Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

'Şiddet; eğitimsizliğin, görülmeme hissinin sonucu'

'Şiddet; eğitimsizliğin, görülmeme hissinin sonucu'

ABONE OL
DHA

İSTANBUL, (DHA) - İSTANBUL Kültür Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı, Adalet ve Suç Laboratuvarı Direktörü Doç. Dr. Ayhan Erbay, 'yan baktın' ifadesinin buzdağının görünen kısmı olduğunu söyleyerek "Sosyoekonomik düşüş, okuldan kopuş ve gelecek umudunun yitimi, çocukları büyük bir boşluğa itiyor.Çocuğun psikolojik dünyasında tolerans eşiği sıfıra inmiş durumda çünkü kaybedecek bir kariyeri, okulu veya hedefi yok. Bu şiddet, anlık bir öfke değil; eğitimsizliğin, yoksulluğun ve 'görülmeme' hissinin yarattığı birikmiş bir öfkenin patlamasıdır" dedi.

İstanbul Güngören’de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın, 15 yaşındaki E.Ç. tarafından bıçaklanarak yaşamını yitirdiği olaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İstanbul Kültür Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı, Adalet ve Suç Laboratuvarı Direktörü Doç. Dr. Ayhan Erbay, "Kişinin öfkesini ifade etme biçimi 'yaralama' düzeyinde ise elinin altındaki en kolay araç olan bıçağa sarılıyor. Bu dürtüsel ve anlık bir öfke patlamasıdır; bir güç protezi arayışıdır. Ancak niyet öldürmeye döndüğünde veya çatışma çeteleşme/gruplaşma boyutuna kaydığında çocuklar silaha çok daha kolay erişiyor. Yani şiddet araçları profesyonelleşiyor" dedi.

Doç. Dr. Ayhan Erbay, önceki yıllarda yapılan çalışmalarda çocukların karıştığı şiddet vakalarında bıçak kullanımının yüzde 75 bandında olduğunu belirterek İKÜ Adalet ve Suç Laboratuvarı olarak yayınladıkları 2024 Şiddet Haritası verilerinin dikkat çekici bir değişime işaret ettiğini söyledi.

Doç. Dr. Erbay’ın paylaştığı verilere göre, 2024 yılında 18 yaş altı bireylerin karıştığı cinayet vakalarında ateşli silah kullanımı yüzde 39,4 ile ilk sıraya yükselirken, bıçak kullanımı yüzde 30,3 ile ikinci sırada yer aldı. Yaralama vakalarında ise kesici-delici alet kullanımı yüzde 47,6 ile hala baskın konumda bulunuyor.

Doç.Dr. Erbay silahlanma motivasyonlarının arka planını ise şöyle özetledi:

“Bıçağın yaygınlaşmasında ileri sürülen gerekçe bireyin günlük hayatta kendini güvende hissetmediği için 'savunma' motivasyonu. Silah kullanımında ise şiddetin bir sorun çözme yöntemi olarak daha ölümcül bir seviyeye tırmandığını görüyoruz.”

'KISKANÇLIK SALDIRGANLIĞI TETİKLİYOR'

Son dönemde mağdur çocukların dış görünüşleri, giyim tarzları veya sosyal görünürlükleri nedeniyle hedef hâline geldiğine ilişkin yorumları ise Doç.Dr. Ayhan Erbay şöyle yorumladı:

“Ergenlik döneminde görünür olan akrana karşı kıskançlık duygusunun saldırganlıkla ilişkisi gelen sorular arasında. Buna cevabımız, kesinlikle ilişkisi var. Ergenlikte 'görünür olmak', o sosyal çemberde bir statü göstergesidir. Fail, kendi silik kimliğini ve başarısızlığını örneğin okuldan bir kopuş öyküsü varsa, mağdurun 'ışıltısı', onu öne çıkaran; yakışıklılığı, marka giyimi, popülerliği gibi özellikleri, üzerinden bir tehdit olarak algılıyor. Saldırı uzaktaki bir yabancıya değil, her gün gördüğü, kıyaslandığı ve bir diğerine onun gibi 'olamadığı' için nefret beslediği yöneliyor. Bu, 'neden o var da ben yokum?' sorusuna verilen narsisistik ve şiddetli bir cevaptır. 2024 verileri de bu durumu doğruluyor. Paylaşılan verilere göre, çocuk cinayetlerinde faillerin yüzde 27,3’ü, yaralama vakalarında ise yüzde 11,9’u mağdurun arkadaş veya komşu çevresinden oluşuyor. Tüm kişilerarası şiddet olaylarının yüzde 63’ünün tanıdıklar arasında yaşanıyor.“

'YAN BAKTIN İFADESİ BUZDAĞININ GÖRÜNEN KISMI'

Doç. Dr. Erbay, "Atlas Çağlayan’ın ölümüne neden olan tartışmayı tetiklediği iddia edilen 'yan baktın' ifadesi, buzdağının görünen kısmı. 2024 raporumuzda özellikle Çorum, Edirne, Aksaray gibi illerde şiddetin nüfus yoğunluğundan bağımsız olarak yüksek çıkması, bize 'durumsal faktörlerin' önemini gösteriyor. Sosyoekonomik düşüş, okuldan kopuş ve gelecek umudunun yitimi, çocukları büyük bir boşluğa itiyor. Yüzde 83 okul terki riski önemli bir veri. Burada okul ve aile gibi kurumların denetiminden çıkan çocuk, kendine sokakta yeni bir 'değer sistemi' kuruyor. Bu sistemde 'saygı' en sert para birimidir. 'Yan bakma', bu çocuğun elinde kalan tek sermaye olan 'erkeklik onuruna' veya 'sokak itibarına' bir saldırı olarak kodlanıyor. Çocuğun psikolojik dünyasında tolerans eşiği sıfıra inmiş durumda çünkü kaybedecek bir kariyeri, okulu veya hedefi yok. Bu şiddet, anlık bir öfke değil; eğitimsizliğin, yoksulluğun ve 'görülmeme' hissinin yarattığı birikmiş bir öfkenin patlamasıdır" ifadelerini kullandı.

© Copyright 2026

DHA