Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında 14'üncü duruşma

İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında 14'üncü duruşma

ABONE OL
DHA

Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA) - İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 107’si tutuklu 407 sanık duruşmanın dördüncü haftasında hakim karşısına çıkıyor. Saat 10.40'ta başlayan 14’üncü duruşmada sanık avukatlarının tahliye talepleri dinleniyor.

 

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

 

DURUŞMALARDA DÖRDÜNCÜ HAFTA

Davanın ilk duruşması 9 Mart Pazartesi günü görüldü. İlk duruşmadan bugüne kadar 15 kişinin savunması alındı. Cuma günü duruşma görülmezken duruşmalara haftanın 4 günü devam ediliyor.

 

SAAT 22.00’YE KADAR DEVAM EDECEK

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülecek 14’üncü duruşmada, sanık avukatlarının tahliye talepleri dinlenecek. Diğer yandan mahkeme başkanı duruşmaların saat 22.00’ye kadar devam edebileceğini belirtti.

 

SANIK AVUKATLARININ TAHLİYE TALEPLERİ DİNLENİYOR

Geçtiğimiz günlerde mahkeme başkanı, duruşmanın Pazartesi günü sanık savunmalarının alınmasıyla devam edeceğini açıkladı. Salı, Çarşamba ve Perşembe günlerinde ise avukatların tahliye taleplerinin dinleneceğini belirten mahkeme başkanı, Perşembe günü ara karar vereceğini de açıkladı. Duruşma saat 10.40 itibariyle sanık avukatlarının tahliyelere ilişkin konuşmasıyla başladı.

 

'TUTUKLAMAYA DAYANAK YAPILAN İKİ SÖZDE BEYAN VAR'

Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanan avukatı Mehmet Pehlivan’ın müdafisi Tora Pekin tahliyeye ilişkin talebinde, "Meslektaşımız Mehmet Pehlivan adına tahliye talebinde bulunmak için söz aldım. Öncelikle bir yanlış anlamaya sebep olmamak için Mehmet Pehlivan’ın avukat kimliğini özellikle vurgulamanın nedenini açıklamak istiyorum. Ne ben ne dosyada Mehmet Pehlivan için söz alan diğer avukatlar Mehmet Bey için bir ayrıcalık istiyor değiliz. İtirazımız avukatlığın suç olarak görülmesine, avukatlık meslek faaliyetine suçlama ve tutuklama nedeni sayılmasınadır. Bu sadece avukatları değil, avukata ihtiyaç duyan tüm yurttaşları ilgilendiriyor. Mehmet Pehlivan yönünden suçlamanın tek nedeni İmamoğlu’nun avukatlığını üstlenmesidir. Söylenmeyen ama gerçek neden bu avukatlık faaliyetidir. 76 baro, Türkiye Barolar Birliği ve uluslararası hukuk kurumları bu tutuklamaya, bu suçlamaya itiraz ediyorlarsa, baro başkanlarımız tutukluluk itiraz dilekçesine imza atıyorlarsa, avukatlar Mehmet Pehlivan ile dayanışma içindelerse, Pehlivan özelinde 'Avukatlık suç değildir' diyorlarsa, bunun mutlaka dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz. Savcılık ifadesinden başlayarak her aşamada dile getirdiğimiz üzere Avukatlık Kanunu’nun 58. maddesine göre Mehmet Pehlivan için soruşturma izni alınması zorunludur. İzin alınmadan soruşturma yürütülmüş ve iddianame düzenlenmiştir. Soruşturma izni alınmaması, Mehmet Pehlivan yönünden soruşturma ve kovuşturmayı tamamen sakatlayan, usulü bir eksikliktir. Tutuklamaya dayanak yapılan iki sözde beyan var. Bunlar Servet Yıldırım’ın ve Adem Soytekin’in 'itirafçı' olarak verdikleri ifadelerdir. Servet Yıldırım’ın beyanlarına bakıldığında, Yıldırım 2 Haziran’daki ifadesinde Mehmet Pehlivan’ın kendisine tehdit vari konuştuğunu, daha sonra baskı altında tutulduğunu, o nedenle o tarihe kadar gelip ifade veremediğini söylemiştir. Bu beyan tutuklama gerekçesi yapılmıştır. Fakat bu kişi tutuklandıktan 20 gün sonra, 15 Nisan’da, üstelik yanında avukatı olmadan ifade vermiştir. Hani Servet 2 Haziran’a kadar baskı altındaydı; hani ifade verememişti bu yüzden.15 Nisan’da savcı SEGBİS ile ifadesini almış. Demek ki açıkça Servet Yıldırım'ın beyanı gerçek dışı bir beyan. 285 gündür bu yalanla hapishanedeyiz. Adem Soytekin’in beyanları yönünden bakıldığında da durum benzer nitelikte. Soytekin, Mehmet Pehlivan’ın 6 Mart’taki el koyma kararından 1 gün sonra bir hukuk bürosunda toplantı organize ettiğini ve burada avukat Onur Büyükhatipoğlu’nun kendisine atadığını iddia etmiştir. Tutuklanmadan sonra bizzat adı geçen avukat Onur Büyükhatipoğlu’nun bu dosyada ifadesi alındı. Kendisi adı geçen hukuk bürosunda sigortalı olarak çalıştığını, bu büronun 2015’ten bu yana Soytekin ve şirketlerinin avukatlığını yaptığını, kendisinin de Aralık 2024’ten itibaren önce yetki belgesiyle ardından Şubat 2025’te Adem Soytekin’in kendisine verdiği vekâletnameyle avukat olarak temsil ettiğini, sözkonusu toplantıyı da müvekkili Adem Soytekin’in organize ettiğini, Mehmet Pehlivan’ın da bu toplantıya katılmadığını, kendisini Pehlivan’ın veya bir başkasının atamadığını açıklamış ve serbest bırakılmıştır. Bize göre avukatlık suç değildir ama gerçekten böyle icra edilen bir savcılık suçtur. Tutuklanma sebepleri şöyle; dosyada ifadesi alınan soruşturma sürecini takip edecek avukatlar için planlama yapmak, avukatları organize etmek, şüphelilerin ifadelerine ulaşmaya çalışmak. Avukat Mehmet Pehlivan’ın meslektaşlarıyla konuşması, dosyadaki belgelere ulaşmaya çalışması suç mu. Bunu kabul etmek mümkün değil" dedi.(DHA)

© Copyright 2026

DHA