Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

UiPath, yapay zeka ajanlarını ve çalışanları tek platformda buluşturdu

UiPath, yapay zeka ajanlarını ve çalışanları tek platformda buluşturdu

ABONE OL
DHA

Esra GÜNTEPE – Fırat ALKIZ / İSTANBUL (DHA) – İŞ orkestrasyonu ve otomasyon şirketi UiPath (NYSE: PATH) tarafından düzenlenen FUSION İstanbul 2026 etkinliği, bu yıl 6'ncı kez gerçekleştirildi.

İş orkestrasyonu ve otomasyon şirketi UiPath tarafından düzenlenen FUSION İstanbul 2026’da yapay zeka ajanlarını, yazılım robotlarını, çalışanları ve kurumsal sistemleri ortak iş süreçlerinde buluşturan yeni teknolojiler tanıtıldı. Yapay zekâ destekli otomasyonun geleceğinin ele alındığı etkinlikte konuşan UiPath Türkiye Genel Müdürü Tuğrul Cora, Türkiye'nin teknolojik dönüşüme uyum sağlama konusunda geride olmadığını belirterek, “Türkiye, birçok alanda, özellikle teknolojinin birçok alanında hiç de geride değil. Çok iyi atılımlar yapan müşterilerimiz var. Adaptasyon hızımızın da çok yüksek olduğunu düşünüyorum” dedi.

UiPath tarafından 21 Ekim'de düzenlenen FUSION İstanbul 2026, iş dünyası liderleri ve teknoloji uzmanlarını bir araya getirdi. Bankacılık, savunma sanayisi, havacılık ve üretim sektörlerinden temsilcilerin katıldığı etkinlikte, yapay zekâ yatırımlarının somut iş sonuçlarına dönüştürülmesi, veri egemenliği ve iş süreçlerinin otomasyonu ele alındı. UiPath Türkiye Genel Müdürü Tuğrul Cora'nın açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte, şirketlerin yapay zeka uygulamalarını pilot projelerin ötesine taşıyarak kurumsal süreçlerine entegre etmesine yönelik çözümler paylaşıldı. Etkinlikte Halkbank, ABB Bank, Türkiye İş Bankası, ASELSAN, SunExpress, Pegasus Hava Yolları, Mercedes-Benz Türk, Beko ve Kazancı Holding gibi şirketlerin otomasyon teknolojileriyle hayata geçirdiği uygulamalara ilişkin deneyimler de aktarıldı.

‘TEKNOLOJİK DEĞİŞİMLER ARTIK ÇOK HIZLANDI’

Etkinlikte konuşan UiPath Türkiye Genel Müdürü Tuğrul Cora, Türkiye'nin yeni teknolojilere uyum sağlama hızının yüksek olduğunu belirterek, “Teknolojik değişimler artık çok hızlandı. Her ay yeni bir şey görüyoruz. Türkiye'deki kültürün de bir sonucu olarak adaptasyonumuzun çok yüksek olduğunu düşünüyorum, yeniliğe açığız. Avrupa ile karşılaştırdığımızda nispeten genç bir nüfusumuz var. Birçok ülkeden daha az geride olduğumuzu söyleyebilirim. Bunun sonucunda iş çıktılarına doğrudan yansıyan ve değer yaratan projeler yapıyoruz. Bu kapsamda Türk şirketleri dünyada ödüller de alıyor. İyi yolda olduğumuzu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

'ÖNCE YAPAY ZEKA DEĞİL, İŞ SONUÇLARI'

Şirketlerin yapay zekâ yatırımlarından bekledikleri sonuçları elde etmekte zorlanabildiğini belirten Cora, teknolojinin tek başına amaç haline getirilmemesi gerektiğini söyledi. Cora, “Birçok araştırma gösteriyor ki bu kadar çok yapay zeka konuşulmasına rağmen büyük kurumlar yapay zekadan istedikleri sonuçları elde edemiyor. Başlanan birçok proje başarısızlıkla sonuçlanıyor. Yapay zeka için yapay zeka projesi başlatılmasını önermiyoruz. Teknolojinin peşinden gitmek yerine iş sonuçlarının ve iş problemlerinin peşinden gitmek lazım. Önce yapay zekâ değil, önce iş sonuçları, iş çıktıları ve iş problemlerini çözmek için yola çıkmak gerekiyor. Sonrasında gerekiyorsa yapay zeka kullanılmalı” dedi.

Şirketlerin yapay zekâyı deneysel ve pilot uygulamalarla sınırlı tutmasının da beklenen faydayı sağlamalarını zorlaştırdığını belirten Cora, iş süreçlerini bütüncül biçimde dönüştüren kurumların daha fazla fayda elde ettiğini ifade etti.

'DÜŞÜK VASIFLI İŞLER DÖNÜŞÜMDEN DAHA FAZLA ETKİLENİYOR'

Yapay zeka ve otomasyon teknolojilerinin istihdam üzerindeki etkilerine de değinen Cora, yeni teknolojilerle birlikte çalışma hayatının hızla değiştiğini söyledi. Bazı işlerin ortadan kalkarken yeni iş alanlarının ortaya çıktığını belirten Cora, bu sürecin çalışanlar açısından yetkinliklerin geliştirilmesini zorunlu kıldığını kaydetti.

Cora, “İş yaşamı çok büyük bir hızla değişiyor. Birçok işin ortadan kalktığını, buna karşılık yeni işlerin ortaya çıktığını görüyoruz. Bu da çok ciddi bir dönüşüm gerektiriyor. İstihdamımızın çok önemli bir kısmının düşük vasıflı, düşük katma değerli işlere dayandığını görüyoruz. Yapay zeka, otomasyon teknolojileri, dijitalleşme ve robotlaşma söz konusu olduğunda ilk olarak bu düşük vasıflı işlerin yerini bu teknolojilerin aldığını görüyoruz. Bu nedenle çalışanların yetkinliklerini farklılaştırmak ve geliştirmek gerekiyor. Böylece rekabetçi dünyada daha iyi rekabet edebilir, Türkiye'yi daha iyi yarınlara taşıyabiliriz” diye konuştu.

'VERİ EGEMENLİĞİ ÖNEMLİ BİR BAŞLIK HALİNE GELDİ'

Veri güvenliği ve veri egemenliğinin yapay zekâ ve otomasyon teknolojilerinin kullanımında önemli bir konu olduğunu vurgulayan Cora, jeopolitik gelişmelerle birlikte verilerin ülke sınırları içinde tutulmasının dünya genelinde daha fazla gündeme geldiğini belirtti.

Cora, “Ülkemizde yıllardır veri güvenliği ve verinin Türkiye'de kalması önemli bir konuydu. Son gelişmeler ve jeopolitik gelişmeler gösterdi ki veri egemenliği dünya genelinde de çok önemli bir başlık hâline geldi. Avrupa'da da veri egemenliği çok konuşuluyor. Veri güvenliği için verinin ülke içinde kalmasına yönelik birçok adım atıldığını görüyoruz” dedi.

Bankacılık, finans, savunma sanayisi, kamu ve telekomünikasyon gibi sektörlerde bulut teknolojileri kullanılmadan da otomasyon çözümlerinin uygulanabildiğini belirten Cora, UiPath'in müşterilerinin kendi altyapılarında çalışabilen sistemleri desteklemeyi sürdürdüğünü söyledi. Cora, kurumların ihtiyaçlarına göre bulut tabanlı veya kurum içi altyapılarda çalışabilen çözümlere esnek biçimde uyum sağladıklarını ifade etti.

'ÜÇ TÜRK ŞİRKETİ KÜRESEL ÖLÇEKTE ÖDÜL ALDI'

Türkiye'deki şirketlerin hayata geçirdiği projelerin küresel ölçekte de başarı elde ettiğini belirten Cora, eylül ayında ABD'nin Las Vegas kentinde düzenlenen UiPath FUSION etkinliğinde verilen ödüllere dikkati çekti.

Cora, “İstanbul'da yaptığımız FUSION İstanbul 2026 etkinliğinin küresel organizasyonu eylül ayında Las Vegas'ta gerçekleştirildi. Orada, GeekWire dergisiyle birlikte inovatif projeleri nedeniyle yalnızca 20 şirkete ödül verildi. Bu 20 şirket arasında Beko, Pegasus ve SunExpress olmak üzere üç Türk şirketinin yer almasından büyük gurur duyuyoruz. Daha önce de birçok başarılı projemiz oldu ve başka ödüller aldık ancak en güncel gelişmelerden biri bu” ifadelerini kullandı.

KURUMSAL BİLGİ BİRİKİMİ YAPAY ZEKAYA AKTARILIYOR

Etkinlikte tanıtılan teknolojiler arasında, kurumların işleyişini belirleyen kuralları, politikaları, istisnaları ve çalışanların deneyimlerini ortak bir çerçevede tanımlamayı amaçlayan Map of Work yaklaşımı da yer aldı. Genel kullanıma sunulan UiPath Cartographer'ın belgelerden, kurumsal sistemlerden ve çalışanların uzmanlığından yararlanarak kurumsal işleyişi tanımladığı ve güncel tuttuğu belirtildi.

Cartographer bünyesindeki Process Atlas'ın yedi sektörde 25 süreç alanına yayılan, uzmanlar tarafından doğrulanmış 83 hazır süreç modeli içerdiği aktarıldı. Bu modellerin şirketlerin yaygın iş akışlarını sıfırdan tasarlamak yerine mevcut örneklerden yararlanarak geliştirmesine olanak sağladığı kaydedildi. Etkinlikte ayrıca UiPath Delegate ve UiPath for Coding Agents teknolojileri de uygulamalı sunumlarla tanıtıldı.

İNSANLAR, ROBOTLAR VE YAPAY ZEKA AJANLARI BİRLİKTE ÇALIŞACAK

UiPath Maestro'nun farklı ekipler ve sistemler arasında ilerleyen iş süreçlerinde çalışanları, yapay zeka ajanlarını ve yazılım robotlarını bir araya getirmeye odaklandığı belirtildi. Yeni ürün yapısında Maestro Orchestrate'in birden fazla ekip, karar ve onay adımı içeren süreçleri yönettiği, Maestro Automate'in ise yüksek hacimli ve kısa süreli görevlerin yürütülmesini sağladığı ifade edildi. Her iki yapının da yetkilendirme, denetlenebilirlik ve insan gözetimi ilkeleri doğrultusunda çalıştığı bildirildi.

YAZILIM TESTLERİNDE DAHA OTONOM SÜREÇLER HEDEFLENİYOR

Etkinliğin gündeminde UiPath Test Cloud üzerinde geliştirilen ‘dark testing factory’ yaklaşımı da yer aldı. Yapay zeka destekli yazılım geliştirme süreçlerinin hızlanması ve uygulamaların daha sık güncellenmesiyle test süreçlerinin de daha otonom hâle getirilmesinin hedeflendiği belirtildi. Geliştirme aşamasındaki yaklaşımın, tekrarlayan test iş yükünü azaltarak uzmanların risk değerlendirmesi, kalite kontrolü ve kritik kararlara daha fazla zaman ayırmasını amaçladığı kaydedildi. Bu süreçte insan sorumluluğu ve kurumsal yönetişimin korunmasının esas alındığı bildirildi.

© Copyright 2026

DHA