DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 2
DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 2
1- AK PARTİ SÖZCÜSÜ ÖMER ÇELİK: KUÇURADİ'NİN VEFATI HEPİMİZ İÇİN ÇOK BÜYÜK BİR KAYIP - 2 / Ek görüntü ve bilgiyle
Canan İLARSLAN- Şevval CİNDİR /İSTANBUL, (DHA)- TÜRKİYE Felsefe Kurumu Başkanı ve Dünya Felsefe Kuruluşları Federasyonu Onursal Başkanı Prof. Dr. İoanna Kuçuradi için Maltepe Üniversitesi Mimar Vedat Çakırca Konferans Salonu'nda tören düzenlendi. 90 yaşında hayatını kaybeden Kuçuradi için düzenlenen törende konuşan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Hepimizin başı sağolsun. Gerçekten hepimiz için çok büyük bir kayıp. Büyük bir öğretmenden ziyade insan olmanın anlamını bize öğreten büyük bir rehberdir." dedi.
Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı ve Dünya Felsefe Kuruluşları Federasyonu Onursal Başkanı Prof. Dr. İoanna Kuçuradi (90) tedavi gördüğü Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 2 Ekim Cuma günü hayatını kaybetti. Türkiye'nin önde gelen felsefecileri arasında yer alan ve insan hakları, insan felsefesi ve etik alanlardaki çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. İoanna Kuçurad için Maltepe Üniversitesi Mimar Vedat Çakırca Konferans Salonu'nda tören düzenlendi. Törene AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nuri Aslan, Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, İstanbul Vali Yardımcısı Serap Özmen Çetin, Maltepe Üniversitesi Üniversitesi Rektör vekili Prof. Dr. Yusuf Aksar, Maltepe Üniversitesi Mütevelli Heyeti Danışmanı Prof. Dr. Betül Çotuksöken, Maltepe Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Felsefe Bölümü Başkanı Prof. Doktor Güncel Önkal, Felsefe öğrencilerini temsilen felsefe bölümü araştırma görevlisi Furkan Soltekin, akademisyenler, ailesi ve sevenleri katıldı.
'İNSAN OLMANIN ANLAMINI ÖĞRETEN BÜYÜK BİR REHBERDİR'
Törende konuşma yapan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Hepimizin başı sağolsun. Gerçekten hepimiz için çok büyük bir kayıp. Büyük bir öğretmenden ziyade insan olma sanatını bize öğreten büyük bir rehberdir. Böyle abidevi rehberlere normal hayatımızda çok ihtiyacımız var; ama bazı zamanlar var ki onların rehberliği yolumuzu bulabilmemiz için çok daha önemli oluyor. İçinde bulunduğumuz dünya bütün kuralların, bütün değerlerin yıkıldığı bir dünya haline geliyor. Aynı Gramsci'nin dediği gibi 'Eski dünya ölüyor, yeni dünya doğamıyor, şimdi canavarlar zamanı' demişti gerçekten o zaman bu sözün söylendiği zamandan çok daha fazla bugünkü dünyayı tarif eden bir söz. Gerçekten eski dünya ölüyor, yeni dünya tüm sancılarına rağmen doğamıyor ve 'Canavarlar zamanı' dediğimiz dünyada büyük bir barbarlığın hakim olduğu, Gazze'deki soykırımdan dünyanın başka yerlerindeki ağır insanlık sorunlarına kadar birçok iç yakıcı tabloyla karşı karşıyayız. O sebeple insan olmak ne demektir. İnsan olarak zor zamanlarda, karışık zamanlarda yolumuzu nasıl buluruz. Bu soruyu sorduğumuzda tek bir cevap çıkıyor karşımıza, bulmamız gereken bir cevap. O da hocamızın bütün ömrünü verdiği, bütün hayatını vakfettiği bir arayıştır. O da şu, insanla değerin ilişkisi nedir. İnsanı değerden kopardığımız zaman insan olmaktan çıktığı için insanla değer arasındaki bağı nasıl kuracağız." dedi.
'YOL GÖSTERMİŞ ABİDEVİ BİR ŞAHSİYETTİR'
Çelik konuşmasının devamında, "Belki hocamızın bütün hayatının özeti bize değerle, değer üretmeyle insan arasındaki ilişkiyi nasıl doğru kurabileceğimizi gösteriyordu. Mevlana'nın bir sözü var, diyor ki 'Söyle söyle ki her söyleyen bir ark açıyor, bir sonraki çağa su ulaştırıyor. Gerçi her çağın bir söyleyeni var ama bir öncekilerin söyledikleri ona yar. Bence hocamızı çok iyi ifade eden bir dörtlük bu. Geçmişin büyük bilgelerinin, insanlık sanatının büyük ustalarının bütün o değer insan ilişkisini özümsemiş, öncekilerin söylediklerini kendisine yar etmiş ama bugün de bize bu çağın söyleyeni olarak, bu çağın öğretmeni olarak yol göstermiş abidevi bir şahsiyettir. Bizim yetişme tarzımız, hepimiz birçok arkadaşımla beraber biz kitapçılarda büyüdük. Onun için en büyük onurlardan bir tanesi ömrümüzün sonuna kadar felsefe öğrencisi olmaktır. O bakımdan bir değer arayışı olan, insanla değer arasındaki ilişkiyi arayan herkesin kendisine bulacağı en kıymetli değer öğretmenlerden, en kıymetli rehberlerden bir tanesi İoanna hocamızdır. Ne zaman insandan bahsetsek, ne zaman insanla değer ilişkisi arasında bir bağ kurmaya çalışsak onun rehberliği her zaman önümüzde yol gösterici olacak. Ne mutlu ki bize, bu güzel ülkede, bu büyük vatanda böylesine abidevi bir şahsiyet yetişmiş. Ne mutlu ki bize, hepimiz bütün Türkiye'de çeşitli meselelere kafa yoranlar onun talebesi olma fırsatını elde etmişiz ve ne mutlu ki bize biraz evvel gördüğünüz gibi bir deniz kenarında tek başına yürüse bile inandığı şeyleri bize anlatmak için bütün ömrünü vakfetmiş, böylesine yüksek bir şahsiyete sahibiz.Bugün çok eksiğiz, büyük bir kayıpla karşı karşıyayız. Aynı zamanda insanlığın kaybı. Kendisi hakkında dünyanın çeşitli yerlerinde yayınlanan mesajları da takip ettim, ne söyleniyor diye ve bugün aslında herkesin aradığı şey insanı değerli kılan nedir. İnsanla değer arasındaki ilişkiyi nasıl kuracağız ve bugün daha büyük bir tehlikeyle karşı karşıyayız, belki insanlık tarihinde hiç olmayan bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Yapay zeka elimizden bütün değerlerimizi alacak ve insan eliyle üretilmiş bir tehdit olarak önümüze geliyor. Ben zaman zaman felsefede tartışılmış bazı fikirleri, bazı düşünceleri yapay zekaya sorduğum zaman, aslında felsefi açıdan tartışmalı, birbirine zıt fikirlerin olduğu yerlerde zaman zaman yapay zekanın tek taraflı cevap verdiğini görüyorum." dedi.
'DERSLERİNİZİ UNUTMAYACAĞIZ SİZİ SAYGIYLA UĞURLUYORUZ'
Çelik, "Çok yakın zamanda bir değişiklik oldu biliyorsunuz, herhangi bir kavramı sorduğunuzda Google'a sizi bir felsefe sözlüğüne yönlendirirken artık sizi oraya yönlendirmiyor. Sizi doğrudan yapay zekasına yönlendiriyor ve siz o sözlükte öğrenmeniz gerekeni aslında filtrelenmiş ve yapılandırılmış bir şekilde görüyorsunuz. Onun için insanla değer arasındaki ilişki bugün daha büyük bir tehlikeyle karşı karşıya. Onun için iyi ki siz hocalarımız varsınız, iyi ki hocaların hocası İoanna hocamız bu topraklarda yaşadı ve biz onun öğrencisi olma şerefine nail olduk. Çok üzgünüz, çok büyük bir kayıp ama belki de vefatıyla birlikte bize şunu hatırlattı. Ey insanlık, ey öğrencilerim, ey kardeşlerim, ey evlatlarım, bu tehlikeye karşı size öğrettiğim dersi unutmayın. Hocam, derslerinizi unutmayacağız" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----
- Törenden ve salondan görüntü
- Katılımcılardan görüntü
- Ömer Çelik'in konuşması
- Genel ve detay görüntüler
===========
2- KAĞITHANE’DE 3 GÜN ALIKONULAN 2 KİŞİ: SIRTIMIZDA NAYLON ERİTİP, BIÇAKLA KESTİLER
Doğan Can CESUR/İSTANBUL, (DHA)- KAĞITHANE’de Hakan Ç. (25) ile Görkem Serkan T. (25), iddiaya göre alacak nedeniyle elleri koli bandıyla bağlanıp bir evde 3 gün boyunca darbedildi. Polis, 2 kişiyi kurtarırken, olaya ilişkin yakalanan 4 şüpheli tutuklandı. Evde alıkonulan Görkem Serkan T. ifadesinde, "Mahsun isimli şahıs telefonda 'Benim yanıma geleceksin, kanser abini alırım felç bırakırım' dedi. Ben de korktum ve yanında gittim. Beni bir daireye götürdüler, sırtımda naylon erittiler. Yusuf isimli şahıs bıçakla, serçe parmağımı, gözümün sol tarafını ve kolumu derin bir şekilde kesti” dedi. Hakan Ç. ise "Zeki isimli şahıs odadan ayrıldı, başımızda hiç kimse yoktu. Ben de bir fırsatta ayağa kalktım, küçük adımlarla cama doğru ilerledim ve camdan birinin görmesi umuduyla dışarıya baktım. O esnada bir kadınla göz göze geldim ve bağlı elimi göstererek yardım istedim" diye konuştu.
Olay, Merkez Mahallesi’nde meydana geldi. Hakan Ç. ile Görkem Serkan T., iddiaya göre alacak meselesi nedeniyle bir evde darbedildi. Elleri ve ayakları koli bandıyla bağlanan 2 kişi, 3 gün boyunca bir evde rehin tutuldu. Darbedilen Hakan Ç. ile Görkem Serkan T.’nin yüzlerinde ve vücutlarının çeşitli yerlerinde yaralar meydana geldi. 20 Eylül Pazar günü saat 15.00 sıralarında, evde kelepçeli ve yüzü yaralı 1 kişinin bulunduğu ihbarı üzerine Kağıthane Asayiş Büro Amirliği ve Mobil Park polisi ekipleri harekete geçti.
KAĞITHANE ASAYİŞ POLİSİ KURTARDI
Eve giren polis, Hakan Ç. ile Görkem Serkan T.’yi darbedilmiş, elleri ve ayakları koli bandıyla bağlanmış halde buldu. Ekipler, 2 kişiyi kurtarırken evde bulunan Zeki A. (28) ise gözaltına alındı. Evdeki aramalarda 1 ruhsatsız tabanca, şarjör, 7 mermi ve hançer ele geçirildi. İki kişinin binaya girdikten 3 gün sonra polis tarafından kurtarıldığı anlar ise cep telefonu kamerasına yansıdı.
'DUALARIM KABUL OLDU' DİYEREK AĞLADI
Görüntülerde rehinelerin 'Allah’ım sen çok büyüksün, dualarım kabul oldu' diyerek ağladığı anlar görülüyor. Diğer yandan güvenlik kamera görüntülerini inceleyen Kağıthane Asayiş Büro Amirliği ekipleri, olaya karışan diğer şüphelileri de belirledi. İdris A. (21), Tarık O. (21) ve Suat Eren D. (22), Kağıthane’de farklı adreslerde gözaltına alındı. Şüphelilerin ve rehin alınanların binaya girdikleri anlar güvenlik kamerasına yansıdı.
4 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Diğer yandan gözaltına alınan Zeki A.’nın 'Uyuşturucu madde ticareti', 'Uyuşturucu kullanma', 'Açıktan hırsızlık' ve 'Kapkaç' suçlarından 7, Suat Eren D.’nin ise 'Kasten yaralama' suçundan emniyete 2 geliş kaydı bulunduğu öğrenildi. İdris A.’nın 'Uyuşturucu madde kullanma' ve 'Taksirle yaralama', Tarık O.’nun ise 'Ateşli silahlar kanununa muhalefet', 'Şantaj' ve 'Kasten yaralama' suçlarından emniyete geliş kayıtları olduğu belirtildi. Evde rehin tutulan Hakan Ç.’nin ise, 'Uyuşturucu madde kullanma' suçundan 1, Görkem Serkan T.’nin ise 'Uyuşturucu madde ticareti', 'Uyuşturucu madde kullanma', 'Hakaret' ve 'Taksirle yaralama' suçlarından emniyete 14 geliş kaydı olduğu öğrenildi. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Zeki A., İdris A., Tarık O. ve Suat Eren D. çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.Hakan Ç. ile Görkem Serkan T. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
'SIRTIMDA NAYLON ERİTTİLER'
Polis ekipleri tarafından kurtarılan Görkem Serkan T.'nin (25) ifadesinde, "Mahsun ile beraber olan Zaza isimli şahsı aradım ve beni öldürmemesi şartıyla yanına geleceğimi söyledim ve bana bir konum attı. Ben de farklı bir yer olmasını isteyerek Pendik Güzelyalı’da bulunan bir oto yıkamacıyı tarif ettim ve orada buluştuk. Beni gri renkli bir araca bindirdiler. Aracın içerisinde 4 kişilerdi ve hiçbirini tanımıyordum, beni darbetmeye başladılar. Otoban üzerinde bir yerde beni siyah renkli bir araca bindirdiler. Bu araçta da 4 kişi vardı ve bu kişilerden biri Yusuf isimli şahıstı. Araç içerisinde beni darbetmeye devam ettiler. Telefonumu benden gasbederek zorla şifrelerimi aldılar ve telefonumu kapattılar. Kısa süre sonra beni bir daireye çıkardılar ve benim elimi ayağımı ve ağzımı bağlayarak bir koltuğa oturttular. Burada Yusuf isimli şahıs yanında kilolu sakallı ismini bilmediğim bir şahısla beraber bana sorular sorarak işkence yapmaya başladı. Sırtımda naylon erittiler. Yusuf isimli şahıs elinde bulunan bıçakla benim sağ elimin serçe parmağımı, gözümün sol tarafını, sağ kolumu derin bir şekilde kesti. Sonrasında da beni darp etmeye devam ettiler. Bir süre sonra Hakan’ı da yanıma getirdiler ve onu da bağlayarak darbetmeye başladılar. Onunda sırtında naylon erittiler" dediği öğrenildi.
'TABANCANIN DİPÇİK KISMIYLA BAŞIMIZA VURUYORDU'
Görkem Serkan T.’nin ifadesinin devamında, "Bir süre sonra Yusuf isimli şahıs gitti ve sonradan Zeki A. isimli şahıs yanımıza geldi. Zeki isimli şahısta tabanca vardı ve tabancanın dipçik kısmıyla sürekli olarak Hakan'ın ve benim başıma vuruyordu. Ertesi gün başımızda kimsenin olmadığı bir anda Hakan ayağa kalktı ve ayağı bağlıyken küçük adımlarla odanın dışına çıkıp geri geldi. Bir süre sonra da dairenin kapısı çaldı ve polis ekipleri 'Polis' diye bağırarak eve girdiler. Sonrasında bizi hastaneye götürüp sonrasında emniyete getirdiler" dediği öğrenildi.
'KANSER OLAN ABİNİ ALIRIM FELÇ BIRAKIRIM'
Kurtarılan Hakan Ç.'nin (25) ise ifadesinde "19 Eylül günü saat 14.00 sıralarında bir arkadaşımla araçla gezmek için dışarı çıktık. Yolda giderken aracım lastik basıncı uyarısı verdi. Ben de lastiğe hava basmak için akaryakıt istasyonuna girdim. O esnada arkamızdan iki araç daha girdi. Bu araçlardan birinin içerisinde Onur da vardı. Ben de yanına giderek 'Sen beni mi takip ediyorsun' dedim. Onur da bana cevaben; 'Olur mu öyle şey kardeşim seni yolda gördük sen girince ben de arkandan geldim' dedi. Sonrasında istasyondan ayrıldık ve evime geçtim. 19 Eylül günü öğle saatlerinde mahalleden arkadaşlarımdan biri beni aradı. Evime birilerinin geldiğini ve benim aracımın plakasını sorduklarını, yanlarında da mahalleden tanıdığım olan Yusuf Y.’nin olduğunu söyledi. Ben de direkt Yusuf isimli şahsı aradım ve 'Neden benim plakamı soruyorsunuz' dedim. O esnada yanında bulunan Mahsun telefonu aldı ve bana hitaben 'Benim yanıma geleceksin, kanser olan abini alırım felç bırakırım, Görkem’i yakaladım ve yüzü gözü mor bir şekilde resmini annene gösterdim, hemen benim yanıma geleceksin' dedi. Ben de aileme bulaşmasından korkarak 'Tamam konum at geleyim yanına' dedim. Sonrasında bana Pendik Güzelyalı’da bir konum attı. Ben de atmış olduğu konuma tek başıma gittim. Gittiğimde beni siyah renkli bir araca bindirdiler araçta 4 kişilerdi. Beni araç içerisinde darbetmeye başladılar ve bir süre sonra beni bir ofise götürdüler. Ofiste de beni darbetmeye devam ettiler. Kısa süre sonra buradan da çıkartarak beni mavi renkli bir araca bindirdiler. Araç içerisinde telefonumu gasbederek aldılar. Ayrıca ekran kilit şifresiyle telefonumu sıfırlamak için kullanılan şifrelerimi de aldılar. Bir süre ilerledikten sonra beni yeşil renkli bir araca bindirdiler ve darbetmeye devam ettiler. Arabada olduğum sürece sürekli darbedildiğim için ben cenin pozisyonunda kapanarak savunmaya çalıştım. Bir süre sonra beni araçtan indirerek bir daireye götürdüler, daireye gittiğimde Görkem oradaydı ve darbedildiği için yüzü tanınmayacak şekildeydi. Benim de elimi ve ağzımı bağladılar ikimizi de darbetmeye başladılar. Benim ve Görkem’in sırtına naylon eriterek yaktılar" dediği bilgisi edinildi.
'CAMDAN BİR KADINLA GÖZGÖZE GELDİM VE BAĞLI ELİMİ GÖSTEREREK YARDIM İSTEDİM'
Hakan Ç.’nin ifadesinin devamında, "Bir süre sonra bizi bağlı bir şekilde bıraktılar ve başımıza sonradan Zeki A. geldi. 20 Eylül günü sabah saatlerinde Zeki isimli şahıs yine başımızdaydı ve elinde bir tabanca vardı. Bu tabancanın dipcik kısmıyla Görkem’in ve benim başımıza defalarca vurdu. Bizim bu odada olduğumuz süre boyunca elimiz ayaklarımız ve ağzımız bağlı bir şekilde yatakta uzanır bir şekilde yatıyorduk. Bir süre sonra Zeki isimli şahıs odadan ayrıldı, başımızda hiçkimse yoktu. Ben de bir fırsat bulup ayağa kalktım ve küçük adımlarla cama doğru ilerledim ve camdan birinin görmesi umuduyla dışarı baktım. O esnada bir kadınla göz göze geldim ve bağlı elimi göstererek yardım istedim. Her an birinin geleceği korkusuyla hemen geri dönerek bıraktıkları yere yattım. Bir süre sonra Zeki isimli şahıs yanımıza geldi ve Görkem ile beni darbetmeye devam etti. Kısa süre sonrada dairenin kapısı çaldı ve polisler geldi, bizi alarak önce hastaneye sonra da emniyete götürdüler" cümlelerini kullandığı da öğrenildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
----
ARŞİV
===========
3- SARIYER’DE ABLASIYLA İLİŞKİSİNE KARŞI ÇIKAN MOTOKURYEYİ TEKME TOKAT DARBETTİ; BAŞINA KASKLA VURDULAR
Doğan Can CESUR - Hiba HAKBİLİR / İSTANBUL (DHA) – SARIYER’de motokurye Ahmet Yasin E. (27), iddiaya göre ablasıyla ilişkisine karşı çıktığı Muharrem Y. (26) ve yanındaki 3 kişi tarafından yolu kesilerek tekme ve yumruklarla darbedildi; başına kaskla vuruldu. Silah gösterilip küfür ve hakaret edilen, burnu ve beli kırılan kurye, hastanedeki tedavisinin ardından şüphelilerden şikayetçi oldu. Polis ekiplerinin çalışmasıyla Muharrem Y. ile arkadaşı Fatih M. (37) gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi. Olay anı kask kamerasına yansıdı.
Olay, 2 Ekim Cuma günü saat 20.40 sıralarında Huzur Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir kebapçıda motokurye olarak çalışan Ahmet Yasin E., daha önce bir dönercide birlikte çalıştığı Muharrem Y.’nin ablasıyla sevgili olmasına karşı çıktı. İddiaya göre Ahmet Yasin E., Muharrem Y.’nin arkadaşı Fatih M. aracılığıyla sosyal medya üzerinden 'Seni Çeliktepe ve Seyrantepe tarafında görmeyeyim' diye mesaj gönderdi.
TEKME TOKAT DÖVÜP BAŞINA KASKLA VURDULAR
Mesajın ardından Muharrem Y., arkadaşı Fatih M. ve yanlarına aldıkları 2 kişiyle, çalıştığı iş yerinden sipariş götürmek için yola çıkan Ahmet Yasin E.'nin önünü kesti. Plakasız 2 motosikletle olay yerine gelen 4 kişi, iddiaya göre silah gösterdikleri motokuryeye motosikletten inmesini söyledi. Şüpheliler, kaskını çıkardıkları Ahmet Yasin E.’ye küfür ve hakaret etti ardından da tekme ve yumruklarla saldırdı. Motokurye başına aldığı kask darbelerinin ardından yaralandı.
'SANA ÖZÜR VİDEOSU ÇEKTİRECEĞİZ'
Saldırının ardından hastaneye giden Ahmet Yasin E.’nin darbedilmesinin ardından, burnunun ve belinin kırıldığı, vücudunun çeşitli yerlerinden de yaralandığı belirlendi. Hayati tehlikesi bulunmayan kurye, tedavisi sonrası sağlık raporu alarak polis merkezine gitti. Ahmet Yasin E.’nin şikayeti üzerine Maslak Şehit Mürüvvet Akpınar Polis Merkezi Amirliği ekipleri olayla ilgili çalışma başlattı. Kamera görüntülerini inceleyen ve mağdurun ifadesinden yola çıkan polis ekipleri, Muharrem Y. ile Fatih M.’nin kimliklerini tespit etti.
SARIYER POLİSİ YAKALADI
İki şüpheli, Sarıyer Asayiş Büro Amirliği ekipleri tarafında gözaltına alındı. Ahmet Yasin E., polise verdiği ilk ifadede, saldırganlardan Muharrem Y.’nin eski iş arkadaşı olduğunu söyledi. Muharrem Y.’nin olay sırasında Fatih M.’nin selamını getirdiklerini söylediğini, ardından 'Sana özür videosu çektireceğiz' diyerek üzerine yürüdüğünü belirtti. Ahmet Yasin E., Muharrem Y. ile yanındaki 3 kişinin kendisini darbettiğini anlattı. Yapılan kontrollerde Ahmet Yasin E. ve Muharrem Y.’nin 2’şer, Fatih M.’nin ise 3 emniyete geliş kaydı bulunduğu belirlendi. 'Kasten yaralama', 'Tehdit' ve 'Hakaret' suçları kapsamında haklarında işlem yapılan Muharrem Y. ile Fatih M. adliyeye sevk edildi. Olay anı ise kask kamerasına yansıdı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
--------------
(Kask kamerası)
-Kuryenin önünün kesilmesi
-Kuryenin tekme ve yumruklarla darbedilmesi
-Başına kaskla vurmaları
(Cep telefonu)
-Adliyeye sevk edilmesi
=============
4- GAZİOSMANPAŞA'DA 47 YIL 6 AY HAPİS CEZASIYLA ARANAN FİRARİ HÜKÜMLÜ YAKALANDI
Ali AKSOYER / İSTANBUL, (DHA)- GAZİOSMANPAŞA’da 2017 yılında güvercin besleme nedeniyle çıkan tartışmada 1 kişinin ölümü 3 kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan olay nedeniyle aranan şüpheli yakalandı. Hakkında 47 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan şüpheli saklandığı evde gözaltına alındı. Firari hükümlü işlemlerinin tamamlanmasının ardından cezaevine gönderildi.
Asayiş Şube Müdürlüğü, Aranan Şahıslar Büro Amirliği tarafından firari hükümlüleri yakalamak için yapılan çalışmalarda 'Kasten yaralama' ve 'Kasten öldürme' suçlarından hakkında 47 yıl 6 ay yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan Şenol Çan'ın (33) Gaziosmanpaşa’da saklandığı belirlendi. Firari hükümlüyü takip eden polis bir süre önce Eyüp’ten taşınarak Gaziosmanpaşa Sarıgöl Mahallesi'nde bir eve yerleşen Şenol Çan’ı yakalamak için operasyon düzenledi.
47 YIL 6 AY KESİNLEŞMİŞ HAPİS CEZASI
Eve yapılan baskında dini nikahlı eşi ve 3 çocuğuyla aynı evde kalan Şenol Çan’ı gözaltına aldı. Asayiş Şube Müdürlüğüne getirilen Şenol Çan’ın 3 Eylül 2017 tarihinde Sarıgöl Mahallesi, Cami Sokak içerisinde güvercin beslemesi nedeniyle çıkan tartışmada Metin Kirşav'ın (47) öldürüldüğü, 3 kişinin de yaralandığı olayla ilgili arandığı tespit edildi. Şenol Çan’ın bu olay nedeniyle hakkında 47 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu öğrenildi. 2023 yılından bu yana aranan Şenol Can, işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Şenol Can işlemlerinin tamamlanmasının ardından tutuklanarak Metris 1 Nolu T Tipi cezaevine gönderildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----
(Cep telefonu)
- Evde yapılan arama
- Firarinin gözaltına alınması
(Aktüel)
- Emniyete getirilmesi
- Adliyeye sevk edilmesi
=============
5- AVCILAR’DA DEVRİLEN AĞACIN ALTINDA KALMAKTAN SON ANDA KURTULDU
İhsan DÖRTKARDEŞ/İSTANBUL, (DHA)- AVCILAR’da, binanın temel kazısı sırasında köklerinin bir kısmı dışarıda kalan ağaç, rüzgarın etkisi ile devrildi. Bu sırada binaya girmek üzere olan bir kadın, ağacın altında kalmaktan son anda kurtuldu. Ağacın devrildiği anlar güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay, 2 Ekim Cuma günü saat 17.30 sıralarında Merkez Mahallesi’nde yaşandı. Binanın temel kazısı sırasında yolun kenarında bulunan yaklaşık 10 metre uzunluğundaki ağacın köklerinin bir kısmı topraksız kaldı. Ağaç rüzgarın da etkisi ile devrildi.
KADININ KURTULDUĞU AN KAMERADA
Bu sırada binaya giren bir kadın ise ağacın altında kalmaktan son anda kurtuldu. Ağacın dallarının bir kısmının isabet ettiği kadın yara almadan binaya girdi. Ağacın devrilmesi ve kadının son anda kurtulması güvenlik kamerasına yansıdı.
'CANA GELECEĞİNE MALA GELSİN'
İhbar üzerine olay yerine itfaiye ve Avcılar Belediyesi’ne bağlı ekipler sevk edildi. Ekiplerin çalışması ile ağaç parçalara ayrılarak kaldırıldı. Ağacın budanması için müteahhit ve Avcılar Belediyesi’ne başvurduklarını ancak, uyarılarının dikkate alınmadığını belirten mahalle sakini Engin Gül, "Belediye ekipleri, özel arazi diye almadılar. Hafriyatı alırken söyledik, yine almadılar. Şimdi bizim binanın zararını kim ödeyecek. Burası her zaman araç dolu. Olay saatinde boş olması büyük şans" dedi. Evinin camları kırılan Özcan Şen ise, “Cana geleceğine mala gelsin. Ancak, bu zararımızı kim karşılayacak. Bu soğukta ancak, yarın camları değiştirebileceğiz” ifadelerini kulandı. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------
(Güvenlik kamerası)
-Ağaç devrildiği anlar
-Kadının son anda kurtulması
(Aktüel)
-Devrilen ağaç
-İtfaiye ekiplerinin ağacı kesmesi
-Engin Gül ile röportaj
-Cami kırılan daireden görüntü
-Ev sahibi Özcan Şen ile röportaj
-Genel ve detay görüntüler
=============
6- AİLEFEST’E YOĞUN İLGİ: ON BİNLERCE KİŞİ RAMİ KÜTÜPHANESİ’NDE BULUŞTU
İSTANBUL, (DHA)- TÜRKİYE Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) tarafından Rami Kütüphanesi’nde düzenlenen AileFest, hafta sonunda on binlerce ziyaretçiyi ağırladı. Çocuk etkinliklerinden atölyelere, kitap fuarından söyleşilere, yarışmalardan konserlere kadar çok sayıda etkinliğin düzenlendiği festivalde aileler ve çocuklar birlikte vakit geçirdi. AileFest, 6 Ekim Salı gününe kadar ücretsiz ziyaret edilebilecek.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen “Aile ve Nüfus On Yılı” kapsamında düzenlenen AileFest'e, hafta sonunda İstanbullular yoğun ilgi gösterdi. Cumartesi günü sabah saatlerinden itibaren Rami Kütüphanesi’ne gelen on binlerce kişi, çocuklarıyla birlikte festival alanındaki etkinliklere katıldı. Festivalde farklı kuşakların birlikte vakit geçirmesine yönelik çok sayıda etkinlik düzenlendi. 0-3, 3-6 ve 7-12 yaş gruplarına yönelik oluşturulan özel bölümlerde çocuk ve aile atölyeleri, kültür-sanat etkinlikleri, spor ve deneyim alanları, aile yarışmaları ve sahne gösterileri gerçekleştirildi.
KİTAP FUARI DA YOĞUN İLGİ GÖRDÜ
Aile ve Çocuk Kitap Fuarı da festivalin yoğun ilgi gören bölümleri arasında yer aldı. Çocuk ve aile odaklı yayınların ziyaretçilerle buluştuğu fuarda söyleşi ve imza programları da düzenlendi.
AKŞAM KONSERLERİNE YOĞUN İLGİ
Festivalin gündüz programlarının ardından akşam saatlerinde düzenlenen konserler de ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Festival kapsamında farklı müzik türlerinden sanatçılar Rami Kütüphanesi’nde sahne aldı. Ailelerin birlikte nitelikli zaman geçirmesini, kuşaklar arasındaki bağların güçlendirilmesini ve çocukların kültür, sanat, eğitim ve spor faaliyetleriyle buluşmasını amaçlayan AileFest’te etkinlikler pazar günü de gün boyunca devam edecek.
6 EKİM’E KADAR ÜCRETSİZ ZİYARET EDİLEBİLECEK
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile İstanbul Valiliğinin destekleriyle düzenlenen AileFest, 6 Ekim Salı gününe kadar Rami Kütüphanesi’nde ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. Festivalin kalan günlerinde çocuk etkinlikleri, atölyeler, söyleşiler, sahne programları ve konserler düzenlenmeye devam edecek. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------
-Festivalden görüntüler
-Etkinlikler, konserler, yarışmalar
-Aileler ve çocuklar
-Genel ve detay görüntüler
=============
7- AVCILAR'DA KPSS ADAYLARI AYNI İSİMLİ OKULLARI KARIŞTIRDI; SINAVA SON ANDA YETİŞTİ
İhsan DÖRTKARDEŞ/İSTANBUL, (DHA)- AVClLAR'da KPSS Ön Lisans sınavına giren bazı adaylar, aynı isimdeki bitişik iki okulu karıştırdı. Yan yana bulunan ancak girişleri farklı sokaklarda olan iki okulu karıştıran adaylar, sınava dakikalar kala panik yaşadı.
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından düzenlenen KPSS Ön Lisans, 81 il ve KKTC'nin başkenti Lefkoşa'da saat 10.15'te başladı. Adayların saat 10.00'dan sonra binalara alınmadığı sınavda, adaylar görevlilerin üst araması ve kimlik kontrollerinin ardından salonlara alındı. Sınav 130 dakika sürecek ve saat 12.25'te sona erecek. Ek süre kullanması uygun görülen engelli adaylar ise 30 dakikaya kadar ilave süre kullanabilecek. Avcılar'daki Abdulkadir Uztürk İlkokulu ile aynı isimdeki ortaokulun yan yana, ancak farklı sokaklarda bulunması adayların bir bölümünü zor durumda bıraktı. Okulları karıştıran bazı adaylar, son anda salonlardan çıkarılarak yan sokaktaki okula gitmeleri konusunda uyarıldı. Adaylar sınav öncesinde sıkı aramadan geçirilirken, küpe ve kolye gibi takıların içeri alınmasına izin verilmedi. Son anda okula yetişen bir aday, takılarını verecek kimse bulamayınca küpe ve kolyesini karşısındaki polis memuruna teslim etti. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------
-Adaylar sınava girerken
-Koşanlar
-Okulları karıştıran aday yan okula son anda yetişmesi
-Takılarını polis memuruna veren aday
============
8- ESENLER'DE DAMPERİ AÇIK HAFRİYAT KAMYONU YÖN TABELALARINA ÇARPTI
Vehbi DEMİR - Emin YEŞİL / İSTANBUL, (DHA)- ESENLER'de damperi açık şekilde ilerleyen hafriyat kamyonu, yol üzerindeki yön tabelalarına çarparak devirdi. Kazanın ardından kaçan kamyon şoförünün yakalanması için çalışma başlatılırken devrilen tabelalar nedeniyle bölgede trafikte yoğunluğu yaşandı.
Olay, saat 10.30 sıralarında Esenler Metris Kavşağı'nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, şoförünün kimliği henüz belirlenemeyen hafriyat kamyonu, damperi açık şekilde ilerlemeye başladı. Açık damper, yoldaki yön tabelasına çarptı. Buna rağmen durmayan kamyon şoförü, kısa süre sonra ikinci yön tabelasına da çarparak devrilmesine neden oldu.
YOL KAPANDI, ŞOFÖR KAÇTI
İki tabelanın devrilmesinin ardından kamyon şoförü olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine bölgeye polis ve belediye ekipleri sevk edildi. Devrilen tabelalar nedeniyle yol bir süre trafiğe kapatılırken, uzun araç kuyrukları oluştu. Ekiplerin tabelaları kaldırıp temizlik çalışmasını tamamlamasının ardından trafik akışı normale döndü. Polis ekipleri, kaçan şoförün yakalanması için çalışma başlattı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------
- Yola dökülen tabelalar
- Damperi açık unutulan kamyon
- Ekiplerin çalışması
- Genel ve detay görüntüler
========
9- KAĞITHANE’DE PARK HALİNDEKİ OTOMOBİL ALEV ALEV YANDI
Doğan Can CESUR / İSTANBUL (DHA) – KAĞITHANE’de park halindeki otomobilde henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede alevlerin tamamını sardığı otomobildeki yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü. Otomobil kullanılamaz hale gelirken, polis olayla ilgili soruşturma başlattı. Otomobilin alev alev yandığı anlar cep telefonu kamerasına yansıdı.
Olay, saat 08.30 sıralarında Gültepe Mahallesi’nde meydana geldi. Sokakta park halindeki otomobilde henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangının kısa sürede büyümesiyle alevler otomobilin tamamını sardı. Alevleri ve dumanları gören çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi.
OTOMOBİL KULLANILAMAZ HALE GELDİ
Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri, alev alev yanan otomobile müdahale etti. Yangın, ekiplerin çalışmasıyla söndürülürken, ardından soğutma çalışması yapıldı. Otomobil kullanılamaz hale gelirken, polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alarak incelemelerde bulundu. Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.
OTOMOBİLİN YANDIĞI ANLAR KAMERADA
Otomobilin alev alev yandığı anlar çevredekiler tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Görüntülerde, park halindeki otomobili saran alevler ve yangın sırasında zaman zaman meydana gelen patlamalar görülüyor. Alevlerin tamamını saran araçtan dumanların yükseldiği anlar ve yangın sırasında itfaiyenin müdahalesi de görüntülerde yer alıyor. (DHA)
Görüntü Dökümü:
---------
(Cep telefonu)
-Park halindeki otomobilin alev alev yanması
-Otomobilden yükselen dumanlar
-Yangına müdahale edilmesi
-Aracın son hali
=============
10- İSTANBUL’DA 200’DEN FAZLA LEZZET NOKTASI ÜNLÜ ŞEFLER TARAFINDAN TESCİLLENDİ
İSTANBUL, (DHA)- KÜLTÜR ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında, İstanbul’un gastronomi mirasını tanıtmak amacıyla 200’den fazla 'Lezzet Noktası' ünlü şefler tarafından tescillendi. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından yürütülen Lezzet Noktası Projesi ile kentin farklı semtlerindeki köklü işletmeler, unutulmaya yüz tutmuş tatlar ve kuşaktan kuşağa aktarılan tarifler gastronomi meraklılarıyla buluşturuluyor.
TGA tarafından yürütülen proje kapsamında, farklı semtlerdeki lezzet durakları ve yemeklerin hazırlanışındaki incelikler tanıtılıyor. İstanbul Kültür Yolu Festivali'nin gastronomi programının açılışı Biz İstanbul Restoran’da gerçekleştirildi. Michelin Bib Gourmand ödüllü Şef Vedat Başaran’ın yanı sıra farklı alanlardan şef, akademisyen ve yemek kültürü yazarları İstanbul’un gastronomi mirasını anlattı.
FARKLI COĞRAFYALARIN LEZZETLERİ İSTANBUL SOFRASINDA
Gastronomi programına Michelin Bib Gourmand ödüllü Şef Vedat Başaran ev sahipliği yaptı. Michelin yıldızlı şefler Maksut Aşkar ve Emre Şen, yemek kültürü tarihçisi Prof. Özge Samancı, yemek kültürü yazarı Aylin Öney Tan, akademisyen ve yemek kültürü yazarı Kübra Yüzüncüyıl ile içerik üreticisi Oğuz Yenihayat da İstanbul’un farklı gastronomi rotalarında yer aldı. Fatih semti rotasında Vedat Başaran ev sahibi olurken, Şef Emre İnanır, Şef Tahir Özkorkmaz, Ekonomi Yazarı Zeynep Aktaş ve Gastronomi Yazarı İpek İzci Güloğlu konuk oldu. Beyoğlu rotası Maksut Aşkar ev sahipliğinde, TV Programcısı Buse Yıldırım ve Şef Esen Hünal’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Beşiktaş’tan Yeniköy’e uzanan lezzet durakları ise Oğuz Yenihayat ev sahipliğinde, şef Yaren Çapar ve Şef Aras Çetin eşliğinde keşfedildi. Kadıköy rotasına Prof. Özge Samancı ev sahipliği yaparken, Mutfak Kültürü Yazarı Zeynep Kakınç, Michelin Yıldızlı Şef Serkan Aksoy, Gastronomi Yazarı Reha Tartıcı ve Yemek Kültürü Yazarı Aylin Öney Tan konuklar arasında yer aldı. Kanlıca, Beykoz ve Şile rotasında Michelin Yıldızlı Şef Emre Şen ev sahibi olurken, Fotoğrafçı Çiler Geçici, Seyahat Yazarı Bahar Akıncı, İçecek Danışmanı Alp Açık ve Şef Kaan Kayhan konuk oldu.
Tarihi Yarımada, Vedat Başaran ev sahipliğinde, Şef Vedat Demir ve Gazeteci ve Gastronomi Yazarı İpek İzci Güloğlu’nun katılımıyla keşfedildi. İstanbul Muhallebicileri rotasında ise Akademisyen ve Yemek Kültürü Yazarı Kübra Yüzüncüyıl ile Yemek Kültürü Yazarı Aylin Öney Tan ev sahibi oldu. Michelin Tavsiye Listesinde Yer alan Şef Mevlüt Özkaya, Gazeteci ve Ekonomi Yazarı Zeynep Aktaş ile Michelin Tavsiye Listesinde Yer alan Şef Sinem Özler de konuk olarak yer aldı. Esnaf lokantalarının tencere yemeklerinden kebap, döner ve köfteye, sakatat yemeklerinden zeytinyağlılara, börek ve mantıya kadar farklı lezzetler program kapsamında ele alındı. Kahve, turşu, boza ve yoğurt gibi gündelik hayatın lezzetleri ile sütlü tatlıların hazırlanışındaki ustalık da anlatıldı. Muhallebiciler ise ürünlerinin yanı sıra eski üretim araçları, dükkan düzenleri ve semt yaşamındaki sohbet ve buluşma kültürüyle değerlendirildi.
'İSTANBUL MUTFAĞINI ANLATMAYA SOFRALAR YETMEZ'
Şef Vedat Başaran, İstanbul’u farklı coğrafyaların ürünlerinin, yemeklerinin ve pişirme tekniklerinin bir araya geldiği bir merkez olarak tanımladı. İstanbul’un mutfak kültürünün farklı toplulukların bir arada yaşaması ve yüzyıllar boyunca gelişen saray mutfağı geleneğiyle zenginleştiğini belirten Başaran, “Sofralar yetmez İstanbul mutfağını anlatmaya” dedi. İstanbul’a ilk kez gelenlere sokak aralarını keşfetmelerini ve rehberlerin önerdiği esnaf lokantalarına uğramalarını tavsiye eden Başaran, güne İstanbul simidiyle başlanabileceğini söyledi. Başaran, öğle yemeğinde esnaf lokantalarının, akşam ise Boğaz’daki deniz ürünleri restoranları veya et yemekleri sunan işletmelerin tercih edilebileceğini belirtti. Semtlerin kendine özgü yemek alışkanlıklarının da İstanbul mutfağının bir parçası olduğunu vurguladı. Başaran’ın İstanbul sofrasından önerileri arasında terbiyeli paça çorbası, etli yaprak sarması, fırında etli biber dolması ve kağıtta levrek yer aldı. Lezzet Noktası Projesinin tüketiciler ve üreticiler açısından farkındalık oluşturduğunu belirten Başaran, işletmelerin ve ürünlerin kayıt altına alınmasının mutfak kültürünün korunması açısından önem taşıdığını söyledi. Projenin yeni yetişen aşçılara ve işletmecilere de katkı sunduğunu belirten Başaran, “Çünkü en iyi eğitim, deneyimdir” dedi.
İSTANBUL’UN LEZZET HARİTASINDA 200’DEN FAZLA DURAK
İstanbul Kültür Yolu Festivali'nin gastronomi rotasında 200’den fazla Lezzet Noktası yer alıyor. Festivalin gastronomi programı kapsamında şefler ve yemek kültürü araştırmacılarının değerlendirmeleriyle, kuşaklar boyunca sürdürülen işletmelerin hikayeleri ve bu adreslerde yaşatılan mutfak birikimi tanıtılıyor. (DHA)
Görüntü Dökümü:
----------
-İstanbul'un sembol yapılarından görüntüler
-İstanbul'daki şeflerin yaptığı yemekler
-Kültür sofrasından detaylar
-Şef Vedat Başaran'ın konuşması
-Genel ve detay görüntüler