DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 3
DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 3
1-BAKAN BOLAT: TÜRKİYE-SURİYE TİCARETİNDE HEDEF 10 MİLYAR DOLAR
Tuğçe SEZER ODABAŞI-Harun ŞAHBAZOĞLU / SURİYE, (DHA) - 'Türkiye-Suriye Ticaret Heyeti ve İkili İş Görüşmeleri' programında konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “Türkiye-Suriye ticaret ilişkileri de hızla gelişti. Geçen yıl toplamda yüzde 42'lik bir artışla 3 milyar 750 milyon dolara yaklaştı. Ümidimiz önümüzdeki yıl sonuna kadar 5 milyar dolarlık hedefimizi gerçekleştirip orta vadede de 10 milyar dolar ticaret hedefine ulaşmak” dedi.
Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) organizasyonuyla düzenlenen 'Türkiye-Suriye Ticaret Heyeti ve İkili İş Görüşmeleri' toplantısı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe’nin katılımıyla Suriye'nin başkenti Şam’da gerçekleştirildi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat burada Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Nidal el-Şaar ile görüştü. İki ülkenin iş dünyasından temsilcilerinin de bir araya geldiği görüşme öncesinde Bakan Bolat gazetecilere iki ülke arasındaki ticaret hacmi, gümrük kolaylıkları ve organize sanayi bölgesi (OSB) yatırımları gibi başlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘8 ARALIK 2024 TARİHİNDEN BU YANA SURİYE'DE ÇOK OLUMLU, GÜZEL GELİŞMELER OLDU’
Program açılışının ardından konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “8 Aralık 2024 tarihinde Şam'ın ve Suriye'nin kurtuluş bayramı gerçekleşti. O günden bu yana Suriye'de çok olumlu, güzel gelişmeler oldu. Toprak bütünlüğü, milli birlik, hükümetin kuruluşu, devlet mekanizmalarının işlemesi, kurumsal kapasitenin gelişmesi noktalarında önemli gelişmeler oldu. Biz de Sayın Cumhurbaşkanımızın da direktifleriyle ve her iki saygıdeğer liderin koordinasyonunda hükümetler arasında çok yakın bir iş birliği ve koordinasyon gerçekleştirdik ve gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Zaten 910 kilometre sınırımızı paylaştığımız Suriye ile akrabalık, dostluk, komşuluk, tarihi bağlarımız çok güçlüydü. Türkiye'de 3,5 milyona yakın Suriyeli kardeşlerimize uzun yıllar ev sahipliği yaptık. Bu da kardeşliğimizi ve dostluğumuzu daha da güçlendirdi. Bugün Suriye'de 3 milyonun üzerinde çok güzel Türkçe konuşan büyük bir topluluk var. Bu da iki ülke arasındaki sosyal ve ekonomik ilişkileri çok daha geliştirecek” diye konuştu.
‘NUSAYBİN-KAMIŞLI GÜMRÜK KAPI SÖZÜNÜ ALDIK’
Bakan Bolat, “Artık ekonomi, ticaret, enerji, ulaştırma, yatırımlar, müteahhitlik, yeniden inşa, ulaştırma koridorları konularına yoğunlaştık son 1,5 yılda. Suriye ile Türkiye arasındaki gümrük kapılarımızı yeniliyoruz, genişletiyoruz, modernleştiriyoruz. Aynı şekilde Suriye tarafı da bu şekilde yatırımlara başladılar. İnşallah bu yıl sonuna kadar Nusaybin-Kamışlı Gümrük Kapısı'nın açılması konusunda Suriye tarafından söz aldık. Bu hem Suriye'ye yeni bir giriş kapısı hem de Irak'a ve Körfez'e transit ticaret anlamında çok olumlu bir adım olacak. Zaten mevcut Cilvegözü, Karkamış, Öncüpınar ve Akçakale, Yayladağı gümrük kapılarımızda ticaret geçişleri, yolcu geçişleri yoğun bir şekilde yapılıyor. Bu anlamda İslahiye, Gaziantep İslahiye ve Meydan Ekbez demiryolu gümrüğünün de açılması konusunda biz üzerimize düşen görevleri yapıyoruz. Suriye tarafını da bu konuda teşvik ediyoruz. Tabii demiryolu yapımı gerektiği için Suriye tarafında, burada da önümüzdeki süreçte Suriye'nin ekonomik gelişimiyle beraber onu da birlikte başaracağız” ifadelerini kullandı.
‘GÜMRÜKLEREMİZDEKİ GEÇİŞLERİN NEREDEYSE YARISI TRANSİT TİCARET GEÇİŞLERİNE TAHSİS EDİLİR HALE GELDİ’
Bakan Bolat, “Körfez'deki gelişmelerden sonra Türkiye'den başlayıp Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerine uzanan, Türkiye'den başlayıp Suriye, Irak ve Körfez ülkelerine uzanan transit koridor çok büyük bir önem kazandı. Gümrüklerimizdeki geçişlerin neredeyse yarısı transit ticaret geçişlerine tahsis edilir hale geldi. Bu da bölge ülkelerini birbirlerine yakınlaştırıyor. Hem ticaret hem yatırım ilişkileri, ortaklıklar noktasında, ulaştırma koridorları konusunda, yani bağlantısallık gerçekleşiyor. Transit ticareti kısa bir süre önce başlatmış olmamız, bu Körfez Savaşı sırasında bölge ülkelerinin ihtiyaçları hususunda ne kadar önemli olduğunu göstermiş oldu. Bu konuda Körfez ülkeleri de Türkiye ile Suriye ile birlikte çalışmaya hazır olduklarını ifade ediyorlar. Yeni koridorlar, yeni geçiş bağlantıları yakında inşallah projelendirilip geliştirilecek” dedi.
‘TİCARETTE HEDEF ORTA VADEDE 10 MİLYAR DOLAR’
İki ülke arasındaki ticaret verilerini paylaşan Bolat, "Türkiye-Suriye ticaret ilişkileri de hızla gelişti. Geçen yıl toplamda yüzde 42'lik bir artışla 3 milyar 750 milyon dolara yaklaştı. Ümidimiz önümüzdeki yıl sonuna kadar 5 milyar dolarlık hedefimizi gerçekleştirip orta vadede de 10 milyar dolar ticaret hedefine ulaşmak. Yatırımlarda da karşılıklı olarak hızlanma var. Çünkü her iki ülke hem devlet olarak hem halklar olarak hem ekonomiler olarak birbiriyle çok entegre durumda. Bu şekilde inşallah halklarımızın ve bölgemizin refahı, ekonomik gelişimi hızlanacak. Ekonomik gelişme, ekonomik entegrasyon hızlandıkça da siyasi olarak da ve jeopolitik olarak da ittifaklarımız, ittifak ilişkilerimiz genişleyecek, gelişecek. Bu ziyaretimizin hayırlı, bereketli olmasını her iki ülke ve halkları için Allah'tan niyaz ediyorum” diye konuştu.
‘SURİYE'DEKİ SDG ÖRGÜTÜNÜN KENDİNİ FESHETMESİ TÜRKİYE VE BÖLGE ÜLKELERİ AÇISINDAN HAYIRLI GELİŞMELER’
Bolat, "Türkiye'de biliyorsunuz terörsüz Türkiye projesi çerçevesinde Türkiye Büyük Millet Meclisinden bir çerçeve yasası kısa bir süre önce 467 milletvekilimizin olumlu oyuyla kabul edildi. İnşallah kısa bir zaman sonra terör örgütünün lağvedilip silahlarını tamamen teslim edeceği bir dönem Türkiye'nin Güneydoğusu, Doğu Anadolu’su, bütün Türkiye'ye yansıyacak olumlu ekonomik bir momentum, ivme kazandıracak. Benzeri bir şekilde dün de Suriye'deki SDG örgütünün kendini feshetmesi ve Suriye ordusuna ve devlet kurumlarına bağlılıklarını ve entegrasyona gireceklerini ifade etmesi de Suriye açısından olduğu kadar Türkiye açısından da Irak, İran, bütün bölge ülkeleri açısından hayırlı gelişmeler. ABD yönetiminin de daha önce Sezar Yaptırımları Yasası'nı kaldırmıştı. Dün de Suriye'yi 47 yıl sonra teröre destek veren ülkeler listesinden çıkarmış olması Suriye'nin dış dünyayla mali bağlantıları, ekonomik ilişkileri noktasında çok önemli, olumlu gelişmeleri hızlandıracaktır. Bu hayırlı gelişmeler bölgenin inşallah hem siyasi istikrar hem toplumsal istikrar hem de ekonomik istikrar içinde gelişmesi ve büyümesi ve bölge halklarının on yıllarca sonra huzura kavuşması anlamında çok faydalı olacak. Bu iş birliği inşallah devam edecek. Biliyoruz ki bazıları bölgenin ateş içinde olmasını, halkların birbirine düşman olmasını ve bölgenin parçalanmasını arzu eden faaliyetler içindeler ama Allah'a çok şükür Türkiye başta olmak üzere yeni Suriye yönetimi ve bölge ülkelerinin liderleri arasında muhteşem bir iş birliği ve koordinasyon var. İstikrar, güven ve ekonomik gelişme hep birlikte sağlanacaktır" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------
-Protokol detay
-Salondan katılımcı detay
-Kürsü konuşmaları detay
-Bakan Bolat konuşması
==============
2-İBB'YE YÖNELİK 'YOLSUZLUK' DAVASINDA 70’İNCİ DURUŞMA DEVAM EDİYOR
Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA) - İBB’ye yönelik ‘Yolsuzluk’ davasında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 53’ü tutuklu 414 sanık, 70’inci duruşmada hakim karşısına çıktı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
‘KENDİMİ YAKARIM’
Duruşmada savunma yapan tutuksuz sanık CHP eski İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan savunmasında, “Benden rüşvet alan ya da veren çıkmaz. İBB'nin bürokratlarının birçoğu burada. Sayın Başkan da burada. Ben 27. Dönem'de 5 yıl milletvekilliği yaptım. Cumhuriyet Halk Partisi'nin Parti Meclisi üyeliğini yaptım. 10 yıla yakın Yüksek Disiplin Kurulu üyeliğini yaptım. Bir tanesi çıkıp şunu söyleyebilirse: ‘Turan Aydoğan bırakın akçeli işlerle ilgili, bize tavassutta bulundu’ burada kendimi yakarım” dedi. Asıl meselenin İmamoğlu ve Ali Kurt'a yönelik olan öfke olduğunu söyleyen Aydoğan savunmasının devamında, “Benim Sayın İmamoğlu ile 2022 yılının sonundan itibaren siyasi anlamda görüşlerim uyuşmaz hale geldi. Çok görüşmez olduk ondan sonra. Benim bu arkadaşlarımızdan o süreç içerisinde hiçbir talebim de zaten olmamıştır. Biz 2023 kurultayında Sayın İmamoğlu'yla karşı yerlerde yer aldık. O tarihten sonra da zaten hiç görüşmedik. Yani siyaseten değil, insani olarak da bir temasımızı gerektiren şey olmadı, alan oluşmadı. Bana ifadem alınırken dediler ki ‘nüfuz kullanmak’. Yahu ben nasıl nüfuz kullanayım 2024 yılında olan bir olayda? Parti meclis üyeliğim bitmiş, milletvekilliğim bitmiş, Sayın İmamoğlu'yla siyaseten karşı karşıya gelmişim. Nasıl olacak ben nüfuz kullanacağım? Yazıktır ya. Allah'ınızı severseniz bizi bu dertten kurtarın ya! Ben adam gibi milletvekilliği yaptım Sayın Hâkimim. Sizin nezdinizde açılmış olan bu dava bana ayak bağıdır şu anda. Beni bu ayak bağından lütfen kurtarın. Bizler bu ülkeye lazımız. Yazık etmeyin bizlere. Bizlerden kolay yetişmiyor” dedi.
‘BEN FİKRİ HÜR BİR GAZETECİYİM, KİMSEDEN EMİR TALİMAT ALMADIM’
Savunma yapan tutuksuz sanık gazeteci Şaban Sevinç elden para alarak finanse edilmesiyle suçlandığını söyleyerek “39 yıldır gazetecilik yapıyorum. Hayatım boyunca hep legal sınırlarda kaldım. Hiçbir yasa dışı oluşum, örgüt faaliyeti içinde olmadım. Türkiye'nin bütün siyasetçileri hakkında defalarca, onlarca kez, yüzlerce kez haberler yapmışımdır. İlk defa başıma böyle bir şey geliyor. Şimdi yani ben fikri hür bir gazeteciyim. Hayatım boyunca hiç kimseden emir ve talimat almadım. Hele ki hani belli bir çıkar karşılığı, para karşılığı şu haberi yap, bu haberi yap gibi böyle kimse cesaret edemez” dedi. Sevinç, Gizli tanık İlke'nin 9-10 gazeteciyle birlikte benim de adımı vererek elden para alıyorlar dediği Emrah Bağdatlı'yı hayatımda tanımam. Bilmiyorum, hiç görmedim, hiç karşılaşmadım. Nitekim iddianamede de Emrah Bağdatlı ile benim tanıştığıma ilişkin hiçbir somut bir şey yok. Bu soruşturma başladıktan sonra ben Emrah Bağdatlı'nın adını duydum. Dolayısıyla bu iddia tamamen yalandır, gerçek dışıdır ve iftiradır” dedi. (DHA)
==============
3-ARNAVUTKÖY'DE 4 YAŞINDAKİ EDİZ DEVRİLEN FUTBOL KALESİNİN ALTINDA KALDI: ÇOCUĞUM SÜRÜKLENEREK GETİRİLDİ
Canan İLARSLAN – Taylan ERGÜN - Ataberk KURT / İSTANBUL, (DHA)- ARNAVUTKÖY’de oyun oynamak için okul bahçesine giren Ediz Eren Erman’ın (4) üzerine futbol kalesi devrildi. Bacağı kırılan ve başından yaralanan Ediz'in ailesi şikayetçi oldu. Anne Nilüfer Erman "Çocuğum eve kadar sürüklenerek getirildi. Sorumluların da cezasını çekmesini istiyorum" dedi. Baba Gürkan Erman, "Hiç hareketsiz bir şekilde 1,5-2 ay bacağı böyle alçıda kalacak maalesef" dedi. Yaralanan Ediz Eren Erman ise, "Canım çok acıyor. Bacağım kırık. Okula gidemeyeceğim, çok üzgünüm" diye konuştu.
Olay, 20 Ağustos Perşembe günü 12.00 sıralarında İslambey Mahallesi Rishale sokakta bulunan bir okulun bahçesinde meydana geldi. İddiaya göre, iki kardeş sokakta oynarken okulun bahçe kapısından içeri girdi. Çocukların oyun oynadığı sırada, sabitlenmediği belirtilen futbol kalesinin üzerine başka bir çocuk çıktı. Sallanan kale, oyun oynayan Ediz Eren Erman’ın üzerine devrildi. Başından ve bacağından yaralanan Edis, iddiaya göre bahçedeki çocuklar tarafından sürüklenerek okul bahçesinden sokağa çıkarıldı.
ÖĞRETMENİN MÜDAHALE ETMEDİĞİ İDDİASI
Bu sırada okulun üst katında bulunan bir öğretmenin pencereden çocuklara 'Ne yapıyorsunuz burada' diye seslendiği, çocukların da 'Öğretmenim, çocuğun üzerine demir düştü' diye cevap verdiği belirtildi. Ailenin iddiasına göre öğretmen olayı görmesine rağmen, aşağı inerek yaralı çocuğun durumunu kontrol etmedi ve 112’yi aramadı. Çocuklar, yaralanan Ediz’i okul bahçesinden sokağa çıkardı. Bu sırada okulun yakınında oturan aile çocukların seslerini duyarak sokağa çıktı. Yaralanan Edis Erman hastaneye kaldırılırken bacağında kırık tespit edildi. İlk etapta ameliyat kararı verilen çocuğun tedavisine daha sonra alçıyla devam edildi. Bacağı ikinci kez alçıya alınan Edis’in yaklaşık 2 ay hareketsiz kalacağı, alçının yeterli olmaması halinde ilerleyen süreçte ameliyat olabileceği de belirtildi.
'BİR BAŞKA ÇOCUK SALLANIRKEN BENİM ÇOCUĞUMUN ÜZERİNE KALE DÜŞÜYOR'
Baba Gürkan Erman, "Olay geçen hafta perşembe günü yaşandı. İki çocuğum var birisi 4, birisi 8 yaşında, sokağa çıkmışlardı, oyun oynuyorlardı, top oynuyorlardı. Çocuklar köşeden okulun bahçesindeki kapıyı açık görünce içeri giriyorlar. Orada da büyük bir futbol kalesi var ve sabitlenmemiş bir şekilde duruyor. Onun üzerine bir başka çocuk zıplıyorlar ve sallanırken benim çocuğum alt kısımda oynarken onun üzerine kafasına ve bacağına kale düşüyor. Bunun sonucunda büyük yara alıyor. Oradan sonra çıkarlarken okulun üst katından bir öğretmen 'Çocuklar ne yapıyorsunuz burada' diye sesleniyor. Onlar da diyorlar ki 'Öğretmenim çocuğun ayağına demir düştü' Kadın gelip müdahale etmiyor, aşağı inip bakmıyor veyahut da 112'yi arayıp yardım istemiyor. 'Çocuklar hemen burayı terk edin, burayı boşaltın, çıkın gidin buradan' diyor. Çocukları dışarı çıkarıyor. Biz de sesi duyunca , feryat figan dışarı koştuk. Çocuğu hemen apar topar aldık, devlet hastanesine götürdük" dedi.
'2 AY BOYUNCA BÖYLE KALACAK; ÖNLEM ALINMASINI İSTİYORUZ'
Baba Erman, "Olayın sıcaklığıyla çocuklar, mahalleye kadar çocuğu getiriyor, sokağa kadar. Biz koşup apar topar hastaneye kaldırdık çocuğu. Orada yapılan tetkikler sonucunda ayağında kırık olduğu belirlendi ve ilk etapta ameliyat dediler. Ondan sonrasında ameliyatsız alçıyla şu anda devam edip kontrol altına alalım, eğer alçı yeterli gelmezse ilerleyen dönemde ameliyat dahi olabileceğini söylediler. Çocuk hiç hareketsiz bir şekilde bir buçuk iki ay bacağı böyle alçıda kalacak maalesef. Bizi üzen kısmı şu gerçekten öğretmen olması ekstra üzüyor, çünkü orada binlerce öğrenciye hizmet ediyorlar; diğer öğrencilerin başına da herhangi bir şey gelebilir. Biz herhangi bir vatandaş olarak yolda düşen bir çocuğa bile müdahale ediyoruz. Böyle gelip ilgilenmemesi bizi çok yaraladı, üzdü. Orada bir ihmal olduğunu düşünüyoruz. Okulun bahçesini kapısının açık olması ayrı bir ihmal. Bunların araştırılmasını ve sorumluların bu konuda ifade vermesini istiyoruz, önlem alınmasını istiyoruz. Tabii ki bu olay olmadan önlem alınsaydı çok daha iyi olurdu. Yüzlerce çocuk orada oyun oynuyor, okulun bahçesi burası, bütün çocuklar oraya çıkıyorlar. Futbol oynadıklarını orada söylüyorlar, öğretmen, okul müdürü futbol oynarken her seferinde o kalenin kaldırılıp indirildiğini söylüyor, taşındığını söylüyor. O yüzden risk teşkil ediyor, bununla ilgili önlem alınmasını sabitlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Benim çocuğumun başına geldi yarın başka birinin başına gelecek, başka bir çocuğun başına gelecek. İnşallah bir daha canlar yanmaz, böyle şeyler yaşanmaz" ifadelerini kullandı.
'KOŞUP BİR MÜDAHALE ETSEYDİ; SORUMLULAR CEZASINI ÇEKSİN'
Anne Nilüfer Erman, "Şu anda duygularımı ifade edemeyeceğim. Gerçekten çok üzücü bir olay. Allah kimsenin başına vermesin, ama bir eğitimci nasıl vicdansız ve merhametsiz, en önemlisi insan bile değil diyeceğim çünkü bir bayan olarak koşup bir müdahale bile etseydi bir süre, 2 ay içinde belki de çocuğum kalkabilirdi, çünkü benim çocuğum eve kadar sürüklenerek getirildi. Çok üzgünüm. 9 yaşındaki çocuğun canı ne ki. 4-5 yaşındaki çocuğu oradan buraya sürükleyerek buraya kadar getirdiler. Bir anne olarak, çok üzgünüm. Allah kimsenin başına vermesin, ama sorumluların da cezasını çekmesini istiyorum. Bu sene anaokuluna başlayacaktı, kaydetmiştim, şimdi gidip kaydını tekrardan sileceğim. Maalesef gidemeyecek" diye konuştu.
'CANIM ÇOK ACIYOR'
Yaralanan Ediz Eren Erman ise, "Bir arkadaşım kalenin üstüne çıkmıştı. Sonra arkadan birisi geldi topu kaleye vurdu. Kale düştü. Okulun bahçesinde üstüme kale düştü. Canım çok acıyor. Bacağım kırık. Okula gidemeyeceğim, çok üzgünüm" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------
(Güvenlik kamerası)
-Olay anı
(Aktüel)
-Olay yerinden görüntü
-Gürkan Erman ile röportaj
-Nilüfer Erman ile röportaj
-Edis Eren Erman ile röportaj
-Genel ve detay görüntüler
==============
4-ŞİŞLİ’DE ÇINAR AĞACI 2 ARACIN ÜZERİNE DEVRİLDİ
Hasan YILDIRIM- Yılmaz OKUR - Doğan Can CESUR / İSTANBUL (DHA) – ŞİŞLİ, Nişantaşı’nda çınar ağacı, seyir halindeki taksi ile park halindeki otomobilin üzerine devrildi. Yaralananın olmadığı olayda araçlarda hasar oluşurken, trafiğe kapanan Teşvikiye Caddesi, yaklaşık 3 saatlik çalışmanın ardından yeniden açıldı.
Olay, saat 14.00 sıralarında Harbiye Mahallesi Teşvikiye Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yol kenarındaki çınar ağacı henüz bilinmeyen nedenle seyir halindeki taksi ile park halindeki otomobilin üzerine devrildi. Taksi şoförü aracından yara almadan çıktı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve belediye ekipleri sevk edildi. Yaralananın olmadığı olayda araçlarda hasar meydana geldi.
TEŞVİKİYE CADDESİ BİR SÜRE TRAFİĞE KAPANDI
Polis ekipleri Teşvikiye Caddesi’ni trafiğe kapatırken, belediye ekipleri devrilen ağacı keserek kaldırmak için çalışma başlattı. Yaklaşık 3 saat trafiğe kapalı kalan yol, ağaç ve araçların kaldırılmasının ardından yeniden trafiğe açıldı.
‘ÇINAR AĞACI TAKSİNİN ÜZERİNE DEVRİLMİŞ’
Caddedeki bir iş yerinde çalışan Murat Akgün, “Burada çalışıyorum. Büyük bir gürültü oldu. Gürültüye dışarı çıktık. Çınar ağacının devrildiğini gördük. Taksinin üzerine devrilmiş. Birkaç araçta hasar vardı. Yaralanma gibi bir olay yok herhalde. Takside yolcu yaralandı diye duydum ama görmedim. Olay sırasında burada yayalar da vardı ama bir şey olmadı” dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------
(Cep telefonu)
-Devrilen ağaç
-Ağacın altında kalan araçlar
-Trafiğe kapanan yol
-İtfaiye ve belediye ekiplerinin çalışması
-Genel ve detay görüntüler
-Park halindeki araçta meydana gelen hasar
-Çalışan ile röp.
-Genel ve detaylar
==============
5-BAŞAKŞEHİR'DE YOLDA SİLAHLI SALDIRIYA UĞRAYAN EYÜPHAN AĞIR YARALANDI; ARKADAŞLARI BAŞINDA BEKLEDİ
Vehbi DEMİR / İSTANBUL, (DHA) - BAŞAKŞEHİR'de Eyüphan F.(24), arkadaşlarıyla yürüdüğü sırada otomobilden açılan ateş sonucu ağır yaralandı. Olay sonrası yaşananlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Eyüphan F. hastaneye kaldırılırken, polisin şüphelileri yakalama çalışmaları ise sürüyor.
Olay, 25 Ağustos Salı günü saat 00.30 sıralarında Bahçeşehir 2. Kısım Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre; 2 arkadaşıyla sokakta yürüyen Eyüphan F. henüz kimliği belirlenemeyen ve otomobille olay yerine gelen şüphelilerin silahlı saldırısına uğradı. Saldırganlar, yanlarındaki silahla Eyüphan'a 4 el ateş etti. Kurşunlardan 2’sinin kasık bölgesine isabet etmesi sonucu kanlar içinde yere yığılan genç ağır yaralandı. Şüpheliler, geldikleri araçla hızla olay yerinden kaçarak izini kaybettirdi.
YOĞUN BAKIMDAKİ TEDAVİSİ SÜRÜYOR
İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Eyüphan F., ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Çevrede güvenlik önlemi alan polis ekipleri, yaptığı incelemelerde 4 boş kovan tespit etti. Diğer yandan çeşitli suçlardan 6 kaydı olduğu öğrenilen Eyüphan F.'nin yoğun bakımda tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Polisin kaçan saldırganları yakalamak için başlattığı çalışmalar sürüyor.
ARKADAŞLARI BAŞINDA BEKLEDİ
Diğer yandan olay sonrası yaşananlar cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Görüntülerde beyaz renkli bir otomobilin olay yerinden uzaklaştığı anlar görülüyor. Bu sırada vücuduna kurşunların isabet ettiği Eyüphan F. yere yığılıyor. Arkadaşlarının başında beklediği Eyüphan F. olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırılıyor.(DHA)
Görüntü Dökümü
-----
(Cep telefonu)
- Aracı olay yerinden ayrılması
- Eyüphan F.'nin yerde yatması
- Arkadaşlarının başında beklemesi
(Aktüel)
- Olay yerinden görüntü
-Genel ve detay görüntüler
==============
6-FATİH'TE YIKIMI YAPILAN BİNA ÇÖKTÜ; 2 İŞÇİ YARALANDI
Özgür EREN-Emre KURT / İSTANBUL, (DHA)- FATİH'te kentsel dönüşüm kapsamında yıkımı yapılan binada meydana gelen kısmi çökmede iş makinesi operatörü ile bir işçi yaralandı. Hastaneye kaldırılan yaralıların durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Olay, saat 15.45 sıralarında Haseki Sultan Mahallesi Ahmet Hikmet Sokak'ta meydana geldi. Kentsel dönüşüm kapsamında yıkımı yapılan bina, çalışma sırasında kısmen çöktü. Çökme nedeniyle iş makinesi merdiven boşluğundan bir alt kata düştü. İş makinesi operatörü ile bir işçi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri, yaralanan 2 kişiyi bulundukları yerden çıkararak sağlık ekiplerine teslim etti. Yaralılara olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Çökme sırasında bitişikteki binanın duvarında da hasar meydana geldiği öğrenildi. Bina, tedbir amacıyla kısa süreliğine tahliye edildi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
----------
(DRON)
-Yıkılan binadan görüntü
-Genel ve detaylar
(AKTÜEL)
Olay yerinden görüntü
Ekiplerden görüntü
Sokaktan görüntü
Genel ve detaylar
==============
7-PENDİK'TE YAYAYI FARK EDİP MANEVRA YAPTI; VURDUĞU ÇÖP KONTEYNERİ DEDE VE TORUNUNA ÇARPTI
İsa ALMAÇAYIR/İSTANBUL,(DHA)-PENDİK’te yolun karşısına geçmek isteyen yayaya çarpmamak için manevra yapan araç sürücüsü kaldırıma çıktı. Aracın vurduğu çöp konteyneri savruldu; kaldırımda yürüyen dede ve torununa çarptı. Konteyner altında kalan yaşlı adam yaralanırken, kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı.
Kaza 17 Ağustos Pazartesi günü saat 12.00 sıralarında Pendik Ankara caddesinde meydana geldi.Edinilen bilgiye göre seyir halindeki araçlar yolun karşısına geçmek isteyen yayaya yol vermek için yavaşladı. Arkadan gelen başka bir araç yolun karşısına geçen yayaya çarpmamak için manevra yaptı. Bu sırada direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücü kaldırımdaki çöp konteynerine çarptı. Savrulan konteyner kaldırımda yürüyen dede ve torununa çarptı.Konteyner altında kalan yaşlı adam yaralandı.İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.İlk müdahalesi olay yerinde yapılan yaşlı adam sağlık ekipleri tarafından ambulansla hastaneye kaldırıldı.Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.
KAZA ANI GÜVENLİK KAMERASINDA
Kaza anı çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerası tarafından görüntülendi. Görüntülerde yolun karşısına geçmek isteyen yayaya yol vermek için araçların yavaşladığı anlar görülüyor. Sağ şeritte ilerleyen başka bir aracın sürücüsü ise, yayanın karşıya geçtiğini görerek direksiyonu kırıyor. Kaldırıma çıkan araç bu sırada yürüyen dede ve torununa çarpıyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------------
(Güvenlik kamerası)
-Kaza anı
-Aracın kaldırıma çıkması
-Aracın çöp koınteynerine çarpması
-Çöp konteynerinin savrulup dede ve torununa çarpması
==============
8-ALİBEY DERESİ'NDE KURTARILAN YAVRU YUNUS İSTANBUL BOĞAZI'NA BIRAKILDI
İSTANBUL, (DHA) -HALİÇ boyunca yüzdükten sonra Alibey Deresi'ne sürüklenen yavru yunus, itfaiye ekipleri tarafından kurtarılarak İstanbul Boğazı'na bırakıldı.
Haliç boyunca yüzerek Eyüpsultan Alibey Deresi’ne sürüklenen yavru yunusu görenler, itfaiye ekiplerine haber verdi. İhbar üzerine İstanbul İtfaiyesi Su Altı Kurtarma (SAK) ekipleri olay yerine sevk edildi. SAK ekibinin 40 dakikalık çalışmasıyla yavru yunus kurtarıldı. Bota alınan yunus, Eminönü’nden İstanbul Boğazı’na bırakıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
--------
(Aktüel)
-Ekiplerin deredeki çalışması
-Yunus'un bota alınması
-Boğaz'dan suya bırakılması
==============
9-İSTANBUL KÜRESEL E-İHRACAT ZİRVESİ'NİN (IGEXX 2026) TANITIM TOPLANTISI YAPILDI
Canan İLARSLAN - Ataberk KURT / İSTANBUL, (DHA)-İSTANBUL Küresel E-İhracat Zirvesi (IGEXX 2026), 3-5 Eylül'de Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek. Dünyanın önde gelen e-ticaret kurumlarını bir araya getirecek olan zirve öncesi basın toplantısı düzenlendi.
Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) işbirliğiyle 3-4-5 Eylül’de ‘Beyond Borders – Sınırların Ötesinde’ temasıyla Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek olan İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi'nin (IGEXX 2026) tanıtım toplantısı yapıldı. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Erbülent Kurşun, TİM Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü E-İhracat, Dijital Pazarlama, Davranışsal Kamu Politikaları ve Yeni Nesil Teknolojiler Daire Başkanı Hasan Önal ve ETİD Genel Sekreteri Ömer Gürkan katıldı.
‘ASIRLIK KÜLTÜRÜMÜZÜ DİJİTAL SINIRLARIN ÖTESİNE GÖTÜRMEYİ HEDEFLEMEKTEYİZ’
Basın toplantısında konuşan TİM Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu, “2024 yılında yapmış olduğumuz buluşmada 30 ülkeden 3 bine yakın katılımcı, 900 tane firma, 33 pazar yeri, 2 binden fazla ikili görüşme gerçekleşti. 2024'te 1 milyar doların üzerinde bir işlem hacmi oluştu. Bunlar çok ciddi rakamlar ve 2024'te ihracatımıza pozitif yönde etkili oldu. Bugün dünya tarihi bir ekonomik eşikten geçiyor. Jeopolitik dengeler tekrardan kuruluyor. Tedarik zincirleri kabuk değiştiriyor. Ticaretin kuralı yeni baştan yazılıyor. Bu şahit olduğumuz değişim dijital ticaret dalgası tarihteki ilk sanayi devriminden daha kötü bir değişikliğe gitmekte. Rekabet sadece fabrikalarda değil bugün limanlarda da yaşanıyor. Türk menşeli ürünler Made in Türkiye markasını tüm dünyaya dünya da ki tedarik zincirlerinin içinde olarak tüm pazar yerlerinde rasyonel bir şekilde tüketimin içinde tutan ve satan üreten olmak zorundayız. Bu vizyon doğrultusunda sanayimizin gücünü, tasarımımızın kabiliyetini, asırlık kültürümüzü dijital sınırların ötesine götürmeyi hedeflemekteyiz. Bu yapılan çalışmalar ekosistemimiz ve dinamizm açısından da resmi istatistiklere yansıyor. Bakanlığımız ve ETBİS verilerine baktığımız zaman da e-ihracat hacmimiz 4,5 trilyon liraya ulaştı. Dolar bazında 115 milyar seviyesine gelmiş durumdayız. Dijital dünya da bayrak sallayan şirket sayımız ise 634 bin firmayı bulmuş durumda. Bu rakamlarla her geçen gün arttığını ve dünya da e-ticaretin ve ticaretin içinde dijitalleşen firma sayımızın arttığını her geçen yıl görmekteyiz” dedi.
'BU YIL 1 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE İŞLEM HACMİ BEKLEMEKTEYİZ'
Çetin Tecdelioğlu, “Hedefimiz e-ihracatımızın ihracattaki payını yüzde 10 seviyesine çıkarmakta kararlıyız. Biraz önce söylediğim gibi Made in Türkiye markasıyla dünyanın dört bir yerine ulaşmaya çalışıyoruz. IGEXX’in bu yılki vizyonunda 'Beyond Borders sınırların ötesinde' sloganıyla başlıyoruz. Çünkü hedefimiz yalnızca ülke sınırları değil, sınırlarımızın ötesine ulaşmak, dijitalleşmenin ve teknolojinin ötesinde o ürünlerimizi tüm dünyaya buluşturmak. İstanbul'un dünya devi pazarlarına küresel lojistik aktörlerinin ve yerli üreticilerimizin buluştuğu bir dijital merkeze dönüşmesini istiyoruz. Bu amaçla da ulusal markalarımızı dünya ligine taşıyarak ihracat ailemizin içinde daha güçlü bir e-ticaret kasanın oluşmasını arzu etmekteyiz. Bizim bir mottomuz var. Bu mottomuz nasıl ki işimiz üretim, gücümüz ihracatsa geleceğimiz de e-ihracat diyoruz. İşimiz üretim, gücümüz ihracatça geleceğimiz de e-ihracat mottosunu tim olarak söylüyoruz. E-ticaret siteleri ile dünya da e-ihracattan pay almamamız mümkün değil. Değerli ihracatı yapabiliriz. İşte onun için bu buluşma, bu zirve, bu yurt dışından gelen B2B ile yapılacak olan görüşmeler ayağımıza gelmiş bir fırsat. Bunu sanayicilerimiz, bunu tüccarlarımız kaçırmaması lazım. Bu yıl 1 milyar doların üzerinde işlem hacmi beklemekteyiz” ifadelerini kullandı.
‘AMACIMIZ BU E-İHRACAT KONUSUNU OLDUKÇA GÜNDEMDE TUTMAK’
Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Erbülent Kurşun, “Amacımız bu e-ihracat konusunu oldukça gündemde tutmak. Bu pazar sürekli gelişen bir pazar, büyüyen bir pazar ve hızla büyüyor. Dolayısıyla biz bu pazardan mutlaka payımızı almak istiyoruz, diğer ülkelerden geri kalmak istemiyoruz” diye konuştu.
‘E-İHRACAT MODELİMİZDE KÜRESEL YERELLEŞMEYE ODAKLANDIK’
Ticaret Bakanlığı E-İhracat Daire Başkanı Hasan Önal, “16 tane başarı hikayesi seçtik. 16 başarı hikayesine Bakanımız da etkinliğe sponsor olan firmalarla birlikte ödüllerini takdim edecek, Biz e-ticareti hem uzak ülkelere açılıp hem de firmalarımızın inovasyon hem de markalaşması açısından ihracatta önemli bir strateji olarak görüyoruz. Bizim zaten e-ihracat modelimizde küresel yerelleşmeye odaklandık” dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------
-Basın toplantısından görüntü
-Çetin Tecdelioğlu’nun konuşması
-Erbülent Kurşun’un konuşması
-Hasan Önal’ın konuşması
-Genel ve detaylar
==============
10-YETEV YENİ AKADEMİK YILA 'KADİM DEĞERLERLE İNSANLIK İDEALİ' VİZYONUYLA BAŞLADI
İSTANBUL, (DHA)- YENİ Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV), 2026-2027 Akademik Yıl Açılış Programı'nı "Değişen Dünya da, Kadim Değerlerle İnsanlık İdeali" temasıyla gerçekleştirdi. Programda, yapay zeka çağında eğitimin dönüşümü, öğretmenin değişmeyen rolü, çocukların kişilik ve değer gelişimi ile YETEV Okulları'nın yeni dönem vizyonu ele alındı.
YETEV Akademik Yıl Açılış Programı'na Eski Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Milli Teknoloji ve Yapay Zeka Genel Müdürü Sadullah Uzun, MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Mustafa Canlı, YETEV Okulları Genel Müdürü Yusuf Tüfekçi, T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Elvan Kuzucu Hıdır, TeacherX Kurucusu Dr. Işıl Boy Ergül, YETEV Okulları yöneticileri, öğretmenler ve eğitimciler katıldı.
'MANEVİ GÜVENLİK ŞEMSİYESİ OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYORUZ'
Programda konuşan YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, YETEV'in eğitim yolculuğunun 2011 yılında Çengelköy'de Montessori metodunu uygulayan küçük bir anaokuluyla başladığını söyledi. Eğitimin yalnızca akademik başarıdan ibaret olmadığını belirten Erdoğan, çocukların fiziksel ve maddi güvenliğinin yanı sıra manevi dünyalarını da gözeten bir eğitim anlayışı oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti. Erdoğan, "Asıl bizim belki de yapmaya çalıştığımızın bir manevi güvenlik şemsiyesi oluşturmak olduğunu düşündüm" dedi.
'İNSANIN FITRATI MÜKEMMEL BİR YARATILIŞA DAYANIYOR'
Maria Montessori yaklaşımının çocuğun doğuştan sahip olduğu potansiyeli ve fıtratını anlamayı esas alan bir eğitim anlayışına dayandığını belirten Erdoğan, çocuğun sahip olduğu özelliklerin yetişkinlik dönemine kadar korunmasının önemine dikkat çekti. Erdoğan, "Yaratılmışların en şereflisi insan, inancımıza göre de bir fıtrat üzere yaratılıyor, dünyaya gönderiliyor ve bu fıtrat gerçekten mükemmel bir fıtrat, mükemmel bir yaratılış. Madem insanın böyle bir mükemmel yaratılışı var, o zaman bu yaratılışı acaba yetişkinliğe kadar koruyarak çocuğu eğitebilir miyiz, yaşatabilir miyiz?" ifadelerini kullandı. Çocuğun yetişkinden farklı bir varlık olarak görülmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, "Gerçekten bu pedagojik yaklaşımda çocuğun yetişkinden farklı bir varlık olarak değerlendirilmesi, görülmesi, dünyamıza gelmiş kutlu birer misafir çocuklar diye yaklaşılması, değerlendirilmesi, bu hassasiyetle yaklaşılması bizim eğitimimizin her kademesinde benimsememiz gereken bir yaklaşım" dedi.
'ÇOCUĞUN MÜKEMMEL FITRATININ KORUNMASI HER ŞEYDEN ÖNEMLİ'
Eğitimde değer ve kişilik gelişimini öncelediklerini belirten Erdoğan, velilerin akademik başarı beklentisinin de göz ardı edilmediğini söyledi. Erdoğan, "Kimlik inşasının, o manevi terbiyenin, o kişilik oluşumunun ve o çocuğun mükemmel fıtratının korunmasının her şeyden önemli olduğuna inanıyoruz. Ama tabii ki velinin de beklentisi var. Bir özel okulun hayatta kalabilmesi için gereklilikler var. Bunu da hiçbir zaman ihmal etmemeye çalıştık" diye konuştu. Akademik sonuçların gelecek açısından umut verici olduğunu belirten Erdoğan, velilerin akademik beklentilerini karşılamak amacıyla ölçme ve değerlendirme birimini güçlendirmeye devam ettiklerini kaydetti.
'EĞİTİM BİLGİ TRANSFERİ DEĞİL, İNSAN İNŞASI SANATIDIR'
Eski Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı ise "Eğitimin değişmezleri, sabitleri, kadim yapı taşları ve insana dair" başlıklı konuşmasında, yapay zeka çağında eğitim anlayışının temel referanslarının değişmemesi gerektiğini söyledi. Teknolojinin öğretmenin yerini alan değil, öğretmenin yükünü hafifleten bir asistan olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Avcı, "Eğitim bilgi transferi değil, insan inşası sanatıdır" dedi. Yapay zekanın bilgi sağlayabileceğini ancak şefkat veremeyeceğini ve karakter inşa edemeyeceğini ifade eden Avcı, eğitimde değişmeyen dört temel unsuru "öğretmen, ahlak, merak ve dil-kök" ifadelerini kullandı.
'YAPAY ZEKANIN EN BÜYÜK YIKICI ETKİSİ BİLİŞSEL TESLİMİYETTİR'
Yapay zekanın sunduğu imkanların yanı sıra insanın düşünme ve üretme iradesinin korunması gerektiğini vurgulayan Avcı, "Yapay zekanın en büyük yıkıcı etkisi bilişsel teslimiyettir: Düşünmeyi yapay zekaya devretmek. Bunun panzehiri nedir? Medeniyetimizin değerleri, sorumluluk bilinci, kul hakkı hassasiyeti. Teknolojiyi üretirken insanı üretemezsek bina çöker" ifadelerini kullandı. Dilin de teknoloji kadar önemli olduğunu belirten Avcı, "Çocuk önce ana dilinde rüya görür. Önce kendi masallarıyla büyür. Önce vatan, millet, merhamet kelimelerinin ağırlığını kendi dilinde hisseder" dedi. Avcı, teknolojik gelişmeler karşısında öğretmenin öğrenci hayatına dokunmasının önemini vurgulayarak, "O yapay zekayı yönetecek vicdanlı bir gençliktir" diye konuştu.
'ÖĞRETMENİN İNSANİ ROLÜ DEĞİŞMEYECEK'
YETEV Okulları Genel Müdürü Yusuf Tüfekçi de yapay zeka ve teknolojik dönüşümün eğitim alanında önemli değişimler getireceğini, ancak öğretmenin çocukla kurduğu insani bağın hiçbir teknoloji tarafından ikame edilemeyeceğini söyledi. Tüfekçi, "Yapay zeka hiçbir zaman bir çocuğun yüzüne gülümseyemez, onun gözlerinin içine bakıp 'seni seviyorum' diyemez" dedi. YETEV'in yeni dönemde akademik ve bilimsel çalışmaları teknolojiyle güçlendirirken kadim değerleri merkeze alan ve "güzel insan" yetiştirme idealinden taviz vermeyen bir anlayışla çalışmalarını sürdüreceğini belirtti.
'YAPAY ZEKA EĞİTİMDE PANELDE ELE ALINDI'
Programda ayrıca YETEV Genel Sekreteri Mahir Kaya tarafından vakıf kültürü üzerine sunum gerçekleştirildi. Kaya, vakıfların İslam ve Osmanlı medeniyetinde eğitimden sosyal hayata kadar pek çok alanda önemli işlevler üstlendiğini anlattı. Açılış ve selamlama konuşmalarının ardından "Eğitimin Sabitleri, Çağın Değişenleri" başlıklı panel düzenlendi. YETEV Akademik Danışma Kurulu Üyesi Ercan Demirci'nin moderatörlüğündeki panelde; Milli Teknoloji ve Yapay Zeka Genel Müdürü Sadullah Uzun, MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Mustafa Canlı, T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Elvan Kuzucu Hıdır ve TeacherX Kurucusu Dr. Işıl Boy Ergül, eğitim ve yapay zeka ekseninde değerlendirmelerde bulundu.
'HER VATANDAŞA YAPAY ZEKA ASİSTANI ATAYACAĞIZ'
Milli Teknoloji ve Yapay Zeka Genel Müdürü Sadullah Uzun, yapay zekanın yalnızca teknolojik değil, kültürel bir dönüşüm olduğunu söyledi. Türkiye'nin kendi kültürel değerleriyle uyumlu yapay zeka altyapısına sahip olması gerektiğini belirten Uzun, Yapay Zeka Eylem Planı'nın "fark et, istifade et, üret, yönet" olmak üzere dört temel eksen üzerine kurulduğunu ifade etti. Uzun, e-Devlet tabanlı bir yapı kurulacağını belirterek, "Tüm vatandaşlarımız kendi yapay zeka okuryazarlık seviyelerini ölçebilecekler. Orada oyunlaştırılmış bir kurgu olacak ve seviyelerine uygun bir şekilde her bir vatandaşımıza yapay zeka asistanı atayacağız" dedi.
'KONTROL MEKANİZMALARI ÜST DÜZEY OLMALI'
MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Mustafa Canlı ise yapay zekanın eğitim alanında önemli fırsatların yanı sıra ciddi riskler de barındırdığını belirtti. Canlı, "Eğitim, yapay zekanın daha çok dahil olacağı ama kontrol mekanizmalarının çok üst düzey olması gereken bir alan olarak ortaya çıkıyor" dedi. Yapay zeka araçlarının kültürel değerler ve veri güvenliği açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Canlı, kişisel verilerin korunması ve veri egemenliğinin gözetildiği sistemlerin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.
'GENÇLERİ KULLANICI DEĞİL, ÜRETİCİ OLARAK YETİŞTİRMELİYİZ'
T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Elvan Kuzucu Hıdır, gençlerin teknolojiyi yalnızca kullanan değil, üreten ve geliştiren bireyler olarak yetiştirilmesi gerektiğini söyledi. Hıdır, gençlere "Ben bunu nasıl kullanırım?" sorusunun yanı sıra "Bu teknolojiyle ne üretebilirim, hangi problemi çözebilirim?" sorularının da kazandırılması gerektiğini ifade etti.
'YAPAY ZEKA CEVAP VERİR, İLHAMI ÖĞRETMEN VERİR'
TeacherX Kurucusu Dr. Işıl Boy Ergül de yapay zeka çağında öğretmenlerin rolünün daha da kritik hale geldiğini belirtti. Yapay zekanın bilgi ve cevap üretebildiğini ancak öğrenciye ilham, cesaret, güven ve merak duygusunu kazandıramayacağını söyleyen Ergül, öğretmenlerin öğrencilerin doğru soruları sormasına ve bilgiyi sorgulamasına rehberlik etmesi gerektiğini vurguladı. Eğitimde yapay zeka kullanımının yasaklanmak yerine yapay zeka okuryazarlığı, eleştirel düşünme ve doğru kullanım ilkeleri üzerinden ele alınması gerektiğini ifade eden Ergül, yapay zeka tarafından üretilen bilgilerin sorgulanmadan kabul edilmesinin önemli bir risk oluşturduğunu söyledi.
YETEV AKADEMİ'NİN YENİ DÖNEM VİZYONU PAYLAŞILDI
Program kapsamında YETEV Akademi Müdürü Durmuş Onay tarafından YETEV Akademi Vizyon Sunumu gerçekleştirildi. Sunumda, değişen eğitim ihtiyaçları ve geleceğin dünyasına yönelik dönüşüm ekseninde YETEV Akademi'nin yeni dönem vizyonu, eğitim yaklaşımı ve hedefleri ele alındı. YETEV'in eğitim anlayışında öğretmen gelişimi, akademik birikim ve sürekli öğrenme kültürünün önemine dikkat çekilirken, YETEV Akademi'nin bu alanlardaki çalışmaları ve gelecek döneme ilişkin yol haritası da paylaşıldı. (DHA)
FOTOĞRAFLI