DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 2
DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 2
1- MOTOSİKLET ÇARPTIKTAN 15 GÜN SONRA BEYİN KANAMASINDAN ÖLDÜ; ‘2 GÜN HASTANE ÖNÜNDE YATMIŞ’
Gülseren KARAPINAR-Vehbi DEMİR-Hadican EROL/İSTANBUL, (DHA)- ESENYURT’ta caddede yolun karşısına geçmeye çalışırken motosikletin çarpması sonucu yaralanan Beşşar Al Tawıl (22), kaldırıldığı hastanede tedavisinin ardından ayrıldı. Yakınları, haber alamadıkları Tawıl’ı, sanal medyada paylaşılan videoda görüp 2 gün sonra hastane bahçesinde baygın halde yatarken buldu. Başka bir hastaneye kaldırılan Tawıl, 15 gün sonra hayatını kaybetti. Al Tawıl’in kuzeni Ahmet Hac Hüseyin, “Herhangi bir tedavi yapılmamış, çocuk baygın bir haldeydi. 2 gün hastanenin önünde yatmış" diyerek şikayetçi olduklarını söyledi.
Esenyurt Köyiçi’nde 1 Ağustos pazar günü saat 12.00 sıralarında yolun karşısına çalışan Suriye uyruklu Beşşar Al Tawıl, hızla gelen bir motosikletin çarpması sonucu yaralandı. Kaza sonrası motosiklet sürücüsü kaçarken, çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. Beşşar Al Tawıl, ilk müdahalenin ardından ambulansla Esenyurt’ta hastaneye kaldırıldı. Tawıl’dan haber alamayan yakınları, onu iki gün sonra sanal medyada paylaşılan videoda, hastane bahçesinde baygın yatarken gördü.
BİLİNCİ YERİNDE OLMADIĞI İÇİN HASTANEYE KALDIRDILAR
Hastaneye giden yakınları, kendi imkanlarıyla Beşşar Al Tawıl’ı eve götürdü. Bilinci yerinde olmadığı öne sürülen Tawıl’ın yakınları, 112’yi arayarak ambulans çağırdı. Eve gelen sağlık ekipleri, Beşşar Al Tawıl’ı İstinye’deki bir hastaneye götürdü. Yoğun bakım ünitesinde tedaviye alınan Beşşar Al Tawıl, 15 gün sonra, 16 Ağustos günü hayatını kaybetti. Al Tawıl'ın cenazesi, yakınları tarafından teslim alınıp, toprağa verilmek üzere memleketi Suriye’ye götürüldü.
‘TEDAVİSİNİ YAPTIK" DEDİLER'
Beşşar Al Tawıl’in kuzeni Abdulhamit Hac Huseyin, "2 gün sonra kuzenime ulaştım. Hastanenin önünde bayılmıştı yatıyordu. Ben hastaneye sordum, bana 'Biz onun tedavisini yaptık' dediler. Sonra aldım eve götürdüm” dedi.Çağırılan ambulansla kuzenini hastaneye kaldırdıklarını belirten Hüseyin, “Öğrendim ki kuzenimin kafasında bir sıkıntı, basınç varmış. Görüntüleri izlediğimizde kuzenime vuran kişi çok hızlı geçiyordu. Sonra duyduk ki vuran kişi hiç ceza almadan askere gitmiş. Kuzenim hastanenin önünde yatıyordu. Eğer daha önce müdahale edilseydi belki şimdi hayatta olacaktı" dedi.
'2 GÜN HASTANENİN ÖNÜNDE YATMIŞ'
Beşşar Al Tawıl’in diğer kuzeni Ahmet Hac Hüseyin ise "Kuzenim 22 yaşındaydı. Tek başına, bekar evinde kalıyordu. Tekstilde çalışıyordu, bütün ailesi Suriye'de. Ben de aynı şekilde, sanal medyadan öğrendim. Biz hastaneye gidip aldık çocuğu. Onu gördüğümüzde konuşmuyordu, gözleri de kapalı, baygındı. Ayakta da duramıyordu. Hastaneye girdik, sorduk doktorlara. 'Tedavilerini yaptık' dediler. Herhangi bir tedavi olmamış çocuk, baygın bir haldeydi. Kuzenime çarpan kişi 80 kilometreyle nasıl bu hızla nasıl gidebilir ki. Biz diğer hastaneye götürdüğümüzde doktorlar kuzenimin beyin kanaması geçirdiğini ve kafatasında bir de basınç olduğunu söyledi. Başka bir hastaneye kendimiz götürdük. Orada 2 hafta kaldı. Sonra bize 'Vefat etti'' diye haber geldi. 2 gün hastanenin önünde yatmış. Herhangi bir şey söylemediler bize. Şikayetçiyiz" diye konuştu.
YERDE YATTIĞI GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI
Bu arada Beşşar Al Tawıl’ın hastane önünde yattığı görüntüler ortaya çıktı. Cep telefonuyla çekilen görüntülerde yerde yatan Al Tawıl'ın başında bekleyen kadının "Yazık günah değil mi. Yaralarına bakın. Su döktüm” dediği yer aldı.
İNCELEME BAŞLATILDI
Öte yandan İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü hastanede ihmal olup olmadığının araştırılması için inceleme başlattı. (DHA)
Görüntü Dökümü
------
-Adli Tıp Kurumu’ndan görüntüler
-Abdulhamit Hac Huseyin’in konuşması
-Ahmet Hac Hüseyin’in konuşması
(Güvenlik kamerası)
-Kazaya karışan motosikleitn yolda ilerlemesi
(Cep telefonu)
-Hastane önünde yerde yattığı görüntüler
-Al Tawıl’ın fotoğrafları
-Genel ve detay görüntüler
==============
2- USKUMRUKÖY'DEKİ KAZADA ÖLEN 3 ÇOCUK TOPRAĞA VERİLDİ SÜRÜCÜ TUTUKLANDI; ANNE VE BABA YOĞUN BAKIMDA
Doğan Can CESUR / İSTANBUL, (DHA)- USKUMRUKÖY'deki kazada hayatını kaybeden kardeşler, Yusuf İçen (4), Mehmet Ali İçen (11) ve Ecrin İçen (13) son yolculuğuna uğurlandı. Anne Sözdar İçen ve baba Yasin İçen'in yoğun bakımdaki tedavileri sürüyor.
Kaza, 16 Ağustos pazar günü saat 12.45 sıralarında Kuzey Marmara Otoyolu Sarıyer Uskumruköy mevkii Edirne istikametinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, otoyolda ilerleyen Emrullah A. yönetimindeki 06 ESG 182 plakalı nakliye kamyonuyla içerisinde 8 kişinin bulunduğu 34 PRV 011 plakalı hafif ticari araç henüz bilinmeyen bir nedenle çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle hafif ticari araç savrulurken, içerisinde bulunanlar yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.
3 KARDEŞ HAYATINI KAYBETTİ
Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde hafif ticari araçta bulunan Yusuf İçen, Mehmet Ali İçen ve Ecrin İçen’in hayatını kaybettiği belirlendi. Kazada 3 kardeşin annesi Sözdar İçen ve babası Yasin İçen ağır yaralandı. Aynı araçta bulunan Ruken K. (15), Hacer K. (23) ve Şehmuz K. (26) olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi ile Arnavutköy Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
KAMYON ŞOFÖRÜ TUTUKLANDI
Kazanın ardından kamyon şoförü Emrullah A., jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı. Emrullah A.’nın jandarmadaki ilk ifadesinde, "Görmedim, frene bastım ama duramadım" dediği öğrenildi. Jandarmadaki işlemleri tamamlanan kamyon şoförü adliyeye sevk edildi. Emrullah A. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI
Kazada hayatını kaybeden kardeşler, Yusuf İçen, Mehmet Ali İçen ve Ecrin İçen, Bağcılar Hz. Ömer Camii'ndeki törenin ardından son yolculuğuna uğurlandı. Öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından 3 kardeş Yayla Mezarlığı'nda toprağa verildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
--------------
-Çocukların fotoğrafları
(Cep telefonu)
-Kaza sonrası yaşananlar
-Yerde yatan yaralılar
-Sağlık ekiplerinin müdahalesi
-Yaşanan hareketlilik
(ARŞİV)
-16.06.2026'da geçilen görüntüler
============
3- AVCILAR'DA KENTSEL DÖNÜŞÜME GİRECEK BİNADA 81 YAŞINDAKİ KADININ EVİ KUNDAKLANDI
Berkay GÜNEŞ- Feridun AÇIKGÖZ / İSTANBUL, (DHA)- AVCILAR’da kentsel dönüşüme girecek 5 katlı binanın giriş katında yaşayan demans hastası Güner Saraç’ın (81) evinde yangın çıktı. Saraç’ın yeğenleri, eşyaları boşaltmak için eve geldiklerinde dairenin yandığını fark etti. İhbar üzerine gelen itfaiye ekipleri yangını söndürdü. İtfaiye tarafından hazırlanan raporda, yangının kundaklama sonucu çıktığı tespit edildi. Soruşturma başlatılırken, Saraç’ın yeğeni Meltem İltaş, "Kapı zorlanıyor, içeriye giriliyor ve ev talan edildikten sonra yakılıyor. Çevrede komşular var ama bize haber veren olmadı. İtfaiye raporunda da kundaklama olduğu ispatlandı. Bütün eşyalar yandı. Değerli eşyaları da vardı içeride" dedi.
Cihangir Mahallesi Sarı Çiçek Sokak'ta bulunan 5 katlı binanın kentsel dönüşüme girmesi için başvuru yapıldı. İddiaya göre bina yönetimi, risk raporu hazırlanmadan ve tahliye süreci başlamadan, apartmanın giriş katındaki dairede yeğenleriyle birlikte yaşayan 81 yaşındaki demans hastası Güner Saraç'ın evini tahliye etmesini istedi. Bina malikleri ile müteahhit, Güner Saraç'ın yeğeni Meltem İltaş'a, 20 Haziran'a kadar evin tahliye edilmesi gerektiğini sözlü olarak bildirdi. İltaş ise çeşitli nedenlerle evi bu tarihe kadar boşaltamayacağını belirtti. İltaş, 27 Haziran'da evi boşaltmak için daireye gittiğinde elektrik panosunun söküldüğünü ve evde elektrik olmadığını fark etti. Bu nedenle tahliyeyi gerçekleştiremedi. İltaş, dayısı Yavuz Saraç'ın araması üzerine 19 Temmuz'da evin yandığını öğrendi. İtfaiye ekiplerince hazırlanan raporda, yangının kundaklama sonucu çıktığı belirtildi. İltaş, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Yangına ilişkin soruşturma başlatıldı.
‘MALİKLER MÜTEAHHİTLE ÇIKIŞ SÜRESİNDE KENDİ ARALARINDA ANLAŞIYORLAR’
Demans hastası Güner Saraç’ın yeğeni Meltem İltaş “Olay, teyzemin evinin kentsel dönüşüme girmesi ile başladı. Risk raporu kesinleşmeden, tahliye süresi verilmeden malikler, müteahhitle çıkış süresinde kendi aralarında en geç 20 Haziran'da boşaltılacak şeklinde anlaşıyorlar. Herhangi bir sözleşme yapmamışlar. Sadece noter üzerinden belediyeye vekalet veriyorlar. Biz müteahhitle irtibat kurduğumuzda, kendisine evi bu sürede boşaltamayacağımızı söyledik. Daha sonrasında evi boşaltmaya geldiğimizde her yerin, talan edildiğini gördük. Sökümcülerin binaya girdiğini ve elektrik panosunu söktüğünü gördük. Ben müteahhiti tekrar aradım. 'Niçin buradaki elektrik, su, doğal gaz saatlerine ellediniz? Ben size ellememeniz gerektiğini söylemiştim' dedim. Müteahhit, kendisinin mesuliyetinde olmadığını söyledi. Çünkü herhangi bir sözleşme yapmamışlar. 'O yüzden beni suçlayamazsınız. Anahtarı sizde olan evin sorumluluğu bende değil' dedi. Fakat açmışlar her yeri. Kapılar, apartman kapısı olsun kırılmış vaziyette ve hırsıza davetiye çıkarılmış vaziyette” dedi.
‘BOŞALTMAYA GELDİĞİMİZDE HER SEFERİNDE BİR OLAYLA KARŞILAŞIYORDUK’
Meltem İltaş, “Biz belediyeye gittik ve ben bu sürecin zaten devam ettiğini biliyordum. Hani bir tahliye sürecimizin olacağını ve bizim tahliye süremiz daha var. 22 Eylül'de doluyor. Boşaltmaya geldiğimizde her seferinde bir olayla karşılaşıyorduk. Kapı zorlanmış, çilingir çağırıp yaptırıyorduk kapıyı. Kapıyı ikinci kez aynı şekilde yaptırdık. Fakat üçüncü kez de yakım olayı ile karşılaştık. Kapı zorlanıyor, içeriye giriliyor ve ev talan edildikten sonra yakılıyor. Diğer malikler hep etrafta oturuyorlar. Bize bilgi gelmedi, yani eviniz yandı gelin bir an evvel diye. Bütün malikler de çevrede oturuyorlar kendileri ve akşam olsun hepsi burada, bu sokakta dolaşıyorlar ama bize haber verilmedi. Daha sonrasında müteahhitte yazdığımızda, evimiz yandı diye, hiçbir şekilde geri dönüş yapmadı. Yardımcı da olmadı ve biz apar topar evi boşaltmak zorunda kaldık” ifadelerini kullandı.
‘HİÇ BEKLEMEDİĞİMİZ BİRŞEYDİ YANGIN ÇIKARILMASI’
Meltem İltaş, “Malikler ve müteahhit çok baskı yaptı bu konuda, taşıma konusunda. Teyzemin rahatsızlığı olduğunu ve benim çok zamanımın olmadığını söylememe rağmen baskı çok fazla vardı. Hani, 'Çıkın artık; nakliye ayarlayalım, depo tutalım size, kirasını biz karşılayalım. Yeter ki taşının artık' gibi. Ve hiçbir komşu, geçmiş olsun yazmadı yani hiçbir şekilde de bize destek olan komşu olmadı. Hatta sevinenler de oldu diyebilirim mesajlarda. Polise ilk kapı kırıldığında başvurduğumuzda, savcılığa gitmemizi söylediler. Metruk bina olduğunu söylediler buranın ve hani savcının daha çok yardımcı olabileceğini daha hızlı ilerleyeceğini söylediler. Biz de daha sonrasında evi aldıktan sonra mecburen yani hani hiç beklemediğimiz bir şeydi yangın çıkarılması açıkçası. İtfaiye raporunda da kundaklama olduğu ispatlandı. Adres de yanlış verilmiş maalesef, hani geç de kalınmış eve. Daha sözleşme yapılmadığını da öğrendim ve bu beni çok şaşırttı. Nasıl güveniyorlar müteahhitlere onu bilmiyorum. Sözleşmeyi de 29 Temmuz’da, yani biz evi boşalttıktan sonra yaptılar” diye konuştu.
‘BU DURUM TEYZEMİ ÇOK MAĞDUR ETTİ’
Meltem İltaş, “Aynı zamanda ben teyzemin vasisiyim ve ben onun haklarını korumakla yükümlüyüm. Ve bu durum teyzemi çok mağdur etti. Yani bütün eşyaları yandı. Hem maddi hem manevi değerli eşyaları da vardı içeride. Ben bunları kendisine anlatamıyorum. Bizim için çok üzücü bir durum oldu. Teyzemin değerli eşyaları, evi yandığı için, her şeyi yandığı için ve kendisi çok üzgün. Mağdur olduğu için, ben zararımızın karşılanmasını ve yetkililerden sorumlu kişilerin tespit edilmesini istiyorum” dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------
-Binadan görüntü
-Yanan daireden görüntü
-Demans hastası Güner Saraç'ın görüntüsü
-Güner Saraç'ın vasisi Meltem İltaş röportaj
-Genel ve detay görüntüler
===========
4- BAĞCILAR’DA HAFRİYAT KAMYONUNUN ALTINDA KALAN MOTOSİKLETLİ HAYATINI KAYBETTİ
Vehbi DEMİR / İSTANBUL, (DHA) - BAĞCILAR’da Basın Ekspres Yolu’nda hafriyat kamyonunun sağından geçmeye çalışan motosiklet sürücüsü Can Baldo (28), kamyonun altında kalarak hayatını kaybetti. İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 45 dakikalık çalışmasıyla çıkartılan Baldo’nun cenazesi otopsi için adli tıp kurumu morguna kaldırıldı. Ekiplerin çalışması havadan görüntülendi
Kaza, saat 11.15 sıralarında Basın Ekspres Yolu Bağcılar mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre,34 PLL 737 plakalı motosikletin sürücüsü Can Baldo, aynı istikamette ilerleyen 34 CSA 443 plakalı hafriyat kamyonunu sağından geçmek istedi. Bu sırada sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği motosiklet, hafriyat kamyonunun altına girdi. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.
45 DAKİKALIK ÇALIŞMAYLA ÇIKARILDI
Polis ekipleri yolda güvenlik önlemi alarak trafiği tek şeritten kontrollü olarak sağlarken, itfaiye ekipleri kamyonun altında sıkışan sürücüyü kurtarmak için çalışma başlattı. İtfaiyenin yaklaşık 45 dakika süren çalışmasının ardından Can Baldo sıkıştığı yerden çıkarıldı. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde Baldo’nun hayatını kaybettiği belirlendi. Baldo'nun cansız bedeni, olay yerindeki incelemelerin ardından otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Diğer yandan kaza nedeniyle Basın Ekspres Yolu'nda uzun araç kuyrukları oluştu. İtfaiye ekiplerinin kurtarma çalışmaları ve bölgede yaşanan trafik yoğunluğu dron ile havadan görüntülendi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
---------------------------
(Dron)
- Ekiplerin çalışması
- Trafik yoğunluğu
(Aktüel)
- Ekiplerin çalışması
- Trafik yoğunluğu
- Genel ve detay görüntüler
==============
5- ETİLER’DE 600 LİRAYI ÖDEMEYEN KADIN YOLCULARLA TARTIŞAN TAKSİCİ: DEPORT EDİLMELERİ İÇİN ELİMDEN GELENİ YAPACAĞIM
Doğan Can CESUR / İSTANBUL (DHA) – ORTAKÖY’de eğlence mekanından taksiye binerek Etiler’e giden 3 kadın, taksi ücreti 600 lirayı ödememek için şoför Ahmet Güneş ile tartıştı. Kadınların üzerine yürüdüğü taksici polisi arayarak yardım istedi. Güneş, "Ben polislerle telefonda konuştuğum sırada, kendi aralarında onları taciz ettiğimi öne süreceklerini söylediler. Video kaydına başlayınca 'Biz sarhoşuz bizi affet elindeki videoyu sil' dediler. Deport edilmeleri için elimden geleni yapacağım" diye konuştu.
Olay, 12 Ağustos Çarşamba günü saat 03.00 sıralarında Beşiktaş Etiler Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre ticari taksi şoförü, Kuruçeşme’deki bir eğlence mekanından aldığı 3 kadın yolcuyla Etiler’e doğru yola çıktı. Yolculuk sırasında herhangi bir sorun yaşanmazken, taksi Etiler’e ulaştığında taksimetre 600 lira yazdı. İddiaya göre 3 kadın, çeşitli bahaneler öne sürerek yolculuk ücretini ödemek istemedi.
600 LİRAYI ÖDEMEK İSTEMEDİLER
600 lirayı isteyen şoförle kadınlar arasında tartışma çıktı. Kadınların tartışmayı sürdürerek sözlü şekilde iddiaya göre şoförün üzerine yürümesi ve saldırgan tavırlarda bulunması üzerine güvenliğinden endişe eden taksici polisi aradı. Kadınların araçtan uzaklaşmaya çalıştığını gören taksi şoförü, yaşananları belgelemek amacıyla cep telefonu kamerasını açarak kayıt almaya başladı. 3 kadın, taksimetrenin yazdığı 600 lirayı ödemeden olay yerinden uzaklaştı.
'DOLANDIRDIĞIMI SÖYLEDİLER'
Ahmet Güneş, "Ortaköy’de bulunan gece kulübünde 3 yabancı uyruklu kadın müşteriyi aracıma aldım. Etiler istikametine gitmek istediklerini belirttiler. Ben de taksimetremi açıp Etiler güzergahına doğru yola çıktım. Yolculuk esnasında kendi aralarında sözlü tartışmaya girdiler. Birbirlerine Arapça küfürler yağdırdılar. Belli bir süre tartışma yaşandıktan sonra olay bana döndü. Onları farklı bir yerden götürdüğümü, dolandırmaya çalıştığımı söylediler. Ben de sakin bir dille onları en yakın güzergahta ve hızlı bir şekilde bırakma çabasında olduğumu söyledim; çünkü hararetli bir tartışma vardı. Benim de amacım onları bir an önce bırakmaktı. Hanımefendiler ısrarla yüksek sesle bağırarak onları dolandırdığımı söylüyorlardı. Ben de baktım ki olay büyüyecek, bir olay yaşanacak; aracımı müsait bir yere çektim. Araçtan inmelerini talep ettim. Herhangi bir ücret ödemelerini istemedim. Israrla, 'Hayır, biz araçtan inmeyeceğiz. Polis gelecek' dediler. Ben de onları kırmayıp 112'yi arayarak polis talep ettim" dedi.
KENDİ ARALARINDA 'TACİZ ETTİ' DİYELİM DEDİLER
Güneş, "Ben polislerle görüşürken bayanlar kendi aralarında taciz ettiğimi öne sürdüler. Benim de Arapçam akıcı, Arapça biliyorum. Ben bunu duyunca telaşlandım, panik yaptım. Polislerin acil gelmelerini talep ettim. Telefonumu kapattıktan kameramı açtım, kayıt almaya başladım. O esnada bayanlar kayıt almaya başladığımı görünce üzerime doğru geldiler. Elimdeki telefonu almaya çalıştılar ve beni itip düşürmeye çalıştılar. Daha sonra 6 dakikalık bir video kaydım oldu. Video kapanınca ben de hızlı bir şekilde koşarak gittim arabamın kapısını kapatıp arabayı alarak onlara doğru geldim tekrar aşağıya gittim. Arabayı yanaştırdığım esnada bayanlar telefonun kapandığını görünce hızlı bir şekilde bana doğru yöneldiler. Geldiler biri sağ koltuğa oturdu biri arkaya oturdu. Diğer bayan da şoför kapımı açtı ve benim aşağı inmemi engelledi" ifadelerini kullandı.
' "BİZİ AFFET" DİYEREK ÖPMEYE ÇALIŞTI, ŞİKAYETÇİYİM'
Güneş, "Tatlı bir dille özür dilemeye başladılar. 'Biz sarhoşuz. Bizi affet, elindeki videoyu sil' gibi cümleler kullanmaya başladılar. Ben de kesinlikle silmeyeceğimi ve polislerin gelmesini bekleyeceğimizi söyledim. Elimdeki kayıtları göstereceğimi belirttim.. Diğer bayan çenemden tutup benimle konuşmaya çalıştı. Şoför kapımın tarafındaki bayan da beni öpmeye çalıştı. Hepsi araç içi kameramda mevcut. Ben bu araç kamerasını İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden talep ediyorum. Umarım inşallah en yakın zamanda video kayıtlarını çıkartıp gereken birimlere ulaştıracağım. Ben bu bayanlardan şikayetçiyim. Deport olmaları için elimden gelen her şeyi yapacağım" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------
(Cep telefonu)
-Taksici Ahmet Güneş açıklamaları
(Arşiv)
-Olay anı
-Yaşanan tartışma anları
-Taksici ve kadınlar arasındaki diyaloglar
=========
6- SULTANGAZİ'DE ANAHTARI ÜZERİNDE UNUTULAN KİRALIK OTOMOBİL ÇALINDI; UZAKTAN DURDURULUNCA ŞÜPHELİ KAÇTI
Vehbi DEMİR / İSTANBUL, (DHA)- SULTANGAZİ'de İbrahim Karakaş (29), kiraladığı otomobil ile gezdikten sonra arkadaşıyla pilav yemeye gitti. Anahtarı kontakta unutulan otomobil, başka bir araçla gelen maskeli şüpheli tarafından çalındı. Karataş'ın haber verdiği kiralama şirketi, otomobili uzaktan bağlantıyla durdurdu. Otomobilin bu süre içerisinde 3 araca çarptığı belirlenirken şüpheli yaya olarak kaçtı. O anlar güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay, 14 Ağustos Cuma günü saat 05.30 sıralarında Zübeyde Hanım Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İbrahim Karakaş bir şirketten kiraladığı 34 NAB 974 plakalı otomobille arkadaşı İlker P.'yi de yanına alarak gezmeye çıktı. Fevzi Çakmak Caddesi'nde bulunan pilavcının önünde duran Karakaş, anahtarı otomobilin üzerinde bırakarak restorana girdi. Bu sırada başka bir araçla gelen maskeli şüpheli, çalışır halde bekleyen otomobile binerek olay yerinden uzaklaştı. Aracının çalındığını fark eden Karakaş, araç kiralama şirketini arayarak durumu bildirdi. Şirket yetkilileri, sistem üzerinden araca uzaktan müdahale ederek motoru kilitledi.
KİLİTLENEN ARAÇ 3 OTOMOBİLE ÇARPTI
Motorun kilitlenmesiyle kontrolü kaybeden şüpheli, Zübeyde Hanım Mahallesi 1473. Sokak'ta park halinde bulunan 3 otomobile çarptı. Kaza sonrası otomobili sokak ortasında terk eden şüpheli, yaya olarak kaçtı. İhbar üzerine Sultangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Devriye Ekipleri harekete geçti. İbrahim Karakaş'ın ifadesine başvuran ve çevredeki güvenlik kameralarını izleyen ekipler, kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.
'ARKADAŞIM TAKSİYLE PEŞİNDEN GİTTİ'
Otomobilin çalınmasının ardından hemen kiralama şirketini aradığını belirten sürücü İbrahim Karakaş, "Arkadaşlarla kapıda duruyorduk. O sırada bir beyaz araç geldi, durdu. İçinden maskeli bir adam çıktı ve bir anda araca binerek arabayı kaçırdı. Arkadaşım taksiyle peşinden gitti. Ben de o sırada kiralık şirketi arayarak, durumu bildirdim ve aracı kilitlemelerini söyledim. O sırada diğer vatandaşlar da polisi aramışlar. Konumdan arabayı bularak gittik. Arabamızı da kaza yapmış bir şekilde bulduk" dedi.
'TANIDIK BİRİSİ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM'
Şüphelinin son derece planlı hareket ettiğini ve kendilerini tanıyan biri olabileceğini vurgulayan Karakaş, "Araçla büyük ihtimalle bir şey yapacaklardı. Bundan dolayı aracı kaçırdılar. Maskeli bir kişiydi, hazırlıklı planlı gelmiş. 3-4 araca çarptıktan sonra duruyor. 400-500 bin lira masraf var. Şirket uzaktan aracı kilitlediği için kaçamamış. Kazadan sonra araçtan inip yaya kaçıyor. Telefonumuz çalındı, içinde de bir miktar paramız vardı, bunları da alıp kaçmış. Pilavcıya oturmaya gelmiştik arkadaşla. İki dakikalığına araba kontakta, çalışır vaziyetteydi. Anlık gelişti her şey. Eldivenli ve maskeliydi. Bizi takip etmiş büyük ihtimal. Tanıdık birisi olduğunu düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
HIRSIZLIK KAMERADA
Öte yandan yaşananlar çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, çalınan aracın sokak arasında seyir halinde olduğu, araç gözden kaybolduktan bir süre sonra şüphelinin yaya olarak kaçtığı anlar yer alıyor. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------
(Güvenlik Kamerası)
- Şüphelinin gelmesi
- Çömelerek arabaya yaklaşması
- Aracı alıp kaçması
- Taksinin peşinden gitmesi
(Aktüel)
- İbrahim Karakaş röportaj
- Aracın kaza yaptığı yer
- Genel ve detay görüntüler
===============
7- SARIYER’DE YOLUN KARŞISINA GEÇERKEN OTOMOBİLİN ÇARPTIĞI KADIN ÖLDÜ; KAZA KAMERADA
Doğan Can CESUR-Serap TÜRKOĞLU / İSTANBUL (DHA) – SARIYER’de trafik ışığı yeşil yandığı sırada yolun karşısına geçmeye çalışan Hatun Demir’e (76), Ersin B.’nin (34) kullandığı araç çarptı. Demir, ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Sürücü Ersin B. gözaltına alınırken, kaza anı kask kamerasına yansıdı.
Olay, dün saat 20.00 sıralarında Darüşşafaka Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ersin B. idaresindeki 66 ACM 978 plakalı otomobil, yeşil ışık yandığı sırada yolun karşısına geçmeye çalışan Hatun Demir’e çarptı. Çarpmanın etkisiyle yola savrulan Demir ağır yaralanırken, araçta yolcu olarak bulunan Ali D. ise sol kolundan yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ
Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından bilinci kapalı halde ambulansla hastaneye kaldırılan Hatun Demir, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Kolundan hafif yaralanan Ali D.’nin isağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, sürücü Ersin B. polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
KAZA ANI KASK KAMERASINDA
Diğer yandan kaza anı kask kamerasına yansıdı. Görüntülerde, yolun karşısına geçmeye çalışan Hatun Demir’e aracın çarptığı ve Demir’in çarpmanın etkisiyle yola savrulduğu anlar görülüyor. (DHA)
Görüntü Dökümü:
---------------
(Kask kamerası)
-Hatun Demir’in yolun karşısına geçmesi
-Aracın Hatun Demir’e çarpması
-Hatun Demir’in yola savrulması
(Cep telefonu)
-Kazaya karışan araçlar
-Olay yeri
(Aktüel)
-Kazanın yaşandığı cadde
============
8- FATİH'TE 'ARACI ÜZERİME SÜRDÜN' TARTIŞMASI BIÇAKLI KAVGAYA DÖNÜŞTÜ: 1 YARALI
Özgür EREN / İSTANBUL, (DHA) - FATİH’te bir yaya ile otomobil sürücüsü arasındaki 'aracı üzerime sürdün' tartışması bıçaklı kavgaya dönüştü. Kavgaya yayanın arkadaşları da dahil oldu. Otomobil sürücüsünün bıçaklandığı kavga güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay, Mercan Mahallesi Çakmakçılar Yokuşunda 15 Ağustos Cumartesi günü 20.00 sıralarında meydana geldi. Ömer Tekdemir aracıyla yokuştan indiği sırada yaya olarak yola çıkan bir kişi Tekdemir'e ‘Neden aracı üzerime sürüyorsun’ diyerek tartışmaya başladı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüşürken, yayanın yanında bulunan 3 kişi de tkavgaya dahil oldu. 3 saldırgan Tekdemir'in aracına tekme ve yumruklarla saldırdı. Saldırganlardan 1 kişi yanında bulunan kesici aletle Tekdemir'i yaraladı.
BIÇAKLANMA ANI KAMERADA
Çevredekilerin araya girmesiyle kavga bir süre sonra sona ererken, taraflar olay yerinde ayrıldı. Yaralanan Ömer Tekdemir hastanede tedavi olduktan sonra polis merkezine giderek saldırganlardan şikayetçi oldu.Tartışmanın başlaması ve sürücünün darbedilerek bıçaklandığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------
(Güvenlik kamerası)
-Araçların yokuştan inmesi
-Yayaların yürümesi
-Araç sürücüsü ve yayanın tartışması
-Darbedilme anı
-Bıçaklanma anı
-Tarafların ayrılması
============
9- CHP İZMİT İLÇE BAŞKANI VE MECLİS ÜYESİNİN UYUŞTURUCU TESTLERİ POZİİTİF ÇIKTI
İSTANBUL, (DHA) - İSTANBUL Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumunda (ATK) uyuşturucu testi yapılan İzmit CHP İlçe Başkanı Gökhan Ercan ile İzmit Belediyesi CHP Meclis Üyesi Hamit İlker Ulusoy’un test sonuçlarının pozitif çıktığı öğrenildi. Soruşturma kapsamında her iki isimden alınan numunelerde uyuşturucu madde tespit edildiği, adli işlemlerin sürdüğü belirtildi. (DHA)
===========
10- İSTANBUL MERKEZLİ 8 İLDE 'ŞEKER' SORUŞTURMASI; 47 ŞÜPHELİ İFADEYE ÇAĞRILDI
Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA) -İSTANBUL merkezli 8 ilde, nişasta bazlı şeker üretiminde kota ve satış sınırlamalarını ihlal ettikleri belirlenen, bazı ürünleri farklı isimlerle faturalandırarak gerçek mahiyetini gizledikleri öne sürülen şirketlere yönelik soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında 25 şirkette arama ve el koyma işlemi yapılırken, 47 şüpheli ifadeye çağırıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında nişasta bazlı şeker üretimi ve ticareti alanında faaliyet gösteren bazı üretici, toptancı ve kullanıcı firmaların, 4634 sayılı Şeker Kanunu ile belirlenen kota ve iç piyasa satış sınırlamalarını ihlal ederek, iç piyasaya sunulması gereken nişasta bazlı şeker niteliğindeki ürünleri aracı firmalar üzerinden piyasaya sürdükleri, bazı ürünlerin gerçek mahiyetinin ise “maltodekstrin”, “glukoz”, “nişasta”, “fruktoz” ve benzeri adlarla faturalandırılarak gizlendiği yönünde tespitler yapıldı. Soruşturma kapsamında, üretici firmalar ile toptancı/aracı firmalar arasında yoğun ticari ilişki bulunduğu, faturada gösterilen ürün cinsi ile fiilen teslim edildiği değerlendirilen ürünler arasında farklılık olabileceği, bu şekilde halk sağlığını bozma, kayıt dışı satış, yanıltıcı belge düzenleme, vergi kaybı ve piyasa fiyatlarının etkilenmesi sonucunu doğurabilecek işlemler yapıldığı yönünde tespitler yapıldı.
47 ŞÜPHELİ İFADEYE ÇAĞIRILDI
Haklarında kayıt dışı veya kota fazlası nişasta bazlı şeker üreten, kullanan veya toptancısı durumunda olduğu değerlendirilen İstanbul merkezli 8 ilde ve 25 şirkette suç unsurlarının tespit edilmesi için arama ve el koyma işlemi yapıldı. Soruşturma kapsamında 47 şüphelinin ifadelerinin alınmasına başlanıldı. Öte yandan, nişasta bazlı şekerlerin yüksek fruktoz içeriği nedeniyle hastalık oluşturma riskinin daha yüksek olduğu, çocukluk çağında fazla şeker tüketiminin obezite, hipertansiyon başta olmak üzere birçok sağlık sorununa yol açtığı dikkate alındığında, halk sağlığını tehdit eden kayıt dışı veya kota fazlası nişasta bazlı şeker üreticisi, toptancısı veya kullanıcısı şüpheliler hakkında Bozulmuş veya Değiştirilmiş Gıda veya İlaçların Ticareti, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesi kapsamında vergi kaçakçılığı itibarıyla “yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma”, “özel belgede sahtecilik” ve fiyatları etkileme suçlarından soruşturma başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------
-Operasyondan görüntüler
-Şirketlerde yapılan aramalar
-İl Tarım müdürlüğü ekiplerinin incelemeleri
-Genel ve detay görüntüler
============
11- GALATASARAY-ÇORUM FK MAÇINDA KARABORSA BİLET SATAN 2 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
İSTANBUL, (DHA)- GALATASARAY ile Çorum FK arasında oynanan maç öncesi, değeri 5 bin 715 lira olan biletleri karaborsada 15 bin liraya sattıkları belirlenen 3 şüpheliden 2'si tutuklandı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Spor Güvenliği Şube Müdürlüğü ekipleri, 14 Ağustos'ta RAMS Park'ta Galatasaray ile Çorum FK arasında oynanan Süper Lig'in ilk hafta maçı öncesi karaborsa bilet satışının önlenmesine yönelik çalışma başlattı. Ekiplerin çalışmasında, maçı izlemek amacıyla bilet gişesine gelen 3 taraftara, şüpheliler H.D. ve B.K.'nin gişe görevlisi M.E. ile iş birliği yaparak toplam satış bedeli 5 bin 715 lira olan biletleri 15 bin liraya sattıkları belirlendi. Polis ekipleri, şüphelilerin adreslerini tespit ederek H.D., B.K. ve M.E.'yi gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden M.E. adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, H.D. ve B.K. tutuklandı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------
-Şüphelilerin sevki
==============