Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

'Aile şirketlerinde markalaşmanın temel meselesini değişirken kimliğini kaybetmemek olarak görüyoruz'

'Aile şirketlerinde markalaşmanın temel meselesini değişirken kimliğini kaybetmemek olarak görüyoruz'

ABONE OL
DHA

İZMİR, (DHA)-EGE Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, aile şirketlerinde markalaşmanın temel meselesini 'geçmişi korurken değişebilmek, değişirken de kimliğini kaybetmemek' olarak gördüklerini söyledi.

Ege Genç İş İnsanları Derneği, İzmir Reklamcılar Derneği (İRD) ve Aile İşletmeleri Derneği (TAİDER) iş birliğiyle, dün, 'Aile Şirketlerinde Markalaşma: Geçmişten Geleceğe Marka Değeri' semineri düzenlendi. EGİAD Dernek Merkezi'ndeki seminer, Pazarlama Yönetimi ve Marka İletişimi Danışmanı Güven Borça moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Seminerde, İTK İcra Kurulu Başkanı ve EGİAD Fahri Üyesi Yiğit Tatış, Sun Tekstil Ürün Müdürü, Ekoten Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi ve EGİAD Üyesi Ayşe Ünlütürk ile Folkart Genel Müdür Yardımcısı ve EGİAD Üyesi Ahmet Sancak, farklı sektörlerdeki deneyimleri üzerinden aile şirketlerinin markalaşma yolculuklarını değerlendirdi. Marka mirası, kuşaklar arası aktarım, yeni neslin bakış açısı, değişime uyum, itibar ve aile değerlerinin geleceğe taşınması etkinliğin ana gündemini oluşturdu.

'ZAMAN, AİLE ŞİRKETLERİNİN EN GÜÇLÜ SERMAYELERİNDEN BİRİ'

Toplantının açılışında konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, aile şirketlerinin yalnızca sermaye yapısı, kurumsallaşma ve nesiller arası devir açısından değil, yıllar içerisinde oluşturdukları marka, güven, itibar ve hikaye açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Aile şirketlerinin rakiplerinin kolaylıkla satın alamayacağı ya da taklit edemeyeceği önemli bir sermayeye sahip olduğunu belirten Özhelvacı, bunun 'zaman' olduğuna dikkat çekip, "Aile şirketlerinde miras, yalnızca geçmişe duyulan bağlılık değil; geleceğe taşınması gereken stratejik bir değerdir. Ancak bugün yalnızca 40 ya da 50 yıllık bir şirket olmak güçlü bir marka yaratmaya yetmiyor. Geçmişten gelen değerleri bugünün tüketicisinin beklentileri ve yarının dünyasıyla buluşturabilmek gerekiyor. Aile şirketlerinde markalaşmanın temel meselesini 'geçmişi korurken değişebilmek, değişirken de kimliğini kaybetmemek' olarak görüyoruz" dedi.

Aile isminin şirket markasıyla özdeşleşmesinin güçlü bir güven ve itibar avantajı sağladığını, ancak bunun aynı zamanda daha yüksek bir sorumluluk yarattığını ifade eden Özhelvacı, tüketicilerin aile şirketlerinden samimiyet, tutarlılık, şeffaflık ve değerlerine bağlılık beklediğine işaret etti.

EGİAD üyelerinin önemli bir bölümünün aile şirketlerinde ikinci, üçüncü ve sonraki kuşakları temsil ettiğini hatırlatan Özhelvacı, “Marka mirası, yeni neslin şirkete kattığı perspektif, değişime uyum ve aile değerlerinin geleceğe taşınması üyelerimiz açısından teorik bir tartışma değil, doğrudan iş hayatlarının içinde karşılaştıkları stratejik bir yönetim konusu. EGİAD olarak üyelerimizi yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, yarının rekabet ortamına da hazırlamayı hedefliyoruz. Bu nedenle aile işletmelerinin kurumsallaşması kadar markalaşmasını, dijital dönüşümü kadar itibar yönetimini, geçmişini koruması kadar geleceği okuyabilmesini de önemsiyoruz" diye konuştu.

Panelde yer alan üç konuşmacının da EGİAD üyesi olmasının kendileri açısından ayrıca gurur verici olduğunu belirten Özhelvacı, EGİAD, TAİDER ve İRD iş birliğinin farklı uzmanlık alanlarını aynı zeminde buluşturduğunu kaydetti. Özhelvacı, "İRD marka ve iletişim dünyasının bilgi birikimini, TAİDER aile işletmeleri alanındaki deneyimini, EGİAD ise genç kuşak iş insanlarının dinamizmini ve gelecek perspektifini masaya getiriyor. Markayı bilenlerle aile işletmelerini bilenleri ve geleceği devralacak kuşakları aynı masada buluşturuyoruz" dedi.

'BAŞARI, GÜÇLÜ BİR MİRASI GELECEK KUŞAKLARA DEVRETMEK'

TAİDER Yönetim Kurulu Başkanı Gülfem Yorgancılar Perçin ise aile şirketlerinde sürdürülebilir başarının yalnızca şirketin büyümesiyle ölçülemeyeceğini vurguladı. TAİDER'in 14 yıl önce aile şirketlerinin kendi değerlerini koruyarak nesilden nesle sağlıklı biçimde aktarılmasına ve uzun ömürlü olmasına katkı sunmak amacıyla yola çıktığını hatırlatan Perçin, "Aile şirketlerinde başarı sadece büyümek değildir. Asıl başarı, değerleri koruyarak büyümek ve güçlü bir mirası gelecek kuşaklara devredebilmektir. Marka da bu yolculuğun en önemli parçalarından biridir; çünkü marka yalnızca bir isim ya da ticari değer değil, bir hikaye, güven ve yıllar boyunca oluşan itibardır" dedi.

Köklü aile markalarının kuşaklar boyunca varlıklarını sürdürmelerinin önemine dikkat çeken Perçin, Z ve Alfa kuşaklarıyla birlikte tüketici beklentilerinin de hızla değiştiğini belirtti. Yapay zeka ve teknolojinin şekillendirdiği yeni dönemde markaların yalnızca ne sattığının değil, neye inandığının, nasıl davrandığının ve toplumla nasıl bağ kurduğunun da önem kazandığını ifade eden Perçin, köklü değerlerle yeni neslin beklentilerini buluşturmanın aile şirketlerinin geleceği açısından kritik olduğunu söyledi.

'AİLE ŞİRKETİNİN GEÇMİŞİ MİRASTIR, ONU EKONOMİK DEĞERE DÖNÜŞTÜREN MARKADIR'

İzmir Reklamcılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Turusan Çiner de Türkiye'nin üretim gücünü küresel ölçekte güçlü markalara dönüştürmesinin stratejik önem taşıdığını vurguladı. Bir aile şirketinin yıllar içinde yalnızca üretim kapasitesi değil; güven, itibar, müşteri ilişkileri, kurum kültürü ve güçlü bir hikâye oluşturduğunu ifade eden Çiner, bu birikimin kendiliğinden marka değerine dönüşmediğini belirtti. Çiner, “Türkiye güçlü bir üretim ülkesi; güçlü sanayicilerimiz, girişimcilerimiz ve ihracatçılarımız var. Ancak önümüzdeki dönemde hedefimiz daha fazla üretmek kadar daha fazla küresel marka yaratmak da olmalı. İtibarın markaya, yerel gücün küresel rekabet avantajına, geçmişten gelen birikimin geleceğin marka değerine dönüşmesi gerekiyor" dedi.

Markalaşmanın yalnızca reklam ve iletişim faaliyeti değil, şirketin bütününü kapsayan stratejik bir yönetim konusu olduğunun altını çizen Çiner, "Aile şirketinin geçmişi bir mirastır; ancak o mirası ekonomik değere dönüştüren şey markadır. Türkiye'nin gelecekte dünyanın en değerli markaları arasında yer alacak markalar yaratabilmesi için bu dönüşümü bugünden başlatmamız gerekiyor" diye konuştu.

Seminer, Yiğit Tatış, Ayşe Ünlütürk ve Ahmet Sancak'ın kendi şirket ve sektör deneyimleri üzerinden aile işletmelerinde marka mirası, kuşaklar arası dönüşüm, değişen tüketici beklentileri ve markaların geleceğe hazırlanmasına ilişkin değerlendirmeleriyle devam etti.(DHA)

FOTOĞRAF

© Copyright 2026

DHA