Prof. Dr. Adnan Yüksel: Sağlığın geleceğinde hücresel tedaviler öne çıkıyor
Prof. Dr. Adnan Yüksel: Sağlığın geleceğinde hücresel tedaviler öne çıkıyor
İSTANBUL, (DHA)- BİRUNİ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Yüksel, Türkiye İnovasyon Haftası kapsamında Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen programda, hücresel tedavilerin sağlık alanında yeni bir dönemin kapısını araladığını belirtti. Kanser ve nadir hastalıkların tedavisinde yenilikçi yöntemlerin önemine dikkat çeken Yüksel, “Sağlığın geleceğinde hücresel tedaviler öne çıkıyor” dedi.
Türkiye İnovasyon Haftası kapsamında, Yükseköğretim Kurulu Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen programda Biruni Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Yüksel, ‘Sağlığın Geleceğine Biruni İmzası: Hücresel Tedaviler’ başlıklı konuşmasını gerçekleştirdi. Haliç Kongre Merkezi’nde YÖK Basın Müşaviri Fatma Çiğdem Savaşçıoğlu'nun moderatörlüğünde gerçekleştirilen programda konuşan Rektör Yüksel, bilimsel araştırmaların topluma kazandırılması, hücresel tedavilerdeki gelişmeler, uluslararası bilimsel iş birlikleri ve sağlık teknolojilerinin geleceğine ilişkin açıklamalarda bulundu.
‘ÜNİVERSİTELER BİLGİYİ TEKNOLOJİYE DÖNÜŞTÜRMELİ’
Üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar olmadığını, aynı zamanda bilim üreten ve toplumsal sorunlara çözüm geliştiren merkezler olduğunu belirten Yüksel, bilim iletişiminin önemine dikkat çekti. Yüksel, “Üniversitenin en önemli görevlerinden biri bilimi topluma anlatmak, toplumun sorunlarını çözmek ve problemleri bilimsel gerçeklerle sonuca ulaştırmaktır. Üniversiteler nitelikli öğrenci yetiştirir, bilim üretir, bu bilimsel çalışmaları teknolojiye dönüştürür ve topluma hizmet eder. Üniversiteler, son ve doğru bilginin üretildiği yerlerdir” ifadelerini kullandı.
Bilimsel gelişmelerin toplumla doğrudan paylaşılmasının önemini vurgulayan Yüksel, YÖK tarafından yürütülen bilim iletişimi çalışmalarının toplumun bilimsel farkındalığının artırılmasına katkı sunduğunu belirtti.
‘TÜRKİYE BİLİMSEL GELİŞMELERE SEYİRCİ KALMAMALI’
Türkiye'nin bilim ve teknoloji alanındaki küresel rekabette daha güçlü bir konuma ulaşması gerektiğini ifade eden Yüksel, üniversitelerin belirli alanlarda uzmanlaşarak yenilikçi çalışmalar geliştirmesinin önemine değindi.
Yüksel, “Türkiye'nin dünyadaki gelişmelere seyirci kalmadan 'Biz de varız' demesi gerekiyor. Biz sağlık ağırlıklı bir üniversiteyiz. Dolayısıyla kendimize sağlık alanında bir misyon biçtik. Sağlıkta çok yenilik var. Bu yenilikleri uygulayan bir ülke mi olacağız, yoksa bu yenilikleri oluşturan bir ülke mi olacağız? Bu çok önemli” diye konuştu.
Türkiye'nin nitelikli insan kaynağına sahip olduğunu belirten Yüksel, bilimsel üretimin artırılması için araştırma altyapısının güçlendirilmesi ve uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.
‘HÜCRESEL TEDAVİLER TIPTA YENİ BİR DÖNEMİN KAPISINI ARALIYOR’
Tıp dünyasında yaşanan gelişmelerin hastalıkların tedavisine yönelik yaklaşımları değiştirdiğini belirten Yüksel, özellikle geleneksel yöntemlerle yeterli sonuç alınamayan hastalıklarda hücresel tedaviler ve gen temelli araştırmaların yeni olanaklar sunduğunu ifade etti.
Yüksel, “Tıp önce hastalıkların belirtilerini tedavi etmeye başladı. Ardından mikroorganizmaları tanıdık, antibiyotikler geliştirildi. Şimdi ise kanser gibi, hâlen etkili tedavi seçeneklerinin sınırlı olduğu hastalıklara çözüm bulmamız gerekiyor. Hücresel tedaviler bu açıdan önemli bir gelişme alanı” değerlendirmesinde bulundu.
Biruni Üniversitesinin bu alandaki bilimsel çalışmalara odaklandığını belirten Yüksel, uluslararası iş birlikleri ve teknoloji transferinin araştırma süreçlerinin hızlandırılmasında önemli rol oynadığını vurguladı.
‘YAPAY ZEKA GELİŞECEK AMA SAĞLIKTA İNSAN FAKTÖRÜ ÖNEMİNİ KORUYACAK’
Programda yapay zekanın sağlık alanındaki geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yüksel, teknolojinin tanı, tedavi ve araştırma süreçlerinde giderek daha fazla kullanılacağını ancak sağlık profesyonellerinin karar verme sorumluluğunun önemini koruyacağını belirtti.
Yüksel, “Yapay zeka belki birçok mesleği etkileyecek ama sağlıkta son kararı insan verecek. Yapay zekayı yöneten de bizler olacağız. Sağlık alanı çok hızlı değişiyor. Gelecekte bizi bambaşka bir dünya bekliyor. Buna bugünden hazırlanmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Geleceğin sağlık profesyonellerinin yalnızca mevcut bilgileri öğrenmekle yetinmemesi gerektiğini ifade eden Yüksel, değişime uyum sağlama, eleştirel düşünme, araştırma ve teknoloji geliştirme becerilerinin öneminin giderek artacağını kaydetti.
‘GENÇLER YALNIZCA BİLGİ TÜKETEN DEĞİL, BİLGİ ÜRETEN BİREYLER OLMALI’
Gençlere de seslenen Yüksel, bilimsel başarının merak, azim, disiplinli çalışma ve sürekli düşünmeyle mümkün olduğunu belirtti.
Yüksel, “Biz Biruni öğrencilerine her gün yarım saat düşünmelerini öneriyoruz. Sosyal medyadan uzaklaşıp kendilerine 'Ben kimim, ne üretebilirim, hangi problemi çözebilirim?' diye sormalılar. Herkes proje yapmalı, araştırmalara katılmalı ve bilimsel yayınlar üretmeli. Teknolojiyi üretmeden dünyada güçlü bir konuma ulaşmak mümkün değil” diye konuştu.
Bilimin uzun soluklu bir yolculuk olduğunu vurgulayan Yüksel, Türkiye'nin geleceğinde araştıran, sorgulayan ve teknoloji üreten gençlerin belirleyici rol üstleneceğini ifade etti.
Program, YÖK Basın Müşaviri Fatma Çiğdem Savaşçıoğlu'nun bilimsel üretim, yenilikçilik ve gençlerin geleceğine ilişkin değerlendirmelerinin ardından sona erdi.