DHA İSTANBUL BÜLTENİ-2
DHA İSTANBUL BÜLTENİ-2
1- BAKAN TEKİN: SINAV SİSTEMİNE İLİŞKİN BİR DEĞİŞİKLİK YOK, SORU HAVUZU YENİ MÜFREDATA GÖRE OLACAK
Tuğçe SEZER ODABAŞI-Fırat ALKIZ/İSTANBUL,(DHA) - BOSPHORUS Diplomasi Forumu’nda konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Şu an ne bizim gündemimizde, ne de YÖK'ün gündeminde sınav sistemine ilişkin bir değişiklik yok. Hem ÖSYM hem bizim bakanlığımız bir sonraki yılın LGS ve YKS soruları için yepyeni bir havuz oluşturuyor. Yani sınavla ilgili bir değişiklik yok ama sınavın içeriği ve soru havuzu yeni müfredata göre olacak" dedi.
Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, Genç Diplomasi Derneği (GDD) tarafından Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda gerçekleştirilen Bosphorus Diplomasi Forumu’na (BDF’26) katıldı. 11 Ağustos’ta başlayan forumun 4’üncü gününde gençlerle bir araya gelen Bakan Tekin, ‘Yeni Yüzyılda Eğitimin Dönüşümü’ isimli panelde BDF’26 Akademi Başkan Yardımcısı Mutullah Ömer Faruk Yayan, BDF’26 Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı Elif Toprak ve BDF’26 Halkla İlişkiler Başkanı Ömer Can’ın sorularını yanıtladı.
‘HER ŞEY YAPAY ZEKA ÜZERİNDEN YÜRÜYECEK. BEN BU BAKIŞ AÇISINA KATILMIYORUM’
Burada konuşan Bakan Tekin yapay zeka çağında öğrenci ve öğretmenin rolünün değişimine dair gelen bir soruya, “Şimdi çok tartışılan bir konu bu özellikle. İki tane bakış açısı var. Birinci bakış açısı, önümüzdeki süreçte öğretmenlere ihtiyaç kalmayacak, her şey yapay zeka üzerinden yürüyecek. Ben bu bakış açısına katılmıyorum. Bunun doğru olmadığını düşünüyorum. Ben ikinci söyleyeceğim taraftayım. Eğitim ve öğretim süreçleri mutlaka form değiştirecek. Okulda öğretmenlerimizin daha az bilgi verdiği ama birlikte yaparak öğrettikleri, birlikte yaparak öğrencilere rehberlik ettiği bir forma dönüşecek öğretmenlik ve okullardaki eğitim-öğretim süreçleri. Buraya dönüştüğü zaman öğrencilerin yapay zekadan herhangi bir ödevi ya da bir projeyi, senin tabirinle kolaycılıkla yapması da bir problem olmaktan çıkacak” diye yanıt verdi.
‘YAPAY ZEKAYI İNSANLIĞI ÖNCELEYEN BİR ARKA PLAN YAZILIMINA DÖNÜŞTÜREBİLMEK LAZIM’
Bakan Tekin şöyle devam etti: Dolayısıyla şunu görebilmemiz lazım. Evet, yapay zeka uygulamaları inanılmaz derecede hızlı gelişiyor ama önemli olan şey şu, bakış açımızı şöyle organize etmemiz lazım. Yapay zekayı insan hayatını kolaylaştıran, insan hayatını anlamlı hale getiren ve en sonunda belki forumun konusuyla da ilgili bir biçimde, insanlığı önceleyen bir arka plan yazılımına dönüştürebilmek lazım. Hep beraber bunu konuşabilmeliyiz. Önümüzdeki süreçte öğretmen arkadaşlarımızdan beklentimiz de değişecek. Öğretmen arkadaşlarımızın rolü artık bilgi vermekten çok, rehberlik etmek, birlikte bir sosyal projeyi yapmak, birlikte etkinlikler organize etmek. Yani eğitim-öğretim süreçlerinde öğrendikleri şeyi toplumun yararına kullanabilecek rehberlik faaliyetlerine dönüşeceğini düşünüyorum” diye konuştu.
‘BİZİM BAKANLIĞIMIZIN ADI MİLLİ ÖĞRETİM DEĞİL, MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’
Bakan Tekin, "Benim eğitim sistemiyle ilgili en önemli beklentim, Milli Eğitim Bakanlığının kendisine emanet edilen, 12 yıl boyunca emanet edilen bir genci, bir çocuğu önce bu ülkeye, bu ülkenin geleceğine, bu ülkenin geçmişine, içinde yaşadığı milletin değerlerine, milli ve manevi değerlerine sahip çıkan, ülkesine sadakatle bağlı bir şekilde yetiştirmek. Bize emanet edilen çocuklarla ilgili asli vazifemiz bu. O yüzden bizim Bakanlığımızın adı Milli Öğretim değil de Milli Eğitim Bakanlığı. Biz bunu yapmamız lazım. Bunu yapmak bizim kanunen asıl görevimiz. Öğretim ile ilgili kısmı da yapacağız şüphesiz. Ama ikisinden herhangi birini ihmal etmemeliyiz. Ben 2023'ten itibaren de yaptığımız şeyler özellikle daha eksik olduğunu düşündüğümüz bu milli ve manevi değerlere sahip çıkılması konusundaki hassasiyeti biraz daha artırmak üzere bazı etkinlikler yaptık. Müfredatın içerisine milli ve manevi değerlerimizi yerleştirdik” dedi.
‘İSTEDİĞİMİZ ŞEKİLDE RAMAZAN AYI TOPLUMDA BİR FARKINDALIK OLUŞTURDU’
Bakan Tekin, “Geçtiğimiz yıl, yani Ramazandan önceki şubat ayında okullar başlarken bayrak sevgisiyle başladık. Hemen sonrasında da Ramazan ayı geldi. Ramazan ayı bizim açımızdan, bizim toplumumuzda önemli bir ay. Ramazan ayında oruç tutulsun tutulmasın insanlar komşularını iftara çağırırlar, ihtiyaç sahiplerine yardım ederler, birlikte oruç açarlar. Birlikte sahur yaparlar. Böyle manevi anlamda yardımlaşma ikliminin azami noktaya çıktığı bir dönemdir Ramazan ayı. Biz de Ramazan ayında çocuklarımızın ülke değerlerini, demin de tanımladığımız merhamet, yardımlaşma, vatanseverlik, milli birlik gibi duygularla ilişkisini kurarak çocuklarımız Ramazan ayını yaşasınlar istedik. Ama maalesef Türkiye'de iktidar ne yapsa karşı çıkan birileri var. Öyle tuhaf argümanlarla karşı çıktılar ki bir grup akademisyen bildiri yayımladı. Tüm bu eleştirilere rağmen eğitim camiasında, toplumda çok ciddi karşılık buldu ve istediğimiz şekilde Ramazan ayı toplumda bir farkındalık oluşturdu. Yardımlaşma, dayanışma açısından çok güzel bir etkinlik oldu. O yüzden bu etkinliğe destek olan öğrencilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum” diye konuştu.
‘SINAVLA İLGİLİ BİR DEĞİŞİKLİK YOK, SINAVIN İÇERİĞİ VE SORU HAVUZU YENİ MÜFREDATA GÖRE OLACAK’
Bakan Tekin sınav sistemindeki değişiklik iddialarına ilişkin, “Şu an gündemimizde ne bizim, ne de YÖK'ün gündeminde sınav sistemine ilişkin bir değişiklik yok. Yani ne liselere geçiş, ne üniversiteye geçiş için. Ama ne değişmesi lazım? Hem liselere geçiş hem üniversiteye geçiş sınavlar müfredattan olduğuna göre, eski müfredata göre olan soruların önümüzdeki yıldan itibaren artık bir esprisi kalmayacak. Şu anda hem ÖSYM hem bizim bakanlık önümüzdeki yıl, bu yıl değil de bir sonraki yılın LGS ve YKS soruları için yepyeni bir havuz oluşturuyor. Yani sınavla ilgili bir değişiklik yok ama sınavın içeriği ve soru havuzu yeni müfredata göre olacak. Öyle olmak zorunda zaten. Mesela diyelim ki bir konu ortaöğretim lise müfredatından çıkartıldıysa ondan soru sormayacağız demektir. Yapacağımız değişiklik sadece bu. Birileri 'sınav sistemini şöyle değiştiriyorlar, böyle değiştiriyorlar' diye bir şeyler yazıyorlar, çiziyorlar sağda solda. Ben görünce ben de şaşırıyorum nereden çıkartıyorlar bunları. Öyle bir şey yok. Sınavla ilgili hiçbir değişiklik şu an gündemimizde yok” diyerek yanıt verdi. (DHA
Görüntü Dökümü:
--------------------------
-Bakan Tekin salona giriş detay
-Bakan Tekin soruları yanıtlıyor detay
-Hediye taktimi detay
-Toplu fotoğraf detay
=============================
2- ÇATALCA'DA KENDİNİ EVE KAPATIP UZUN NAMLULU SİLAHLA ÇEVREYE ATEŞ AÇTI
Derya EVREN KORKMAZ /İSTANBUL (DHA) Çatalca'da uzun namlulu silahlı bir kişi, kendini eve kapatıp çevreye ateş açtığı öne sürüldü. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda jandarma ekibi sevk edildi.
Olay, sabah saatlerinde Çatalca Yalıköy'de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre uzun namlulu silah taşıdığı belirtilen İrfan A. , kendisini eve kapatıp, pencereden çevreye ateş açtı. İhbaer üzerien bölgeye jandarma ekibi sevk edildi. Şüphelinin jandarma ekiplerine yönelikte elindeki silahla ateş açtığı öne sürüldü. Şüpheliyi ikna etme çalışması sürüyor. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------------
Olay yerinden görüntüler
Silah sesleri
Ambulans ve jandarma ekip aracından görüntüler
Detaylar
==================================
3- BEYOĞLU’NDA MARKETE SİLAHLI SALDIRI KAMERADA
Yılmaz OKUR/İSTANBUL (DHA) BEYOĞLU’NDA motosikletle gelen şüpheliler, markete silahla ateş açtıktan sonra kaçtı. O anlar güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay, bugün saat 05.00 sırlarında Tersane Caddesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, çalışanların içeride düzenleme yaptığı sırada motosiklet ile gelen iki kişiden biri markete doğru silahla ateş ettikten sonra olay yerinden kaçtı. Mermiler içecek dolabına isabet ederken, saldırıda ölen ya da yaralanan olmadı. Haber verilmesi üzerine olay yerine polis ekibi sevk edildi. Polis, olay yerinde inceleme yaparken, saldırıyı gerçekleştirenleri yakalamak için çalışma başlattı.
SALDIRI ANI KAMERADA
Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, motosiklet ile gelen ve yüzlerini maske ile gizlemiş iki kişinin markete doğru ateş ettikleri ve ardından olay yerinden uzaklaştıkları görülüyor.
.BUZ DOLAPLARI ONA KORUMA SAĞLAMIŞ
Saldırının meydana geldiği binada görevli olan Taşkın Okay "Bu sabah geldiğimizde, ön tarafta markette çalışan arkadaşlarımız bilmedikleri, tanımadıkları kişiler tarafından meşrubat dolabının kurşunlandığını söylediler. Biz de kameralara baktığımızda yüzleri kapalı iki şahıs, Galata Köprüsü tarafından Şişhane yönüne doğru giderken markete yaklaşıyorlar, hedef gözetiyorlar sanıyorum, çünkü buz dolabına ateş etmişler. O sırada çalışan bir arkadaşımız içerideydi. Buz dolapları ona koruma sağlamış. Diğer iki arkadaşımız da depoda oraları düzenlemekle uğraşıyorlarmış. Allahtan can kaybı veya ayarlanma veya daha önemli bir olay olmadı. Tesellimiz o oldu. Kim olduklarını bilmiyoruz, kimseyle husumetimiz yok. Bizi burada herkes tanır, herkes çok sever. Biz de merakla bekliyoruz. Sabah sağ olsunlar polis memurları geldiler, incelemelerini yaptılar, gerekli delilleri topladılar götürdüler" dedi. Olayla ilgili inceleme sürüyor. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-------------------------
-Saldırı anı güvenlik kamerası
-Saldırının olduğu yer
-İsabet alan içecek dolabı
-İşletme çalışanı ile röportaj
-Genel ve detay görüntüler
=========================================
4- İSTANBUL’DA 'ŞAPKALILAR' SUÇ ÖRGÜTÜNE OPERASYON: 9 GÖZALTI
Ayşe GÜREL / İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL’da 'Şapkalılar' suç örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda, yaralama, tehdit ve iş yeri kurşunlama eylemlerine karıştıkları tespit edilen 9 şüpheli gözaltına alındı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından, İstanbul başta olmak üzere ülke genelinde ve uluslararası alanda faaliyet gösteren, elebaşları yurt dışında bulunan ve haklarında kırmızı bültenle yakalama kararı bulunan şüphelilerin yönettiği organize silahlı suç örgütlerinin faaliyetlerinin sonlandırılmasına yönelik yürütülen soruşturma devam ediyor. Soruşturma kapsamında Beyoğlu’nda M.E. isimli kişinin yaralanması, Avcılar Yeşilkent Mahallesi Milli Egemenlik Parkı’nda meydana gelen kasten yaralama ve tehdit, Kağıthane’de 'Atölye Park' isimli iş yeri ve 'Miraç Rezidans'ın kurşunlanması eylemine karıştıkları tespit edilen 'Şapkalılar' suç örgütüne üye şüphelilerin yakalanmasına yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi.
9 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI
Eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda 9 şüpheli gözaltına alındı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------
-Operasyondan görüntüler
-Gözaltına alınanlar
-Emniyete götürülenler
==============================
5- İSTANBUL'DA KENDİLERİNİ MİT GÖREVLİSİ OLARAK TANITAN 3 ŞÜPHELİYE OPERASYON
Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA) - İstanbul'da kendilerini MİT görevlisi olarak tanıtıp, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve bakan yardımcılarıyla ilişkileri olduğu izlenimiyle dolandırıcılık yapan 3 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi. Şüphelilerin, cinayet suçundan yargılanan oğlunu dava dosyasından çıkarma vaadiyle bir vatandaştan 100 bin dolar ve 100 bin TL aldığı belirlendi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgüt Suçlar Soruşturma Bürosu ile İstanbul Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Süleyman Solgun, Gökhan Hüseyin Sarıcı ve Abdullah Doğan isimli şüphelilerin kendilerini Milli İstihbarat Teşkilatı görevlisi olarak tanıttıkları tespit edildi. Şüphelilerin bu yolla güven sağlamaya çalıştıkları ve üst düzey kamu görevlileriyle yakın ilişki içinde oldukları yönünde izlenim oluşturdukları belirlendi.
100 BİN DOLAR VE 100 BİN TL ALDIKLARI BELİRLENDİ
Şüpheliler, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve bakan yardımcılarıyla ilişkileri bulunduğunu ileri sürerek, adli makamlarda etkili olabileceklerine dair çevrelerine güven verdikleri saptandı. 3 şüphelinin , cinayet suçu nedeniyle yargılanması devam eden oğlunu dava dosyasından çıkartabileceklerini vaat ettikleri Halil İbrahim Çubuk adındaki kişiyi dolandırdıkları belirlendi. Şüphelilerin bunun karşılığında Çubuk'tan100 bin dolar ile 100 bin TL aldıkları tespit edildi.
ŞÜPHELİLER GÖZALTINA ALINDI, İNCELEMELER SÜRÜYOR
Şüphelilere yönelik Ankara’da ve İstanbul'da 4 ayrı adrese eş zamanlı operasyon yapıldı. Şüpheliler Süleyman Solgun, Gökhan Hüseyin Sarıcı ve Abdullah Doğan gözaltına alındı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------------
Şüphelilerin sevki
================================
6- NİLDA MÜGE'Yİ ÖLDÜREN ŞÜPHELİ: 'SENİ DE KENDİMİ DE ÖLDÜRECEĞİM AMA CEZAEVİNE TEKRAR GİRMEYECEĞİM'
Doğan Can CESUR / İSTANBUL (DHA) - ŞİŞLİ’de eczane önünde arkadaşının ilaç almasını bekleyen Nilda Müge Şahin (26)'i öldüren Nazir Ilgın'ın ifadesi ortaya çıktı. Ilgın ifadesinde "Nilda’nın şikayetinden vazgeçmesini, bu durumun benim geçmişte yaşamış olduğum dosyalarımı komple etkileyeceğini, 9 yıl boyunca cezaevinde kalacağımı söyledim. Ancak Nilda şikayetinden vazgeçmedi. Amacım yanına giderek 'seni de kendimi de öldüreceğim ama cezaevine tekrardan girmeyeceğim' diyerek silahla korkutmaktı. Nilda’nın yanına geldim ve seslendim ancak beni duymadı. Silahı çıkardıktan sonra 2 kez ateş ettim. Hemen ardından kendime de sıkacakken silahın tutukluk yaptığını anladım. İnternete girince Nilda’nın öldüğünü haberlerden öğrendim. Gün boyu mezarın başında durdum. Gece olunca mezarın hemen arkasında bulunan ormanlık alana girdim. Yakalandığım ana kadar da ormanlık alanda kaldım" dedi.
Olay, 5 Ağustos'ta saat 00.45 sıralarında Gülbahar Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Nilda Müge Şahin, akşam saatlerinde arkadaşıyla birlikte Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gitti. Hastaneden ayrılan Şahin ve arkadaşı, daha sonra ilaç almak için nöbetçi eczaneye geldi. Arkadaşı eczaneden ilaç alırken, Şahin dışarıda bekledi. İddiaya göre 34 PJ 7763 plakalı siyah skuter motosiklet üzerinde bulunan Nazir Ilgın., eczanenin bulunduğu sokakta Nilda Müge Şahin’e silahla ateş açtı. Saldırının ardından skuter motosikletle olay yerinden kaçtı. Genç kadının sırtına 2 kurşun isabet etti. Şahin ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Şişli'deki özel bir hastaneye kaldırılan Nilda Müge Şahin, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
TUTUKLANDI
Yapılan araştırmada Nazir Ilgın'ın 3 'Kasten yaralama', 'Hakaret ve tehdit' ile 2 kez 'Ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanun' kapsamında toplam 6 suç kaydı bulunduğu tespit edildi. Olayın ardından kaçan şüphelinin yakalanması için Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ile Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekiplerince çalışma başlatıldı. Şahin'in kız kardeşi ablasının mezarını ziyaretinde şüpheliyi görünce polisi aradı. Polis, şüpheli Nazir Ilgın'ı bugün Sarıyer Ayazağa'da ormanda yakalandı. Ilgın'ın olayda kullandığı silahı hatırlamadığı bir yerde denize attığını söylediği öğrenildi. Gözaltına alınan şüpheli Nazir Ilgın emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheli, çıkarıldığı mahkemece ‘kadına karşı kasten öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
ŞÜPHELİNİN İFADESİNİN TAMAMI ORTAYA ÇIKTI
Diğer yandan şüpheli Nazir Ilgın’ın ifadesi ortaya çıktı. Ilgın ifadesinde, "Hatırladığım kadarıyla 2020 yılında 'kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan cezaevine girdim. Cezaevine girdiğim dönemde Ben cezaevinde bulunduğum süre içerisinde yani 2021 yılında işlerin kötü gitmesinden dolayı ortağım olan Ali I. iş yerinin devrini Nazan Dilek D. isimli şahsa verdi. Nazan D. isimli şahısla hatırladığım kadarıyla 2011 yılında birlikte çalışmıştık. 2023 yılı Haziran ayında cezaevinden süresiz olarak Covid-19 iznine çıktım. Ancak daha sonra izin sürem 40 gün olarak belirlendi. İzinde olduğum sürede devretmiş olduğumuz iş yerime gittim ve burada çalışmaya başladım. Çalıştığım süre içerisinde de Nilda Müge Şahin ile tanıştım. 40 gün kadar izinli kaldığım sürede Nilda ile arkadaş olarak görüşmelerimiz devam etti. 40 günün sonunda Covid izni bitti ve ben tekrardan cezaevine döndüm. Yaklaşık 3 ay kadar kapalı cezaevinde kaldım ve ardından açık cezaevine geçtim. Bu süre içerisinde Nilda Müge Şahin ile sürekli mektup ile haberleştik. Aynı zamanda benim ziyaretime de geldi" dedi.
'ARAMIZDA PROBLEM YOKTU'
Nazir Ilgın ifadesinin devamında, "Açık cezaevine çıktıktan sonra 10 günlük bir izin aldım. Bu süre zarfında Nilda ile vakit geçirirken sevgili olmuştuk. Ben her 3 ayda bir 10 günlük izin alıp cezaevinden çıkıyordum ve Nilda ile görüşüyorduk. Nilda’nın yanı sıra annesi, kız kardeşleri Sedanur ve Nazan Dilek de yanımızda bulunuyorlardı. Ben evlerine dahi gidiyordum. Cezaevinde bulunduğum süre içerisinde de ankesörlü telefon ile veya Nilda’nın ziyaretime gelmesi ile görüşüyorduk. 2026 yılı Şubat ayında cezaevinden tahliye olana kadar anlattığım şekilde görüşmelerimiz devam etti. Cezaevinden çıktıktan sonra yine devretmiş olduğum iş yerinde çalışmaya başladım. Ancak Nilda, ablası ile tartışma yaşaması sebebiyle burada çalışmayı bırakmış ve son olarak markette çalışıyordu. Ancak ben tahliye olduktan sonra marketten de ayrıldı. Ben cezaevinden çıktıktan sonda Nilda ile oturup konuştum, kendisine daha önce bir kadına güvendiğimi ancak güvenimin boşa çıktığını, hatta bu sebeple hayatımın 6 yılının cezaevinde geçtiğini söyledim. Eğer aynı şeyleri yaşamayacaksam kendisiyle hayatımı birleştirmek istediğimi, evlenme teklif etmek istediğimi söyledim. Nilda ise bana aramızda herhangi bir sorun olmayacağını, güvenimi boşa çıkarmayacağını bana söyledi ve anlaştık. Aramızda herhangi bir problem yoktu" ifadelerini kullandı.
'BENİMLE GÖRÜŞMEK İSTEMEDİ'
Nazir Ilgın, "Nilda benim ilgili aklının biraz karışık olduğunu söyledi. Aklının karışık olma sebebini sorduğumda ise aklında başka birinin olduğunu söyledi. Cezaevinde bulunduğum sürede Nilda markette çalışırken Suriyeli ve adını Yusuf olarak bildiğim bir şahısla tanıştığını, Nilda’nın aklının karışık olma sebebinin tanıştığı bu şahsın olduğunu öğrendim. Nilda bir süre sonra benimle görüşmek istemedi. Bu durum da benim psikolojimi oldukça etkiledi. Olay tarihinden yaklaşık 20 gün önceye kadar Nilda ile aramızda ne yüz yüze ne de telefonda hiçbir şekilde görüşmemiz olmadı. Ancak en son 20 gün öncesinden itibaren ben tekrardan Nilda ile görüşmek veya en azından arkadaş kalabilmek için konuşmak istedim. Kendisini telefonla aradım. Görüşmek istediğimi söyledim. Nilda ise kabul etti ve AVM’de buluştuk. Nilda’ya kendisini özlediğimi, tekrardan bir araya gelmek istediğimi söyledim. Nilda ise 'Ben özlemedim. Benim için her şey bitti. Aklım hala karışık' dedi. Ben de en azından arkadaş kalalım, arkadaşça görüşmeye devam edelim dedim. Ancak bu teklifimi de kabul etmedi. Yaklaşık 1,5 saat kadar oturduktan sonra AVM’den ayrıldık. Nilda benim teklifimi kabul etmeyince birkaç kez kız kardeşleri Nazan ve Sedanur ile eşi Cihan’dan, Nilda’yı ikna etmeleri için konuşmalarını istedim. Ancak kendileri Nilda ile konuştuklarını Nilda’nın benimle görüşmek istemediğini bana söylediler" dedi.
'ŞİKAYET ETTİĞİ İÇİN TEKRAR CEZAEVİNE GİRMEKTEN KORKTUM'
Nazir Ilgın, "Nilda yaklaşık 1 aydır AVM’de temizlik görevlisi olarak çalışıyordu. Olaydan yaklaşık 9 gün önce AVM’ye Nilda ile yeniden konuşmak için gittim. İş çıkışını bekledim. Yani saat 16.30 sıralarıydı. Ben AVM’nin dışında beklediğim sırada Nilda’nın kendisine ait plakasını bilmediğim motosikletine tanımadığım bir erkek şahıs bindi ve Nilda’da bu şahsın arkasına oturdu. Ben de kendi kullandığım ancak babam Harun I. adına kayıtlı motosikletimle Nilda’nın da bulunduğu motosikleti takip ettim. Nilda’nın ikamet ettiği Gülbahar Mahallesine gittiler. Burada motosikleti kullanan erkek şahıs Nilda’nın evinin bulunduğu sokağın iki sokak gerisinde indi. Sonra motosikleti Nilda tek başına kullanarak evine giderken ben önüne çıktım. Nilda’ya kendisini özlediğimi söyledim. Birlikte olduğu şahsın kim olduğunu sordum. Bu esnada her ikimiz de motosikletlerin üzerinde yan yana bulunuyorduk. Nilda ise beni artık istemediğini, yanında bulunan şahsın sevgilisi olduğunu söyledi. Ben kendisine Suriyeli Yusuf bu mu diye sorduğumda aynı şahsın olmadığını söyledi. Ben ‘Hani sen hayatına kimseyi almayacaktın, kafan karışıktı, beni de bu yüzden istemedin’ dediğimde ‘Bu benim hayatım ben böyle istiyorum’ diyerek cevap verdi. Ben o an sinirlendim ve Nilda’ya ‘kendine gel’ diyerek sol koluna 2 defa elimle vurdum. Nilda gitmek istediğini söyleyerek yanımdan ayrıldı ve ben de oradan ayrılarak iş yerime gittim. Nilda aynı gün benim yanımdan ayrıldıktan sonra Polis Merkezine giderek benden şikayetçi olmuş. Bu olay cumartesi günü olmuştu ve beni Polis Memurunun araması sebebiyle bu durumu öğrendim. Pazartesi günü Polis Merkezine giderek ifade verdim. İfade vermeye gidene kadar da Nilda’nın annesi, ablası Dilek Nazan ve eşi Kerim, Sedanur’un eşi Cihan ile görüşerek Nilda’nın şikayetinden vazgeçmesini, bu durumun benim geçmişte yaşamış olduğum dosyalarımı komple etkileyeceğini, 9 yıl boyunca cezaevinde kalacağımı söyledim. Hepsi de Nilda ile konuşacaklarını, şikayetini geri çekeceğini söylediler. Ancak Nilda şikayetinden vazgeçmedi. Pazartesi günü yani olaydan bir hafta kadar önce ifade verdim ve o gece Polis Merkezinde nezarethanede kaldım. Bir gün sonra beni adliyeye sevk ettiler ve adliyede ifade verdikten sonra serbest kaldım. Bu olaydan 3 gün sonra da Nilda’nın beni şikayet etmesi sebebiyle 1 ay süre ile uzaklaştırma tedbiri olduğunu bana tebliğ edildi. Bu yaşananlardan sonra sadece ailesi ile görüşerek, Nilda’nın şikayetinin benim ömrümün geri kalanını etkileyeceğini, geçmişte olan dosyalarımın hepsinin tekrardan açılacağını söyledim. Şikayetini geri çeksin Nilda’dan tamamen vazgeçeceğim dedim. Nilda’nın ablası ve annesi görüşeceklerini söyleyerek beni telkin ediyorlardı. Ancak Nilda ile yüz yüze veya telefonda hiç görüşmedim. Yaşanan olaylar sebebiyle bende tekrardan cezaevine girme korkusu başladı. Geceleri uyumamaya ve çok fazla alkol kullanmaya başladım. Nilda ile aramda olanları babamda öğrendi ve bana aşağılayıcı cümleler kullanmaya başladı. Sen yine bir kız yüzünden başını belaya mı soktun gibi sözler sarf etti” ifadelerini kullandı.
"YANINDA ERKEK SESİ DUYDUM, SAÇLARI DA ISLAKTI, BİR ŞEYLER YAŞAMIŞ"
Nazir Ilgın, “Olay günü saat 17.30 sıralarında iş yerimden malzeme almaya çıktım. Kendi motosikletimle ilerlerken Gülbahar Mahallesinin girişinde bulunan bir iş yeri önünde Nilda’nın motosikletini gördüm. Motosikletten inerek iş yerine girdim ve Nilda’nın burada olup olmadığını kontrol ettim. Ancak burada olmadığını anladım. Etrafta bulunan iş yerlerini de kontrol ettiğimde Nilda’yı bulamadım. Buradan motosikletime binerek Kurtuluş’a yol kenarında bulunan kuaför malzemeleri aldım. Nilda beni telefondan engellediği için Kurtuluş’ta yol kenarında bulunan ankesörlü telefondan saat 18.00-18.30 sıralarında aradım, ‘Ben seni son kez arıyorum. Şikayetini geri çek senden uzak duracağım’ dedim. Nilda bana şikayetini geri çekmeyeceğini söyledi. Ben de ‘kendime başkasını bulup kendi hayatıma bakacağım’ dedim. Ancak Nilda ‘o zaman hiç çekmem’ diyerek karşılık verdi. Konuşmamız bitince saat 19.00 sıralarında iş yerime geçtim. Saat 19.45 sıralarında iş yerimden çıktım. Aynı motosikletimle Nilda’nın evine doğru gidiyordum. Ancak Nilda’nın motosikletini yine iş yerinin önünde gördüm. Motosikletin bulunduğu yerin karşı tarafında taksi durağının arkasında 2 şişe alkol içtim. Üçüncü şişeyi almaya giderken Nilda’nın motosikletinin yanına geldiğini gördüm. Nilda tek başınaydı. Bu esnada Sedanur kendi motosikleti ile Nilda’nın yanına geldi. Ben yanlarına gitmedim ve uzaktan izledim. Nilda’nın motosikleti aynı yerde kaldı ve Sedanur’un motosikletine bindi. Birlikte oradan ayrıldılar. Ben de motosikletimle onları takip ettim. Birlikte Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesine gittiler. Ben hastane bahçesine girerek bir süre bekledim. Bu esnada saat 22.00-23.00 civarıydı. Motosikletten inerek ayakta beklerken Sedanur’un eşi Cihan bana mesaj atarak ‘Sen kızları mı takip ediyorsun’ dedi. Bu mesajla birlikte ben Sedanur’un beni gördüğünü anladım. Mesajdan sonda Cihan beni aradı. Ben Cihan’a ‘Nilda ile konuşacağım, şikayetini geri çekmesini istiyorum. Ben bugün onu aradım" dedim. Cihan ise bana Nilda ile konuşacağını söyledi. Telefonu kapatarak Nilda ile konuşmuş ve beni tekrardan geri aradı. Nilda ile konuştuğunu ve şikayetini geri çekmeyeceğini bana söyledi. Cihan ile konuşmamızın ardından bu kez de Kerim beni aradı. Bana ‘sen ne yapmaya çalışıyorsun. Gel buraya kızların peşini bırak, sonra konuşur, şikayetini çekmesi için konuşur hallederiz" dedi.
"HASTANEDE BENİ FARKEDİP ‘DEFOL GİT’ DEDİ"
Nazir Ilgın, "Hastane bahçesinde Sedanur benim kendilerini takip ettiğimi anlayınca bağırarak ‘defol git, dolanma peşimizde’ gibi sözler söyledi. Ben de motosikletime binerek hastane bahçesinden çıktım. Bu olay öncesinde alkol kullanmamın etkisiyle motosikletle 15 Temmuz Şehitler Köprüsünden geçerek Anadolu yakasına geçtim. Dönebileceğim ilk yerden dönerek tekrardan Avrupa yakasına geçtim ve Beşiktaş semtinde iş yerime gittim. İş yerimin önünde motosikletimin üzerinde bir miktar daha alkol içtim. Nilda’nın annesini aradım ancak cevap vermedi. Kerim’i, Dilek’i, Cihan’ı aradım ancak kimse açmadı. Sonra Cihan dönüş yaptı. Cihan’a ‘Son kez söylüyorum. Şikayetini geri çeksin, yoksa her şey çok kötü olacak’ dedim. Cihan ise bana ‘Çekmiyor işte ne olacaksa olsun’ diye cevap verdi. Ben o anlık sinirle 3 yıl önce, cezaevinden çıktığımda Gazi Mahallesinde ismini bilmediğim bir şahıstan almış olduğum silahı iş yerimin çatı katından aldım. Silahı aldıktan sonra direkt iş yerinin oraya gittim. Nilda’nın motosikleti hala orada duruyordu. Nilda ve Sedanur’un tekrardan geleceklerini düşünerek motosikleti görecek şekilde bekledim. Burada beklerken de yine taksi durağının arkasında alkol almaya devam ettim. Hatırladığım kadarıyla 00.30 sıralarıydı. İkisi birden motosikletle geldiler. Nilda kendi motosikletine bindi. Sedanur önde Nilda arkada iki motosiklet şeklinde Gülbahar Mahallesi Oya Sokak üzerinde bulunan eczanenin önünde durdular" dedi.
CİNAYET ANINI ANLATTI
Nazir Ilgın ifadesinin devamında, "Ben de motosikletimle takip ettim. Sedanur motosikletini park ederek eczaneye girdi. Nilda ise motosikletin üzerinde oturuyordu. Kafasında kaskı vardı. Ben de bu esnada sokağın başından onları izliyordum. Benim ilk amacım Nilda’nın yanına giderek ‘Seni de kendimi de öldüreceğim, ama cezaevine tekrardan girmeyeceğim’ diyerek silahla korkutmaktı. Motosikletle hareket haline geçtim. İş yerimden aldığım silah bu sırada üzerimde bulunan çapraz şekilde takılı vaziyette çantam içerisinde bulunuyordu. Nilda’nın yanına geldim ve durunca silahı çantadan çıkardım. Nilda’ya seslendim ancak beni duymadı. Biriyle telefonda konuştuğunu hissettim. Silahı çıkardıktan sonra Nilda’nın sol arka kısmından 2 kez ateş ettim. Hemen ardından kendime de sıkacakken silahın tutukluk yaptığını anladım. İkinci kovan çıkmadı ve takılı kaldı. Bu sebeple kendimi öldüremedim. Motosikletle birlikte hızla oradan uzaklaştım" dedi.
KAÇIŞ GÜZARGAHI VE NASIL SAKLANDIĞINI ANLATTI
Nazir Ilgın, "Olay sonrasında önce Sarıyer ilçesinde Armutlu Mahallesine gittim. Daha önce burada yaşadığım için burada ara sokaklarda silahı düzelterek kendimi öldürmek istedim. Ancak silahı düzeltemedim. Buradan çıktım ve ailemle ikamet ettiğim evin sokağına gittim. Motosikletimi bıraktım. Anahtarını ise torpido gözüne bıraktım. Kimseyi aramadım ve yürüyerek iş yerime gittim. Silah üzerimdeydi. Silahı tamir edecek alet aradım. Ancak tamir edemedim. Kasada bulunan kendime ait 2 bin 200 TL paramı aldım. İş yerimde yaklaşık 10 dakika kadar durdum. Üzerimi değiştirmek için kıyafet aradım ancak bulamadım. İş yerimden çıkarak iki yan apartmanın boşluğunda bekledim. Ardından kahvaltıcıların bulunduğu ara sokaktan ticari taksiye bindim. Beşiktaş semtinin ara sokaklarında taksiden indim. Yine silahı tamir etmeye çalıştım ancak olmadı. Sahilde tam olarak yerini hatırlamamakla birlikte alkol kullandım. Sinirlenerek silahı denize attım. Bebek tarafına doğru yürüdüm. Şişli ilçesi Esentepe semtine gittim. Ağaçlık bir alanda Pazartesi gününe kadar burada kaldım. Yakında bulunan marketlerden alışveriş yaparak ihtiyacımı giderdim. Esentepe bölgesinde bulunan adını hatırlamadığım bir kafeye giderek olayları öğrenmek için WİFİ’ye bağlandım. İnternete girince Nilda’nın öldüğünü haberlerden öğrendim. Ayrıca haberde Şişli mezarlığına defnedildiği yazıyordu. Bu sebeple Nilda’nın Zincirlikuyu mezarlığına defnedileceğini düşünerek mezarlık içinde gezdim ve Nilda’nın mezarını aradım. Bulamayınca mezarlıkta görevli birine arkadaşım defnedildi, mezarını arıyorum şeklinde sordum. Görevli bana ismini sorunca Nilda’nın adını verdim ve görevliden Sarıyer Semtinde bulunan Yeni Bahçeköy Mezarlığı olduğunu öğrendim. Metro ve otobüs aktarmaları ile Yeni Bahçeköy mezarlığına gittim. Günlerden salı olmuştu. Mezarlığa gidince içeriye doğru düz bir şekilde ilerledim. Mezarlıkta en sona kadar gittiğimde en yeni mezarların burada yapılı olduğunu gördüm. Bir de Sedanur sanal medya hesabında Nilda’nın mezarını paylaşmış olduğunu görmüştüm. Bu sayede mezarı buldum. Gün boyu mezarın başında durdum. Gece olunca mezarın hemen arkasında bulunan ormanlık alana girdim. Ormanlık alanda yattım. Yakalandığım ana kadar da ormanlık alanda kaldım. 12 Ağustos günü de ormanlık alanda uyurken Polisler geldi ve beni yakaladılar. Beklediğim esnada bir kaç kez camla parmağımı kesmeye çalıştım. İntihar etmeyi düşündüm ancak yapamadım. Bu süreçte kimse ile irtibata geçmedim. Benim bulunduğum yerleri kimse bilmiyordu. Pişmanım. Böyle olmasını istemezdim” dediği öğrenildi. (DHA)
ŞÜPHELİNİN ALIŞVERİŞ YAPTIĞI ANLAR
Diğer yandan şüpheli Nazir I.'nın olay sonrası marketten alışveriş yaptığı anların görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, şüphelinin bir sokakta yürüdüğü, gece saatlerinde marketten alışveriş yaptığı ve ardından çıktığı görülüyor.
Görüntü Dökümü:
---------
-Sevk görüntüsü
ARŞİV
-Cinayet haberinde geçilen görüntüler
-Şüphelinin ormanlık alanda yakalanması
-Cinayet Büroya getirilişi
===============================
7- EMİNÖNÜ’NDE ARAÇTAN İNEN SÜRÜCÜ MOTOKURYEYE YUMRUK ATARAK SALDIRDI; 180 BİN LİRA CEZA KESİLDİ
Doğan Can CESUR / İSTANBUL, (DHA)- EMİNÖNÜ’nde otomobil sürücüsü Burak B. (37), trafikte tartıştığı motokuryeye aracından inerek yumruk atarak saldırdı. Çevredekilerin müdahalesiyle son bulan kavga güvenlik kamerasına yansıdı. Polisler tarafından yakalanan Burak B.’ye 180 bin lira idari para cezası uygulandı. Otomobili 60 gün süreyle trafikten menedilen Burak B.’nin ehliyetine de 60 gün el konuldu. Hakkında 'kasten yaralama' ve 'hakaret' suçlarından adli işlem yapılan Burak B., savcılık kararıyla serbest bırakıldı.
Olay, 10 Ağustos’ta Fatih Eminönü Sarıdemir Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, otomobil sürücüsü Burak B. ile trafikteki motokurye arasında tartışma çıktı. Otomobilinden inen Burak B., motokuryenin yanına giderek yumruk ve tokatla saldırdı. Vatandaşlar araya girerek tarafları ayırdı. Yaşananlar çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
SİVİL TRAFİK POLİSLERİ YAKALADI
Saldırıya uğrayan motokuryenin görüntülerle birlikte Beyazıt Polis Merkezi Amirliği’ne şikayette bulunulmasının ardından olayla ilgili çalışma başlatıldı. İstanbul Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’ne bağlı Sivil Trafik Ekipler Amirliği polisleri, görüntülerdeki otomobilin plakasının 34 HSE 327, sürücüsünün ise Burak B. olduğunu tespit etti. Burak B., polis ekipleri tarafından yakalandı.
180 BİN LİRA CEZA UYGULANDI
Gözaltına alınan Burak B.’ye, 'trafikte saldırı amacıyla araçtan inmek' ihlalinden 180 bin lira idari para cezası uygulandı. Otomobil 60 gün süreyle trafikten menedilirken, Burak B.’nin ehliyetine de 60 gün süreyle el konuldu. Gözaltına alınarak emniyete götürülen Burak B. hakkında 'kasten yaralama' ve 'hakaret' suçlarından adli işlem başlatıldı. Burak B., adli işlemlerinin ardından savcılık kararıyla serbest bırakıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
—————————
(Güvenlik kamerası)
-Otomobil sürücüsünün aracından inmesi
-Motokuryeye yumruk ve tokatla saldırması
-Vatandaşların araya girmesi
-Yaşanan hareketlilik
(Cep telefonu)
-Olay sonrası
-Sürücünün emniyete girişi
===============================
8- BAĞCILAR'DA KAÇAK ALKOL OPERASYONUNDA 3 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Özgür EREN / İSTANBUL, (DHA)- BAĞCILAR’da bir süredir takip edilen depoya düzenlenen operasyonda kaçak alkol ve sahte içki ele geçirildi. Operasyonda gözaltına alınan 3 kişi çıkarıldığı mahkeme tarafından serbest bırakıldı.
Polis ekipleri, Göztepe Mahallesi'nde bulunan bir depoyu takibe aldı. Depoya 10 Ağustos Pazartesi günü operasyon düzenlendi. Operasyonda, depoda bulunan İ.Ç., F.Ç ve S.K. gözaltına alındı. Depoda yapılan aramalarda 40 kaçak etil alkol, 59 doluma hazır alkol şişesi, 27 bin şişe kapağı, 2 kapak basma aparatı çok sayıda etiket ve bandrol ele geçirildi.
ŞÜPHELİLER SERBEST BIRAKILDI
Gözaltına alınan 3 kişi emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheliler, çıkarıldıkları mahkeme tarafından serbest bırakıldı.
Görüntü Dökümü:
----------------
-Şüphelilerin gözaltına alınması
-Şüphelilerin polis merkezine götürülmesi