Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

Medipol Sağlık Grubu’ndan 15 Şubat Çocukluk Çağı Kanserleri Günü paneli

Medipol Sağlık Grubu’ndan 15 Şubat Çocukluk Çağı Kanserleri Günü paneli

ABONE OL
DHA

İSTANBUL, (DHA)- MEDİPOL Sağlık Grubu, 15 Şubat Çocukluk Çağı Kanserleri Günü kapsamında alanında uzman hekimlerin katılımıyla bir panele ev sahipliği yaptı. Multidisipliner bir yaklaşımla konuyu ele alan uzmanlar, erken tanının önemine dikkat çekerek tanı ve tedavi yollarında son dönemde yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.

Medipol Sağlık Grubu, 15 Şubat Çocukluk Çağı Kanserleri Günü kapsamında konuya dikkat çekmek amacıyla farklı alanlardan uzmanların katıldığı bir panel düzenledi. ‘Geleceğe Umut Ol’ temasıyla Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nde düzenlenen panelde, çocuklarda açıklanamayan kilo kaybı, halsizlik, şiddetli ve süreğen baş ağrısı, çürükler ve vücutta anormal şişliklerin aileler tarafından mutlaka dikkate alınması gerektiği vurgulandı. Uzmanlar erken tanının önemine dikkat çekerek, son yıllarda tanı ve tedavide başarı oranlarının çok arttığını ve ailelerin tedaviden korkmaması gerektiğini belirtti.

‘BİR GÜN GELECEK ‘BİR ZAMANLAR KEMOTERAPİ YAPARLARMIŞ’ DİYECEKLER’

Çocukluk çağı kanserlerinde tedavideki başarı oranının ilk başladıkları döneme göre çok iyi hale geldiğini dile getiren Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Sema Anak, “Bizden önce bir nesil daha vardı. Onlar kurucu nesildi. Ama şartlar çok kötüydü. Bizim dönemimizde o nesil çok gayret sarf etti. Türkiye’ye ilaçların ve aletlerin temini konusunda kendilerini ortaya koydu. Zor şartlarda başlamıştık. Çok basit birkaç antibiyotik dışında tedavi yöntemlerinde hiçbir şeyimiz yoktu. Şu anda yüzde 80-90 başarı oranları var ve bir gün gelecek biri kürsüye çıkacak ‘Bir zamanlar kemoterapi yaparlarmış’ diye söyleyecek” ifadelerini kullandı.

‘HEDEFLİ TEDAVİLERLE, YENİ YÖNTEMLERLE KANSERDE BAŞARI ARTIYOR’

Kanser vakalarının yüzde 4,5’inin kanser tanısı aldığını söyleyen Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Didem Atay, “Her kanser vakasının yüzde 4 buçuğu kanser tanısı alıyor. Kanser tedavisi çocukla çok bağdaşan bir şey değil. Çocuk kanserleri herkesi korkutuyor. Fakat hedefli tedavilerle, yeni tanı yöntemleriyle kanserde de başarı artıyor.” dedi.

‘LÖSEMİ ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİNİN EN SIK GÖRÜLENİ’

Löseminin çok hızlı ilerlediğini belirten Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Yöntem Yaman, “Lösemi, çocukluk çağı kanserlerinin yaklaşık yüzde 25-30’u arası ve en sık görüleni. Lösemi hücreleri çok hızlı çoğalan hücreler. Bunlar kemik iliğini ele geçirmeye karar verdiğinde çok çabuk bir şekilde ele geçiriyor. 1 ay içerisinde tüm kan değerleri bozuluyor. Çocuklarda normal olmayan ateş, kusma veya geçmeyen baş ağrısı gibi belirtiler gördüğünüzde mutlaka bir doktora başvurmalısınız.” dedi.

‘BEYİN CERRAHİSİNDE MODERN TIP TEKNİKLERİYLE TEDAVİ SÜRECİ ÇOK KOLAYLAŞTI’

Beyin tümörlerinin yüzde 90’ını ameliyatla çıkardıklarını ifade eden Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Alican Tahta “Her baş ağrısında çocukları tomografi çektirelim yaklaşımı doğru değil. Baş ağrısının uzun bir süre devam etmesi lazım. Beyin tümörlerinin yüzde 90’ını ameliyatla çıkarabiliyoruz. Ancak beynin özel bölgelerine dokunamıyoruz. Dokunamadığımız noktada sadece biyopsi yapıyoruz. Beyin deyince insanlar çok korkuyor. Ama mevcut modern tıp teknikleriyle bu tedavi süreci çok rahat ilerliyor.” dedi.

‘LENFOMADA DETAYLI TETKİKLER ÇOK ÖNEMLİ’

Her boyunda görülen şişliğin lenfoma belirtisi olmadığını söyleyen Doç. Dr. Işık Odoman Al, “Çocuk hastalıkları ve çocuk hematoloji uzmanlarına en sık başvurulardan bir tanesi boyunda şişlik oluyor. Aileler bu durumu gördüğünde endişeleniyor. Hasta bize geldiğinde öncelikle mutlaka başka şikayetleri var mı diye sorguluyoruz. Boyunda şişlikle gelen her çocuğa her tetkiki yapmaya gerek yok. Ama muayene tetkikleri bize kötü bir hastalığı düşündürüyorsa örnek alıp hemen patolojiye gönderdiklerimizde oluyor.” ifadelerini kullandı.

‘GÜNÜMÜZ TEKNOLOJİSİYLE TOMOGRAFİDE RADYASYON DOZU DÜŞÜYOR’

Çocuklarda tomografi yaparken özellikle ilgili bölgede tek seferde görüntüleme almaya çalıştıklarını dile getiren Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Sait Doğan, “Tomografide mutlaka kanserojen bir risk var. Bunu göz ardı edemeyiz. Onun için doğru gerekçelerle tetkik etmeliyiz. Günümüz teknolojisiyle tomografide radyasyon dozu düşüyor. Çocuklarda özellikle dikkat ettiğimiz husus mümkün olduğunca ilgili bölgeye yönelerek ve o bölgeyi mümkünse tek seferde tarayarak görüntüler elde etmek.” dedi.

‘BİZ ANCAK GEREKSİNİM VEYA ZORUNLULUK HALİNDE TEDAVİYE MÜDAHİL OLUYORUZ’

Çocuk kanserlerinde cerrahi müdahalenin ancak gerektiğinde yapıldığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Halil Suat Ayyıldız, “Cerrah olarak bizlerin önceliği çocuklara zarar vermemek. Çocukların ileride sosyal olarak da hayatlarına devam edeceklerini öngörerek tedavi etmemiz gerekiyor. Bıçağın değmesini kimse başlangıçta istemez. Biz ancak bir gereksinim ya da zorunluluk olduğu zaman müdahil oluyoruz.” şeklinde konuştu.

‘DOĞRU TANI İÇİN DOKUNUN BOZULMAMASINI SAĞLAMAMIZ GEREKİYOR’

Patolojinin tek görevinin sadece tanı olmadığını ifade eden Doç. Dr. Aslı Çakır, “Patoloji herkesin kafasında tanı olarak yer alıyor. İlk görevimiz bu ama patolojinin bir diğer görevi de dokuyu korumak. Çünkü doğru tanıyı koymamız için dokuların bozulmamasını sağlamamız gerekiyor. Bunun için özel solüsyonlar kullanıyoruz.” dedi.

'RADYOTERAPİDE HEDEFE YÖNELİK TEDAVİLER YAPABİLİYORUZ’

Radyoterapide kullanılan cihazların eskiye göre çok geliştiğini belirten Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Gül Alço, “Kemoterapi ile tam yanıt alınamamış noktalarda biz radyoterapi ile tedaviye dahil oluyoruz. Özellikle bazı beyin tümörlerinde, çocukluk çağı lenfomalarında ve bazı tümörlerde tedaviye radyoterapinin eklenmesi söz konusu olabiliyor. Eskiye göre tedavi cihazları çok gelişti. Biz şu anda hedefe çok güzel odaklanıp, etraftaki dokuya zarar vermeyen dozlarla tedavi yapabiliyoruz.” dedi.

© Copyright 2026

DHA