DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 3
DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 3
1- CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: İNŞALLAH SON DÜZLÜĞÜ DE GEÇEREK ÜLKEMİZLE BİRLİKTE BÖLGEMİZİN TAMAMINI HUZUR VE İSTİKRARA KAVUŞTURACAĞIZ
Tuğçe SEZER ODABAŞI- Hadican EROL / İSTANBUL, (DHA)- 'ŞEHİT Yakınları, Gazi ve Gazi Yakınlarımızın Kamu Kurumlarına Yerleştirilmesi Kura Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle son 6 ayda komşumuz İran ve Körfez bölgesi başta olmak üzere çevremizde meydana gelen savaş ve krizlerin sağduyuyla yönetilmesinde Terörsüz Türkiye sürecimizin çok stratejik katkıları oldu. Yeni fitne ateşleri yakarak kardeşi kardeşe kırdırma planları ülkemizin gayretleri sayesinde hamdolsun boşa düştü. Yine bu dönemde Gazi Meclisimizde 467 oy gibi tarihi bir mutabakatla kabul edilip yasalaşan kanunla kritik bir eşiği daha aşmış olduk. Meclisimiz Türk siyasetinde daha önce hiç görülmemiş bir uzlaşı örneği sergileyerek sürece büyük bir güven aşıladı. İnşallah son düzlüğü de geçerek ülkemizle birlikte bölgemizin tamamını huzur ve istikrara kavuşturacağız" dedi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca, 19 Eylül Gaziler Günü vesilesiyle düzenlenen 'Şehit Yakını, Gazi ve Gazi Yakınlarımızın Kamu Kurumlarına Yerleştirilmesi Töreni', Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Törende, noter huzurunda yapılan kura çekimiyle 571 şehit yakını, gazi ve gazi yakınının kamu kurum ve kuruluşlarına ataması yapıldı. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Ardından 4 dakikalık video gösterimi yapıldı. Açılışta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş konuşma yaptı. Bakan Göktaş’ın konuşmasının ardından yapay zeka ile oluşturulmuş ve 15 Temmuz’u konu alan 'İnfaz' filminin fragmanı gösterildi. Daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan salondakilere hitap etti.
'DEVLETİMİZ YOLUNU, ŞEHİTLERİMİZİN CANLARINI ORTAYA KOYDUĞU DEĞERLERE, HEDEFLERE GÖRE TAYİN EDİYOR'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Buradaki kardeşlerimin şahsında kendilerine çok şey borçlu olduğumuz tüm gazilerimizin ve kıymetli ailelerinin Gaziler Günü'nü şahsım ve milletim adına yürekten tebrik ediyorum. Bu önemli günün birliğimizin, beraberliğimizin, 86 milyonun vahdet ve uhuvvetinin güçlenmesine vesile olmasını yürekten temenni ediyorum. Birazdan çekeceğimiz kuralar neticesinde yeni görev yerleri belli olacak tüm kardeşlerime şimdiden üstün başarılar, hayırlı hizmetler diliyorum. Öncelikle burada bir hususun altını çizerek ifade etmek istiyorum. Bizler şehitleriyle yaşayan, şühedanın emanetini baş tacı eden, ona gözü gibi bakan bir milletiz. Her şeyden önce şehitlerin ölmediğini, onların Allah katında nimetlerin en güzeliyle visale erdiklerini müjdeleyen bir inancın müntesipleriyiz. Bayrağımız rengini şehitlerimizin al kanından alıyor. Devletimiz yolunu ve yönünü şehitlerimizin canlarını ortaya koyduğu değerlere, ülkelere, hedeflere göre tayin ediyor. Milletimiz aynı şekilde şühedanın muazzez hatırasını daima kalbinde, zihninde, belleğinde yaşatıp her şartta muhafaza ediyor. Bunun için Cenab-ı Allah'a ne kadar hamd etsek azdır. Şahsen böyle vefakar, böyle yüce gönüllü bir milletin evladı olduğum için Rabbime hamd ediyorum" dedi.
'MAZLUM VE MAĞDURLARA UMUT OLABİLMEK İÇİN NİCE KOÇ YİĞİTLERİ TOPRAĞA VERDİK'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunun da bilinmesini isterim ki bizim zaferlerimiz emperyalistlerin lütfunda değil, asırlardır şehit ve gazilerimizin mübarek kanlarıyla kazanılmıştır. Bizim şahsiyetimiz şehit ve gazilerimizin mücadelesiyle güç bulmuştur. Bizim şanlı tarihimiz şehitlerimizin mezarlarından yayılan destanlarla yazılmıştır. Hicaz'dan Yemen'e, Mohaç'tan Kudüs'e, Kut'ül Amare'den Preveze'ye, gönül ve kültür coğrafyamızın tamamında şehit ve yakınlarımızın kahramanlıklarının, fedakarlıklarının, asaletlerinin silinmez izleri vardır. Hani merhum Osman Yüksel Serdengeçti diyor ya, 'Dedem kayıp olmuş Yemen çölünde. Amcam şehit olmuş Urum elinde. Babamın ruhu Çanakkale'de. Beşikte bırakmış beni pederim. Elimde süngüm cenge giderim. Mübarek gaza, cenk, dövüş, sefer. Böyle buyurmuş ulu peygamber. Yurt için can veren erler, Mahşerde benimle beraber. Tanrı'nın buyruğu, buna ne derim? Elimde süngüm cenge giderim.' Evet, cenk meydanlarında, vatan müdafaasında, İla-yı Kelimettullah yolunda ve terörle mücadelede bugüne kadar nice şehitler verdik. Tam bin yıldır onurumuzla, gururumuzla, vakarımızla bu topraklarda yaşayabilmek için, mazlum ve mağdurlara umut olabilmek için nice koç yiğitleri, nice civanmertleri içimiz kan ağlayarak toprağa verdik. Ama ne olursa olsun ümidimizi yitirmedik. Şehitlerimizin uğruna canlarını feda ettikleri o davayı yaşatmak için her türlü badireyi milletimizle birlikte göğüsledik" ifadelerini kullandı.
'BİZ NE KADAR ÇABALARSAK ÇABALAYALIM, SİZLERİN ÇEKTİĞİ BU ACILARI ASLA TAM OLARAK İDRAK EDEMEYİZ'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tabii en büyük acıyı sizler yaşadınız. Evladınızı, eşinizi, anne babanızı içiniz yana yana ebediyete uğurladınız. Kimi zaman bayramlarda, kimi zaman düğünlerde, kimi zaman Anneler, Babalar Günü'nde. Şehitlerimizin doğum ve şehadet yıl dönümlerinde onların hasretiyle, sızısıyla, hatırasıyla baş başa kaldınız. Biz ne kadar çabalarsak çabalayalım, sizlerin çektiği bu acıları asla tam olarak idrak edemeyiz. Ama şunu da çok iyi biliyoruz ki şehit ailelerimizin, gazilerimizin ve gazi yakınlarımızın gösterdikleri sabır, sahip oldukları dirayet ve taşıdıkları metanet takdirlerin en yücesine layıktır. Devlet ve hükümet olarak şehitlerimizin emanetleri olan siz kardeşlerimiz için, aynı şekilde gazilikle müşerref olan kahramanlarımız ve yakınları için ne gerekiyorsa yaptık ve yapıyoruz. Şurası bir gerçek ki sizlerin fedakarlıklarıyla bizlerin sunduğu hizmetler kuşkusuz kıyaslanamaz. Sizlerin ödediği bedellere bu dünyada hiçbir paha biçilemez. Fakat biz yine de imkanlarımız nispetinde sizlere en güçlü desteği vermeye özen gösteriyoruz" diye konuştu.
'TERÖRLE MÜCADELE ŞEHİTLERİMİZİN YAKINLARINA TANINAN İSTİHDAM HAKKINI BİRDEN İKİYE ÇIKARDIK'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstihdam hakkından mali ve ekonomik muafiyetlere, eğitim ücretlerinin karşılanmasından farklı alanlardaki indirimlere pek çok sahada sizlerin hayatını kolaylaştıracak adımlar attık. 2012'de yaptığımız düzenleme ile terörle mücadele şehitlerimizin yakınlarına tanınan istihdam hakkını birden ikiye çıkardık. Terör mağduru sivil vatandaşlarımız ile şehitlerimizin anne ve babalarına aylık bağladık. 2013'te hayata geçirdiğimiz düzenleme ile istihdam hakkı bulunmayan vazife ve harp malullüğü kapsamında hayatını kaybedenlerin yakınlarına 2, malul olanlara ise 1 istihdam hakkı sağladık. Yine diğer kamu kurumlarındaki vazife malulleri ile terör saldırılarında hayatını kaybeden vatandaşlarımızın yakınlarına veya engelli hale gelen terör mağduru sivil vatandaşlarımıza bir istihdam hakkı sağladık. 2016'da şehit yakınlarımıza araç alımlarında ‘Özel Tüketim Vergisi’ muafiyeti getirdik. 2023'te devreye aldığımız düzenleme ile muharip gazilerimizin şeref aylıklarının sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın asgari ücret tutarında ödenmesini temin ettik. Şehit ve gazilerimizin milletçe el üstünde tuttuğumuz evlatlarının özel öğretim kurumlarında ücretsiz eğitim almalarının önünü açtık" dedi.
‘ŞEHİT YAKINLARIMIZ, GAZİLERİMİZ VE AİLELERİYLE SIK SIK BİR ARAYA GELMEYİ İHMAL ETMEDİK’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ücretsiz seyahat kartlarından yüzde 50 indirimli doğal gaz kullanımı ve uçak biletlerine kadar burada tek tek sayamayacağımız nice uygulamayı hayata geçirdik. Tüm bunları yaparken aynı zamanda şehit yakınlarımız, gazilerimiz ve aileleriyle sık sık bir araya gelmeyi, onlarla hasbihal etmeyi, talep ve ihtiyaçlarını bizzat kendilerinden dinlemeyi asla ihmal etmedik. Bu kapsamda bugüne kadar yaklaşık 1 milyon ziyaret gerçekleştirdik. Biliyorsunuz son olarak Ağustos ayında şehit aileleri ve gazilerimizin haklarını genişleten yasa teklifimiz Meclisimiz tarafından kabul edildi. Bu yeni kanunla yine birçok alanda çok önemli düzenlemeleri, kolaylıkları ve destekleri sizlerin istifadesine sunduk. Vatanımız için bedel ödemiş kardeşlerimizin çok farklı alanlarda, çok geniş bir yelpazede bizden taleplerini hamdolsun karşılamış olduk" diye konuştu.
'BİZLER ZATEN BU MAKAMLARDA SİZLERE HİZMET ETMEK İÇİN BULUNUYORUZ'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Önem verdiğimiz bir diğer alan atamalardır. 1995'ten 2002'ye kadar sadece 6 bin 315 şehit yakını, gazi ve gazi yakınımız kamu kurumlarımıza atanmıştı. Bugün çekeceğimiz kuralarla 571 kardeşimizi daha kamu kurumlarına yerleştirecek, böylelikle kamuda istihdam edilen şehit yakını, gazi ve gazi yakını sayısını tam 53 bin 179'a yükselteceğiz. Az sonra atamalarını gerçekleştireceğimiz her bir kardeşimize yeni görevlerinde başarılar diliyor, hayırlı uğurlu olsun diyorum. Şunu da tüm samimiyetimle ifade ediyorum, inanın bu hizmetleri özetlerken bile büyük bir mahcubiyet duyuyorum. Çünkü bizler zaten bu makamlarda sizlere hizmet etmek için, sizlerin sorunlarını gidermek için bulunuyoruz. Ne yaparsak yapalım şehit ve gazilerimizin haklarını asla tam manasıyla ödeyemeyeceğimizi bizler zaten biliyoruz. Ama yine de elimizden geldiğince şükran ve minnet borcumuzu bir nebze de olsa naçizane ödemeye çalışıyoruz. Rabbim şehitlerimizin ruhlarını şad edebilmeyi, şehit ve gazilerimizin emanetine dört elle sahip çıkabilmeyi hepimize nasip eylesin diyorum" ifadelerini kullandı.
'ŞEHİTLERİMİZ 86 MİLYONUN HUZUR, GÜVEN VE DAYANIŞMA İÇİNDE KARDEŞÇE BİR ARADA YAŞAYABİLMESİ İÇİN SERDEN GEÇTİLER'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şehitlerimiz 86 milyonun huzur, güven ve dayanışma içinde kardeşçe bir arada yaşayabilmesi için serden geçtiler. Aynı şekilde gazilerimiz, milletimizin müessir ve muteber bir ülkede özgür ve bağımsız bir şekilde hayat sürebilmesi için kanlarını akıttılar. Bizlerin yegane ve en önemli ödevi, şehit ve gazilerimizin bu hedeflerini devlet ve millet olarak el ele verip hayata geçirmektir. Ocaklarımıza yarım asırdır kor ateşler düşüren terör musibetini tamamen ortadan kaldırmak için başlattığımız ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini bir devlet projesi olarak tam da bu yüzden yürütüyoruz. Geride bıraktığımız iki yılda tüm tahriklere, tüm tuzaklara rağmen önemli mesafeler kat ettik. Özellikle son 6 ayda komşumuz İran ve Körfez bölgesi başta olmak üzere çevremizde meydana gelen savaş ve krizlerin sağduyuyla yönetilmesinde Terörsüz Türkiye sürecimizin çok stratejik katkıları oldu. Yeni fitne ateşleri yakarak kardeşi kardeşe kırdırma planları ülkemizin gayretleri sayesinde hamdolsun boşa düştü. Aynı şekilde kısa süre önce komşumuz Suriye'den de umut verici haberler aldık. Orada da terör meselesinin kardeş kanı dökülmeden uhulet ve suhuletle çözülmekte olduğunu görüyoruz. Biz de Suriyeli kardeşlerimize her türlü desteği, katkıyı veriyoruz” dedi.
'İNŞALLAH SON DÜZLÜĞÜ DE GEÇEREK ÜLKEMİZLE BİRLİKTE BÖLGEMİZİN TAMAMINI HUZUR VE İSTİKRARA KAVUŞTURACAĞIZ'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yine bu dönemde Gazi Meclisimizde 467 oy gibi tarihi bir mutabakatla kabul edilip yasalaşan kanunla kritik bir eşiği daha aşmış olduk. Meclisimiz Türk siyasetinde daha önce hiç görülmemiş bir uzlaşı örneği sergileyerek sürece büyük bir güven aşıladı. İnşallah son düzlüğü de geçerek ülkemizle birlikte bölgemizin tamamını huzur ve istikrara kavuşturacağız. Terörün bu topraklarda bir daha asla zemin bulmaması, bizlere yeni acılar yaşatmaması, ocaklara yeni ateşler düşürmemesi için gereken her türlü adımı kararlılıkla atacağız. Şunu bir kez daha altını çizerek sizlerin huzurunda ifade etmek istiyorum. Şehitlerimizin asil ve aziz ruhlarını incitecek, gazilerimizin emeklerini boşa düşürecek, şehit ve gazi yakınlarımızı rencide edecek hiçbir girişime bugüne kadar müsaade etmedik, bundan sonra da müsaade etmeyeceğiz" diye konuştu.
'50 YILDIR TERÖR ENDÜSTRİSİNDEN BESLENEN MİLLET VE MEMLEKET DÜŞMANLARININ HORTUMLARINI TEK TEK KESECEĞİZ'
Cumhurbaşkanı Erdoğan son olarak, "Siyonist katliam şebekesi başta olmak üzere hangi odakların bu süreçten rahatsızlık duyduğunu sizler zaten görüyorsunuz. Allah'ın izniyle bunlara umdukları fırsatı vermeyeceğiz. Aynı şekilde yaklaşık 50 yıldır terör endüstrisinden beslenen millet ve memleket düşmanlarının da hortumlarını tek tek keseceğiz. Sizlerin duası, milletimizin de desteğiyle inşallah hedefimize ulaşacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" ifadelerini kullandı.
Hitapların ardından Bakan Mahinur Özdemir Göktaş ve bir şehit yakını, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye takdim etti. Tören, noter huzurunda 571 kişinin devlet kurumlarına atanmasının gerçekleştiği kura çekimiyle sona erdi.
Görüntü Dökümü:
----------------
-İnfaz Filmi fragmanı
-Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması
-Kura çekimi
-Genel görüntüler
=============================
2- BAKAN GÖKTAŞ: TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİ, MİLLETİMİZİN ORTAK ARZUSUNU KALICI HUZURA DÖNÜŞTÜRME İRADESİDİR
Tuğçe SEZER ODABAŞI- Hadican EROL / İSTANBUL, (DHA)- 'ŞEHİT Yakınları, Gazi ve Gazi Yakınlarımızın Kamu Kurumlarına Yerleştirilmesi Kura Töreni'nde konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Terör yarım asır boyunca en ağır bedeli ailelerimize ödetti. Nice çocuğu yetim, nice anne babayı evlatsız, nice eşi gözü yaşlı bıraktı. Her şehit haberi bir haneye ateş düşürürken, milletimizin yüreğinde de derin yaralar açtı. Şehit ailelerimizin ve gazilerimizin en büyük arzusu, yaşadıkları acıların bir daha hiçbir hanede yaşanmamasıdır. Bu anlamda Terörsüz Türkiye hedefi, milletimizin bu ortak arzusunu kalıcı huzura dönüştürme iradesidir. Bugün Sayın Cumhurbaşkanım, ortaya koyduğunuz kararlı iradeyle yarım asırlık terör meselesini kalıcı çözüme kavuşturacak tarihi adımlar atıyoruz. Hiç şüphe yok ki bu adımlar annelerin ve babaların güven duyduğu, evlatlarımızın geleceğe umutla baktığı 'Büyük Türkiye'nin yolunu açacak" dedi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca, 19 Eylül Gaziler Günü vesilesiyle düzenlenen 'Şehit Yakını, Gazi ve Gazi Yakınlarımızın Kamu Kurumlarına Yerleştirilmesi Töreni', Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Törende, noter huzurunda yapılan kura çekimiyle 571 şehit yakını, gazi ve gazi yakınının kamu kurum ve kuruluşlarına ataması yapıldı. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Ardından 4 dakikalık video gösterimi yapıldı. Açılışta konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Birazdan 571 şehit yakını, gazi ve gazi yakınımızın görev yerlerini belirleyeceğiz. Ben şimdiden ataması gerçekleşecek her bir kardeşimizi tebrik ediyor, yeni görevlerinin kendileri, aileleri ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum" diyerek sözlerine başladı.
'BUGÜN HUZUR İÇİNDE YAŞIYORSAK BUNU BÜYÜK BEDELLERE BORÇLUYUZ'
Bakan Göktaş, "Bugün huzur içinde yaşıyorsak, ay yıldızlı bayrağımız özgürce dalgalanıyorsa bunu vatanımız uğruna ödenen büyük bedellere borçluyuz. O bedelin adı fedakarlıktır. O fedakârlığın en yüce makamı şehitlik, yaşayan nişanesi ise gaziliktir. Şehitlerimizin bizlere bıraktığı emanet, bir ömür taşıyacağımız şerefli bir mesuliyettir. Gazilerimize duyduğumuz minnet ise kelimelere sığmayacak kadar büyüktür. Bize düşen görev, bu büyük fedakarlığı daima hatırlamak ve yaşatmak, duyduğumuz minneti hayatın her alanında vefaya dönüştürmektir. Onları hiçbir zaman yalnız bırakmamak, sevinçlerini paylaşmak ve güçlüklerinde omuz vermektir" diye konuştu.
'571 ATAMAYLA TOPLAMDA 53 BİN 179 KARDEŞİMİZİN İSTİHDAMINI SAĞLAMIŞ OLACAĞIZ'
Bakan Göktaş, "Sayın Cumhurbaşkanım bu sorumluluğun güçlü bir devlet politikasına dönüşmesinde ortaya koyduğunuz irade belirleyici olmuştur. Şehit yakınlarımız ve gazilerimiz için hayata geçirilen her politika, bu emanete gösterdiğiniz hassasiyetin somut bir neticesidir. Bizler de şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin ihtiyaçlarına kalıcı çözümler üretmeyi milli bir vazife olarak kabul ediyoruz. Liderliğinizde yürütülen çalışmalar, Ağustos ayında Gazi Meclisimizde kabul edilerek yürürlüğe giren düzenlemeyle daha da güçlendi. Bu kapsamda tüm şehitlerimizin kıymetli anne ve babaları devletimizin şefkatli desteğiyle kuşatıldı. Terörle mücadelede yaralandığı halde malul sayılmayan kahramanlarımız ile 15 Temmuz gazilerimize yeni haklar tanındı. Gazi er, erbaş ve güvenlik korucularımıza sunulan destekler artırıldı. Gazilerimizin sosyal hakları genişletildi, ağır engelli gazilerimize sağlanan bakım desteği iyileştirildi. Biraz sonra gerçekleştireceğimiz 571 atamayla toplamda 53 bin 179 kardeşimizin istihdamını sağlamış olacağız. Tüm bu çalışmaları kurumlarımız arasındaki koordinasyonu güçlendirerek sürdürüyoruz. Şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi her fırsatta ziyaret ediyor, onların yanlarında oluyoruz. Aile ve Nüfus 10 Yılı vizyonumuzla şehit ailelerimizin ve gazilerimizin yanında olmayı, ihtiyaç duydukları her anda destek sunmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
'BU ADIMLAR BÜYÜK TÜRKİYE'NİN YOLUNU AÇACAK'
Bakan Göktaş, "Terör yarım asır boyunca en ağır bedeli ailelerimize ödetti. Nice çocuğu yetim, nice anne babayı evlatsız, nice eşi gözü yaşlı bıraktı. Her şehit haberi bir haneye ateş düşürürken, milletimizin yüreğinde de derin yaralar açtı. Şehit ailelerimizin ve gazilerimizin en büyük arzusu, yaşadıkları acıların bir daha hiçbir hanede yaşanmamasıdır. Bu anlamda Terörsüz Türkiye hedefi, milletimizin bu ortak arzusunu kalıcı huzura dönüştürme iradesidir. Bugün Sayın Cumhurbaşkanım, ortaya koyduğunuz kararlı iradeyle yarım asırlık terör meselesini kalıcı çözüme kavuşturacak tarihî adımlar atıyoruz. Hiç şüphe yok ki bu adımlar annelerin ve babaların güven duyduğu, evlatlarımızın geleceğe umutla baktığı 'Büyük Türkiye'nin yolunu açacak. Bu güven ortamıyla üretim, yatırım ve istihdam artacak, kalkınma ve refah ülkemizin her köşesine yayılacak. Bu huzurun en güçlü dayanağı ise ailedir. Aile güçlendikçe kardeşlik bağlarımız daha da sağlam hâle gelecek. Terörsüz Türkiye, güçlü ailelerin taşıdığı bu kardeşlik ruhu üzerinde yükselecek" dedi.
'BİRAZ SONRA BU SALONDA FEDAKARLIĞIN, CESARETİN, SABRIN VE MİLLET OLMANIN HİKAYESİ YANKILANACAK'
Bakan Göktaş son olarak, "Biraz sonra bu salonda yalnızca isimler okunmayacak. Fedakarlığın, cesaretin, sabrın ve millet olmanın hikayesi yankılanacak. Nice ailemiz evladını, eşini, babasını ya da kardeşini vatan uğruna şehit verdi. Nice gazimiz, milletin huzuru ve güvenliği uğruna büyük fedakarlıklar gösterdi. İşte bugün devletimiz, bu büyük fedakarlığın karşısında diyor ki, 'Yalnız değilsiniz. Emanetiniz emanetimizdir.' Bu duygularla sözlerime son verirken atamasını gerçekleştireceğimiz 571 kardeşimize yeni görevlerinin hayırlı olmasını diliyorum. Bu vesileyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere vatanımız uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor, kahraman gazilerimizin 19 Eylül Gaziler Günü'nü kutluyorum" ifadelerini kullandı.
Görüntü Dökümü:
--------------------
-Bakan Göktaş'ın konuşması
-Fragmandan görüntüler
===================================
3- KOZİNOĞLU SORUŞTURMASINDA YENİ GÖRÜNTÜLER DOSYAYA GİRDİ
İSTANBUL (DHA)- Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada yeni görüntüler dosyaya girdi. Kozinoğlu'nun hayatını kaybettiği güne ait olduğu belirtilen cezaevindeki görüntülerin savcılıkça incelediği öğrenildi.
Silivri Cezaevi’nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım, ‘kasten öldürme’ suçundan ev hapsi şeklinde adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. Soruşturma kapsamında Kozinoğlu'nun hayatını kaybettiği güne ilişkin koğuş arkadaşları, Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur'un yer aldığı görüntüler dosyaya girdi.
GÖRÜNTÜLER İNCELENİYOR
Savcılıkça görüntülerin soruşturma kapsamında incelendiği öğrenildi. Görüntülerin çekildiği zaman, olayların kronolojisi, görüntülerde yer alan kişilerin hareketleri ve diğer delillerle bağlantısının ortaya konulması bakımından değerlendirildiği belirtildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
----------------
Cezaevindeki görüntüler
===============================
4- KAŞİF KOZİNOĞLU SORUŞTURMASINDA HASAN ATİLLA UĞUR’UN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
İSTANBUL (DHA)- Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında Hasan Atilla Uğur’un savcılık ifadesi ortaya çıktı. Uğur, Kozinoğlu’nun rahatsızlandığında kendisine seslendiğini, göğsünün sıkıştığını söylediğini ve kendisine dil altı hapı verdiğini söyledi.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında ‘Kasten Öldürme’ suçundan adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılan Hasan Atilla Uğur’un savcılık ifadesi ortaya çıktı
‘HAPI NEREDEN ALDIĞIMI HATIRLAMIYORUM’
Uğur ifadesinde, Kozinoğlu’nun rahatsızlandığında kendisine seslendiğini ve yanına gittiğinde göğsünün sıkıştığını söylediğini belirtti. Kozinoğlu’nun odasına geçtiğini ve kısa süre sonra kendisine seslenerek, “Senin dil altı hapın vardı, bana ondan getir” dediğini ifade etti. Kozinoğlu’na dil altı hapı verdiğini belirten Uğur, “Ben de istediği dil altı hapını verdim ancak nereden alıp verdiğimi hatırlamıyorum. Tansiyon cihazını da nereden aldığımızı hatırlamıyorum” dedi.
‘ELİMDE NE OLDUĞUNU HATIRLAMIYORUM’
Savcılık, Uğur’a saat 18.40’ta Kaşif Kozinoğlu’nun odasına girdiğini, yaklaşık 4 dakika içeride kaldığını ve ardından elleri arkada şekilde çıkarak sağ elinde bir cisim bulunduğunun görüldüğünü belirtti. Öte yandan tutanağa göre Uğur’un odadan çıkmasının yaklaşık 6 saniye ardından Kozinoğlu koğuşa girdi ve daha sonra sol eliyle kapıyı kapattı. Savcılık, Uğur’un elinde görüldüğü belirtilen cismin ne olduğunu sordu. Uğur ise “Elimde ne olduğunu hatırlamıyorum, bir cisim olduğunu da zannetmiyorum” dedi.
‘BARDAĞI BANA NEDEN GÖSTERDİĞİNİ HATIRLAMIYORUM’
Savcılık, Hasan Ataman Yıldırım’ın kısa süre sonra Kozinoğlu’nun odasından elinde bardakla çıktığını ve bardağı Uğur’a gösterdiğinin görüldüğünü belirterek bunun nedenini sordu. Uğur ise “Bunun sebebini bilmiyorum, bardağı bana neden gösterdiğini de hatırlamıyorum” dedi. Uğur’un önceki ifadesinde, Kozinoğlu’nun rahatsızlanmadan hemen önce “Benim odama uğrayıp sonra kendi odasına geçti” şeklinde beyanda bulunduğu hatırlatıldı. Uğur, yeni verdiği ifadesinde “Yanlış hatırlıyor olabilirim, odasına giderken bağırmış olabilir” dedi.
‘HERHANGİ BİR DAHİLİM BULUNMAMAKTA’
Uğur’a, Kozinoğlu ile Hasan Ataman Yıldırım’ın yürüyüşte oldukları sırada yaklaşık 14 dakika içinde hazırlayıp birlikte yemek yemeleri de soruldu. Uğur, bunun özel bir nedeni olmadığını söyleyerek “Bu hususun hiçbir sebebi ve anlamı yoktur. Zaten gündüz saatiydi” dedi. Uğur, ifadesinin ilerleyen bölümünde Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünün kasten gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmasını istediğini söyledi. Kozinoğlu’nun FETÖ tarafından hedef alındığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uğur, ölümün ardında örgütsel bir bağlantı bulunabileceği yönündeki kişisel kanaatini dile getirdi. Uğur ayrıca, Kozinoğlu’nun ölümüyle ilgili kendisinin herhangi bir dahli, ihmali veya suistimali bulunmadığını söyledi. (DHA)
==============================
5- SERMAYE PİYASASI SORUŞTURMASINDA TUTUKLANAN ALTUNÇ KUMOVA’NIN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA) - Sermaye piyasasında işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmada tutuklanan Destek Holding’in patronu Altunç Kumova’nın ifadesi ortaya çıktı. Kumova ifadesinde, "Rakam anormal bir rakamdır. Fakat şirket sahibi olarak bu durumda ne yapacağımı bilmiyordum. Hisse değeri ve satışıyla ilgilenmediğim için, şirketimin ticari faaliyetlerine odaklandığımızdan anormal durumla ilgili herhangi bir sorgulama işlemim olmadı” dedi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosunca yürütülen Sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan Destek Holding’in patronu Altunç Kumova’nın savcılıkta verdiği ifadesi ortaya çıktı.
‘HİSSE ALIM SATIMIYLA ALAKAMIZ BULUNMAMAKTADIR’
Altunç Kumova savcılıkta verdiği ifadesinde, “39 yıldır ticaretle uğraşırım. Destek Holding A.Ş.’nin yüzde 99 oranında büyük ortağıyım. Bu holdingimizin bünyesinde banka, faktoring, aracı kurum, PYŞ ve kripto şirketi bulunmaktadır. Bankacılık sektöründe de 5 yıldır faaliyet göstermekteyiz. Destek Faktoring’in 2025 yılı şubat ayında halka arzı onaylandı. Halka arz sürecinde ilk olarak bir bankayla anlaşmıştım. Ancak o bankanın bu süreçte yetersiz kalması nedeniyle çalışmamızı sonlandırıp Tera Yatırım ile anlaşma sağladım. Bu anlaşmayı yüzde 2 standart komisyon üzerinden yaptım. Şirketimizin yüzde 25’i halka arz edildi.Halka arzın akşamı, Merkezi Kayıt Kuruluşu bilgileri ve SPK onayıyla birlikte tarafımıza gönderildi. Burada yaptığım kontrolde, yaklaşık hatırladığım kadarıyla, yüzde 20 civarında Tera Grubu şirketlerinin ve diğer nitelikli yatırımcıların Destek Faktoring hissesinden alım yaptığını, yüzde 5 civarında da bireysel yatırımcıların alım yaptığını gördüm. Anlaşma yaptığım Tera Grubu’na herhangi bir şekilde ‘Neden alım yaptınız?’ diye sormadım. Çünkü hisse alım satımıyla hiçbir alakamız bulunmamaktadır. Sonuçta yüzde 25’i halka arz edilmiş bir şirketin hisselerinin kim tarafından alındığı, şirketimiz adına çok önemli değildir. Çünkü bu durum SPK denetiminde olan bir süreçtir. Şirket faaliyetlerimin de hisse alım satımlarıyla bir alakası olmadığı için herhangi bir değerlendirme yapmadık” dedi.
‘ANORMAL DURUMLA İLGİLİ BİR SORULAMA İŞLEMİM OLMADI’
Kumova’ya, “46 TL’den yaklaşık 15 milyar TL piyasa değerine sahip olan şirketinizin 1 trilyon 300 milyar TL’ye ulaşmasında bir anormallik yok mu?” sorusunun sorulması üzerine Kumova, “Evet, bahsetmiş olduğunuz rakam anormal bir rakamdır. Fakat şirket sahibi olarak bu durumda ne yapacağımı bilmiyordum. Hisse değeri ve satışıyla ilgilenmediğim için, tamamen şirketimin ticari faaliyetlerine odaklandığımızdan bu anormal durumla ilgili herhangi bir sorgulama işlemim olmadı. Fakat hep şu düşünce içerisindeydik: Ne de olsa SPK tarafından denetlenen bir durum ve anormal bir durum olsa mutlaka bize bildirilir diye düşünüyorduk” dedi. Kumova’ya, “Bu yükseliş trendinde hiç mal sattınız mı?” sorusunun sorulması üzerine Kumova, “Hissenin ciddi bir artış gösterdiği doğrudur. Fakat halka arz sürecinden sonra yasal zorunluluk olarak bir yıl boyunca hisse satışı şirketim adına yasaklanmış durumdaydı. Zaten bu bir yıllık süreyi geçirmeden hisse satmam mümkün değildi. Bu doğrultuda Destek Faktoring hissesinden ne alım ne de satım işlemi gerçekleştirdim” dedi.
‘BORSADA ŞİRKETİM VE ŞAHSIM OLARAK OYUNCU DEĞİLİM’
Kumova, “Bir yıllık hisse alım satım yasağım kalktıktan sonra, şirketimin ticari faaliyetlerine katkı sağlamak amacıyla yaklaşık yüzde 1’lik Destek Faktoring hissesini satmak istedim. Bununla ilgili olarak aracılık hizmeti almak üzere Emre Tezmen, Emir Sarp Yener ve Erdin’in de olduğu bir ortamda görüşme yaptım. Onlar da yüzde 1’lik bir kısma alım yapabileceklerini söylediler. Hatta benim ilk olarak satmak istediğim miktar yüzde 5’lik bir kısımdı. Ancak bu görüşmede, piyasa koşulları gerekçe gösterilerek yüzde 1’lik bir kısmı alabileceklerini söylediler. Daha sonra anlaşma sağlandı ve hisse değeri yaklaşık 800 TL civarındayken, yüzde 20 iskontolu şekilde, yaklaşık 700 TL civarında hisse sattık. Özel emir ile gerçekleştirilen bu işlem tamamen resmi bir satıştı ve Kamu Aydınlatma Platformu’na da bildirildi. Halka arz oranı yüzde 25 olan bir şirket söz konusu. Yaklaşık yüzde 20’lik kısım Tera şirketlerinde, yüzde 5’lik kısım ise bireysel yatırımcıların elinde bulunuyordu. Hisse değerindeki artışta, sormuş olduğunuz 60 katlık artış neticesinde TEFAS açık fonlarına geçişte bir anormallik olduğunu sezdim. Fakat bununla ilgili olarak şahsım ve şirketim adına yapılabilecek herhangi bir şey yoktu. Çünkü işlemler tahta üzerinden gerçekleştiriliyordu. Yani herkesin tahta üzerinden alıp satabileceği bir piyasa söz konusuydu ve buna müdahale etme imkanım bulunmuyordu. Ben, borsada şirketim ve şahsım olarak oyuncu değilim. Dediğim gibi, hisse alım satımı gerçekleştirmedim” dedi.
‘HERHANGİ BİR KURUMA BAŞVURUM OLMADI’
“Destek Faktoring şirketinin açıkladığı karın yaklaşık 6 ayda 2,6 milyar TL’yi geçmesinde, geçmiş yıllara nazaran bir anormallik yok mu?” sorusu sorulması üzerine Kumova, “Bu açıklanan kar, ticari faaliyetlerimizin neticesinde ortaya çıkan resmi, kontrollü ve denetimli bir kazançtır. Buna ilişkin tüm muhasebe kayıtları mevcuttur. Şirketin geçmiş yıllarına bakıldığında da kar durumunun benzer nitelikte olduğu görülür. Yani anormal bir durum söz konusu değildir. Şahsım, ailem ve şirketim olarak Destek Faktoring ve Tera’ya ait herhangi bir hisseyi almadım. Bunun dışında, yakın çevremde de bildiğim kadarıyla böyle bir alım söz konusu değildir. Yani ailem ve şahsım borsada işlem yapan kişiler değiliz. Dediğim gibi, Borsa İstanbul Pay Piyasası’nda işlem gören hiçbir hisse senediyle işlem niteliğinde bir ticari faaliyetim yoktur. Şirketlerimin ticari faaliyetlerine yönelik çalışmalar yaparım” dedi. “Sizin şirketiniz üzerinden Tera’nın veya Pusula’nın büyük bir vurgun yaptığı yönünde bilgi sahibi oldunuz mu? Buna ilişkin devletin birimlerine başvuruda bulundunuz mu?” sorusu üzerine Kumova, “Ticari faaliyetim gereği fonları takip ettiğimiz için Tera’nın yaptığı işlemlerin aynısının ve daha fazlasının Pusula tarafından da yapıldığını gördük. Bu, herkes tarafından görülebilecek bir durumdu. Buna ilişkin herhangi bir kuruma başvurum olmadı. Zaten ilgili kurumlar olan SPK ve BDDK’nın da bu konuları gördüğünü ve denetlediğini düşünüyorum. Hissimde manipülatif eylemler yapılıp yapılmadığı hususunda herhangi bir bilgim yoktur. Şahsımın, şirketin Destek Faktoring hissesindeki işlemleriyle ilgili bir pozisyonu olmadığı için manipülatif eylem yönünden bilgimiz söz konusu değildir” dedi. (DHA)
================================
6- SERMAYE PİYASASI SORUŞTURMASINDA GÖZALTI SAYISI 5'E YÜKSELDİ
İSTANBUL (DHA) Sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan ile Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ve yöneticileri Alper Öztürk, Emre Alkin ve Kerem Alkin gözaltına alındı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında Pusula Portföy yöneticilerinden Serdar Turhan ile Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ve yöneticileri Alper Öztürk, Emre Alkin ve Kerem Alkin gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında daha önce 4 şüpheli tutuklanırken, 51 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve mal varlığı tedbiri uygulanmasına karar verilmişti. (DHA)
==============================
7- FATİH'TE DÖVİZ BÜROSUNDAKİ 2 KİŞİNİN ÖLDÜĞÜ SALDIRI: 6 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI / Ek bilgilerle
Ali AKSOYER/İSTANBUL,(DHA)FATİH’te döviz bürosunda 2 kişinin öldüğü, 2 kişinin yaralandığı silahlı kavgayla ilgili gözaltına alınan 12 kişiden 6’sı tutuklandı. 3 şüpheli için adli kontrol hükümleri uygulanırken, 3 şüphelide serbest bırakıldı. Saldırının ise ise iki grubun üçüncü kişiye yönelik gerçekleştirdikleri dolandırıcılık olayının ardından aralarında oluşan alacak verecek meselesinden kaynaklandığı belirlendi.
Fatih, Nuruosmaniye Mahallesinde 14 Eylül'de döviz bürosundan silah sesleri yükseldi. Silah seslerinin ardından ofiste bulunan bazı kişilerin pencereden, tenteye atlayarak hızla olay yerinden kaçtığı belirlendi. Polis ekipleri olay yerine gittiklerinde Adnan Aksoy (30) ve kardeşi Kadir Aksoy (27) silahla vurulmuş olarak buldu. Sağlık ekipleri 2 kişinin hayatını kaybettiği ve 2 kişinin de yaralandığını belirledi. Olay sırasında yaralanan E.A. (19) ve B.S. (33) ise sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılmıştı.
12 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINMIŞTI
Cinayet Büro Amirliği tarafından başlatılan çalışmada polis kısa sürede ilk dalga operasyonda 10 kişiyi gözaltına aldı. Olayla ilgileri olduğu belirlenen biri yaşı küçük iki kişinin daha alınmasıyla gözaltı sayısı 12’ye yükseldi.
Polisin yaptığı çalışmada döviz bürosuna gelen ilk gruptakilerin iş yeri sahibi K.E. ile geçtiğimiz Nisan ayında üçüncü bir kişiyi dolandırdıkları, bu nedenle aralarında bir alacak verecek meselesi olduğu tespit edildi. Olay günü bu konuyu görüşmek için toplandıkları iddia edilen iki gruptakilerin kavga ettikleri ardından öldürme ve yaralama olaylarının gerçekleştiği değerlendirildi.
Adliyeye çıkarılan şüphelilerden, O.A. (18), A.D. (26), M.T. (23), R.C. (26), C.P.D. (21), K.E. (40) tutuklanırken, 3 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest kaldı. 3 şüpheli ise serbest bırakıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
---------
-Olayın güvenlik kamerası görüntüleri
-Şüphelilerin gözaltına alınmaları
-Denizde yapılan aramalar
-Ele geçirilenler
===============================
8- EYÜPSULTAN'DA ZİNCİRLEME KAZA: 2 YARALI
Vehbi DEMİR- Hiba HAKBİLİR / İSTANBUL, (DHA)- EYÜPSULTAN, Kuzey Marmara Otoyolu'nda 4 aracın karıştığı zincirleme kazada 2 kişi yaralandı. Kaza nedeniyle İstanbul Havalimanı yönündeki 2 gişe geçici olarak trafiğe kapatılırken, bölgede bir süre araç yoğunluğu oluştu.
Kaza, 16.00 Kuzey Marmara Otoyolu Odayeri gişeleri İstanbul Havalimanı istikametinde meydana geldi. 4 araç, gişe girişinde henüz bilinmeyen bir nedenle zincirleme şekilde çarpıştı. İhbar üzerine olay yerine jandarma, sağlık ve otoyol işletme ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, kazada yaralanan 2 kişiye ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı.
İSTANBUL HAVALİMANI YÖNÜNDE 2 GİŞE KAPATILDI
Kazaya karışan araçların gişe kulübelerinin önünü kapatması üzerine, İstanbul Havalimanı yönüne hizmet veren 2 gişe geçici olarak ulaşıma kapatıldı. Trafik ekipleri, havalimanı istikametine giden araçları diğer gişelere yönlendirdi. Yönlendirmeler nedeniyle bölgede bir süre trafik yoğunluğu yaşandı. Kazaya karışan araçların çekici yardımıyla kaldırılması ve yol temizleme çalışmalarının ardından kapalı olan gişelerin yeniden ulaşıma açıldı.
Jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.
Görüntü Dökümü:
---------------------
- Ekiplerin müdahalesi
- Kazaya karışan araçlar
- Gişelerden görüntüler
- Trafikten görüntüler
- Genel ve detay görüntüler
============================
9- F1İ’N EFSANE PİLOTU FELIPE MASSA, İSTANBUL'DA
İSTANBUL (DHA) İstanbul Park'ta yarıştığı üç Formula 1 Grand Prix'sinin üçünü de kazanan Brezilyalı efsane pilot Felipe Massa, yıllar sonra yeniden İstanbul'a geldi. “King of Istanbul” olarak anılan Brezilyalı pilot, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından hazırlanan program kapsamında İstanbul'un tarihini, kültürünü ve gastronomisini keşfetti.
Massa'nın İstanbul programı, Tarihi Yarımada turuyla başladı. Brezilyalı pilot Yerebatan Sarnıcı, Ayasofya Camii ve Sultanahmet Camii'ni ziyaret etti. Günün devamında Boğaz turuna çıkan Massa, daha önce Formula 1 yarışları için geldiği İstanbul'u bu kez şehrin tarihi ve kültürel mirasıyla tanıma fırsatı elde etti.İstanbul'un gastronomi kültürünü de deneyimleyen Massa, gün boyunca iki kıtayı bir araya getiren şehrin farklı yönlerini keşfetti.
İstanbul'a yeniden gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Massa, “İstanbul benim için her zaman çok özel bir şehir oldu. Burada yarıştığım yıllardan çok güzel anılarım var. Bu kez İstanbul'u pistin dışında keşfetmek benim için farklı ve çok güzel bir deneyim oldu. Tarihi yerleri görmek, Boğaz'ı yeniden görmek ve İstanbul'un kültürünü yakından tanımak gerçekten keyifliydi. En çok İstanbul Boğazı'nı sevdim; iki kıtanın birleştiği İstanbul'u denizden görmek gerçekten çok etkileyici.” dedi.
“İSTANBUL’UN KRALI” ÜNVANINI KAZANMIŞTI
Massa'nın İstanbul'daki ilk zaferinin üzerinden tam 20 yıl geçti. Ferrari ile yarıştığı 2006 Türkiye Grand Prix'sinde İstanbul'da Formula 1 kariyerinin ilk Grand Prix galibiyetini alan Massa, 2007 ve 2008'de de damalı bayrağı ilk sırada görerek İstanbul Park'ta üst üste üç zafer kazandı. Üç yarışın tamamında pole pozisyonundan başlayan Massa, İstanbul Park'ta yarıştığı her Formula 1 yarışını zaferle tamamlamış oldu. Bu performans, Massa'nın İstanbul Park ile özdeşleşmesini sağladı ve Brezilyalı pilot yıllar içinde “King of Istanbul” (İstanbul’un Kralı) olarak anılmaya başladı.
YARIN İSTANBUL PARK'I ZİYARET EDECEK
Massa, yarın TOSFED İstanbul Park'ta F1 taraftarlarıyla bir araya gelecek. Hayranlarıyla buluşacak olan Brezilyalı pilot, gazetecilerin sorularını yanıtlayacak ve bir spor otomobille test sürüşü gerçekleştirecek. Massa'nın hayranlarına sürprizi ise İstanbul Park'a gelenler arasından seçilecek 5 kişiyle pistte yapacağı özel turlar olacak. Massa, seçilecek 5 hayranının her biriyle spor otomobille İstanbul Park pistinde birer tur atacak.
İSTANBUL, F1 TAKVİMİNE GERİ DÖNDÜ
Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) tarafından işletilen TOSFED İstanbul Park, 3 Ekim 2027'de Turkish Grand Prix ile Formula 1 takvimine geri dönüyor. İstanbul’un yeniden F1 takvimine alınması Nisan ayında düzenlenen bir basın toplantısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanmıştı. Buna göre İstanbul Park, 2027-2031 yılları arasında 5 dönem boyunca yarışlara ev sahipliği yapacak. Öte yandan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından hazırlanan ve İstanbul'un yeniden F1 takviminde yer aldığının duyurulduğu tanıtım filmi bugüne kadar 600 milyona yakın izlenme sayısına ulaştı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
----------------
-Gezdiği yerlerden görüntüler
============================
10- BEYLİKDÜZÜ’NDE KAMYONET, BAŞAKŞEHİR'DE OTOMOBİL AMBULANSA YOL VERMEDİ
İhsan DÖRTKARDEŞ/İSTANBUL, (DHA)- BAŞAKŞEHİR’den Büyükçekmece’ye hasta taşıyan ambulansa, kamyonet şoförünün yol vermediği anlar Beylikdüzü’nde yol vermediği cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Başakşehir'de ise korna ve anonslara rağmen otomobil sürücüsü ambulansa yol vermedi. Yapılan çalışmayla tespit edilen otomobilin sürücüsüne 46 bin lira ceza yazılırken, sürücü belgesi 30 gün süreyle geri alındı, araç ise 30 gün trafikten men edildi.
Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nden dün öğlen saatlerinde bir hastayı Büyükçekmece Mimar Sinan Devlet Hastanesi’ne sevk etmekle görevlendirilen ambulans yola çıktı. Beylikdüzü’ne ulaşan ambulans sol şeritten ilerleyerek hastayı ulaştırmaya çalışırken, sirenleri de açtı. Sol şeridi kullanan ve uzun süre yol vermeyen kamyonet şoförü tepkiye neden oldu. Polis, kamyonet şoförünü yakalamak için çalışma başlattı.
AYNI GÜN İKİ AMBULANSA YOL VERİLMEDİ
Başakşehir, Arnavutköy-Sultangazi yolunda ise acil bir hastaya yetişmek üzere sirenleri açık şekilde seyreden ambulans, trafikte ilerlediği sırada önündeki otomobil nedeniyle yoluna devam etmekte güçlük çekti. Ambulans şoförü, otomobilin yolu açması için siren çalarak ve korna kullanarak sürücüyü uyarmaya çalıştı. Otomobil sürücüsü uzun süre ambulansın önünden çekilmedi.
AMBULANS ŞOFÖRÜ ANONSLA YOL İSTEDİ
Yol vermeyen otomobil sürücüsünden ambulans şoförü anonsla yol istedi. Ambulansın otomobilin arkasında ilerlediği anlar cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Görüntülerde sirenleri açık ambulansın yol istediği, korna ve anonslarla sürücünün uyarıldığı, otomobilin ise uzun süre ambulansın önünde seyretmeye devam ettiği görülüyor.
YAKALANDI
İstanbul Emniyet Müdürlüğü trafik ekipleri plaka bilgilerinden kimlik bilgilerini tespit ettiği otomobil sürücüsü A.Y.(22) isimli şüpheliyi yakalandı. Sürücüye 'geçiş üstünlüğü olan araçlara yol vermemek'ten 46 bin lira ceza yazılırken, sürücü belgesi 30 gün süreyle geri alındı. Araç ise 30 gün trafikten men edildi. Sürücü hakkında ayrıca 'Trafik Güvenliğini Tehlikeye Düşürmek' suçundan adli işlem başlatıldığı öğrenildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------------------------
(Cep telefonu)
-Başakşehir'deki ambulansa yol vermeyen otomobil
-Ambulansa ısrarla yol vermeyen kamyonetten görüntüler
-Sürücünün yakalanması
=================================
11- MECİDİYEKÖY’DE HAFİF TİCARİ ARAÇ ALEV ALEV YANDI
Hasan YILDIRIM / İSTANBUL, (DHA)- ŞİŞLİ Mecidiyeköy’de hafif ticari araçta henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Sürücünün yol kenarına çektiği araç alev alev yandı.
Yangın, Mecidiyeköy Merkez Caddesi’nde saat 16.00 sıralarında çıktı. Edinilen bilgiye göre, seyir halindeki hafif ticari aracın motor kısmından henüz belirlenemeyen bir nedenle alevler yükselmeye başladı. Sürücü, aracını sağ şeride çekerek indi. Alevlerin büyümesiyle tüm araç alev alev yandı. İhbar edilmesi üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. İtfaiye ekipleri yangına müdahale ederek söndürdü. Yangında ölen ya da yaralanan olmazken hafif ticari araç kullanılmaz hale geldi. Yangın nedeniyle Merkez Caddesi’nde trafik yoğunluğu oluştu. Yangının söndürülmesiyle trafik normale döndü.
Görüntü Dökümü:
----------------
-Aracın alev alev yanması
-Olay yerinden görüntü
-Alev alev yanan araç
-İtfaiye ekibinin araca müdahalesi
-Genel ve detaylar