Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

Serdal Adalı: Sezon boyunca yarışan, kazanan bir Beşiktaş inşa edeceğiz

Serdal Adalı: Sezon boyunca yarışan, kazanan bir Beşiktaş inşa edeceğiz

ABONE OL
DHA

Olgucan KALKAN / İSTANBUL,(DHA)- BEŞİKTAŞ Başkanı Serdal Adalı, “Kadro yapılanmasını tamamladığımızda, hepimizin özlediği, sahada görmek istediği Beşiktaş'ı izleteceğimizden hiç şüphem yok. Sezon boyunca yarışan, kazanan bir Beşiktaş inşa edeceğiz. Bundan hiçbir Beşiktaşlının şüphesi olmasın” dedi.

Beşiktaş Kulübü’nün 2026 yılı 2’nci Olağan Divan Kurulu Toplantısı, Süleyman Seba Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenleniyor. Toplantıda başkan Serdal Adalı, divan kurulu üyelerine seslendi. Üyelerin karşısında 1.5 yıllık bir yönetim olarak çıktıklarını söyleyen Adalı, “Göreve geldiğimiz günlerde camiamıza 1.5 yıl gibi bir hazırlık devresi geçireceğimizi söylemiştik. Bugün, görevi devraldığımız noktanın çok daha ötesinde, sportif başarı için mücadele edecek Beşiktaş'ın temellerini atmış durumdayız" ifadelerini kullandı.

‘SEZON BOYUNCA YARIŞAN, KAZANAN BİR BEŞİKTAŞ İNŞA EDECEĞİZ’

Önder Özen ve Vincenzo Italiano’yu göreve getirdiklerini ve taraftarların önümüzdeki sezonda futbol takımından büyük mutluluk duyacağını söyleyen Serdal Adalı, “Beşiktaşlıların gönlünde özel bir yeri olan Önder Özen hocamızı futbol direktörlüğü görevine getirdik. Futbol takımımızın teknik direktörlüğü görevine ise İtalyan futbolunun yükselişteki teknik adamı Vincenzo Italiano'yu getirdik. Bu iki kıymetli futbol adamının Beşiktaş'ta birlikte önemli işler yapacağına inanıyorum. Bizler de yönetim kurulu olarak, takımımıza güç katacak, hocamızın istediği takviyeleri yapmak için çalışmalarımızı hiç durmadan sürdürüyoruz. Kadro yapılanmasını tamamladığımızda, hepimizin özlediği, sahada görmek istediği Beşiktaş'ı izleteceğimizden hiç şüphem yok. Futbol direktörümüz Önder Özen ve teknik direktörümüz Vincenzo Italiano ile yakaladığımız bu pozitif havayı transferlerimizle sürdüreceğiz. Sezon boyunca yarışan, kazanan bir Beşiktaş inşa edeceğiz. Bundan hiçbir Beşiktaşlının şüphesi olmasın. Diliyorum ki önümüzdeki sezonda futbol takımımızdan büyük mutluluk duyacaksınız" diye konuştu.

‘EUROLEAGUE’DE YER ALACAK BİR BEŞİKTAŞ İÇİN ÇALIŞMALARIMIZA DEVAM EDİYORUZ’

Basketbol takımının gelecek yıl Euroleague’de mücadele edeceğini belirten Adalı, “Tıpkı futbol takımımızda olduğu gibi, basketbolda da sizlere verecek güzel haberlerimiz var. Geçtiğimiz sezon hem ligde hem Eurocup'ta final oynama başarısı gösteren, son ana kadar şampiyonluk mücadelesini sürdüren erkek basketbol takımımız, yıllar sonra ülkemizi Avrupa'nın en üst seviye basketbol organizasyonu Euroleague'de temsil etmeye hak kazandı. Beşiktaş bugün Euroleague'e yeniden katılıyorsa, bunda takım organizasyonumuzun payı büyüktür. Basketbolda yaşadığımız kötü sezonlardan sonra her geçen gün daha da güçlenen bir organizasyon kurduk. Sahada inanılmaz bir mücadele ortaya koyduk. Büyük camiamızla, büyük taraftarımızla, basketbol kültürümüzle Avrupa basketbolunun önemli bir kulübü haline geldik. Euroleague yönetimiyle yaptığımız görüşmelerde ortaya koyduğumuz strateji sonucunda Beşiktaş'ı layık olduğu yere taşımayı başardık. Şimdi Euroleague’de yer alacak bir Beşiktaş için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Transfer çalışmalarımıza çoktan başladık. Sezon biteli henüz 15 gün olmasına rağmen iç ve dış transferde önemli imzalar attık. En kısa sürede takımımızı tamamlayıp Euroleague sezonunun çalışmalarına tam kadro başlayacağız. Ayrıca Euroleague bütçesi oluşturma adına sponsor çalışmalarımıza da devam ediyoruz. Sponsorluk süreci tamamlandıktan sonra ortaya koyacağımız bütçe ve vizyonla ligde ve Euroleague’de en iyi şekilde mücadele edeceğiz” dedi.

‘YAKLAŞIK 80 MİLYON EUROLUK ÖNEMLİ BİR SPONSORLUK GELİRİNİ BEŞİKTAŞIMIZIN KASASINA KOYDUK’

Göreve geldikleri günden itibaren siyah-beyazlı kulübe önemli sponsorluklar kazandırdıklarının altını çizen Adalı, “Bu sürede yaklaşık 80 milyon euroluk önemli bir sponsorluk gelirini Beşiktaşımızın kasasına koyduk. Devam ettirdiğimiz sponsorluklara ek olarak, bu sezondan itibaren de yeni sponsorluk anlaşmaları imzaladık. Sektörünün öncüsü olan iki büyük markayı da Beşiktaşımızın sponsorluk ağının içerisine kattık. Kulübümüze sponsorluk sağlamak konusundaki bu çalışmalarımıza da durmaksızın devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

‘80 MİLYON EUROLUK OYUNCU SATIŞI GERÇEKLEŞTİRDİK’

Yaptıkları satışlarla Beşiktaş’ta uzun zamandır görülmeyen mali bir başarıya imza attıklarının altını çizen Adalı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"1.5 sene içinde 80 milyon euroluk oyuncu satışı gerçekleştirdik. Yıllarca tek bir oyuncu satamayan, kasasına bir kuruş bonservis geliri koyamayan Beşiktaş'ı 1.5 yılda 80 milyon euro bonservis geliri kazanan bir kulüp haline getirdik. Bu satışların hepsi kulübümüze gelir olarak gelmeyecek. Biz de bu oyuncuların bonservis bedellerini karşı kulüplere ödeyeceğiz. Bu yüzden oyuncu alış ve satış hareketlerimiz devam edecek. Yaptığımız bu sponsorluk anlaşmaları, oyuncu satışları, gayrimenkul projeleri, futbol takımımızda yaptığımız bütçe düzenlemesi sayesinde Beşiktaş'ta yıllardır görülemeyen bir mali başarıya imza attık.”

‘BEŞİKTAŞ'A UEFA'DAN CEZA ALDIRANLAR KAHRAMAN İLAN EDİLİRKEN, BİZİM İÇİN SAĞDA SOLDA 'BEŞİKTAŞ'IN BORCUNU ARTIRAN YÖNETİM' DENİLİYOR’

UEFA ile imzalanan uyum anlaşması sürecini tamamladıklarını belirten Adalı, "UEFA tarafından kulübümüze bizden önce konulan bütün finansal kısıtlamaları kaldırdık. UEFA'nın kulübümüze ilişkin bu kararı, bizlere şunu gösteriyor; UEFA, kulübümüzün finansal çalışmalarını olumlu karşıladı ve Beşiktaş, yıllar sonra ilk kez finansal bağımsızlığını kazandı. Ancak gelin görün ki finansal fair play anlaşmalarına uymayıp UEFA'nın koymuş olduğu finansal kuralları ihlal edip Beşiktaş'a UEFA'dan ceza aldıranlar kahraman ilan edilirken, bizim için sağda solda 'Beşiktaş'ın borcunu artıran yönetim' deniliyor. Bu algıları yapan arkadaşları tebrik ediyorum. Baksanıza, koskoca UEFA bile bu işten sizin kadar anlamıyor. Ne hikmetse, o çok övülen yönetim kurulları için vermediği kararı bizim çalışmalarımız sonrasında veriyor Beşiktaş'ın finansal kısıtlamalarını bizim dönemimizde kaldırıyor. Biz Beşiktaş'ın UEFA nezdindeki kısıtlamalarını kaldırırken, sadece sportif borçları, banka faizlerini ödemekle kalmadık. Bizden öncekilerin yaptığı usulsüz işlerin cezalarını da ödeyerek bunu başardık. Göreve geldiğimiz ilk anda dahi söylediğimiz gibi, Beşiktaş mali bağımsızlığını kazanacak, kendi ayaklarının üzerinde duran bir organizasyona kavuşacak. Varsın bize ‘borç yapan yönetim’ algısı yapsınlar, tarih bizleri, bugün UEFA anlaşmasında olduğu gibi Beşiktaş'ın finansal bağımsızlığını sağladı diye yazacak" şeklinde konuştu" dedi.

‘BANKA BORÇLARIMIZI BEŞİKTAŞ'IN LEHİNE OLACAK KOŞULLARDA KONTROL ALTINA ALMIŞ OLDUK’

Dikilitaş projesinden gelen parayla yöneticilerinin alacaklarının ödenmesi konusunda da açıklamalarda bulunan Serdal Adalı, "Beşiktaş tarihinin belki hiçbir döneminde bizim kadar şeffaf olunmadı, kimse Beşiktaş'ın kurullarıyla bizim kadar işbirliği içinde olmadı. Buna rağmen, Denetim Kurulu raporunda yazan bazı ifadeleri şaşkınlıkla okudum. Biz, Bankalar Konsorsiyumu'na 50 milyon euro tutarında yüklü bir ödeme yaptık. Kalan borcumuzu da tamamen Beşiktaş menfaatlerine uygun olacak şekilde, 5 yıllık bir vade ile yapılandırdık. Ancak Dikilitaş gelirini, yaptığımız bu ödemeden 2 ay sonra kasamıza koyabildik. Biz Bankalar Konsorsiyumu'na ödeme yapmak için Dikilitaş'tan gelecek olan gelirin bu ilk kısmını beklemiş olsaydık ödemeyi 2 ay geç yapacak ve 2 aylık bir faiz yükünü de ödemek zorunda kalacaktık. Biz, sponsorluklardan gelen gelirin tamamını Bankalar Konsorsiyumu'na öderken, ayrıca kulübün vadesi gelen borçları, personel ödemeleri gibi günlük işleyişini devam ettirecek olan yükümlülüklerini de yerine getirmek durumundaydık. Yönetim kurulunun sağladığı finansman burada devreye girdi ve Bankalar Konsorsiyumu borcumuzu kontrol altına alırken aynı zamanda kulüp işleyişini de aksatmadan sürdürmeyi başardık. Yönetim kurulumuzun oluşturduğu bu kaynak sayesinde, Bankalar Konsorsiyumu'na olan ödeme planımızı eksiksiz, firesiz bir şekilde hayata geçirmeyi başardık. Bu sayede Beşiktaş'ı 2 aylık, yaklaşık 3-4 milyon euroluk bir faiz borcundan kurtarmış, banka borçlarımızı da Beşiktaş'ın lehine olacak koşullarda kontrol altına almış olduk. Dikilitaş geliri gelince de, gerektiği zamanda bize bu kasa kolaylığını sağlayan yöneticilerimize ödeme yaptık. Denetim Kurulu'nda yöneticilere ödenen borç şeklinde aktarılan konunun aslı astarı bu şekildedir. Ayrıca bu alacakları niye benim ve yönetim kurulu üyelerinin hesabına gönderdik, onu da denetim kurulu başkanımız anlatsın. Ancak ne yazık ki borç ödeyen, Beşiktaş'a kasa kolaylığı sağlayan bir yönetim kurulunun farklı bir anlatımla itham edildiğine şahit olduk" ifadelerini kullandı.

‘TARİHİN EN BÜYÜK BORÇ KAPATMA İŞLEMİNİ YAPTIK’

Beşiktaş tarihinin en büyük borç kapama işlemini yaptıklarını vurgulayan Başkan Serdal Adalı, “Denetleme Kurulu raporunda bizim Emlak Konut'tan 1 milyar 280 milyon lira aldığımız belirtiliyor. Biz ise nisan ayında sponsorluk gelirlerini Bankalar Konsorsiyumu'na yatırdık. Bankalar Konsorsiyumu'na, nisan ayında 2 milyar 400 milyon liralık bir ödeme gerçekleştirdik. Dikilitaş Projesi için Emlak Konut'tan 1 milyar 280 milyon liralık bir ödeme aldık. Bankalar Konsorsiyumu'na ise 2 milyar 400 milyon lira borç ödedik. Yani Dikilitaş projesinden elimize geçen paranın üzerine yaklaşık 1 milyar 100 milyon lira daha koyarak tarihin en büyük borç kapatma işlemini yaptık. Emlak Konut'tan gelen paranın üzerine 1 milyar 100 milyon lira daha koyduğumuz halde, Emlak Konut'tan gelen paranın neredeyse 2 katı tutarında bir borç ödediğimiz halde bu paradan yöneticilerin alacakları ödendi gibi bir yargıya varmak art niyettir. Ben, Bankalar Konsorsiyumu borcu konusunda hızlı davranmak, 2 ay daha beklemeden Beşiktaş'ı bir an evvel faiz yükünden kurtarmak için Dikilitaş'tan gelecek parayı beklemek yerine kulübün sponsorluk gelirlerini kullandım. Dikilitaş'tan ön ödeme geldiği anda da gelen parayı kulübün işleyişi için kullandım ve yine Beşiktaş'ın gündelik borçlarını ödedim. Bu hesabı, kusura bakmayın ama toplama işlemini yeni öğrenen, sayıları parmaklarıyla sayan 5-6 yaşındaki çocuklar bile anlar. Ne hikmetse bir tek Denetim Kurulu anlamamış. Ben anlamıyorum, Emlak Konut'tan gelen banknotlarla bankalara yatırılan paraların seri numaraları aynı mı olmalıydı? Ya da biz illa Dikilitaş'tan gelecek geliri bekleyip, 2 ay daha faiz ödeyip 1 milyar lira daha az mı borç kapatmalıydık? Hayret ediyorum. Bugüne kadar hiçbir yönetim ne sponsorluk gelirlerinden ne de oyuncu satışlarından 1 kuruş götürüp de bankalara ödeme yapmamış. Biz sermaye artırımı yapmışız, sponsorluk anlaşmaları yapmışız, oyuncu satışı yapmışız, ne topladıysak da götürüp bankalara ödeme yapmışız. Bir de üzerine itham ediliyoruz, sorguya çekiliyoruz, itibar suikastine uğruyoruz. Bundan sonra gelen paranın üzerine şu sponsordan geldi, şu projeden geldi, şu oyuncu satışından geldi diye kalem kalem yazalım, borçların vadesi geldiğinde de daha şuradan paramız gelmedi deyip bekleyelim o zaman. Böyle bir şeyin imkanı var mı, aklınız mantığınız alıyor mu?" dedi.

‘CAMİAYI YANLIŞ BİLGİLENDİRDİNİZ’

Göreve geldiklerinde 128 milyon dolar olan banka borçlarının 53 milyon dolar seviyesine düştüğünü söyleyen Serdal Adalı, bu konuda önemli bir yol aldıklarını dile getirdi. Adalı sözlerini şöyle sürdürdü:

"Beşiktaş camiasının burada bilmesi gereken en önemli nokta şu; Biz, Dikilitaş projesinin gelirleri borçların ödenmesinde kullanılacak demiş miyiz, demişiz. Dikilitaş Projesi'nden dolayı Emlak Konut'tan 1 milyar 280 milyon liralık bir ödeme almışız. Bankalara bu tutarı ödemiş miyiz, evet. Hem de Emlak Konut'tan gelen paranın iki katını ödemişiz. Biz Dikilitaş gelirinin 2 katı kadar borç ödeyeceğiz, siz hala yöneticiler şahsi alacaklarını aldı diyeceksiniz. Siz bugün buraya böyle bir ithamla gelemezsiniz, buna hakkınız yok. Yönetim kurulu olarak görevi devraldığımızda 128 milyon dolar olan banka borçlarımız, şu an itibarıyla 53 milyon dolar seviyesine düşmüş durumda. Yapılan bütün algılara rağmen kulübümüzün belini büken banka borçlarıyla ilgili de çok önemli bir yol aldık, bunu da herkes böyle bilsin. Denetim Kurulu raporunda kullanılan bu anlatım dilini son derece yanlış ve yakışıksız buluyorum. Bu sizin görevdeki üçüncü döneminiz. Bizden önce de burada farklı yönetim ve divan kurullarıyla çalıştınız. Bizi giderayak sponsorluk geliri kırdırıp alacaklarını kur farkıyla tahsil edenlerle karıştırmayın, çünkü siz o günlerde de buradaydınız. Yıllarca denetim kurulu raporları hazırladınız. O raporlarda 'kişilere' yahut 'eski yöneticilere' olan borçlar kısmında birinci sıraya hep Serdal Adalı'yı yazdınız. Ben o dönemin yöneticilerine de bunu raporlara yazmamalarını defalarca söyledim. Benim adımı oraya ben değil, siz yazdınız. Ben defalarca 'Benim Beşiktaş'tan alacağım olmaz' dedim. O rakamı da yönetimde bile olmadığım zamanlarda forma alarak, loca alarak erittim. Beşiktaş'ın 'Serdal Adalı'ya borç' dediğini ben yine Beşiktaş'a verdim. Beşiktaş'a şu parayı verdim demekten de hayatım boyunca hep haya ettim. O yüzden siz siz olun, beni başkalarıyla karıştırmayın. Denetim kurulu raporlarında doğru dili kullanın, Beşiktaş camiasını daha fazla yanıltmayın. Kullandığınız bu dil, bu eksik anlatımınız bize gösteriyor ki biz de kulübün datalarını uçursak, belgelerini sizinle hiçbir şekilde paylaşmasak, hatta belgeleri yok etsek, sahte imzalı evraklar göndersek gözünüzde çok daha başarılı olurmuşuz. Denetim göreviniz için gerekli imkanları, istediğiniz tüm bilgi ve belgeleri size sunmasak; gözünüzde çok daha başarılı olurmuşuz. Şeffaflık demek, kulübün en özel, en mahrem bilgilerinin çarpıtılmış rakamlarla ortaya serilmesi demek değildir. Şeffaflık her şeyden önce doğru geri bildirim gerektirir. Siz bu konuda ne yazık ki yanlış yaptınız, camiayı yanlış bilgilendirdiniz.”

‘HATALI, EKSİK, MANİPÜLATİF ANLATIMLARLA BU OLUMLU HAVAYI BALTALADINIZ’

Yeni sezon öncesinde denetim kurulunun yanlış ifadelerle yakalanan olumlu havayı baltaladığını belirten Serdal Adalı, “Hatalı, eksik, manipülatif anlatımlarla bu olumlu havayı baltaladınız. Bizden önce mali kurullara rapor yetiştiremeyen bir kurulken, başka hiçbir yönetim zamanında yapamadığınız 'şahsi yorumları' yapmaya başladınız. Belki de asıl denetlenmesi gereken, Denetleme Kurulu'nun ta kendisidir. Biz yönetim kurulu olarak, bazı transferlerde önemli bonservis ödemeleri yaptık. Sportif başarıyı yakalamak için gerektiğinde yine bonservis ödemeleri yapacağız. Bu ödemelerin mali koşullarını, vadelendirmelerini Beşiktaş için en uygun şartlarda yapacağız. Gerekirse Beşiktaş'a yine kaynaklarımızla kasa kolaylığı sağlayacağız. Siz de ilerleyen raporlarınızda yine 'Bonservis ödemelerinde, toplam yükümlülükte artış' yazacaksınız. Burada önemli olan nokta şu; Bizim aldığımız hiçbir oyuncu, Beşiktaş'ı zarara sokmayacak. Biz bir oyuncumuzla yollarımızı ayırıyorsak, o oyuncu Beşiktaş'a mutlaka bir bonservis geliri kazandıracak. Bizim dönemimizde transfer edilen bu iki oyuncuyu da aldığımız transfer bedelinin daha üzerinde bir bonservisle gönderdik. Bunun dışında kadromuza, Beşiktaş'ın istediği zaman bonservis geliri elde edebileceği oyuncular kazandırdık ve kazandırmaya devam edeceğiz. Yıllarca tek kuruş bonservis geliri elde edemeyen Beşiktaş'ın Denetim Kurulu olarak, transfer kalemlerine de bu açıdan yaklaşmanızı tavsiye ediyorum" diye konuştu.

‘ÜSTÜNE PARA VERİLİP DE GÖNDERİLECEK OYUNCU YOK’

Takımda değerli birçok futbolcunun yer aldığını ancak oyuncularını satma gibi bir niyetleri olmadığını belirten başkan Adalı, şöyle konuştu:

“Orkun Kökçü, Agbadou, Murillo, Oh, Djalo, Cerny, Ndidi ve diğer bütün oyuncularımız çok kıymetli. Hepsinin piyasası var. Hepsine ilgi var, talep var, ancak bizim oyuncularımızı satmak gibi bir niyetimiz yok. İçlerinde bir tane bile futbol hayatının sonuna gelmiş, son kontratını yapmış, kıyak emekli edilmiş, üstüne para verilip de gönderilecek oyuncu yok. Biz halen geçmiş dönemlerde getirilen o kıyak emeklilerin maaşlarını, fesih bedellerini ödüyoruz. Hal böyleyken bütün Beşiktaş camiasına soruyorum; Bizim transfer ettiğimiz oyuncular zarar mıdır, varlık mıdır? Bunları siz divan üyelerinin takdirine bırakıyorum. Ben göreve geldiğimden beri, kişilere ve kişisel kaynaklara bağımlı olmayan bir ekonominin önemini ifade ettim. Bu düşüncelerimin halen arkasındayım. Kulübümüze dün de kaynak sağladık, bugün de sağlarız, gelecekte de ne gerekiyorsa yapacağız. Bir gün belki bizler de Beşiktaşımıza sağladığımız kaynağı geri alacağız. Ancak sağlayacağımız bağımsız mali yapı sayesinde, Beşiktaş herkesin parasını ödediğinde dahi zorda kalmayacak. Biz bu görevi geride bıraktığımızda burada alacağımız olsa da olmasa da hiçbir şahıs ‘Ben, Beşiktaş'a şu kadar para hibe ettim’ diyerek kendi şovunu yapmayacak. Bu kişiler, bu sloganlar Beşiktaş'ta artık alkışlanmayacak. Biz kendimizi alkışlatmak için değil, geride güçlü, başarılı ve finansal anlamda bağımsız bir Beşiktaş bırakmak için buradayız. Bunu bütün Beşiktaşlıların böyle bilmesini istiyorum."

‘GEÇTİĞİMİZ SEZON KAPALI TRİBÜN HERKESİN ERİŞEBİLECEĞİ, ÇOK UYGUN BİR FİYATTAYKEN TAKIMA NASIL BİR ETKİ YAPTI?’

Yeni sezon kombinelerinin satışa çıkarılmasının ardından ‘Kapalı Tribün’ ile ilgili eleştirilerle ilgili de konuşan Serdal Adalı, “Geçtiğimiz sezon, yönetim kurulu olarak kombinelerde ilk kez fiyat belirlemesini yaptık. Bugün tepki almamıza sebep olan Kapalı Tribün kombineleri için taraftarımızın isteğini göz önünde bulundurduk. Bu tribünün kombinelerimizi, ezeli rakiplerimizin eşdeğer kombine fiyatlarının yarısına satışa çıkardık. Normalde geçen sezon, kapalı tribün fiyatları 50-60 bin TL bandında olsa bugün bu konu gündem dahi olmayacaktı. Öyle Kapalı Tribünü'nü bitirmek falan, bunlar boş sloganlardan öteye gitmiyor. Geçtiğimiz sezon Kapalı Tribün herkesin erişebileceği, çok uygun bir fiyattayken takıma nasıl bir etki yaptı? Geçen sezonki, rayicin oldukça altındaki fiyatlandırmanın Beşiktaş'a, Beşiktaş tribünlerine bir katkısı oldu mu? Tribün olarak hangi maça etki ettik, takımımıza ne kadar güç olabildik, bunun özeleştirisinin de yapılmasını istiyorum. Biz sezon boyunca rakiplerin üzerinde oluşturmamız gereken baskıyı ne yazık ki kendi takımımıza kurduk. Birleşin, yok. Tek ses, tek vücut olun, yok. Takıma maç boyunca itici güç olun, yok. Bana Kapalı Tribün anlatıyorsunuz Benim çocuklarım 'Kapalı'da büyüdü. Keşke siz o zamanlardaki 'Kapalı' olsanız da ben de bu eleştirilerinize hak verebilsem. Beşiktaş sevgisi illaki stadın belli bir yerinde olmaya endeksli değildir. Kale arkasında maç seyreden de 'Kapalı'daki kadar Beşiktaşlıdır. Ben geçtiğimiz sezon tribünlerde protestoları, olumsuz sloganları çok duydum. Aynı sofraya oturdum, onlarla tribünde omuz omuza marş söyledim. Geçen sezon yönetim olarak en fazla tepkiyi aldığımız dönemde bile biletlerin gişe fiyatlarında artış yapmadım, tribünler ulaşılabilir olsun istedim. Umuyorum ve inanıyorum ki biz bu sezon arzuladığımız Beşiktaş'ı göreceğiz, özlenen Beşiktaş ruhunu ve başarıları yakalamaya başlayacağız. Dolayısıyla protestoyu gerektiren bir durum inşallah olmayacak. Kombine fiyatlarını belirlerken, amacımız protestoları engellemek olsa belli gruplarla iyi geçinmeyi seçerdik. Ayrıca protestolardan korksak, kale arkası tribünlerde 4500 kişilik bir kapasite artışına gitmezdik. Aynı şekilde, kale arkası tribünlerini neredeyse geçen sezonla aynı fiyattan satışa çıkarmazdık. Yaptığımız kombine fiyatlandırması, tamamen Beşiktaşımızın menfaatleri doğrultusunda kararlaştırılmıştır. Amacımız tribünlerin daha organize, tek ses olmasını sağlamaktır" diye konuştu.

‘BEŞİKTAŞ CAMİASINI KENETLENMİŞ VE İNANMIŞ OLARAK BEŞİKTAŞ'IN YANINDA GÖRMEK İSTİYORUM’

Yeni sezona, yeni bir sayfa olarak bakmak istediğini söyleyen Serdal Adalı, sözlerini şöyle noktaladı:

"Bütün bu yanlış anlaşılmalara, yapılan algılara rağmen ben yeni sezona yeni bir sayfa olarak bakmak istiyorum. Ben Beşiktaş'ın layık olduğu başarılara ulaşacağına inanıyorum, bu umudumun camiamıza da sirayet etmesini istiyorum. Yeni sezonda bütün Beşiktaş camiasını kenetlenmiş ve inanmış olarak Beşiktaş'ın yanında görmek istiyorum. Bu havayı yakaladığımızda, beklenen günlerin kesinlikle geleceğine inanıyorum. Beşiktaş'ın iyi olması için elimizden ne geliyorsa yapacağız. Beşiktaş iyi oldukça bizler de iyi olacağız. İlerleyen dönemlerde karşınıza çok daha güçlü bir Beşiktaş tablosuyla çıkacağız. Camiamızın her ferdinin çıktığımız bu yolda desteğini, katkısını rica ediyorum.”

© Copyright 2026

DHA