Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2

DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2

ABONE OL
DHA

1- CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: KANUN ÖNÜNDE EŞİTLİĞİN GÖZ ARDI EDİLDİĞİ BİR HUKUK SİSTEMİNDE ADALET OLMAZ

Tuğçe SEZER ODABAŞI- Fırat ALKIZ / İSTANBUL, (DHA)- Uluslararası Adalet Zirvesi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vicdan ve hakkaniyetin terk edildiği yerde adalet olmaz. Kanun önünde eşitliğin göz ardı edildiği bir hukuk sisteminde adalet olmaz. Aynı şekilde mükafat ve mücazat dengesinin iyi kurulmadığı, hak ve özgürlüklerin giderek aşındığı bir ortamda adalet kendisine yer bulamaz. Bu hususların her biri tüm aktörleriyle ve kurumlarıyla uluslararası sistem içinde geçerlidir. Devletin en temel sorumluluğu nasıl ki adaleti tevzi etmekse, kural ve ilke temelli olduğu iddia edilen uluslararası sistemin de asli misyonu küresel barış ve güvenliği tesis etmektir" dedi.

Dört kıtadan temsilcilerin katıldığı Uluslararası Adalet Zirvesi 2026, 8 Ekim tarihi itibarıyla İstanbul Çırağan Sarayı’nda başladı. Adalet Bakanlığı ev sahipliğinde düzenlenen zirve, iki günlük programın ardından bu akşam tamamlanacak. Bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’in katılımıyla devam eden zirve, küresel adalet, hukukun üstünlüğü ve dijitalleşen yargı sistemlerini odağına alıyor.

'ADALET, HAKLIYA HAKKININ TESLİM EDİLMESİDİR'

Zirvenin ikinci gününde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Uluslararası Adalet Zirvesi İstanbul 2026 programında sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Kıtaları ve gönülleri birbirine bağlayan aziz İstanbul'umuza ve Türkiye'ye hepiniz hoş geldiniz, safalar getirdiniz. Sizlerin vasıtasıyla ülkelerinizde yaşayan dost ve kardeşlerimizin tamamına şahsım ve milletim adına en içten selamlarımı gönderiyorum. Uluslararası Adalet Zirvesi'nin ülkelerimiz, halklarımız ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Zirve kapsamında yapılan panel ve istişarelerin somut ve uygulanabilir neticelere vesile olmasını yürekten temenni ediyorum. Sözlerimin hemen başında şu hususun altını çizmek isterim. Bakınız, şu anda farklı ülkelerden, farklı bölgelerden gelen konuklarımızla bu tarihi salonda bir aradayız. Vatandaşı olduğumuz devletlerin, mensubu olduğumuz milletlerin birbirinden farklı anayasaları, hukuk sistemleri, yasal ve idari mevzuatları var. Aynı şekilde burada temsil edilen her devletin, her milletin kendine has bir hukuk geleneği, kuralları manzumesi, birbirinden farklı teamülleri var. Fakat yasama süreçlerimiz, yargılama usullerimiz, hukuku tatbik etme biçimlerimiz ne kadar farklı olursa olsun, adalet dediğimizde hepimizin zihninde beliren düşünce zannediyorum aynıdır. Adalet, haklıya hakkının teslim edilmesidir. Adalet, güçsüzün güçlüye ezdirilmemesidir. Adalet, mazlumu zalimden koruma kudretidir. Adalet, devletin üzerine bina edildiği temeldir. Bu yönüyle adalet, insanlığın ortak hedefi, ortak ideali, ortak mefkuresidir" ifadelerini kullandı.

'HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN GİDEREK AŞINDIĞI BİR ORTAMDA ADALET KENDİSİNE YER BULAMAZ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu gerçeklerin hepimiz çok net farkındayız. Vicdan ve hakkaniyetin terk edildiği yerde adalet olmaz. Kanun önünde eşitliğin göz ardı edildiği bir hukuk sisteminde adalet olmaz. Aynı şekilde mükafat ve mücazat dengesinin iyi kurulmadığı, hak ve özgürlüklerin giderek aşındığı bir ortamda adalet kendisine yer bulamaz. Bu hususların her biri tüm aktörleriyle ve kurumlarıyla uluslararası sistem içinde geçerlidir. Devletin en temel sorumluluğu nasıl ki adaleti tevzi etmekse, kural ve ilke temelli olduğu iddia edilen uluslararası sistemin de asli misyonu küresel barış ve güvenliği tesis etmektir. Nitekim 81 yıl önce San Francisco'da imzalanan ve bugünkü sistemin hukuki zeminini oluşturan Birleşmiş Milletler Şartı'nın birinci maddesi, uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına ilişkindir" dedi.

'ULUSLARARASI BARIŞ VE GÜVENLİK İSE HEPİMİZ BİLİYORUZ Kİ ADALET OLMADAN SAĞLANAMAZ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uluslararası barış ve güvenlik ise hepimiz biliyoruz ki adalet olmadan sağlanamaz. Bugün ne yazık ki hem temsil hem işlev hem de meşruiyet açısından ağır yara almış, güven ve itibar erozyonuna uğramış bir uluslararası sistemle karşı karşıyayız. Birleşmiş Milletler çatısı altındaki 190'dan fazla ülkenin iradesinin veto imtiyazına sahip sadece 5 üyenin kararlarına bağlı olduğu bir yapının adil ve sağlıklı olmadığının hepimiz bilincindeyiz. Birileri odadaki fili görmemekte ısrar etse de mevcut sistemin hakkaniyetli ve sürdürülebilir olmadığını artık herkes biliyor. Uluslararası hukuk neredeyse askıya alınmış durumda. Uluslararası anlaşmalar deyim yerindeyse hükmünü yitirmiş durumda. Uluslararası mahkemelerin verdikleri kararlar aynı şekilde uygulanamaz durumda. İlkeler, normlar, sistemin merkezinde yer alan kurallar. Bunların tamamı ayaklar altına alınmış durumda" ifadelerini kullandı.

'DÜNYANIN BİR BÖLÜMÜ YOKSULLUK İÇİNDE HAYATA TUTUNMAYA ÇALIŞIRKEN, DİĞER KESİM SİSTEMİN TÜM NİMETLERİNDEN FAYDALANIYOR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunları hamaset olsun, polemik olsun veya ajitasyon için söylemiyorum. Tam tersine bunlar yüzleşmemiz gereken acı gerçeklerdir. Kabul edelim ki neresinden tutsanız elinizde kalan bir sistem var. Ve bu sistemin küresel ölçekte yol açtığı sıkıntılara hepimiz tanıklık ediyoruz. Eğitim ve teknolojiye erişim, iklim kriziyle mücadele, gıda güvenliği ve gelir adaletsizliği başta olmak üzere ülkeler arasındaki makas giderek açılıyor. Dünyanın bir bölümü son derece kısıtlı şartlar altında yokluk ve yoksulluk içinde hayata tutunmaya çalışırken, lüks ve şatafat içinde yaşayan diğer bir kesim, sistemin tüm nimetlerinden faydalanıyor. Soruyorum. Dünya genelinde sayısı 60 bini ancak bulan bir avuç elitin 4 milyar insandan 3 kat daha fazla servete, gelire, imkana sahip olması adil midir? Hakkaniyetli midir? Aynı şekilde, çevreyi hoyratça kirleterek zenginleşen gelişmiş ülkelerin, iklim değişikliğinde hemen hiçbir etkisi olmayan ülkeleri yalnız bırakması adil ve hakkaniyetli midir? Krizlerin çatışmaları tetiklediği, çatışmaları savaşların takip ettiği, savaşların ise istikrarsızlıkla neticelendiği bir tabloda 'Sistemde bir sorun yok' diyebilir miyiz? Sistemdeki yapısal sorunları; enerji güvenliğinden ticaret yollarına, lojistik ve ulaştırma koridorlarından teknolojik ve sivil altyapıya kadar her alanda hepimiz yaşamıyor muyuz?" dedi.

'HÜRMÜZ'DEKİ TIKANIKLIK, ONCA ÇABAYA RAĞMEN AYLARDIR BİR TÜRLÜ GİDERİLEMEDİ'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bakınız şurası çok önemlidir. Küresel petrol ihracatının yüzde 35'inin geçtiği Hürmüz'deki tıkanıklık, onca çabaya rağmen aylardır bir türlü giderilemedi. Rusya ve Ukrayna arasında 4,5 yılı geride bırakan savaş, her ay binlerce can kaybıyla halen devam ediyor. Lübnan'da, Yemen'de, Somali'de, Sudan'da, bölgemizin ve dünyanın daha pek çok yerinde neler yaşandığını hepimiz görüyoruz. Hepsinden önemlisi Gazze'de tam 3 yıldır tüm dünyanın gözleri önünde insanlar vahşice öldürülüyor. Siviller acımasızca şehit ediliyor. Çoğu çocuk ve kadın, 74 binden fazla Gazzeli katledildi. Savaşta bile dokunulmaması gereken okullar yerle yeksan edildi. Üniversiteler, hastaneler, ibadethaneler vuruldu. Binlerce çocuk elini, ayağını, vücudunun bir azasını kaybetti. Gazze, kendini uluslararası hukukun üstünde gören kibirli, radikal ve öldürmeye doymayan bir soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" diye konuştu.

'BATI ŞERİA'DA YASA DIŞI YERLEŞİM FAALİYETLERİ ORGANİZE SUÇ VE ŞİDDET EYLEMLERİYLE DEVAM EDİYOR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biliyorsunuz, ülkemizin katkılarıyla geçen yıl bir ateşkes tesis edilmişti. Filistinli kardeşlerimizin riayet ettiği bu ateşkes, İsrail hükümeti tarafından binlerce kez ihlal edildi. Ateşkesin yürürlüğe girdiği 11 Ekim 2025'ten bu yana bin 500 Filistinli bu saldırılarda katledildi. 5 binden fazla insan yaralandı. Batı Şeria'da yasa dışı yerleşim faaliyetleri; fanatik grupların devlet destekli organize suç ve şiddet eylemleriyle devam ediyor. Kudüs'teki kutsal mekanlar baskına uğruyor. Tarihi ve hukuki statüleri haydutlukla değiştirilmek isteniyor. İsrail, komşuları başta olmak üzere bölgenin huzur ve güvenliğini kendisi için doğrudan tehdit unsuru olarak değerlendiriyor. Üzülerek ifade etmek isterim ki bu acı manzara karşısında uluslararası toplumun gerekli tepkiyi vermediğini yargı ve yaptırım mekanizmasının olması gerektiği şekilde işletilmediğini görüyoruz. Türkiye, gerek Uluslararası Adalet Divanı'nda açılan davaya müdahillik başvurusu yaparak, gerek İsrail'le ticari işlemlerini tamamen durdurarak, gerekse küresel Sumud Filosu'na yönelik silahlı saldırının asıl faillerine kırmızı bülten çıkartarak tavrını çok net biçimde ortaya koymuştur" ifadelerini kullandı.

'BU, TÜM DÜNYA İÇİN BİR İNSANLIK TESTİDİR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu bugün bir kez daha ve altını çizerek dile getirmek durumundayım. Bu, tüm dünya için bir insanlık testidir. Hepimiz için bir samimiyet testidir. Türkiye gerekirse sıkıntı çeker ama kendisine umut bağlayan, haksızlığa uğrayan insanlara da sırtını dönmez. Gazze'de işlenen soykırımın failleri hukuk önünde hesap vermedikçe uluslararası sistemin adaletli olduğunu kimse iddia edemez. Uluslararası iradenin yansımadığı bir Birleşmiş Milletler sisteminin meşru ve hakkaniyetli olduğunu kimse söyleyemez. Uluslararası mahkeme kararlarının tanınmadığı, uygulanmadığı, dikkate bile alınmadığı bir sistemin barış ve güvenlik üretmesi düşünülemez. Türkiye olarak her fırsatta işte bu yüzden 'Dünya 5'ten büyüktür' diyoruz. Tam da bu yüzden 'Daha adil bir dünya mümkündür' diyoruz. Şunun da bilinmesini isterim ki Türk milletinin bir evladı ve bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak ömrümüz vefa ettikçe, gücümüz yettiği, dilimiz döndüğü müddetçe mazlum ve mağdurların sesi olmaya, onların da hakkını, hukukunu savunmaya inşallah devam edeceğiz. Bulunduğumuz her platformda, yer aldığımız her masada güçsüzlerin, gariplerin, yoksulların, kimsesizlerin sesi olmayı sürdüreceğiz. Sizlerden de bu gayretlerimize azami katkı beklediğimizi bugün bir kez daha vurgulamak istiyorum" dedi.

'SUÇ COĞRAFYASI ARTIK TEK BİR ÜLKENİN HUDUTLARIYLA SINIRLI DEĞİLDİR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlerin güçlü desteğini beklediğimiz bir diğer husus, sınır aşan suçlarla ve organize suç örgütleriyle mücadeledir. Çok iyi bildiğiniz gibi suç coğrafyası artık tek bir ülkenin hudutlarıyla sınırlı değildir. Teknolojiyle beraber suç coğrafyasının da küreselleştiğine, elektronik para kuruluşları, kripto varlıklar, soğuk cüzdanlar ve sosyal medya gibi araçların suç örgütleri tarafından çok etkin biçimde kullanıldığına şahit oluyoruz. Sınır aşan suçlarla mücadelenin başarısı, ülkeler arasındaki iş birliğinin seviyesiyle doğru orantılıdır. İster adli suçlu ister uyuşturucu tüccarı, ister terör ve organize suç örgütü üyesi olsun, hukukun dışına çıkan hiç kimseye dünyanın hiçbir yerinde rahat ve huzur olmamalıdır. Suç işleyip ülke dışına çıkarak adaletten kaçabileceğini sananlar nereye saklanırlarsa saklansınlar kendilerini güvende hissetmemelidir. Türkiye olarak biz bunu temin etmekte, bunu hissettirmekte kararlıyız. Sadece 2026'nın ilk 9 ayında 294 kişinin ülkemize iadesini sağladık. Aynı dönemde farklı aramalar kapsamında 736 kişiyi ülkemize getirdik. Uluslararası adli iş birliğinde haklı taleplere karşılık verilmesi esastır. Türk adaleti er ya da geç ama gereğini mutlaka yapacaktır" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:

-----------------

-Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması

=================================

2- MALTEPE'DE 3 KATI ÇÖKEN BİNADAN İNCELENMEK ÜZERE ÖRNEKLER ALINDI; ÇALIŞMALAR HAVADAN GÖRÜNTÜLENDİ

Murat SOLAK- Gülseren KARAPINAR- Harun ŞAHBAZOĞLU / İSTANBUL, (DHA)- MALTEPE'de 7 katlı binanın ilk 3 katının çökmesi sonucu enkaz altında kalan 5 kişi hayatını kaybetti. Binanın yıkılma sebebinin detaylı incelenmesi için enkazdan parça ve demir örnekleri alındı. Çalışmalar havadan görüntülendi.

Cevizli Mahallesi'nde dün saat 05.40 sıralarında Doğu Sokak'taki 7 katlı binanın ilk 3 katı çöktü. İhbar üzerine olay yerine AFAD, UMKE, itfaiye, sağlık ve emniyet ekipleri sevk edildi. Ekiplerin seferber olduğu arama kurtarma çalışmalarında 8 kişi sağ olarak kurtarılırken, 5 kişi hayatını kaybetti. Dün sabah saatlerinden bu yana aralıksız devam eden arama kurtarma çalışmaları sonucunda Gülce Turhan, Ahmet Muhammet İnan, Zeynep İnan, Mesut Bilece ve Hüseyin Özkurt'un cansız bedenleri enkaz altından çıkarıldı. Binanın yıkılmasına ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında binanın mimarı H.B. ve şantiye şefi gözaltına alındı. Şüpheliler bugün adliyeye sevk edildi.

2 OTOMOBİL ÇIKTI

Çöken binanın enkazından 3 kişinin daha çıkarılmasının ardından bir süre kontrollü arama çalışması yapıldı. Aramalar sona erdikten sonra enkaz kaldırma çalışmalarına geçildi. İş makineleri yardımıyla ekipler, incelemek üzere binanın her katındaki kolonlardan karot örneği aldı. Öte yandan enkazdan 2 otomobil çıkarıldı. Enkaz alanındaki çalışmalar havadan görüntülendi. Karot örneği için enkazdan çıkarılan bir kolonun içerisinde de deniz kabuğu görüldü.

Görüntü Dökümü:

---------------

-Karot örneği alınması

-Enkazdan çıkarılan otomobil

-Detaylar

(HAVADAN GÖRÜNTÜLERLE)

-Enkazın kaldırılmasından görüntü

-Genel ve detay görüntüler

===========================

3- MALTEPE’DE ÇÖKEN BİNADA 5 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ; ENKAZ KALDIRMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR / EK FOTOĞRAF

Mehmet Kaan KURT- Murat SOLAK / İSTANBUL, (DHA)- MALTEPE'de 7 katlı binanın ilk 3 katının çökmesi sonucu enkaz altında kalan 3 kişinin daha cansız bedenine ulaşıldı. Hayatını kaybedenlerin sayısı 5'e yükseldi. Enkaz kaldırma çalışmaları ise sürüyor, ekipleri kolon parçalarından karot örneği alıyor.

Cevizli Mahallesi Doğu Sokak’ta 7 katlı binanın alttaki 3 katı dün sabaha karşı henüz belirlenemeyen nedenle çöktü. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık, polis ve arama kurtarma ekibi sevk edildi. Üst katlarda bulunanlar, ekiplerin çalışmasıyla kurtarıldı. Enkazda yapılan çalışmalarda 2 kişinin cansız bedenine ulaşılırken, 3’ü çocuk 10 kişi yaralı olarak çıkarıldı.

3 KİŞİNİN DAHA CANSIZ BEDENİ ENKAZDAN ÇIKARILDI

Ekiplerin çalışmaları sonucu gece saatlerinde enkaz altında kalan 2 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Sabah saat 06.15 sıralarında ise enkaz altında kalan son kişinin cansız bedenine ulaşılmasıyla olayda toplam hayatını kaybedenlerin sayısı 5'e yükseldi. Cenazeler, otopsi işlemleri için Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.

ENKAZ KALDIRMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR

Çöken binanın enkazından 3 kişinin daha çıkarılmasının ardından başka kimsenin olma ihtimaline karşı bir süre kontrollü arama çalışması yapıldı. Aramalar sona erdikten sonra enkaz kaldırma çalışmalarına geçildi. İş makineleri yardımıyla ekipler, incelemek üzere binanın her katındaki kolonlardan karot örneği aldı. Öte yandan enkazdan 2 otomobil çıkarıldı.

VALİLİKTEN AÇIKLAMA

Valilikten konuyla ilgili son yapılan açıklamada, "Maltepe İlçesi Cevizli Mahallesi’ndeki göçük alanında devam eden arama kurtarma çalışmaları, son vatandaşımızın cansız bedenine saat 06.15’te ulaşılmasının ardından sona ermiştir. Olayda; Gülce Dora Turhan (5), Ahmet Muhammed İnan (22), Mesut Bilece (40), Hüseyin Özkurt (66), Zeynep İnan (20) İsimli vatandaşlarımız hayatlarını kaybetmiştir. Enkaz alanında enkaz kaldırma çalışmaları devam etmektedir. Olayın yaşandığı ilk andan bu yana yapılan arama ve kurtarma çalışmalarında; şu ana kadar enkaz altından toplam 14 kişi çıkarılmıştır. 4 kişi olay yerinde, 1 kişi ise kaldırıldığı hastanede olmak üzere toplam 5 kişi hayatını kaybetmiştir. Çevrede bulunan 12 numaralı bina (5 mesken, 1 iş yeri, 13 vatandaş), 25 numaralı bina (5 mesken, 1 iş yeri, 12 vatandaş) ve 27 numaralı bina (10 mesken, 4 iş yeri, 30 vatandaş) tedbir amacıyla tahliye edilmiştir. Böylece toplam 3 bina ve 55 vatandaşımız tahliye edilmiştir. Afet Barınma Grubu tarafından barınma ihtiyacı bulunan 44 vatandaşlarımızı otellere yerleştirmiştir. Afet Psikososyal Destek Grubu tarafından otele yerleştirilen ve hastanede tedavi gören afetzedelere psikososyal destek sağlanmaktadır. Afet Beslenme Grubu tarafından Mobil İkram Aracı, Müdahale Aracı ve Lojistik Aracı ile alanda bulunan görevli personel ve vatandaşlarımıza beslenme hizmeti verilmektedir. Arama ve kurtarma faaliyetleri; İtfaiye, AFAD İstanbul, AFAD Tekirdağ, AFAD Bursa, AFAD Sakarya, 112 Acil Sağlık, Emniyet, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Kızılay, Karayolları, İBB/AKOM, İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ve Maltepe Belediyesi ekiplerinin iştirakiyle yapılmıştır. Çalışmalara toplam 774 personel, 2 dron, 237 araç ve 10 K9 katılmıştır" ifadeleri kullanıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------

-Enkaz kaldırma çalışmaları

-Valizlerden görüntü

-Binanın kolonlarından detay

-Kolon parçalarından karot örneği alınması

-Enkazdan çıkarılan otomobiller

-Ekiplerin otomobilleri söndürmeye çalışması

-Genel ve detaylar

===================================

4- MUSTAFA BALCI VE ŞABAN SEVİNÇ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ

İSTANBUL,(DHA)- Sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürütülen soruşturmada, İsmail Saymaz ve Murat Ağırel 'dezenformasyon' suçlamasıyla 'şüpheli' sıfatıyla ifadeye çağırıldı. Gözaltına alınan Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç adliyeye sevk edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında, soruşturmaya ilişkin kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalarda bulundukları suçlaması ile İsmail Saymaz ve Murat Ağırel 'dezenformasyon' suçlamasıyla 'şüpheli' sıfatıyla ifadeye çağırıldı.

MUSTAFA BALCI VE ŞABAN SEVİNÇ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ

Öte yandan soruşturma kapsamında Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç gözaltına alınmıştı. Balcı ve Sevinç sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi. (DHA)

==================================

5- MURAT AĞIREL İFADE VERMEK İÇİN ADLİYEYE GELDİ

Ayşe GÜREL / İSTANBUL, (DHA)- SERMAYE piyasası işlemlerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 'dezenformasyon' suçlamasıyla 'şüpheli' sıfatıyla ifadeye çağırılan gazeteci Murat Ağırel adliyeye geldi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında, kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalarda bulunduğu iddiasıyla gazeteci Murat Ağırel, 'dezenformasyon' suçlamasıyla 'şüpheli' sıfatıyla ifadeye çağırıldı. Ağırel, ifade vermek üzere İstanbul Adalet Sarayı'na geldi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-----------

-Murat Ağırel'in adliyeye girişi

=================================

6- AHBAP DERNEĞİ SORUŞTURMASINDA AVUKAT ECE GÜNER TAHLİYE EDİLDİ

Ayşe GÜREL / İSTANBUL, (DHA)- AHBAP Derneği soruşturması kapsamında tutuklanan eski İBB başkan danışmanı avukat Ece Güner tahliye edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 16 Temmuz’da 'suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma', 'görevi kötüye kullanma' ve 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' suçlamalarıyla tutuklanan eski İBB Başkan Danışmanı avukat Ece Güner, 7 Ekim’de bulunduğu cezaevinden tahliye edildi. (DHA)

==================================

7- MEHMET AKİF ERSOY İKİNCİ KEZ HAKİM KARŞISINDA -1

Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA) - 'Uyuşturucu' soruşturması kapsamında tutuklanan ve 11 yıl 3 aydan 286 yıl 2 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilen Mehmet Akif Ersoy ve 7 sanıkğın yargılanmasına devam ediliyor.

'Uyuşturucu' soruşturması kapsamında tutuklanan gazeteci Mehmet Akif Ersoy ve 7 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede, Ersoy’un 'Suç örgütü kurma ve yönetme', 11 kez 'nitelikli cinsel saldırı', 'Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama' ile 'Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma' suçlarından 286 yıl 2 aya kadar hapisle cezalandırılması istenmişti. Liderliğini gazeteci Mehmet Akif Ersoy’un yaptığı öne sürülen davanın ikinci duruşması bugün İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada tutuklu sanıklar Mehmet Akif Ersoy ve Mustafa Manaz, tutuksuz sanıklar ve mağdurlar hazır bulundu.

‘KİMSEDEN ŞİKAYETÇİ DEĞİLİM’

Uyuşturucu testinin negatif çıktığını belirten mağdur Elif Kılınç, “Ne bu dosyada ismi geçenler ne de başkaları tarafından mağdur edilmedim. Cinsel bir saldırıya maruz kalmadım, kalsaydım o gün şikayetçi olurdum. Ama bu süreçte mağdur edildim, işimden oldum, sağlığımı kaybettim. Beni işe alan Mehmet Akif Ersoy değildi. Kimseden şikayetçi değilim, mağdur da değilim” dedi.

‘BİR GECEDE HAYATIM ALTÜST OLDU’

Mağdur olarak beyan veren Meltem Acet, “52 yaşındayım, bütün hayatım altüst oldu. İsmim bir kurguyla bu soruşturmaya dahil edildi. Ben bu dosyada mağdur değilim, şikayetçi de değilim. Ama yaşadıklarımdan dolayı mağdurum, ismim bu dosyada geçtiği için mağdurum, ben evimden şüpheli sıfatıyla alındım. Özel hayatım, ev adresime kadar sosyal medyada paylaşıldı. Bir gecede hayatım altüst edildi. Bu ortamda bulunmak istemiyorum. Maddi ve manevi kayıplara uğradım. İsmimin çıkartılmasını ve bir daha bu dosyaya dahil olmamak istiyorum. Ben hiçbir şeye tanık olmadım. Mehmet Akif benim işe girmemde yükselmemde etkisi yoktu. Tanışıklığım veya görüşmem yoktur kendisiyle” dedi.

GİZLİ TANIĞIN İLK CELSEYE KATILDIĞI ORTAYA ÇIKTI

Mahkeme başkanı, gizli tanığa geçen celse duruşma salonunda bulunup bulunmadığını, sanıkların bu yönde beyanda bulunduğunu söyledi. Gizli tanık, “Geçen celse bu duruşma salonundaydım, duruşmayı dinledim” dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, “Seni bu şekilde dinleyemeyiz. Tanıklıktan çıkarıyoruz seni” dedi.

‘ÖRGÜT LİDER DEĞİLİM, ÖZÜR DİLERİM’

Tutuklu sanık Mehmet Akif Ersoy, "Eylemlerin hiçbirinin olmadığı görülmüştür. Savcının suç olarak isnat ettiği hiçbir suçun deliliği olmadığı bellidir, kimse şikayetçi değildir. Geçen celse bazı isimlerden özür diledim, Meltem ve Elif’ten de özür diliyorum benim arkadaşım olmalarından dolayı yaşadıklarından dolayı. Ortada bir örgüt yok, ben örgüt lideri falan değilim. Erkekler sanık, kadınlar mağdur oldu. Herkes başta şüpheliydi. Herkes mağdur burada. Tahliyemi talep ediyorum. Adımı internete yazarsanız iftira, hakaret, çirkin iddiaları görürsünüz, benim bu halde bırakın kaçmayı evden dışarı çıkamayacağıma bile emin olabilirsiniz. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum" dedi.

‘ÇOK AĞRIMA GİDİYOR’

Tutuklu sanık Mustafa Manaz ise, "Masumiyet karinesi hiçe sayıldı. Çok ağrıma gidiyor, kaldıramıyorum. Onurum ve şerefim için yaşadım ben. Şirketim vardı, şu anda haciz konulmuş ve banka hesapları bloke edilmiştir. Dosyada somut hiçbir şey yok, söylenti ve laf hepsi. Hazmedemiyorum. Tahliyemi ve beraatimi istiyorum” dedi.

TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMI TALEP EDİLDİ

Savcı ara mütalaasında tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına ve dosyadaki eksik hususların giderilmesini talep etti. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-------------------

-Arşiv

=================================

8- İSTANBUL MERKEZLİ 8 İLDE SUÇ ÖRGÜTÜ OPERASYONU: 33 GÖZALTI

Derya Evren KORKMAZ - Ayşe GÜREL / İSTANBUL, (DHA) - 'Arap Emrah' liderliğindeki silahlı suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında, İstanbul merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonda 34 şüpheli gözaltına alındı. Aramalarda 3 ruhsatsız tabanca, 1 pompalı tüfek, çok sayıda fişek ve 272 bin lira ele geçirildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 'Arap Emrah' lakabıyla bilinen Emrah Sever’in liderliğindeki silahlı suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ve İstihbarat şube müdürlüklerince yürütülen çalışmalar sonucunda, örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen 52 şüpheli tespit edildi. Şüphelilerden birinin ceza infaz kurumunda, dördünün ise yurt dışında bulunduğu belirlendi. Örgüt adına hareket ettikleri değerlendirilen şüphelilerin '6136 Sayılı Kanun’a muhalefet', 'gasp', 'genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması' ve 'mala zarar verme' suçlarına karıştıkları tespit edildi.

38 SANAL MEDYA HESABINA ERİŞİM ENGELİ

İstanbul merkezli olmak üzere Ankara, Kocaeli, Mardin, Diyarbakır, Çanakkale, Muş ve Trabzon’un da aralarında bulunduğu 8 ilde belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 34 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 3 ruhsatsız tabanca, pompalı tüfek, farklı çaplarda çok sayıda fişek ve 272 bin lira ele geçirildi. Ayrıca suç örgütüyle bağlantılı olduğu belirlenen 38 sanal medya hesabına erişimin engellenmesi için ilgili mercilere talepte bulunuldu.

34 ŞÜPHELİ GÖZALTINDA

Gözaltına alınan şüphelilerin, Abdulkerim Boz, Ağa Akdeniz, adli süreçteki çocuklar A,V.E ve M.E.B, Ali Eren Gezerli, Ali Güloğlu, Atakan Sekmen, Babacan Bingöl, Barış Sanır, Berkand Tosun, Canpolat İşler, Celal Çelik, Davut Kırmızı koyun, Doğukan Arslan, Fatih Savcı, Furkan Özkiliç, Furkan Uzcan, Halil İbrahim Tunç, İbrahim Aydar, Kadir Kaya, Mikail Tağ, Muhammet Aydar, Ozan Erdem, Özgün Yaman, Serkan Tonğ, Talip Aydar, Ufuk Aktaş, Umut Can Altın, Umut Çetin, Veysel Aytaç, Yoldaş Gezer, Yusuf Çelik, İbrahim Enfal Atalay ve Murat Kır olduğu öğrenildi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-----------------

-Operasyondan görüntüler

-Ele geçirilenler

-Genel görüntüler

=============================

9- KAĞITHANE’DE OTOMOBİL YANDI; MEŞRUBAT ŞİŞESİYLE SÖNDÜRMEYE ÇALIŞTI

Hasan YILDIRIM- Doğan Can CESUR / İSTANBUL, (DHA)- KAĞITHANE’DE otomobilin motor kısmında henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangında araç alev alev yandı. Alevlere kimi yangın söndürme tüpüyle kimiyse kola şişesiyle müdahale etti. Yangın itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü.

Yangın, İmrahor Caddesi Bomonti-Kağıthane tünel girişinde Çarşamba günü saat 15.30 sıralarında çıktı. Edinilen bilgiye göre, seyir halindeki otomobilin motor kısmında henüz belirlenemeyen bir nedenle alevler yükselmeye başladı. Sürücü, aracını sağ şeride çekerek araçtan indi. Yangının büyümesiyle tüm araç alev alev yandı.

GÖZYAŞLARI İÇİNDE ARACININ YANMASINI İZLEDİ

Gözyaşları içinde aracının yandığını gören sürücü ve arkadaşı, bir yandan itfaiyeyi ararken bir yandan da kasko yapmaya çalıştı.

KOLA ŞİŞESİYLE YARDIMA KOŞTU

Aracın yandığını görenler yardıma koştu. Kimi yangın söndürme tüpüyle alevlere müdahale ederken kimi de kola şişesiyle yangını söndürmeye çalıştı. Haber verilmesi üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. İtfaiye ekipleri yangına müdahale ederek söndürdü. Ölen ya da yaralanan olmazken otomobilde hasar oluştu.

Görüntü Dökümü:

--------------------

(2 farklı kamera açısıyla çekilen görüntüler)

-Aracın alev alev yanması

-Olay yerinden görüntü

-Sürücünün gözyaşları içinde yanan aracı izlemesi

-Yangın söndürme tüpüyle alevlere müdahale edilmesi

-Kola ile yangına müdahale edilmesi

-İtfaiye ekibinin araca müdahalesi

-Genel ve detaylar

=================================

10- ZEYTİNBURNU'NDA YIKIM SIRASINDA KOPAN BETON PARÇASI ATÖLYENİN DUVARINI DELDİ

Özgür EREN-Tolga DEMİR/İSTANBUL, (DHA)- ZEYTİNBURNU’nda kentsel dönüşüm kapsamında yıkılan binadan kopan beton parçaları, bitişikteki konfeksiyon atölyesinin duvarını deldi. 2 işçinin molozların altında kalmaktan son anda kurtulduğu anlar kameraya yansıdı.

Olay, dün akşam saatlerinde Sümer Mahallesi 27. Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kentsel dönüşüm kapsamında bir binanın yıkımı sırasında kopan beton parçaları, bitişikteki apartmanın giriş katında bulunan konfeksiyon atölyesinin duvarını deldi. O sırada çalışan 2 işçi, molozların altında kalmaktan son anda kurtuldu. Yaralananın olmadığı olayda duvarın delinmesi ve işçilerin molozların altında kalmaktan son anda kurtulduğu anlar iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-------------

(Güvenlik Kamerası)

-İşçilerin çalışması

-Duvarın yıkılması

-İşçilerin molozların altında kalmaktan kurtulması

-Panik ve çalışma

=================================

11- BÜYÜKÇEKMECE’DE MARKETİN DEPOSUNDA YANGIN

Derya EVREN KORKMAZ-Hadican EROL/İSTANBUL, (DHA)- Büyükçekmece’de 4 katlı binanın alt katında bulunan marketin deposunda çıkan yangın itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü. Yangında yaralanan olmazken markette hasar meydana geldi.

Yangın, Ekinoba Mahallesi Kaynarca Sokak’ta bulunan 4 katlı binanın alt katındaki market deposunda henüz bilinmeyen bir nedenle çıktı. Dumanları görenler durumu polise ve itfaiyeye bildirdi. Binada bulunanlar ise kendi imkânlarıyla tahliye oldu. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın kısa sürede söndürüldü. Olayda yaralanan olmazken markette hasar meydana geldi. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------------

-İtfaiye ekiplerinden görüntü

-Marketten görüntü

-Detay görüntüler

==================================

12- AKINCI’DAN MGK MÜHİMMATI İLE İLK ATIŞTA TAM İSABET

İbrahim YILDIZ / İSTANBUL, (DHA)- BAYKAR tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Türkiye’nin taarruzi insansız hava aracı savaş uçağı AKINCI, test programı kapsamında MGK mühimmatı ile gerçekleştirdiği ilk atış testini isabet sağladı.

Baykar tarafından millî ve özgün olarak geliştirilen AKINCI TİHA (Taarruzi İnsansız Hava Aracı), yerli ve millî alt sistemler ile mühimmatların entegrasyonu sayesinde kabiliyetlerini geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda AKINCI, Aselsan tarafından milli imkânlarla geliştirilen Morfoz Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirilen atış testinde hedefini tam isabetle vurdu. AKINCI, test faaliyeti kapsamında Tekirdağ’daki Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden Aselsan tarafından tamamen yerli bileşenlerle geliştirilen MGK ve Roketsan ile STM tarafından geliştirilen Alpagut mühimmatlarıyla havalandı. Saros Körfezi’nde gerçekleştirilen ilk atış testinde MGK ile belirlenen hedefi tam isabetle vuran AKINCI, atış testinin başarıyla tamamlanmasının ardından Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’ne geri döndü.

MİLLİ MÜHİMMAT ÇEŞİTLİLİĞİ

Bugüne kadar milli TİHA’nın geliştirme ve mühimmat entegrasyon faaliyetleri kapsamında MAM-L, MAM-L TV, MAM-T, MAM-T IIR/TV, MAM-C, TOLUN mühimmat ailesi, TEBER-81, TEBER-82, LAÇİN, LGK-81, LGK-82, HGK-82, GÖKÇE Güdüm Kiti, GÖZDE Güdüm Kiti, KGK-82-SİHA, İHA-300 Süpersonik Füze, İHA-230 Süpersonik Füze, TV arayıcı ve lazer arayıcı başlıklı İHA-122 Süpersonik Füze, ÇAKIR Seyir Füzesi ile EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat, SUNGUR Hava Savunma Füzesi ve en son MGK başarıyla entegre edildi. Farklı menzil, güdüm ve harp başlığı seçeneklerine sahip bu milli mühimmat çeşitliliği sayesinde AKINCI, farklı hedef türlerine karşı görev yapabilen bir harekât ve taarruz kabiliyeti kazandı.

Görüntü Dökümü:

-------------------

-Baykar tarafından paylaşılan görüntü

-Atıştan görüntüler

-Detay görüntüler

=================================

13- KUYUMCUKENT'TEKİ 64 KİLOGRAM ALTINI ERİTİP ÇALDIKLARI ÖNE SÜRÜLEN ŞÜPHELİLER ADLİYEYE SEVK EDİLDİ

Ali AKSOYER/İSTANBUL,(DHA)KUYUMCUKENT’te 16 firma sahibinden 64 kilogram işlenmiş altınını sözde satacaklarını söyleyerek alarak, eritip çaldıkları iddia edilen 28 kişi adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 2 kardeşin yıllarca kuyumculardan işlenmiş ziynet eşyasını alıp 'pazarımızda karlı satacağız' diyerek dolandırıcılık yaptıkları iddia edildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekiplerince yapılan çalışmalarda, Kuyumcukent’te kuyumculuk faaliyeti yürüten H. K. (52) ve kardeşi O. K. (46) isimli şüphelilerin, kendi iş yerlerinde ve farklı müşterilere satış yapacaklarını vaat ederek 16 altın üreticisi firmadan işlenmiş altın aldığı öğrenildi. Şüphelilerin aldıkları altınların bedelini geri ödememesi üzerine mağdurlar, toplam 64 kilogram altın zarara uğradıklarını belirterek şikâyetçi oldukları belirlendi.

PARA TRAFİĞİ MERCEK ALTINA ALINDI

Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, olayın ardından altınların ve paranın izini sürerek şüphelilerin para hareketlerini ve olası para aklama faaliyetlerini incelemeye aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 35 şüpheli, Kocaeli ve Ankara’da yapılan eş zamanlı operasyonla gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerden 7’si ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılırken 28’inin sorguları Asayiş Şube Müdürlüğünde yapıldı. Soruşturma kapsamında dolandırıcılık yapan iki kardeşin, dolandırdıkları firma yetkililerine bir mesaj atarak toplantı yaparak 'Arkadaşlar biz battık. Paranızı ödeyemiyoruz' dedikleri belirlendi.

Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri şüphelilerin toplamda 230 milyon lira değerinde taşınmaz mal, altın, gümüş, dövizden oluşan mal varlıklarına tedbir konulduğu belirtildi. Poliste verdikleri ifadelerinde suçlamaları kabul etmeyen 28 şüpheli adliyeye sevk edildi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

----------------

Sevk görüntüsü

arşiv

© Copyright 2026

DHA