DHA İSTANBUL BÜLTENİ -3
DHA İSTANBUL BÜLTENİ -3
1- BAKAN KACIR’DAN 1,6 MİLYAR DOLARLIK HIT-YAPAY ZEKA ÇAĞRISI
Gülseren KARAPINAR-Fırat ALKIZ/İSTANBUL,(DHA)-GİTEX AI Türkiye Açılış Töreni’nde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "1,6 milyar dolarlık HIT-Yapay Zeka Çağrısı, Türkiye’ye büyük bulut ve yapay zeka altyapı yatırımlarını kazandıracak, sanayi, sağlık, finans ve kamu hizmetlerinde dijital dönüşümü hızlandıracaktır. HIT-Kuantum Çağrısı ile de kuantum teknolojilerindeki yetkinliklerimizi bugünden inşa ediyoruz" dedi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen GİTEX AI Türkiye Açılış Töreni’ne katıldı. 9-10 Eylül tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte yapay zeka, teknoloji, siber güvenlik, finansal teknolojiler ve dijital dönüşüm alanlarında çalışmalar gerçekleştiriliyor.
‘120 BİN TOGG ARACI YOLLARA ÇIKMIŞ DURUMDA’
Açılış töreninde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Tamamen elektrikli milli otomobilimiz Togg, bu vizyonun somut bir tezahürüdür. Bugüne kadar yaklaşık 120 bin Togg aracı yollara çıkmış durumdadır. Bu tür başarı hikayelerini birçok alanda çoğaltmayı ve Türkiye’yi küresel yüksek teknoloji değer zincirinde çok daha yukarılara taşımayı hedefliyoruz. Girişimler bu hedefin merkezinde yer almaktadır. Teknoloji girişimciliğini, Türkiye’nin yeni nesil başarı hikayelerinin ana itici güçlerinden biri olarak görüyoruz. Türk girişimcilik ekosisteminin gerçek değerini doğru yeteneklerle buluştuğunda ortaya koyacağının bilincindeyiz. Girişimcilerin cesur fikirleri somut projelere, somut projeleri ise küresel başarı hikayelerine dönüştürebilmeleri için finansmana hızlı ve esnek erişimin kritik önemde.2007'den bu yana devreye aldığımız fon ve fonların fonu mekanizmaları ile girişimcilik ekosistemine 130 milyon dolarlık kamu kaynağı aktardık. Kamu fonlarının oluşturduğu kaldıraçla toplam 2,8 milyar dolarlık fon hacmini harekete geçirdik. Kısa bir süre önce girişim sermayesi fonlarına 300 milyon dolarlık yeni bir kaynak tahsis ettiğimizi duyurduk. Bu yeni kaynak, girişim sermayesi ekosistemimize 750 milyon doların üzerinde ek kaynak sağlayacaktır” diye konuştu.
‘TURCORN’LARIN TOPLAM DEĞERLEMESİNİ 100 MİLYAR DOLARA ULAŞTIRMAYI HEDEFLİYORUZ’
Bakan Kacır, “2019'da Türkiye’nin tek bir unicornunun dahi yoktu, bugün küresel arenada Türkiye'nin 8 unicornu (Turcorn) var, Türkiye’den 100 bin teknoloji girişiminin çıktığını görmeyi ve Turcorn’ların toplam değerlemesini 100 milyar dolara ulaştırmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda Türkiye’yi dünyanın ilk 10 girişimcilik ekosisteminden biri haline getirmek ve İstanbul’u girişimcilik ve teknoloji yatırımlarında küresel ölçekte ilk 20 merkez arasında konumlandırmak için çalışıyoruz. Turcorn olma potansiyeline sahip girişimlere uçtan uca destek sağlamak amacıyla Turcorn 100 Programı’nı başlattık. Türkiye Tech Visa Programı, teknoloji uzmanlarının ve yenilikçi kurucuların Türkiye’de şirket kurmasını ve büyümesini sağlayan kapsamlı bir destek sunmaktadır. Program şu ana kadar 5 binden fazla uluslararası teknoloji uzmanını ekosistemimize kazandırmıştır. Dünya genelinde yapay zekâ harcamalarının bu yıl 2,7 trilyon dolara yaklaşmasının bekleniyor. Yapay zeka ekonomisinin bel kemiğini oluşturan veri merkezlerinin geçen yıl duyurulan sıfırdan doğrudan yabancı yatırımlarda 270 milyar doların üzerinde bir pay alarak küresel sıfırdan yatırım projeleri değerinin beşte birinden fazlasını temsil etti” dedi.
'YAPAY ZEKANIN YÜKSELİŞİNİ YENİ NESİL ZORLUKLARI DA BERABERİNDE GETİRDİ'
Bakan Kacır, “Yapay zekanın yükselişini yeni nesil zorlukları da beraberinde getirdi. Öncü yapay zekânın geliştirilmesi giderek az sayıda teknoloji şirketi ve ekonomide yoğunlaşmaktadır. Yapay zekânın hızla yayılması emniyet, güvenlik, güven ve hesap verebilirlik konularında da büyüyen zorluklar yaratmakta. Yaygın olarak kullanılan birçok yapay zekamodeli, farklı dillerin ve kültürlerin nüanslarını anlamakta yetersiz kalmakta. Teknoloji ve inovasyonu kalkınma vizyonunun merkezine koyan bir ülke olarak Türkiye yapay zekaya hem büyük bir kararlılıkla hem de sorumluluk bilinciyle yaklaşıyor. Işlem gücünün, yapay zekanın geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için bu kritik yetkinliğe yoğun yatırımlar yaptık. 80 binden fazla işlemci çekirdeği, 504 grafik işlemcisi ve 26 petabayt veri depolama kapasitesiyle donatılmış ulusal hesaplama kümesi TRUBA’yı devreye aldık. Avrupa Yüksek Performanslı Hesaplama Ortaklık Girişimine (Euro HPC) katılımımız da Avrupa’nın yüksek başarımlı hesaplama altyapısını Türk araştırmacılarına ve teknoloji şirketlerine açmıştır. Bugün Türkiye’deki yapay zekâ girişimleri, Dijital Avrupa Programı kapsamında EuroHPC süper bilgisayarlarına ücretsiz olarak erişebilmektedir. Araştırmacılarımız ve şirketlerimiz, dünyanın en güçlü süper bilgisayarlarından biri olan MareNostrum 5’in işlem kapasitesinden yararlanmaktadır” dedi.
‘30 MİLYAR DOLARLIK KAPSAMLI DESTEK PROGRAMIMIZ HIT-30’
Bakan Kacır, “Yapay zeka ve diğer öncü teknolojilerdeki yetkinliklerimizi genişletecek büyük ölçekli, yüksek teknolojili yatırımları Türkiye’ye çekmek üzere tasarlanmıştır. Programın HIT-Veri Merkezi Çağrısı ile Türkiye’de yüksek kapasiteli, güvenli ve enerji verimliliğine sahip veri merkezlerinin kurulmasını hızlandırıyoruz. 1,6 milyar dolarlık HIT-Yapay Zeka Çağrısı, Türkiye’ye büyük bulut ve yapay zekâ altyapı yatırımlarını kazandıracak, sanayi, sağlık, finans ve kamu hizmetlerinde dijital dönüşümü hızlandıracaktır. HIT-Kuantum Çağrısı ile de kuantum teknolojilerindeki yetkinliklerimizi bugünden inşa ediyoruz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 2026–2030 dönemine ilişkin ulusal yol haritasını ortaya koyan Türkiye’nin Yapay Zeka Eylem Planı’nı açıkladı. ‘Aware’, ‘Benefit’, ‘Construct’ ve ‘Direct’ olmak üzere dört temel sütun etrafında kurgulanan Eylem Planı'nın yapay zeka ekosisteminin her katmanını güçlendirmek üzere tasarlanmış 16 öncelikli eylemi belirliyor” dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------
-Bakan Kacır’ın konuşması
-Genel ve detaylar
============
2- AYASOFYA’NIN MİHRAP BÖLÜMÜNDEKİ KUBBEDE GÜÇLENDİRME VE KONSERVASYON ÇALIŞMALARI BAŞLIYOR
Canan İLARSLAN - Ataberk KURT / İSTANBUL, (DHA)-AYASOFYA-İ Kebir Cami-i Şerifi’nde ana kubbedeki restorasyon çalışmaları sürerken, yapılan modelleme ve statik analizlerde güçlendirme ihtiyacı belirlenen doğu yarım kubbede de çalışmalara başlanıyor. Doğu yarım kubbeye erişim için çelik çalışma platformu kurulacak. Çalışmalar sırasında ibadet ve ziyaret akışı geçici düzenlemelerle devam edecek. Yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Bilim Heyeti Üyesi Mimar Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, "Cumhuriyet döneminde hiçbir zaman yapı bu kadar bütünlük bir şekilde dıştan ve içten ele alınmamıştı. Önceki onarımlar tamamen bölgesel müdahalelere yönelikti. Bu onarım kapsamındaki en büyük şansımız, yapının bütün sorunlarını gözeterek ve onların bütüncül bir şekilde gerektirdiği çözümleri üreterekten yapıyı hem yapısal anlamda, hem de özgün bezemesini ihya etmek anlamında bütüncül bir çalışma olacak. Umarım çalışma çok uzun vadeyi içermeyecek, önümüzdeki yılda pek çok aşamasını tamamlamış olmayı hedefliyoruz" dedi.
Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla yürütülen restorasyon, konservasyon ve güçlendirme çalışmaları kapsamında yeni bir aşamaya geçiliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Bilim Heyeti ile Koruma Kurulu’nun karar ve denetimleri doğrultusunda yürütülen çalışmalarda ana kubbedeki uygulamalar devam ediyor. Ana kubbe için kurulan çelik platform üzerinde mozaik konservasyonu sürdürülürken, çalışma iskelesinde toz temizliği ve mozaik yüzeylerini korumaya yönelik, “facing” olarak adlandırılan mozaik yüzeylerinin geçici olarak bezle desteklenmesi uygulamaları yapılıyor. Ana kubbenin üzerinde geçici çelik çatı kurulumu tamamlanırken, kurşun kaplamaların kontrollü biçimde açılmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor.
DOĞU YARIM KUBBE GÜÇLENDİRİLECEK
Uzmanlar tarafından gerçekleştirilen modelleme ve statik analizlerde doğu yarım kubbenin güçlendirilmesi gerektiği belirlendi. Yapısal güçlendirme uygulamalarıyla birlikte yarım kubbenin iç yüzeyindeki mozaik ve kalem işi bezemelerde konservasyon çalışmaları yapılacak. Doğu yönündeki mihrap duvarında bulunan mermer yüzeylerde de temizlik, konservasyon ve onarım uygulamaları gerçekleştirilecek. Çalışmaların güvenli ve kontrollü yürütülmesi amacıyla doğu yarım kubbenin iç yüzeyine erişim sağlayacak çelik çalışma platformunun kurulumuna başlanacak. Platform kurulumu öncesinde çalışma alanının sınırları oluşturulacak, iç mekandaki görsel bütünlüğün korunması amacıyla özel baskılı brandalar hazırlanacak. İbadet düzeninin devamı için geçici mihrap ve minber yerleştirilecek.
ÖZGÜN ZEMİN KORUNACAK
Çalışma alanındaki özgün mihrap ve minber başta olmak üzere tarihi mimari elemanlar fiziki koruma sistemleriyle güvence altına alınacak. Platform imalatının gerektirdiği sınırlı noktalardaki ahşap seki ve mermer döşemeler, uzman restoratörlerin gözetiminde kontrollü ve kısmi olarak sökülecek. Bölgede bulunan avizelerin sökümü de gerçekleştirilecek. Özgün mermer döşemelerin yükten ve aşınmadan korunması için çok katmanlı yükseltilmiş döşeme sistemi oluşturulacak. Platform kurulumu öncesinde zemin yükleme ve titreşim testleri yapılarak uygulamanın güvenliği kontrol edilecek. Hazırlıkların tamamlanmasının ardından Bilim Heyeti ve Koruma Kurulu onaylı proje doğrultusunda ana platform sistemi kurulacak. Platformun tamamlanmasının ardından doğu yarım kubbe seviyesine güvenli erişim sağlayacak çalışma iskelesi ve restorasyon uygulamalarına yönelik ek çelik sistemler kurulacak. Hazırlıkların tamamlanmasıyla doğu yarım kubbedeki yapısal güçlendirme çalışmaları ile mozaik, kalem işi ve mermer yüzeylerdeki konservasyon uygulamaları başlayacak. Çalışmalar kapsamında yarım kubbenin taşıyıcı sistemi güçlendirilecek, mermer yüzeylerde temizlik ve onarım yapılacak, uygun olmayan beton mermer dışlıklar yapıdan uzaklaştırılacak. Mozaikler ise ayrıntılı biçimde belgelenerek konservasyon çalışmalarına alınacak. Kurulacak platform sayesinde restorasyon uygulamaları güvenli bir çalışma alanında yürütülürken ibadet ve ziyaret akışı oluşturulacak geçici düzenlemeler içerisinde sürdürülecek.
'HER ADIMI BİLİMSEL HASSASİYETLE ATIYORUZ'
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda Ayasofya’daki çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini belirtti. Ana kubbedeki güçlendirme ve konservasyon uygulamalarının devam ettiğini belirten Ersoy, doğu yarım kubbede yeni bir aşamaya geçileceğini ifade etti. Ersoy, paylaşımında, “Mozaik, kalem işi ve mermer yüzeylerdeki konservasyon ile yapısal güçlendirme uygulamalarının güvenle yürütülebilmesi için doğu yarım kubbeye erişim sağlayacak çelik çalışma platformunun kurulumuna başlıyoruz. Bilim Heyetimiz ve Koruma Kurulumuzun denetiminde ilerleyecek çalışmalar boyunca ibadet ve ziyaret akışı da gerekli geçici düzenlemelerle devam edecek. Her adımı bilimsel hassasiyetle atıyor, dünya kültür mirasının bu eşsiz eserini özgün dokusuyla koruyoruz” dedi.
BİLİM HEYETİ ÜYELERİ ÇALIŞMALARI DEĞERLENDİRDİ
Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi Bilim Heyeti üyeleri de yapıda yürütülen güçlendirme, restorasyon ve konservasyon çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bilim Heyeti Üyesi İnşaat Mühendisi Doç. Dr. Mehmet Selim Ökten, yapılan sayısal modellemeler ve analizler sonucunda ana kubbenin yarım kubbelerle birlikte güçlendirilmesine gerek görüldüğünü belirtti. Ökten, çalışmaların güvenli ve usulüne uygun şekilde gerçekleştirilebilmesi için iskele sistemi planlandığını ve membran kaplamalı koruyucu kubbe sistemi kurulduğunu ifade etti. Bilim Heyeti Üyesi Sanat Tarihçisi Prof. Dr. Asnü Bilban Yalçın ise Ayasofya’nın tarih boyunca statik sorunlarla karşılaştığını ve bu nedenle Bizans ve Osmanlı dönemlerinde onarımlar geçirdiğini belirtti. Yalçın, yürütülen çalışmalarla kubbe, yarım kubbeler ve eksedraların güçlendirilmesinin planlandığını kaydetti. Bilim Heyeti Üyesi Mimar Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, doğu yarım kubbedeki restorasyon ve konservasyon çalışmaları kapsamında mevcut bezemelerden önceki katmanların da araştırılacağını belirtti. Diker, yapılacak raspa çalışmaları sonrasında, 1847 öncesindeki varlığı tarihi görsel verilerden bilinen Klasik Osmanlı dönemine ait ayetin mevcudiyetinin araştırılacağını ifade etti. Bilim Heyeti Üyesi Malzeme Bilimci/Kimyager Prof. Dr. Ahmet Güleç, ana kubbede yapılacak statik çalışmalar sırasında kurulan iskele ve platform sisteminin kubbe içindeki mozaik ve göbek yazısının korunmasına da katkı sağladığını belirtti. Güleç, kubbe iç yüzeyinde gerekli kontroller ile temizlik ve koruma çalışmalarına başlandığını kaydetti. Bilim Heyeti Üyesi Mimar Prof. Dr. Can Şakir Binan da Ayasofya’daki çalışmaların temel koruma ilkeleri doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini belirterek, müdahalelerin bilimsel araştırma ve ayrıntılı belgelemeye dayanması, mümkün olan en az müdahaleyle yapılması ve özgün malzemenin mümkün olduğunca yerinde korunması gerektiğini ifade etti.
‘DOĞU YARIM KUBBESİ, YAPININ EN FAZLA ZAAFİYET GÖSTEREN ELEMANI’
Bilim Heyeti Üyesi Mimar Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, “Şu an Ayasofya restorasyonunun en önemli aşamasına geçmiş bulunmaktayız. Görmüş olduğunuz ana kubbe restorasyonunun devamında, doğu yarım kubbenin restorasyonuna başlayacağız. Doğu yarım kubbesi, yapının en fazla zaafiyet gösteren elemanı ve olası deprem senaryolarında çöküntünün ilk başlayacağı yer olarak öngörülüyor. Biz de öncelikli olarak doğu yarım kubbeden başlayacağımız bir restorasyon için iç mekanda yine, ibadete ve ziyarete mani olmayacak şekilde bir düzenleme yaparaktan iç mekanda bir iskele kurulumu yapacağız. Yeni kuracak olan iskele şimdiki kadar devasa bir iskele olmayacak. Yine ibadet devam edecek. Görüldüğü üzere ana kubbenin dış kısmı tamamen kaplanmış durumda. Biz bu süreci o doğu yarım kubbede de devam ettirerekten kubbe örtüsünü kaldırıp, doğu yarım kubbenin, yapının en zayıf noktası olan, doğu yarım kubbenin gerektirdiği müdahaleleri çıplak gözle gözlemleyeceğiz. Doğu yarım kubbeyle ana yarım kubbesinin ilişkisini güçlendireceğiz” ifadelerini kullandı.
‘KUBBEDEN DÜŞEN SIVA PARÇALARININ ZİYARETÇİLER İÇİN RİSK OLUŞTURMASI KAMUOYUNDA SIK SIK GÜNDEME GELİYOR’
Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, “Bu kubbe mevcut haliyle kalemişi bezemeleri itibariyle yaklaşık 180 yıl öncesine dayanıyor. Biz mevcut kalemişlerinin 180 yıllık olduğunu söyleyebiliriz. Öncesi daha farklı bir görünüme sahipti. Kubbeden düşen sıva parçalarının ziyaretçiler için, ibadet edenler için risk oluşturması kamuoyunda sık sık gündeme geliyor. Bu aciliyet gerektiren bir konu. O yüzden, ana kubbeyle beraber doğu yarım kubbesinin de güçlendirilmesi gündeme geldi. O yüzden restorasyonun en önemli aşaması olduğunu söylemek isterim. Nitekim ana kubbeyi 4 tane büyük kemer taşıyor. Bu kemerlerden en narin olanı şu görmüş olduğunuz doğu yarım kubbeyle ana kubbeyi birbirine bağlayan kemer. Dolayısıyla önceliği buraya vermek durumundaydık. Ondan ötürü de hem kubbeyi iç mekandan kuşatacak şekilde, hem de ana kubbeyle beraber ele alınacak dış örtüsüyle beraber, yukarıdan ve içeriden restorasyon süreci devam edecek. Görmüş olduğumuz gibi, hem doğu hem de batı yarım kubbenin görünüm itibariyle zaten restorasyona muhtaç olduğu çok açık. Burada, kemerlerde üstten görülebilen özgün mozaik bezemeler mevcut. Onunla beraber 180 yıl boyunca artık varlığını sürdürmekte zorlanmış olan kalemişlerini de yer yer döküldüğünü görüyorsunuz” dedi.
‘ÖNÜMÜZDEKİ YILDA PEK ÇOK AŞAMASINI TAMAMLAMIŞ OLMAYI HEDEFLİYORUZ’
Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, “Biz Ayasofya'nın layık olduğu görüntüsüne ulaştırmak, onu özgün görünümünü kavuşturmak için hem yapısal anlamda, hem de bezeme konservasyon anlamında tüm müdahaleleri yapacağız. Daha önce hiç bu kadar kapsamlı bir çalışma olmamıştı. Cumhuriyet döneminde hiçbir zaman yapı bu kadar bütünlük bir şekilde dıştan ve içten ele alınmamıştı. Önceki onarımlar tamamen bölgesel müdahalelere yönelikti. Bu onarım kapsamındaki en büyük şansımız, yapının bütün sorunlarını gözeterek ve onların bütüncül bir şekilde gerektirdiği çözümleri üreterekten yapıyı hem yapısal anlamda, hem de özgün bezemesini ihya etmek anlamında bütüncül bir çalışma olacak. Umarım çalışma çok uzun vadeyi içermeyecek, önümüzdeki yılda pek çok aşamasını tamamlamış olmayı hedefliyoruz” diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------
-Ayasofya'dan görüntü
-Hasan Fırat Diker ile röportaj
-Genel ve detay görüntüler
===============
3- MEHMET AKİF ERSOY: 8 SENEDE 15 KEZ UYUŞTURUCU İÇTİM
Ayşe GÜREL / İSTANBUL, (DHA)- ‘Uyuşturucu’ soruşturması kapsamında tutuklanan gazeteci Mehmet Akif Ersoy ve 7 sanığın yargılandığı davanın duruşması başlandı. Ersoy savunmasında, "Ben Habertürk’te bazı arkadaşları görevden aldım, bu arkadaşlardan biri sosyal medya üzerinden bir hesap açtı. İnsanların ismini zikrederek benim başkalarıyla ilişkim olduğunu, o zamanki eşimin de bunları bildiğini ve çarpık ilişkiler olduğunu iddia etti. 8 senede 15 kez uyuşturucu içtim. Hata mı, hata. Kabul ediyorum" dedi.
'Uyuşturucu' soruşturması kapsamında tutuklanan gazeteci Mehmet Akif Ersoy ve 7 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede, Ersoy’un 'Suç örgütü kurma ve yönetme', 11 kez 'nitelikli cinsel saldırı', 'Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama' ile 'Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma' suçlarından 286 yıl 2 aya kadar hapisle cezalandırılması istenmişti. Liderliğini gazeteci Mehmet Akif Ersoy’un yaptığı öne sürülen davanın ilk duruşması bugün İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşmanın başlangıçta basına kapalı yapılmasına karar verilirken, daha sonra basın mensuplarının salona alınmasına izin verildi. Mehmet Akif Ersoy’un da aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar duruşma salonunda hazır bulunurken, bazı sanıklar ise SEGBİS aracılığıyla katıldı.
Bugün görülecen İlk duruşma için geçtiğimiz günlerde kendi yargılamasında tahliyesine kararı verilen Habertürk eski genel yayın yönetmeni Veyis Ateş İstanbul Adliyesi’ne geldi. Öte yandan mahkeme başkanı duruşmanın basına kapalı yapılmasına karar verdi.
‘UYUŞTURUCU KULLANMAYI REDDEDEN TEK KİŞİ BENİM’
Mağdur Melis Asena Özkan, "Böyle utanç verici bir olaydan karşınızda olduğum için özür diliyorum. Meslek hayatımda hep liyakatli bir şekilde iş sahibi oldum, finans alanında. Nurullah Mahmut Dündar ile 2022’de tanıştım. 36 yıllık hayatımda hiç uyuşturucu kullanmadım. Mehmet Akif Ersoy’un bulunduğu ortamda uyuşturucu kullanmayı reddeden tek kişi benim. 2022’de Nurullah ile tanıştım. Sonra ofisine gittim. Home office'miş. Beni işe aldıracaktı. Nurullah Mahmut Dündar ve Mehmet Akif ile iki kez bir araya geldim. Üçüncü kez Akif’in gelmesini istemedim. Çünkü bana yapılan teklifler çoklu ilişki ve uyuşturucu kullanımıydı. Üç görüşmenin hepsinde doğruluk cesaret oyunu oynandı. Nabız yoklamaya yönelik sorular soruldu. Sorulan sorular arasında 'Ne kadar rahatsın, yakın kız arkadaşların var mı, telefondaki en açık fotoğrafını göster, fantezin nedir anlatır mısın?' gibi sorular vardı. İlk gün ofise gittiğimde gizli kamera fark ettim. Salondaki kameranın fişini çektirdim. Yine ikinci gittiğimde de eve girer girmez kameranın fişini çektirdim. Üçüncü kez gittiğimde Dündar’ın beni kaydettiğini gördüm. Galerisine girdim. O geceye ait videolar vardı, hepsini sildirdim. Dördüncü kez de iş görüşmesine çağrıldım. Kendisi beni referanslarını çekmekle tehdit etti. 'Mehmet Akif gelecek, sana iş konusunda yardımcı olacak' dedi. Ben kendisini reddettim. Dündar sürekli kokain içiyordu. Bana teklif etti. Son görüşmemizde dişime sürmeye çalıştı, sonra ben geri kaçtım. Ersoy ile ikinci görüşmemdeki birlikteliğim kendi irademle olmuştur. Mehmet Akif’e operasyon düzenlendiğinde Dündar’ı gördüm. Bana rüşvet teklif edildi, 'Kocamın adını verme, maddi manevi ne gerekiyorsa yaparız' diye teklifler geldi. Çok zor durumda olduğum için iş istedim. İşim sebep gösterilerek ben o girdaba çekildim. Dördüncü görüşmeye kendi irademle gitmedim. İş vaadiyle ortama davet edilmemden şikayetçiyim" dedi. Mağdur Dilek Olgun ise, "Ben kendileri tarafından cinsel saldırıya uğramadım. Hoşlandım, görüştüm, beraberliğim oldu. Uyuşturucu madde etkisi altında değildim. Şikayetçi olduğum bir konu yok. Uyuşturucu madde kullandıklarını gördüm. Kimsenin kimseye zorla kullandırdığı yoktu. Ben zorlanmadım. Akif ketum bir adam. Mutfak kapalı alan. Ben evde 'Bunlar ne yapıyor?' diye baktım. Mutfakta içerken bana yakalandılar. Aleni olan bir durum değildi. Şikayetçi değilim" dedi.
'ŞİKAYETÇİ DEĞİLİM'
Mağdur Burcu Akyüz, "Ahmet Göçmez erkek arkadaşımdı. Sonrasında bu kişilerle tanıştım. Ayrıldıktan sonra da görüşmeye devam ettim. O gün doğum günümdü. Mustafa’nın evinde görüştük. Alkol içtik, uyuşturucu da kullandık ama şikayetçi olacağım herhangi bir durum olmadı. Uyuşturucunun nasıl getirildiğini görmedim, evde vardı. Akif’le cinsel birlikteliğim oldu ama kendi isteğimle. Ahmet ile kendisi erkek arkadaşım olduğu için birliktelik yaşıyordum. Mehmet başka odadaydı. Bazı yakınlaşmalar oldu ama herhangi bir birliktelik olmadı. Uyuşturucu kullandım ama zorla değil" dedi.
Mağdur Buse Öztay, "Toplu cinsel ilişkide kesinlikle dahlim olmadı. Uyuşturucu kullandığım doğrudur. Maddeyi Ahmet, Mehmet, ben ve Gizem, Gizem’in evinde kullandık. Maddenin ne şekilde alındığını bilmiyorum. Her şey kendi rızamla yaşandı" dedi. Mağdur Dilara Yıldız ise, "Taner’in teknesine Buse ve Mehmet Akif’le seyahat amaçlı gittim. İlk gün uyuşturucu kullandım. Mehmet Akif getirmişti. Her şey rızamla oldu. Şikayetçi değilim" dedi.
'SAVCILIK GİZLİ TANIĞIN TÜM BEYANLARINI DİKKATE ALDI'
Tutuklu sanık Mehmet Akif Ersoy, "İsmi geçen hem sanık hem mağdur olan kişiler benim neredeyse 8 yıl önceden tanışıp çok uzun süredir görüşmediğim insanlar. Ben Habertürk’te bazı arkadaşları görevden aldım, bu arkadaşlardan biri sosyal medya üzerinden bir hesap açtı. İnsanların ismini zikrederek benim başkalarıyla ilişkim olduğunu, ki o sıra ben evliydim, o zamanki eşimin de bunları bildiğini ve çarpık ilişkiler olduğunu iddia etti. Sonra başka hesaplar daha açıldı, biz bununla ilgili şikayet dilekçesinde bulunduk. Bunlar yaşandıktan sonra şok oldum, kurum bir açıklama yayınladı. Z.A.Y., genel yayın yönetmeni olmak istiyordu. İkinci bir hesap açıldı. Bu hesapta arkadaşlarımla uyuşturucu şebekesi kurduğum, boşandıktan sonra birlikte olduğum kişileri ekrana çıkardığım, reddedenleri işten attığım iddia edildi. Biz suç duyurusunda bulunduk ama yurt dışı hesabıydı, bir şey olmadı. Ben bunları duyunca şok oldum. 'Kanarya' adlı bir gizli tanık var. Tahmin ediyorum kim olduğunu. Niye önemli? Ondan sonra alınan tüm beyanlar aslında daha önce tutuklananlar. Kanarya, duyduğum ve gördüğüm şeyleri anlatacağım diyor. Ela Rümeysa Cebeci ile benim partner olduğum iddia ediliyor. Fuhuştan hakkımızda haberler yapıldı. Savcılık gizli tanığın tüm beyanlarını dikkate aldı. Hayatımda hiç Hande Sarıoğlu ile bir araya gelmedim. Hande Sarıoğlu ile birlikte olduğum iddia ediliyor. Gizli tanık 'Ufuk Tetik bu partilerin en önemli isimleridir, büyük bir servet sahibi olmuştur' demiş. 20 yıldır ağabeyim benim. Süleyman Dinçer ama bu arada X hesabını açan kişi. Eşini işten attığım adam. Liyakat sahibi olduğu için işe aldığım bir arkadaşımdır. Eski eşim benim uyuşturucu madde kullandığımı bilmez. Avukatım uzun süredir kız arkadaşımdır. Dosyayı görünce şok oldu. 8 senede 15 kez uyuşturucu içtim. Hata mı, hata. Kabul ediyorum. İnsanlar şöyle düşündü, her şeyi yapmıştır bu adam dediler. Nur Köşker röportaj verdi. 'Mehmet Akif’in kurduğu sisteme katılmayı kabul etmedim, çok güçlü olduğu için ses çıkaramadım' diyor. Melisa Asena Özkan bunları medyadan görüyor, diyor ki ben de böyle şeyler yaşadım. Uyuşturucu kullandın mı diyorsunuz, hayır diyor. Mehmet Akif Ersoy kullandı mı diyorsunuz, 'hayır' diyor. 'Birlikte olduk' diyor. Biz kendisiyle birlikte olmadık. Medyada gördüklerini söylüyor. Birisi diyor ki beni evine çağırdı. Diyor ki yayın sonrası bana gel, görüşelim dedi. Evimizde olan görüşmede şarapla geldi. Şarap içip muhabbet ettik. Beni tanıyanlar bilir, ben hiç şarap içmedim. “Sevgilisini aldattığını biliyordum. Kurtuluş’a geldiğinde çoklu ilişki yaşadığına dair şeyler anlattı” diyor. Ben durup dururken bir kadına bunları anlatıyorum. 'İkinci buluşmamızda uyuşturucu madde kullandığını söyledi' diyor" dedi.
'BULUŞMALARDA MAALESEF HATA YAPMIŞIZDIR'
Ersoy, "Ben ilk ifademde uyuşturucu kullandığımı reddettim. Uzun süredir kullanmıyordum. Ben bazı hatalar yaptım, bunlar başıma geldi. Kanarya’nın beyanları kabul edildi. Örgütü bilmiyordum, cinsel saldırı bana savcılıkta hiç sorulmadı. Ben buradaki kızlarla buluşuyordum. Bu buluşmalarda maalesef hata yapmışızdır. Veyis Ateş bana iftira ediyor. Benim kullandığım doğrudur. Dedektiflik yapan olursa beni görmüştür, doğrudur. Bunların pek çoğu Ahmet’in getirdiğidir. Benim zaten böyle şeyi almam mümkün değil. Ben uyuşturucuyu almıyordum. Ortamda olunca kullanıyordum. Ben ilk olarak Veyis Ateş ile kullandım, o getirdi. Serap diye bir arkadaşım düzenli olarak alıyordu. Ahmet getiriyordu. Para alışverişi yoktu. Biri getiriyor, bulduğumuz zaman kullanıyorduk. Kimseye zorla kullandırmadım. Kullandığını bildiğim insanların yanında bile kullandığımı söylemiyordum. Sorana ne münasebet diyordum" dedi. (DHA)
(Arşiv)
-Mehmet Akif Ersoy'un arşiv görüntüleri
=============
4- MALTEPE’DE KİRACI, EV SAHİBİ ÇİFTE SİLAHLA ATEŞ AÇTI; 2 ÖLÜ 1 AĞIR YARALI
Mert ORDU- İsa ALMAÇAYIR- Murat SOLAK / İSTANBUL, (DHA)- MALTEPE'de kiracı Mehmet T. (63), tartıştığı ev sahibi Osman Akyol (61) ve eşi Nursen Akyol'a (61) silahla ateş açtı. Saldırıda ev sahibi çift hayatını kaybederken, olay yerinde bulunan avukat Emir Ali S. (29) ise ağır yaralandı. Şüpheli Mehmet T., özel harekat polisleri tarafından yakalandı.
Olay, saat 13.10 sıralarında Gülsuyu Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, kiracı Mehmet T., tartıştığı ev sahibi çifte silahla ateş açtı. Saldırıda ev sahibi Osman A. ve eşi Nursen A. hayatını kaybederken, olay yerinde bulunan avukat Emir Ali S. ise ağır yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis, özel harekat ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplere direnen şüpheli Mehmet T.'nin binadan etrafa silahla ateş ettiği öğrenildi. Şüpheli, özel harekat polisleri tarafından yakalandı.
VALİLİKTEN AÇIKLAMA
Olaya ilişkin İstanbul Valiliği'nden yapılan açıklamada, "10.09.2026 Perşembe günü saat 13.10 sıralarında Maltepe İlçesi Gülsuyu Mahallesi Taşocağı Sokak’ta meydana gelen olayda ev sahibi ile kiracı arasında yaşanan tartışma kavgaya dönüşmüştür. Kiracı Mehmet T. İsimli şahıs (Tehdit ve Hakaret konularından 3 suç kaydı mevcut ), ev sahibi Osman A., ev sahibinin eşi Nursen A. ve olay yerinde bulunan Avukat Emir Ali S.’yi silahla vurmuştur. Silahlı saldırıda ev sahibi ve karısı olay yerinde hayatını kaybetmiş, Avukat Emir Ali S. ağır yaralanmıştır. Yaralı şahıs, olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınmıştır. Silahlı saldırıyı gerçekleştiren Mehmet T., olayın ardından bölgede bulunan emniyet ve 112 sağlık ekiplerine ateş açmaya devam etmiştir. Şüpheli şahıs, bölgede bulunan Özel Harekat ekipleri tarafından etkisiz hale getirilerek sağ olarak göz altına alınmıştır. Olayla ilgili soruşturma başlatılmıştır" ifadeleri yer aldı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
---------
-Olay yerinden görüntüler
-Ekiplerin görüntüsü
-Ölenlerin ambulansa alınması
-Evdeki kurşun izleri
-Genel ve detaylar
===============
5- MALTEPE'DE KİRACININ, EV SAHİBİNİN EŞİNİ ÖLDÜRDÜĞÜ GÖRÜNTÜ ORTAYA ÇIKTI
Mert ORDU/ İSTANBUL,(DHA)- MALTEPE'de kiracı Mehmet T.'nin, ev sahibinin eşini öldürdüğü görüntü ortaya çıktı. Görüntülerde, şüphelinin Nursen Akyol'a (61) silahla ateş ettiği anlar yer aldı.
Olay, saat 13.10 sıralarında Gülsuyu Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, kiracı Mehmet T., tartıştığı ev sahibi çifte silahla ateş açtı. Saldırıda ev sahibi Osman Akyol (61) ve eşi Nursen Akyol hayatını kaybederken, olay yerinde bulunan avukat Emir Ali S. ise ağır yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis, özel harekat ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplere direnen şüpheli Mehmet T.'nin binadan etrafa silahla ateş ettiği öğrenildi. Şüpheli, özel harekat polisleri tarafından yakalandı.
SALDIRI GÖRÜNTÜSÜ ORTAYA ÇIKTI
Çevredeki kişiler tarafından cep telefonuyla kaydedilen görüntülerde, Mehmet T.'nin Nursen Akyol'a (61) silahla ateş ettiği anlar yer aldı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-------
(cep telefonu)
-Saldırı anı
-Şüphelinin etrafa ateş etmesi
-Şüphelinin yakalanması
=============
6- ATLAS ÇAĞLAYAN’IN ANNESİ: ATLAS’IN ADALETİ SAĞLANMADI
Hüseyin DOĞAN/İSTANBUL, (DHA)-GÜNGÖREN'de bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin davada 14 yaşındaki sanık E.Ç.'ye toplam 18 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası verildi. Karara istinaf mahkemesınde itiraz edeceklerini belirten anne Gülhan Ünlü, "Benim yavrumun hakkı savunulmadı. Atlas’ın adaleti sağlanmadı" dedi.
Güngören'de çıkan kavgada 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin davada mahkeme heyetin 14 yaşındaki sanık E.Ç.'nin 'çocuğa karşı kasten öldürme', '6136 sayılı yasaya muhalefet etme' ile 'zincirleme şekilde silahla tehdit' suçlarından toplam 18 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Atlas'ın annesi Gülhan Ünlü, bugün oğlunun mezarı başında açıklamalarda bulundu.
'MAĞDUR TARAF KORUNMADI'
Karara İstinaf Mahkemesi'nde itiraz edeceklerini söyleyen Gülhan Ünlü, "18 yıllık cezanın bizde hiçbir şekilde kabulü yoktur. Bu cezaya zaten istinaf mahkemesinde itiraz edeceğiz. Hakim hanım bugün karar açıklaması yapmadan önce şöyle bir söylemi oldu her iki taraf için de hakkaniyetli bir karar verileceğini söylemişti. Ama maalesef ki bu hakkaniyetli karar Atlas tarafından olmadı. Mağdur taraf korunmadı. Ve ailecek bize verilmiş bir ceza oldu. Biz 18 yıl cezanın yatarının 18 yıl olmadığını, 21 yılın da 21 yıl olmadığını her defasında zaten anlattık. 18 yıllık cezanın yatarı çocuk diye adlandırıldığı için üçte bire düşüyor. Geri kalan 12 yılında 1 günü 2 güne sayılarak yatarı oluyor. Bunun da 4 yılı kapalı cezaevinde, geri kalan 2 yılı da açıkta oluyor. Bu bizi cezalandırmak oluyor. Katile ödül gibi bir ceza açıkçası" dedi.
'ACIMIZIN İÇERİSİNDE BİR DE BİZE TEHDİT ETMEYE KALKIYORLAR'
Mesaj yoluyla tehdit edildiğini söyleyen Ünlü, "Duruşmadan sonra tehditler tekrar gelmeye başladı. Bu kadar acımızın içerisinde bir de bize tehdit etmeye kalkıyorlar. Mahkeme öncesinde de arama olarak geliyordu. Şimdi de mesaj yoluyla gelmeye başladı. Savcılık bununla ilgili şu anda soruşturma yürütmeye başladı. Yani eninde sonunda yakalanıyorlar. Çok fazla tehdit aldık zaten biz bu 8 ay içerisinde. Tehdit edenlerin çoğu da cezalandırıldı zaten. Bir tanesinde yağma davamız vardı. Onda 6 yıl civarında bir 6-7 yıl civarında tam hatırlamıyorum şu anda ama bir cezaya çarptırıldı. Hangi cesaretle de bunu yapıyorlar ben anlamıyorum. İşte bu cezasızlık algısından kaynaklanıyor. Bu tehdit edenler de kendilerinin çete üyesi olduğunu söylüyorlar. Yani bu kadar acımızın içerisinde, bu üzüntümüzün içerisinde bir de bu insanların bizi tehdit etmeleriyle uğraşıyoruz. Savcılık bununla ilgileniyor zaten şu anda" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------
-Gülhan Ünlü’nün Açıklamaları
-Atlas Çağlayan’ın mezarından görüntüler
=============
7- SARIYER’DE OYUNCU MELİSA DÖNGEL’İ TRAFİKTE SİLAHLA TEHDİT EDEN SÜRÜCÜ TUTUKLANDI
Doğan Can CESUR / İSTANBUL (DHA)- SARIYER’de oyuncu Melisa Döngel (27) ile yanındaki M.F.S.’ye trafikte silah göstererek tehdit eden sürücü, polis ekipleri tarafından yakalandı. Şüphelinin taşıma ruhsatlı tabancasına el konulurken, adliyeye sevk edilen A.Ö. (45), tutuklandı.
Olay, 9 Eylül Çarşamba günü Poligon Mahallesi’nde bir akaryakıt istasyonunun önünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, oyuncu Melisa Döngel ile yanındaki M.F.S. (40), trafikte seyir halindeyken başka bir araçta bulunan sürücü, trafik akışının olduğu caddede duraklayarak Döngel'e silah gösterdi. Olaya ilişkin polis ekipleri çalışma başlattı.
SİLAHA EL KONULDU
Çalışma başlatan polis ekipleri, aracın plakasından sürücünün A.Ö. olduğunu belirledi. Şüpheli, polis ekipleri tarafından yakalandı. Şüphelinin üzerinde ve aracında yapılan kontrollerde bulunan taşıma ruhsatlı silaha el konuldu.
TUTUKLANDI
Emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen A.Ö., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan şüpheliye 'Yasak yerde duraklama', 'Saygısızca araç kullanma' ve 'Muayenesiz araç kullanma' suçlarından da idari para cezası uygulandı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-------
(Cep telefonu)
-Olay anı
(Aktüel)
-Şüphelinin adliyeden çıkarılması
=============
8- KÜÇÜKÇEKMECE’DE İŞ YERİNE SİLAHLI SALDIRI DÜZENLEYEN ŞÜPHELİNİN YAKALANDIĞI ANLAR KAMERADA
Özgür EREN / İSTANBUL, (DHA)- KÜÇÜKÇEKMECE’de iş yerine silahlı saldırı düzenledikten sonra koşarak kaçan şüpheli, polis ekiplerinin takibiyle kısa sürede yakalandı. İş yerinin kurşunlanma anlarına ait yeni görüntüler ortaya çıkarken, şüphelinin polis tarafından yakalandığı anlar yaka kamerasına yansıdı.
Olay, dün saat 17.00 sıralarında Tevfikbey Mahallesi Halkalı Caddesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, iş hanına gelen şüpheli, içerideki iş yerine silahla ateş ettikten sonra kaçtı. Bölgede bulunan polis ekipleri, silah seslerini duyarak olay yerine geldi. Kaçan şüpheli, ara sokakta yakalandı. Ölen ya da yaralananın olmadığı saldırıda iş yerinde hasar oluştu. Şüphelinin iş yerine ateş ettiği anlara ait yeni görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde, şüphelinin iş yerine ateş ettikten sonra koşarak kaçtığı görüldü. M.A.K.’nin ruhsatsız tabancayla yakalandığı anlar ise polis memurunun yaka kamerasına yansıdı. Polis ekiplerinin saldırıya ilişkin yürüttüğü çalışmalarda, olayla bağlantılı olduğu belirlenen D.G. de Avcılar’da yakalandı. Saldırının ardından gözaltına alınan 2 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------
Güvenlik Kamerası
-Şüphelinin iş yerine ateş etmesi
-Saldırganın kaçışı
-Polisin ısrarlı takibi
-Sokak arasında kovalamaca
-Şüphelinin yakalanması
-Silah
ARŞİV
9 Eylül'de yayınlanan haberin görüntüleri
=======
9- AVCILAR’DA ÇATI KATINDA ÇIKAN YANGIN SÖNDÜRÜLDÜ; 3 KİŞİ DUMANDAN ETKİLENDİ
İhsan DÖRTKARDEŞ / İSTANBUL, (DHA)- AVCILAR’da 4 katlı binanın çatı katında yapılan tadilat sırasında çıkan yangında 2 kişi mahsur kaldı. İtfaiye ekipleri mahsur kalanları kurtarırken, dumandan etkilenen 3 kişi ayakta tedavi edildi. Mahsur kalanların kurtarılma anlarını çevredekiler cep telefonu kamerasıyla kaydederken yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü.
Yangın, öğle saatlerinde Cihangir Mahallesi Ziraat Çıkmazı Sokak'ta bulunan 4 katlı binanın çatısında çıktı. Çatı izolasyonu yapıldığı sırada pürmüzden çıkan alevlerin neden olduğu yangın kısa sürede büyüyerek çatıyı sardı. Çatı katında bulunan 2 kişi mahsur kaldı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekipler, mahsur kalan 2 kişiyi kurtardı. Çatı katındaki evinde uyuyan yaşlı bir adam da yoğun duman nedeniyle uyanarak pencereye çıkıp yardım istedi. İtfaiye ekipleri, yaşlı adamı sepetli merdiven aracıyla bulunduğu yerden alarak kurtardı. Dumandan etkilenen 3 kişiye ise sağlık ekipleri tarafından olay yerinde ayakta müdahale edildi. Yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü. Karşı binada oturan ve yangını izleyen Süleyman Sütlü, “Çatı izolasyonu yapıyorlardı. Bir alet kullanıyorlar. Ateşle yapıştırmaları lazım. Amca da uyuyormuş, geç farkına vardı. Amca da son anda uyandı. Onu pencereden aldılar” dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
----------
(Cep telefonu)
-Yangından alevli görüntüler
-Pencereden yardım isteyen kişinin kurtarılması
(Aktüel)
-Söndürme çalışmaları
-İtfaiye ve ambulans ekipleri
=================
10- BAĞCILAR’DA SAHTE PARFÜM İMALATHANESİNE OPERASYON: 200 MİLYON LİRALIK ÜRÜN ELE GEÇİRİLDİ
Hasan YILDIRIM/İSTANBUL,(DHA)- BAĞCILAR'da düzenlenen operasyonda ele geçirilen piyasa değeri yaklaşık 200 milyon lira olan 200 bin şişe sahte parfüm Jandarma İl Komutanlığı'nda sergilendi.
İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri Bağcılar’da sahte parfüm imal edildiği ihbarı üzerine belirlenen adresleri teknik ve fiziki takibe aldı. 9 Eylül'de imalathane ve depo bölümü olarak kullanılan 2 adrese operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda dünyaca ünlü markalara ait parfüm ve esansların olduğu belirlenen 195 bin 406 adet çeşitli markalara ait parfüm, 400 litre esans, bin 700 litre boş şişe, 1 adet parfüm dolum makinesi, 1 adet kapak makinesi ele geçirildi. Operasyonda 2 şüpheli gözaltına alındı.
MARKALARA AİT KAREKODLAR YERLEŞTİRDİKLERİ BELİRLENDİ
Ekiplerin takibi sonucu şüphelilerin, imal ettikleri sahte parfümleri orijinallerinin kopyası olarak ürettikleri, paketlerin üzerine markalara ait karekodlar yerleştirdikleri tespit edildi. Yapılan incelemede, sahte ürünlerin üzerinde yer alan karekodların orijinal markaların resmi web sitelerine yönlendirdiği belirlendi. Bu yöntemle tüketicinin güvenini kazanan şüphelilerin, sahte ürünlerin satışını internet sitesi üzerinden gerçekleştirdikleri öğrenildi.
ELE GEÇİRİLEN ÜRÜNLER SERGİLENDİ
Jandarma ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda, ele geçirilen sahte ürünler Sarıyer'de bulunan İstanbul İl Jandarma Komutanlığı binasında sergilendi. Ele geçirilen ürünlerin işlemlerin ardından ekipler tarafından imha edileceği öğrenildi.
2 ŞÜPHELİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
Jandarmada ifade işlemleri tamamlanan 2 şüpheli, adliyeye sevk edildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-------
-Sergilenen sahte ürünler
-Sergiden dron görüntüsü
-Genel ve detaylar
===================
11- BAHÇELİEVLER'DE 7 KATLI BİNADA ÇIKAN YANGIN SÖNDÜRÜLDÜ
Hüseyin DOĞAN /İSTANBUL, (DHA)- BAHÇELİEVLER’de kentsel dönüşüm projesi kapsamında boşaltılan 7 katlı binanın çatısından yükselen alevler kısa sürede büyüdü. Yangın, itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü.
Yangın, saat 16.00 sıralarında Siyavuşpaşa Mahallesi’nde çıktı. Kentsel dönüşüm projesi kapsamında boşaltılan 7 katlı binanın çatısından henüz bilinmeyen bir nedenle yükselen alevler kısa sürede büyüdü. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri alevleri söndürürken, polis çevrede güvenlik önlemi aldı. Sağlık ekiplerinin kontrollerinde yangında ölen ya da yaralanan kimsenin olmadığı belirlendi. Yangın nedeniyle binanın çatısında hasar meydana gelirken, çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----
-Olay yerinden görüntüler
-Yangın çıkan bina
-Ekiplerin çalışmaları
-Genel ve detaylar
================