Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 3

DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 3

ABONE OL
DHA

1- CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: TÜRKİYE'NİN GAYESİ, BÖLGEMİZDE GERİLİM ÜRETMEK DEĞİL, BARIŞI, ADALETİ, HUZURU GÜÇLENDİRMEKTİR

Tuğçe SEZER ODABAŞI- Ulaşcan ÖZER / İSTANBUL, (DHA)- Açık Deniz Karakol Gemisi Cam Roman’ın Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığına Teslimi ile Türk Deniz Kuvveleri Komutanlığı Platformlarının Hizmete Giriş ve Bayrak Çekimi Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kahraman deniz kuvvetlerimizin gücüne güç katacak TCG Koçhisar'ı bugün hizmete alıyoruz. Açık Deniz Karakol Gemisi projemiz kapsamında inşa ettiğimiz bu platform, istihbarat, gözetleme ve keşiften arama kurtarmaya, deniz haydutluğuyla mücadeleden deniz denetim ve savaş dışı harekatlara kadar pek çok görevi inşallah başarıyla yerine getirecektir. Türkiye'nin gayesi, bölgemizde gerilim üretmek değil, barışı, adaleti, huzuru ve istikrarı güçlendirmektir. Biz kimseyle kriz, kaos, kavga ve çatışma peşinde değiliz. Aksine, karşılıklı saygıya dayalı güçlü bir iş birliğinden yanayız. Bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bizim kimsenin meşru hak ve çıkarlarında gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bununla birlikte, hiç kimsenin de egemenliğimize kastetmesine, ülkemize tehdit oluşturmasına ve menfaatlerimize zarar vermesine müsaade etmeyiz. Ülkemiz çok net. Biz ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz" dedi.

Açık Deniz Karakol Gemisi Cam Roman’ın Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığına Teslimi ve Türk Deniz Kuvveleri Komutanlığı Platformlarının Hizmete Giriş ve Bayrak Çekimi Töreni bugün Pendik’te bulunan İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımı ile gerçekleşti. Törene Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan ve Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Cumhurbaşkanı Güvenlik ve Dış Politika Başdanışmanı Büyükelçi Akif Çağatay Kılıç, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Dr. Ercüment Tatlıoğlu, İstanbul Valisi Davut Gül de katıldı. Gerçekleşen törenle İstanbul Tersanesi Komutanlığı'nda inşa edilen Contraamiral Roman korveti Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığına, Hisar sınıfı açık deniz karakol gemileri kapsamında inşa edilen TCG Koçhisar (P-1221) Açık Deniz Karakol Gemisi ise Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve konuk Romanya Cumhurbaşkanı Dan'ın askeri törenle karşılandığı teslim töreni programında her iki ülkenin de milli marşları okundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan tören alanında küçük bahriyelilere harçlık da verdi. Programda Romanya Cumhurbaşkanı da bir konuşma gerçekleştirdi. Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan katılımcılara hitap etti.

'HER İKİ PLATFORMUN ÜLKELERİMİZE BÜYÜK KATKILAR YAPACAĞINA İNANIYORUM'

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün dünyanın gözbebeği İstanbul'da denizciliğimizin, mühendisliğimizin ve Türkiye-Romanya dostluğunun yeni bir nişanesine tanıklık etmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanının katılımıyla gerçekleştirdiğimiz törenimizde, tarihten süzülüp gelen Türkiye-Romanya dostluğunu bir adım daha öteye taşıyoruz. Cam Roman Korvetini Romanya Deniz Kuvvetlerine teslim ederken, Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemimizi envantere katmanın gururunu taşıyoruz. Aynı tezgahtan çıkan, aynı mühendislik aklının ürünü olan bu iki kardeş geminin donanmalarımıza hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Her iki platformun ülkelerimize, Karadeniz'in güvenliğine, NATO ittifakına ve bölgemizin huzuruna büyük katkılar yapacağına inanıyorum. Konuşmamın hemen başında bir hususun altını önemle çizmek istiyorum" dedi.

'SAHADA GÜÇLÜ OLMAYANIN KENDİNİ MENÜDE BULABİLDİĞİ SON DERECE KAOTİK BİR DÖNEMİN TAM ORTASINDAYIZ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlerin de takip ettiği üzere dünyamız soğuk savaştan bu yana en köklü değişimlerden birini yaşıyor. Alışıla gelmiş kalıplar yıkılırken, bizim 'Zor oyunu bozar' dediğimiz yeni bir güvenlik paradigması boy veriyor. Karşılaştığımız her kriz, ulusal güvenliğin başkalarına havale edilemeyecek kadar hayati bir mesele olduğunu bizlere tekrar hatırlatıyor. Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı, hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız. Türkiye, bu yeni dönemin ruhunu çok erken fark eden ve en doğru biçimde okuyan ülkelerden biridir. Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuzun lokomotifini savunma sanayimiz oluşturuyor" ifadelerini kullandı.

'50'NİN ÜZERİNDE SAVAŞ GEMİSİNİ İMAL EDİYORUZ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugüne kadar farklı coğrafyalara 140'ı aşkın deniz platformu ihraç ettik. En küçük bottan SİHA gemimiz TCG Anadolu'ya, muhriplerden denizaltılara, milli uçak gemimiz MUGEM'e bütün su üstü ve su altı platformlarımızı milli imkan ve kabiliyetlerimizle inşa edebiliyoruz. Aynı anda en fazla savaş gemisi yapabilen ülkelerden biriyiz. Halihazırda 15'ten fazlası dost ve müttefik ülkelere ihraç edilmek üzere 50'nin üzerinde savaş gemisini imal ediyoruz. Milli uçak gemisinden hava savunma muhribine, fırkateynlerden açık deniz karakol gemilerine, çıkarma gemilerinden denizaltılara kadar farklı tür ve sınıflardaki platformları yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranıyla üretiyoruz. Aynı zamanda farklı ihtiyaçlara cevap veren insansız deniz araçlarımızın araştırma, tasarım ve üretim faaliyetlerini sürdürüyoruz. Yürüttüğümüz projelerin toplam bedeli 25 milyar avro seviyesine ulaştı. Şurası da ülkemiz açısından gurur vericidir. TCG Anadolu'dan önce bölgesel güç aktarım kabiliyetine sahip olan donanmamız artık küresel güç aktarım yeteneğine kavuşmuştur. Bu kabiliyeti şimdi daha da perçinliyoruz. MUGEM projemizle kendi uçak gemisini tasarlayıp üretebilen dünyadaki 7’nci ülke konumuna yükseliyoruz. Tüm bu platformların kritik alt sistemleri, radarları, sonarları, savaş yönetim sistemleri, yazılımları Türk mühendisleri tarafından hayata geçiriliyor" dedi.

'İKİ MÜTTEFİK ÜLKENİN, KARADENİZ VE BÖLGEMİZİN GÜVENLİĞİNİ BİRLİKTE İNŞA ETME İRADESİNİN EN SOMUT GÖSTERGESİDİR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gemilerimiz muadillerinden daha üstün niteliklerde milli mühimmatlarımız ve silah sistemlerimizle donatılıyor. Hamdolsun, her alanda kendimizle yarışıyor, kendi belirlediğimiz eşikleri aşmaya çalışıyoruz. Dünyanın içinde bulunduğu sancılı güvenlik ortamı, dost ve müttefiklerin iş birliklerini artırmalarını elzem kılmaktadır. Bu anlayışla savunma sanayiinde sahip olduğumuz imkan ve kabiliyetleri dost ülkelerimizle paylaşmayı kendimiz için görev biliyoruz. Romanya'nın bizim için özel önemi olduğunu vurgulamak isterim. Türkiye ile Romanya'nın müttefiklik ruhuyla olgunlaştırdığı köklü ilişkiler tarihi zirvesini yaşamaktadır. Biliyorsunuz münasebetlerimizi 2011 yılında stratejik ortaklık seviyesine yükselttik. 2024 senesinde tesis ettiğimiz Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi ile ilişkilerimize kurumsal bir boyut kazandırdık. Bugün burada icra ettiğimiz tören işte bu stratejik ortaklığımızın denizlerde vücut bulmuş halidir. Cam Roman Korveti, iki müttefik ülkenin Karadeniz ve bölgemizin güvenliğini birlikte inşa etme iradesinin en somut göstergesidir. Karadeniz'in güvenliği aynı zamanda Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisinin ayrılmaz bir parçasıdır. Türkiye, Romanya ve Bulgaristan arasında deniz mayınlarıyla mücadele başta olmak üzere pek çok alanda gelişen iş birliğini bu bakımdan kıymetli buluyoruz. Önümüzdeki dönemde bu iş birliğinin daha da artmasını temenni ediyoruz" ifadelerini kullandı.

'ROMANYA İLE İMZALADIĞIMIZ SATIŞ ANLAŞMASIYLATÜRKİYE TARİHİNDE İLK KEZ BİR NATO VE AVRUPA BİRLİĞİ ÜYESİ ÜLKEYE SAVAŞ GEMİSİ İHRAÇ ETMİŞTİR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir başka önemli husus şudur. Bugün teslim ettiğimiz ve envantere kattığımız gemilerimizde kullanılan savaş yönetim sistemi, arama ve atış kontrol radarları, sonar sistemleri, yakın savunma silahları tamamen yerli ve milli şirketlerimize aittir. ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN, Makine Kimya ve TÜBİTAK öncülüğünde kurulan güçlü savunma altyapımız bu sistemlerin üretim ve teslimatlarının kısa sürede gerçekleşmesini sağlamıştır. Romanya ile imzaladığımız satış anlaşmasıyla Türkiye tarihinde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etmiştir. Geminin test, eğitim ve harekat hazırlık süreçlerinde sergilediği başarı, Türk deniz platformlarının kalitesini bir kez daha bütün dünyaya kanıtlamıştır. Kahraman deniz kuvvetlerimizin gücüne güç katacak TCG Koçhisar'ı da bugün hizmete alıyoruz. Açık Deniz Karakol Gemisi projemiz kapsamında inşa ettiğimiz bu platform, istihbarat, gözetleme ve keşiften arama kurtarmaya, deniz haydutluğuyla mücadeleden deniz denetim ve savaş dışı harekatlara kadar pek çok görevi inşallah başarıyla yerine getirecektir. Türkiye'nin gayesi, bölgemizde gerilim üretmek değil, barışı, adaleti, huzuru ve istikrarı güçlendirmektir. Biz kimseyle kriz, kaos, kavga ve çatışma peşinde değiliz. Aksine, karşılıklı saygıya dayalı güçlü bir iş birliğinden yanayız. Bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bizim kimsenin meşru hak ve çıkarlarında gözümüz yoktur ve olmamıştır" dedi.

'HİÇ KİMSENİN DE EGEMENLİĞİMİZE KASTETMESİNE MÜSAADE ETMEYİZ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bununla birlikte, hiç kimsenin de egemenliğimize kastetmesine, ülkemize tehdit oluşturmasına ve menfaatlerimize zarar vermesine müsaade etmeyiz. Ülkemiz çok net. Biz ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz. Dost ve müttefiklerimizin güvenlik ihtiyaçlarına kendi milli kabiliyetlerimizle katkı sunmayı da bu anlayışın tabii bir gereği olarak görüyoruz. Bugün bu rıhtımdan denize uğurladığımız her iki gemi de dile getirdiğim bu vizyonun, bu inancın, bu kararlılığın tecessüm etmiş halidir. Bu düşüncelerle Milli Savunma Bakanlığımızı, Savunma Sanayii Başkanlığımızı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızı, İstanbul Tersanesi Komutanlığımızı, ASFAT'ı ve projede görev alan tüm firmalarımızı, kıymetli mühendislerimizi, teknisyenlerimizi ve işçilerimizi gönülden tebrik ediyorum. Romanyalı dostlarımıza Cam Roman Korveti'nin hayırlı olmasını diliyor, TCG Koçhisar'ımızın da mavi vatanda şanlı bayrağımızı gururla dalgalandıracağına yürekten inanıyorum. Rabbim denizcilerimizin pruvasını neta, bahtını açık eylesin diyorum" diye konuştu.

Konuşmaların ardından hatıra fotoğraf çekildi. Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Romanya Cumhurbaşkanı Dan bayrak, flandra ve gemilerin hizmet giriş belgelerini gemi komutanlarına verdi. Gemi komutanlarının ant içerek personeli gemiye sevk etmelerinin ardından da bayrak ve komutan flandrası gemilere toka edildi. Deniz Harp Okulu öğrencileri tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Romanya Cumhurbaşkanı Dan’a hediye takdim edildi.

Programın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Romanya Cumhurbaşkanı Dan ikili görüşmeye geçti.

Görüntü Dökümü:

----------------

-Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması=

=================================

2- CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, ROMANYA CUMHURBAŞKANI NİCUŞOR DANİEL DAN İLE GÖRÜŞTÜ

Tuğçe SEZER ODABAŞI-Ulaşcan ÖZER/İSTANBUL,(DHA) - CUMHURBAŞKANI Erdoğan ile Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Daniel Dan İstanbul’da bir araya geldi. Görüşmede Türkiye-Romanya ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konular ele alındı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Contraamiral Roman korvetinin Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim töreni için İstanbul’da bulunan Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Daniel Dan ile İstanbul Tersane Komutanlığı’nda bir görüşme gerçekleştirdi. İletişim Başkanlığı’ndan görüşmenin detaylarına ilişkin yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede Türkiye olarak iki ülkenin ticaret, savunma ve güvenlik başta olmak üzere birçok alandaki iş birliğine önem verdiklerini belirterek, ilişkileri geliştirmeye yönelik adımları sürdürmeye devam edeceklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz ile ilgili konularda Türkiye ile Romanya’nın yakın iş birliği içinde olmasını önemsediklerini, Türkiye’nin kıyıdaş ülkelerle eş güdüm halinde Karadeniz’de güvenliğin sağlanması ve korunması konusunda titiz çalışmalar yürüttüğünü kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca İran’da barışın tesisi konusunda yaşanan olumlu gelişmelerin, Ukrayna-Rusya savaşının sona erdirilmesi konusunda da sağlanması için Türkiye’nin yoğun çaba gösterdiğini ifade etti. Görüşmede Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Cumhurbaşkanı Güvenlik ve Dış Politika Başdanışmanı Büyükelçi Akif Çağatay Kılıç da hazır bulundu. (DHA)

Görüntü Dökümü:

----------------

Görüşmeden görüntüler

==============================

3- TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ, MTTB SİYASET OKULU KAPANIŞ VE SERTİFİKA PROGRAMI'NDA KONUŞTU

Gülseren KARAPINAR- Fırat ALKIZ / İSTANBUL, (DHA)- MİLLİ Türk Talebe Birliği Genel Merkezi'nde düzenlenen 'MTTB Siyaset Okulu Kapanış ve Sertifika Programı'nda konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye'nin ilk yılının, Cumhuriyetimizin ilk yılının yaklaşık 50 yılını heba ettiğimiz terör meselesini bütünüyle bitirmek, halledüfasl etmek ve bu ülkede tam manasıyla barışı ve kardeşliği tesis etmek zorundayız. Bu ülkede hiç kimse ırkı, etnik yapısı, aile yapısı, sosyal yaşantısı dolayısıyla farklılaşmadığı bir noktaya gelmeliyiz. Hiç kimsenin etnik farklılıklar üzerinden bu ülkenin çocuklarını kandırarak eline silah veremeyeceği bir dönemi inşallah tesis etmek için yolumuza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) Genel Merkezi'nde düzenlenen 'MTTB Siyaset Okulu Kapanış ve Sertifika Programı'na katıldı. MTTB Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen programda, siyaset okulunu başarıyla tamamlayan katılımcılara sertifikaları takdim edildi. Programa TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un yanı sıra TBMM eski Başkanı İsmail Kahraman, MTTB Genel Başkanı Tahsin Başarı, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.

'TAKİP EDİLEN ÜLKE OLMAK YENİDEN GÜÇLÜ BÜYÜK TÜRKİYE İDEALİNİN VAZGEÇİLMEZ BİR UNSURUDUR'

Programda konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Dün söylediğimizi yarın yalanlayan bir tavrın içerisinde asla olmadık asla olmayacağız. Bu ülkenin geleceği olan gençlerimize dün de güvendik, bugün de güveniyoruz, yarın da güveneceğiz. Çünkü biliyoruz ki, ancak ve ancak her millet kendi kökü üzerinde yükselir. Biliyoruz ki, her ağacın kendi gövdesinde yükselmesi gibi bütün toplumlar da kendi gövdesi üzerinde yükselir. Onun için içeride hiç bu idealimizden vazgeçmeyeceğiz. Dün bu idealimizin, biraz sonra ifade edeceğim, belki çok somut hali Türkiye'de ağır sanayi hamlesini gerçekleştirmekti. Türkiye'nin her şehrine fabrika kurmaktı. Bunun için büyük mücadeleler verildi. Devrim otomobillerinden Türkiye'nin kamu eliyle yapılan yatırımlarına kadar birçok alanda başarılar alındı, elde edildi. Şimdi yeni bir dönemdeyiz. Bu dönemde başta yüksek teknolojiler, bilgi teknolojileri, ulaştırma haberleşme teknolojileri olmak üzere, başta yapay zeka olmak üzere birçok yeni alanda önde olmak, takip edilen ülke olmak yeniden güçlü büyük Türkiye idealinin vazgeçilmez bir unsurudur. Dolayısıyla çağın gereklilikleri içerisinde, asrın idraki içerisinde bütün hedeflerimizi güncelleyeceğiz ama hedefimizden asla vazgeçmeyeceğiz. Bu ülkeye geçmiş siyasi tarihi içerisinde çok teklif edilmiştir; 'Siz şunu üretmeyin, niye bunlarla vakit kaybediyorsunuz? Gidin elin oğlundan, elin başka ülkelerinin ürettiklerini alın, onlarla birlikte daha iyi deneyebilirsiniz.' Hiç biz bu fikrin yanında olmadık. Hep kendimiz olmak, kendimiz üretmek, kendimiz ileriye gitmek ve kendi büyük Türkiye idealimizin etrafında yürümek için mücadele ettik. Türkiye'yi ele güne muhtaç etmeden, içeride toplumsal birliğini sağlamış, her bakımdan güçlü, her alanda takip edilen bir ülke haline getirmek, yani kısacası yeniden güçlü büyük Türkiye olmak idealidir. Bunun ikinci ayağı ise başta yakın çevremiz olmak üzere dışarıya, aleme ait tavrımızdır. Buradaki hedefimiz ise mutlaka adil, hakkaniyetli yeni bir küresel sistemin kurulması için mücadele etmektir" dedi.

'DÜNYANIN HER YERİNDEKİ SORUNLARI ÇÖZEBİLMEK İÇİN GAYRET SARF EDECEĞİZ'

Numan Kurtulmuş, "Bizim millet olarak önemli hasletlerimizden birisi, devlet geleneğimizin en önemli unsurlarından birisi ise nizam-ı alem hedefidir. Biz sadece kendi obasını düzeltmekten sorumlu olan bir millet değiliz. Biz aynı zamanda yeryüzündeki bütün mazlum ve mağdurların hakkını koruyan, yeryüzünün, yerkürenin her tarafında hakkaniyetin, adaletin tesis edilmesi için mücadele eden bir milletin torunlarıyız. Bugün de en temel vazifelerimizden birisi, yeryüzünde hakkaniyetin, adaletin sağlanması için büyük gücümüzle çalışmaktır. Bunun için dış politikada dünyanın her yerinde hemen hemen bugün geldiğimiz nokta itibariyle sözüne itibar edilen ve ne söylediği merak edilen bir ülke haline geldik. Daha da güçleneceğiz. Dünyanın her yerindeki sorunları çözebilmek için gayret sarf edeceğiz. Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın bitirilmesinden Gazze'deki insanlık suçlarının, soykırımın sona erdirilmesine kadar her yerde Türkiye'nin sözü vardır, Türkiye'nin sözü olacaktır. Afrika kıtasındaki, Asya'daki, dünyanın en uzak noktasındaki mazlum milletlerin kurtuluşu, onların da adil ve hakkaniyetli bir dünyada yaşaması için fikir üreteceğiz, çaba ortaya koyacağız, siyasetimizi gerçekleştireceğiz. Hep bu çizgi içerisinde hareket ettik" diye konuştu.

'DÜNYANIN HER YERİNDEKİ İNSANLARDAN SORUMLUYUZ'

Numan Kurtulmuş, "Biz aldığımız devlet tecrübesi, terbiyesi ve aldığımız milletimizin milli mefkuresi dolayısıyla, tekraren söylüyoruz, sadece kendimizden sorumlu değil, dünyanın her yerindeki insanlardan sorumluyuz. Türkiye'nin lideri Recep Tayyip Erdoğan kalkıyor, 'Dünya 5'ten büyüktür' diye Birleşmiş Milletler'de bütün dünyaya fikrimizi anlatıyor. Her platformda bunu anlatıyor. Niçin başkası, başkaları bunu söylemiyor da biz söylüyoruz? Biz aldığımız devlet terbiyesini ve millet olarak sahip olduğumuz o hasletlerin sonucu olarak, Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu bu liderlikle dünya milletlerine de örnek olmayı, öncü olmayı gayret ediyoruz" ifadelerini kullandı.

'TÜRKİYE'NİN ÖNDER OLDUĞU BİR ÇABANIN SONUNDA YENİ BİR DÜNYA NİZAMININ TESİS EDİLDİĞİNİ MUTLAKA GÖRECEKSİNİZ'

Kurtulmuş, "Yaptığımız bütün bu uluslararası temaslarda, görüşmelerde; ister ikili olsun, ister çok taraflı olsun, Türkiye'nin geldiği yerin her gün yükselmekte olduğunu, Türkiye'nin itibarının her geçen gün biraz daha yükselmekte olduğunu görüyoruz ve Türkiye'nin etki gücünün de Türkiye'yi sevmeyenler tarafından bile artık kabul edilmekte olduğunu anlıyoruz. 'Dünya 5'ten büyüktür' diye dedik, 'Yeni bir Birleşmiş Milletler kurulmalıdır' dedik, 'Yeni bir küresel mimariye ihtiyacımız var' dedik. Bunları söylemeye hayatımız olduğu sürece devam edeceğiz. Ama sizi temin ederim ki, inşallah sizler Türkiye'nin de önder olduğu bir çabanın sonunda yeni bir Birleşmiş Milletler'in kurulduğunu, yeni bir dünya nizamının tesis edildiğini mutlaka ama mutlaka göreceksiniz" dedi.

'AYASOFYA'NIN AÇILMASI ASLINDA TÜRKİYE'NİN KENDİ KÖKLERİNE DÖNMESİNİN SEMBOLÜDÜR'

Numan Kurtulmuş, "Bizim en temel farkımız nedir, iddiamız neydi? 'Bu millet köklerine dönsün. Kökü mazide olan ati' Bu sloganla hep uğraştı, bu sloganı ortaya koydu. Tarihini, geçmişini, kültürünü, medeniyetini, inançlarını küçümseyen; hatta bunlara sahip olmayı, tırnak içinde söylüyorum, köylü olmanın, taşralı olmanın bir alameti olarak gören; yüksek sosyetenin bu tür şeylere, hurafelere inanmaması gerektiğini düşünen bir güruh, nice yıllar bu toplumda maalesef var oldu. Bendeniz, küçük yaşlarında 'Ayasofya mutlaka açılacaktır' diyen Necip Fazıl'ın o muhteşem hitabını dinlemiş olan birisi olarak; Ayasofya'nın açılması aslında Türkiye'nin kendi köklerine dönmesinin sembolüdür ve Türkiye'nin tarihiyle barışmasının altın sayfalarından birisidir. Bizim yıllar boyunca üzerinde durduğumuz konulardan birisi, inanç özgürlüğü ve bu alandaki yasakların ortalardan ortadan kaldırılmasıydı. Başta İmam Hatip liselerinin katsayılarının kaldırılarak bu okul mezunlarının da diğer evlatlarımız gibi eşit yarışa katılması, onların da kamuda temsil edilebilir noktaya gelmesi artık bugün Türkiye için çok geride kalmış olan bir meseledir. Yine aynı şekilde, daha yakın zamanlarda, üniversite hocamız burada, en büyük kıyımın yapıldığı yerlerden birisi de İstanbul Üniversitesi'ydi. Sadece başörtülü olduğu için üniversitelerden atılan insanların olduğu, sadece başörtülü olduğu için milletvekili yapılmayan insanların olduğu bir Türkiye, tarih öncesi döneme ait değildi. Bizim yaşadığımız, yakın bir döneme aitti. Çok şükür bunların hepsinin izi silindi. Türkiye'de inanç özgürlükleri önünde hiçbir engel kalmadı, hiçbir engel bırakılmadı" dedi.

'TÜRK SAVUNMA SANAYİİ, NATO İÇERİSİNDE DAHİ ÖRNEK GÖSTERİLEN ÜLKELERDEN BİRİSİ KONUMUNA GELMİŞTİR'

Kurtulmuş, "Türkiye'nin milli sanayi hamlesi, bugün Allah'ın izniyle çok büyük bir mesafe katetmiştir. Sadece savunma sanayinde değil, her alanda Türk sanayii güçlü bir konuma gelmiştir. Bugün İHA'larıyla, SİHA'larıyla, deniz araçlarıyla, kara araçlarıyla Türk savunma sanayii, NATO içerisinde dahi örnek gösterilen ülkelerden birisi konumuna gelmiştir. Dün tüfeğinin kurşununu dışarıdan almak zorunda olan Türkiye, bu fikri siyasi süreklilik sağlandığı için ve bunun da güçlü bir şekilde iktidar olunduğu için Allah'ın izniyle bugün yüzde 80 oranında bir yerlilik oranına savunma sanayinde ulaşmıştır. Bugün Kıbrıs'ta tam manasıyla bağımsız, bütün organlarıyla teşekkül etmiş bir bağımsız Kıbrıs Türk Devleti vardır ve inşallah Kuzey Kıbrıs Türk Devleti kıyamete kadar yaşayacak, çok daha güçlü bir şekilde yaşayacaktır. Şahsiyetli dış politika çerçevesinde İslam ülkeleri arasında, Balkan ülkelerinde, Kafkas ülkelerinde ve dünyada irtibatlı olduğumuz bütün coğrafyalarda Türkiye'nin artık sözü geçerlidir ve Türkiye bütün uluslararası asamblelerde gerçekten adından söz edilen, itibar edilen bir ülke haline gelmiştir. Türkiye'de bu fikri siyasi süreklilik içerisinde hemen hemen neler söylendiyse, onlarca yıl evvel neler dile getirildiyse, hangi hedeflerin üzerinde koşulduysa bugün bunlar başarılmıştır. Bu noktada büyük mesafeler alınmıştır. Ancak bizim temel özelliklerimizden birisi de en başta söyledim, rehavete kapılmamaktır. 'Yeter, bu oldu, yetti' dememektir. Şimdi hedeflerimizi daha ileriye götüreceğiz ve her alanda hedefimizi şu anda bulunduğumuzdan daha yukarıya taşıyacağız" şeklinde konuştu.

'BU ÜLKENİN ÇOCUKLARINI KANDIRARAK ELİNE SİLAH VEREMEYECEĞİ BİR DÖNEMİ'

Numan Kurtulmuş, "Türkiye'nin ilk yılının, Cumhuriyetimizin ilk yılının yaklaşık 50 yılını heba ettiğimiz terör meselesini bütünüyle bitirmek, halledüfasl etmek ve bu ülkede tam manasıyla barışı ve kardeşliği tesis etmek zorundayız. Bu ülkede hiçbir kimse ırkı, etnik yapısı, aile yapısı, sosyal yaşantısı dolayısıyla farklılaşmadığı bir noktaya gelmeliyiz. Hiç kimsenin etnik farklılıklar üzerinden bu ülkenin çocuklarını kandırarak eline silah veremeyeceği bir dönemi inşallah tesis etmek için yolumuza devam edeceğiz. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuzun çalışmalarını Türkiye demokrasisi bakımından fevkalade önemli görüyorum. Yaptığım bütün uluslararası temaslarda da karşı taraftaki muadillerimizin bu komisyon çalışmaları dolayısıyla Türkiye'yi takdirle izlediklerini görüyorum" diye konuştu.

'TBMM ÜZERİNE DÜŞEN SORUMLULUĞU GERÇEKLEŞTİRECEK VE YASAL DÜZENLEMELERİ YERİNE GETİRECEKTİR'

Kurtulmuş, "Çok kısa bir süre içerisinde o komisyon çalışmalarında katılan bütün milletvekillerinin, bütün partilerin ittifakla bir rapor hazırlamış olması da Türkiye demokrasisi bakımından bir ilktir. Çok partili siyasi hayatımızda bir ilktir. O raporda bir yol haritası ortaya konulmuş. O yol haritasının gereği de bundan sonraki süreçte inşallah tamamlanacaktır. Örgütün bütünüyle kendisinin tasfiye ettiği, silahların bırakıldığının anlaşılmasıyla birlikte toplumsal bütünleşmenin sağlanması için ümit ediyorum ki en kısa süre içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisi üzerine düşen sorumluluğu gerçekleştirecek ve yasal düzenlemeleri yerine getirecektir. Kısa dönemde terörsüz Türkiye hedefinin gerçekleşmesi için bu adımın atılacağına yürekten inanıyorum. Terörsüz Türkiye ile birlikte terörsüz bir bölgeyi de hep beraber kuracağız. İsrail zayıf zayıf devletler, bölünmüş olan siyasi iradeler üzerinden gerçekleştirdiği böl, parçala, yönet politikalarını daha fazla sürdürememesi için bölgede de terörsüz bir bölgenin tahkim edilmesi, Irak'ıyla, Suriye'siyle, Lübnan'ıyla, bütün İran'ıyla, bütün coğrafyamızın barış ve huzur içerisinde yaşaması Türkiye olarak en yüksek, en önemli temennimizdir. Bunun için inşallah gayretle çalışıyoruz" dedi.

'ARTIK DARBELERİN SONUCU OLAN ANAYASALARLA DEĞİL'

Kurtulmuş, "Kısa vadede ikinci önemli hedef olarak önümüze koymamız gereken husus ise Türkiye'nin artık darbelerin sonucu olan anayasalarla değil, Türkiye'nin halkın iradesiyle yapılmış yeni, çağdaş, demokratik, demokratik ve katılımcı bir anayasayla yoluna devam etmesi lazım. Bundan sonra da en kısa süre içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisi yeni anayasa çalışmalarını başlatacağını ümit ediyorum. Böylece artık ta 1876'da başlayan darbelerden sonra gerçekleşen anayasalar meselesini geride bırakacağız. Cumhuriyet tarihimizde 60 darbesi arkasından 61 Anayasası, 80 darbesi arkasından 82 Anayasası bütün bu darbeleri geride bırakmış, darbeci fikirlerin ürünü olan anayasaları geride bırakmış; özgür, çağdaş, katılımcı ve gerçekten demokrat bir anayasayı yapabilecek güce ve kuvvete sahip olduğumuza inanıyorum. Bu çabaları da ortaya koyacağız ve hep beraber bu fikri, siyasi sürekliliğin adımlarını atmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Program, konuşmaların ardından katılımcılara sertifikalarının verilmesi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-------------------

-Programdan görüntüler

-TBMM Başkanı Kurtulmuş'un konulması

-Mezunlara belgelerinin verilmesi

-Kurtulmuş'a hediye taktimi

-Hatıra fotoğrafı çekimi

-Genel ve detay görüntüler

===================================

4- ÇATALCA'DA PARAŞÜT KAYALIKLARA ÇARPTI: 2 YARALI-1

Vehbi DEMİR-Taylan ERGÜN/İSTANBUL (DHA) Çatalca Ormanlı Mahallesi'nde yamaç paraşütü yapan 2 kişi kaza geçirdi. İhbar üzerine olay yerine AFAD ve sağlık ekipleri sevk edildi. Paraşütün kayalıklara çarpması sonucu yaralanan Tahsin Günay ve Defne Sezer kurtarılarak hastaneye götürüldü.

Görüntü Dökümü:

----------------

Yaralıların kurtarılması

Yaralılardan fotoğraf

Paraşütçülerden görüntü

Detaylar

=====================================

5- BAŞAKŞEHİR'DE SEVGİLİSİNİN BAŞINA TAŞLA VURUP İPLE BOĞDU; CİNAYETİ İTİRAF ETTİ

Ali AKSOYER/İSTANBUL,(DHA) BAŞAKŞEHİR’te çalıştığı tekstil atölyesinde mesaiye kaldıktan sonra gece eve gelmeyince ailesi tarafından kayıp müracaatı yapılan Sultan Çağan (34)’ın cinayete kurban gittiği ortaya çıktı. Genç kadının iki yıldır gönül ilişkisi yaşadığı Vedat Çoban (26) tarafından başına taşla vurulduğu ardından çamaşır ipiyle boğularak öldürüldüğü tespit edildi. Gözaltına alınan Vedat Çoban'nın vücudundaki tırnak izlerini açıklayamayınca cinayeti itiraf ettiği belirtildi. Çağan'ın cesedi şüphelinin gösterdiği yerde üzerine çalılar atılarak gizlenmiş bir halde bulundu. Öte yandan Sultan Çağan'ın öldürülmeden önce bir marketteki son görüntüleri ortaya çıktı.

Başakşehir, Güvercintepe polis merkezine 18 Haziran'da başvuran Sultan Çağan’ın ailesi kızlarının çalıştığı tekstil atölyesinde mesaiye kaldığını gece saat 22.00 sıralarında eve gelmesi gerekirken, gelmediğini ve ulaşamadıklarını söyledi. Polis, Sultan Çağan’ı bulmak için çalışma başlatıldı.

SON GÖRÜNTÜLERİNE ULAŞILDI

Kayıp Şahıslar Büro Amirliği tarafından yürütülen soruşturma kapsamında polis güvenlik kamera görüntülerine ulaşarak Sultan Çağan’ın son görüntülerine ulaştı. Görüntülerde iş yerinden çıkan genç kadının bir markete girerek alışveriş yaptığı ardından kendisini bekleyen bir otomobile bindiği görüldü. Öte yandan yapılan teknik ve fiziki takip ile saha çalışmasının ardından Sultan Çağan’ın çalıştığı tekstil atölyesinde tanıştığı Vedat Çoban ile iki yıldır gönül ilişkisi yaşadığı belirlendi. Vedat Çoban'ın bir süre önce iş yerinden ayrıldığı ve bir börekçide çalışmaya başladığı bilgisine ulaşıldı.

GÖZALTINA ALINAN ŞÜPHELİ ÖNCE İNKAR ETTİ

Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri bu gelişme üzerine Vedat Çoban'ı gözaltına aldı. İlk ifadesinde Sultan Çağan’ı hiç görmediğini anlatan Çoban daha sonra olay gecesi onunla buluştuğunu ancak 100 metre gittikten sonra otomobilden indirdiğini ne olduğunu bilmediğini söyledi.

POLİSİN DİKKATİ CİNAYETİ ÇÖZDÜ

Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri Vedat Çoban'ın boynundaki birkaç çiziği farketti. Bunun üzerine tişörtünü çıkarmasını istedi. Şüpheli tişörtünü çıkarınca tüm vücudunun tırnak izleriyle dolu olduğu görüldü. Vücudundaki tırnak izlerini açıklayamayan Çoban gözyaşları içinde cinayeti itiraf ettiği belirtildi.

CİNAYETİ TÜM DETAYLARI İLE ANLATTI

Asayiş Şube Müdürlüğünde verdiği ifadesinde Sultan Çağan’la gönül ilişkisi yaşadığını ancak son zamanlarda ayrılmak istediğini söyleyen Vedan Çoban "Benim evlenmeyi düşündüğüm bir nişanlım vardı. Bu nedenle ondan ayrılmak istiyordum. Ancak o buna karşı çıkıyordu. İlişkimizi aileme söyleyip rezil edeceğini ve evliliğime engel olacağını söylüyordu" dedi.

'ÖNCE BAŞINA TAŞLA VURDUM ÖLMEYİNCE ÇAMAŞIR İPİYLE BOĞDUM'

Olay günü bu durumu tekrar konuşmak için buluştuklarını anlatan Çoban "Otomobilden inip konuşmaya başladık. Bu ayrılık meselesi yüzünden aramızda tartışma çıktı. Beni yine tehdit edince başına yerde bulduğum taşla vurdum. Bir anda kanlar içinde yere düştü. Ancak ölmediğini görünce yerde bulduğum bir çamaşır ipiyle onu boğarak öldürdüm" dedi.

CİNAYETİN ARDINDAN UYUYUP SABAH İŞE GİTMİŞ

Kayıp şahıslar Büro Amirliğinde cinayeti tüm detayları ile anlatan Vedat Çoban "Hareketsiz kalınca ilk önce sağa sola fırlayan terliklerini suya attım. Ardından çantasını da suya attım. Cep telefonunu bir taşla ezerek kullanılmaz hale getirdikten sonra onu da suya attım. Kendi telefonumdan onunla yaptığımız konuşmalarını silip eve döndüm ve uyudum. Sabah ta normal olarak çalıştığım Börek salonuna giderek çalışmaya başladım" dediği öğrenildi. Poliste işlemleri tamamlanan şüpheli adliyeye sevk edildi.

Görüntü Dökümü:

-----------------------

-Öldürülen kadının markette son görüntüleri

-Öldürülen kadının fotoğrafı

-Şüphelinin fotoğrafı

-Adliyeye sevki

-Şüphelinin resimleri

====================================

6- SİLİVRİ BELEDİYESİ BAŞKANVEKİLİ YALÇIN EKİCİ OLDU (Geniş haber)

Esra GÜNTEPE- Mehmet ALA / İSTANBUL, (DHA)- Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun tutuklanarak görevden uzaklaştırılmasının ardından bugün Silivri Belediye Meclisi'nde seçim yapıldı. Seçimde, CHP'nin adayı olan Yalçın Ekici başkanvekili olarak seçildi.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, örgüte üye olma', 'rüşvet alma-verme', 'irtikap', 'nüfuz ticareti', 'görevi kötüye kullanma', 'ihaleye fesat karıştırma', 'edimin ifasına fesat karıştırma', 'imar kirliliğine neden olma' ve 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' suçlamasıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan ve İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden uzaklaştırılan Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun yerine başkan vekilinin seçilmesi için bugün saat 10.00'da Silivri Belediye Meclisi toplandı. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'in de takip ettiği seçimde CHP Yalçın Ekici'yi aday gösterdi. AK Parti grubu aday göstermez iken MHP grubu seçime gelmedi.

SEÇİM 3'ÜNCÜ TURDA TAMAMLANDI

Seçimde 1'inci turda 25 üye oy kullandı. CHP'nin adayı Yalçın Ekici 20 oy ve 5 boş oy aldı. 2'nci turda 25 oy kullanıldı. CHP'nin adayı Yalçın Ekici 20 oy aldı. 5 boş oy kullanıldı. 3'üncü turda da 25 oy kullanıldı. CHP'nin adayı Yalçın Ekici 20 oy aldı. 5 boş oy kullanıldı.

'BİZE BU GÖREV EMANETTİR'

Silivri Belediye Başkan Vekili Yalçın Ekici, "Belediye Başkan Vekilliği seçiminin Silivri'mize hayırlı olmasını diliyorum. En baştan açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki bu makamın gerçek sahibi, 17 bin oy farkıyla halkımızın iradesiyle seçilen Silivri'nin evladı, Belediye Başkanımız Sayın Bora Balcıoğlu'dur. Bugün üstlendiğimiz görev, onun yol arkadaşları olarak bize verilmiş bir emanettir. Bora Başkanımızın geleceğin Silivri'si vizyonu ve vicdan belediyeciliği çizgisiyle sosyal demokrat, halkçı belediyecilik anlayışımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Silivri'nin hakkını, hukukunu ve iradesini sonuna kadar koruyacağız" ifadelerini kullandı.

'SİLİVRİ'NİN SEÇİLMİŞ BELEDİYE BAŞKANI HUKUKSUZ BİR BİÇİMDE TUTSAK EDİLDİ'

Seçimin ardından konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, "Dün gün boyunca Adalar'daydık. Gece Vatan Emniyet Müdürlüğü'ndeydik. Bugün de sabahın ilk ışıklarından itibaren Silivri'de, Silivri Belediyemizdeyiz. Silivri'nin seçilmiş Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, Silivri Belediyesi'nin çok kıymetli emekçileri, geçtiğimiz hafta haksız ve hukuksuz bir biçimde tutsak edildiler ve şu anda Silivri Zindanı'ndalar. Bugün burada bir Meclis Başkanvekilliği seçimi gerçekleşti. Gerçekleşen Meclis Başkanvekilliği seçiminde Cumhur İttifakı'ndan Milliyetçi Hareket Partili meclis üyeleri seçime katılmadılar. AK Partili meclis üyeleri de bir aday göstermediler. Yapılan birinci tur oylamada Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayı 20 oy aldı. İkinci tur oylamada Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayı yine 20 oy aldı. Üçte iki çoğunluk sağlanamadığı için üçüncü tur oylamaya geçildi. Üçüncü tur oylamada Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayı Yalçın Ekici 20 oy alarak Silivri'nin Belediye Başkanvekili seçildi" şeklinde konuştu.

Görüntü Dökümü:

-------------------

-Oy kullanılması

-Oy sonuçları

-Yalçın Ekici Açıklama

-Özgür Çelik Açıklama

-Genel ve detay görüntüler

===================================

7- ÜMRANİYE’DE EVİNİN ÖNÜNE PARK EDİLEN ARAÇTA KAN İZİ GÖRDÜ; POLİS HAREKETE GEÇTİ

İsa ALMAÇAYIR- Mert ORDU / İSTANBUL, (DHA)- ÜMRANİYE’de evinin önünde uzun zamandır park halinde olan otomobilin içinde silah ve kan izi gören kişi durumu polise bildirdi. Çevrede güvenlik önlemi alıp çalışma yapan polis ekipleri, aracı incelemek üzere götürdü.

Madenler Mahallesi Özçelik Sokak'ta 33 BFK 727 plakalı araç bir binanın girişine park edildi. Uzun süre park halinde olan otomobilden şüphelenen ev sahibi dün 22.00 sıralarında araca baktığında kan izi ve silah gördü. Ev sahibinin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Polis ekipleri aracın olduğu sokağı yaya ve araç trafiğine kapatarak şüpheli aracın çevresine güvenlik şeridi çekti. İnceleme yapan polis ekipleri de araçta silah ve kan izi olduğunu tespit etti. Araç olay yerindeki incelemenin ardından daha kapsamlı incelenmesi için götürüldü.

Görüntü Dökümü:

-------------------

-Olay yerinden görüntü

-Ekiplerden görüntü

-Şüpheli araçtan görüntü

-Şüpheli aracın çekiciyle götürülmesi

-Genel ve detay görüntüler

================================

8- 2026 YKS'NİN İLK OTURUMU SONA ERDİ; ADAYLAR AİLELERİYLE BULUŞTU

Emre KURT / İSTANBUL, (DHA)- Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (YKS) ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi (TYT) sona erdi. Saatlerce çocuklarını bekleyen aileler, sınavdan çıkan öğrencileri alkışlarla karşılarken, adaylar ise arkadaşlarıyla bir araya gelerek sınavı değerlendirdi.

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) düzenlenen Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (YKS) ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi (TYT) sona erdi. 7 bin 202 bina ve 134 bin 675 salonda gerçekleştirilen ilk oturumda 340 bin 321 kişi görev aldı. İlk oturumun bitmesiyle birlikte sınav merkezlerinin önünde bekleyen aileler, öğrencileri alkışlarla karşıladı. Yaklaşık 2 saat 45 dakika süren sınavın ardından İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü'nden çıkan adaylar, aileleriyle sarılarak sınav stresini geride bıraktı. Bazı veliler çocuklarına moral verirken, bazı öğrenciler ise arkadaşlarıyla bir araya gelerek sınavı değerlendirdi.

Sınav sonrası açıklamalarda bulunan adaylar, soruların genel olarak önceki yıllara göre daha kolay olduğunu belirtirken yarın gerçekleştirilecek Alan Yeterlilik Testleri'ne (AYT) odaklanacaklarını söyledi.

'SORULAR, ÖNCEKİ SENELERE GÖRE NORMALDİ'

Sanberk Raim, "Geçen seneden, hatta 11'inci sınıftan beri çalışsaydım benim için daha kolay olurdu. Hatam 11'inci sınıfta okulu salmamdı. Ama 12'nci sınıfta en azından biraz oturup çalıştım. Netlere bakarsak bir 70-80 arası gelir diye düşünüyorum. Artık yarın AYT'ye bakacağım. Burası İstanbul Üniversitesi Fizik Fakültesi. Fizik okumak istiyorum. Çocukluğumdan beri fiziğe karşı ilgim var. Astronomiye karşı da ilgim var ama daha çok fizik diyelim" dedi.

Yiğit Teke, "Sınav güzel geçti. Zaten çalışmıştım. Çalışmamın verdiği azimle güzel bir sonuç alacağımı düşünüyorum. Yapabildiğimin en iyisini yapmaya çalıştım, yaptığımı da düşünüyorum. Sorular, önceki senelere baktığıma göre normaldi. Çok zor bir soru yoktu. Çalışan yapabiliyor diyelim. İlk kez giriyorum. Hedefim polislik. Polis Meslek Yüksekokulu'nu okumak istiyorum." ifadelerini kullandı.

'HAZIRLIK SÜRECİ PSİKOLOJİK AÇIDAN ZORDU'

Efe Kavlu, "Sınavım iyi geçti. Çok kötü de değildi, çok iyi de değildi. Bana göre kolay bir sınavdı. Diğer senelere göre daha kolaydı. İyi bir sonuç bekliyorum. Hedefim İstanbul Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği. Matematikte eleyici sorular vardı ama onun haricinde kolay sorulardı bence. Hazırlık süreci psikolojik açıdan zor bir süreçti. Yorucuydu" dedi.

Görüntü Dökümü:

-----------------

-Okuldan görüntü

-Sınavdan çıkanlar

-Kapıda bekleyenler

-Röportajlar

-Genel ve detay görüntüler

===============================

9- KAĞITHANE’DE YOKUŞTAN KAYAN PARK HALİNDEKİ OTOMOBİL 3 ARACA ÇARPTI; SAHİBİ KALDIRIMDA İZLEDİ

Hasan YILDIRIM/İSTANBUL,(DHA) Kağıthane’de park hakindeki otomobil henüz belirlenemeyen bir nedenle yokuştan kayarak 3 araca çarptı. Kazada ölen ya da yaralanan olmazken 4 araçta hasar oluştu. Kaza yapan araç sürücüsü kaldırımda oturarak kaza yapan aracını izledi.

Kaza, Hamidiye Mahallesi Ferman Caddesi Yağmur Sokak üzerinde saat 14.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yol üzerine park edilen 34 EV 7047 plakalı otomobil yokuştan kayarak önce bir kamyonete daha sonra 2 otomobile çarparak durdu. Haber verilmesi üzerine olay yerine polis, itfaiye ve ambulans ekibi sevk edildi. Polis ekipleri olay yerinde inceleme yaparak tutanak tuttu. Kazada ölen ya da yaralan olmazken 4 araçta hasar oluştu. Kaza sırasında yolda kimsenin olmaması olası bir facianın önüne geçti. Kayan aracın sahibi kaldırımda oturarak kaza yapan aracına baktı.

Görüntü Dökümü:

--------------------

Olay yerinden görüntü

Yokuştan kayan otomobil

Hasar gören araçlar

Yol kenarında oturan araç sürücüsü

Genel ve detaylar

=================================

© Copyright 2026

DHA