DHA İSTANBUL BÜLTENİ-3
DHA İSTANBUL BÜLTENİ-3
1-CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: 1 YILDA YAPTIĞIMIZ İHRACATI ARTIK 1 AYDA YAPIYORUZ
Tuğçe SEZER ODABAŞI-Ulaşcan ÖZER/İSTANBUL,(DHA)- TÜRKİYE İhracatçılar Meclisi (TİM) 33’üncü Genel Kurulu ve İhracat Şampiyonları Ödül Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha önce 300 milyon lira olan reeskont kredilerinin günlük limitini 4,5 milyar liraya yükseltmiştik. Bu defa ilave 500 milyon lira ile bu rakamı 5 milyar liraya çıkarıyoruz. Bir diğer ifadeyle, 3 yıl önce 300 milyon lira olan reeskont kredileri günlük limitini yaklaşık 17 kat artırarak 5 milyar liraya yükseltmiş oluyoruz. Tüm ihracat ailemize hayırlı olmasını diliyorum” dedi. İhracat rakamlarına da değinen Erdoğan, “Son verilere göre savunma ve havacılık ihracatı, Ocak-Mayıs döneminde yüzde 29 artışla 3 milyar 863 milyon dolar olarak gerçekleşti. Böylece savunma ihracatımızda yılın ilk 5 ayında yüzde 29,5 artış oldu. Yıllık 248 milyon dolar savunma sanayii ihracatından bugün aynı sektörde aylık 992 milyon dolar ihracat yapan seviyeye geldik. Yani 1 yılda yaptığımız ihracatı, hamdolsun, artık 1 ayda yapıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) 33’üncü Genel Kurulu ve İhracat Şampiyonları Ödül Töreni’ne katıldı. Programa Erdoğan'ın yanı sıra Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, TİM Başkanı Mustafa Gültepe ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.
‘İHRACAT, GÜNÜMÜZDE ARTIK SADECE MAL ALIP BAŞKA BİR YERE SATMAKTAN İBARET BİR FAALİYET OLMANIN ÖTESİNDEDİR’
Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye İhracatçılar Meclisimizin 33’üncü Genel Kurulu'nun ülkemiz, ekonomimiz ve ihracatçılarımız için hayırlı olmasını diliyorum. İhracatın şampiyonları olarak ödül alacak firmalarımızı ve sektör birincisi iş insanlarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum. Birazdan aktaracağımız rakamların her kuruşunun nasıl kazanıldığını, hangi zorlu mücadelelerin verildiğini, ancak bu dertle dertlenen bilir. Ticaretten gelen bir kardeşiniz olarak bu başarıların öyle kolay elde edilmediğini, azim, sabır, gayret, kabiliyet ve kararlılık gerektirdiğini çok iyi biliyorum. Özellikle ihracat, günümüzde artık sadece mal alıp başka bir yere satmaktan ibaret bir faaliyet olmanın ötesindedir. Sizler kimi zaman bir ihracatçı, kimi zaman bir gönül elçisi, kimi zaman da Türkiye'nin önüne çıkarılan engelleri aşmak için mücadele eden birer serdengeçti olarak ülkemizin yükünü omuzluyorsunuz. Bu vesileyle TİM Başkanına, yönetim kurulu üyelerine ve bugüne kadar TİM çatısı altında hizmet etmiş tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Yol, dava ve kader arkadaşları olarak gördüğüm ihracatçılarımızın daima yanında oldum, bundan sonra da yanınızda olmayı sürdüreceğim" diye konuştu.
‘TÜRKİYE İHRACATÇILAR MECLİSİ'NİN AMACI, DIŞ TİCARET FAZLASI VEREN TÜRKİYE HEDEFİNE ULAŞMAKTIR’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemizdeki 27 sektörün, 61 ihracatçı birliğini ve 140 bini aşkın ihracatçıyı çatısı altında toplayan Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin amacı, dış ticaret fazlası veren Türkiye hedefine ulaşmaktır. Dünyanın en ücra köşelerinden en rekabetçi pazarlarına kadar üzerinde Türkiye mührü taşıyan her üründe bu devasa ailenin alın teri, dinamizmi ve küresel vizyonu var. Türkiye'nin yıldan yıla artan başarı grafiği ortada. Türkiye'nin karşılaştığı çeşitli güçlüklere rağmen nereden nereye geldiğini, dünyayı takip eden, ufku ve gözleri açık herkes görebiliyor. Konjonktürel gelişmelerin gölgesinde 2025 yılında yüzde 3,6'lık büyüme ve 2026 yılının ilk çeyreğinde ise yüzde 2,5 oranında büyüme kaydettik ve kesintisiz büyüme performansımızı son 23 çeyreğe taşıdık. Küresel pazarlarda bayrağımızın dalgalanmadığı tek bir gümrük kapısı bırakmama şiarıyla gerçekleştirdiğimiz ihracattaki başarılarımız, artık milli motivasyon kaynağımız haline gelmiş bulunuyor" dedi.
'22 MAYIS TARİHİNDE GÜNLÜK İHRACATTA 2,4 MİLYAR DOLAR İLE TÜM ZAMANLARIN EN YÜKSEK DEĞERİNE ULAŞTI'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı. 2002 yılında yalnızca 36 milyar dolar olan mal ihracatımız, 2025 itibarıyla 273,3 milyar dolara yükseldi. Hizmet ihracatımız ise 2002 yılındaki 14 milyar dolardan geçen yıl 122,6 milyar dolara çıktı. Küresel mal ihracatındaki payımız binde 55'ten yüzde 1,04'e, hizmet ihracatımızdaki payımız da binde 89'dan yüzde 1,28'e ulaştı. İhracatta yakaladığımız ivme, hamdolsun 2026 yılında da kaldığı yerden devam ediyor. Mayıs ayında tatil etkisiyle dış ticaret verilerimizde geçici bir yavaşlama oldu ama 22 Mayıs tarihinde günlük ihracatta 2,4 milyar dolar ile tüm zamanların en yüksek değerine ulaştık. Tabii Türkiye'nin ihracatındaki artış sadece nicelik olarak değil, nitelik olarak da büyük bir gelişim gösteriyor. 2002 yılında 10 milyar dolar olan orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımız, 2025 yılında 112 milyar dolara yükseldi. Yıllıklandırılmış orta-yüksek ve yüksek teknolojili imalat sanayii ürünleri ihracatımız ise 114,4 milyar doları buldu” dedi.
‘ÜLKEMİZİN İHRACATINDAKİ BU HIZLI YÜKSELİŞİYLE MUKAYESE EDİLEBİLECEK PEK AZ ÖRNEK VARDIR’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu rakamlara özellikle dikkatinizi çekmek isterim. Son verilere göre savunma ve havacılık ihracatı, Ocak-Mayıs döneminde yüzde 29 artışla 3 milyar 863 milyon dolar olarak gerçekleşti. Böylece savunma ihracatımızda yılın ilk 5 ayında yüzde 29,5 artış oldu. Yıllık 248 milyon dolar savunma sanayii ihracatından bugün aynı sektörde aylık 992 milyon dolar ihracat yapan seviyeye geldik. Yani 1 yılda yaptığımız ihracatı, hamdolsun, artık 1 ayda yapıyoruz. Bu rakamlar Türkiye'nin teknoloji yoğun ürünlere olan yöneliminin bir sonucu olarak gerçekleşti ve bu payın daha da artırılmasını hedefliyoruz. Bir diğer gündemimiz ihracatımızı ülke sathına yaymaktır. Bunda da hamdolsun önemli ilerlemeler kaydettik. Ocak-Mayıs döneminde 21 ilimiz, 1 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirdi. Daha fazla ilimizi ihracatta pay sahibi kılmak için çalışmalarımız sürüyor. Şunu bir defa herkesin bilmesini temenni ediyorum. Etrafındaki onca sıkıntıya, çatışmaya, krize rağmen dünyada ülkemizin ihracatındaki bu hızlı yükselişiyle mukayese edilebilecek pek az örnek vardır” ifadelerini kullandı.
‘YENİ MEKANİZMALARLA BU BAŞARI HİKAYESİNİ DAHA DA İLERİYE TAŞIYACAĞIZ’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette buralarda durmayacağız. Mevcutla yetinmeyeceğiz. Yakın coğrafyalarda yoğunlaşan ihracat ağımızı daha uzak coğrafyalara doğru genişleterek, ihracatçımızın yeni ihtiyaçlarını karşılayacak yeni imkanlar geliştirerek, artan ihracatımızın hızına ve ihtiyaçlarına uygun finansmanı sağlayacak yeni mekanizmalarla bu başarı hikayesini daha da ileriye taşıyacağız. İnşallah bunu da 23 yıldır olduğu gibi yine sizlerle birlikte başaracağız. Limanlarımızdan kalkan gemiler, sınırlarımızdan çıkan tırlar, Türkiye'de üretilen ürünleri taşısın. Kargo uçakları iş insanlarımız için çalışsın diye üzerimize düşeni yapıyoruz. İhracatçımız için yeri geldi kendi bürokrasimizi hızlandırdık, yeri geldi diğer ülkelerle müzakere ederek engelleri kaldırdık. Ne zaman bir devlet veya hükümet başkanıyla bir araya gelsem notlarımda ihracatçılarımızın, yatırımcılarımızın talepleri hep en üst sırada yer alır. Mutlaka konuyu muhatabımla masaya yatırırım ve çözüm iradesinin ticaret yollarına yansıması için de arkadaşlarımı görevlendiririm. Daha sonra da bu görevlerin takibini çok sıkı bir şekilde yaparım. Diğer ülke liderleri de bizim bu tutumumuzu bildikleri için iş insanlarımıza kapılarını açmış, Türk iş dünyasını bağırlarına basmışlardır. Serbest ticaret anlaşmalarından tercihli ticaret anlaşmalarına, yatırımların karşılıklı teşvikinden çifte vergilendirmenin önlenmesine kadar sizleri teşvik edecek her türlü hukuki altyapıyı kurduk, kuruyoruz” diye konuştu.
‘BANKAMIZIN KREDİ VE SİGORTA DESTEĞİ BU YILIN İLK 5 AYINDA YÜZDE 31 ARTIŞLA 26 MİLYAR DOLARA ULAŞTI’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle uzak ülkelerle ihracatımızı 2028 yılına kadar 50 milyar dolara ulaştırmayı hedefliyoruz. Ciddi potansiyel barındıran İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin toplam ihracatımızdaki payını ise yüzde 30 seviyesine çıkarmak için çalışıyoruz. Diğer taraftan taşımayı kolaylaştırmak için dijitalleşmenin tüm imkanlarını kullanarak gümrük süreçlerimizi sürekli hızlandırıyoruz. Ayrıca finansman araçlarının çeşitlendirilmesi ve erişilebilirliğinin artırılması için önemli adımlar atıyoruz. Türk Eximbank ve Türk Ticaret Bankası ve İhracatı Geliştirme Anonim Şirketi eliyle ihracat menzilimizi genişletecek destekleri kesintisiz sağlıyoruz. Eximbank'ın sermayesini 13,8 milyar liradan 100 milyar liraya çıkardık. Bankamızın kredi ve sigorta desteği bu yılın ilk 5 ayında yüzde 31 artışla 26 milyar dolara ulaştı. İnşallah yılsonunda bankamız, 60 milyar dolarlık destekle rekor kırar. Öte yandan, faaliyetlerine yakın zamanda başlayan Türk Ticaret Bankası, 2025 yılında ihracatçılarımıza 76,3 milyar lira finansman desteği verdi” dedi.
‘MERKEZ BANKAMIZIN KULLANDIRDIĞI REESKONT KREDİLERİ SON 1 YILDA 1 TRİLYON 300 MİLYAR LİRA OLDU’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İhracatı geliştirme A. Ş. ise 2025 yılı sonu itibarıyla, ihracatçılarımızın 228 milyar liralık kredisiyle 200 milyar lira değerinde kefalet sağladı. Merkez Bankamızın kullandırdığı reeskont kredileri son 1 yılda 1 trilyon 300 milyar lira oldu. Öte yandan, başta Avrupa pazarı olmak üzere küresel pazarların içinde bulunduğu olumsuz atmosfer sebebiyle yaşanan zorlukların farkındayız. Özellikle bu güçleri aşmanıza yardımcı olmak gayesiyle ihracatçılarımıza döviz dönüşüm desteği sunuyor, üretim ve rekabet güçlerini destekliyoruz. Bu vesileyle sevindirici bir haberi sizlerle paylaşmak istiyorum. Biliyorsunuz, daha önce 300 milyon lira olan reeskont kredilerinin günlük limitini 4,5 milyar liraya yükseltmiştik. Bu defa ilave 500 milyon lira ile bu rakamı 5 milyar liraya çıkarıyoruz. Bir diğer ifadeyle, 3 yıl önce 300 milyon lira olan reeskont kredileri günlük limitini yaklaşık 17 kat artırarak 5 milyar liraya yükseltmiş oluyoruz. Tüm ihracat ailemize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
‘DEVLET, ÖZEL SEKTÖR EL ELE ÜLKEMİZİN İHRACAT ÇITASINI ÇOK DAHA YÜKSEKLERE ÇIKARACAĞIZ’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizdeki her türlü siyasi, ekonomik, sosyal gerilim elbette bizi de etkiliyor, etkileyecektir. Ancak Türkiye, dünün kendi içine kapanık Türkiye'si de değildir. Artık her alanda dünya ile bütünleşmiş, göz hizasında ilişkiler kurma kabiliyeti kazanmış, büyük devletlerin saygı duyduğu bir Türkiye var. Küresel krizlerle her yüzleşmemizi siyasi ve ekonomik kazanımlara dönüştürecek bir yaklaşımla hareket ederek ihracatçılarımızla birlikte yeni fırsatlara ve yeni kıtalara doğru ilerleyeceğimiz bir döneme giriyoruz. Devlet, özel sektör el ele vererek inşallah bu yeni dönemde ülkemizin ihracat çıtasını çok daha yükseklere çıkaracağız. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum” ifadelerini kullandı.
10 FİRMA TEMSİLCİSİNE ÖDÜL VERİLDİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımcılara hitabı öncesinde açıklanan 2025 yılı ihracat şampiyonları, ödüllerini Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin elinden aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da konuşmasının ardından, kendi alanlarında ihracat şampiyonu olan 10 firmanın temsilcilerine ödüllerini verdi. Program TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye takdimi ve ödül alan firma yöneticileriyle hatıra fotoğrafının ardından sona erdi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
----------
-Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması
===========
2-BAKAN ÇİFTÇİ: GEÇİCİ KORUMA KAPSAMINDAKİ YABANCILARA ÇALIŞMA İZNİ MUAFİYETİ GETİRİLDİ
İSTANBUL, (DHA)- İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle göç konulu istişare ve değerlendirme toplantısında bir araya geldi. Göç yönetiminin geleceği, Suriye’deki yeni gelişmeler ve atılan yapısal adımların ele alındığı toplantıda konuşan Bakan Çiftçi, Türkiye’nin göç politikasının güvenlik ile insanlık, hukuk ile merhamet dengesi üzerine kurulduğunu vurguladı. Suriye’de yaşanan rejim değişikliğinin ardından gönüllü geri dönüşlerin hızlandığını belirten Bakan Çiftçi ayrıca, kayıtlı istihdamı desteklemek amacıyla geçici koruma kapsamındaki yabancılara çalışma izni muafiyeti getirildiğini açıkladı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve ilgili kurum yöneticileriyle İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünde bir araya gelerek göç konulu bir istişare ve değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi.
‘ENSAR VE MUHACİR KARDEŞLİK HUKUKU BİZLERE YOL GÖSTERMEKTEDİR’
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde geliştirilen göç yönetimi anlayışının temelinde; güvenlik ile insanlık, hukuk ile merhamet arasında kurulan bir dengenin olduğunu kaydeden Bakan Çiftçi, insani ve manevi değerlerin altını çizerek “Peygamber Efendimizin hicret sırasında Ensar ile Muhacir arasında kurduğu kardeşlik hukuku, bugün de bizlere yol göstermektedir. Elbette devletler sınırlarını koruyacak, kamu düzenini sağlayacak ve göç yönetimini kurallar çerçevesinde yürütecektir. Ancak bütün bunlar yapılırken insan onuru, kardeşlik hukuku ve mazlumun hakkı asla göz ardı edilemez. Türkiye’nin son 15 yılda ortaya koyduğu duruş tam da budur” dedi.
‘GÖÇÜ BİR KRİZ ALANI DEĞİL, STRATEJİK BİR FIRSAT ALANI OLARAK DEĞERLENDİRİYORUZ’
Göç yönetimine geniş bir perspektiften baktıklarını belirten Bakan Çiftçi, “Göç yönetimimiz; sınır güvenliğinden uluslararası korumaya, düzensiz göçle mücadeleden gönüllü geri dönüşlere kadar geniş bir perspektifle yürütülmektedir. Bir taraftan düzensiz göç ve insan kaçakçılığıyla mücadele ederken, diğer taraftan nitelikli iş gücü, yatırımcılar, uluslararası öğrenciler ve bilim insanları için süreçleri kolaylaştırıyoruz. Göçü bir kriz alanı olarak değil; doğru yönetildiğinde bilgi, üretim, yatırım ve insan kaynağı bakımından stratejik bir fırsat alanı olarak değerlendiriyoruz” diye konuştu.
‘GÖNÜLLÜ GERİ DÖNÜŞ YAPAN SURİYELİ SAYISI 1 MİLYON 434 BİNİ AŞTI’
8 Aralık 2024 tarihinde sonra yaşanan sürece değinen İçişleri Bakanı Çiftçi, “Suriyeli kardeşlerimizin ülkelerine gönüllü geri dönüşlerini hızlandırmıştır. 2016 yılından bu yana gönüllü geri dönüş yapanların sayısı ise 1 milyon 434 bini aşmıştır. Bugün ülkemizde geçici koruma kapsamında bulunan Suriyeli sayısı 2 milyon 259 bindir. Bunun yaklaşık üçte biri Türkiye’de doğmuştur. Bu durum, göç meselesinin artık sadece geçici bir nüfus hareketi değil; uzun vadeli sosyal ve demografik boyutları olan bir mesele olarak ele alınmasını gerekli kılmaktadır” ifadelerini kullandı.
‘SURİYELİLERİN KAYITLI İSTİHDAMINI ÖNEMSİYORUZ’
Bakan Çiftçi, “Suriye’de ortaya çıkan yeni şartlar çerçevesinde; gönüllü geri dönüş süreçlerini, geçici koruma uygulamasının geleceğini ve düzenli göç mekanizmalarını kapsamlı şekilde değerlendiriyoruz. Ülkemizde tüm yabancılar gibi Suriyelilerin de kayıtlı istihdamını önemsiyoruz. Bu anlamda, Suriyelilerin karşıladığı iş gücü ihtiyacını da dikkate alarak çalışma izni alma zorunluluğunu kaldırdık ve geçici koruma kapsamındaki yabancılara çalışma izni muafiyeti getirdik” dedi.
‘GELECEĞİN GÖÇ POLİTİKALARINI BİRLİKTE ŞEKİLLENDİRECEĞİZ’
Konuşmasında sivil toplum kuruluşlarının önemine değinen İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, “Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun önemli hedeflerinden biri bölgemizde barışın, istikrarın ve adaletin güçlenmesine katkı sunmaktır. Devletimizin tecrübesiyle, milletimizin vicdanını ve sivil toplumumuzun birikimini bir araya getirerek geleceğin göç politikalarını birlikte şekillendireceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.
Görüntü Dökümü:
------------------
-Bakan Mustafa Çiftçi’nin konuşması
-Genel görüntüler
=============
3-BAKAN TEKİN: KENDİ ALTYAPIMIZI ÜRETEN MODELLER GELİŞTİRDİK
Gülseren KARAPINAR-Fırat ALKIZ/İSTANBUL,(DHA)- İSTANBUL'da düzenlenen 7'nci Türkiye Eğitim Teknolojileri Zirvesi ve Fuarı’nda konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Türkiye olarak kendi altyapımızı, yazılımımızı ve içeriğini üreten modeller geliştirdik. Bu modellerimizi de bu salonda bulunan bütün dostlarımızla paylaşmaya hazırız. Evlatlarımızın yarın hangi araçlarla karşılaşacağını bugünden bütünüyle kestiremeyebiliriz. Fakat onları çağın imkanlarından faydalandırırken kendi aklını ve iradesini koruyacak, elindeki gücü başkasının hakkını gözeterek kullanacak bir anlayışla yetiştirebiliriz" dedi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 7’nci Türkiye Eğitim Teknolojileri Zirvesi ve Fuarı’na (TETZ 2026) katıldı. Zirveye Bakan Tekin’in yanı sıra İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda kişi katıldı. Eğitim teknolojileri alanındaki gelişmelerin ele alındığı zirvede konuşan Bakan Tekin, dijital dönüşüm sürecinde eğitim teknolojilerinin önemine dikkat çekti. Eğitim teknolojileri alanında Türkiye'nin vizyonunu küresel paydaşlarla buluşturmayı hedefleyen zirve kapsamında gerçekleştirilecek 'Bakanlar Oturumu', 20'den fazla ülkenin eğitim bakanlıklarını bir araya getirerek eğitim sistemlerine teknolojinin entegrasyonu konusunda stratejik fikir alışverişine zemin hazırlayacak.
'KABİLİYETİNİ SORUMLULUK DUYGUSUYLA DENGELEYEN BİR NESİL YETİŞTİRMEK İSTİYORUZ'
Zirvede konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Bu yıl 7’ncisini organize ediyoruz Türk Eğitim Teknolojileri Zirvesi'ni ve her geçen gün dünyadaki önemli adreslerden birisi haline dönüşüyor. Bu yıl temamızı, ‘Dijital Çağda İnsan Yetiştirmek’ üzerine planladık. Yapay zekanın bilginin üretiminden öğrenme süreçlerine, ölçme ve değerlendirmeden eğitim yönetimine kadar uzanan geniş bir sahayı hepimizin bildiği gibi yeniden tanımladığı bir döneme girdik. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adıyla öğretim programlarımızı geçtiğimiz yıl revize ettik. Bu kapsamda hazırladığımız her içeriği kendi medeniyet tasavvuru muzun sahip olduğu eğitim, kültür ve değerlerin içerisinden geçirmeye çaba sarf ettik. Evlatlarımızın dünyayla temasını daraltmak yerine o teması kendi kimlikleriyle kurabilecekleri bir zemin hazırlamaya çaba sarf ettik. Onlara, karşılaştıkları her yeniliği tartabilecekleri bir ölçü, kendi sözlerini kurabilecekleri bir dil, değişen şartlar içinde yönlerini kaybetmeyecekleri sağlam bir şahsiyet kazandırmaya çaba sarf ettik. Bu şahsiyetin dijital dünyada da korunması çocuklarımızın mahremiyetine ve verilerine sahip çıkmayı da gerektiriyor. Çünkü onların çevrim içi ortamda bıraktığı her iz ilgilerine, kabiliyetlerine, alışkanlıklarına ve hayatlarına dair bize emanet edilmiş mahrem birer bilgidir. Bu emaneti başka ellerin tasarrufuna bırakmak evlatlarımızı, farkında olmadan kendi hayatının öznesi olmaktan çıkarıp işlenen bir veriye dönüştürmek demektir. O emaneti kendi topraklarımızda, kendi denetimimiz altında tutmak; kurduğumuz her sistemin omurgasını yerli ve milli bir altyapı üzerine örmek, çocuklarımızın hakkını ve mahremiyetini koruma sorumluluğumuzun en temel gerekçesidir. Mahremiyetten kültürel aidiyete kadar bütün tercihlerimizin ardında aynı insan tasavvuru var. Biz, çağın imkanlarına hakim olan, bilgisini vicdanıyla, gücünü merhametiyle, kabiliyetini sorumluluk duygusuyla dengeleyen bir nesil yetiştirmek istiyoruz. Köküne bağlı kaldığı kadar başkasının hakkına saygı duyan, farklılıklarla birlikte yaşamayı bilen, elindeki gücü adaletle kullanan bir insan; kısacası, iyi insan" dedi.
‘YAPAY ZEKA İMKANLARINDAN FAYDALANABİLDİĞİMİZ EĞİTİM-ÖĞRETİM ORTAMINI SAĞLADIK’
Bakan Tekin, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimiz, yazdığımız her satırdaki koddan, dünyanın eğitim masalarında ülkemizi temsil ettiğimiz eğitim diplomasisine kadar attığımız her adımda bu gayeyi gözetmeye çaba sarf ettik. Çağın bütün imkanlarını insanın gelişimine ve insanlığın hayrına sunarken teknolojiyi büyütmekle beraber onu taşıyacak, onu yönetecek ve doğru istikamete sevk edecek insanı da yetiştirmek istiyoruz. Bizler bu çabayla eğitim-öğretim süreçlerinde hayata geçirdiğimiz, başta FATİH Projesi olmak üzere ardından takip eden bütün yapay zeka uygulamalarında bu hassasiyetle hareket etmeye çaba sarf ettik. Ve şu anda okullarımızın tamamında internet erişimi, etkileşimli tahtalarla ders yapabildiğimiz ve yapay zeka imkanlarından çokça faydalanabildiğimiz bir eğitim-öğretim ortamını da sağlamış durumdayız. Bugün gönül rahatlığıyla, bu anlattığımız tablonun arkasında çeyrek asra yayılan kesintisiz bir eğitim-öğretimi yüceltme iradesinin olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde AK Parti hükümetleri eğitimi bir devlet politikası olmanın ötesinde bir dava olarak gördü. Bütçeden en büyük payı eğitime ayırdı. Bir okula ulaşan internet hattından bir sınıfta kurulan akıllı tahtaya kadar her yatırımın, yatırımımızın arkasında dimdik durmak kolay olmadı şüphesiz. Eğer bu kararlılık olmasaydı biraz önce bahsettiğim şeylerin Türkiye'de hayata geçirilmesi mümkün olmayacaktı” diye konuştu.
‘TÜRKİYE, KENDİ İMKANLARIYLA KURDUĞU DİJİTAL SİSTEMLER SAYESİNDE 18 MİLYONDAN FAZLA ÖĞRENCİSİNİ ÖĞRETMENLERİYLE BULUŞTURDU’
Bakan Tekin, “Eğitimde teknolojilerin kullanımı kadar, eğitimde fiziki kapasitenin, derslik sayısının, öğretmen sayısının yeterli hale getirilmesi de kuşkusuz çok önemli. Türkiye bu anlamda son 22 yılda devrim niteliğinde işler yaptı ve şu anda derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen sayısı başına düşen öğrenci sayısı gibi referanslar açısından uluslararası göstergelerin üzerine çıkmış durumda. Ben bu vesileyle, ‘Önce çocuklarımızın geleceği’ diyerek eğitimi yıllardır devletimizin en büyük önceliği haline getiren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a eğitim ailemiz adına şükranlarımı sunuyorum. Bu büyük seferberliğe emek veren herkese, özellikle de öğretmen arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum, Allah kendilerinden razı olsun. Türkiye'nin eğitim teknolojileri alanında kurduğu bu güçlü kapasite, bugün kendi sınırlarının ötesine uzanan bir birikime dönüşmüş durumdadır. OECD ülkeleri arasında okullarına teknolojik altyapı sağlama bakımından en üst sıralarda yer almamız, yıllar boyunca attığımız adımların ulaştığı seviyeyi gösteriyor. Dünyanın pek çok ülkesi eğitimin devamını sağlamakta zorlanırken Türkiye, EBA başta olmak üzere kendi imkanlarıyla kurduğu dijital sistemler sayesinde 18 milyondan fazla öğrencisini öğretmenleriyle buluşturmayı sürdürdü. O gün eğitimin kesintiye uğramasını önleyen bu kapasitemiz, bugün öğrenmeyi zenginleştiren, öğretmenlerimizin elini güçlendiren bir kalıcı eser haline dönüştü” dedi.
‘4’ÜNCÜ SINIF MATEMATİK ALANINDA PUANINI EN FAZLA YÜKSELTEN ÜLKE TÜRKİYE OLDU’
Bakan Tekin, “Uluslararası araştırmalar da eğitim sistemimizde yıllar içinde sağlanan bu ilerlemeyi açıkça ortaya koyuyor: PISA 2022: OECD genelinde matematik ve fen puanları gerilerken; Türkiye, fen bilimlerindeki puanını artırdı, matematikteki seviyesini korudu. TIMSS 2023: 4’üncü sınıf matematik alanında puanını en fazla yükselten ülke Türkiye oldu. 4’üncü sınıf fen bilimlerinde bütün ülkeler arasında 4'üncü, OECD ülkeleri arasında ise 2'nci sıraya geldik. 8’inci sınıf düzeyinde de matematik ve fen bilimlerinde puanını en fazla artıran ülkelerden bir tanesi olduk. Sahip olduğumuz bu tecrübeyi dostlarımızla da paylaşıyoruz. Türkiye olarak kendi altyapımızı, yazılımımızı ve içeriğini üreten modeller geliştirdik. Bu modellerimizi de bu salonda bulunan bütün dostlarımızla paylaşmaya hazırız. Evlatlarımızın yarın hangi araçlarla karşılaşacağını bugünden bütünüyle kestiremeyebiliriz. Fakat onları çağın imkanlarından faydalandırırken kendi aklını ve iradesini koruyacak, elindeki gücü başkasının hakkını gözeterek kullanacak bir anlayışla yetiştirebiliriz. Bu sorumluluk sadece Milli Eğitim Bakanlıklarıyla da sınırlı değil kuşkusuz. Ailelerin, üniversitelerin, sivil toplum örgütlerinin ve bugün bu toplantının konusu olan teknoloji geliştiren bütün kesimlerin aynı hassasiyette bulunması zorunludur” ifadelerini kullandı. (DHA)
============
4-BAKAN KURUM: TÜRK FİNANS SEKTÖRÜNÜN DİSİPLİNİ, TECRÜBESİ VE KURUMSAL KAPASİTESİ EN BÜYÜK GÜCÜMÜZ OLACAK
İSTANBUL,(DHA)- COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB), COP31 Başkanlığı’nın finansal alandaki iş ortağı olduğunu açıkladı.
İstanbul’da Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Toplantısı’na katılan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye’nin COP31 ev sahipliği sürecine ve eylem gündemine ilişkin bilgilendirme yaptı. COP31 Başkanlığı’nın ‘Uygulama COP’u hedefini anlatan Bakan Kurum, bu noktada finans sektörünün iklim eylemi için hayata geçirilmesi gereken yeşil dönüşümü yük değil; yeni fırsatların kapısını aralayacak stratejik bir imkan olarak görmesi gerektiğine vurgu yaptı. Bakan Kurum, TBB yöneticileri ile istişarelerde bulundu.
'BANKACILIK VE FİNANS SEKTÖRÜYLE ÖNEMLİ BİR KARAR ALDIK'
Toplantının ardından sanal medya hesabından paylaşım yapan Bakan Kurum, TBB’nin, COP31 Başkanlığı’nın finansal alandaki iş ortağı olduğunu duyurdu. Bakan Kurum mesajında şu ifadelere yer verdi: "Ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştireceğimiz COP31 sürecine ilişkin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu ile bir araya geldik. İklim eylemi için kritik rolü olan bankacılık ve finans sektörüyle eş güdüm içinde hareket etme noktasında önemli bir karar aldık. Türkiye Bankalar Birliği bu süreçte COP31 Başkanlığımızın finansal alandaki iş ortağı oldu. Özellikle yeşil dönüşüm alanında Türk finans sektörünün disiplini, tecrübesi ve kurumsal kapasitesi en büyük gücümüz olacak" dedi. (DHA)
==============
5-BAKAN BAYRAKTAR, BULGARİSTAN ENERJİ BAKANI PETROVA İLE GÖRÜŞTÜ
İSTANBUL,(DHA)- ENERJİ ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Bulgaristan Enerji Bakanı Iva Petrova ile İstanbul'da bir araya geldi.
Görüşmeye ilişkin sanal medya hesabından açıklamada bulunan Bakan Bayraktar, "İstanbul’da, Bulgaristan Enerji Bakanı, değerli mevkidaşım Sayın Iva Petrova ile bir görüşme gerçekleştirdik. Görüşmemizde, ülkelerimiz arasındaki doğal gaz ticareti, elektrik ve doğal gaz enterkonneksiyonlarımızın daha da güçlendirilmesi ile Karadeniz bölgesindeki potansiyel iş birliği imkânlarını ele aldık. Sadece ülkelerimiz için değil, Güneydoğu Avrupa’nın da arz güvenliğine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bu stratejik enerji ortaklığını derinleştirerek köklü bağlarımızı çok daha ileri bir noktaya taşımayı amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı. (DHA)
===========
6-BÖCEK AİLESİNİN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN DAVADA İLAÇLAMA FİRMASI SAHİBİ VE OĞLUNA 18 YIL HAPİS CEZASI
Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA) -ALMANYA'dan tatil için geldikleri İstanbul'da 'zehirlenme' şüphesiyle hastaneye kaldırılan, tedavi gördükleri sırada hayatını kaybeden Kadir Muhammet Böcek (6), Masal Böcek (3), anne Çiğdem Böcek ile baba Servet Böcek'in ölümüne ilişkin açılan davada karar açıklandı. Mahkeme heyeti, ilaçlama firmasının sahibi Zeki Kışı ile Serkan Kışı'nın 18'er yıl, otel sahibi Hakan Oğlak'ı 13 yıl 4 ay ve ilaçlamayı yapan Doğan Caferoğlu'nu 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına çarptırdı. Tutuksuz sanıklar otel çalışanları Muhammad Moeen Ud In Chıshtı’nın ve Rustemshea Batyrov hakkında ise beraat kararı verildi.
Almanya'dan 9 Kasım 2025'te İstanbul'a gelerek 13 Kasım 2025'de zehirlenme' şüphesiyle hastanede tedavi altına alınan, ardından hayatını kaybeden Kadir Muhammet Böcek (6), Masal Böcek (3), anne Çiğdem Böcek ile baba Servet Böcek'in ölümüne ilişkin 4’ü tutuklu 6 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşması İstanbul 30. Ağır Ceza görüldü. Duruşmada tutuklu sanıklar tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu.
‘SİZ TOPRAK ÖPMEK NEDİR BİLİR MİSİNİZ?’
Çiğdem Böcek’in annesi Aysu Çelik, “Çocuğum için adalet sağlamanızı istiyorum. Benim çocuklarımın ne suçu vardı? Zehirlediniz. Vicdanınız nasıl rahat sizin? Benim damadım çok iyi bir adamdı. Söyleseydiniz başka otele giderdi. Benim kızım sağ olsaydı İzmir’e gelecekti. Gereken cezayı almalarını istiyorum. Onlar geri gelmeyecek. Bu acıyı hiçbir şey dindiremeyecek. Nasıl kıydınız? Değdi mi? Bize ‘Burayı ilaçladık’ deyip geri gönderebilirdiniz. Benim damadım sizden para da talep etmezdi. Benim kızımın doğum günü için buraya gelmişlerdi. Üç cenaze çıkardım. Biz yandık. Bizimkisinin telafisi yok. Başkası yanmasın. Bir annenin gözyaşını dindirin. Bunları serbest bırakmayın. Çocuğuma, ‘İlaçlama yaptık’ diyebilirdiniz. Siz toprak öpmek nasıldır biliyor musunuz? Adaletinize sığınıyorum. Bir annenin içindeki acıyı bilemezsiniz” dedi.
‘TEK DİLEĞİMİZ EN YÜKSEK CEZAYI ALMALARI’
Servet Böcek’in babası Yılmaz Böcek, “Bu karşınızda oturan zanlılar dört kişiyi öldürdü. Bu insanlar 10 sene ceza da alsa acımızı dindirmeyecek. Tek dileğimiz en yüksek cezayı almaları. İçeride yattıkları her gün bizim çektiğimiz acıyı çeksinler. Dilerim daha beter olsunlar” dedi. Tutuksuz sanık Rustemsha Batyrov, “Geçen duruşmada söylediğim şeylerin aynısını tekrar ediyorum. Beraatimi talep ediyorum. Vefat eden ailenin yakınlarına da başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı. Tutuksuz sanık resepsiyon görevlisi Muhammed Moeen Ud Din Chishti, “Vefat eden ailenin mekanı cennet olsun. Yakınlarına başsağlığı diliyorum. Beraatimi istiyorum” dedi.
‘AİLENİN İLAÇLAMADAN VEFAT ETTİĞİNİ DÜŞÜNMÜYORUM’
Tutuklu sanık otel sahibi Hakan Oğlak, “Hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diliyorum. Çok üzgünüm. Savcılıkta ve geçen duruşmada da söylediğim gibi, keşke benim canıma gelseydi de onlara gelmeseydi. Çok üzgünüm. Yaşadığım sağlık problemleri nedeniyle otele çok sık gidip gelemiyordum. İlaçlama benim bilgim ve onayım dahilinde yapıldı. Halil Duran’a sordum, ‘Ne yapmamız gerekir?’ diye. Bana ilaçlamadan sonra birkaç gün otele girilmemesi gerektiğini söyledi. Ben de iki gün bekledim ve oteli havalandırdım. Olayda hangi ilacın kullanıldığını bilmiyorum. Biz, DSS İlaçlama’nın söylediği tüm tedbirleri yerine getirdik. 101 numaralı odada yapılan ilaçlamanın 202 numaralı odayı etkilemesi mümkün değildir. Ben ailenin ilaçlamadan dolayı vefat ettiğini düşünmüyorum. Otelde kalan başka kimseye de bir şey olmadı. Kendini sertifikalı olarak gösteren DSS İlaçlama firmasının sertifikası olmadığından haberim yoktu. Nereden bilebilirdim? Bacağımdaki yaralar çok ciddi. Cezaevinde tedavi olamıyorum. Tedavi olamazsam, aksi takdirde bacağımı kesmek zorunda kalacaklar” dedi.
‘OLAY YERİ İNCELEME EKİPLERİ GAZ KOKUSU ALDIĞINI SÖYLEMİYOR’
Tutuklu sanık Serkan Kışı, “Aileye başsağlığı diliyorum. İlaçlamadan olmadığını düşünüyoruz. Adli Tıp raporları aleyhimize gözüküyor. Bilirkişi raporları ve Adli Tıp Kurumu raporlarında çelişkiler var. Servet Bey’in ifadeleri var. Midyecinin eşkalini tarif ediyor ama bu olay hiç değerlendirilmiyor. Ama o gün midye yiyen kimse zehirlenmemiş. Olay varsayımlarla değerlendiriliyor, o yüzden ben de varsayımlarla devam edeyim. Mesela midyeci midyeleri satamamış ve ertesi güne kalmış, belki de o yüzden zehirlendi. Gıda zehirlenmesinden oluşan bir bakteri dördünün de bedeninde var. Adli Tıp raporu, kendini olay yeri inceleme raporlarına dayandırıyor. Alüminyum fosfit çok ciddi gaz kokusu yayan bir madde ancak Servet Bey hiçbir gaz kokusu aldığını söylemiyor. Aksine midyeden zehirlendiğini söylüyor. Hatta olay yeri inceleme ekipleri de gaz kokusu aldığını söylemiyor. Olay yeri inceleme ekipleri yarım saat sonra odaya gidiyor; pencerenin kapalı, perdelerin çekili olduğu odada herhangi bir koku tespit edilmediği rapor ediliyor. İlaçlamaya bağlı bir koku da alınamadığı belirtiliyor. AFAD’ın gaz ölçümünde de herhangi bir bulguya rastlanmıyor. Dört kişinin öldüğü bir ilaçtan bahsediyoruz. Ankara’da yıllar önce 4 yaşında bir çocuk bu gazdan vefat etti. Dört gün boyunca gaz kokusunu binadan tahliye etmeye çalıştılar. Otel işletmesinin ilaçlamaya karşı gerekli önlemleri alması gerekirdi. DSS İlaç Firması hakkında Şikayetvar’da yalnızca bir şikayet bulunuyor; o da ‘İlaç ismini sordum, söylemediler’ şeklindedir. Savunmamı yaparken aynı zamanda babamın da savunmasını yapmak istiyorum. 2022 yılında yapılan ilaçlama, 1000 metrekarelik bir Kur’an kursunda gerçekleştirilmiştir. Böcek ailesinin kaldığı oda ise 20 metrekaredir. Ben ise olay günü uzaktaydım. Bu nedenle bilinçli taksirle yargılanamam. Böcek ailesi, otel sahibi tarafından aynı odada kalmaya devam ettirilmiştir. Resepsiyon görevlisi kapıyı kilitleyip ayrılmıştır. 2-3 saat boyunca otelin kapısının kilitli kalması kabul edilemez. Bu nedenle beraatimi talep ediyorum.” dedi.
AVUKATTAN KARAN BEBEK SORUSU
Avukat, Serkan Kışı’ya, “Karan bebek öldükten sonra neden devam ettiniz?” sorusunu yöneltti. Kışı ise cevaben, “Karan bebeğin ilaçlamadan öldüğünü bilmiyorduk.” dedi. Tutuklu sanık DSS ilaçlama firması sahibi Zeki Kışı ise, “Beraatimi talep ediyorum” dedi.
18 YIL HAPİS CEZASI
Mahkeme heyeti kararını açıkladı. Kararda, otel çalışanları Moeen Ud In Chıshtı ile Rustemshea Batyrov’un beraatine hükmedildi. Otel sahibi Hakan Oğlak’ın suçun unsurlarının sabit olduğu gerekçesiyle 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan 13 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verildi. İlaçlama firması sahibi Zeki Kışı ile oğlu Serkan Kışı'nın 18’er yıl, ilaçlama yapan çalışan Doğan Caferoğlu’nun ise 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına mahkum edilmesine hükmedildi. Mahkeme ayrıca Halil Duran hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. (DHA)
==============
7-BÖCEK AİLESİNİN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN GÖRÜLEN DURUŞMANIN ARDINDAN ANNE AYSU ÇELİK AÇIKLAMALARDA BULUNDU
Ayşe GÜREL/İSTANBUL,(DHA)- ALMANYA'dan tatil için geldikleri İstanbul'da 'zehirlenme' şüphesiyle hastaneye kaldırılan, tedavi gördükleri sırada hayatını kaybeden Kadir Muhammet Böcek (6), Masal Böcek (3), anne Çiğdem Böcek ile baba Servet Böcek'in ölümüne ilişkin açılan davada karar açıklandı. Mahkeme heyeti, ilaçlama firmasının sahibi Zeki Kışı ile Serkan Kışı'nın 18'er yıl, otel sahibi Hakan Oğlak'ı 13 yıl 4 ay ve ilaçlamayı yapan Doğan Caferoğlu'nu 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına çarptırdı. Duruşmanın ardından açıklamalarda bulunan anne Aysu Çelik, "18 yıl benim evladımı geri getirir mi? Masalımı bana geri verebilir mi 18 yıl? Ben bu karara razı değilim. Benim çocuğum sağlık lisesi okudu, mesleğini yaptırmadılar. Vatanım çocuğumu koruyamadı. Almanya’ya çocuğumu sağ salim gönderdim. Onlar bana çocuğumun cenazesini verdiler" dedi.
Almanya'dan 9 Kasım 2025'te İstanbul'a gelerek 13 Kasım 2025'de zehirlenme' şüphesiyle hastanede tedavi altına alınan, ardından hayatını kaybeden Kadir Muhammet Böcek (6), Masal Böcek (3), anne Çiğdem Böcek ile baba Servet Böcek'in ölümüne ilişkin 4’ü tutuklu 6 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşması İstanbul 30. Ağır Ceza görüldü. Duruşmada tutuklu sanıklar tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu.
18 YIL HAPİS CEZASI
Mahkeme heyeti kararını açıkladı. Kararda, otel çalışanları Moeen Ud In Chıshtı ile Rustemshea Batyrov’un beraatine hükmedildi. Otel sahibi Hakan Oğlak’ın suçun unsurlarının sabit olduğu gerekçesiyle 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan 13 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verildi. İlaçlama firması sahibi Zeki Kışı ile oğlu Serkan Kışı'nın 18’er yıl, ilaçlama yapan çalışan Doğan Caferoğlu’nun ise 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına mahkum edilmesine hükmedildi. Mahkeme ayrıca Halil Duran hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.
‘KARARA İTİRAZ EDİYORUM’
Çiğdem Böcek’in annesi Aysu Çelik duruşmadan sonra yaptığı açıklamada, "18 yıl benim evladımı geri getirir mi? Masalımı bana geri verebilir mi 18 yıl? Ben bu karara razı değilim. Benim çocuğum sağlık lisesi okudu, mesleğini yaptırmadılar. Vatanım çocuğumu koruyamadı. Almanya’ya çocuğumu sağ salim gönderdim. Onlar bana çocuğumun cenazesini verdiler. Ben yüksek adalete güvenmiyorum, verdiği karara itiraz ediyorum” dedi.
‘KARARI YETERLİ BULMUYORUZ’
Ailenin avukatı Yaşar Balcı ise, “Söz konusu ceza birleştirildi, taksir olarak değerlendirildi. Mahkeme, vefat sayısı 4 olduğu için ve firmanın daha önce de böyle eylemleri olduğu için alt sınırdan uzaklaştı, 18 yıl hapis kararı verdi. Fakat biz bu kararı yeterli bulmuyoruz. Cezanın daha yüksek olması gerekiyor çünkü kasta varan bir eylem var. Defaatle aynı işlemi yapan firma söz konusu olduğundan dolayı biz bu kararı istinafa taşıyacağız. Kararla ilgili yasal yollara başvuracağız. Bu işin peşini bırakmayacağız. Aynı zamanda sağlık çalışanlarıyla ilgili de yasal süreç devam ediyor. Bu sürecin de takipçisiyiz” dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------
-Aysu Çelik'in açıklamaları
-Avukat Yaşar Balcı'nın açıklamaları
===========
8- ATLAS ÇAĞLAYAN'IN AİLESİNİ TEHDİT DAVASINDA KARAR AÇIKLANDI; 3 SANIĞA HAPİS CEZASI
Ceren KÜP / İSTANBUL, (DHA) - GÜNGÖREN'de öldürülen Atlas Çağlayan'ın (16) ailesine yönelik tehdit mesajları gönderilmesine ilişkin, 1’i çocuk 9 sanığın yargılandığı davada karar verildi. Mahkeme sanık Ömer Faruk Ay hakkında 'Birden fazla kişi ile birlikte, kendini tanınmayacak hale koyarak ve suç örgütünün oluşturdukları korkutucu güçten yararlanmak suretiyle tehdit’ suçundan 5 yıl hapis cezası verirken, 'Suça Sürüklenen Çocuk' Y.T hakkında 3 yıl 4 ay hapis cezasına hükmetti. Ömer Can Özdoğan ise ‘Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek ve yaymak’ suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Güngören'de 14 Ocak'ta E.Ç. tarafından bıçaklanarak öldürülen Atlas Çağlayan'ın ölümünün ardından ailesine yönelik tehdit mesajları gönderdiği belirlenen 1’i çocuk 9 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması Bakırköy 19'uncu Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
KARAR AÇIKLANDI
Duruşmada alınan savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Ömer Faruk Ay hakkında ‘Birden fazla kişi ile birlikte, kendini tanınmayacak hale koyarak ve suç örgütünün oluşturdukları korkutucu güçten yararlanmak suretiyle tehdit’ suçundan 5 yıl hapis cezasına, aynı suçtan 'Suça Sürüklenen Çocuk ') Y.T hakkında ise 3 yıl 4 ay hapis cezasına hükmetti. Mahkeme Alaa Faisal hakkında, ‘Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme’ suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezası verirken hükmün açıklanmasının geride bırakılmasına hükmetti. ‘Yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçundan ise beraatine karar verdi. Ömer Can Özdoğan hakkında ‘Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek ve yaymak’ suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası verildi. ‘Kişinin hatırasına alenen hakaret’ suçundan önce 11 ay 20 gün hapis cezası verilirken ardından bu suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi. Mahkeme, Burak Türk hakkında ise ‘Suç işlemeye alenen tahrik’ suçundan 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırken cezada hükmün açıklanması geri bırakıldı.
4 SANIK BERAAT ETTİ
Sanıklar Abdulsamet Erdoğan ve Ferhat Karadağ hakkında, ‘Kendini tanınmayacak hale koyarak birden fazla kişi ile birlikte tehdit’ suçundan, Ömer Can Derin hakkında ‘Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit’ suçundan, Sevgi Timur hakkında ‘Birden fazla kişi ile birlikte, kendini tanınmayacak hale koyarak ve var olan suç örgütünün oluşturdukları korkutucu güçten yararlanmak suretiyle tehdit’ suçundan beraat etti. (DHA)
Görüntü Dökümü:
--------
ARŞİV
============
9-GÜNGÖREN'DE BOŞANMA AŞAMASINDAKİ EŞİ İLE BALDIZINI BIÇAKLAYAN ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Emre KURT/İSTANBUL, (DHA)- GÜNGÖREN'de boşanma aşamasındaki eşi ile baldızını parkta bıçakla yaralayan İ.G.(38), polis ekipleri tarafından yakalandı. Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece 'Kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hastaneye kaldırılan yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.
Olay, 21 Haziran günü saat 19.30 sıralarında Güneştepe Mahallesi'nde bulunan bir parkta meydana geldi. İddiaya göre, İ.G. boşanma aşamasındaki eşi A.G.(33) ile eşinin ablası B.Z.'yi (49) bilinmeyen nedenle bıçakla yaraladı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine acil sağlık ve polis ekipleri geldi. Sağlık ekiplerinin kontrollerinde olayda yaralandığı belirlenen 2 kişi ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.
TUTUKLANDI
Olayın ardından kaçan İ.G. polis ekipleri tarafından yakalandı. Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece 'Kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------
-Olayın meydana geldiği park
=============
10-ERHAN KARAAL'IN KAÇIRILMASINA İLİŞKİN 10 ŞÜPHELİYE TUTUKLAMA TALEBİ
Hasan YILDIRIM / İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 10 şüpheli, adliyeye getirildi. Savcılıkta ifadeleri tamamlanan şüpheliler tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.
Maltepe'de 17 Haziran Çarşamba günü saat 21.00 sıralarında evinin önünden kaçırılan İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal’ın kaçırılmasına ilişki yapılan ikinci operasyonda gözaltına alınan 10 şüpheli Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği’ndeki işlemlerinin ardından bu sabah saatlerinde getirildi. İlk operasyonda gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklanırken, 6'sı hakkında ise adli kontrol kararı verilmişti.
10 ŞÜPHELİYE TUTUKLAMA TALEBİ
Savcılıktaki ifade işlemleri tamamlanan 10 şüpheli, 'Yağma' suçundan tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi. (DHA)
(AKTÜEL)
Görüntü Dökümü:
----------------
-Şüphelilerin şubeden çıkışı
-Genel ve detaylar
============
11-ERHAN KARAAL'IN ARACINA TAKİP CİHAZININ TAKILDIĞI ANLARIN GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI
Ali AKSOYER- Ayşe GÜREL/İSTANBUL,(DHA)- İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın aracına şüphelilerin takip cihazı taktığı anların görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, eski İBB çalışanı S.U.'nın beyaz renkli bir otomobille Karaal'ın evinin önüne geldiği ve park halindeki araca takip cihazı taktığı görüldü.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında ilk etapta gözaltına alınan 12 kişiden 6’sı tutuklanırken, 6 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Sürdürülen çalışmalar sonucu yapılan ikinci dalga operasyonda gözaltına alınan 10 kişi ise işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.
CİHAZ OLAYDAN 4 GÜN ÖNCE TAKILMIŞ
Çevredeki güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, eski İBB çalışanı S.U.'nın beyaz renkli bir otomobille Karaal'ın evinin önüne geldiği ve park halindeki araca takip cihazı taktığı anlar yer aldı. Yapılan incelemelerde takip cihazının kaçırılma olayından 4 gün önce takıldığı tespit edildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-------
(Güvenlik kamerası)
-Şüphelinin araçla gelmesi
-Takip cihazı yerleştirmesi
==============
12- EYÜPSULTAN'DA GÖLETE DÜŞEN OTOMOBİLİN SÜRÜCÜSÜ KAZANIN ARDINDAN KAÇTI
Emre KURT- Kenan YILMAZ/İSTANBUL, (DHA)- EYÜPSULTAN'da sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil önce yol kenarındaki sazlık alana savruldu, ardından gölete düştü. Otomobilde ve gölette yapılan aramalarda kimse bulunmazken, sürücünün olay yerinden kaçtığı öğrenildi.
Kaza, saat 05.00 sıralarında Göktürk Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği 34 DOM 640 plakalı otomobil önce yol kenarındaki sazlık alana savruldu, ardından devrilerek gölete düştü. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, acil sağlık, polis ve su altı arama ekipleri geldi. Ekiplerin çalışmalarında gölette ve araçta kimse bulunamadı. Otomobil, vinç yardımıyla bulunduğu yerden çıkarılarak çekiciye yüklendi. Araçta yapılan aramalarda 2 adet cep telefonu bulundu. Kazanın ardından sürücünün olay yerinden kaçtığı öğrenilirken, polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------
-Göletteki arama çalışmaları
-Otomobilin göletten çıkarılması
-Otomobilde bulunanlar
-Genel ve detaylar
===========
13-ÇEKMEKÖY'DE AYT SINAVINDA YAPAY ZEKA UYGULAMASIYLA KOPYA ÇEKERKEN YAKALANAN ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Esra GÜNTEPE / İSTANBUL, (DHA)- ÇEKMEKÖY'de Alan Yeterlilik Testi (AYT) sınavına cep telefonunu sokan Mustafa Eren K.(20), yapay zeka uygulamasını kullanarak kopya çekmeye çalışırken, görevlilerce yakalandı. Gözaltına alınan şüpheli emniyetteki ifadesinde suçunu itiraf etti. Mustafa Eren K., ifadesinde "Sınava tek başına gelmem ve okula giriş yaptığım sırada bırakabileceğim bir yer bulamadığım için telefonumu sessize alıp şortumun içine koyarak sınava girdim. Sınav başladıktan sonra telefonla soruların fotoğrafını çekip yapay zeka uygulamasında cevapları aratmak aklıma geldi. Bu amaçla telefonumu çıkarttım ve AYT Fen soru kitapçığının 37 ve 39'uncu sayfalarının fotoğrafını çektim" dedi.
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı tarafından 21 Haziran'da gerçekleştirilen AYT sınavı sırasında, Çekmeköy'de sınava giren Mustafa Eren K., içeri cep telefonu ile girerek yapay zeka uygulamasıyla kopya çekmeyi denedi. Sınav süresinin bitmesinin ardından salondan çıkarken görevliler tarafından durdurulan şüphelinin üzerinde cep telefonu ele geçirildi. Olaya ilişkin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan Mustafa Eren K., çıkarıldığı mahkemece 'Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanuna muhalefet' suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan şüphelinin emniyetteki ifadesi ortaya çıktı.
'BİR ANLIK GAFLETE DÜŞEREK BÖYLE BİR GİRİŞİMİM OLDU'
Mustafa Eren K. ifadesinde, "Sınava tek başına gelmem ve okula giriş yaptığım sırada bırakabileceğim bir yer bulamadığım için telefonumu sessize alıp şortumun içine koyarak sınava girdim. Sınav başladıktan sonra telefonla soruların fotoğrafını çekip yapay zeka uygulamasında cevapları aratmak aklıma geldi. Bu amaçla telefonumu çıkarttım ve AYT Fen soru kitapçığının 37 ve 39'uncu sayfalarının fotoğrafını çektim. Ancak sınav salonunda 2 görevli olması nedeniyle telefonu daha fazla kullanmaya çekindim ve cebime koyarak soruları çözmeye devam ettim. Sınav süresi bittikten sonra salondan çıkmak için ayağa kalktığımda salon görevlileri 'Seni aramamız gerekiyor' diyerek beklememi istediler. Bende bir müddet sınıfta bekledim. Sınav görevlisi beni aldı ve binada bulunan polis memurlarının yanına götürdü. Orada yapılan üst aramamda cep telefonunu buldular. Beni gerekli işlemlerin ardından polis merkezine götürdüler. Sınava girerken telefonu yanımda götürme amacım kesinlikle kopya çekmek değildi. Ancak sınav sırasında bir anlık gaflete düşerek böyle bir girişimim oldu. Sınav sorularının fotoğrafını kesinlikle hiçbir yerde veya hiçbir kişiyle paylaşmadım" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----
(Güvenlik kamerası)
-Şüphelinin sınava girişi
-Fotoğraflı görüntü
=============
14-İSTANBUL HAVALİMANI’NDA OKULLARIN KAPANMASIYLA TATİL YOĞUNLUĞU BAŞLADI
İbrahim YILDIZ/İSTANBUL, (DHA)- 2025-2026 eğitim-öğretim yılının sona ermesiyle birlikte, tatili memleketlerinde veya yurt dışında geçirmek isteyen aileler ve çocukları İstanbul Havalimanı’nda yoğunluk oluşturdu.
2025-2026 eğitim ve öğretim döneminin tamamlanmasıyla öğrenciler için yaz tatili dönemi başladı. Tatilin başlamasıyla İstanbul Havalimanı'nda öğle saatlerinden itibaren özellikle iç hatlar terminalinde hareketlilik arttı. Çocuklarıyla memleketlerine veya tatil beldelerine gitmek isteyenler İstanbul Havalimanı'nda yoğunluk oluşturdu. Tatilini İstanbul dışında geçirmek isteyen yolcular dolayısıyla check-in kontuarları ve güvenlik noktalarında zaman zaman kuyruk oluştu. Yoğunluk nedeniyle önlem alan İstanbul Havalimanı işletmecisi İGA ekipleri havalimanı girişinde ve terminalde yolcuları yönlendirdi.
'BU SENE EĞİTİM HAYATI GÜZEL GEÇTİ'
Çocuklarıyla birlikte tatil için Antalya’ya giden Reyhan Gülüm, "Çocuklar bugün karneyi aldılar, biz bugün biraz da telaşlıyız. Kuzenim evleniyor, hem böyle mezuniyeti hızlıca yapıp, şimdi de hızlıca Antalya’ya gidiyoruz. Bir hafta orada tatilimiz var ananeleri ile vakit geçirecekler. Denize gireceğiz, kumda oynayacağız biraz yılın yorgunluğunu atacağız. Bir veli olarak bu sene eğitim hayatı gayet güzel geçti. Çocuklar yoruluyor ama tatlı yorgunluk" dedi.
ÇOCUKLARIN TATİL MUTLULUĞU
Çocuklardan Emin ve Sinan Gülüm kardeşler ise, "Karnelerimiz çok iyiydi. Sürekli sınav yaptılar çok yorulduk. Şimdi tatile gidiyoruz. Ananemizi özledik, orada denize gireceğiz" dediler. Şeyma ve Yusuf Kaan kardeşler ise, Kıbrıs’a tatile gittiklerini ifade ederek, "Tatilde dinlenmeyi düşünüyoruz. Denize gireceğiz oyunlar oynayacağız" diye ifade ettiler.
Görüntü Dökümü:
-------------------
-Terminalden görüntüler
-Pasaport kontrol noktasından görüntüler
-Yolcularla röp.
-Detay görüntüler
===============
15-VENEZUELA'YA YARDIM EKİPLERİNİ TAŞIYACAK 2 UÇAK İSTANBUL'DAN UĞURLANDI
Özgür EREN / İSTANBUL, (DHA)- Venezuela’da meydana gelen depremlerin ardından AFAD, arama kurtarma ve insani yardım ekiplerini taşıyan uçağın deprem bölgesine gideceğini duyurdu. Ekipleri taşıyan askeri kargo uçağı İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan Venezuela’ya gitmek için kalkış yaptı.
AFET ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Venezuela'da meydana gelen depremlerin ardından yardım ekiplerinin gönderileceğini duyurmuştu. Bölgeye gönderilecek ekipleri taşıyan askeri kargo uçağı bugün İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan kalktı. AFAD, UMKE ekipleri ve araçlar havalimanından Venezuela’ya gitmek için yola çıktı.
Havalimanında açıklama yapan AFAD İstanbul İl Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, "Şu anda burada, Türkiye'nin Venezuela'ya insani yardım ve arama kurtarma ekiplerini yolcu etmek üzere toplanmış bulunmaktayız. Hepimizin bildiği üzere, dün Türkiye saati ile 01.04 ve 01.05'te meydana gelen 7.4 ve 7.5 büyüklüğündeki depremlerin ardından Venezuela'nın Yaracuy bölgesinde meydana gelen depremlerin ardından AFAD Başkanlığımız haberi aldıktan sonra Dışişleri Bakanlığımız, Milli Savunma Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımız ve Cumhurbaşkanlığı Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğümüzle irtibat sağlayarak gerekli hazırlıkları yapmaya başlamıştır. Genelkurmay Başkanlığımızla yapılan görüşme neticesinde, arkamızda görmüş olduğunuz A400M tipi bir uçak, askeri nakliye uçağı bize tahsis edilerek ekiplerimiz hazırlığa başlamıştır. Şu anda arkamızda gördüğünüz ekipte 37 kişilik İstanbul, İzmir ve Denizli AFAD arama kurtarma ve insani yardım personeli, Sağlık Bakanlığımızdan 6 kişilik UMKE ekibi, Kızılay, Türk Kızılayından 2 kişilik insani yardım ekibi, 2 tane arama kurtarma köpeğimiz, 2 tane tam donanımlı arama kurtarma aracımızla birlikte yola çıkmak üzere hazırlanmış bulunmaktayız. Şu anda yine Genelkurmay Başkanlığımız tarafından bir başka benzer uçak tahsis edilerek İnsani Yardım Tugayından 21 kişilik bir ekip de askeriyemizden bölgeye ulaşacaktır. Şu anda Dışişleri Bakanlığımız ve Venezuela Büyükelçiliğimizle irtibatımız sürmektedir. Gerektiği takdirde ilave ekipman, personel desteği de verilecektir" dedi.
'UZUN YILLARDAN BERİ DÜNYADA EN ÇOK İNSANİ YARDIM YAPAN ÜLKENİN DE TÜRKİYE OLDUĞUNU GURURLA SÖYLEMEKTEYİZ'
Haluk Özener, "Birkaç not daha ilave etmek istiyorum. Hepimizin bildiği üzere ülkemiz, Gazze'de yaşanan insanlık dramı başta olmak üzere Suriye, Pakistan, Afganistan gibi ülkeler başta olmak üzere sadece 2026 yılında 11 tane ülkeye insani yardım operasyonu gerçekleştirdi. Bu sayı 2025'te 16'ydı. Bu tarz insani yardımlarımız sürekli devam etmektedir. Bununla birlikte de sadece insani yardım değil, dünya üzerinde meydana gelen doğa kaynaklı veya insan kaynaklı afetlerde de Japonya, Haiti, El Salvador gibi, Arnavutluk, Bosna Hersek gibi ülkelerde meydana gelen afetlere de arama kurtarma ekipleri olarak yardıma gitmekteyiz. Son söz olarak şunu söylemek istiyorum. Küresel insani yardım raporlarına göre gayri safi milli hasılasına göre uzun yıllardan beri dünyada en çok insani yardım yapan ülkenin de Türkiye olduğunu gururla söylemekteyiz. Dediğimiz gibi birazdan arkadaşlarımızı yolcu edeceğiz. Hepsine hem hayırlı yolculuklar diliyorum hem de başarılar diliyorum. Büyük bir özveri ve fedakarlıkla oraya gidiyorlar. Bununla birlikte birçok sivil toplum kuruluşumuz arama kurtarma ekiplerimizle şu anda hazır bir şekilde haber gelmesini bekliyorlar. Herhangi bir talep olduğu zaman onları da devreye alacağız. Şimdiden başarılar diliyorum, hayırlı yolculuklar diliyorum. Kazasız belasız gitsinler diliyorum. Sizler de sağ olun, var olun. Çok teşekkürler" ifadelerini kullandı.
Görüntü Dökümü:
------------------
-Havalimanı'ndan görüntü
-Ekipleri taşıyan uçak
-Ekipmanların uçağa taşınması
-Ekiplerin uçağa binmesi
-Araçların yüklenmesi
-Köpeklerden görüntü
-AFAD İstanbul İl Başkanı açıklama
-Uçağın hareket etmesi ve havalanması
-Genel görüntüler
============
16-BEYKOZ’DA TRAFİKTE TARTIŞTIĞI SÜRÜCÜNÜN MOTOSİKLETİNE ÇARPIP KAÇTI
Mert ORDU/İSTANBUL, (DHA)- BEYKOZ'da ani dönüş yapan motosiklet sürücüsü, kendisine tepki gösteren motosikletliyle tartıştı. Tartışmanın ardından küfür eden saldırgan sürücü, motosiklete çarptıktan sonra olay yerinden kaçtı. O anlar kask kamerasına yansıdı.
Olay, dün öğle saatlerinde Değirmendere Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, yolda ilerleyen motosiklet sürücüsünün yanından hızla geçen başka bir motosikletli, kısa bir süre sonra aniden dönüş yaptı. Arkadan gelen motosiklet sürücüsü ise kornaya basarak tepki gösterdi. İki sürücü arasında çıkan sözlü tartışma sırasında saldırgan, küfür ederek motosiklete çarptıktan sonra olay yerinden uzaklaştı. Yaşananlar, motosiklet sürücüsünün kask kamerasına yansıdı. Görüntülerde, iki sürücü arasında yaşanan tartışma ile saldırganın motosiklete çarpıp kaçtığı anlar yer aldı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
----------
(Kask kamerası)
Tartışma anı
Motosikletlinin vurup uzaklaşması