaldım, Johann Sebastian Bach’tan Menuet, Kabalevsky’den Sonatina, William Gillock’tan Humming Bird ve İlham Baran’dan Söyleşi parçalarını çaldım” dedi.
Ödül anında birinci olduğunu ilk başta fark etmediğini anlatan küçük müzisyen, "Jüri sahnede farklı şeyler söyleyince ben ikinci oldum sandım. Babama neden bana iki tane şey verdiklerini sorduğumda, 'Sen birincilerin birincisi oldun' dedi. Hiç beklemiyordum, çok şaşırdım" diye konuştu.
‘FAZIL SAY’I ÇOK SEVİYORUM’
Yakasında bulunan kendisine uğur getirdiğine inandığı ve kuş rozetine de değinen Özgür Deniz, “İzmir’deki bir festivalde gezerken almıştık, nesli tükenmekte olan Sürmeli Kızkuşu (çizgili isketor). Doğa Derneği’ne destek olmak için almıştık” dedi. Örnek aldığı müzisyen hakkında ise, “Fazıl Say’ı çok seviyorum, onunla tanışmayı ve beraber müzik yapmayı çok isterim” diye konuştu.
‘ÜLKEMİ TEMSİL ETMEYE DEVAM EDECEĞİM’
Özgür Deniz Akbay son olarak, “Ülkemizi temsil ettiğim için çok mutluyum, uluslararası yarışmalarda ülkemi temsil etmeye devam edeceğim" diyerek sözlerini tamamladı.
Görüntü Dökümü:
-------------
-Özgür Deniz'in yarışma sırasındaki videosu
-Sinan Deniz Akbay röportaj
-Nihan Akbay röportaj
-Özgür Deniz Akbay röportaj
-Özgür Deniz detay
-Piyano çalış detay
-Sertifikalar detay
===============================
8- ESENYURT’TA TRAFİKTE TARTIŞTIĞI SÜRÜCÜNÜN TELEFONUNU GASBEDEN TAKSİCİYE 270 BİN LİRA CEZA
Veysel TİMDU / İSTANBUL, (DHA)- Esenyurt’ta trafikte tartıştığı sürücünün yolunu kesip elindeki cep telefonunu alarak kaçan taksi şoförü gözaltına alındı. Sürücü belgesine 60 gün süreyle el konulan taksiciye 270 bin lira idari para cezası verilirken, aracı da 120 gün trafikten menedildi.
Olay, 7 Temmuz sabahı Esenyurt Koza Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 34 VZ 0394 plakalı otomobiliyle seyir halinde olan D.Ç., 34 TBH 79 plakalı taksinin şoförü İbrahim Halil R. B. tarafından trafikte sıkıştırıldı. Taksi şoförü, daha sonra otomobilin önünü kesip aracından indi ve sürücü D.Ç. ile tartışmaya başladı. Sürücü yaşananları cep telefonu kamerasıyla kaydetmeye başladı. Bu sırada öfkelenen taksi şoförü, D.Ç.’nin elindeki cep telefonunu zorla alarak aracıyla olay yerinden uzaklaştı. Yaklaşık 1 kilometre boyunca taksinin peşinden giden D.Ç., sürücüyü durdurarak telefonunu geri almayı başardı.
SUÇ DOSYASI KABARIK ÇIKTI
Olayın ardından cep telefonu görüntüleriyle birlikte polis merkezine giden D.Ç., taksi şoföründen şikayetçi oldu. Harekete geçen polis ekipleri, yapılan plaka sorgulamasından taksi şoförünün İbrahim Halil R. B. olduğunu belirledi. Yapılan incelemede İbrahim Halil R. B.'nin, 'kasten yaralama', 'tehdit' ve 'taksirle yaralama' suçlarından kaydı olduğu tespit edildi.
270 BİN LİRA CEZA VE MEN
Emniyetteki işlemlerinin ardından taksi şoförü adliyeye sevk edildi. Mahkemece 'trafik güvenliğini tehlikeye sokma', 'mala zarar verme', 'kapkaç' ve 'taksirle yaralama' suçlarından işlem yapılan taksi şoförünün sürücü belgesine 60 gün süreyle el koydu ve şoföre 270 bin lira idari para cezası verdi. Ayrıca taksi 120 gün süreyle trafikten menedildi.
Görüntü Dökümü:
-----------------
-Taksi şoförü ile otomobil sürücüsü arasındaki tartışma
-Taksici otomobil sürücüsünün yanına gelirken
-Genel görüntüler
=============================
9- ARNAVUTKÖY'DE BOŞANDIĞI EŞİ VE OĞLUNU TÜFEKLE ÖLDÜRÜP İNTİHAR ETTİ; CENAZELER ADLİ TIP KURUMU'NDAN ALINDI
Ayşe GÜREL-Feridun AÇIKGÖZ/İSTANBUL (DHA) - Arnavutköy’de hakkında uzaklaştırma kararı bulunan Davut Gökkaya, boşandığı eşi Türkan Gökkaya ile oğlu Emin Gökkaya'yı (18) dün evde pompalı tüfekle öldürdükten sonra intihar etti. Olay sırasında evde bulunan diğer oğlu A.G.'nin (16) ise kanepenin arkasına saklanarak kurtulduğu öğrenildi. Otopsi işlemi için Adli Tıp Kurumu’na kaldırılan cenazeler işlemlerin tamamlanmasının ardından ailelerine teslim edildi.
Olay, dün Boğazköy Mahallesi'nde akşam saatlerinde meydana geldi. İddiaya göre hakkında uzaklaştırma kararı bulunan Davut Gökkaya, boşandığı eşi Türkan Gökkaya'nın yaşadığı eve geldi. Çıkan tartışmanın ardından yanında getirdiği pompalı tüfekle eski eşi ile oğlu Emin Gökkaya'ya ateş eden Davut Gökkaya, daha sonra aynı silahla intihar etti. Olay sırasında evde bulunan diğer oğlu A.G.'nin (16) kanepenin arkasına saklanarak kurtulduğu öğrenildi. Silah seslerini duyan çevredekilerin ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Türkan Gökkaya, oğlu Emin Gökkaya ve Davut Gökkaya'nın hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yerindeki savcılık incelemesinin ardından cenazeler otopsi işlemi için Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı. Cenazeler Adli Tıp Kurumu’ndaki işlemlerin tamamlanmasının ardından ailelerine teslim edildi. Cenazelerin, Arnavutköy'de toprağa verileceği öğrenildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
--------------------
-Adli Tıp Kurumu’ndan detay görüntüler
-Cenaze aracının çıkışı
-Aile yakınlarından görüntüler
================================
10- KÜÇÜKÇEKMECE'DE UYUŞTURUCU OPERASYONUNDA YAKALANAN ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Vehbi DEMİR- Altunay TUGA / İSTANBUL, (DHA)- KÜÇÜKÇEKMECE'de polis ekipleri tarafından eve düzenlenen operasyonda 81 fişek olarak tabir edilen uyuşturucu madde ele geçirilirken, 1 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklandı.
Küçükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, uyuşturucu madde ticaretinin engellenmesine yönelik yürüttüğü çalışmalar kapsamında Tevfikbey Mahallesi'ndeki bir adresi takibe aldı. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan alınan arama kararı doğrultusunda belirlenen adrese operasyon düzenlendi. Ekipler, evde yaptıkları aramalarda satışa hazır halde 81 fişek olarak tabir edilen uyuşturucu madde ile uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 2 bin 400 lira nakit para ele geçirdi. Operasyon kapsamında gözaltına alınan A.G. (48), emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheli, nöbetçi hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Görüntü Dökümü:
---------------------
- Şüpheli sevk
- Ele geçirilen uyuşturucu madde ve para