DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 3
DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 3
1-CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİMİZİN BAŞARIYA ULAŞMASIYLA İÇERİDE VE DIŞARIDA YENİ BİR HİKAYE YAZMAYA BAŞLAYACAĞIZ
Tuğçe SEZER ODABAŞI-Ulaşcan ÖZER/İSTANBUL,(DHA) - Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ), Kurmay Subaylar Mezuniyet Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye'nin güvenliğini kimseye emanet edemez, milli güvenliğimizden asla taviz veremeyiz. Dolayısıyla, hem milli güvenliğimizi eksiksiz biçimde tahkim etmek, hem de bunu hukuk, meşruiyet ve demokrasi içinde yapmak mecburiyetindeyiz. Bunun için, her fırsatta söylediğim gibi, iç kalemizi sağlam tutacağız. Türkiye Yüzyılı hedeflerimize doğru yol alırken, 86 milyon olarak kardeş ve kaderdaş olduğumuzu hiçbir zaman unutmayacağız. Özellikle ülkemizi yaklaşık yarım asırlık bir sorundan kurtarmak amacıyla yürüttüğümüz ‘Terörsüz Türkiye’ sürecimizin başarıya ulaşmasıyla inşallah içeride ve dışarıda yeni bir hikaye yazmaya başlayacağız” dedi.
Milli Savunma Üniversitesinin (MSÜ) 16'ncı Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi ile Kuvvet Harp Enstitüleri 8'inci Dönem Komuta ve Kurmay Eğitimi'nin mezuniyet töreni MSÜ Yenilevent Kampüsü'nde bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Törene ayrıca Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ile MSÜ Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, mezun kurmay subaylar ve aileleri katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda MSÜ Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu bir konuşma ile İHA merkezleri, hava savunma laboratuvarları, simülatör projelerinin yer aldığı bir sunum gerçekleştirdi.
MEZUNLAR DİPLOMALARINI CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN ELİNDEN ALDI
Mezunlar adına ve misafir askeri personel adına yapılan konuşmaların ardından dönem birincileri tarafından yaş kütüğüne plaket çakıldı. Eğitimini birincilikle bitiren kurmay subaylar diplomalarını Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinden aldı. İkincilikle bitiren kurmay subaylara ise diplomalarını Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler taktim etti. Üçüncülükle bitiren kurmay subaylar diplomalarını Azerbaycan Savunma Bakanı Org. Zahir Hasanov’un elinden alırken dördüncülere İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi diplomalarını teslim etti. Genelkurmay Başkanı Selçuk Bayraktaroğlu ise 5’incilikle mezun olan kurmay subayların diplomalarını taktim etti.
Mezun öğrencilere de diplomalarının verilmesinin ardından Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de bir konuşma gerçekleştirdi.
‘TÜM SUBAYLARIMIZI AYRI AYRI TEBRİK EDİYORUM’
Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kurmaylık eğitimlerini başarıyla tamamlayan subaylarımızın mezuniyet merasiminde sizlerle beraber olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Bugün, 125'i dost ve kardeş ülkelerden gelen misafir askeri personel olmak üzere toplam 301 subayımızın gurur gününe iştirak ediyor, mezuniyet sevinçlerini paylaşıyoruz. Dereceye girenlerle birlikte 16’ncı Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi ile 8’inci Dönem Kuvvet Harp Enstitüleri Komuta ve Kurmay Eğitimlerini neticelendiren tüm subaylarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum. Biraz önce diplomalarını alan subaylarımız, kurmay unvanıyla, farklı kademelerde Türk Silahlı Kuvvetlerimize, devletimize ve milletimize yüksek bir vazife şuuruyla inşallah hizmet edeceklerdir. Türk ordusunun tarih boyunca dünya ölçeğinde temayüz etmiş en güçlü vasıflarından biri olan kurmay akla, bilgi ve kabiliyetleriyle öyle inanıyorum ki en güçlü katkıları yapacaklardır. Kurmay subaylarımıza yeni vazifelerinde şimdiden üstün muvaffakiyetler temenni ediyor, Cenab-ı Allah ayağınıza taş değdirmesin, sizleri her türlü tehdit ve tehlikeden emin ve muhafaza eylesin diyorum” diye konuştu.
‘MİLLETİMİZİN HUZUR VE SELAMETİ İÇİN CAN VEREN ŞEHİTLERİMİZİN TAMAMINI RAHMETLE YAD EDİYORUM’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada modern, kapsamlı ve nitelikli eğitimler alan misafir askerlerimizi de aynı şekilde canıgönülden kutluyor, üstlenecekleri görevlerle ülkelerimiz arasındaki dostluk, dayanışma ve iş birliklerini daha da geliştireceklerine yürekten inanıyorum. Son olarak subaylarımızı hem kuramsal çerçevede hem de uygulama zemininde titizlikle eğiten, bilgi ve deneyimleriyle genç kurmaylarımızı teçhiz eden komutan ve hocalarımıza da takdir ve tebriklerimi iletiyorum. Bu vesileyle devletimizin bekası, ülkemizin güvenliği, milletimizin huzur ve selameti için can veren şehitlerimizin tamamını rahmetle yad ediyorum. Merhum Nurettin Topçu'nun ifadesiyle, ‘Şehit, bir fertte barınan milletin ruhu, bir millet iradesidir ki bir vücudun gömüldüğü yerden bize ebedi hayat gönderir, bize ebediyeti kazandırır.' Türk milletine ebediyeti kazandıran milletimizin hürriyet abideleri, devletimizin ebed-müddet nişaneleri olan aziz şehitlerimiz, destanlaşan mücadeleleri ve hatıralarıyla yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir. Ay yıldızlı al bayrağımızda temerküz eden milli ve mukaddes değerlerimiz uğruna canlarını ortaya koyan gazilerimize şükranlarımı sunuyor, hepsine hayırlı ve bereketli ömürler diliyorum. Bugün mezun ettiğimiz kurmay subaylarımızın ülkemizde, bölgemizde ve sınırlarımızın ötesinde ifa edecekleri görevlerle şehit ve gazilerimizin emanetini layıkıyla taşıyacaklarından hiçbir şüphe duymuyorum” ifadelerini kullandı.
‘ÜNİVERSİTEMİZ, BÜNYESİNDEKİ 7 ENSTİTÜ, 3 HARP OKULU İLE GENÇ YÜREKLERİ ÜLKEMİZE KAZANDIRIYOR’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Temmuz'da, yani 20 gün sonra, Milli Savunma Üniversitemizin 10'uncu kuruluş yıl dönümünü idrak edeceğiz. Şunu en başında ve özellikle ifade etmek isterim, 10 yıl gibi kısa sürede Milli Savunma Üniversitemiz, küresel ölçekte yıldızı parlayan en seçkin eğitim kurumlarımızdan biri haline gelmiştir. Vatanına, milletine, devletine aşkla bağlı, donanımlı, vicdanlı, öz güven ve sorumluluk sahibi subay ve astsubayların yetiştiği bu ocak, milletimizin iftihar kaynağıdır. Savunma, güvenlik ve stratejik gibi alanlarda yürüttüğü araştırmalarla, ulusal ve uluslararası yayın, rapor ve danışmanlık faaliyetleriyle; askeri harekat ortamı ve askeri kültürün gelişimine yönelik doktrinel çözümleriyle üniversitemiz, hayati bir misyonu yerine getirmektedir. Milli Savunma Üniversitemiz, bünyesindeki 7 enstitü, 3 harp okulu, 4 astsubay meslek yüksekokulu ve yabancı diller yüksekokulu ile bir yandan milli iradeyi hareket noktası olarak belirleyen vatan ve millet sevdalısı genç yürekleri ülkemize kazandırırken, diğer yandan askeri bilimler müktesebatımızın daha da derinleşmesinde başrolü üstleniyor. Bunun için değerli rektörümüzün ve yöneticilerimizin şahsında Milli Savunma Üniversitemizin sivil, asker eğitimci kadrosunu, bu ailenin tüm mensuplarını tebrik ediyor, başarılarının daim olmasını diliyorum. Hükümet olarak kurulduğu günden beri üniversitemizin yanında olduk. Subay ve astsubaylarımızın daha yüksek standartlarda, daha iyi şartlarda eğitim alabilmeleri için fiziki ve teknik altyapı başta olmak üzere ihtiyaçları karşılama noktasında ayrı bir hassasiyet taşıdık. Bundan sonra da Milli Savunma Üniversitemizin daha da güçlenmesi için ne gerekiyorsa yapacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyor, üniversitemizin 10'uncu kuruluş yıl dönümünün Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ve aziz milletimiz için şimdiden hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” dedi.
‘BU YENİ ORTAM, PLANLAMAYLA BİRLİKTE SEVK VE İDAREYİ DE HER ZAMANKİNDEN DAHA KRİTİK HALE GETİRMİŞTİR’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mevcut jeostratejik keskin değişimlerin istisna olmaktan çıkıp sıradanlaştığı bir dönemi yaşıyoruz. Yapay zeka ve yeni teknolojiler, eğitimden sağlık ve finansa, ulaştırmadan kamu hizmetlerine hayatın her alanını, hem de çok derinden etkiliyor. Savunma ve güvenlikte ise bu dönüşümün tezahürlerini çok daha net bir şekilde gözlemliyoruz. Şu gerçeği en iyi sizler biliyorsunuz. Klasik harp ortamlarında belirleyici faktörler, kuvvet yoğunluğu ve platform sayısıydı. Günümüzde bunlara teknolojinin, enformasyonun, insansız sistemlerin, hızlı karar destek mekanizmalarının da eklendiğini görüyoruz. Savaşlar artık sadece cephelerde verilmiyor. Siber saldırılar ve dezenformasyon kampanyalarıyla birlikte yürütülüyor. Kamikaze dronlarla kritik altyapılar, enerji nakil hatları, ticaret güzergahları hedef alınıyor. İnsansız hava ve deniz araçlarının sonuca doğrudan etki ettiği, yapay zeka merkezli yazılımların harekatın seyrini değiştirdiği yeni bir denklemle karşı karşıyayız. Keşif ve gerçek zamanlı haber almanın vazgeçilmez birer kuvvet çarpanı olduğu bu yeni ortam, planlamayla birlikte sevk ve idareyi de her zamankinden daha kritik hale getirmiştir” diye konuştu.
‘SAVUNMA SANAYİİNDE YÜZDE 82 YERLİLİK ORANINA ULAŞTIK’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim. Milli Savunma Üniversitemizde yetişen subaylarımız hem planlama hem de sevk ve idare noktasında eşsiz bir performans ortaya koyuyorlar. Gazi Mustafa Kemal, tuttuğu notlardan birinde, ‘Komutanlık, çare aramaktan ibarettir, bunu da harp tarihi öğretir’ diyor. Farklı misyonlarda görüyoruz ki komutanlarımız, eşsiz zaferlerle dolu olan tarihimizden aldıkları ilhamla, harp tarihinden edindikleri bilgilerle hamdolsun yeni destanlar yazmaya devam ediyor. Biz de devlet olarak uluslararası güvenlik paradigmasının radikal bir dönüşüme uğradığı bu dönemde, yeni sistemin kutup başlarından biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Savunma sanayiinde yüzde 82 yerlilik oranına ulaştık. Geliştirdiğimiz ürünleri doğrudan sahada test ediyor, geri bildirimler ışığında sürekli yeniliyor, güncelliyoruz. Mühendislerimiz, yazılımcılarımız, teknisyenlerimiz, sektörde faaliyet gösteren 4 bine yakın firmamız, başarılarına her gün yenilerini ekliyor. Bu ekleme ile birlikte güvenlik birimlerimizi yerli ve milli ekipmanlarımızla, son teknolojiye sahip teçhizatlarımızla donatıyoruz. Bilhassa ihracatta çıtayı her geçen gün daha da yükseltiyoruz” ifadelerini kullandı.
‘SON 12 AYDA 11 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE SAVUNMA VE HAVACILIK ÜRÜNÜ İHRAÇ EDEREK YENİ BİR REKORA İMZA ATTIK’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 12 ayda 11 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ederek yeni bir rekora imza attık. Ocak-Haziran dönemi ihracatımız, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30'a yakın artışla 4 milyar 665 milyon dolara ulaştı. Sadece geçtiğimiz ay 803 milyon dolar değerinde ürün ihraç ettik. Tabii şurası da mühimdir, risk ve tehditleri doğru okuyabilen, bu sistem ve teknolojileri etkin kullanabilen, farklı platformlardan gelen verileri uygulamaya döken subaylarımız ve askerlerimiz de savunma sanayiinde yakaladığımız bu ivmeyi sahada milli kazanımlara dönüştürmektedir. Kurmay aklın üretim merkezi olan Milli Savunma Üniversitemiz ise yetiştirdiği vatan evlatlarıyla bu kazanımları sürdürülebilir kılmaktadır. Türk milleti olarak dünyada başka hiçbir milletle mukayese edilemeyecek ölçüde köklü ve zengin bir askeri birikime sahibiz. Kara Kuvvetlerimiz, iki hafta önce 2 bin 235'inci yaşını kutladı. Dünyanın en eski askeri müzesi olan Harbiye Askeri Müzesi'ni 1453'te kurmuş bir milletiz. Şunun altını özellikle çizmek durumundayım. Bakın biz, yalnızca bugünkü orduların temelini teşkil eden onlu sistemi kuran değil, aynı zamanda hilal taktiğine asıl derinliğini veren ‘yontma keser’ taktiğini ve ‘örtme’ harekatını da dünya savaş literatürüne kazandıran bir milletiz. Evcilleştirdiğimiz atları cenk meydanlarında fırtına gibi kullanarak piyade ağırlıklı savaşın konseptini biliyorsunuz, biz değiştirdik. Süvariye 360 derecelik manevra imkanı sunan üzengiyi ordu millet olarak biz icat ettik” dedi.
‘MEHTERİ, SAVAŞ ALANINDA BİRLİKLERİ YÖNLENDİREN BİR ORKESTRA OLARAK YİNE BİZ KULLANDIK’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’un fethiyle bir çağı kapatıp diğerini açarken Sultan Fatih'in döktürdüğü şahi toplarıyla, karadan yürüttüğümüz gemilerle, askeri dehamızın ışıltısıyla yeni bir destan kaleme aldık. Mehteri, savaş alanında birlikleri yönlendiren bir orkestra olarak yine biz kullandık. Daha burada sayamayacağımız birçok yeniliği harp sahasına ve sanatına biz kazandırdık. Tüm bunları yaparken toprakla birlikte gönülleri de fethettik. Gücümüzü iyilik ve adaletle, zekamızı erdem ve merhametle taçlandırdık. Bugün de aynı çizgide ilerliyor, ecdadın mirasına en güzel şekilde sahip çıkıyoruz. Gönül coğrafyamızda kanayan yaraları biz sarıyor, diyalog kanallarının açık tutulmasında öncü roller üstleniyoruz. Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Ortadoğu'dan Afrika'ya, barışın ve huzurun kalıcı hale gelebilmesi için her türlü kapıyı zorluyoruz. Aynı şekilde, mensubu olduğumuz uluslararası ittifaklarda çok güçlü varlık gösteriyoruz” diye konuştu.
‘HER FIRSATTA SÖYLEDİĞİM GİBİ, İÇ KALEMİZİ SAĞLAM TUTACAĞIZ’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biliyorsunuz, iki gün önce NATO Liderler Zirvesi'ne Ankara'da başarıyla ev sahipliği yaptık. Değişen güvenlik koşulları ekseninde ittifakın geleceğini Türkiye'de ele aldık. NATO'nun güneydoğu kanadının emanet edildiği bir ülke olarak, mevcut gündeme dair değerlendirmelerimizi müttefiklerimizle paylaştık. Ankara Zirvesi'nin bölgemizde ve dünyada barış ve istikrarın tesisine katkı sağlamasını temenni ediyorum. Son olarak burada şu hususun da altını çizmek istiyorum. Hangi teşkilata üye olursak olalım, içinde bulunduğumuz zorlu coğrafyada alnımız ak, başımız dik, bu şekilde yaşamak için güçlü olmak zorundayız. Türkiye'nin güvenliğini kimseye emanet edemez, milli güvenliğimizden asla taviz veremeyiz. Dolayısıyla, hem milli güvenliğimizi eksiksiz biçimde tahkim etmek, hem de bunu hukuk, meşruiyet ve demokrasi içinde yapmak mecburiyetindeyiz. Bunun için, her fırsatta söylediğim gibi, iç kalemizi sağlam tutacağız. Türkiye Yüzyılı hedeflerimize doğru yol alırken, 86 milyon olarak kardeş ve kaderdaş olduğumuzu hiçbir zaman unutmayacağız. Özellikle ülkemizi yaklaşık yarım asırlık bir sorundan kurtarmak amacıyla yürüttüğümüz terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasıyla inşallah içeride ve dışarıda yeni bir hikaye yazmaya başlayacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum” ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması
==========
2-CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, LİBERYA CUMHURBAŞKANI BOAKAİ İLE GÖRÜŞTÜ
Tuğçe SEZER ODABAŞI / İSTANBUL (DHA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Liberya Cumhurbaşkanı Joseph Nyuma Boakai ile İstanbul'da görüştü.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Liberya Cumhurbaşkanı Joseph Nyuma Boakai’yi Vahdettin Köşkü'nde resmi törenle karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Boakai, daha sonra ikili görüşmeye geçti. Görüşmede, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ile Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da hazır bulundu. (DHA)
Görüntü Dökümü:
----------
-Resmi törenden görüntüler
-Görüşmeden görüntüler
=============
3-CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN NURETTİN TOPÇU’YU VEFATININ 51’İNCİ YILINDA ANDI
Tuğçe SEZER ODABAŞI/İSTANBUL,(DHA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyolog, felsefeci, yazar ve öğretmen Nurettin Topçu'yu vefatının 51'inci yılında andı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanal medyada yaptığı paylaşımda, "Büyük mütefekkir, sosyolog, yazar ve öğretmen Nurettin Topçu'yu vefatının 51'inci yılında rahmetle yad ediyorum." ifadelerini kullandı. (DHA)
FOTOĞRAFLI
=============
4-BAKAN GÜRLEK, BAKIRKÖY CUMHURİYET BAŞSAVCISI DUMAN İLE GÖRÜŞTÜ
Ceren KÜP/İSTANBUL (DHA) Bakırköy Adalet Sarayı'nı ziyaret eden Adalet Bakanı Akın Gürlek, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı Barış Duman ve başsavcı vekilleriyle görüştü. Görüşmede, çıkar amaçlı suç örgütlerine yönelik yürütülen operasyonlar ele alındı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul'daki temasları kapsamında Bakırköy Adalet Sarayı'nı ziyaret etti. Bakan Gürlek'i adliye girişinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı Barış Duman ile başsavcı vekilleri karşıladı. Basın mensuplarına kapalı olarak gerçekleşen görüşme yaklaşık 1 saat sürdü. Görüşmeye, Adalet Bakan Yardımcısı Abdullah Aydoğdu'da katıldı. Görüşmede, çıkar amaçlı suç örgütlerine yönelik yürütülen operasyonlar ele alındı.Toplantıda ayrıca, idari olarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına bağlı Avrupa Yakası'ndaki Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Metris Ceza İnfaz Kurumu ve Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun personel durumu, fiziki imkanları ile duruşma salonlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. (DHA)
Görüntü Dökümü:
---------
Bakan Gürlek'in adliyeye gelişi
Başsavcı Duman'ın karşılaması
Adliyede yürümesi
Adliyeden ayrılışı
Genel ve detaylar
=============
5-15 TEMMUZ ŞEHİTLERİ İÇİN AYASOFYA-İ KEBİR CAMİİ'NDE HATİM PROGRAMI DÜZENLENDİ
Özgür EREN / İSTANBUL, (DHA)- 15 Temmuz darbe girişiminin 10'uncu yılında Ayasofya-i Kebir Camii'nde, 253 şehit anısına 253 hafızın katılımıyla hatim programı düzenlendi. Programda Kur'an-ı Kerim okunurken, şehitler için dua edildi.
İstanbul Valiliği koordinasyonunda, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile 15 Temmuz Derneğinin iş birliğinde gerçekleştirilen 'Kutlu Mabed Kutlu Vefa' programında, 15 Temmuz'un 253 şehidi adına 253 hafız tarafından okunan hatimlerin duası yapıldı. Program kapsamında Kur'an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi, şehitler için dua edildi. Programa Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya, AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, İstanbul Vali Yardımcısı Ünal Kılıçarslan, İstanbul İl Müftüsü Emrullah Tuncel, İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ömer Turan, şehit aileleri, gaziler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
'ONLARI HİÇBİR ZAMAN UNUTMADIK'
Cuma namazının ardından açıklama yapan 15 Temmuz Derneği Başkanı İsmail Hakkı Turunç, "Şunu ifade ediyoruz; gerek bize bu toprakları vatan kılan ecdadımıza gerekse onların bize bıraktığı emanete sahip çıkma sözümüzü her zaman olduğu gibi yineliyoruz. 15 Temmuz'da da bu söze sadık kalarak tüm sevdiklerini geride bırakıp hayatlarını ortaya koyan şehitlerimizi hayırla yad ediyoruz. Onları hiçbir zaman unutmadık. Bize bıraktıkları emaneti korumak adına yeri ve zamanı geldiğinde bizlerin de şehit olma arzusunu taşıdığımızı ifade ediyoruz. Ne mutlu, şehadet ruhuyla vatanına, milletine, bayrağına ve geleceğine sahip çıkan bu milletin evlatlarına. Biz bu toprakları, bu devleti ve bu bayrağı bir miras olarak değil, bir emanet olarak görüyoruz. Kültürümüzde emanete sahip çıkmak, inanan bir insanın en önemli vasıflarından biridir. Sayın Cumhurbaşkanımızın, 'Ben milletin gücünden başka bir güç tanımıyorum. Hepinizi meydanlara çağırıyorum' çağrısıyla milyonlarca insan seve seve meydanlara çıktı. Bu mücadelede 253 vatandaşımız şehit, yaklaşık 2 bin 700 vatandaşımız da gazi oldu" dedi.
'AYNI KARARLILIK VE İNANÇLA YAŞAMAYA DEVAM EDİYORUZ'
İstanbul Vali Yardımcısı Mehmet Sülün ise, "Bugün, milletin selameti ve vatanın birliği için korkmadan meydanlara inen, tankların önüne yürüyen ve bu uğurda şehit olan 253 vatandaşımızın aziz hatırasını dualarla yad etmek için Ayasofya'dayız. 253 hafızımızın okuduğu 253 hatmin duasını binlerce vatandaşımızla birlikte yaptık. Bizler de şehitlerimiz ve gazilerimiz gibi aynı kararlılık ve inançla yaşamaya devam ediyoruz. Allah bize bir daha 15 Temmuzlar yaşatmasın. Ama aynı kahramanlık ruhunu ve mücadele azmini bizden eksik etmesin" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------
(Dron)
-Programdan görüntüler
(Aktüel)
-Ayasofya Camii'nden görüntü
-Hafızlardan görüntü
-Hatim duası
-Kuranı kerim okunması
-İsmail Hakkı Turunç açıklama
-İstanbul Vali Yardımcısı Mehmet Sülün açıklaması
=============
6-KÜÇÜKÇEKMECE'DE HUSUMETLİSİNİN SİLAHLA VURDUĞU MARKET SAHİBİ YARALANDI
Vehbi DEMİR - Altunay TUGA / İSTANBUL, (DHA) - KÜÇÜKÇEKMECE'de market sahibi Suat B., husumetlisi olduğu iddia edilen kişinin silahlı saldırısına uğradı. Bacaklarına 3 kurşun isabet eden Suat B., hastaneye kaldırılırken, kaçan şüphelinin yakalanması için çalışma başlatıldı.
Olay, saat 13.15 sıralarında Cennet Mahallesi Barbaros Caddesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, market sahibi Suat B., husumetlisi olduğu değerlendirilen bir kişinin silahlı saldırısına uğradı. Saldırıda Suat B.'nin bacaklarına 3 kurşun isabet etti. Şüpheli ise yaya olarak olay yerinden kaçtı. Silah seslerini duyan çevredeki esnafın ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesini yaptığı yaralı Suat B., ambulansla hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alarak olay yerinde inceleme yaptı. Çevredeki güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye alan Küçükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kaçan şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı. Olayın ardından yaşananları çevredekiler cep telefonu kamerasıyla kaydetti.
'AYAKLARI PARÇALANMIŞ'
Esnaf Mehmet Çebi, "Ezan okunurken camiye doğru gidiyordum. O sırada 4 el silah sesi duydum. Sokakta öz yeğenlerim vardı. 'Acaba ne oldu?' diye geri döndüğümde, vuran adam tabancayla oynaya oynaya gidiyordu. Vurulan kişi ise kanlar içerisindeydi. Ayağına dört mermi isabet etmiş, ayakları parçalanmıştı. Vuran adam kaçıp gitti. Vurulan kişi benim çok yakın arkadaşım. Bakkal Suat; her gün dertleştiğim, çok değerli, çok iyi bir insandı. Şu an hastanede, yoğun bakımda" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------
(Cep Telefonu)
-Olay sonrası yaşananlar
-Ekiplerin çalışması
(Aktüel)
-Ekiplerin çalışması
-Röportaj
-Olay yerinden görüntüler
-Genel ve detay görüntüler
=============
7-ÜSKÜDAR'DA MEZARLAR TAHRİP EDİLDİ; ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Esra GÜNTEPE- Mert ORDU / İSTANBUL, (DHA)- Üsküdar'da bulunan Surp Garabed Ermeni Mezarlığı'ndaki bazı mezarları tahrip ettiği belirtilen Muharrem K., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Üsküdar Bağlarbaşı'nda bulunan Surp Garabet Ermeni Mezarlığı'ndaki bazı mezarlar tahrip edildi. 8 Temmuz'da mezarlıktaki tahribatın bildirilmesi üzerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı re'sen soruşturma başlattı. Polis ekiplerinin çalışması sonucunda şüphelinin Muharrem K. adlı kişi olduğu belirlendi. Şüpheli, dün gözaltına alındı.
TUTUKLANDI
Şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından bugün savcılığa getirildi. Muharrem K., burada ifadesinin alınmasının ardından tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi. Muharrem K., tutuklanarak cezaevine gönderildi.
'MEZARLARA ZARAR VERDİM ANCAK NASIL YAPTIĞIMI TAM HATIRLAMIYORUM'
Şüpheli Muharrem K.'nın savcılıkta verdiği ifade ortaya çıktı. Muharrem K. ifadesinde, "Çöplere Kur'an atıyorlar. Bu Kur'an'ları bu kişilerin çöpe attığını düşündüğüm için söz konusu mezarlığa girdim ve mezarlara zarar verdim. Ancak bunu nasıl yaptığımı tam hatırlamıyorum. Yanımda kimse yoktu. Herhangi bir kimse bana bunu yapmam için bir şey söylemedi. Ben buldukça bira içerim, alkol kullanırım. Sokakta yaşarım. O gün de alkol almış olabilirim, tam hatırlamıyorum. Yaptıklarımdan pişmanım. Üzerime atılı suçlamaları anlattığım şekilde kabul ediyorum" dediği öğrenildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-------------
-Mezarlıktan görüntü
-Genel görüntüler
=============
8-BEYLİKDÜZÜ’NDE YOL VERME TARTIŞMASINA OTOMOBİLDEN İNEN YOLCUYA 180 BİN LİRA CEZA
Ramazan İŞİKLİ / İSTANBUL, (DHA)- BEYLİKDÜZÜ'nde yol verme nedeniyle çıkan tartışmada otomobilden inen yolcuya 180 bin lira, kurallara uymayarak geri manevra yapan kamyon şoförüne ise 2 bin 719 lira ceza yazıldı.
Olay, 6 Temmuz'da Barış Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre caddede seyir halinde olan otomobilin sürücüsü, geri manevra yapan kamyon şoförüne korna çalarak tepki gösterdi. Bunun üzerine taraflar arasında yol verme nedeniyle tartışma çıktı. Tartışma sırasında otomobilde bulunan kadın yolcu araçtan inerek kamyon şoförüyle tartıştı. Çevrede bulunanların araya girmesiyle taraflar ayrıldı. Olay anına ait görüntülerin sanal medyada paylaşılması üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü Sanal Trafik Devriyesi ekipleri çalışma başlattı. Yapılan incelemede kamyon şoförünün Y.B., araçtan inen kadın yolcunun ise M.C.K. olduğu belirlendi. Denetimlerde M.C.K.'ye, 'trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip etmek veya bu amaçla araçtan inmek' maddesinden 180 bin lira, kamyon şoförü Y.B.'ye ise 'yönetmelikte belirtilen haller dışında geri gitmek' maddesinden 2 bin 719 lira ceza yazıldı. M.C.K. hakkında ayrıca adli işlem başlatıldığı öğrenildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
---------
(Araç kamerası-1)
-Kamyonun geri manevrası
(Araç kamerası -2)
-Kadının otomobilden indiği anlar
(Cep telefonu)
-Otomobildekilerin uzaklaşması
(Aktüel)
-Yolcunun emniyete getirilişi
-Ceza yazılması
==========
9-BAĞCILAR KAYMAKAMLIĞI’NDAN KAN BAĞIŞI KAMPANYASI
Gülseren KARAPINAR - Şevval CİNDİR / İSTANBUL, (DHA)- BAĞCILAR'da başlatılan kan bağışı kampanyasında konuşan Bağcılar Kaymakamı Abdullah Uçgun, “Kan bağışının çok kıymetli olduğunu normal zamanda anlarsak, anormal zamanlarda kan aramak zorunda kalmayız. Kızılay bizim gözbebeğimiz. Kızılay her zaman, her büyük afette ilk çadırını kuran, ilk çorbasını kaynatandır. Aynı zamanda da kan bağışı konusunda ülkemizin tek yetkili kuruluşu. Tüm hemşehrilerimizi şiddetle kan bağışında bulunmaya davet ediyoruz” dedi.
Bağcılar Kaymakamlığı koordinesinde, Türk Kızılayı iş birliğiyle Bağcılar Meydanı'nda kan bağışı kampanyası düzenlendi. Kampanya kapsamında Bağcılar Kaymakamı Abdullah Uçgun da kan bağışında bulundu. Kampanyaya yoğun ilgi gösteren ilçe sakinleri Bağcılar Meydanı'na konuşlandırılan mobil kan bağışı aracında gerekli sağlık kontrollerinden geçirilip formları doldurduktan sonra kan bağışında bulundu. Kampanya kapsamında vatandaşlara kan bağışının önemi hakkında bilgi verilirken, düzenli kan bağışının hayat kurtardığına dikkat çekildi. Kan bağışında bulunanlara termos hediye edildi. Kampanyanın 3 gün boyunca Bağcılar Meydanı'nda devam edeceği belirtildi.
‘KIZILAY KAN BAĞIŞI KONUSUNDA ÜLKEMİZİN TEK YETKİLİ KURULUŞU’
Bağcılar Kaymakamı Abdullah Uçgun, “Kan, genel olarak acil bir ihtiyaç olarak hayatımızın içinde yer alır. ‘Acil kan bağışına ihtiyaç vardır’ diye söylenir ama kan acil bir ihtiyaç değildir; kan her zaman ihtiyaçtır. Onun için tüm kıymetli hemşehrilerimizin kan bağışını ciddiyetle, önemsemesini rica ediyoruz. Çünkü acil olduğunda genelde telaşla kan aramaya çıkıyoruz. Ancak biz normal zamanda kan bağışında bulunursak, Kızılay'ın kan depoları her zaman dolu olur. O zaman da acil durumlarda kan aramak zorunda kalmayız ki genelde insanların büyük ıstırap ve dert içinde olduğu zamanlarda kana ihtiyaçları oluyor. Öyle bir zamanlarında bir de kan bulma telaşına kapılmamaları açısından tüm hemşehrilerimizin, tüm vatandaşlarımızın kan bağışını önemsemesi bizim için çok kıymetli diye düşünüyoruz. Bu nedenle de Bağcılar'ımızda 3 gün sürecek bir kan bağışı kampanyasını başlattık. 7 farklı noktada, 3 gün süreyle kan bağışı yapılabilecek. Bütün hemşehrilerimizi kan bağışına destek olmaya davet ediyoruz. Bu konuda hem Bağcılar Belediyemizin ciddi manada bir duyurma noktasında katkısı oldu; 22 mahalle muhtarımız canla başla, vatandaşlarımızın kan bağışı yapması için duyuru çalışmalarına devam ediyorlar. Ben tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. Kan bağışının çok kıymetli olduğunu normal zamanda anlarsak, anormal zamanlarda kan aramak zorunda kalmayız. Kızılay bizim gözbebeğimiz. Kızılay her zaman, her büyük afette ilk çadırını kuran, ilk çorbasını kaynatandır. Aynı zamanda da kan bağışı konusunda ülkemizin tek yetkili kuruluşu. Tüm hemşehrilerimizi şiddetle kan bağışında bulunmaya davet ediyoruz” dedi.
‘ÜLKEMİZDE HER AN KAN İHTİYACI OLABİLİYOR’
Kirazlı Mahalle Muhtarı Selçuk Gedik, “Normalde kan bağışçısıyım. Bu muhtemelen 11 ya da 12’nci oluyor. Tüm kardeşlerimizin, vatansever halkımızın kan vermesini istiyoruz. Çünkü ülkemizde her an kan ihtiyacı olabiliyor. Biliyorsunuz doğal afetler. Her an, ne zaman kan lazım olacağı belli olmaz. Kan vermelerini istiyorum vatandaşlarımızın” diye konuştu.
‘HERKESİ KAN BAĞIŞINA BEKLİYORUM’
Kan bağışında bulunan Adem Akan, “Bu, bütün herkes için geçerli bir olay. Herkese de tavsiye ederim. Hem sağlık için hem vatandaşlık için. Öyle her zaman, her sene gelirim; kanımı verir, giderim. Çocuklarım da burada, amcam da burada; ailece verir, gideriz. Seviniriz, bilmiyorum alışkanlık yaptık biz onun için. Kan veririz, illa hasta olmamıza gerek yok. Biz şu anda boştaydık, hemen geldik 'kan verelim' dedik. İlla bir hasta olmasına gerek yok, herkesi buraya kan bağışına bekliyorum” diye konuştu.
‘YARIN BİZİM DE KANA İHTİYACIMIZ OLABİLİR’
Bağışcı Arslan Sarıtaş ise, “Ben şöyle söyleyeyim; ben sık sık kan veririm. Bugün de öyle niyetlendik, kısmet burayaymış. Bizim için yarın bize de ihtiyaç olabilir. O yüzden kan vermek her zaman iyidir. İnsan vücudunda, insan vücudunda yeniler kan kendini. Kan verildiğinde eksilmiyor, daha çok artıyor. İnsan sağlığı için de iyidir bizce. Biz bugün vermesek yarın kimden alacağız kanı? Biz bugün verelim ki ihtiyacımız olduğu zaman, bir başkasının ihtiyacı olduğu zaman anında yerine ulaşsın” dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------
-Kan vermeye gelenlerden görüntüler
-Röportajar
-Genel ve detay görüntüler