DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2
DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2
1- EDİRNEKAPI'DA 15 TEMMUZ ŞEHİTLİĞİ'NDE ANMA TÖRENİ
Canan İLARSLAN - Fırat ALKIZ / İSTANBUL, (DHA)-15 Temmuz darbe girişiminin 10'uncu yılında Edirnekapı 15 Temmuz Demokrasi Şehitliği'nde anma töreni düzenlendi. Törende konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Bu destansı bir zaferdir. Dünya tarihine kahraman milletimizin altın harflerle yazdığı bir demokrasi ve hürriyet destanıdır. Bu milli iradenin zaferidir. İrade bizim, zafer bizim tecelli etmiştir ve gerçekten de o günden bu güne de Türkiyemiz çok daha güçlü bir şekilde ekonomisiyle, ordusuyla, milli birliğiyle, toplumsal dayanışmasıyla yoluna devam etmektedir” dedi.
15 Temmuz darbe girişiminin 10'uncu yılında Edirnekapı'da bulunan 15 Temmuz Demokrasi Şehitliği'nde anma töreni düzenlendi. Törene Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul Valisi Davut Gül, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, 1'inci Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, AK Parti İl Başkanı Abdullah Özdemir ve şehit yakınları ile gaziler katıldı. Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda Bakan Bolat ve Vali Davut Gül, 15 Temmuz şehitlerinin kabirlerine karanfil bırakarak dua etti. Daha sonra Bakan Bolat ve beraberindeki heyet, Polis Şehitliği ile Mehmet Akif Ersoy'un kabrini ziyaret ederek karanfil bıraktı.
‘DÜNYA TARİHİNE KAHRAMAN MİLLETİMİZİN ALTIN HARFLERLE YAZDIĞI BİR DEMOKRASİ VE HÜRRİYET DESTANIDIR’
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “Bu sabah 15 Temmuz hain darbe girişiminin kahraman milletimizin destansı bir zaferiyle, milli iradenin zaferiyle püskürtüldüğü o günün 10. yıl dönümü için Edirnekapı Şehitliğimizde bir aradayız. Aradan 10 yıl geçti. Bir sözümüz vardı, '15 Temmuz'u unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız' diye. Gerçekten de aradan geçen 10 yılda dahi görüyoruz ki halkımızın 15 Temmuz'u unutturmama azmi dimdik ayakta. O meşum gece bir avuç hain darbeci, uzun yılların kökü dışarıda olan örgütün çalışmalarıyla birlikte demokrasimize, milli irademize, vatanımıza, birliğimize, inancımıza ve ekonomimize kastetmişlerdi. Ülkemizi vesayet altına alıp, parçalama ve ülkemizi dış güçlerin vesayetine teslim etme gayeleri vardı. Ama Cumhurbaşkanımızın milletimize olan çağrısı ve meydanlara koşun demesi ile azmi ve kararlılığı ile, Aziz ve Necip milletimiz meydanlara koştu ve helikopterle, tankla, savaş uçağıyla, ağır silahlarla halkımıza karşı darbe yapmaya çalışan bu hain darbecileri püskürtmeyi ve onları bozguna uğratmayı başardık. Bu destansı bir zaferdir. Dünya tarihine kahraman milletimizin altın harflerle yazdığı bir demokrasi ve hürriyet destanıdır. Bu milli iradenin zaferidir. İrade bizim, zafer bizim tecelli etmiştir ve gerçekten de o günden bu güne de Türkiyemiz çok daha güçlü bir şekilde ekonomisiyle, ordusuyla, milli birliğiyle, toplumsal dayanışmasıyla yoluna devam etmektedir” dedi.
‘15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLİ BİRLİK DESTANINI KIYAMETE KADAR DEVAM ETTİRECEĞİZ’
Bakan Bolat, "Bin yıldır bu topraklarda yaşamamızı borçlu olduğumuz aziz ecdadımız, kahraman şehitlerimiz, gazilerimiz, onlardan Rabbim gani gani razı olsun. Onların sayesinde bu topraklarda huzur içinde yaşıyoruz ve inşallah da bundan sonra da kıyamete kadar aziz, Necip Türk milleti bu vatan topraklarında huzur ve esenlik içinde yaşayacaktır. Bu milli irade destanında hayatlarını kaybeden kahraman şehitlerimizi rahmetle yad ediyoruz. Rabbim onları sevgili Peygamberimizin Liva-ül Hamd sancağı altında inşallah buluşturdu. Yakınlarına, değerli ailelerine bir kez daha başsağlığı diliyoruz. Devlet, hükümet, millet olarak her zaman onların yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Kahraman gazilerimize de Rabbimden şifalar diliyor, hayırlı uzun ömürler diliyoruz. Cumhurbaşkanımızın Türkiye vizyonu ve hedefleri doğrultusunda Aziz ve Necip Türk milleti olarak nice destanlar yazacağız ve bu hain darbe Fetöcü darbe girişiminin, ekonomimizi de sarsmaya ve yıkmaya çalıştığı o darbeyi, başarıyla bozguna uğrattıktan sonra, ekonomimizde de Allah'a şükür, dünya da gerçekten emin adımlarla, istikrarlı bir şekilde yükselişimiz devam ediyor. Son NATO zirvesi de Türkiye'nin dünya da ne kadar saygın, itibarlı, güçlü bir yere sahip olduğunu bütün dünyaya göstermiştir. Bu vesileyle bir kez daha şehitlerimizi rahmetle yad ediyoruz. Onların aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz. Onları daima kalbimizde yaşatacağız ve Türkiye olarak dünyaya altın harflerle yazdığımız 15 Temmuz demokrasi ve milli birlik destanını kıyamete kadar devam ettireceğiz” ifadelerini kullandı.
‘15 TEMMUZ GECESİNİ ÜLKEMİZİN DİRİLİŞİ OLARAK GÖRÜYORUM’
Gazi Bayram Ceylan, “15 Temmuz gecesini ben kendi adıma ülkemizin dirilişi olarak görüyorum. O gün akşam hain kalkışmacılar bu ülkeyi parçalayıp bölmek için gelmişlerdi ve bütün millet sokağa çıkarak bunu önledi. Mevlam bize ve tüm sokağa çıkanlara öyle bir güç verdi ki, silahın karşısında insanın ne kadar değerli olduğunu gösterdi. 15 Temmuz'da Saraçhane'de gazi oldum. Saraçhane'ye biz vardığımızda, önümüzden geçen bir grup, ‘Burada insanları öldürüyorlar, biz de ölmek için geldik’ dedik, hep birlikte Allahu Ekber nidalarıyla içeriye girdik ve önümüzde biri vurulmuştu, o vurulanı kaldırmak için uğraşırken biz de vurulmuşuz, o zaman fark ettik. Hiç acı hissetmedik. Mevlam o günleri bir daha yaşatmasın. Aynı durum olsa bugün yine çıkarım. Vatan, millet için canımızı vermeye hazırız. Gurur, sevinç ve onur hissediyoruz, Mevlam o günkü acıların bedeli olarak bugünleri bize bahşetti. Nice 10 yıllar nasip etsin” diye konuştu.
'6 ARKADAŞ GİTTİK, BİRİMİZ KURTULDUK'
Gazi Muzaffer Vardar, “6 arkadaş elimizde Türk bayrağı ile gittik. Polis ‘Gitmeyin’ dedi. Biz 'vatan için mücadele edelim' dedik. 'Sen, ben kalkmazsak bu ne olacak' dedik. O an gittiğimiz zaman arkadaşlarımı kurşuna dizdiler. Öbür dünya da onlar da hesap soracak, ben de hesabını soracağım. Çünkü, bir insan devletin verdiği silahı nasıl halkına namlu doğrultabilir. Tarifiz bir acı. 6 arkadaş gittik gazi olarak geldim. Eserleri burada mermi izi elimde duruyor. 6 arkadaş gidiyoruz, birimiz kurtuluyor. Keşke ben de şehit olsaydım, ben bu vatan için, milletim için şehit olmaya hazırım” dedi.
Görüntü Dökümü:
--------------
-15 Temmuz Şehitliği'nden görüntü
-Ömer Bolat'ın konuşması
-Bayram Ceylan ile röportaj
-Muzaffer Vardar ile röportaj
-Genel ve detay görüntüler
=============================
2- 15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNİN 10'UNCU YILINDA BİNLERCE KİŞİ 15 TEMMUZ HAFIZA MÜZESİ’NE YÜRÜDÜ
Ceren KÜP- Mehmet ALA- Feridun AÇIKGÖZ- Ataberk KURT / İSTANBUL, (DHA)- Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin 10'uncu yıl dönümünde binlerce kişi Zincirlikuyu'dan 15 Temmuz Hafıza Müzesi’nde yürüdü. Yürüyüş sonrası açıklamada bulunan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "Bugün 5 binin üzerinde vatandaşımızla, şehit yakınlarımızla, genç sporcularımızla ve gençlerimizle yürüdük. O gün burada ölümü öldürenler, tanklara elleriyle meydan okudular. Meydanlarda tüm dünyaya şunu söylediler: ‘Bizi kimin yöneteceğine sadece ve sadece biz karar veririz.’ İşte milli irade budur. İşte bu millet aziz Türk milletidir. Bu millet bu bayrak için, bu ezan için şehitler verdi, vermeye de devam edecek ve bu topraklarda ilelebet var olacaktır" dedi.
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10’uncu yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen yürüyüş, Zincirlikuyu metrobüs durağı önünde başladı. Binlerce kişi 15 Temmuz Hafıza Müzesi’ne yürüdü. 'İrade Bizim, Zafer Bizim' adı verilen program İstanbul Valiliği, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, 15 Temmuz Derneği ve Atletizm Federasyonu iş birliğinde düzenlendi. Programa Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, İstanbul Valisi Davut Gül, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı Ferhat Pirinççi, 15 Temmuz Derneği Başkanı Hakkı Turunç'un yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı. 15 Temmuz Hafıza Müzesi’nde Kur’an-ı Kerim tilavetiyle program devam etti. Daha sonra şehitler için saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
‘O GECE TANKLARA MEYDAN OKUYAN BİR MİLLET VARDI’
Yürüyüş sonrası açıklama yapan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "Bugün 15 Temmuz Milli İrade Zaferi’nin 10’uncu yılındayız. Güzel bir tablo var. Sabah hep birlikte 5 binin üzerinde vatandaşımızla, şehit yakınlarımızla, genç sporcularımızla ve gençlerimizle yürüdük. 15 Temmuz gecesinin sembol noktalarından birindeyiz. Eski adıyla Boğaziçi Köprüsü, bugünkü adıyla 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ndeyiz. O gece tanklara meydan okuyan bir millet vardı. Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla, ifade ettiği gibi, ‘Halkın gücü üzerinde hiçbir güç tanımıyorum’ dedi ve milletimiz meydanlara çıktı. O gün burada ölümü öldürenler, tanklara elleriyle meydan okudular. Meydanlarda tüm dünyaya şunu söylediler: 'Bizi kimin yöneteceğine sadece ve sadece biz karar veririz.' İşte milli irade budur. O gece meydanlarda herkes mücadele etti ve tüm dünyaya milletimizin gücünü gösterdi. 'Ezan susmayacak, bayrak inmeyecek, asla bu millet diz çökmeyecek' dedi. O zamanlar milletvekili olarak katıldığımız yurt dışındaki pek çok toplantıda bize, 'Nasıl bir milletsiniz? Tanka yumruk atan, tanka tekme atan bir millet. Bunu nasıl yapıyorsunuz? Biz olsak yerimizden bile kalkmayız' dediler. İşte bu millet aziz Türk milletidir. Bu millet bu bayrak için, bu ezan için şehitler verdi, vermeye de devam edecek ve bu topraklarda ilelebet var olacaktır" dedi.
'O GECE TANK ATIŞIYLA YARALANDIM'
Gazi Mehmet Memiş Sidar, "15 Temmuz gazisiyim. Köprüde yaralandım. O gece Ümraniye’de, Dudullu istikametinden buraya kadar kendi imkanlarımla geldim. Buraya geldiğimde askerimizi ikna ederiz diye geldik ama burada askerimizin giysisini gasbetmiş hırsızlar tarafından tank atışıyla yaralandım. Toplam 16 taneye yakın şarapnel aldılar üstümden. Burada yaralananlara yardım ettim. Şehitlerimizin başında durduk. Yardım ederken bize ateş ettiler. Hengamenin içerisinde kaldık. Şimdi de 15 Temmuz’un 10’uncu yılındayız. İnsanlara bize yapılanı, vatana ihanetin vahametini anlatıyoruz ve unutulmasını istemiyoruz. Unutturmayacağımızı da söylüyoruz" ifadelerini kullandı.
'BİZE DÜŞEN EVLATLARIMIZA 15 TEMMUZ RUHUNU AŞILAMAK'
Türkiye Geleneksel Okçuluk Federasyonu Başkanı Cengiz Toksöz, "15 Temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümündeyiz. İrade bizim, zafer bizim. Bu anlayışla evlatlarımız yetişiyor. Bize düşen evlatlarımıza 15 Temmuz ruhunu aşılamak. Burada bugün 7’den 77’ye bu toprağın çocukları vatanlarına sahip çıkma iradesini gösteriyorlar. Allah birliğimizi, beraberliğimizi bu cennet vatanda daim eylesin" dedi. Zehra Aslan, "Çok güzel bir yürüyüştü. Biz yürümek yerine koştuk. Parkur güzeldi. Ülkemle gurur duyuyorum" diye konuştu. Şeyma İdil Balta, "Burada şehitlerimizi anmak için koştuk. Çok yorulduk, mutluyuz" dedi. Protokol konuşmalarının ardından Şehitler Anıtı’nda dua edilmesiyle program sona erdi.
15 TEMMUZ HAFIZA MÜZESİ’NDEKİ YOĞUNLUK HAVADAN GÖRÜNTÜLENDİ
15 Temmuz Hafıza Müzesi'ne sabahın erken saatlerinden itibaren 7'den 70'e her yaş grubundan birçok insan geldi. Yürüyüş sonrası 15 Temmuz Hafıza Müzesi'ndeki yoğunluk havadan görüntülendi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
---------------
-Yürüyüşten görüntüler
-Bakan Bak'ın açıklamaları
-Cengiz Toksöz Röp
-Gazi Memiş Sidar röp
-Genel ve detay görüntüler
(Havadan görüntüler)
-15 Temmuz Şehitler Anıtı'ndan görüntüler
-Hafıza Müzesindeki yoğunluk
=================================
3- 15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE ŞEHİTLERİ ANMA YÜRÜYÜŞÜ HAVADAN GÖRÜNTÜLENDİ
Ali AKSOYER / İSTANBUL, (DHA)- 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında düzenlenen anma yürüyüşü Zincirlikuyu'dan başlayıp 15 Temmuz Şehitler Anıtı önünde sona erdi. Yürüyüş havadan görüntülendi.
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü kapsamında düzenlenen 15 Temmuz Demokrasi ve Şehitleri Anma Yürüyüşü, Zincirlikuyu'dan başladı. Katılımcılar, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nü yürüyerek geçtikten sonra program, 15 Temmuz Şehitler Anıtı önünde gerçekleştirilen anma töreniyle sona erdi. Köprüdeki yürüyüş havadan da görüntülendi.
Görüntü Dökümü:
-----------------
-Yürüyüşün havadan görüntüleri
-Köprüden görüntüler
-Köprüdeki yürüyüş havadan görüntülendi (Aktüel)
-Genel ve detay görüntüler
===============================
4- İSTANBUL'DA TAKSİCİLERDEN 253 ARAÇLIK 15 TEMMUZ DEMOKRASİ KONVOYU
İbrahim YILDIZ- Ataberk KURT / İSTANBUL, (DHA)-İSTANBUL Havalimanı Taksiciler Kooperatifi üyeleri, 15 Temmuz darbe girişiminin 10'uncu yılı dolayısıyla İstanbul Havalimanı'ndan Atatürk Havalimanı'na 253 araçlık demokrasi konvoyu düzenledi. Taksilerin TEM Otoyolu'ndaki geçişi havadan görüntülendi.
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10'uncu yıl dönümü kapsamında İstanbul Valiliği tarafından düzenlenen etkinlikler çerçevesinde, İstanbul Havalimanı Taksiciler Kooperatifi üyelerinin katılımıyla demokrasi konvoyu oluşturuldu. 15 Temmuz 2016'da şehit olan 253 kişi anısına hazırlanan 253 araçlık kortej, İstanbul Havalimanı'ndan hareket ederek Atatürk Havalimanı'nda sona erdi.
'KOOPERATİFİ BİNASI KARARGAH OLDU'
Kortej öncesinde konuşan İstanbul Havalimanı Mülki İdari Amiri Doç. Dr. İlker Haktankaçmaz, “Bugün 15 Temmuz; 10 yıl önce bugün hain darbe girişimine karşı bu milletin bütün fertleri Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde o hain darbe girişimine karşı kahramanlık destanı yazdığı gün. Taksici esnafımızda o dönem Atatürk Havalimanı’nda görev yapıyordu. Darbe girişimine karşı bütün bu milletin kahraman evlatları gibi canlarını göğüslerini siper edip darbecilere karşı direndiler. Taksicilerimizin oradaki kooperatif merkezi doğal karargah oldu. Bugün de 253 şehidimizin anısına 253 taksiyle Atatürk Havalimanı’na böyle bir konvoy organize ettik. Bu İstanbul Valiliğimizin il genelinde yaptığı programların bir parçası” dedi.
'DEVLETİMİZ,VATANIMIZ SAĞOLSUN'
İstanbul Havalimanı Taksiciler Kooperatif Başkanı Fahrettin Can ise, "Bugün hain darbe girişiminin 10’ncu yıl dönümü bu programı bu sene İstanbul Valiliğimiz organize ediyor. Bizde buna katılıyoruz. Allah bir daha tekrarını göstermesin. Halkımız, özel harekatımızı gelinceye kadar bu taksiciler göğsünü siper etti. Gözünü kırpmadan VIP’ye ve kuleye yürüdü. Ben hepsini tebrik ediyorum. Hepsini kutluyorum. Devletimiz vatanımız sağ olsun" ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
--------------
(AKTÜEL)
-Taksicilerin konvoya hazırlığı
-Taksilerden görüntüler
-İlker Haktankaçmaz açıklama
-Fahrettin Can açıklama
-Konvoyun çıkışı
-Detay görüntüler
(DRON)
-Taksilerden görüntüler
-Kortejin TEM geçişinden görüntü
===============================
5- HALUK LEVENT’İN EMNİYETTEKİ İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA) - AHBAP Derneği soruşturması kapsamında gözaltına alınan Haluk Levent’in emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Levent ifadesinde, “Ben ne kendimi, ne etrafımı, ne işlerimi maalesef doğru dürüst yönetemedim. Ahbap çeklerini ve senetlerini kimi yerlerde teminat olarak kullandım. Yüksek miktarda borçlandım. Bunun adına usulsüzlük diyebilirsiniz ama yolsuzluk diyemezsiniz. Ben bu yılın sonuna kadar usulsüzlük görünen her şeyi zaten Ahbap defterlerine kaydederek düzeltme yolundaydım ama buna izin verilmedi” dedi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında dernek başkanı Haluk Levent'in de bulunduğu 24 şüphelinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki işlemleri tamamlandı. 23 şüpheli sabah saatlerinde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi. Şüphelilerden 23'ü, işlemlerinin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi. Bir şüphelinin ise emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldığı öğrenildi. Diğer şüphelilerin ise ifade işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.
‘AYLIK KAZANCIMI HATIRLAMIYORUM’
Haluk Levent'in emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Levent ifadesinde, “Etkin pişmanlıktan faydalanmak istemiyorum. Üzerime kayıtlı hiçbir şey yoktur. Üzerime kayıtlı olmadığı halde sahibi olduğum ya da kullanımımda olan gayrimenkul, araç ve diğer mal varlığı yoktur. Üzerime kayıtlı olan telefon numaralarının hiçbirini hatırlamıyorum. Benim adıma kayıtlı olup da bir başkasının kullandığı telefon numarası yoktur. Aylık kazancımı hatırlamıyorum. 1988 yılında Adana’da birkaç yıl maaşlı olarak çalıştım ancak sonrasında müzisyenliğe başladığım için maaşlı olarak bir yerde çalışmadım. Risus Organizasyon Ltd. Şti. unvanlı firmada gayriresmi olarak ortağıyım. Resmiyette sahibi Zafer Yay’dır. Henüz kar etmediği için bir kazancım olmadı. Bu firma organizasyon ve müzik alanında faaliyet göstermektedir. Başkaca sahibi, ortağı olduğum, müdürlüğünü yaptığım, firma veya iş yeri yoktur. Yeliz Kaya’nın üzerine kayıtlı olan banka hesapları ben yönetmekteyim. Konserler sonucunda kazandığım paralar bu hesaplara yatmaktadır ve paraları ben kullanmaktayım. Kendi adıma banka hesabı kullanmamaktayım. Zafer Yay’ın üzerine kayıtlı olan borsa aracı kurumlarında hesabım vardır. Geçmişte adıma kayıtlı olan bir bankada bir adet kredi kartım vardı ancak şu anda kapalı durumdadır. Adıma düzenlenmiş vekaletname yoktur” dedi.
'BANKALARDAN PARA ÇEKME YETKİSİ BANA AİTTİR'
Ahbap Derneği'nin faaliyet alanının neler olduğu, yönetim yapısının nasıl olduğu, hangi bankalarda ve aracı kuruluşlarda banka hesabının bulunduğu, hesapların kimler tarafından kullanıldığı, kimlerin işlem yetkisi bulunduğunun sorulması üzerine Haluk Levent, “Ahbap Derneği bir yardımlaşma ağıdır. Yardım faaliyetleri yapar. Derneği 2016 ya da 2017 yılında ben kurdum. Ahbap Derneği kurulduğu ilk iki yıl bütün finansmanı ben sağladım. Tüm yardımları kendi cebimden yaptım. Elazığ depremi sonrasında bağışlar gelmeye başladı. Bu bağışlarla vatandaşımıza yardımlar yapmaya başladım. Yönetim kurulu ara ara değişti. Bankalardan para çekme yetkisi bana aittir. Parasal anlamda derneğin tek yetkilisi benim. Aracı kuruluşta paramız yoktur. Ahbap Derneğinin kurulduğundan itibaren başkanıyım. Başka bir görevim olmamıştır” dedi.
‘KİŞİSEL, TEMİNAT ÇEKİ OLARAK KULLANDIĞIM OLMUŞTUR’
Ahbap Derneği, Ahbap İktisadi İşletmesi ve Ahbap Lojistik adına hangi bankalarda çek karnesi bulunduğu, bu çeklerin nasıl kullanıldığı, kimlerin bu dernek ve işletmeler adına çek düzenleme yetkisi bulunduğunun sorulması üzerine Levent, “Sadece Ahbap İktisadi İşletmesi adına VakıfBank bankasında çek karnesi vardır. Ahbap Derneği ve Ahbap Lojistik adına herhangi bir bankada çek karnesi yoktur. Çek düzenleme yetkisi bana aittir. Ahbap Derneği dışında yapacağımız lojistik faaliyetleri için çek kullandım ama kişisel olarak teminat çeki olarak da kullandığım olmuştur. Ahbap Derneği çalışanları adına herhangi bir çek düzenlenmedi. Diğer kuruluşlara 2026 yılında mülk alımları karşılığı senetler verilmiştir. Mülkler için 2026 Kasım ayında aktarımlar yapılacaktı” dedi. Ardından AHBAP Derneği tarafından yürütülen yardım kampanyalarından yurt içi ve yurt dışı olarak dernek hesaplarına ne kadar yardım toplandığı ve bu yardım paralarının nerelere harcandığının sorulması üzerine Levent, “Detayları sosyal medya da şahsi hesaplarımdan canlı olarak açıkladım ama tahmin ediyorum ki 2023 yılı deprem dönemi için 4 milyar 300 milyon civarında bir para geldiğini hatırlıyorum. Rakamlarda ufak değişiklikler olabilir. Bu paranın 4 milyarlık kısmının o yıl harcandığını belgeleriyle açıklamıştık. Tüm faturalar 2023 mali denetimi içerisinde İçişleri Bakanlığı Dernekler Masasında mevcuttur. Ayrıca 2024 ve 2025 mali raporlarının denetimi yine İçişleri Bakanlığı Dernekler Masasında mevcuttur. Gelen yardım paralarının neredeyse tamamı 2 yıl içerisinde deprem bölgesine yaptığımız çalışmalarda kullanılmıştır. Özellikle kaçak göçek olmasın diye hepsinin faturası ve teslim-tesellüm belgeleri Kahramanmaraş, Malatya, Gaziantep, Hatay, Osmaniye ve Adana valiliklerinde kayıtlıdır” dedi.
‘İŞLERİMİ MAALESEF DOĞRU DÜRÜST YÖNETEMEDİM’
Levent, “Benim burada olmamın sebebi 2026 yılında başlayan bir durum ile alakalıdır. Ben Ahbap Derneğine kazanç sağlamak amacıyla şu anki fiyatıyla 150 milyon lira tutarında olan 20 adet taşınmazı 80 milyon lira karşılığında Ahbap Derneğine vermek istedim ve bununla ilgili Ahbap Derneği karar defterine yönetim kurulu kararı aldırttım. 80 milyon benim paramdır. Karşılığında 20 adet Ahbap’ın dairesi vardır. 20 adet daire, 3 ay kadar önce Çerkezköy Tapu Dairesinden Ahbap Derneği adına başvurumuz yapıldığı halde alınamamıştır. Bunun sebebi bizlere ‘Ahbap Genel Kurulu yapılarak ardından İl Dernekler Müdürlüğüne başvuruda bulunularak hemen akabinde tapu işlemlerinin yapılacağı’ söylendi. Biz de genel kurulu toparladık. Genel Kuruldan taşınmazlar için karar aldık ve 20 dairenin teslimi için gözaltına alınmamdan 2 gün önce başvuruda bulunduk. Söz konusu taşınmazların ada parsel bilgilerinin yer aldığı dernek yönetim kurulu kararı mevcuttur. Bu karar Emniyet Müdürlüğünün el koyduğu dernek karar defterinde bulunmaktadır. İşte buna istinaden yönetim kurulu üyemiz Yusuf Can Ertit , Çerkezköy Tapu Müdür Yardımcısının yanında daireleri almak için bekliyordu. Cuma günü yetişmedi. Cuma günü yetişseydi bugün Yeliz Kaya’ya bir yıldır gelen 80 milyon lira yasal bir şekilde faiziyle birlikte kapanmış olacaktı. Fakat yetişmediği için Kaya’ya gelen 80 milyon lira, yani benim param, aylar içerisinde nerelerde kullanılmışsa onlarla ilgili şu anda örgüt üyesi muamelesi yapılıyor. Ben, 14 Temmuz Salı günü gözaltına alınsaydım şu anda Ahbap Derneğinden hiçbir şekilde para çıkışı olmayacaktı ama operasyon sırf herkes örgüt üyesi olsun ve herkes alınsın diye eşyanın tabiatına uygun olmayarak 12 Temmuz günü öğlene alındı. Eğer bir gün daha beklenseydi Ahbap Derneğinden Kaya’ya çıkan paralar şu anki yapılacak operasyonu boşa düşürecekti ve insanlar gözaltına alınmayacaktı. Bu bilinçli, kasıtlı yapılan bir operasyondur. Haluk Levent olarak ben ne kendimi ne etrafımı ne de işlerimi maalesef doğru dürüst yönetemedim. Ahbap çeklerini ve senetlerini kimi yerlerde teminat olarak kullandım. Yüksek miktarda borçlandım. Bunun adına usulsüzlük diyebilirsiniz ama yolsuzluk diyemezsiniz. Ben bu yılın sonuna kadar usulsüzlük görünen her şeyi zaten Ahbap defterlerine kaydederek düzeltme yolundaydım ama buna izin verilmedi. Bu saatten sonra söyleyeceğiniz ya da soracağınız hiçbir sorunun aşağıda belirteceğim açıklamalar dışında bir anlamı kalmayacaktır” dedi.
‘BU PARALARI HEP BORÇLANDIM’
Levent, “Peki neden bu çek ve senetler yazılmaya başlandı? Sorgu tutanağında nedeni olmadan sonuç açıklanamaz. Her şey art arda büyüdü. Deprem döneminde yaşadığımız olaylar beni içinden çıkılmaz bir duruma sürükledi. Zaten borsada işlem yapmak gibi pis bir zaafım var. Depremin ilk iki yılının bana getirdiği ekonomik maliyetler benim daha çok borsada işlem yapmama ve daha çok risk almama sebep oldu. Bu paraları hep borçlandım. Hiçbir zaman Ahbap Derneğinden para alıp oynamadım. Eğer böyle bir şey iddia ediyorlarsa en başta İçişleri Bakanlığının Başmüfettişlerinin istifa etmesi gerekiyor. Çünkü 2023, 2024 ve 2025 yıllarında vatandaşlarımızın alın teriyle, küçücük çocuklarımızın harçlarıyla yardımda bulunduğu Ahbap Derneğinin tüm faaliyet raporları denetlenmiş ve herhangi bir olumsuzluğa rastlanılmamıştır. Bunu ben değil, İçişleri Bakanlığı müfettişleri raporları ile ilettiler. Raporlar ilgili kuruluşta mevcuttur ve Ahbap Derneği resmî sosyal medyasında her yıl açık bir şekilde görülebilir. Bunu da şu anda açıp görebilirler. Benim sorunum 2026 yılı içindir. Ahbap’ta eksiklikler vardır. Hangi dernek veya vakıfta yok ki? Ama ben yeni denetime gelene kadar eksiklikleri zaten tamamlayacaktım. Bu 80 milyon TL’lik borç karşılığı vereceğim 20 daire her ne hikmetse bir el tarafından tapu devrine bir gün kala engelleniyor ve ben, birlikte onlarca kişinin gözaltına alınması sağlanıyor. Öncelikle kendimin, sonrasında ise Ahbap Derneğinin ekonomik krizinin nasıl geliştiğini anlatacağım. 2023 yılının Şubat ayında meydana gelen deprem sonrasında ülkede çok büyük tartışma konusu oldu. Ahbap’a gelen bağışlar 4 milyar TL’yi bulmuştu. Bu konuda az önce tutanağa geçilmesini istediğim politikacılar, devlet kurumları ile ilgili cevap vermek istediğim konuların soruyla alakalı olmadığı söylendiğinden, ki benim için konuyla alakası var, hem de çok var, ifademi veremiyorum ve bundan sonraki sorulara susma hakkımı kullanıyorum” dedi. (DHA)
===========================
6- AHBAP SORUŞTURMASI KAPSAMINDA GÖZALTINA ALINAN AVUKAT ECE GÜNER’İN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA) - AHBAP Derneği soruşturması kapsamında gözaltına alınan avukat Ece Güner’in ifadesi ortaya çıktı. Güner ifadesinde, “Deprem bölgesindeki acil ihtiyaçların dernek üzerinden faturalandırılamaması gerekçesiyle nakit problemi yaşadıklarını söyleyerek borç olarak istedi. Ben de Haluk Levent’in göndermiş olduğu kişilerin hesabına parayı transfer ettim. Niye bu kişilerin hesabına para gönderiyorum diye sorduğumda, bu arkadaşların sahada olduğunu ve acil olarak o bölgede kullanılacağı için bu şekilde bir yol izlediğini söyledi” dedi.
‘BAHANELER SUNARAK BENDEN BORÇ PARA İSTEDİ’
Ece Güner emniyetteki ifadesinde, “Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Bundan ötürü de etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemiyorum. Ben bu derneğe son 5-6 yıldır bağış yapmaktayım. Özellikle deprem zamanında yüklü miktarda bağışlarda bulundum. Kimseyle bir yakınlık kurmadım. Kimse bizzat yanıma gelip bağış istemedi. Ben Ahbap Derneği’nin kuruluşu ve yapısı ile ilgili hiçbir bilgi sahibi değilim. Bağışları sosyal medya üzerinden verilen IBAN numaraları üzerinden gerçekleştirdim. Ahbap Derneği’nin hesaplarının kimler tarafından kullanıldığını bilmiyorum. Benim bağışlarım sonrasında Haluk Levent bana telefon numaramdan ulaştı. Ben de yaptığım yardımların görülmesini, duyulmasını çok istemiyordum. Levent ile görüşmeyi çok istememiştim. 2023 Mayıs-Haziran ayları arasında Levent ofisime geldi. Kendisiyle ilk yüz yüze tanışmam bu şekilde gerçekleşmiştir. Bu tarihten sonra da kendisi deprem bölgesinde yaşanan problemlerden ötürü bahaneler sunarak benden borç para istemeye başladı. Benden ilk etapta 300-400 bin dolar civarında para istedi. Benim de o dönemde ev alma planlarım bulunmaktaydı. Bankada da yüklü miktarda boşta duran nakitim vardı. Bu dönemde 300-400 bin dolar parayı Levent’in söylemiş olduğu kişilerin hesaplarına, dolar bedelleri yazılı olarak 'borç' açıklamasıyla yolladım. Levent parayı yollamış olduğum hesap sahibi kişiler üzerinden tekrar bana ödedi. Bu olayın aynısı iki hafta içinde yine deprem bölgesindeki acil ihtiyaçların dernek üzerinden faturalandırılamaması gerekçesiyle nakit problemi yaşadıklarını söyleyerek borç olarak istedi. Ben de bana Levent’in göndermiş olduğu kişilerin hesabına parayı transfer ettim. Niye bu kişilerin hesabına para gönderiyorum diye sorduğumda, bu arkadaşların sahada olduğunu ve acil olarak o bölgede kullanılacağı için bu şekilde bir yol izlediğini söyledi. Bu yollamış olduğum tutarı da iki üç hafta içerisinde geriye ödedi. Bu şekilde benim zaten güvenimi kazandı” dedi.
‘BORÇLARI UZUN UĞRAŞLAR SONUCU ALDIM’
Güner, “2023 yılı Ağustos ayında Levent, Ahbap Derneği’nin öncülüğünde büyük bir teknoloji parkının kurulacağını ve bunu bir hayırsever iş adamının üstlendiğini, bu iş adamının 3 milyon dolar civarında yardımı olacağını bahsetti. Bu iş adamının daha sonra bir vergi problemi nedeniyle geçici olarak parasının bloke olduğunu söyledi ve Ahbap Derneği olarak bu projeyle ilgili birçok taahhütte bulunduklarını, gerçekleştiremezlerse dernek adına yıkım olacağını, isminin kirlenebileceğini bana söyledi. İlk etapta benden 3 milyon dolar borç istedi. Ben de bu kadar bir paramın olmadığını söyledim. Sonra ısrarlarla tekrar beni aradı. Ben de daha önceden vermiş olduğum borçları süresinde geri ödediği için kendisine güvenerek Levent’in bana yollamış olduğu başkalarına ait IBAN numaraları üzerinden 1 milyon dolar civarı paranın TL karşılığını, açıklamasına dolar miktarı ve ‘borç’ açıklamasıyla gönderdim. Teknoloji parkı için bağış yapacağı söylenen iş adamının Ahbap Derneği’ne bağış yapacağını ancak benden istemiş olduğu paranın bağış değil de borç olduğu için derneğe değil de bu parayı kişi hesaplarına göndermemi istedi. Bana geriye ödeyeceğini beyan etti. Bir ay sonra bana borcunu ödemedi. Bana bahaneler sundu, bana yaklaşık üç ay sonra borcu ödeyebileceğini söyleyerek uzun uzun hikayeler anlattı. Benden borcunu ödememesine rağmen tekrar tekrar ilave borç taleplerinde bulundu. Bana sürekli kendisinin ve ailesinin sağlığıyla alakalı acıma hissi uyandıran hikayeler anlatırdı. Bunun sonrasında Levent benden tekrar borç para talebinde bulundu. Ben 1 milyon dolar borcun üzerine 570 bin dolar karşılığı TL olarak ve yine açıklamasında her birinin dolar bedeli ve borç olduğu belirterek yolladım. Yani kendisine toplamda 1 milyon 570 bin dolar karşılığı TL olarak borç para vermiş oldum. Haluk Levent ile borcu için kendi imzasıyla bir tutanak altına aldık. Vermiş olduğum bu borçları uzun süren uğraşlar sonucunda aldım. Vermiş olduğum ve sürüncemede kalan borçları alabilmek için avukatım devreye girdi ve Levent’e borcunu ödemezse hukuki yollara başvuracağımızı söyledikten sonra kendisi bana borçlarını peyderpey ödemeye başladı. Borçlarımın tamamına yakınının dolar karşılığını TL olarak ödedi” dedi.
‘PARALARIN NEREDE KULLANILDIĞINI BİLMİYORUM’
Güner, “Emrah Gödeliner’i tanımıyorum ancak Levent’in bana göndermiş olduğu IBAN sahiplerinden biri olmasından dolayı ismini hatırlıyorum. Kendisiyle tanışıklığım yoktur. Zafer Yay’ı tanımıyorum ancak Haluk Levent’in bana göndermiş olduğu IBAN sahiplerinden biri olmasından dolayı ismini hatırlıyorum. Yeliz Kaya’yı tanımıyorum ancak Haluk Levent’in bana göndermiş olduğu IBAN sahiplerinden biri olmasından dolayı ismini hatırlıyorum. Kendisiyle tanışıklığım yoktur. Göndermiş olduğum paraların kaynağı olarak bu paralar benim yıllarca yaptığım birikimlerimden kaynaklanan mesleki kazançlarımdır. Ben borç paraları Levent’in belirttiği kişilerin hesabına gönderdim ancak Levent’in bu paraları nerede kullandığını bilmiyorum. Yeliz Kaya, Emrah Gödeliner ve Zafer Yay’a gönderilen ve tarafıma tekrar geri ödenen paralar toplandığında yaklaşık olarak benim Haluk Levent’e dolar karşılığı TL olarak borç verdiğim meblağa denk geldiği görülecektir. Toplam gelen para ile giden para arasındaki ufak fark kur farkından kaynaklanmaktadır. Zaten vermiş olduğum borcun tamamını alamadığımı da beyan etmiştim. Hayatım boyunca kanunlara uygun yaşadım. Dürüst bir hayat sürdüm, vergilerimi eksiksiz ödedim. Vergilerimin dışında zekâtımı da ödedim. Ben burada iyi kalplılığımın, yardımseverliğimin suistimal edildiğini düşünüyorum. Benim yapmış olduğum hiçbir usulsüz durum söz konusu değildir. Benim gibi mağdur olan kişilerin de ayıklanarak serbest bırakılmasını istiyorum” dedi. (DHA)
=================================
7- HALUK LEVENT'İN DE ARALARINDA BULUNDUĞU 23 ŞÜPHELİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
İSTANBUL, (DHA)- AHBAP Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 38 şüpheliden Haluk Levent'in de aralarında bulunduğu 23 şüpheli adliyeye sevk edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında dernek başkanı Haluk Levent'in de bulunduğu 24 şüphelinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki işlemleri tamamlandı. 23 şüpheli sabah saatlerinde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi. Şüphelilerden 23'ü, işlemlerinin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi. Bir şüphelinin ise emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldığı öğrenildi. Diğer şüphelilerin ise ifade işlemlerinin sürdüğü öğrenildi. (DHA)
===============================
8- ARNAVUTKÖY'DE SÜNGER FABRİKASINDA ÇIKAN YANGIN SÖNDÜRÜLDÜ
Vehbi DEMİR - Taylan ERGÜN / İSTANBUL, (DHA) - ARNAVUTKÖY'de sünger fabrikasında çıkan yangın kısa sürede büyüyerek bitişiğindeki başka fabrikaya sıçradı. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yaklaşık 3 saatte söndürülen yangın dron ile havadan görüntülendi.
Yangın, saat 10.30 sıralarında Mavigöl Mahallesi Abdullah Gül Caddesi'nde bulunan sünger fabrikasında çıktı. Henüz bilinmeyen nedenle başlayan yangın, bitişikteki başka bir fabrikaya da sıçradı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık, polis, zabıta, AFAD ve UMKE ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, itfaiye ekipleri yangını söndürmek için çalışma başlattı. Müdahale sırasında Abdullah Gül Caddesi trafiğe kapatıldı. Yangın, itfaiye ekiplerinin yaklaşık 3 saat süren çalışmasıyla söndürüldü. Yangın bölgesindeki çalışmalar dron ile havadan görüntülendi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------
(Dron)
- Yangın
- Yanan fabrika
- Ekiplerin müdahalesi
(Aktüel)
- Ekiplerin müdahalesi
- Trafiğe kapatılan cadde
- Genel ve detay görüntüler