'Tıbbın geleceğinde biyomalzemeler ve yapay zeka öne çıkıyor'
'Tıbbın geleceğinde biyomalzemeler ve yapay zeka öne çıkıyor'
Melike USLU- Uğurcan TANMAN/İSTANBUL, (DHA) – BİYOMALZEME ve Doku Mühendisliği Derneği (BDMD) Kurucu Başkanı Prof. Dr. Vasıf Hasırcı, biyomalzeme alanında yapay zeka, üç boyutlu baskı ve mikroakışkan sistemler konusunda önemli gelişmeler yaşandığını belirterek bu teknolojilerdeki gelişmelerin tanı yöntemlerinin geliştirilmesine, hastalık modellerinin oluşturulmasına ve ilaç adaylarının tasarlanmasına katkı sunduğunu söyledi. Prof. Dr. Gamze Torun Köse de bu alandaki gelişmelerin hasarlı dokuların onarılması ve işlevlerinin yeniden kazandırılmasındaki önemine işaret etti.
Yeditepe Üniversitesi ev sahipliğinde 23-25 Ekim tarihleri arasında düzenlenen 30’uncu Uluslararası Biyomedikal Bilim ve Teknoloji Sempozyumu (BİOMED 2026); ABD, Japonya, Güney Kore, Portekiz ve İsveç’in de aralarında bulunduğu ülkelerden 300 bilim insanını İstanbul’da bir araya getirdi. Biyomalzemeler, doku mühendisliği ve rejeneratif tıp alanlarındaki gelişmelerin ele alındığı sempozyumda 92 poster sunumu ve 50 sözlü sunum gerçekleştirildi.
'BİLİMSEL İŞ BİRLİKLERİNE ZEMİN HAZIRLIYOR'
BİOMED Kongre Başkanı ve Yeditepe Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Gamze Torun Köse, sempozyumun bilim insanları ile genç araştırmacıları bir araya getirerek yeni proje ve iş birliklerine fırsat sunduğunu söyledi. BİOMED’in 30’uncu yılıyla Yeditepe Üniversitesi’nin kuruluşunun 30’uncu yılının aynı döneme denk gelmesinin ayrıca anlam taşıdığını belirten Köse, “Üniversitemiz, kurulduğu günden bu yana yenilikçi düşünceyi, araştırmayı ve disiplinler arası çalışmaları destekleyen güçlü bir kültür oluşturdu. Böyle bir yapıda 30’uncu BİOMED’i düzenlemek ve bilim insanlarıyla genç araştırmacıları aynı platformda buluşturmak bizim için çok değerli” dedi.
Disiplinler arası çalışmaların biyomedikal alanındaki gelişmeler açısından önemli olduğunu vurgulayan Köse, biyoloji, tıp ve mühendisliğin birlikte çalışmasının yeni teknolojilerin geliştirilmesini ve klinik uygulamalara aktarılmasını kolaylaştırdığını ifade etti. Prof. Dr. Köse, biyomalzemeler, hücresel terapiler ve üç boyutlu biyobasım gibi alanlardaki gelişmelerin hasarlı dokuların onarılması ve işlevlerinin yeniden kazandırılmasına yönelik çalışmalara katkı sunduğunu kaydetti.
‘KEMİK YENİLENMESİNE YÖNELİK YENİ MALZEMELER GELİŞTİRİYORUZ’
Biyomalzeme ve Doku Mühendisliği Derneği (BDMD) Başkanı Prof. Dr. Y. Murat Elçin de biyomalzemelerin ameliyat ipliklerinden diş implantlarına, kemik greftlerinden lenslere kadar tıbbın pek çok alanında kullanıldığını belirtti. Elçin, araştırma gruplarında kemik yenilenmesine yönelik yeni malzemeler geliştirdiklerini söyledi.
Türkiye’de biyomalzeme alanında son 30 yılda araştırma niteliği ve bilimsel üretim açısından önemli ilerlemeler kaydedildiğini ifade eden Elçin, akademik çalışmaların uygulanabilir ürünlere dönüştürülmesinde ise çeşitli güçlükler yaşandığını dile getirdi. Araştırmaların ürüne dönüşmesi için ilk aşamadaki desteklerin ardından da finansman ve uygulama olanaklarının sürdürülmesi gerektiğini belirten Elçin, üniversitelerdeki teknoloji transfer ofislerinin genç araştırmacıların patent ve fikri mülkiyet süreçlerine katkı sağladığını söyledi. Elçin, bu ofislere daha fazla kaynak ayrılmasının önemini vurguladı.
‘ÜÇ BOYUTLU BASKI ARAŞTIRMALARA KATKI SAĞLIYOR’
BDMD Kurucu Başkanı Prof. Dr. Vasıf Hasırcı, biyomalzeme alanındaki gelişmelerin tıbbın pek çok alanına katkı sağladığını belirterek üç boyutlu baskı sistemleri, mikroakışkan teknolojiler ve yapay zekâ uygulamalarının araştırmalarda önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.
Malzeme alanındaki gelişmelerde cihaz teknolojilerinin önemli bir yer tuttuğunu belirten Hasırcı, üç boyutlu baskı sistemlerinin yanı sıra hastalık modellerinin oluşturulmasında kullanılan mikroakışkan sistemlere de dikkat çekti. Mikroelektromekanik sistemlerden (MEMS) kanserli hücrelerin tanımlanması gibi uygulamalarda yararlanıldığını ifade eden Hasırcı, bu teknolojilerin kanser tanısında daha hızlı sonuç elde edilmesine yönelik çalışmalara katkı sağladığını kaydetti.
‘YAPAY ZEKA İLAÇ GELİŞTİRME VE TANI SÜREÇLERİNDE FIRSATLAR SUNUYOR’
İlaç salım sistemlerinin biyomalzeme alanındaki önemini koruduğunu belirten Hasırcı, moleküllerin dokularla etkileşimlerinin karmaşık yapısı nedeniyle analiz süreçlerinin uzun zaman alabildiğini söyledi. Yapay zekanın farklı kaynaklardan gelen karmaşık verilerin değerlendirilmesini kolaylaştırdığını ifade eden Hasırcı, bu teknolojinin tanı yöntemlerinin geliştirilmesi, hastalık modellerinin oluşturulması ve ilaç adaylarının tasarlanması açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirtti.
‘BİYOBOZUNUR MALZEMELERİN ÖNEMİ ARTIYOR’
Biyolojik olarak parçalanabilen malzemelerin öneminin giderek arttığını belirten Hasırcı, “Geçmişte tercih edilmeyen biyobozunur malzemeler, günümüzde özellikle aranan malzemeler hâline geldi” dedi. Bu malzemelerin belirli uygulamalarda parçalanarak ortadan kalkabilmesinin önemli avantajlar sunduğunu ifade etti.
Hidrojellerin de biyomedikal alanda yaygın olarak kullanıldığını söyleyen Hasırcı, vücut dokularına benzer özellikler taşıyan bu yapıların ilaç salım sistemlerinde ve doku modellerinin oluşturulmasında kullanılabildiğini belirtti. Hidrojellerin ayrıca hastalıkların oluşum süreçlerinin ve çevresel koşulların bu süreçler üzerindeki etkilerinin incelenmesine olanak sağladığını kaydetti.
‘FARKLI DİSİPLİNLERDEN UZMANLAR BİR ARADA ÇALIŞIYOR’
Biyomalzeme alanının geniş bir çalışma yelpazesine sahip olduğunu dile getiren Hasırcı, kimya ve fizikten tıbba kadar farklı disiplinlerden araştırmacıların kendi uzmanlıkları doğrultusunda bu alanda çalışmalar yürütebildiğini ve tıbbın gelişimine katkı sağlayabildiğini söyledi.