Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

DHA İSTANBUL BÜLTENİ-2

DHA İSTANBUL BÜLTENİ-2

ABONE OL
DHA

1-PENDİK'TE 'MARKETE GİDİYORUM' DİYEREK EVDEN ÇIKTI, SİTE BAHÇESİNDE HAYATINI KAYBETTİ: ORADA NE OLDUĞU ARAŞTIRILSIN

Canan İLARSLAN – Şevval CİNDİR / İSTANBUL, (DHA)- Pendik'te Mutlu Temiz(43), 'markete gidiyorum' diyerek evden çıktı. Kurtköy'de bir siteye giden Temiz, bahçede fenalaşarak hayatını kaybetti. Temiz'in ailesi, ölümünün şüpheli olduğunu belirterek tüm yönlendriyle araştırılmasını talep etti. Abdullah Temiz, "O sitede ne olduğunu bilmiyoruz. Sitenin önünde iki arabanın arasında yerde yüzüstü yatar halde buluyorlar." dedi. Anne Gülperi Temiz ise, “‘Bir şey istiyor musun? Ben dolaşıp, markete gidip geleceğim' diyerek gitti. Kimse bunun suçlusu çıksın. Adalet yerini bulsun istiyorum" diye konuştu.

Olay, 26 Temmuz Pazar günü saat 17.30 sıralarında Kurtköy'de bulunan sitenin bahçesinde meydana geldi. İddiaya göre Mutlu Temiz, saat 13.00 sıralarında Kaynarca'daki evinden ayrılarak Kurtköy'deki bir siteye gitti. Temiz, sitedeki apartmandan yanındaki 1 kişiyle çıktıktan sonra, oturduğu bahçe duvarı üzerinden yüzüstü düştü. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin hastaneye götürdüğü 2 çocuk babası Temiz'in yolda öldüğü tespit edildi. Olay anı güvenlik kamerasına yansırken anne ve babası Temiz'in gittiği sitede ne yaşandığını ve oğullarının neden öldüğünü bilmek istediklerini söyledi. Polis olayla ilgili inceleme başlattı.

'BU NORMAL BİR ÖLÜM DEĞİL'

Mutlu Temiz'in eniştesi Harun Eren, "Mutlu, çocuklarıyla birlikte Alt Kaynarca'daydı. Kız kardeşim aradı, ‘Ben arıyorum, cevap vermiyor’ dedi. Sonra, polisler Mutlu'nun babasını aramış. Babası da Amasya Taşova'da. Babasını arayınca, 'Çocuğunuz burada yaralı bilinci kapalı hastanede' dediler. Ben olayı duyar duymaz Mutlu'nun telefonunu aradım. Polis arkadaşlarından biri aldı. Dedim ki 'Biz kendisine ulaşamıyoruz' dedim. 'Ne oldu. Sıkıntı problem nedir' dedim. 'Mutlu burada bilinci kapalı' dediler. 'Nasıl olmuş olay' dedim. Detaylı açıklama yapmadılar. Kız kardeşimle beraber hastaneye gittim öğleden sonra 14.00-15.00 gibi. Kalp krizi olarak görmüyorum. Oradaki memur arkadaşlardan birine 'Olay nasıl olmuş' dedim. Ambulans sitenin bahçesinden iki aracın arasından almış. Benim bildiğim kadarıyla site güvenlikli olduğu zaman, siteye gidersin, orada kayıt açarsın. Siteden ararlar. Kime misafir gitmişsen, hangi daireye, oradan bilgi alır teyit ederler. O şekilde gideni içeri alırlar. Olay ne olursa olsun şüphelerimiz site içerisinde. Bu normal bir ölüm değil. Mutlu Temiz babasının tek oğluydu. Eniştemizdi, kardeşimizdi babası, ailesi perişan, hanımı perişan. İki çocuğu var. Allah rızası için, herkes elini vicdanına koysun bu işe yardımcı olsun" dedi.

'KİME GİTTİ HANGİ DAİREYE GİTTİ'

Eren, "Bütün akrabalarına hastanenin önünde 'Var mı bir tanıdığınız, bir akrabanız bu sitede diye sordum. 'Yok' dediler. Alt Kaynarca'dan o siteye gitmesi o da büyük bir şüphe. Kime gitti; hangi daireye gitti; kime misafir gitti. Ben şunu tahmin ediyorum. Ne olduysa site içerisinde oldu. O an öğrendiğinde Mutlu Temiz'in büyük oğlu, sinirden artık o şokla elini duvara vurdu. Parmakları kırıldı. Hanımı şoktaydı, Mutlu'nun acısıyla bir de çocuğunun acısıyla uğraşıyordu. Kendinde değildi. Eşine 'Sen ne düşünüyorsun. Var mı bir sıkıntısı bir derdi' diye sordum. 'Yok' dedi ama o da şüpheleniyor. Eşi 'Alt Kaynarca'da, Kurtköy'de sitede, bir akrabası, bir tanıdığı yok. Ne işi var orada. Ne oldu' dedi. O da şüpheyle bakıyor" ifadelerini kullandı.

'O SİTEDE NE OLDUĞUNU BİLMİYORUZ'

Baba Abdullah Temiz, "Oğlum en son 5 yıldır Tuzla Tersanesi’nde çalışıyordu. Torunumun rahatsızlığı nedeniyle Amasya Taşova'ya getirdim. Orada ev kiraladım. Orada 5-6 ay kaldılar. Torunum 'Ben İstanbul'u seviyorum' diyerek 1 aylığına İstanbul'a gezmeye gönderdim. İstanbul'a geldiğinde oğlum da hiç kimsemiz olmadığı halde Alt Kaynarca'dan Kurtköy'e orada bir yere misafirliğe gidiyor. Orada arkadaşı mı ne olduğunu bilmiyoruz. Orada başına bu olay geliyor. Kurtköy'de bir siteye gidiyor. O sitede ne olduğunu bilmiyoruz. Sitenin önünde 2 arabanın arasında yerde yüzüstü yatar halde buluyorlar. Oğlumun kalp krizi değil de cinayete kurban gittiğini düşünüyoruz. Bunun savcılarımızdan, hakimlerimizden, polislerimizden iyice araştırılmasını istiyoruz. Sitedeki güvenlik kameralarının incelenmesini istiyorum. Sitede girerken güvenlik görevlisine buraya misafir geldiğine dair ismini yazdırmış; ama burada hangi daireye gitti. Kiminle görüştü; bilmiyoruz. Bunun araştırılmasını istiyoruz." dedi.

'TERSANEDEN 30 BİN LİRA KADAR ALACAĞI VARDI'

Oğlunun ayrıldığı iş yerinden alması gereken tazminatı alamadığını söyleyen Temiz, "Tersaneden ayrılalı 7-8 ay oldu. 30 bin lira kadar bir buradan tazminat alacağı vardı. Patronu 5-6 aydır ödemiyor. Telefonu bazen açıyor, bazen açmıyor, bazen mesaj atıyor, mesajına cevap vermiyor. 5-6 aydır atlatıyor. Bunun yanına mı gitti. Bununla mı görüştü. Bilmiyoruz. Bunların araştırılmasını istiyoruz. Eşi abisine gitmişti. Sadece burada babaanneleriyle torunlarım vardı. Çocuklara da 'Şuraya gidiyorum' diye hiçbir bilgi vermemiş, evden çıkmış, gitmiş. Benim tek oğlum, bir oğlum, bir kızım var. Oğlum da şu an rahmetli oldu. Ben bunun araştırılmasını istiyorum. Burada cinayet de olabilir. Acımız çok büyük. Bunu savcıların araştırmasını istiyorum. Bütün yetkililerden destek bekliyorum. Oğlumla 1 gün önce görüştüm. 'Ne yapıyorsun' diye beni sordu. Ben de 'Torunlarımla evimde oturuyorum' dedim. Cumartesi günüydü" diye konuştu.

'4-5 DAKİKA GEZMİŞ MÜDAHALE ETMEMİŞ'

Baba Abdullah Temiz, "Bugün gittim, güvenlik kameralarını izledim. Oğlumun güvenlik kamerasında birisiyle çıktığını gördüm. Sonra kaldırım taşının üzerine oturdu. 2-3 dakika sonra sağ kolunun üzerine, iki arabanın arasında yere düştü; ama yanındaki arkadaş gözükmüyor. Bu yanındaki arkadaş 4-5 dakika hiç müdahale etmemiş, ambulansı çağırmamış. Sonradan görenler çağırmış, ambulans gelmiş, hastaneye kaldırmışlar. Yanında beraber çıkan arkadaş da şüpheli. Onunla çıktığına göre içeride ne yaptığını bilmiyoruz. Güvenlik görevlisi de düştükten sonra 4-5 dakika oralarda gezdiğini, müdahale etmediğini söyledi. Bize verdiği bilgi böyle. Bu arkadaşın oğluma bir şey içirmiş olabileceğini de düşünüyorum. Bir de bunun sağ bileğine pıhtı attı. Bunun tedavisini 2 aydır görüyordu. Tedavisi devam ediyordu. O da tetiklemiş olabilir mi bilmiyorum. Şimdi o arkadaşı oğluma bir şey içirmiş olabilir o da tetiklemiş olabilir" dedi.

'"MARKETE GİDECEĞİM" DİYEREK EVDEN ÇIKTI'

Anne Gülperi Temiz, “Birisi mi vurdu, kendimi böyle oldu, ne olduysa her şey ortaya çıksın. Detaylarını istiyorum. Orada ne işi vardı, kim götürdü, kime niye çağırıldı. Sonuç şüpheli. Niye çağırıldı. Benim oğlumun ormanın orada ne işi vardı. ‘bir şey istiyor musun? Ben dolaşıp, markete gidip geleceğim' diyerek gitti. Kimse bunun suçlusu çıksın. Kahvaltıyı 12.00 -13.00 gibi yaptı gitti. Adalet yerini bulsun istiyorum. Benim bağrımı yaktılar, Allah da kim yaptıysa cezasını versin. Benim biricik oğlumdu. Allah bildikleri gibi yapsın" ifadelerini kullandı.

SİTE BAHÇESİNDE YÜZÜSTÜ YERE DÜŞTÜĞÜ ANLAR KAMERADA

Diğer yandan Mutlu Temiz'in hayatını kaybettiği olayın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde yanındaki kişiyle beraber binadan çıkan Mutlu Temiz'in merdivenlerden inerken, yanındaki kişinin koluna girdiği anlar yer alıyor. Temiz ve yanındaki kişi merdivenlerden iniyor. Bahçe duvarını gösteren kişi Temiz'e oturabileceğini işaret ediyor. Temiz, araçların park ettiği alanın yakınındaki bahçe duvarı üzerine oturduktan kısa bir süre sonra yüzüstü yere düşüyor. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-----------------------

-Taziye evinden görüntü

-Harun Eren ile röportaj

-Abdullah Temiz ile röportaj

-Gülperi Temiz ile röportaj

-Mutlu Temiz'in fotoğrafı

(Güvenlik kamerası)

-Mutlu Temiz'in site bahçesindeki görüntüsü

-Baka oturduktan sonra yere düşmesi

-Genel ve detay görüntüler

===============

2-ŞİŞLİ’DE BOŞANAN ÇİFTİN AİLELERİ BİRBİRİNE GİRDİ; KADINI TABANCA KABZASIYLA YARALADI

Doğan Can CESUR / İSTANBUL, (DHA) - ŞİŞLİ’de boşanan çiftin aileleri arasında başlayan husumet sokakta kavgaya dönüştü. Kadınların da karıştığı kavgada Zeki B. (32), belinden çıkardığı ruhsatsız tabancanın kabzasıyla Melek K.’yi başından yaraladı. Yaralı kadın hastaneye kaldırılırken, Zeki B. ile kardeşi Hakan B. (37) gözaltına alındı. Zeki B.’nin üzerinden ruhsatsız tabanca ile 7 mermi ele geçirildi. Adliyeye sevk edilen 2 kardeş, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Kavga anı güvenlik kamerasına yansıdı.

Olay, 16 Temmuz Perşembe günü saat 09.00 sıralarında Yayla Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bir süre önce evlenen çift, yaşadıkları anlaşmazlıkların ardından boşandı. Çiftin mal paylaşımı yapmasına rağmen aileler arasında husumet başladı. İddiaya göre, kadının kız kardeşleri ve erkek kardeşi araçla mahalleden geçtikleri sırada eski damat ve kardeşiyle karşılaştı. Aracı durduran taraflar arasında tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Taraflar birbirlerine yumruk ve tokatlarla saldırdı. Kavga sırasında kadınlardan birine de tokat atıldı. Tarafların birbirlerine saldırdığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı.

TABANCANIN KABZASIYLA KADININ BAŞINA VURDU

Kavga sırasında Zeki B., belinden çıkardığı tabancanın kabzasıyla Melek K.’nin başına vurdu. Yaralanan Melek K. hastaneye kaldırılırken, Zeki B. ile Hakan B. olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, Selva K. (34) ile görüştü. Selva K., polise Zeki B. ve Hakan B. ile kavga ettiklerini, kavga sırasında Hakan B.’nin tişörtünün yırtıldığını ve belinin ön kısmında tabanca bulunduğunu söyledi. Kavganın ardından iki aile de birbirinden şikayetçi oldu.

ŞİŞLİ ASAYİŞ POLİSİ YAKALADI

Şişli Asayiş Büro Amirliği ekipleri, çevredeki güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye aldı. Görüntüler ve yapılan çalışmalar sonucunda şüphelilerin Zeki B. ile kardeşi Hakan B. olduğu belirlendi. İki kardeş aynı gün Hacıahmet Mahallesi’nde yakalandı. Yapılan kontrolde belinde tabanca bulunduğu belirlenen Zeki B., ruhsatsız tabanca ile şarjöründeki 7 mermiyi polise teslim etti. Hakan B. ise polise silahın nerede olduğunu hatırlamadığını ve bu konuda net bilgi vermeyeceğini söyledi. Zeki B.’nin 1 suç kaydının bulunduğu öğrenildi.

2 KARDEŞ TUTUKLANDI

Emniyetteki işlemlerinin ardından Zeki B. ve Hakan B., ‘kasten yaralama’, ‘Ateşli Silahlar Kanunu’na muhalefet’ ve ‘tehdit-hakaret’ suçlarından adliyeye sevk edildi. İki kardeş, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

------------

(Güvenlik kamerası)

-Aracın caddede durması

-Kadınların ve erkeklerin araçtan inmesi

-Tarafların karşı karşıya gelmesi

-Kavga anı

(Aktüel)

-Olay yerinden görüntüler

============

3-BEYOĞLU’NDAKİ ENİŞTESİNİN DÜKKANINDA FÖN ÇEKTİĞİ İÇİN SALDIRIYA UĞRAYAN KİŞİ: HERKESİN İFADESİNİ ALACAĞIM DEYİP EVİ BASTILAR

Doğan Can CESUR / İSTANBUL, (DHA)- BEYOĞLU’nda iddiaya göre, eniştesinin berber dükkanında saçına fön çektiren Servet B. (24), ücret ödemek istemeyince çıkan tartışma büyüdü ve kavgaya dönüştü. Dükkan sahibi olan Ferhat O., 12 kişiyle birlikte Servet B.’nin evine taş ve sopalarla saldırdı. İki evin camının kırıldığı olayda gözaltına alınan 13 şüpheli, emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Olayla ilgili ifadeler ortaya çıktı. Servet B., "Eniştemin berber dükkanına giderek fön makinesini kullandım. Bana 'Elektrik, su parası var, parasını öde, bir daha çalışanları rahatsız etme' dedi. Ben de ödedim ama yaptıklarının ayıp olduğunu söyledim. Bu da karşımda verdiğim parayı yırtarak bana 'bir daha dükkanıma gelme' dedi. Eniştemin kardeşi 'Bekleyin, gelip herkesin ifadesini alacağım' dedi. Vahit, yanında yaklaşık 15-20 kişi ile evimizi bastı. Camlarımıza taş atmaya başladılar. Ardından bina kapısını zorlayarak içeri girmeye çalıştılar. dedi.

Olay, 9 Ağustos Pazar günü saat 14.30 sıralarında Kasımpaşa Suru meydana geldi. İddiaya göre Servet B., eniştesi Ferhat O.’ya ait berber dükkanına giderek saçına fön çektirip jöle sürdü. Ferhat O.’nun ücret istemesi üzerine ikili arasında tartışma çıktı. Dükkandan ayrılan Servet B. ile Ferhat O. daha sonra sokakta karşılaşınca kavga etmeye başladılar.

13 KİŞİ TAŞ VE SOPALARLA EVLERİ BASTI

Kavganın ardından Ferhat O., Nihat O., Harun O., Ekin O., Alaattin O., Vahit O., Sezai B., Azize B., Mine O., Hatice O., Sedat O., Hazar B. ve Hidayet B. toplanarak ellerine aldıkları taş ve sopalarla Servet B.’nin evini bastı. Binaya giren grup, evin camlarını taş ve sopalarla kırdı. Şüpheliler daha sonra apartmandan çıkıp yokuş aşağı ilerleyerek köşe başında bulunan Emrah O.’nun evine de saldırdı. Atılan taşlar nedeniyle evlerin camları kırıldı ve evlerde hasar oluştu. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Ekiplerin müdahalesiyle saldırı son bulurken taş ve sopalarla eve saldıran 13 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler, emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

'PARAYI YIRTARAK DÜKKANA BİR DAHA GELME DEDİ'

Olaya ilişkin Servet B., Ayten Ş. (29), Hasan B. (60) ve Emrah O.’nun savcılıkta verdikleri ifadeler ortaya çıktı. Servet B., ifadesinde, "Eniştem olan Ferhat O. berber işletmektedir. Yaklaşık 1 ay önce dükkana giderek fön makinesini kullandım. Akrabamız olduğu için samimiyetle böyle davrandım. Bu kişi 'Elektrik, su parası var, parasını öde, bir daha çalışanları rahatsız etme' dedi. Ben de ödedim ama yaptıklarının ayıp olduğunu söyledim. O da karşımda verdiğim parayı yırtarak bana 'Bir daha dükkanıma gelme' dedi" ifadelerini kullandı.

'BOĞAZIMI SIKIP YUMRUKLADI, BİLEĞİM KIRILDI'

Servet B. ifadesinin devamında, "8 Ağustos’ta Sururi Mehmet Efendi Mahallesi Bahariye Caddesi’nde motosikletim ile seyir halinde iken eniştem olan Ferhat O. ile karşılaştık. Durduk yere bana bulaşmaya başladı ve bana 'Ne bakıyorsun lan' şeklinde söylendi. Ardından ben motosikletimden indim ve yanına gittim. 'Neden bana iftira atıyorsun, yalan konuşuyorsun' dedim. Bunun üzerine beni itti ve yumruk atmaya başladı. Ben kendimi savunmaya çalıştım. O sırada sağ elim ve bileğim kırıldı. Bunun üzerine çevrede bulunan vatandaşlar araya girerek bizi ayırmaya çalıştılar. Ancak boğazımı sıkarak beni darbetmeye devam etti" dedi.

'CAMLARIMIZI TAŞLAYIP KÜFRETTİLER'

Servet B., "Ardından oğlu Sedat O.’yu arayarak olay yerine çağırdı. Sedat'ın geldiğini gördüm ve can havli ile kaçmaya başladım. Bir süre kovalamaca yaşandıktan sonra Sururi Parkı’nın karşısına geçtim. Ardından arkadaşlarımı arayarak yardım istedim. Bir süre bekledikten sonra şüpheliler ile yeniden karşılaştık. Yine aynı şekilde aramızda kavga çıktı. Yanımda bulunan Ufuk Birol G. ve Semih S.’ye de aynı şekilde saldırıp darbetmeye çalıştılar. Halbuki onlar kavgayı ayırıyorlardı. O sırada yanımızdan geçen trafik polisleri bizim kavga ettiğimizi gördüler ve hemen müdahale etmek için geldiler ve bizi ayırdılar. Karşı tarafla akraba olduğumuz için şikayetçi olmak istemedik. Karşı taraf da şikayetçi olmayınca polis işlem yapmadı. Karakola gitmedik. Aynı gün akşamı ise halam Hatice O. ve kızı Mine O. evimize gelerek camlarımıza taş atmaya başladılar ve bize ağır küfürler ederek tehdit ve hakaretlerde bulundular ve olay yerinden ayrıldılar" diye konuştu.

'BEKLEYİN HERKESİN İFADESİNİ ALACAĞIM'

Servet B., "9 Ağustos’ta eniştemin kardeşi olan Vahit O., ablamın eşi olan eniştem Emrah O.’yu arayarak 'Bekleyin hazır olun, gelip herkesin ifadesini alacağım' şeklinde tehdit ve hakaretlerde bulundu. Aynı gün saat 15.00 sıralarında Vahit, yanında yaklaşık 15-20 kişi ile yine evimizi bastı. Bunlar camlarımıza taş atmaya başladılar. Ardından bina kapısını zorlayarak içeri girmeye çalıştılar. Bu olay üzerine ablam polisi aradı. Bir süre hakaret ve tehditlerde bulunduktan sonra olay yerinden kaçtılar. Olay yerine gelen polis memurları hepimizi toplayıp Kasımpaşa Polis Merkezi Amirliği’ne götürdü. Burada iki taraf da birbirinden şikayetçi oldu" ifadelerini kullandı.

'ÇOK KALABALIK BİR ŞEKİLDE EVİMİZİ BASTILAR'

Ayten Ş., ifadesinde, "Aynı gün saat 15.00 sıralarında Vahit'in yanında, Ferhat O., Nihat O., Harun O., Ekin O., Alaattin O., Vahit O., Sezai B., Azize B., Mine O., Hatice O., Sedat O., Hazar B., Hidayet B.'yi gördüm. Diğerlerinin isimlerini bilmiyorum. Çok kalabalık bir şekilde yine evimizi bastılar. Camlarımıza taş atmaya başladılar. Sonra bunlar bina kapısını zorlayarak içeri girmeye çalıştılar. Bu olay üzerine ben polisi aradım. Bir süre hakaret ve tehditlerde bulunduktan sonra olay yerinden kaçtılar. Can ve mal güvenliğimiz yok" dedi.

'ÇOCUKLARIMI EVİN İÇERİSİNDE SAKLADIM'

Emrah O., ifadesinde, "Vahit O. Beyoğlu’nda bulunduğum sırada beni arayarak 'Hepiniz hazır olun, ifadenizi almaya geleceğiz' şeklinde tehditte bulundu. Ben hemen işi bırakarak eve doğru yola çıktım. Eve geldiğimde çocuklarımı evin içerisinde sakladım. Saat 14.30 gibi evime taş, sopa ve bıçak ile Ferhat O., ağabeyi Nihat O. ve Nihat O.’nun çocukları tarafından saldırı düzenlendi. İçeriye giremedikleri için herhangi bir yaralanma olayı olmadı. Ancak evimin kapı ve pencereleri zarar gördü. Şüpheliler hala beni ve ailemi tehdit ediyor. Olayın tespit edilerek gerekli cezai işlemlerin başlatılmasını, mağduriyetimin giderilmesini, gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmasını talep ediyorum" ifadelerini kullandı.

'CAN VE MAL GÜVENLİĞİMİZ YOKTUR'

Hasan B. ise ifadesinde, "Bunlar camlarımıza taş atmaya başladılar. Ardından bina kapısını zorlayarak içeri girmeye çalıştılar. Bu olay üzerine kızım Ayten Ş. polisi aradı. Bir süre hakaret ve tehditlerde bulunduktan sonra şahıslar olay yerinden kaçtılar. Şüphelilerin tespit edilerek cezalandırılmasını istiyorum. Can ve mal güvenliğimiz yoktur. Şikayetçiyim" dediği öğrenildi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-----------------

(Arşiv)

-Dün geçilen olay görüntüleri

-Olay yerinden detay

==========

4-ESENLERDE DEREYE DÜŞEN TIR 5 SAAT SONRA KURTARILDI (Geniş haber)

Özgür EREN- Soner HASIRCIOĞLU- Ataberk KURT / İSTANBUL, (DHA)- ESENLER’de kumaş yüklü TIR, bariyerlere çarparak dere yatağına düştü. Kazada ölen ya da yaralanan olmazken TIR 5 saatlik çalışma sonucu kaldırıldı. Kaza yeri ve TIR'ı kaldırma çalışmaları havadan da görüntülendi.

Kaza, Çiftehavuzlar Mahallesi Dumlupınar Caddesi'nde saat 05.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Merter istikametine doğru ilerleyen şoförün direksiyon hakimiyetini kaybettiği 16 BAY 717 plakalı TIR, bariyerlere çarptı, ardından dere yatağına düştü. Yoldan geçenler durumu polis, itfaiye ve sağlık ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, TIR’da mahsur kalan şoförü araçtan çıkararak sağlık ekiplerine teslim etti. Sağlık ekiplerinin kontrol ettiği TIR şoförünün kazayı yara almadan atlattığını belirledi.

Polis ekipleri, ikinci bir kaza yaşanmaması için yolu trafiğe kapattı. Bu sırada olay yerine gelen firmaya ait kamyonlara, kaza yapan TIR’da yüklü kumaşlar taşındı. Olay yerine getirtilen vinç yardımı ile yaklaşık 5 saat sonra TIR bulunduğu yerden kaldırıldı. TIR'ın kaldırılmasıyla trafik normale döndü.

Görüntü Dökümü:

-------------------

(Dron)

-TIR dan görüntü

-Yoldan görüntü

-Çalışmalardan görüntü

(Aktüel)

-Tırda bulunan kumaşların başka araca taşınması

-Çalışmalar

-Diğer araçlara yüklenen kumaşlar

-TIR’ın vinç ile kaldırılması

-Yoldan görüntü

-Genel ve yakın detaylar

=========

5-'AHBAP DERNEĞİ' SORUŞTURMASINDA 44 MİLYON DEĞERİNDE ALTINLARIN SAKLANDIĞI BELİRTİLEN KASADAN İLAÇLAR ÇIKTI

Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA) - ‘AHBAP Derneği’ soruşturması kapsamında, derneğin banka hesabında bulunan 44 milyon liranın önce 1 milyon dolara, ardından fiziki altına çevrilmesine ilişkin yönetim kurulu kararları incelemeye alındı. Kararlarda, dövizin fiziki olarak teslim alınması ve altınların satın alınması işlemlerinde Haluk Levent’in yetkilendirildiği, altınların ise kiralık kasada muhafaza edilmesinin kararlaştırıldığı belirlendi. İncelenen kasada altının olmadığı, ilaçlar ve bir kitap çıktığı öğrenildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ‘Ahbap Derneği’ soruşturması kapsamında dernek yönetim kurulunun Ocak 2026’da art arda aldığı üç karar incelemeye alındı. 14 Ocak 2026 tarihli yönetim kurulunda, derneğin banka hesabında bulunan 44 milyon liranın enflasyon karşısında değer kaybetmesini önlemek amacıyla altına çevrilmesine karar verildiği öğrenildi. Ancak altının doğrudan Türk lirasıyla alınması yerine başka yöntem tercih edildi. Kararda, 44 milyon liranın önce dolara çevrilmesi, ardından altın alınması planlandı. Döviz bürosundan alınacak dolarların fiziken teslim alınması için ise Haluk Levent yetkilendirildiği ortaya çıktı. Alınan ikinci yönetim kurulu kararında ise satın alınacak altınların muhafazası için bankada kiralık kasa tutulmasına karar verildi. Yapılan tespitlere göre, kiralık kasanın anahtarının Haluk Levent’e teslim edilmesi ve söz konusu işlemlerin tamamında Levent’in yetkili olması kararlaştırıldı. Böylelikle 44 milyon liralık dövize çevrilmesinden fiziki paranın teslim alınmasına, altınların satın alınmasından muhafaza edileceği kasaya kadar Haluk Levent yetkilendirildi.

HAVALE AÇIKLAMASINA ‘GAZZE İÇİN ELDEN ALINAN 1 MİLYON USD ÖDEMESİ’ YAZILDI

Derneğin banka hesabından 14 Ocak 2026 tarihinde bir döviz bürosuna 44 milyon lira havale edildi. Dosyadaki kayıtlara göre havalenin açıklamasına; “Gazze için elden alınan 1 milyon USD ödemesi” ifadesi yazıldı. Elde edilen bilgilere göre 44 milyon lira karşılığında döviz bürosundan temin edilen 1 milyon doları Haluk Levent teslim aldığı belirtildi. 16 Ocak 2026 tarihinde bu kez üçüncü yönetim kurulu kararı alındı. Karara göre, fiziki olarak teslim alınan 1 milyon dolar kullanılarak bir kuyumcudan fiziki altın satın alınmasına karar verildi. Altınları kuyumcudan teslim alma yetkisi yine Haluk Levent’e verildi. Elde edilen bilgilere göre Levent, derneğin 44 milyon TL’sinin çevrildiği 1 milyon doları altına dönüştürdü ve satın alınan fiziki altınları kuyumcudan teslim aldı. Yönetim kurulunda söz konusu altınların Ahbap Derneğinin kiralık kasasında muhafaza edilmesi karar verildi.

KİRALIK KASADAN İLAÇ VE KİTAP ÇIKTI

6 Ağustos'ta ise derneğe ait kiralık kasa; bir polis memuru, bir kuyumcu bilirkişisi ve derneğin mal varlığı yönetimine atanan kayyım heyetinde görevli iki avukatın huzurunda açıldı. Tespitlere göre, 44 milyon lira ile başlayıp 1 milyon dolara, oradan da fiziki altına dönüştürüldüğü belirtilen varlıklara kasada bulunmadığı öğrenildi. Kasadan ilaçlar, vitamin hapları ve bir kitap çıktı. Soruşturma kapsamında, derneğe ait 44 milyon TL’nin, bu parayla temin edilen 1 milyon doların ve 1 milyon dolar karşılığında satın alındığı belirtilen fiziki altınların akıbetinin belirlenmesine yönelik incelemelerin ise sürdüğü öğrenildi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

----------

-Kasanın açılması

-Kasanın içinden çıkanlar

==========

6-AHBAP DERNEĞİ SORUŞTURMASINDA OYUNCU FARAH ZEYNEP ABDULLAH’IN SAVCILIK İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA)- AHBAP Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında ifadeye çağırılan oyuncu Farah Zeynep Abdullah’ın savcılık ifadesi ortaya çıktı. Abdullah ifadesinde, “Ahbap Derneği ile koordineli bir şekilde herhangi bir faaliyetim olmadı. Ben yalnızca Babala TV’de sabahlara kadar telefon görüşmeleri yaparak yardımlar için bir koordinasyon sağlamaya çalıştım. Bunu da son derece iyi niyetlerle yürüttüm” dedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma kapsamında ifadeye çağırılan oyuncu Farah Zeynep Abdullah 10 Ağustos'ta ifade verdi. Abdullah'ın savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı.

‘İDDİALARIN BU YÖNDE OLDUĞUNU GÖRMEK ÜZÜCÜ’

Farah Zeynep Abdullah savcılıktaki ifadesinde, “Olan biteni önce medya üzerinden kendi imkanlarımla takip ettim. Şimdi de Cumhuriyet Başsavcılığınıza bizzat müracaat etmem üzerine kamuoyuna yansıyan kısmından çok daha derin ve büyük sorunlar olduğunu öğrenmiş bulunuyorum. Bu durum benim üzüntümü ve hayal kırıklığımı daha da arttırdı. Kendimle ilgili olan kısım ise şundan ibarettir; ben zaten o dönem dernekle ilgili olan çalışmalara katılmadım. Derneğin faaliyetlerinin etki alanını genişletecek herhangi bir açıklamada da bulunmadım. Esasında iç dünyamda yaşanan felaket üzerine doğrudan bağış toplanmasını da tam olarak bir yere oturtamamıştım, o yüzden yapılan çalışmalara çok mesafeli yaklaşmıştım ancak elbette ki yaşanan felaket üzerine bir sosyal sorumluluğum olduğunun bilincindeydim. Bu bilinçle doğrudan depremzedelerle iletişimler kurdum. Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Yaptığımı da düşünüyorum. Bunu şahsi çabalarımla ilerlettiğim için çok detayına inmek istemiyorum. Ahbap Derneği ile koordineli bir şekilde herhangi bir faaliyetim olmadı. Ben yalnızca Babala TV’de sabahlara kadar telefon görüşmeleri yaparak yardımlar için bir koordinasyon sağlamaya çalıştım. Bunu da son derece iyi niyetlerle yürüttüm. Faydalı olduğumu da düşünüyorum. Şu anda o dönem bir yaraya merhem olmak için toplanmış olan bağışların yerli yerinde ve tam ihtiyaç giderici olarak kullanıldığını öğrenip mutlu olmayı dilerdim. Bununla gururlanmak isterdim ancak durumun tam aksi olduğunu, en azından iddiaların bu yönde olduğunu görmek benim için üzücüdür. Diyeceklerim bunlardan ibarettir” dedi. (DHA)

============

7-ESENLER'DE ZİNCİRLEME KAZADA ÖLEN SÜRÜCÜNÜN CENAZESİ ADLİ TIP KURUMU’NDAN ALINDI

Berkay GÜNEŞ - Harun ŞAHBAZOĞLU / İSTANBUL, (DHA) - ESENLER’de makas atarak ilerlediği iddia edilen hafif ticari aracın 2 otomobile çarpması sonucu meydana gelen zincirleme kazada 1 kişi hayatını kaybetti, 1’i çocuk 5 kişi yaralandı. Kazada hayatını kaybeden Özcan Çakır’ın, hafif ticari aracı eniştesinden habersiz aldığı öğrenildi. Otopsi işlemlerinin ardından ailesine teslim edilen Çakır’ın cenazesinin, Esenler’de ikindi namazının ardından toprağa verileceği belirtildi.

Kaza, dün saat 21.30 sıralarında Fevzi Çakmak Mahallesi Yeni Hal Yolu Atışalanı yol ayrımında meydana geldi. İddiaya göre, makas atarak ilerleyen Özcan Çakır yönetimindeki 34 HJA 550 plakalı hafif ticari araç, aynı yönde seyir halinde olan Bayram A. yönetimindeki 34 PUE 509 plakalı otomobil ile Muhammet K. kontrolündeki 57 AK 732 plakalı otomobile çarptı. Çarpışmanın etkisiyle araçlar savruldu. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, hafif ticari aracın sürücüsü Özcan Çakır’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Çakır’ın cenazesi, otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

YARALILAR HASTANEYE KALDIRILDI

Kazada Furkan A. ile otomobil sürücüleri Bayram A. ve Muhammet K. ile yolcular Harun K. ve Miraç A. yaralandı. Yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

ÇAKIR'IN CENAZESİ AİLESİNE TESLİM EDİLDİ

Otopsi işlemleri tamamlanan Özcan Çakır’ın cenazesi ailesine teslim edildi. Çakır’ın cenazesinin, Kazım Karabekir Mahallesi’ndeki Fatma Hatun Camii’nde ikindi namazının ardından kılınacak cenaze namazı sonrası toprağa verileceği öğrenildi.

'HABERİM OLMADAN ARACIMI ALMIŞ'

Özcan Çakır’ın eniştesi Ayhan Kuru, Çakır’ın aracı kendisinden habersiz aldığını belirterek, “Dün saat 19.00 gibi benim yanımdaydı. Bizim düğün telaşımız var, çeyiz serdik. Kayınçom o sırada eve geldi, beraber kahve içtik. Benim yapılacak işlerim vardı. Kayınçom, ‘Ben gidiyorum’ dedi ve çıktı. Yaklaşık 1,5 saat sonra oğluma bir telefon geldi. Arayan da yanındaki yeğenimdi. ‘Yetiş abi, kaza yaptık. Çok fena kaza yaptık’ dedi. Ben önce kazanın benim arabamla olduğunu bile bilmiyordum. Sonra olay yerine gittik. Polisler beni olay yerine almadı. Ölümlü kaza olduğu için içeri sokmadılar. Kayınçom, benim haberim olmadan anahtarımı alıp aracımı götürmüş. Ben kaza anında arabamın olmadığını öğrendim. Kazadan sonra yeğenime sordum. ‘Beni almaya geldi. Dönerken de arabaya çarptık, araba yuvarlandı’ dedi” ifadelerini kullandı. (DHA)

Görüntü Dökümü:

----------

(Fotoğraf)

Özcan Çakır'ın fotoğrafları

(Aktüel)

-Adli Tıptan görüntüler

-Genel ve detaylar

-Eniştesi Ayhan Kuru'nun röportajı

(ARŞİV)

================================

8- İSTANBUL VALİLİĞİNDEN KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI

İSTANBUL (DHA) - İSTANBUL Valiliği, yarın kentte beklenen kuvvetli rüzgar ve fırtına nedeniyle yaşanabilecek olumsuzluklara karşı vatandaşları uyardı.

Valilikten yapılan açıklamada, Meteoroloji Genel Müdürlüğü değerlendirmelerine göre rüzgarın yarın sabah saatlerinden itibaren kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli rüzgar ve fırtına şeklinde esmesinin beklendiği belirtildi. Açıklamada, kuvvetli rüzgar nedeniyle ağaç ve direklerin devrilmesi, çatıların uçması ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzlukların yaşanabileceği belirtilerek, vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları istendi. İstanbul'da bugün havanın parçalı ve az bulutlu, yarın ise parçalı ve yer yer çok bulutlu geçmesinin beklendiği kaydedilen açıklamada, yarın sabah ve öğle saatlerinde yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış görülebileceği bildirildi. (DHA)

==============================

9- PENDİK’TE 2 KATLI BİNADA ÇIKAN YANGIN İTFAİYE TARAFINDAN SÖNDÜRÜLDÜ

Murat SOLAK / İSTANBUL, (DHA)- PENDİK’te tek katlı metruk gecekonduda çıkan yangın bitişiğindeki 2 katlı binaya sıçradı. Alevlerin tüm binayı kaplaması üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Ölen ya da yaralanın olmadığı yangın, itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü.

Yangın, saat 13.00 sıralarında Dumlupınar Mahallesi, Nurettin Topçu Caddesi’nde meydana geldi. İddiaya göre; caddedeki tek katlı metruk gecekonduda çöpler yanmaya başladı. Kısa sürede büyüyen alevler, bitişikte bulunan 2 katlı binaya sıçradı. Alevler önce 2 katlı binanın çatısını daha sonra tamamını sardı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen polis ekipleri çevrede önlem alarak vatandaşları yanan binanın etrafından uzaklaştırdı. İtfaiye ekipleri yanan 2 katlı binaya merdiven aracıyla müdahale etti. Yaklaşık bir saat süren çalışmanın ardından yanan bina itfaiye ekipleri tarafından kontrol altına alınarak söndürüldü. Ölen ya da yaralananın olmadığı yangında 2 katlı bina kullanılamaz hale geldi. Polis ekipleri yangınla ilgili inceleme başlattı.

Görüntü Dökümü:

-----------------

-Yanan bina çevredeki vatandaşların cep telefonu görüntüleri

-İtfaiye ekiplerinin çalışmaları

-Yanarak kullanılamaz hale gelen 2 katlı binanın son hali

-Genel ve detaylar

==========

10- BEYLİKDÜZÜ’NDE BALKON DUVARINA ÇIKIP DANS EDEN KADIN MAHALLEYİ AYAĞA KALDIRDI

Vehbi DEMİR - Ramazan İŞİKLİ / İSTANBUL, (DHA) - BEYLİKDÜZÜ’nde alkollü olduğu iddia edilen E.E. isimli kadın, 8’inci kattaki dairesinin balkon duvarına çıkarak dans etmeye başladı. Müzik sesi ve kadının şarkı söylemesi üzerine mahalleli sokağa çıktı. Çevredekilere korku dolu anlar yaşatan kadın ekipler tarafından son anda içeri çekildi.

Olay, 9 Ağustos Pazar günü saat 00.30 sıralarında Adnan Kahveci Mahallesi’nde bulunan sitede meydana geldi. İddiaya göre, 12 katlı binanın 8’inci katında yaşayan E.E., alkollü şekilde balkon duvarına çıkarak dans etmeye başladı. Kadını balkonda gören çevredekiler, durumun intihar girişimi olabileceğini düşünerek 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.

EKİPLER ATLAMA YATAĞI AÇTI, UZUN UĞRAŞLAR SONUCU İKNA EDİLDİ

Kısa sürede olay yerine ulaşan ekipler, çevrede geniş güvenlik önlemi aldı. İtfaiye ekipleri, olası düşme veya atlama ihtimaline karşı bina önüne atlama yatağı açtı. Polis ekiplerinin uzun süren ikna çabalarına rağmen içeri girmeyen E.E., son anda içeri çekildi. Sağlık ekipleri tarafından olay yerinde ilk müdahalesi yapılan kadın, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kadının sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Yaşananları çevredekiler cep telefonu kamerasıyla kaydetti. (DHA)

Görüntü Dökümü:

----------

-Kadının dans etmesi

-Ekiplerin ikna çabaları

-Genel ve detay görüntüler

© Copyright 2026

DHA