Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

Ümraniyesporlu Burak Öksüz: Bina bir anda yıkıldı, her şey kapkaranlık oldu ve yere düştük

Ümraniyesporlu Burak Öksüz: Bina bir anda yıkıldı, her şey kapkaranlık oldu ve yere düştük

ABONE OL
DHA

‘Elimden gelenin en iyisini yapmak için hep odaklandım’

‘30 yaş, bir defans oyuncusu için en verimli çağlardan biri’

‘1’inci Lig tamamıyla bir mücadele arenası’

‘İnşallah milletimiz böyle bir şeyi tekrar yaşamaz’

‘Annem güçlü olmasaydı benim uğraşmam yetmezdi’

‘Güneş doğunca felaketi gördüm’

‘Beni tanıyanlar yürürken üstüme battaniye attı’

‘Volkan hoca beni gördüğünde ağlamaya başladı’

‘Bodrum FK’da hayata tekrardan döndüm’

Sacit GÖNCÜ - Mehmet ALA / İSTANBUL, (DHA)- 1’inci Lig ekiplerinden Eminevim Ümraniyespor forması giyen tecrübeli savunmacı Burak Öksüz, 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremden sonra ilk kez konuştu. Öksüz, “Saliselik olay oldu. Ben ne kadar sürdüğünü söylesem yalan olur. Bina bir anda yıkıldı, her şey kapkaranlık oldu ve yere düştük. Ben oradan bir şekilde Allah yardım etti, çıktım. Çok uğraş verdim çıkarken. İlk başta yıkıldığında bağırmaya başladım. Annem dedi ki: “Bağırma, duymazlar. Deprem daha yeni oldu.” Elimle yukarıları eşelerken bir boşluk olduğunu gördüm ve dedim ki: “Ben buradan çıkarım galiba.” Allah’ın gücüyle üstümdeki betonu attım. Attıktan sonra da annemi çıkardım” dedi.

1’inci Lig ekiplerinden Eminevim Ümraniyespor’un 30 yaşındaki deneyimli savunma oyuncusu Burak Öksüz, sezonun son haftalarına girilirken hem takımın ligdeki gidişatını hem de bireysel performansını değerlendirdi. Tecrübeli savunmacı, 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremde yaşadıklarına dair ilk kez Demirören Haber Ajansı’na (DHA) konuştu.

Odak noktalarının ligde kalan son 2 maç olduğunu ifade eden Burak Öksüz, “Artık alınan her puan altın değerinde. Bizim de artık bundan sonraki odak noktamız bu kalan maçları en güvenli şekilde, en üst seviyede bitirmek. Ümraniyespor, oyuncusuna gerçekten değer veren, huzurlu bir çalışma ortamı sağlayan bir kulüp. Türk futbolu için önemli camialardan birisi diyebilirim” yorumlarında bulundu.

‘ELİMDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPMAK İÇİN HEP ODAKLANDIM’

Bireysel performansına değinen deneyimli savunmacı, “Benim önceliğim sahada olduğum sürece en iyi şekilde takıma katkı vermek. Bu süreçte çizgimi korumaya çalıştım. Takım olarak bazen inişli çıkışlı dönemlerimiz olsa da bireysel anlamda formayı giydiğimde elimden gelenin en iyisini yapmak için hep odaklandım” diye konuştu.

‘HER HOCANIN FARKLI PRENSİPLERİ VARDIR’

Türk futbolunda hoca değişiminin normalleştiğini ifade eden Öksüz, sözlerine şöyle devam etti:

“Hoca değişimi artık futbolun doğasında olan bir şey. Bülent hocayla da çok güzel mesailerimiz oldu. Tayfun hoca geldikten sonra farklı bir bakış açısı vardı. Her hocanın farklı prensipleri var. Biz profesyonel futbolcular bu süreçte en hızlı şekilde odaklanıp, bizden istenileni sahaya vermek için elimizden geleni yaptık. Biz de bu konuda hocaya yardımcı olduk. Hoca da bize yardımcı oldu.”

Teknik direktör Tayfun Albayrak’ın gelmesiyle birlikte sağ stoperde de etkili olduğunu söyleyen Burak Öksüz, “Ben aslında sol ayaklı olduğum için bölge olarak sol tarafta oynayan bir oyuncuyum. Sağ tarafta da oynadığımda bence çok iyi performans verdiğimi görmüş oldum. Önceden Kocaelispor’da da sağ tarafta oynadım ama burada daha etkili olduğumu gördüm. Bunda hocanın çok büyük etkisinin olduğunu düşünüyorum” ifadelerinde bulundu.

‘30 YAŞ, BİR DEFANS OYUNCUSU İÇİN EN VERİMLİ ÇAĞLARINDAN BİRİ’

Hem mental hem de fiziksel olarak iyi olduğuna değinen tecrübeli savunmacı, “Kulüple her zaman diyalog içindeyim ama bana sorsan en önemli olan son haftaları en iyi şekilde bitirmek. Yaş olarak 30 yaşıma girdim ama bu bence bir defans oyuncusu için en verimli çağlarından biri. Hem tecrübem hem de fiziksel gücümün en iyi olduğum dönemler diyebilirim. Şu an hem mental hem de fiziksel olarak çok iyi olduğumu düşünüyorum” dedi.

‘1’İNCİ LİG TAMAMIYLA BİR MÜCADELE ARENASI’

Süper Lig ile 1’inci Lig arasındaki farklara da değinen Burak Öksüz, alt ligde mücadele gücünün daha yüksek olduğunu vurguladı. Öksüz, “1’inci Lig tamamıyla bir mücadele arenası. Fiziksel kalitenin ve temaslı oyunun daha çok olduğu bir lig. Süper Lig daha çok taktiğe dayalı. Yeteneğin ve boş alanın kullanıldığı bir lig. İkisinin arasında böyle bir fark var. Ben de bir defans oyuncusu olarak temaslı oyunu severim. Ama kalitenin biraz daha fazla olduğu Süper Lig’de her oyuncu tekrar oynamak ister” yorumlarında bulundu.

‘ÖNCELİĞİM 53 NUMARAYI GİYMEKTİR’

Oynadığı takımlarda 53 numarayı giymesinin kendisi için özel bir anlam taşıdığını belirten Öksüz, bununla Rize’yi temsil ettiğini ve farklı bir duygu hissettiğini ifade etti. Burak Öksüz, “Ben ilk öncelikle bakarım. Beni arayan her kulüpte bakardım. Bir yere transfer olsam bile onlardan rica ederim. Gittiğimde önceliğim 53 numarayı giymek. Benim için çok önemi var. Yıllardır giydiğimden dolayı değil. Rize’yi temsil ediyor. Ben onu her zaman içimde hissediyorum. Onun bende çok farklı bir duygusu var” diye konuştu.

‘STATTA SEYİRCİNİN OLMASI ÇOK FARKLI BİR ŞEY’

Bir futbolcu için taraftarların çok önemli olduğuna değinen 30 yaşındaki stoper, sözlerine şöyle devam etti:

“Tribün bu işin en güzel yanı. Tabii bazen olumsuz şeyler yaşanıyor. Statta seyircinin olması çok farklı bir şey. Ben mesela çok iyi bir deplasmanı olan maçlarda her zaman oynamak isterim. Etkisi daha farklı. Deplasman da olsa, ne kadar olumsuz şey de yaşasan daha farklı. Bu ligde de taraftarı olan kulüpler var. Sakaryaspor var, Kocaelispor vardı. Bunlar çok büyük taraftarları olan kulüpler. Şimdi Bursaspor geliyor. Böyle kulüpler olsun. Böyle taraftarı olan kulüpler en üst seviyede Süper Lig’de olsun isterim.”

‘İNŞALLAH MİLLETİMİZ BÖYLE BİR ŞEYİ TEKRAR YAŞAMAZ’

6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremin çok büyük bir felaket olduğunu söyleyen Burak Öksüz, “Çok büyük bir felaketti. Futbolcu olarak değil de bir insan olarak çok zor bir dönemdi. O zaman futbolun ne kadar ikinci planda olduğunu hepimiz öğrenmiş olduk. Zaten gördük de. Tekrardan ölenlere Allah’tan rahmet diliyorum. İnşallah milletimiz böyle bir şeyi tekrar yaşamaz. Biz oradan ayrıldık, geldik. Hayatımıza devam ediyoruz ama orada hala konteynırda yaşayıp hayatlarını devam ettirenler var. Allah onlara yardım etsin” dedi.

‘ANNEM GÜÇLÜ OLMASAYDI BENİM UĞRAŞMAM YETMEZDİ’

Depremin çok hızlı yaşandığını, enkaz altından çıkarken çok uğraş verdiğini ifade eden Öksüz, “Saliselik olay oldu. Ben ne kadar sürdüğünü söylesem yalan olur. Bina bir anda yıkıldı, her şey kapkaranlık oldu ve yere düştük. Ben oradan bir şekilde Allah yardım etti, çıktım. Çok uğraş verdim çıkarken. İlk başta yıkıldığında bağırmaya başladım. Annem ‘Bağırma, duymazlar. Deprem daha yeni oldu’ dedi. Elimle yukarıları eşelerken bir boşluk olduğunu gördüm ve ‘Ben buradan çıkarım galiba’ dedim. Allah’ın gücüyle üstümdeki betonu attım. Attıktan sonra da annemi çıkardım. Benim annem güçlü kadındır. Karadeniz’in verdiği bir şey. Annem güçlü olmasaydı benim uğraşmam yetmezdi. O şekilde annemi de çıkardım” diye konuştu.

‘GÜNEŞ DOĞUNCA FELAKETİ GÖRDÜM’

Depremin bu kadar büyük olduğunu tahmin etmediğini söyleyen Öksüz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir süre kaldım. Deprem 04.00 sıralarında oldu. Benim tahminim çıktığımda saat 07.00- 07.30 gibiydi. Karanlıktı ama. Ben depremde sadece bizim bina yıkıldı sanıyordum. Çünkü geceydi ve hiçbir şey görmüyordum. Yakında bir benzin istasyonu vardı. Annemle beraber direkt oraya gittik. Zaten hava çok soğuktu. Üstüm hiç müsait değildi. Güneş doğunca felaketi gördüm. Öyle bir şey beklemiyordum. Bizim binanın da nasıl yıkıldığını anlamadım. Ben güneş doğduktan sonra binanın nasıl yıkıldığını gördüm.”

‘BENİ TANIYANLAR YÜRÜRKEN ÜSTÜME BATTANİYE ATTI’

Annesini enkazdan çıkardıktan sonra kulüp tesislerine çıplak ayakla yürüdüklerini belirten Öksüz, şunları söyledi:

“Binanın nasıl yıkıldığını bilmiyorum. Şehrin de nasıl yıkıldığını bilmiyorum. Orada ben taksi arıyordum. Anneme, ‘Bizim tesise gitmemiz lazım’ diyorum. Üstüm hiç müsait değil. Tesise gidersem eşofmanlarımı giyerim diye düşünüyorum. Kafamda bunlar var. Gün bir doğdu ki bir yere gitme şansın sıfır. Annemle birlikte yürümeye başladık. Yürürken de haberler falan çıktı. ‘Burak şuurunu kaybetmiş şekilde sokakta çıplak yürüyor’ diye. Şuurumu kaybettiğimden dolayı değil, depremden böyle çıktım. Tesise yürümeye başladık. Beni tanıyanlar yürürken üstüme battaniye attı. Ben de battaniyeyi annemle kendime sardım. Ayaklarımızda bir şey yok, öyle tesise yürüyorduk. 08.00’de çıktıysam, 2-3 saat sürdü benim yürüyüp tesise gitmem. Aslında çok uzun bir mesafede de değil.”

‘VOLKAN HOCA BENİ GÖRDÜĞÜNDE AĞLAMAYA BAŞLADI’

O dönemde Atakaş Hatayspor’da görev yapan teknik direktör Volkan Demirel’in kendisini gördüğünde ağladığını belirten Burak Öksüz, “Tam tesise giderken 1 kilometre falan kalmıştı. Arkamda bir araba durdu. Bir döndüm; Volkan hoca, yardımcı hocalar. Beni gördüler, başladılar ağlamaya. Ben de o zaman biraz depremin etkisi vardı. Ben tesise gittiğimde ağabeyler vardı. Kaan, Musa ve Onur ağabey vardı. Arkadaşlarım vardı. Onların eşleri beni gördüğünde ağlıyorlardı. O zaman saat 10.00-10.45 olmuştu galiba. Haber alamayınca insanın aklında kötü bir şey oluyor, benden de öyle bir şey bekliyorlardı herhalde. Beni görünce hepsi hüzünlendi. Ama zor zamanlardı” dedi.

‘BODRUM FK’DA HAYATA TEKRARDAN DÖNDÜM’

Ankara’ya tedaviye gittiğini belirten Burak Öksüz, o dönemde deprem ortamından uzaklaşıp farklı bir çevreye gittiği için Bodrum FK’ya teşekkür etti. Öksüz, “Aslında bana sorarsanız kendimce çok etkilendiğimi düşünmedim. Ama ailem bana o zamanki davranışlarımdan dolayı etkilendiğimi söyledi. Ankara’ya tedaviye gittim. Hem kendi sakatlığım da vardı o zaman. Ondan dolayı da tedaviye gittim Ankara’ya. Bodrum FK’ya gitmem için de Ali Şafak Öztürk’e, Servet Çavuşoğlu’na teşekkür etmek istiyorum. Onlar bana ağabeylik yaptılar. Ben o zaman hiç düşünmüyordum. Yalan olmasın, ligin bitimine 3-4 ay kalmıştı. Gitmek istemiyordum, futbol oynamak istemiyordum aslında ama onlar beni davet ettiler, çok sağ olsunlar. Oraya gittiğim için çok mutluyum. Hayata orada tekrardan döndüm. Hocam İsmet Taşdemir, onun da benim üzerimde çok emeği var. Allah razı olsun. Beni o deprem ortamından farklı bir ortama çektiler. Onlara çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

‘BANA ÇOK YARDIMCI OLDULAR, ONU UNUTMAM’

Deprem sonrası süreçte Ali Şafak Öztürk’ün kendisini arayarak Bodrum FK’ya davet ettiğini ifade eden Burak Öksüz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Futbolu bırakmak istemiyordum. Depremden bir hafta, 10 gün sonra, “Bir yere gitmem lazım, oynamam lazım, kafamı dağıtmam ve yeni sezona hazırlanmam lazım” dedim. Ama sonra, “Burak, 3-4 ay kaldı, dinlen, sakatlık geçsin” dedim. Ondan sonra Ali Şafak Öztürk benimle iletişime geçince, ‘Buraya gel oğlum, kendini hem yeni sezona hazırlarsın hem de kafanı toparlarsın’ dedi. Ondan dolayı bana çok yardımcı oldular, onu unutmam.”

Depremde yaşamını yitiren Christian Atsu ve Atakaş Hatayspor Sportif Direktörü Taner Savut ile aynı binada kaldığını belirten Öksüz, “Atsu, Taner ağabey, hepimiz aynı binadaydık. Taner ağabey benim hemşerim zaten. İkisi de çok iyi insandı” dedi.

BURAK ÖKSÜZ’ÜN ENLERİ

Röportajın sonunda Eminevim Ümraniyespor forması giyen tecrübeli savunmacı Burak Öksüz, enlerini sıraladı. En iyi futbolcu olarak yerli ve yabancı ayrımında o dönem Atakaş Hatayspor’da beraber forma giydiği Ruben Ribeiro’nun çok yetenekli bir oyuncu olduğunu belirten Öksüz, Adama Traore’yi de örnek gösterdi. Yerli futbolcular arasında ise Emre Çolak’ı seçti. En çok zorlandığı futbolcular sorusuna ise Cornelius’u işaret eden Öksüz, “O zaman Trabzonspor’daydı. Batshuayi de olabilir, ikisi de diyebilirim” ifadelerini kullandı. Hayatta olmazsa olmaz üç şey olarak aile, sağlık ve huzuru sıralayan Öksüz, “İstanbul mu, Rize mi?” sorusuna ise “Bu zor bir soru ama benim için değil, Rize” yanıtını verdi. En sevdiği yemek sorusuna Rize usulü kuru fasulye cevabını veren deneyimli savunmacı, “Hamsi demeyeceğim ama Rize kuru fasulyesi, bilen bilir” dedi. En samimi olduğu isimleri de paylaşan Öksüz; Onur Ergün, Kaan Kanak, Musa Çağıran ve Bertuğ Yıldırım’ı sayarak, “Hala görüşüp gidip geldiğimiz, çok yakın olduğumuz arkadaşlarımız” ifadelerini kullandı.

FOTOĞRAFLI

© Copyright 2026

DHA