DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2
DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2
1- BAKAN BAYRAKTAR: TÜRKİYE ENERJİ KAYNAKLI CARİ AÇIK MESELESİNİ KENARA KOYABİLİR
İrem Çağla ZİNCİRLİ- Harun ŞAHBAZOĞLU / İSTANBUL, (DHA)- BOSPHORUS Diplomasi Forumu'nda konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Yüzde 65-70’lerde olan yerlilik oranımızı artıralım. Yenilenebilir enerjiyi daha çok kullanalım. Elektrikli araçlarla ulaştırmayı dönüştürelim. Dolayısıyla benzindeki ve mazottaki dışa bağımlılığımızı öyle azaltalım gibi bir hedefimiz var. 2035’lerde şu anda yüzde 70’lerde olan oranı yüzde 50’lerin altına çekmeyi hedefliyoruz. Bu çok önemli bir hedef ve bunu eğer önümüzdeki 10 yılda başarabilirsek Türkiye enerji kaynaklı cari açık meselesini kenara koyabilir. Bizim temel önceliğimiz, Türkiye’de enerjide dışa bağımlılığı bitirmek. Bunu başardığı anda Türkiye ekonomisi çok daha güçlü ve siyasi açıdan da çok daha güçlü bir ülke haline gelecek" dedi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda düzenlenen 'Bosphorus Diplomasi Forumu'na katıldı. Bakan Bayraktar, Küresel Sistemin Kırılma Noktası: 'Enerji Diplomasisi' panelinde gençlerle bir araya gelerek Genç Diplomasi Derneği Başkan Yardımcısı Ömer Tayyip Erdoğan, BDF'26 Kurumsal İletişim Koordinatörü Salih Emre Şahin ve BDF’26 Komite Moderatörü Elif Rana Durdu’nun sorularını yanıtladı.
'ENERJİ HAYATIMIZIN HER ALANINDA VAR OLAN BİR ŞEY'
Bakan Alparslan Bayraktar, "Enerji, bizim genel anlamda iş yapabilme yeteneğimiz. Sabah kalktığımızda hepimiz bazen 'enerjim düşük' diye tabirler kullanırız. Ama ekonomilerin, devletlerin, ülkelerin enerjileri de o ülkenin iş yapabilme yeteneği, kabiliyetiyle alakalı bir şey. Enerji hayatımızın her alanında var olan bir şey. Dolayısıyla ekonomilerimiz büyüyor, ihtiyaçlarımız artıyor, günlük enerji ihtiyacımız her geçen gün artıyor. Ülkemizin de artıyor, dünyanın da artıyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin enerji ihtiyaçları daha da fazla artıyor. Dolayısıyla enerjisiz bir şey yapmak mümkün değil. Bu enerji kaynaklarını stratejik olarak kendiniz ürettiğiniz zaman, size çok önemli göreceli avantaj getiriyor. Bu kaynakları çevreyle uyumlu bir şekilde elde edebilirseniz, temiz enerjileri hayata geçirdiğimizde hem kendiniz için hem de dünya için aslında çok daha olumlu şeyler ortaya koyuyorsunuz. Dünya aslında son yıllarda özellikle böyle bir süreç içerisinden geçiyor. Yani önceliği enerji kaynaklarını elde edebilmeye, bu kaynakları da daha temiz kaynaklardan nasıl sağlayabileceğinin arayışı içerisinde. Ülkemiz de açıkçası bu çabanın, bu arayışın içerisinde" dedi.
'DÜNya da ENERJİ TALEBİ ÇOK HIZLI BİR ŞEKİLDE ARTMAYA DEVAM EDİYOR'
Alparslan Bayraktar, "Dünya da gördüğümüz enerji talebi çok hızlı bir şekilde artmaya devam ediyor ve enerjisiz bir hayat mümkün değil. Ülkemiz için de böyle. Dolayısıyla bu artan talebi doğru şekilde karşılamak, bunu dış kaynaklarla değil de kendi iç kaynaklarımızla karşılamak bize çok önemli bir ekonomik katkı sağlayacak. Yani Türkiye 2022 yılında yaklaşık 100 milyar dolarlık bir parayı dışarıya ödedi. Bu dışarıya ödenen paranın kendi cebimizde kalmasının ekonomik olarak çok önemli bir katkısı var. Ama onun dışında, özellikle jeopolitik anlamda Türkiye’nin kendi kendine yeten bir ülke olması önemli. Çünkü şimdi dünya da çok büyük bir kriz var. İran’a yapılan saldırılar, İran’da başlayan savaş neyi etkiledi? Hürmüz Boğazı’ndaki akışları, petrol tankerlerinin, LNG tankerlerinin akışını etkiledi. Dolayısıyla şu anda oradan petrolünü sağlayan birçok ülke bu anlamda ciddi zorluk yaşamaya başladı. Türkiye bu dönemde petrolünün yüzde 10’unu Hürmüz geçişli tedarik ediyordu. Yüzde 10 olduğu için şu anda Türkiye’de herhangi bir sıkıntı yaşanmıyor. Ama bu daha yüksek oranlarda olsaydı, olan ülkeler var, o zaman belli sıkıntıları yaşayacaktık. Bunu yaşayan ülkeler ne yaptılar? Enerji tüketimlerini düşürmeye başladılar" diye konuştu.
'TÜRKİYE’NİN HEDEFİ ENERJİDE DIŞA BAĞIMLILIĞI BİTİRMEK'
Bakan Bayraktar, "Pandemi döneminde olduğu gibi uzaktan çalışma, eğitimler konuşulmaya başlandı. Dolayısıyla dünya ciddi anlamda bir enerji kısıtıyla karşı karşıya kaldı. Kendi kaynaklarımızla enerjimizi sağlamak, yerli ve yenilenebilir kaynaklarla sağlamak ülkeler için hem stratejik açıdan hem jeopolitik açıdan hem de ekonomik açıdan çok büyük katkıları olan bir durum. Dolayısıyla Türkiye’nin buradaki hedefi, bizim temel önceliğimiz, sizlerin de üzerinde çalışacağı temel konu, Türkiye’de enerjide dışa bağımlılığı bitirmek. Bunu başardığı anda Türkiye ekonomisi çok daha güçlü ve siyasi açıdan da çok daha güçlü bir ülke haline gelecek" dedi.
'KRİTİK VE STRATEJİK MADENLERDE TÜRKİYE’NİN BAĞIMSIZ OLMASI ÇOK ÖNEMLİ'
Bakan Bayraktar, "Tabii enerji derken aslında madenleri de işin içerisine katmamız lazım. Özellikle kritik ve stratejik madenlerde Türkiye’nin bağımsız olması çok önemli. Hedef tarih dediğiniz zaman onun altını doldurmak lazım. 'Şu tarihte, bundan 10 sene sonra, 20 sene sonra Türkiye enerjide dışa bağımlılığı bitirir' dediğimiz zaman 'Bunu nasıl yapacaksınız' sorusu ve 'Ne zaman yapacaksınız' sorusu geliyor. Onunla alakalı size şöyle bir tarih vereyim. En azından 2035 için bir şeyler söyleyebilirim. Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını bitirmesi için birkaç koldan çalışma yürüyor. Bir tanesi kendi kaynaklarımızı, yani kendi petrolümüzü, doğal gazımızı üretmek. Sakarya Gaz Sahası, Karadeniz’de yaptıklarımız, Gabar’daki petrol, yurt içinde, yurt dışında yaptıklarımız bir taraftan yenilenebilir enerjide yaptığımız çalışmalar, nükleerde yaptığımız çalışmalar devam ediyor. Başka bir şey yaparak da dışa bağımlılığı düşürebilirsiniz. Tüketimi biraz düşürebilirsiniz veya tüketimi değiştirebilirsiniz. Yani tüketimi düşürmek deyince, mevcut hayatımızdan kopmadan daha az enerji kullanmak nasıl mümkün olabilir? Mesela ulaştırma. Ulaştırmada Türkiye sadece binde 5 elektrik kullanıyor. Ama Türkiye’nin en güçlü olduğu alanlardan bir tanesi elektrik. 2035’e kadar Türkiye 8 ila 10 milyon elektrikli aracın kullanıldığı bir ülke olabilir. Dolayısıyla biz özellikle petroldeki dışa bağımlılığımızı, dizeldeki, benzindeki dışa bağımlılığımızı düşürmeye başlayabiliriz" dedi.
Bayraktar, "Tüketim olacak ama elektrik tarafında bizim dışa bağımlılığımız diğerlerine göre çok daha az. Yüzde 65-70’lerde olan yerlilik oranımızı artıralım. Yenilenebilir enerjiyi daha çok kullanalım. Elektrikli araçlarla ulaştırmayı dönüştürelim. Dolayısıyla benzindeki ve mazottaki dışa bağımlılığımızı öyle azaltalım gibi bir hedefimiz var. 2035’lerde şu anda yüzde 70’lerde olan oranı yüzde 50’lerin altına çekmeyi hedefliyoruz. Bu çok önemli bir hedef ve bunu eğer önümüzdeki 10 yılda başarabilirsek Türkiye enerji kaynaklı cari açık meselesini kenara koyabilir. Ondan sonraki hedef de tabii bunu sıfıra düşürmek, Türkiye’yi enerjide tam olarak bağımsız kılabilmek. Ama bu konuda yoğun bir şekilde çalışıyoruz" ifadelerini kullandı
'BİZ ENERJİDE DAHA ADİL BİR DÜNYAYI NASIL SAĞLAYABİLİRİZ'
Bayraktar, "Haritaya baktığımızda gelişmiş ülkelerin, iktisadi açıdan kalkınmış ülkelerin daha çok enerji kullandığını bize söylüyor. Cumhurbaşkanımız 'Dünya 5’ten büyüktür' derken her açıdan aslında bunu vurguluyoruz. Daha adil bir dünya enerjide de mümkün. Sahra Altı Afrika’nın kullandığı elektrik toplam New York’un kullandığı elektrik kadar. Burada da ciddi bir adaletsizlik var. Adil olmayan dağılımlardan bir tanesi bu. Dünya da şu anda halen yaklaşık 700 milyon insanın elektriğe erişimi yok. Elektriksiz bir dünya düşünebiliyor musunuz? Cep telefonunun, haberleşmenin kısıtlı olduğu bir dünya dan bahsediyoruz. Dolayısıyla bizim aslında, belki bu forumun da üzerinde durması gereken konulardan bir tanesi şu: Biz enerjide daha adil bir dünyayı nasıl sağlayabiliriz? Eğer sizin elektriğiniz yoksa aslında temiz sudan bahsedemezsiniz, hijyenden bahsedemezsiniz. Dolayısıyla onun getireceği sağlık problemleri var. Afrika, Güneydoğu Asya, buralar elektriğe erişimin az olduğu bölgeler" diye konuştu.
'EN ÖNEMLİ İNSAN HAKLARINDAN BİR TANESİ DE ENERJİYE ERİŞİM HAKKI'
Bakan Bayraktar, "Amerika’da kişi başına elektrik tüketimi 14 bin kilovatsaat/yıl. Türkiye’de 4 bin kilovatsaat. Dünya ortalaması 4 bin kilovatsaat. İşte bazı ülkelerde de sıfır, yani yok. Dolayısıyla aslında en önemli insan haklarından bir tanesi de elektriğe erişim, enerjiye erişim hakkı. Dünya da 2 milyarın üzerindeki nüfus şu anda hala geleneksel pişirme yöntemlerini kullanıyor. Dolayısıyla bu adaletsizliğe de dünyanın bir çözüm bulması lazım" dedi.
'ENERJİDE PETROLDEKİ DIŞA BAĞIMLILIĞIMIZI DÜŞÜRÜYORUZ'
Bayraktar, "Devam eden bir proje olması açısından Gabar’dan bahsetmek isterim. Yani bizim Türkiye’de petrolle ilgili hikayemiz aslında işte gördüğünüz resimde, Gabar’da bir kulenin olduğu yer. Bizim için çok özel yeri olan projelerden bir tanesi. Birkaç açıdan öyle. Bir, enerji yönü; enerjide petroldeki dışa bağımlılığımızı düşürüyoruz. Ama Gabar özellikle bugünlerde daha da anlamlı hale geldi. 'Terörsüz Türkiye' konuşuluyor. Bununla ilgili çok çok önemli bir adımı Meclis’te atmış olduk. Çok büyük bir katılımla ve çok büyük bir destekle. 'Terörsüz Türkiye' ve 'Terörsüz Bölge' diyoruz. Yani bütün bölgemizin terörden kurtulduğu, terörle mücadelede bir anlamda başarıya ulaştığı noktada neler olabileceğini gösterdiğimiz bir resim. Gabar yıllarca adı terörle anılan bir yerdi. Ben oralara gittiğimde oradaki görevli arkadaşlarımız bana 'Efendim, buralarda şu tarihte şöyle terörist baskınları oldu, şöyle şehitlerimiz var' vesaire gibi bilgiler vermişlerdi. Şimdi artık o bölgede 3 bin 500’ün üzerinde genç kardeşimiz o sahalarda çalışıyor" diye konuştu.
Görüntü Dökümü:
----------------
- Programdan detaylar
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar açıklamaları
============================
-TCMB BAŞKANI KARAHAN: YILSONU ENFLASYON TAHMİNİMİZİ YÜZDE 28 OLARAK YUKARI YÖNLÜ GÜNCELLEDİK
Tuğçe SEZER ODABAŞI-Ulaşcan ÖZER/İSTANBUL,(DHA)- TÜRKİYE Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, “2026 yılsonu enflasyon tahminimizi yüzde 28 olarak yukarı yönlü güncelledik. Enflasyonun 2027 yılsonunda yüzde 15’e, 2028 yılsonunda ise yüzde 9’a geriledikten sonra orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz. 2026 yılsonu tahmininde yapılan 2 puan güncellemede, motorin, doğal gaz ve enerji dışı emtia fiyatlarındaki görünüm etkili oldu” dedi.
Yılın üçüncü 'Enflasyon Raporu Bilgilendirme Toplantısı' TCMB Başkanı Fatih Karahan başkanlığında İstanbul Finans Merkezi'nde bulunan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası yerleşkesinde gerçekleştirildi. TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın ‘Küresel Ekonomi’, ‘Makroekonomik Görünüm’, ‘Para Politikası’ ve ‘Orta Vadeli Projeksiyonlar’ başlıklarında sunum yaptığı toplantıda yılın son çeyreğine ilişkin enflasyon tahminleri de kamuoyuyla paylaşıldı.
‘MAKROİHTİYATİ TEDBİRLERİ SIKI PARASAL DURUŞUMUZU DESTEKLEMEK ÜZERE UYGULAMAYA DEVAM EDİYORUZ’
Sunumunda sıkı para politikalarının süreceğini kaydeden Karahan, “2026 yılı ocak ayında politika faizini 100 baz puanlık bir indirimle yüzde 37 seviyesine getirmiştik. Mart ayı başından bu yana yaşanan savaş ve jeopolitik gelişmelerin enflasyon görünümüne etkilerini sınırlamak amacıyla, sıkı duruşumuzu koruyarak politika faizini sabit tuttuk. Son Rapor döneminden bu tarafa sıkı para politikası duruşunu desteklemek amacıyla, 1 hafta vadeli repo ihalesi açmadık. Piyasanın likidite ihtiyacını ise üst banttan yapılan gecelik fonlama işlemleri ile karşılamayı sürdürdük. İki Rapor arasında, kısa bir dönem piyasada likidite açığı oluşsa da genellikle likidite fazlası koşulları hakimdi. Bu dönemde, likidite fazlasını sterilize etmek amacıyla depo alım ve swap ihalelerine devam ettik. Etkin likidite yönetimimizle para piyasalarında gerçekleşen faiz oranlarının üst bandımız olan yüzde 40’a yakın seviyelerde oluşmasını sağlıyoruz. TL mevduat, kredi büyümesi ve likidite yönetimi odaklı makroihtiyati tedbirleri sıkı parasal duruşumuzu desteklemek üzere uygulamaya devam ediyoruz. TL mevduat payını artırmayı hedefleyen düzenlemeleri finansal koşullara göre revize ederek uyguluyoruz. Kredi büyümesindeki dalgalanmaları yönetmek için ise büyüme sınırlarını kullanıyoruz” dedi.
‘TL TİCARİ VE BİREYSEL KREDİ BÜYÜMELERİ YÜZDE 35 SEVİYESİNE GERİLERKEN, YP KREDİ BÜYÜMESİ YÜZDE 10’UN ALTINA GERİLEDİ’
Karahan, “Mevduat ve ticari kredi faiz oranları, ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti ile uyumlu hareket ediyor. Tüketici kredisi faizleri üzerinde ise ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin yanı sıra makroihtiyati tedbirler ile kredi riski gelişmelerinin etkili olduğunu değerlendiriyoruz. 2025 yılından itibaren kıymetli maden fiyat gelişmeleri ve artan jeopolitik riskler sonucunda TL payında dalgalanmalar yaşandı. Ancak sıkı para politikası duruşumuz ve destekleyici makroihtiyati araç setimiz yurt içi yerleşiklerin TL mevduat tercihinin korunmasında etkili oldu. Özellikle ikinci çeyrekten itibaren TL mevduata girişlerin hızlanması ile birlikte TL mevduatın payı yüzde 62’ye yükseldi. Yatırım fonlarını dahil ettiğimizde de bu görünüm değişmiyor. 2025 yılı son çeyreğinde hızlanan kredi büyümesi 2026 yılı ikinci çeyreğinden itibaren belirgin yavaşladı. Para politikasındaki sıkı duruşa ilave olarak KMH limitlerinin büyüme sınırına dahil edilmesi, büyüme sınırlarının düşürülmesi ve istisna kredilerin kapsamının daraltılması gibi adımlar bu yavaşlamada etkili oldu. Sonuç olarak şubat sonunda yüzde 34,6 seviyesinde olan toplam kredi büyümesi yüzde 25 dolayına geriledi. Kredi büyümesindeki bu yavaşlama tüm kredi türlerinde görülüyor. Nitekim, TL ticari ve bireysel kredi büyümeleri yüzde 35 seviyesine gerilerken, YP kredi büyümesi yüzde 10’un altına geriledi. Kredi piyasasındaki bu gelişmelerin kredi kompozisyonunu iyileştirerek finansal istikrarı destekleyeceğini ve iç talepteki dengelenmeye katkı vereceğini değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı.
‘ENFLASYONUN ORTA VADEDE ENFLASYON HEDEFİ OLAN YÜZDE 5 SEVİYESİNDE İSTİKRAR KAZANACAĞINI ÖNGÖRÜYORUZ’
Enflasyon tahminlerini paylaşan Karahan, “Tahminlerimizi oluştururken, para politikasında sıkı duruşun korunduğu bir görünüm esas aldık. Ayrıca, ekonomi politikalarındaki eşgüdümün de devam edeceği varsayımını yansıttık. Şimdiye kadar özetlediğim görünüm altında, 2026 yıl sonu enflasyon tahminimizi yüzde 28 olarak yukarı yönlü güncelledik. Enflasyonun 2027 yılsonunda yüzde 15’e, 2028 yılsonunda ise yüzde 9’a geriledikten sonra orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz. 2026 yılsonu tahmininde yapılan 2 puan güncellemede, motorin, doğal gaz ve enerji dışı emtia fiyatlarındaki görünüm etkili oldu. Eşel mobil uygulamasına yönelik düzenlemelerin etkisini de tahminlerimize yansıttık. Bunun yanı sıra, gıda enflasyonu varsayımında yapılan yukarı yönlü güncelleme ile yönetilen/yönlendirilen fiyatlar da enflasyon tahminimizin yükselmesinde rol oynadı. Çıktı açığı tahminimizde ise önceki Rapor dönemine göre kayda değer bir güncelleme olmadı. Finansal koşullardaki sıkılığın korunmasıyla yurt içi talebin zayıf seyrini önümüzdeki dönemde sürdürmesini bekliyoruz. Ayrıca, geçmiş enflasyona endeksleme eğiliminin güçlü olduğu hizmet kalemlerinde ataletin zayıflamasıyla hizmet enflasyonundaki düşüşün giderek daha belirgin hale geleceğini öngörüyoruz. Sıkı parasal duruşun beklenti ve fiyatlama davranışlarındaki iyileşmeyi desteklemesiyle enflasyonun ana eğilimindeki gerilemenin önümüzdeki dönemde sürmesini bekliyoruz” diye konuştu.
‘MAALESEF KÜRESEL BÜYÜME BİR SÜREDİR ZAYIF SEYREDİYOR’
Başkan Karahan sunumun ardından gazetecilerin ve ekonomi yazarlarının sorularını yanıtladı. Karahan, soru-cevap bölümünde sorulan ‘sanayisizleşme eleştirileri'ne ilişkin soruya ise şöyle yanıt verdi:
“Dönem dönem ‘sanayisizleşme’ eleştirilerini duyuyoruz, gündeme geliyor. Biz de bu doğrultuda 2025 yılından beri başladığımız reel sektör görüşmelerine devam ediyoruz. Ve bu görüşmelerde de ziyaretlerde çeşitli şehirlerde de tespitler yapma imkanımız oluyor. Sanayi görünümünü etkileyen birden fazla faktör var. Genelde para politikası suçlanabiliyor ama baktığımızda daha fazla öne çıktığını düşündüğümüz unsurlar söz konusu. Bunlardan en önemlisi her zaman vurguladığımız gibi dış talep görünümü. Maalesef küresel büyüme bir süredir zayıf seyrediyor çeşitli unsurlardan dolayı. Bu sene de savaş nedeniyle beklenen toparlanma olmadı. Bu bir kere dış talep tarafında genel olarak sanayi açısından olumsuz bir görünüm arz ediyor. İkincisi geçen seneden başlayan, aslında bir süredir de devam etmekte olan ama geçen sene hız kazanan, dış ticarette artan korumacı politikalar. Bu sene jeopolitik gelişmeler ve ortaya çıkan belirsizlikler de buna eklendi ve özetle küresel konjonktür itibarıyla hem dış talep hem de bu saydığım unsurlar itibarıyla sanayi için olumsuz bir görünüm söz konusu. Yani işleri zorlaştıran bir unsur bunlar. Onun dışında iç dinamiklerimiz de önemli. Burada birçok zenginleşen ülkede yaşandığı gibi ülkemizde de hem bir taraftan sanayiden hizmete geçiş söz konusu ama daha da önemlisi sanayi içinde bir dönüşüm söz konusu. Bu da daha yüksek katma değerli sektörlere ve daha teknoloji yoğun sektörlere yönelik oluyor. Bunun da biraz daha geleneksel sektörlerde etkisinin hissedildiğini görüyoruz.”
Karahan, “Son olarak da tabii ki bazı eleştirilerde bizim politikalarımız nedeniyle artan finansman maliyeti ve kur konusunda olabiliyor. Şimdi sanayisizleşme denildiği zaman aslında önemli olan arz kapasitesinin korunması. Mevcut verilere baktığımızda arz kapasitesi yönünde bir bozulma olmadığını değerlendiriyoruz. Açıkçası baktığımızda üretimdeki düşüşün kapasite kullanım oranının azalmasından kaynaklandığını görüyoruz. Bu da şu demek. Fiyat istikrarı sağlandığında ileride tekrar iç ya da dış talep kaynaklı bir talep artışı olacak olursa, bu kapasite kullanım oranı yani mevcut kapasite daha fazla kullanılarak karşılanabilir. Dolayısıyla bu kanaldan bir enflasyonist baskının ileride gelmesini öngörmüyoruz mevcut veriler ışığında. Bu görüşümüzü destekleyen iki unsur daha var kapasite kullanım oranı dışında. Son dönem verimlilikte ciddi artışlar gördük, özellikle 2025 yılından başlayarak. Bu da önümüzdeki dönemde mevcut kaynaklarla daha da fazla üretim yapabileceğimizi ve dolayısıyla arz kapasitesinin bozulmadığını gösteriyor. Ve son olarak makroekonomik ve finansal koşulların sıkı olduğu dönemlerde kurulan firmaların sayıca daha düşük olsa da aslında daha başarılı olduğu ve daha verimli olduğu yönünde bir bulgumuz var. Bunun da önümüzdeki dönem için önemli olduğunu düşünüyoruz. Uygulamakta olduğumuz sıkı para politikası, üretim ve tüketim faaliyetlerinin uzun dönemde daha dengeli, öngörülebilir ve en önemlisi dışsal şoklara daha dayanıklı bir yapıya kavuşmasını sağlayacak. Böylelikle fiyat istikrarıyla uyumlu, sürdürülebilir bir büyüme patikasına ulaşacağımızı düşünüyorum” dedi.
Görüntü Dökümü:
------------
-Sunumdan görüntüler
-Soru-cevap görüntü
=============
3- BAYKAR: ‘ÜLKEMİZ İÇİN GELİŞTİRMEYE, ÜRETMEYE, İHRAÇ ETMEYE VE DEĞER OLUŞTURMAYA DEVAM EDECEĞİZ’
İbrahim YILDIZ/İSTANBUL, (DHA)- TÜRKİYE’nin 2025 yılı en fazla gelir vergisi veren mükellefleri listesinde ilk iki sırada BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ve BAYKAR Genel Müdürü Haluk Bayraktar yer aldı. Açıklamanın ardından BAYKAR’ın sanal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Ülkemiz için geliştirmeye, üretmeye, ihraç etmeye ve değer oluşturmaya devam edeceğiz” denildi.
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından açıklanan Türkiye’nin 2025 yılı gelir vergisi rekortmenleri listesinde ilk sırada, 2 milyar 991 milyon 536 bin 761 liralık vergi tahakkuku ile BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar yer aldı. İkinci sırada ise 2 milyar 502 milyon 27 bin 661 liralık vergi tahakkuku ile BAYKAR Genel Müdürü Haluk Bayraktar bulundu. Selçuk Bayraktar ve Haluk Bayraktar, 2021-2025 yıllarında üst üste 5 kez Türkiye’nin en fazla gelir vergisi ödeyen mükellefleri oldu.
'GELİRLERİMİZİN YÜZDE 90’INDAN FAZLASINI İHRACATTAN ELDE ETTİK'
BAYKAR sanal medya hesaplarından yapılan açıklamada, “Dünyanın en büyük SİHA ihracatçısı olarak; 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz 2,2 milyar dolarlık ihracatla gelirlerimizin yüzde 90’ından fazlasını ihracattan elde ettik. Son 5 yıldır aralıksız Türkiye’nin en fazla gelir vergisi ödeyen isimleri olarak zirvede yer alan Yönetim Kurulu Başkanımız Selçuk Bayraktar, bu yıl 2 milyar 991 milyon TL vergiyle Türkiye’nin vergi rekortmenleri listesinde 1’inci; Genel Müdürümüz Haluk Bayraktar ise 2 milyar 502 milyon TL vergiyle 2’nci sırada yer aldı. Ülkemiz için geliştirmeye, üretmeye, ihraç etmeye ve değer oluşturmaya devam edeceğiz” denildi. (DHA)
===============================
4- ŞİLE'DE MOTOSİKLET KAZASINDA FELÇ OLAN ESKİ TÜRKİYE ŞAMPİYONU GÖRGÜ TANIĞI ARIYOR
Canan İLARSLAN- Mehmet ALA/İSTANBUL, (DHA)- Şile'de Türkiye Motosiklet Pist Şampiyonu Yılmaz Aydemir (56) kaza yaptı. Belden aşağısı felç olan Aydemir, "Sofular mevkiinde ilerlerken, bir motosiklet gördüm. O motosiklet benim şeridimdeydi. Yolun ortasında ise dal veya hortum gibi bir şeyler gördüm. Ne olduğunu anlamadan motosikletimin dengesini kaybettim ve fren sıkarak oradaki çukura düştüm. Benim arkadaşlardan ricam; bu yollarda hepimiz motora biniyoruz ve binmeyi çok seviyoruz. Bir görgü tanığı, bir kamera kaydıyla bu konunun aydınlanmasını istiyorum. Kaza oradaki dallardan mı kaynaklanıyor veya başka bir şeyden mi kaynaklandı. Çünkü bana yardım eden motosikletli arkadaşlar jandarmalar gelmeden olay yerini terk etmişler. Terk etmemeleri gerekiyordu" dedi.
Kaza, 7 Ağustos Cuma günü saat 10.45 sıralarında Şile Yeşilvadi mevkiinde meydana geldi. 1994- 2015 yılları arasında yarışmalara katılan ve Türkiye Motosiklet Pist Şampiyonası'nda birincilikleri bulunan Yılmaz Aydemir, seyir halindeyken viraja girdiği sırada motosikletin direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza yaptı. Aydemir, savrularak yol kenarındaki çukura düştü. Çevrede bulunan diğer motosiklet sürücüleri Aydemir'in yardımına koşarak durumu sağlık ve jandarma ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Aydemir, Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Yılmaz Aydemir'ın belden aşağısı felç oldu.
‘FREN SIKARAK ORADAKİ ÇUKURA DÜŞTÜM’
Eski Türkiye Motosiklet Pist Şampiyonu Yılmaz Aydemir, “Şile’den trafik ışıklarından Sofular istikametine girip ilerlerken, orada bir motosiklet gördüm. O motosiklet benim şeridimdeydi. Karşıdan başka bir araç görmedim. Bir tane motosiklet ve araç gördüm. O esnada yolun ortasında dal veya hortum gibi bir şeyler gördüm. O esnada ne olduğunu anlamadan motosikletimin dengesini kaybettim ve fren sıkarak çukura düştüm. Profesyonel olduğum için motoru ayrı bir yere ittim, ben ayrı bir yere düştüm. Şanssızlığım, düştüğüm yerde bir ağaç varmış, ağaca vurdum. Omuriliklerim kırıldı, bunun farkındayım fakat hafızamı kaybetmedim, elimi ayağımı kaybetmedim. Felç oldum. O esnada bulunduğum çukurda yardım istemek için dışarıya doğru baktığımda orada bir motosikletin daha yerde yattığını ve iki kişinin onu kaldırmaya çalıştığını fark ettim. O gençlere, 'beni buradan çıkartın, ben burada sıkıştım, ölüyorum' dedim. Çocuklar kendi motorlarını kaldırıp benim yanıma geldiler. Telefonumu verdiler. Çocuklardan bir tanesi, 'Abi senin motorunun anahtarı burada, motor aşağı uçmuş' dedi. Sorun değil, dedim. Hemen hemen ambulansı arayın, dedim. Omuriliğimin kırıldığını biliyordum, sinirlerimin koptuğunu biliyordum. Halen bu şekildeyim, belden aşağım şu an felçli" dedi.
‘BİR GÖRGÜ TANIĞIYLA, BİR KAMERAYLA ORTAYA ÇIKMASINI İSTİYORUM’
Aydemir, “Benim arkadaşlardan ricam; bu yollarda hepimiz motora biniyoruz ve binmeyi çok seviyoruz. Ben bir de topluma mal olmuş bir insanım, kaza yapmasınlar diye bilgi veririz. Örnek teşkil eden insanlardan bir tanesi olduğumuz için bu bahsettiğimiz konunun bir görgü tanığıyla, bir kamerayla ortaya çıkmasını istiyorum. Oradaki dallardan mı kaynaklanıyor veya başka bir şeyden mi kaynaklandı? Çünkü bana yardım eden arkadaşlar, jandarmalar gelmeden olay yerini terk etmişler. Terk etmemeleri gerekiyordu. Arkadaşlar kim ise; bize bir kamera kaydı verirse, bugün bana, yarın onlara, hepimizin başına gelebilir. Bunun açığa çıkarmak istiyorum. O arkadaşlardan da rica ediyorum, gelip bana yardımcı olsunlar. Çünkü bu yol ile ilgili bir problemse ona göre hep beraber ne yapılması gerekiyorsa yapalım. Halime baksınlar. Çoluğum çocuğum var, sizlerin de var. Sizler de motora biniyorsunuz. Dümdüz yol da gidip kendi kendimi bir ağaca vuracak kadar motor bilgisi olmayan bir insan değilim. Bu saatten sonra yürüyemeyeceğim, doktorlar da bunu söylüyor. Omuriliğimden ameliyat oldum ama sinirlerimin koptuğu için ve motosiklet camiasından İstanbul'da, Türkiye'de her yerde sevilen bir insan olarak insanlara faydalı olmak istediğim için hepimizin dikkatli olmasını söylüyorum ki, bir de bu benim başıma geliyor. Şu anda Türkiye'de motosiklet kullanan 1 milyon tane insana sorsanız, bu kazayı en son yapacak insan Yılmaz Aydemir derler” diye konuştu.
‘BU SAATTEN SONRA BENİM YÜRÜYEBİLECEK BİR HALİM YOK’
Aydemir, “Bu kaza olduğu anda bana yardım eden, benim orada ölmemem için mücadele eden motosikletçi dostlarımızın veyahut da arabayla duran arkadaşlarımızın bu kazayla ilgili görüntü olur, bilgi olur, her türlü bilgilerini bekliyoruz. Açıkçası doğrunun ortaya çıkmasını istiyorum. Ben motosikletle doğdum, büyüdüm, kullanıyorum. Evimi, hayatımı değiştireceğim. Ben çok iyi bir motor tutkunuyum. Bu kaza, benim hayatımı değiştirmeyecek. Ama tabii ki hayatım kısıtlanacak. Motora binemeyeceğim. Ne yapacağız? Üç tekerlekli bir şeye bineceğiz. Biz bu motosiklet, özgürlük ruhunu bırakamayız. 56 yaşındayım. 8 yaşından beri motora biniyorum. İlk defa felç kalıyorum. O yüzden insanın başına gelebilir ama bu demek değildir ki bu halde bile olsa ben yine insanlara destek olacağım, motor kullanmayı öğreteceğim, bilgilerimi aktarmaya çalışacağım. Çünkü ben insanlara bir örneğim. Halen motoru seviyorum, yine bineceğim. En kötü iki tekerlekli motora binemeyeceğim ama üç tekerlekli motorlarımız var, onlara bineceğim” ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
--------
(Cep telefonu)
-Olay yerinden görüntüler
-Yılmaz Aydemir'in motosikletli fotoğrafları
(Aktüel)
-Yılmaz Aydemir ile röportaj
-Genel ve detay görüntüler
==================================
5- KÜÇÜKÇEKMECE'DE PUSETTEKİ BEBEKLE UYUŞTURUCU KURYELİĞİ YAPAN KADIN YAKALANDI
İSTANBUL, (DHA)- KÜÇÜKÇEKMECE'de 2 yaşındaki bebeğinin bulunduğu pusetle uyuşturucu sevkiyatı yaptığı belirlenen Damla K. ile uyuşturucuyu teslim alan Y.K. suçüstü yakalandı. 'Bebekli kurye' adını verdikleri yöntemle sevkiyat yapan kadının evinde ve uyuşturucuyu teslim alan şüphelinin otomobilindeki mekanizmalı gizli bölmede yapılan aramalarda 1 kilo 710 gram esrar ve 410 gram kokain olmak üzere toplam 2 kilo 110 gram uyuşturucu ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 2 şüpheli tutuklandı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu ticareti yapan şüphelilerin 'bebekli kurye' adını verdikleri yöntemle sevkiyat yaptığını belirledi. Yapılan çalışmalarda, Küçükçekmece'de bir kadının 'ana zula' olarak kullandığı evinden çıkardığı uyuşturucuyu, 2 yaşındaki bebeğinin bulunduğu pusetle taşıdığı tespit edildi. Kimliği belirlenen Damla K. takibe alındı. Şüpheli, bir süre pusetle yürüdükten sonra otomobilde bekleyen Y.K. ile buluştu.
PUSETTEKİ BEBEK İÇİN AYRILMALARI BEKLENDİ
Uyuşturucu alışverişini gören polis ekipleri, pusetteki bebeğin operasyondan etkilenmemesi için kadın ile erkeğin birbirinden ayrılmasını bekledi. Şüphelilerin ayrılmasının ardından eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda kadın kurye Damla K. ile otomobildeki Y.K. yakalandı.
UYUŞTURUCU OTOMOBİLDEKİ GİZLİ BÖLMEDE BULUNDU
Şüphelilerin gözaltına alınmasının ardından otomobilde ve kadının evinde arama yapıldı. Otomobilin mekanizmalı gizli bölmesi ile kadının evinde yapılan aramalarda 1 kilo 710 gram esrar ve 410 gram kokain olmak üzere toplam 2 kilo 110 gram uyuşturucu ele geçirildi.
2 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Damla K. ve Y.K. tutuklanarak cezaevine gönderildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------
(Güvenlik kamerası)
-Şüphelilerin buluşmaya gitmesi
(Polis kamerası)
-Otomobilde yapılan aramalar
-Uyuşturucunun bulunması
-Evde yapılan aramalar
-Ele geçirilenler
-Şüphelilerin sevki
=============================
6- ŞİŞLİ’DE NİLDA MÜGE'Yİ ÖLDÜREN ŞÜPHELİ: BENİ YAKALAMASAYDINIZ KENDİMİ KESİN ÖLDÜRÜRDÜM
Yılmaz OKUR / İSTANBUL, (DHA)- ŞİŞLİ’de eczane önünde arkadaşının ilaç almasını beklediği sırada motosikletle gelen eski erkek arkadaşı Nazir Ilgın (35), tarafından silahlı saldırıya uğrayan Nilda Müge Şahin (26) hayatını kaybetti. Şahin'in kız kardeşi ablasının mezarını ziyaretinde şüpheliyi görünce polisi aradı. Sarıyer'de ormanda yakalanan şüpheli Nazir Ilgın, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Ilgın'ın ifadesinde, "Olayın ardından intihar etmeyi denedim ama cesaret edemedim. Bugün beni yakalamasaydınız kendimi kesin öldürürdüm" dediği öğrenildi.
Olay, 5 Ağustos'ta saat 00.45 sıralarında Gülbahar Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Nilda Müge Şahin, akşam saatlerinde arkadaşıyla birlikte Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gitti. Hastaneden ayrılan Şahin ve arkadaşı, daha sonra ilaç almak için nöbetçi eczaneye geldi.
2 KURŞUN SIRTINDAN GİRDİ GÖĞSÜNDEN ÇIKTI
Şahin'in arkadaşı eczaneden ilaç alırken, Şahin dışarıda bekledi. İddiaya göre 34 PJ 7763 plakalı siyah skuter motosiklet üzerinde bulunan Nazir Ilgın., eczanenin bulunduğu sokakta Nilda Müge Şahin’e silahla ateş açtı. Saldırının ardından skuter motosikletle olay yerinden kaçtı. Genç kadının sırtına 2, göğsüne de 2 kurşun isabet etti. Şahin ağır yaraladı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Şişli'deki özel bir hastaneye kaldırılan Nilda Müge, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
HASTANE ÇEVRESİNDE GÖRMÜŞ; O OLDUĞUNA EMİN OLAMAMIŞ
Şahin'in arkadaşının ifadesine göre, gittikleri Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin çevresinde Nazir Ilgın'a benzeyen bir kişiyi fark ettiklerini ancak şüphelendikleri kişinin Ilgın olup olmadığından emin olamadıklarını anlattı. Şahin'in arkadaşı hastaneden ayrıldıktan sonra ilaç almak için nöbetçi eczaneye gittiklerini, Nilda Müge Şahin’in eczanenin bulunduğu sokakta silahlı saldırıya uğradığını anlattı.
CİNAYETTEN 9 GÜN ÖNCE ŞİKAYETÇİ OLMUŞ
Yapılan incelemede Şahin’in 27 Temmuz Pazartesi günü Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amirliği’ne başvurarak Nazir Ilgın hakkında şikayetçi olduğu belirlendi. Şüpheli, işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edildi; ardından da adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüpheli hakkında uzaklaştırma kararı verildiği, kararın 2 Ağustos Pazar günü Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amirliği ekiplerince kendisine tebliğ edildiği öğrenildi. Buna rağmen şüphelinin, kararın tebliğinden 3 gün sonra eski sevgilisini silahla vurarak öldürdüğü belirlendi.
6 SUÇ KAYDI OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI
Yapılan araştırmada Nazir Ilgın'ın 3 'Kasten yaralama', 1 'Hakaret ve tehdit' ile 2 kez 'Ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanun' kapsamında toplam 6 suç kaydı bulunduğu tespit edildi. Olayın ardından kaçan şüphelinin yakalanması için Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ile Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekiplerince çalışma başlatıldı.
14 YIL HAPİS CEZASI KESİNLEŞMEMİŞ
Öte yandan Nazir Ilgın hakkında 2020 yılında eski sevgilisi hemşire Ceylan G.’yi darbedip bıçakla yaraladığı gerekçesiyle 'Kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan adli işlem yapıldığı belirlendi. Olayın ardından gözaltına alınan şüpheli, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. İlk derece mahkemesince 14 yıl hapis cezasına çarptırılan şüpheli hakkında verilen kararın istinaf mahkemesinde inceleme aşamasında olduğu, dosyanın kesinleşme süreci devam ederken şüphelinin tutuksuz olduğu öğrenildi.
YENİ GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI
Cinayete ilişkin ortaya çıkan yeni görüntülerde şüpheli Nazir Ilgın'ın motosikletle gelip Nilda Müge Şahin'e ateş edip kaçtığı anlar yer aldı.
ŞÜPHELİYİ GÖREN NİLDA'NIN KIZ KARDEŞİ POLİSE İHBARDA BULUNDU
Şahin'in kız kardeşi ablasının mezarını ziyaretinde şüpheliyi görünce polisi aradı. Polis, şüpheli Nazir Ilgın'ı bugün Sarıyer Ayazağa'da ormanda yakalandı. Ilgın'ın olayda kullandığı silahı hatırlamadığı bir yerde denize attığını söylediği öğrenildi.
İNTİHAR ETMEYİ DENEMİŞ
Şüpheli Nazir Ilgın'ın emniyette verdiği ilk ifadesinde "Olayın ardından intihar etmeyi denedim ama cesaret edemedim. Bugün beni yakalamasaydınız kendimi kesin öldürürdüm" dediği öğrenildi.
ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
Gözaltına alınan şüpheli, emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
---------
-Sevk görüntüsü
===============================
7- PENDİK'TE OPERASYONDA 440 KİLOGRAM KAÇAK TÜTÜN ELE GEÇİRİLDİ
Murat SOLAK / İSTANBUL, (DHA) -PENDİK’te düzenlenen kaçak tütün operasyonunda 440 kilogram kıyılmış açık tütün, 328 bin 200 bandrolsüz boş makaron ve 5 bin 800 dal içime hazır bandrolsüz sigara ele geçirildi. Operasyonda yakalanan şüpheli D.K., çıkarıldığı mahkemece serbest bırakıldı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Kavakpınar Mahallesi’nde bir depoda, bandrolsüz tütün ürünlerinin bulundurulduğu ve üretim yapıldığının belirlenmesi üzerine çalışma başlattı. Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Pendik İlçe Emniyet Müdürlüğü’nce ortak ve koordineli olarak yürütülen çalışmaların ardından 10 Ağustos'ta depoya operasyon düzenlendi. Operasyonda depoda bulunan D.K.(47) gözaltına alınırken, yapılan aramalarda; 440 kilogram kıyılmış açık tütün, 328 bin 200 bandrolsüz boş makaron, 5 bin 800 dal içime hazır bandrolsüz sigara, 8 bin boş sigara kutusu, 2 tütün sarma makinesi, 1 hava kompresörü ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli serbest bırakıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
(Polis kamerası)
-Depoya yapılan baskın
-Ele geçirilen malzemeler
-Şüphelinin gözaltına alınması
=================================
8- MABEL MATİZ HAKKINDA SORUŞTURMA
İSTANBUL (DHA) Mabel Matiz olarak tanınan şarkıcı Fatih Karaca'nın seslendirdiği, dijital platformlarda yayınlanan 'Ha Leylim' isimli şarkının sözleri ve video klibine ilişkin, müstehcenlik suçu kapsamında resen soruşturma başlatıldı.
================================
9- SİLİVRİ'DE TARLADA YANGIN - 1
Uğur Samet AVCI / İSTANBUL, (DHA)- Silivri'de tarlada başlayan yangın rüzgarın da etkisiyle çevreye yayıldı. Olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi.
Silivri Akören Mahallesi’nde bulunan bir tarlada yangın çıktı. Yangın, rüzgarın etkisiyle geniş alanı yayıldı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üstüne olay yerine çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi.
Görüntü Dökümü:
-------------
-Olay yerinden görüntüler
-Çıkan dumanlar
-Ekiplerin müdahalesi
-Genel görüntüler