DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2
DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2
1- CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI YILMAZ: KİŞİ BAŞINA GELİRİMİZİ 25 BİN DOLARA TAŞIMAYI AMAÇLIYORUZ
Canan İLARSLAN - Uğurcan TANMAM / İSTANBUL, (DHA)-'4. Birlikte Daha Güçlü Bir Gelecek' zirvesinde konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Program dönemi sonunda millî gelirimizi 2,2 trilyon doların üzerine, kişi başına gelirimizi 25 bin dolara, mal ve hizmet ihracatımızı ise 450 milyar dolara taşımayı amaçlıyoruz" dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) tarafından düzenlenen ‘4. Birlikte Daha Güçlü Bir Gelecek Zirvesi’ gerçekleştirildi. Şişli’de bir otelde düzenlenen zirveye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın yanı sıra Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ile TİSK sendika başkanları ve üyeleri katıldı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan zirvede, TİSK’in tanıtım videosu izletildi. Program, zirvenin değerlendirme toplantısıyla devam etti.
'2027 YILINDA KÜRESEL BÜYÜMENİN YÜZDE 3’TEN YÜZDE 3,4’E ÇIKACAĞI TAHMİN EDİLİYOR'
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Dünyamız farklı bir dönemden geçiyor. Bunu iyi analiz edemezsek, dünyadaki mevcut durumu ve gidişatı doğru bir şekilde okuyamazsak, ülkemizi, sektörlerimizi de doğru konumlandıramayız. Normal bir dönemde değiliz. Farklı çatışmaların, hesaplaşmaların yaşandığı bir dönemdeyiz. Küresel büyümenin bu sene yüzde 3 civarında kalması bekleniyor. İhracatımızın yaklaşık yüzde 96’sını gerçekleştirdiğimiz başlıca ticaret ortaklarımızın büyümesi ise bu sene sadece yüzde 1,6. Ancak sevindirici bir haber var, o da şu: Gelecek sene daha farklı gözüküyor. Bunu biz tahmin etmiyoruz, uluslararası kuruluşların tahminlerini burada ifade ediyoruz. 2027 yılında küresel büyümenin yüzde 3’ten yüzde 3,4’e çıkacağı tahmin ediliyor. Bu iyi bir şey. Ticaret de aynı şekilde, bu sene yüzde 3,5 civarında, gelecek sene herhalde 4,5’lar olur diye bir tahmin var, uluslararası tahminler var. Dünya ticaretindeki artışın yüzde 4,3’e geleceği tahmin ediliyor. Başlıca ticaret ortaklarımızın büyüme tahmini gelecek yıl için yüzde 2,8. yüzde 1,6’dan yüzde 2,8’e yükseliyor. Bu bizim için iyi bir haber” dedi.
'BU SENE İÇİN 3,3 BÜYÜMESİNİ ÖNGÖRÜYORUZ'
Yılmaz, “Enerji ve emtia fiyatlarındaki yükseliş ile ticaret ortaklarımızdaki yavaşlama ekonomimizi etkilerken, enerji ithalatımızın bu sene 63 milyar dolardan 71 milyar dolara çıkacağını tahmin ediyoruz. 8-9 milyar dolar faturamızda maalesef bir artış gözüküyor. Dış ticaret açığımız da baktığımızda 96 milyar dolardan 105 milyar dolara yükselmiş durumda, tahmini olarak bu yıla ilişkin tahminlerimizde. Enerjinin artması, turizmde kaybedeceğimiz aşağı yukarı 3 milyar dolar. Bunlara baktığınız zaman dış ticaretimizde belli bir olumsuz yönde etkilenme söz konusu. 2026 yılında ekonomimizin son OVP’deki rakamları paylaşıyorum. Bu sene için 3,3 büyümesini öngörüyoruz. İlk yarıda 2,5 civarında bir büyüme ilk altı ayda gerçekleşmişti. İkinci altı ayda, özellikle üçüncü çeyrekte biraz daha ivmelenme bekliyoruz. Üçüncü çeyrekteki olumlu gelişme yıl ortalamamızı da daha iyi bir noktaya taşıyacak diye bekliyoruz. Büyümemizi 3,3 tahmin ediyoruz. Dünyanın, bölgemizin şartlarıyla baktığımızda son derece önemli bir performans. Tarihi ortalamalarımızın altında olabilir ama bugünkü şartlarda oldukça iyi bir noktada olduğumuzu söyleyebilirim” ifadelerini kullandı.
'MİLLİ GELİRİMİZİN İLK DEFA BU SENE 1,8 TRİLYON DOLARI AŞMASINI BEKLİYORUZ'
Yılmaz, “Bu yılsonu itibarıyla milli gelirimizin ilk defa bu sene 1,8 trilyon doları aşmasını bekliyoruz. Bunda elbette büyümemizin yanı sıra Türk lirasının değer kazanmasının da belli bir etkisi var. İlk defa kişi başına gelirimiz bu sene 20 bin doları aşmış olacak. Yıllıklandırılmış ihracatımız, son ihracat verisinden 12 ay geriye gidip hesap yaptığımızda 280 milyar dolara ulaşmış durumda. Rakamsal olarak söyleyecek olursam; son yıllarda, son 3 yıla baktığımızda orta-yüksek teknolojilerin ihracat içindeki payının yüzde 40’tan yüzde 44,1’e yükseldiğini görüyoruz. 4 puanlık bir artış, az bir artış değil. Bu yönde de devam edeceğiz. Büyümemizde de verimliliğin, teknolojinin giderek daha fazla katkı sunduğunu görüyoruz. Bu sene 3,3’lük büyümemizin 1,2’sinin toplam faktör verimliliğinden geleceğini görüyoruz. Bu çok kıymetli bir şey, sürdürülebilir büyüme bakımından çok önemli. İhracatımız, mal ihracatı 280 milyar dolar. Buna hizmetleri de dahil ettiğimizde ilk defa bu sene 400 milyar doları aşan bir mal ve hizmet ihracatı görecektir Türkiye. Enflasyon en önemli meselemiz, birinci gündemimiz, en önemli önceliğimiz. Bu konuda son dönemlerde Mayıs 2024’ü referans aldığımızda en yüksek noktaya çıkmıştı, 75,5’lara. O günden bugüne Ağustos 2026’da 31,5’e kadar geriledi. Savaşın enerji, ulaştırma ve emtia fiyatları etkisi son aylarda geçici olarak bir yataylaşmaya yol açtı enflasyonda. Bu yataylaşmanın geçici olduğunu düşünüyoruz ve savaş etkileri azaldıkça bu yataylaşmanın da sona ereceğini düşünüyoruz. Bunu rakamsal olarak da çok detayına girmek istemiyorum; savaştan etkilenen ürünleri çıkardığınız zaman rakamın aşağıya doğru gittiğini görüyorsunuz. Yani enflasyondaki düşüş eğiliminin devam ettiğini görüyorsunuz. Savaştan birinci derecede etkilenen unsurlarla birlikte baktığınızda da geçici bir yataylaşma var, inşallah bunu da aşacağız” diye konuştu.
'TÜRK LİRASININ GÜÇLÜ HALE GELDİĞİNİ GÖRÜYORUZ'
Yılmaz, “Merkez Bankamızın bir hesabına göre 7 puan civarında enflasyona etkisi var savaşın. Bizim şimdi yılsonu tahminimiz, bu yılsonu için yüzde 28,4 son OVP’de. Savaş olmasa işte yüzde 21-22 ile bu seneyi kapatmış olacaktık. Çok daha farklı bir perspektifimiz olacaktı. Ama realite bu, gerçekçi olmak zorundayız. Önümüzdeki dönem maliye politikalarının enflasyonla mücadelemize daha fazla katkıda bulunmasını öngörüyoruz. Sosyal konut hamlemizi güçlü bir şekilde devam ettireceğiz. 500 bin konut ve kiralık konut kampanyamız devam ediyor biliyorsunuz. Bunu artırarak devam ettireceğiz ve bunu laf olarak söylemiyoruz. Bütçemizde de sosyal konutla ilgili ödeneklerimizi yüzde 150 artırmış durumdayız. Yani bütçemizin geneli işte 20 küsur artarken sosyal konut ödeneğimiz yüzde 150 artmış durumda. 100 milyardan 250 milyara taşınmış durumdayız. Bu arz yönlü tedbirlerle de birlikte enflasyonla mücadelemizi sürdürmeye kararlıyız. Gelecek sene yüzde 21 enflasyona düşürülmesi yönünde politikalarımızı paylaşmış durumdayız. Türk lirasının güçlü hale geldiğini görüyoruz. Toplam mevduat içinde Türk lirasının payı son 3-4 yılda yüzde 31,6'dan 61,5'e yükselmiş durumda. Kur korumalı mevduat vardı, bir dönem geçici bir ihtiyaçtı ama çok büyümüştü. O kur korumalı mevduat mekanizması şu anda sıfırlanmış durumda. Finansal piyasalara da bir zarar vermeden, yumuşak bir geçişle tabiri caizse kur korumalı mevduatı sona erdirmiş durumdayız. Merkez Bankası rezervlerimiz eskisinden çok daha güçlü hale gelmiş durumda ve şu anda 184,2 milyar dolar seviyelerinde. Net rezervlerimiz de oldukça önemli bir seviyede. Dolayısıyla dış şoklara karşı dayanıklılığımız daha güçlü durumda. Son 3 yılda 455 bin civarında konut inşa edildi. Yollar yapıldı; hastaneler, okullar ve eskisinden de daha kaliteli yapıldı. Yani yıkılanın maliyetinin ötesinde çok daha nitelikli bir şehir ortamı, dirençli şehirler inşa edildi. Bugün yaptığımız hesaplamalara göre bu sene sonu itibarıyla depreme ekstra 104 milyar dolar para harcamış olacağız” dedi.
‘BÜYÜME RAKAMIMIZIN 2029'DA 5'E ULAŞMASINI BEKLİYORUZ’
Yılmaz, “2027'de bütün bu gelişmelerle bugün 3,3 tahmin ettiğimiz bu yılki büyümenin 4,2'ye çıkacağını düşünüyoruz. Bu yüksek bir büyüme mi? Tarihsel ortalamalarımızın bir miktar altında; 4,8 yanlış hatırlamıyorsam tarihsel ortalamamız, bir miktar altında. Potansiyel büyümemizin bir miktar altında. Ama enflasyonla mücadele ettiğimiz bir dönemde de bu normal. Büyümeyle enflasyonu birlikte düşünmek durumundayız. Bu rakamın 2028'de 4,6'ya, 2029'da 5'e ulaşmasını bekliyoruz büyüme rakamımızın. Dönem sonunda, 2029 yılına geldiğimizde ekonomik büyüklüğümüzün 2,2 trilyon dolar seviyesine ulaşacağını, kişi başına gelirimizin 25 bin dolar bandına çıkacağını, mal ve hizmet ihracatımızın ise 450 milyar seviyesine ulaşacağını tahmin ediyoruz, hedefliyoruz. Ve enflasyonu yeniden tek haneli seviyelere ulaştırmayı planlıyoruz bu dönemde. İstihdam olarak da bu 3 yıllık dönemde 2,1 milyon ilave istihdam öngörüyoruz. Hem büyümeyle hem de diğer iş gücü piyasasına ilişkin çalışmalarımızda, aktif iş gücü programlarımızla, çok yönlü yine politikalarımızla istihdamda da ciddi bir artış öngörüyoruz. Ve işsizlik oranımızı bugün 8,1 civarında, uzun süredir tek hanede -bu sevindirici bir durum- 7,6'ya dönem sonunda işsizliğimizi düşürmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Görüntü Dökümü:
-----------
-Zirveden görüntü
-Cevdet Yılmaz’ın konuşması
-Genel ve detay görüntüler
=========================
2- ÖZGÜR ÇELİK, İSTANBUL ADALET SARAYI’NDA İFADE VERDİ
Ayşe GÜREL / İSTANBUL, (DHA)- YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçiminin ardından yaptığı konuşmasındaki iddialar nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında 'şüpheli' sıfatıyla ifadeye çağırıldı. Çelik İstanbul Adalet Sarayı'na ifade vermek üzere geldi. Çelik, ifadesinin ardından adliyeden ayrıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, Çelik'in Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçiminin ardından yaptığı konuşmada, Üsküdar Belediye Meclis Üyesi Ayhan Aydın'ın kendisini arayarak, "Beni savcı tutuklamayla tehdit etti. Benim oğlum ve eşim engelli, bunlara kim bakacak? Onlara bakacak kimse olmadığı için bunlara teslim oldum" dediği yönündeki iddialarıyla ilgili resen soruşturma başlatıldığı belirtildi. Açıklamada, Aydın'ın söz konusu iddialarla ilgili ifade vermek üzere Cumhuriyet Başsavcılığı'nda hazır edilmesi talimatının verildiği kaydedildi.
AYHAN AYDIN, ÇELİK'İN 'TEHDİT' İDDİALARINI YALANLADI
Soruşturma kapsamında ifadesi alınan Üsküdar Belediye Meclis Üyesi Ayhan Aydın'ın, "Bu sözler tarafıma ait değildir ve anlatılanlar gerçeği yansıtmamaktadır. Hiçbir kişi, kurum veya makam tarafından tehdit edilmedim. Bir cumhuriyet savcısının ya da başka bir kamu görevlisinin beni tehdit ettiği yönündeki iddia tümüyle asılsızdır. Böyle bir olay yaşanmamıştır" ifadelerini kullandı. Aydın'ın ifadesinde, Belediye Başkan Vekilliği seçimi öncesinde Çelik'in ricasıyla kendisinin defalarca arandığını ve baskı altına alınmaya çalışıldığını söylediği de belirtildi.
ÖZGÜR ÇELİK İFADE VERDİ
Soruşturma kapsamında 'şüpheli' sıfatıyla ifadeye çağırılan Özgür Çelik sabah saatlerinde Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na geldi. İfadesinin ardından adliye çıkışında açıklama yapan Çelik, "Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, cumartesi günü saat 19’da Üsküdar İskele Meydanı’nda Üsküdar’ın tüm gerçeklerini bütün Türkiye kamuoyuyla paylaşacak. Biz bugün buraya ifade vermeye geldik. Kamuoyuna yansıdığı gibi, bir belediye meclis üyesiyle yaşanan diyaloglar noktasında bir soruşturma açıldı. Bu soruşturma kapsamında ifadeye geldik" dedi.
‘ÜSKÜDAR’DA YAŞANANLAR SON İKİ YILDIR YAŞADIKLARIMIZDAN BAĞIMSIZ DEĞİLDİR’
Özgür Çelik, "Bugün verdiğimiz ifade, İstanbul’da ve Türkiye genelinde son iki yıldır yaşanan gelişmelerden bağımsız değildir. Son iki yıldır yaşanan gelişmelerin bir parçasıdır. 103 yıllık Cumhuriyet tarihinde hiçbir dönemde seçilmiş yöneticiler üzerinde bu kadar ağır baskılar ortaya çıkmamıştır. Bugün Cumhurbaşkanı adayımız ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu ile birlikte sadece İstanbul’da 16 belediyemize yönelik operasyonlar gerçekleşti ve tutuklu belediye başkanlarımız var. Tutuklu meclis üyelerimiz var. Tutuklu bürokratlarımız var. Cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde seçilmişler bu kadar ağır bir yargı baskısı altında kalmadılar. Tam da işte bu noktada Üsküdar’da yaşananlar ve bugünkü ifade de son iki yıldır yaşadıklarımızdan bağımsız değildir" diye konuştu.
Görüntü Dökümü:
----------------
-Özgür Çelik'in adliyeye gelişi
-Çelik'in konuşması
-Adliye çıkışında açıklama yapması
-Adliyeden ayrılışı
===============================
3- ÖZGÜR ÇELİK'İN 'ÜSKÜDAR' SORUŞTURMASIYLA İLGİLİ SAVCILIK İFADESİ
Ayşe GÜREL / İSTANBUL, (DHA)- YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçiminin ardından yaptığı konuşmasındaki iddialar nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında 'şüpheli' sıfatıyla İstanbul Adalet Sarayı'na gelerek ifade verdi. Çelik, ifadesinin ardından adliyeden ayrıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, Çelik'in Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçiminin ardından yaptığı konuşmada, Üsküdar Belediye Meclis Üyesi Ayhan Aydın'ın kendisini arayarak, "Beni savcı tutuklamayla tehdit etti. Benim oğlum ve eşim engelli, bunlara kim bakacak? Onlara bakacak kimse olmadığı için bunlara teslim oldum" dediği yönündeki iddialarıyla ilgili resen soruşturma başlatıldı. Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik bugün İstanbul Adalet Sarayı'na gelerek ifade verdi.
'BEYAN BENİM BEYANIM DEĞİL, AYHAN AYDIN’IN BEYANIDIR'
Özgür Çelik, savcılık ifadesinde, "Üsküdar Belediye Meclis Üyesi Ayhan Aydın, ben ve Yeni Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş belediyenin odasında bulunduğumuz sırada, Üsküdar Belediye Meclis Üyesi Necdet Ay ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde, bir savcı tarafından tutuklanmakla tehdit edildiğini ve ailesinin durumunu gerekçe göstererek baskıya boyun eğmek zorunda kaldığını açıkça söylemiştir. Telefon görüşmesi başladığında Necdet Ay telefonu hoparlöre almıştır ve Ayhan Aydın, 'Savcı beni tutuklamakla tehdit etti, tutuklandığım takdirde sara hastası olan engelli eşime ve çocuğuma kim bakacak’ şeklinde ağlayarak durumu anlatmıştır. Ben ve Yeni Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş da konuşmalara tüm netliğiyle şahit olmuşuzdur. Yani bahsedilen beyan benim bir beyanım olmayıp Ayhan Aydın’ın kendi beyanıdır. Suat Özçağdaş, Necdet Ay ve ben bu durumun şahitleriyiz. Belediyenin içerisinde arkadaşlarımızla genel durum değerlendirmesi yaptığımız esnada, Üsküdar Belediye Meclis Üyesi Nihat Doğan bulunduğumuz odaya geldi ve Ayhan Aydın ile telefonda görüşürken, ‘Başkanım, Ayhan Bey sizinle görüşmek istiyor’ diyerek telefonu bana vermiştir. İki oda arasındaki koridorda, yanımda Belediye Meclis Üyesi Nihat Doğan ve Barış Dedetaş varken, telefon kulağımda iken Ayhan Aydın ile bir konuşma yaptım. Benimle yaptığı bu telefon görüşmesinde, daha önce Necdet Ay’a söylediği ve şahit olduğumuz aynı cümleleri, yani ‘Savcı beni tutuklamakla tehdit etti, tutuklandığım takdirde engelli eşime ve çocuğuma kim bakacak?’ şeklindeki beyanını tekrar etmiştir. Ben de kendisine, başına olumsuz bir durum gelmesi hâlinde çocuğuna ve eşine bizzat benim bakacağımı söyledim. Bu konuşmaların şahitleri, o anda yanımda bulunan Nihat Doğan ve Barış Dedetaş’tır" dedi.
'TANIKLAR DİNLENDİĞİNDE DOĞRU ORTAYA ÇIKACAKTIR'
Özgür Çelik, "Daha sonrasında partililerimizden Uğur Ural, bizden bağımsız olarak dayanışma duygusu ve arkadaşlık hukuku üzerinden Ayhan Aydın ile görüşmüş ve kendisine de aynı şekilde, ‘Savcılık tarafından tehdit ediliyorum, beni tutuklarlarsa aileme kim bakacak, yapacak bir şeyim yok’ şeklinde beyanda bulunmuştur. Uğur Ural da bizleri arayıp bu durumu tarafımıza aktarmıştır. Tanıklar dinlenip gerekli araştırmalar yapıldığında beyanlarımızın doğruluğu da ortaya çıkacaktır. Bu anlattıklarımızın yanı sıra, soruşturmanın yalnızca Ayhan Aydın konusu ile sınırlı kalmaması gerektiğini düşünüyoruz. Başsavcılık tarafından Aydın’ın bir savcı tarafından tutuklanmakla tehdit edildiği yönündeki beyanı üzerine resen soruşturma başlatılmış olmasını önemsiyoruz" diye konuştu.
'AHMET BAŞBAYDAR’IN BEYANLARI ARAŞTIRILMALIDIR'
Çelik, "Üsküdar Belediye Meclisi’ndeki bazı üyelerin siyasi tercihleri neden ve hangi koşullarda değişmiştir? Bu değişikliklerin arkasında yalnızca özgür siyasi irade mi vardır? Yoksa tehdit, baskı, adli süreç, para, makam, görev veya başka bir menfaat ilişkisi söz konusu mudur? İşte soruşturmanın cevaplaması gereken soru budur. Ahmet Başbaydar’ın beyanı araştırılmalıdır. 5 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçiminin üçüncü ve dördüncü turları arasındaki zaman diliminde, meclis grup odasında meclis üyeleri ve partililerin bulunduğu ortamda Başbaydar’ın; oğlunun örgüt üyeliği kapsamında ceza aldığını, İngiltere’den Türkiye’ye dönemediğini ve Türkiye’ye dönmesinin önündeki engellerin kaldırılacağı konusunda Bakanlık tarafından kendisine söz verildiğini, bu nedenle AK Parti’ye oy verdiğini ve bundan sonra da oyunun bu yönde olacağını söylediği yönündeki beyan, İstanbul Anadolu Adliyesi’nde yaptığımız suç duyurusunda yer almaktadır. Bu beyan doğruysa, ortada yalnızca bir siyasi tercih değişikliği yoktur. Bir kişinin aile bireyine ilişkin adli veya idari bir durumun siyasi oy tercihiyle ilişkilendirilip ilişkilendirilmediğinin araştırılması söz konusudur. Onur Bayav bakımından iddiaların görmezden gelinmesi mümkün değildir. 8 Eylül 2026 tarihindeki son başkan vekilliği seçiminden iki gün önce Bayav’ın çalıştığı iş yerinin sahibinin savcılık tarafından çağrıldığı ve kendisine siyasi tercihleri konusunda telkinlerde bulunulduğu, bu nedenle Bayav’ın son oylamadaki siyasi tercihini değiştirdiği yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır. Ayrıca Onur Bayav’ın kendisinin de seçimden bir gün önce savcılığa davet edildiği yönünde iddialar vardır" ifadelerini kullandı.
'KARŞILIĞINDA SİYASİ DESTEK İSTENİP İSTENMEDİĞİ ARAŞTIRILMALIDIR'
Çelik, "Tahsin Usta ve Tahsin Epli’nin siyasi tercihlerini değiştirmeleri karşılığında maddi menfaat sağlandığı veya kendilerine çeşitli vaatlerde bulunulduğuna ilişkin iddialar da suç duyurumuzda belirtilmiştir. Burada da bizim herhangi bir kişi hakkında peşinen suç isnadında bulunma amacımız yoktur. Tam tersine, talebimiz bu iddiaların objektif biçimde araştırılmasıdır" dedi.
===================================
4- MALTEPE’DE EV SAHİBİ ÇİFTİ ÖLDÜREN KİRACININ İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Ali AKSOYER / İSTANBUL, (DHA)- MALTEPE’de tartıştığı ev sahibi Osman Akyol ile eşi Nursel Akyol’u ateş ederek öldüren, avukat Emir Ali S.’yi de ağır yaralayan şüpheli Mehmet T.’nin emniyette verdiği ifade ortaya çıktı. Oturduğu binayı almak için ev sahipleriyle anlaştığını ancak yapının bir kısmının kaçak olduğunu öğrenmesi üzerine harcadığı 350 bin doları geri istemesiyle aralarında tartışma çıktığını söyleyen Mehmet T.’nin ifadesinde, “Bana durmadan hakaret etmeye başladılar. Özellikle Nursel Akyol bir yandan video çekerken diğer yandan bana hakaret ediyordu. Ben de üst kata çıkarak silahımı alarak tekrar aşağı indim. Hakaretlere devam edince kendimi kaybettim. Onlara doğru ateş açtım” dediği öğrenildi.
Olay, dün saat 13.10 sıralarında Kartal Gülsuyu Mahallesi’nde meydana geldi. Kiracı Mehmet T., kendisini evden çıkartmaya çalışan ev sahipleriyle yanlarında bulunan avukata ateş açtı. Olayda ev sahipleri Osman Akyol (61) ile eşi Nursel Akyol hayatını kaybederken, avukat Emir Ali S. ağır yaralandı. Olayın ardından pencereye çıkarak çevreye ateş açan şüpheli Mehmet T., Özel Harekat polisleri tarafından gözaltına alındı. Şüphelinin evinde yapılan aramada 2 ruhsatsız tabanca, havalı tüfek, havalı tabanca, 331 fişek, 10 tabanca gaz tüpü, kılıç, 2 kama bıçağı, kelepçe, 4 biber gazı, olay yeri inceleme şeridi ve 10 kutu fişek saçması ele geçirildi.
‘30 YILDIR KİRACI OLDUĞUM BİNAYI ALMAK İÇİN ONLARLA ANLAŞTIM’
Cinayet Büro Amirliği’nde sorgulanan Mehmet T.’nin suçunu itiraf ettiği ve olayın detaylarını anlattığı belirtildi. Poliste verdiği ifadesinde 30 yıldır kiracı olduğunu söyleyen Mehmet T., “Onların yıllardır kiracısıydım. 2015 yılında binayı satmayı düşündüklerinde onlarla konuşup binayı almak için anlaştım. O tarihten itibaren kiraları ben toplamaya başladım. Binayı güzelleştirmek ve eksiklerini tamamlıyordum” dedi.
‘BİNANIN BİR KISMI KAÇAK ÇIKINCA HARCADIĞIM 350 BİN DOLARI GERİ İSTEDİM’
Binanın tapusunu almaya çalıştığında bir kısmının kaçak olduğunu öğrendiğini anlatan Mehmet T., “Bunun üzerine onlarla konuşup bu pürüzlerin giderilmesini ya da binayı alamayacağımı söyledim. Bunun üzerine aramızda tartışma çıktı. Binanın tadilatı için 350 bin dolar para harcamıştım. Onlardan bu parayı istedim. Ancak onlar vermek istemeyince aramızda tartışmalar başladı” dedi.
‘BİR GÜN ÖNCE GELİP BENİ DÜKKANDAN TAHLİYE ETTİLER’
Almanya’da yaşayan ev sahiplerinin 4 ay önce İstanbul’a gelerek avukatları aracılığıyla tahliye davaları açtığını anlatan Mehmet T., “Bu davalardan birkaç tanesini kazandılar. Olaydan bir gün önce binanın altında bulunan, benim de ofis olarak kullandığım dükkânı tahliye etmek için geldiler. Binayı boşalttıktan sonra bana hakaretler edip yarın tekrar geleceklerini söyleyerek ayrıldılar” dedi.
‘BANA DURMADAN HAKARET EDİNCE KENDİMİ KAYBETTİM’
Olay günü Osman Akyol ve Nursel Akyol’un avukatlarıyla birlikte tekrar geldiklerini anlatan Mehmet T., “Bana durmadan hakaret etmeye başladılar. Özellikle Nursel Akyol bir yandan video çekerken diğer yandan bana hakaret ediyordu. Ben de üst kata çıkarak silahımı alarak tekrar aşağı indim. Hakaretlere devam edince kendimi kaybettim. Onlara doğru ateş açtım” dedi. Olay sırasında yanlarında bulunan avukatın da vurulduğunu söyleyen Mehmet T.’nin, avukatın kendisine onu öldürmemesi için yalvararak olay yerinden kaçtığını anlattığı öğrenildi.
‘ÖLDÜRDÜĞÜM KİŞİLERLE KONUŞTUM’
Olayın ardından Osman Akyol ve Nursel Akyol’un cesetlerinin başında bir süre beklediğini anlatan Mehmet T., “Onları öldürdükten sonra onlara da söyledim. ‘Hem kendinizi yaktınız hem de beni yaktınız’ dedim” dedi.
‘KALABALIĞI DAĞITMAK İÇİN ATEŞ ETTİM’
Olayın ardından tekrar dairesine çıktığını anlatan Mehmet T.’nin ifadesinde neden çevreye ateş ettiğine yer verilmediği, ancak sorgusu sırasında sohbet esnasında, “Kalabalığı dağıtmak için ateş ettim. Başka kimseye zarar vermeyi düşünmedim” dediği belirtildi.
Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki işlemleri tamamlanan Mehmet T., adliyeye sevk edildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
--------------
-Şüphelinin adliyeye sevk edilmesi
=============================
5- AVCILAR'DA YIKILACAK BİNANIN DUVARINDAN 25 KİLOGRAM BAL ÇIKTI: 'OTURMA ODAMIZDA HAZİNE VARMIŞ'
İhsan DÖRTKARDEŞ/İSTANBUL, (DHA)- AVCILAR’da kentsel dönüşüm kapsamında yıkımına karar verilen binanın duvarının içindeki boşlukta arıların yuva yaptığı ortaya çıktı. Duvarın kırılmasıyla boşluktan yaklaşık 25 kilogram petek bal çıktı. Yaşadığı evde arı kovanı bulunan Murat Buğday, "Oturma odamızın arkasında hazine varmış. Ortalama 20-25 kilogram civarında bir bal çıkardık" dedi.
Olay, Ambarlı Mahallesi’nde meydana geldi. 23 Nisan 2025’te Silivri açıklarında meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki depremin ardından Murat Buğday'ın yaşadığı binada hasar oluştu. Kentsel dönüşüm kapsamında yıkım kararı verilen binada çalışma başlatıldı. Yıkım sırasında binanın duvarının içindeki boşlukta arıların yuva yaptığı fark edildi. Durumu gören Buğday, aynı mahallede oturan emekli ziraat mühendisi ve arıcılık eğitmeni olan arkadaşı Musa Kocaman'dan yardım istedi. Duvarın kırılmasıyla ortaya çıkan peteklerde yaklaşık 25 kilogram bal bulundu.
BULDUKLARI BALI ÇEVREDEKİ KİŞİLERE DAĞITTILAR
Duvarın içinde yuva yapan arıları tütsü yakarak uzaklaştıran Murat Buğday ve Musa Kocaman, buldukları balı çevredeki kişilere dağıttı. Uzaklaştırılan arılar, güvenli bir alanda yetiştirilen kovanlara alındı.
'YAKLAŞIK 20 KİLOGRAMIN ÜZERİNDE BAL ÇIKARDIK'
Emekli ziraat Mühendisi ve arıcılık eğitmeni Musa Kocaman, "Bina kentsel dönüşüme girince, burada bir arı kovanı olduğu söylendi. Arılar mağdur olmasın diye onları almaya karar verdik. Buradaki çalışmamızı yaptık. Bu çalışma sırasında yaklaşık 20 kilogramın üzerinde bir bal çıkardık. Bizim amacımız bal almak değil, koloni kurtarıp tabiatta faydalı olmasını sağlamak. Balı aldı buradaki komşularına dağıttı" dedi.
'OTURMA ODAMIZIN ARKASINDA HAZİNE VARMIŞ'
Yaşadığı evin duvarında arı kovanı bulunan Murat Buğday, "Oturma odamızın arkasında hazine varmış. Yıllar sonra çıkardık hazineyi. Deprem zamanı iki binanın ayrılmasının ardından oluşan boşluğa arılar girdi. 3 kat boyunca işlemeye başladı. Tahmin ediyorduk ama binamızda kentsel dönüşüme girince eğitmen Musa hocamızı çağırdım. Onunla beraber duvarı kırdık ortalama 20-25 kilogram civarında bir bal çıkardık. Bu Avcılar'ın balı. Biz arılara güzel bir yuva ayarladık. Şimdi kovaların içine dolduruyoruz hocamızla beraber onları daha güzel bir yere üretim yapabilsinler diye götüreceğiz. Burası bizim oturma odamızdı. Daha önce bilseydik buraya bir cam yapardık akvaryum gibi onu izlerdik. Sadece onun pişmanlığını yaşıyoruz. Balın tadı harika, bildiğiniz doğal bal. Çünkü tamamen kendiliğinden doğal olarak oluştu" ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
--------
(Cep telefonu)
-Duvarın kırılması
-Bulunan arı kovanı ve bal
(Aktüel)
-Binadan görüntüler
-Arılardan görüntü
-Musa Kocaman ile röportaj
-Murat Buğday ile röportaj
-Genel ve detaylar
===========================
6- İSTANBUL MERKEZLİ 6 İLDE FETÖ OPERASYONU: 20 GÖZALTI
Ayşe GÜREL - Derya EVREN KORKMAZ / İSTANBUL, (DHA)-İstanbul merkezli 6 ilde düzenlenen FETÖ operasyonunda 20 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin evlerinde yapılan aramalarda çok sayıda örgütsel doküman ve dijital materyalin yanı sıra 1 ruhsatsız tabanca ile 41 fişek ele geçirildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince FETÖ terör örgütüyle bağlantılı olduğu değerlendirilen şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı. Soruşturma kapsamında, 'Garson' mahlaslı gizli tanıktan elde edilen SD kart içerisinde yer alan Emniyet Mahrem Analiz Raporu veri kayıtları incelendi. Yapılan çalışmalarda, örgütün mahrem yapılanması içerisinde bulunan kişilerle irtibatları olduğu değerlendirilen şüpheliler tespit edildi. Şüpheliler hakkında ayrıca Bank Asya hesap artışı veya hesap kaydı, ardışık aranma ve örgütün Emniyet mahrem yapılanması içerisinde sorumlu düzeyde faaliyet yürüttüklerine ilişkin tespitler bulundu.
20 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI
Soruşturma kapsamında 5’i aktif kamu görevlisi, 3’ü ihraç kamu görevlisi ve 12’si özel sektör çalışanı olmak üzere 20 şüpheli hakkında işlem başlatıldı. Ekipler tarafından İstanbul merkezli Bilecik, Muğla, Sivas, Tokat ve Kastamonu’nun da aralarında bulunduğu 6 ilde 21 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda yakalama kararı bulunan 20 şüphelinin tamamı gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda çok sayıda örgütsel doküman ve dijital materyalin yanı sıra 1 ruhsatsız tabanca ile 41 fişek ele geçirildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------
-Operasyondan görüntüler
-Evlerde yapılan aramalar
-Şüphelilerin gözaltına alınması
=====================================
7- PENDİK'TE 15 YAŞINDAKİ IŞIL'IN ÖLDÜĞÜ KAZADA DURUŞMA 27 KASIM’A ERTELENDİ
Ceren KÜP / İSTANBUL, (DHA)- PENDİK'te Işıl Öykü Dinç'in (15) hayatını kaybettiği kazaya ilişkin, 'Taksirle ölüme neden olma' suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle tutuksuz yargılanan araç sürücüsü Ömer Faruk Ballı (26), dördüncü kez hakim karşısına çıktı. Duruşma, sanık hakkındaki adli kontrol hükümlerinin devamına ve video kaydının tespiti için Adli Tıp Kurumu raporunun beklenmesine karar verilerek 27 Kasım’a ertelendi.
Olay, 18 Mayıs'ta Kaynarca Mahallesi Erol Kaya Caddesi'nde Tuzla istikametinde meydana geldi. 34 KAB 356 plakalı otomobilin sürücüsü Ömer Faruk Ballı, yolun karşısına geçmek isteyen Işıl Öykü Dinç'e çarptı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yapılan müdahalelere rağmen Dinç, olay yerinde hayatını kaybetti. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada Ömer Faruk Ballı'nın 'Taksirle ölüme neden olma' suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi.
Anadolu 56. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tutuksuz sanık Ömer Faruk Ballı, hayatını kaybeden Işıl Öykü Dinç'in annesi Özlem Dinç, babası Yunus Dinç ve taraf avukatları hazır bulundu. Kadıköy'de bit pazarında bıçaklanarak öldürülen Mattia Ahmet Minguzzi'nin annesi Yasemin Akıncılar Minguzzi ve Güngören'de bıçaklanarak öldürülen Atlas Çağlayan'ın annesi Gülhan Ünlü de aileye destek olmak için duruşmaya katıldı.
‘ARAÇ HIZLIYDI, BU NEDENLE KIRMIZI IŞIKTA DURAMADI’
Duruşmada dinlenen tanık Mustafa K., "Olay tam önümde oldu. Ben arabayla Tuzla istikametine geçecektim. Bana yeşil ışık yandı. Tam geçeceğim sırada olay meydana geldi. Ben ışığın en önündeydim. Sanık, kazadan sonra aracıyla tahminen 50-60 metre sonra durdu. Araç hızlıydı, bu nedenle kırmızı ışıkta duramadı. Yayanın çıktığı istikamette araçlara kırmızı ışık yanmıştı. Aracı kullanan şoför bayandı. Araç ileride durunca bir erkek, kadını sakinleştirmeye çalıştı. Daha sonra kadını yan tarafa oturttu ve kendi şoför koltuğuna geçti" dedi.
Tanık Yunus G. ise, “Tarafların hiçbirini tanımıyorum. Oraya piknik yapmaya gitmiştik. Çimenlerde oturuyorduk, sonra kaza oldu ve bayağı bir gürültü çıktı. Daha sonra olaya bakmak için kaza yerine gittim. Küçük kız yerdeydi, bayağı sürüklenmişti. Çarpan arabada bir kadın ve bir erkek vardı. Kadın direksiyon tarafından diğer tarafa geldi, çok tedirgin ve panikti. ‘Ben yapmadım, benim suçum yok’ diye bağırıyordu” diye konuştu.
‘VİDEO KAYDI BENİM KIRMIZI IŞIKTA GEÇMEDİĞİMİ GÖSTERMEKTEDİR’
Tutuksuz sanık Ömer Faruk Ballı, “Önceki beyanımı tekrar ederim. Aleyhe hususları kabul etmiyorum. Video kaydı benim kırmızı ışıkta geçmediğimi göstermektedir. Eğer yayalar için yeşil ışık yanıyorsa neden bekliyorlar? Aracı kullanan bendim. Kaza olduktan sonra aracı durdurdum. Aracın sağ tarafı göçmüştü. Eşimin olduğu tarafa geçtim, bir şeyi var mı diye kontrol edip olay yerine gittim” dedi.
27 KASIM'A ERTELENDİ
Mahkeme, duruşmayı sanık hakkındaki adli kontrol hükümlerinin devamına ve video kaydının tespiti için Adli Tıp Kurumu raporunun beklenmesine karar vererek 27 Kasım’a erteledi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
---------
ARŞİV
================================
8- ÜMRANİYE’DE 2 ÖZBEK KADINI ÖLDÜREN SANIKLARA 2’ŞER KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET
Ceren KÜP / İSTANBUL, (DHA)- ÜMRANİYE’de Özbekistan uyruklu Durdona Khakımova (36) ile Sayyora Ergashaliyeva’yı (32) öldürdükten sonra cesetlerini İstanbul’un farklı ilçelerindeki çöp konteynerlerine attıkları belirtilen Özbekistan uyruklu Dilshod Turdimurotov (31) ve Gofurjon Kamalkhodjaev’in (29) yargılandığı davada karar çıktı. Mahkeme, her iki sanığa da ‘Tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme’ suçundan 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet, ‘Kişinin ölmesinden yararlanarak konutta hırsızlık’ suçundan ise 2’şer kez 7’şer yıl hapis cezası verdi.
Özbekistan’dan 28 Aralık’ta Türkiye’ye gelen Sayyora Ergashaliyeva’dan 23 Ocak’tan bu yana haber alamayan ailesinin ihbarı üzerine çalışma başlatıldı. Yapılan araştırmada Sayyora’nın, Özbekistan uyruklu Durdona Khakımova’nın öldürüldüğü evde kaldığı belirlendi. Ekiplerin güvenlik kamerası görüntülerini incelemesi sonucu, 23 Ocak’ta eve giren Sayyora’nın ardından Dilshod Turdimurotov ve Gofurjon Kamalkhodjaev’in de adrese girdiği tespit edildi. Güvenlik kamerası görüntülerinde, 24 Ocak’ta şüphelilerin evden defalarca siyah çöp poşetleriyle çıktıkları, ardından beyaz renkli valizle adresten ayrıldıkları görüldü. Şüphelilerin ticari taksiyle Fatih’e geldikleri, valizde bulunan parçaları bir çöp konteynerine bıraktıktan sonra yaya olarak Yenikapı Marmaray İstasyonu’na gittikleri belirlendi. Soruşturma kapsamında, Durdona Khakımova cinayeti nedeniyle tutuklu bulunan Dilshod Turdimurotov ve Gofurjon Kamalkhodjaev ile yapılan görüşmelerde, Sayyora Ergashaliyeva’nın da 23 Ocak’ta aynı evde kesici aletle öldürüldüğü ve cesedinin parçalanarak İstanbul’un farklı ilçelerindeki çöp konteynerlerine bırakıldığı ortaya çıktı.
Anadolu 17’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Dilshod Turdimurotov ve Gofurjon Kamalkhodjaev, taraf avukatları ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı katıldı.
‘SAYYORA’YI TEK BAŞIMA ÖLDÜRDÜM’
Tutuklu sanık Gofurjon Kamalkhodjaev savunmasında, “Sayyora benim dini nikahlı eşimdir. Diğer maktul Durdona’yı tanımıyorum. Dilshod arkadaşım olur. Sayyora beni aldattığı için namus sebebiyle öldürdüm. Tek başıma yaptım. Ailesi burada olduğu için ayrıntıları anlatmak istemiyorum. Diğer sanık Dilshod’un bana bir yardımı olmadı. Bir gün sonra diğer maktul Durdona benim yaşadığım eve geldi. Durdona’yla Dilshod’un arası iyi değildi, barıştırırım diye düşündüm. Sayyora’nın telefonundan Durdona’ya ben mesaj atmadım, bilgim yok. Durdona’nın nasıl öldüğünü bilmiyorum. Sayyora öldükten sonra cesedi evdeydi. Poşetlerle kanlı battaniye ve elbiseleri alıp götürdüm. Cesedi parçalamadım. Durdona’yı ben öldürmedim, parçalamadım da. Benden Dilshod yardım istedi, onunla beraber bavulu indirdim. Bavulda ne olduğunu bilmiyordum. Sayyora’yı öldürdüğüm gece Dilshod evde yoktu. Sayyora’yı tek başıma öldürdüm, bana kimsenin yardımı olmadı” dedi.
‘EN AĞIR CEZAYI HAK EDİYORUM’
Tutuklu sanık Dilshod Turdimurotov ise beyanında, “Ben sadece Durdona’yı namus meselesinden dolayı öldürdüm. Başka da bir şeyi kabul etmiyorum. Kafam yerinde olmadığı için cesedi parçaladım. Yaptığım işlerin izahı yoktur, pişmanım. En ağır cezayı hak ediyorum. İçtenlikle pişmanım, keşke yapmasaydım” dedi.
Müşteki olarak beyanı alınan Erhan Dursun ise Durdona Khakımova’nın 7 yıllık dini nikahlı eşi olduğunu, maktulün başka biriyle resmi nikahlı olduğunu söyledi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, “Maktulle resmi nikahın yoksa sen müşteki sıfatıyla dinlenemezsin. Resmi nikahı olan kişiyle senin dini nikahın nasıl oluyor? Bari dini bu işlere alet etmeyin” dedi.
Duruşmada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, her iki sanığın ‘Kişinin ölmesinden yararlanarak konutta hırsızlık’ suçundan 2’şer kez 7’şer yıl, ‘Tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme’ suçundan ise 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti.
KARAR AÇIKLANDI
Kararını açıklayan mahkeme heyeti, her iki sanığı ‘Tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme’ suçundan 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet, ‘Kişinin ölmesinden yararlanarak konutta hırsızlık’ suçundan ise 2’şer kez 7’şer yıl hapis cezasına çarptırdı.
İDDİANAMEDEN
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanıkların olay günü eylem ve iş birliği içerisinde hareket ederek maktullerden önce Sayyora Ergashaliyeva’yı bıçakla öldürdükleri, başını, ayaklarını ve kollarını ayırıp çöp poşeti içerisinde olay yerine yakın çöp konteynerlerine, vücudun ana gövdesini ise Fatih ilçesinde bulunan cami yakınlarındaki çöp kutusuna attıkları belirtildi. Akabinde sanıkların tekrar aynı eve gelerek Durdona Khakımova’yı bıçakla öldürdükleri, parçaladıktan sonra çöp poşeti ve valizle birlikte çöp konteynerine attıkları aktarılan iddianamede, sanıkların iş birliği içerisinde hareket ettikleri ifade edildi. İddianamede, her iki sanığın da ‘Tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme’ ve ‘Kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık’ suçlarından 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet ve 5’er yıldan 10’ar yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
--------
ARŞİV
================================
9- İSTANBUL'DA İHTİYAÇ SAHİBİ ÖĞRENCİLERE AYLIK 2'ŞER BİN LİRA KANTİN DESTEĞİ
Özgür EREN / İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL Valisi Davut Gül, ihtiyaç sahibi öğrenciler için hayata geçirilen 'Gönülden Bir Öğün' projesini ve 'Kantin Kart'ı tanıttı. Vali Gül, karta aylık 2 bin lira yükleneceğini belirterek, "Kriterleri tutan 50 bin çocuğumuzu tespit ettik ve kartlarımızı teslim ettik. Kriterleri tutan başka çocuklar varsa onlara da vereceğiz. 100 bine kadar yapabilme kapasitemiz var" dedi.
İstanbul Valiliği tarafından, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinesinde ihtiyaç sahibi öğrencilere yönelik 'Gönülden Bir Öğün' projesi başlatıldı. Proje, İstanbul Valisi Davut Gül'ün katılımıyla Fatih Hattat Rakım Ortaokulu'nda düzenlenen programla tanıtıldı. Programa İstanbul Vali Yardımcısı Serap Özmen Çetin, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı, İstanbul İl Emniyet Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür ve İstanbul Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Nihal Kara katıldı. Proje kapsamında, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı kriterlerine göre ihtiyaç sahibi olduğu belirlenen öğrencilere 'Kantin Kart' verilecek. Her ay 2 bin lira yüklenecek kartlar nakit olarak kullanılamayacak ve sadece okul kantinlerinde geçerli olacak. Aynı ailede birden fazla öğrenci bulunması halinde her öğrenciye ayrı kart verilecek. Projeden kriterleri karşılayan 100 bin öğrenciye kadar yararlanması hedefleniyor..
'EKONOMİK SEBEPLERLE OLUŞAN DEVAMSIZLIKLARI ORTADAN KALDIRMAYI AMAÇLIYORUZ'
İstanbul Valisi Davut Gül, "'Gönülden Bir Öğün' projemiz, kısaca 'Kantin Kart' dediğimiz, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'na kayıtlı olup ihtiyaç sahibi olduğu tarafımızca tespit edilen öğrencilerimize, hayır severlerimiz başta olmak üzere vakfımızın imkanlarıyla verdiğimiz bir kart. Bu kart nakit olarak geçmiyor. Dışarıda kullanılmıyor. Sadece okul kantinlerinde kullanılan bir kart. Öğrencilere verdiğimiz bu karta, aylık düzenli olarak 2'şer bin lira para yüklüyoruz. Ailede birden fazla öğrenci varsa, her birine ayrı ayrı bu karttan veriyoruz. Neyi amaçlıyoruz; öğrencilerin başta ekonomik sebeplerle varsa devamsızlıklarını ortadan kaldırmak başta olmak üzere çocuklarımızın eğitimin bütün imkanlarında eşit şekilde faydalanması, bu anlamda ailelere olabildiğince küçük bir katkı sunulması ve bunun neticesinde de çocuklarımızın rencide olmadan verdiğimiz kartlarla kantinden kimseye muhtaç olmadan alışveriş yapacakları bir sistem" dedi.
'50 BİN ÖĞRENCİMİZE ULAŞTIK, 100 BİN ÖĞRENCİYE VERECEĞİZ'
Vali Gül, "Alt yapısını Halkbank hazırladı. Sosyal yardımlaşma vakıflarımız 39 ilçedeki her bir vakfımız, kaymakamlarımızın koordinesinde bu işleri koordine etti. Milli eğitim müdürlerimiz okullarda bütün kantinlere pos cihazını yerleştirdi. Yine ihtiyaç sahiplerinin tespitinde okul müdürlerimiz, öğretmenlerimiz, Milli Eğitim Müdürlüğümüzün her kademesinde, başta Mücahit hocam olmak üzere, bu organizasyonu yaptılar. Günün sonunda 50 bin öğrencimize ulaştık. Kriterlere uygun 100 bin öğrencimize, kardeşlerimize bu kartı vereceğiz. Kartı kimlere veriyoruz; ön şart olarak Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı kriterlerini tutmak şartıyla, varsa şehit ve gazi çocuklarımız, yetimlerimiz, öksüzlerimiz, engelli çocuklar, kendisi engelli olmasa da anne veya babadan birinin engelli olması durumu, anne ve babanın ayrılmış olma durumu veya hapiste olma durumunda destekliyoruz. Set desteği alan çocuklarımızın ailelerindeki diğer çocuklar, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın sosyal risk haritasında 'yüksek riskli' görülen çocuklarımız, koruyucu ailelerin yanında kalan çocuklarımız, az sayıda da olsa İstanbul'da bulunan Gazzeli çocuklar, meslek liselerine devam eden yavrularımız yani en dezavantajlı, bir şekilde el uzatmadığımız da okuldan kopma ihtimali olan ya da bir şekilde eğitimini tamamlamama ihtimali olan, suça sürüklenme ihtimali olan çocuklarımıza bu desteği veriyoruz" dedi.
İLK ALIŞVERİŞİ VALİ GÜL YAPTI
Vali Gül, tanıtım programında Kantin Kart ile ilk harcamayı yaparak basın mensuplarına çay ısmarladı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
--------
-İstanbul Valisi Davut Gül’den detay görüntü
-Dağıtılacak olan karttan görüntü
-Kantinden görüntü
-Valinin açıklaması
-Detay görüntüler
================================
10- AKINCI TİHA, İHA-300 FÜZESİYLE 250 KİLOMETREDEN HEDEFİ VURDU
İbrahim YILDIZ/İSTANBUL, (DHA)- BAYKAR tarafından geliştirilen Akıncı TİHA, Roketsan tarafından geliştirilen İHA-300 süpersonik balistik füzesiyle gerçekleştirilen testte, 250 kilometre menzildeki deniz üzerindeki hedefi tam isabetle vurdu.
Baykar tarafından geliştirilen Akıncı TİHA, test faaliyeti kapsamında Tekirdağ'daki Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'nden havalandı. Karadeniz üzerindeki test sahasına ilerleyen Akıncı, Sinop açıklarında gerçekleştirilen atış testinde, deniz üzerindeki hedefe İHA-300 mühimmatını ateşledi. Hedef tam isabetle vurulurken, testin ardından Akıncı planlanan rotayı takip ederek Çorlu'ya döndü.
KATMANLI HAREKAT GÜCÜ
Daha önce İHA-122 ve İHA-230 süpersonik füzelerinin Bayraktar Akıncı’ya entegrasyonu başarıyla tamamlanmıştı. İHA-300 füzesinin de başarı entegrasyonu ile Akıncı’nın uzun menzilli ve yüksek etkili taarruz kapasitesi yeni bir seviyeye taşındı. Bugüne kadar milli TİHA’nın geliştirme ve mühimmat entegrasyon faaliyetleri kapsamında MAM-L, MAM-L TV, MAM-T, MAM-T IIR/TV, MAM-C, TOLUN mühimmat ailesi, TEBER-81, TEBER-82, LAÇİN, LGK-81, LGK-82, HGK-82, GÖKÇE Güdüm Kiti, GÖZDE Güdüm Kiti, KGK-82-SİHA, İHA-230 Süpersonik Füze, TV arayıcı ve lazer arayıcı başlıklı İHA-122 Süpersonik Füze, ÇAKIR Seyir Füzesi ile EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat başarıyla entegre edildi. Farklı menzil, güdüm ve harp başlığı seçeneklerine sahip bu mühimmat çeşitliliği sayesinde AKINCI, yakın mesafeden uzun menzile uzanan, farklı hedef türlerine karşı görev yapabilen katmanlı bir harekât ve taarruz kabiliyeti kazandı.
İHRACAT ŞAMPİYONU
Başlangıçtan bugüne tüm projelerini tamamen öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2025 yılında da insansız hava aracı segmentinde dünyanın en büyük ihracatçısı olmaya devam etti. Geride bıraktığımız 3 yılda dünya SİHA pazarında liderliğini sürdüren Baykar, 2025 yılında ulaştığı 2.2 milyar dolarlık ihracat hacmiyle kendi rekorunu tazeledi. Son yıllarda gelirlerinin %90’ını ihracattan elde eden Baykar, Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatının lokomotifi oldu.
DÜNYANIN EN BÜYÜK İHA ŞİRKETİ BAYKAR
2023, 2024 ve 2025 yıllarında Türkiye’deki tüm sektörlerde en çok ihracat yapan ilk 10 firma arasına girerek İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. 2023’te sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024 yılında da savunma ve havacılık sektörü toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye’yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 36 ülkeyle, AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 16 ülke ile olmak üzere toplam 39 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
--------
-Baykar tarafından paylaşılan görüntü
-Test aşamasından görüntüler
-Detay görüntüler
===============================
11- BAHÇELİEVLER’DE DÜZENLENEN OPERASYONDA 11 KİLOGRAM UYUŞTURUCU ELE GEÇİRİLDİ; 4 GÖZALTI
İSTANBUL, (DHA)- BAHÇELİEVLER’de bir eve düzenlenen operasyonda çeşitli türlerde toplam 11 kilo 192 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Operasyonda 4 şüpheli gözaltına alındı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Bahçelievler İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Şirinevler Mahallesi’ndeki bir evde uyuşturucu ticareti yapıldığını belirledi. Bunun üzerine eve operasyon düzenlendi. Operasyonda S.I. (38), A.M. (19), G.I. (20) ve M.M. (29) yakalanarak gözaltına alındı. Evde yapılan aramalarda 4 kilo 270 gram sıvı metamfetamin, 2 kilo 958 gram metamfetamin, 2 kilo 565 gram eroin, 500 gram beze emdirilmiş narkotik madde, 299 gram narkotik madde ve 20 gram kokain ele geçirildi. Ayrıca uyuşturucu imalatında kullanıldığı değerlendirilen 600 gram katkı maddesi, tüp ve elek ile 5 cep telefonu, 14 bin 300 lira ve 118 dolar nakit paraya el konuldu. Operasyonda toplam 11 kilo 192 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Gözaltındaki 4 şüphelinin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
---------
-Operasyondan görüntüler
-Evde yapılan aramalar
-Ele geçirilenler
-Şüphelilerin yakalanması
=================================
12- SANAL MEDYA ÜNLÜSÜ ERTUĞRUL KAYA HAKKINDA SORUŞTURMA BAŞLATILDI
İSTANBUL (DHA) - SANAL medya platformlarında yaptığı paylaşımlar nedeniyle sanal medya ünlüsü Ertuğrul Kaya hakkında re'sen soruşturma başlatıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, sanal medya platformlarında yaptığı paylaşımlarda Trabzonluları hedef alan ve toplumun farklı kesimlerini karşı karşıya getirmeye yönelik ifadeler kullandığı belirlenen sanal medya ünlüsü Ertuğrul Kaya hakkında re'sen soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Kaya'nın paylaşımlarının yayından çıkarılması ve hesabına erişimin engellenmesi talep edildi. Hakkında gözaltı kararı verilen Kaya'nın 25 Ağustos'ta yurt dışına çıktığı öğrenildi. (DHA)
=================================
13- BAKIRKÖY'DE OTLUK ALANDA ÇIKAN YANGIN SÖNDÜRÜLDÜ
Özgür EREN / İSTANBUL, (DHA)- BAKIRKÖY'de Atatürk Havalimanı'nın bahçesindeki otluk alanda çıkan yangın ağaçlara sıçradı. Yangın, helikopter desteğiyle yaklaşık 2 saatlik çalışmanın ardından söndürüldü.
Yangın, saat 13.15 sıralarında Sefaköy mevkiinde Atatürk Havalimanı'nın bahçesindeki otluk alanda çıktı. Alevler kısa sürede büyüyerek ağaçlık alana sıçradı. Yoğun dumanı görenler, durumu itfaiye ve polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Ekiplerin yaklaşık 2 saatlik çalışması sonucu yangın söndürüldü. Yangın söndürme helikopteri de çalışmalara destek verdi. Yangın nedeniyle D-100 Karayolu yan yolunun Yenibosna istikameti trafiğe kapatıldı. Yolun kapatılması nedeniyle bir süre trafik yoğunluğu yaşandı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------
(Cep Telefonu)
-Otluk ve ağaçlık alanın yanması
-Çıkan yoğun duman
(Aktüel)
-Ekiplerden görüntü
-Yanan alandan görüntü
-Çıkan yoğun duman
-Yan yoldan görüntü
-Helikopterin su bırakması
-Genel ve detaylar