Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

Yazar Akan: Yara Atlası organik bir iyileşme hikayesi

Yazar Akan: Yara Atlası organik bir iyileşme hikayesi

ABONE OL
DHA

İSTANBUL, (DHA) - YAZAR Hediye Demet Akan, "Yara Atlası; gerçekçi, sahici, organik bir iyileşme hikayesi. Yani kusursuz bir iyileşme değil. Çünkü bize söylendiği gibi kusursuz bir iyileşme yoktur. Benim karakterim kendiyle ve hayatla olan küskünlüklerini tatlıya bağlıyor. Acıyı aşmıyor, acıyı yenmiyor, bir kahraman olmaya soyunmuyor, sadece acıya yer açıyor" dedi.

Yazar Hediye Demet Akan, mart ayında çıkan yeni kitabı Yara Atlası'nı anlattı. Kitapta çağdaş yaşamın birey üzerinde oluşturduğu baskılara dikkat çektiğini belirten Akan, kusursuzluk, konfor ve başarı kavramlarının bir ideoloji gibi dayatıldığını söyledi. Akan, bu anlayışın insanın sınırlarını unutturduğunu ve hataya yer bırakmayan bir atmosfer oluşturduğunu ifade etti.

Akan, "Kitap kısa zamanda çok yoğun ilgi gördü. Her gün birçok insanın sosyal medya hesaplarında kitaptan alıntılar paylaştıklarını görüyorum. Yorumlar yazıyorlar. Okuyucuların kitapla bir ruh akrabalığı kurması beni çok sevindiriyor” diye konuştu.

'HATAYA, KUSURA YER OLMAYAN ORTAMDAYIZ'

Akan, “İnsana yaratma gücü atfediliyor; 'düşün ve arzu ettiğin hayatı yarat' dedikleri saçma vaatler sunuluyor. İnsan olmanın sınırlarının nerede başlayıp, nerede bittiğini unuttuğumuzu düşünüyorum. Bu atmosfer, bir çoğumuz için çok boğucu. Hataya, kusura ve acıya yer olmayan bir baskı ortamındayız. İlaveten, ruh sağlığı, ehil olmayan insanların elinde istismar edilen bir alan oldu. Her yer şifacı ve bilinç altı travmalarını temizleyenlerle dolu. Tüm bunlar bende ruhsal bir alerji yapıyor. O nedenle bu modern dünya anlatısına bir antitez yazmak istedim” ifadelerini kullandı.

‘KİTAPTA YAŞADIĞI MANEVİ TIKANIKLIKLA YÜZLEŞEN BİRİ VAR’

Kitapta, modern dünyaya uyum sağlamakta zorlanan bir bireyin anlam arayışını ele aldığını söyleyen Akan, “Bir yandan modern terapiye müracaat ederek, diğer yandan Yaratıcı ile doğrudan konuşarak gerçekleştirdiği anlam arayışını anlatıyorum. Dünya bir imtihan yeri. Buraya dersler alıp mezun olmak için geliyoruz. Deniyoruz, yanılıyoruz. Çünkü hayat düşe kalka yaşanılıyor. Ancak bize her an empoze edilen hedonistik kültür insanın dünyadaki gerçek serüvenine müsaade etmiyor. Biz istiyoruz ki hepimiz bir konfor masalının baş kahramanları olalım. Ama acı insan için var. Hatta bir ilaç. Eskiler gençlere “Derdin çok olsun,” diye dua ederlermiş. Bugün bunu birine söyleseniz beddua sanır. Halbuki acı insanı olgunlaştırır, büyütür, terbiye eder. Kitapta da bu gerçeği dışlamayan, kusursuz olmaya çalışmayan, yaşadığı manevi tıkanıklıkla yüzleşen biri var” dedi.

‘İÇSEL BİR HARİTAYA İHTİYACIMIZ VAR’

İçsel yolculuğun zorluğuna da değinen Akan, insanın kendini tanımasının başkalarını tanımaktan daha zor olduğunu belirterek “O yüzden içsel bir haritaya ihtiyacımız var. Ancak ruhsal yaralarımızı haritalandırarak otantik benliğimize giden yolu bulabiliriz. Kitaptaki karakter bunu gerçek bir psikolog ile yapıyor. Onun ehil ellerinde travmalarıyla yüzleşiyor. Bunun yanında yardım için bir başka kapı daha çalıyor. Allah’ın kapısı. Onunla hiç bitmeyen bir içsel konuşma halinde. Bu işin sonu çok iyi bir yere varıyor” diye konuştu.

Soyut kavramları yazıya dökmenin zorluğuna dikkat çeken Akan, “Bu kitapta soyut unsurlar çok ve soyut olanı yazıya aktarmak bence zorlayıcı bir süreç. Yazdıklarınız sizin iç dünyanızın bahçelerinden topladığınız mahsuller en nihayetinde. Dolayısıyla o hasat dönemi manevi olarak yorucu olabiliyor” dedi.

Akan, “Kendilerinden ne bulacaklarını kestirmem mümkün değil ama Yara Atlası; gerçekçi, sahici, organik bir iyileşme hikayesi. Yani kusursuz bir iyileşme değil. Çünkü bize söylendiği gibi kusursuz bir iyileşme yoktur. Benim karakterim kendiyle ve hayatla olan küskünlüklerini tatlıya bağlıyor. Acıyı aşmıyor, acıyı yenmiyor, bir kahraman olmaya soyunmuyor, sadece acıya yer açıyor” ifadelerini kullandı.

Akan, kitabın verdiği mesajı ise şu sözlerle özetledi:

“Kitaptan bir alıntıyla cevap vereyim. Acıdan bal damıtmayı öğren. Kırıldığın yerden yeşermeyi, tam da oradan filiz vermeyi. Sen bu dünyadan sonsuzluğa akan bir ırmağın balığısın ve elbette cennetteki ırmaklara karışacaksın. Tülden yüzgeçlerle hayata karşı koymak ahmaklıktır. Bunu kabul et ki akıp gidesin." (DHA)

 

© Copyright 2026

DHA