Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

Özgener: Çeşme Projesi, İzmir’in turizm gelirini yılın 12 aya yayabilmesi için fırsat

Özgener: Çeşme Projesi, İzmir’in turizm gelirini yılın 12 aya yayabilmesi için fırsat

ABONE OL
DHA

Seza Nur ALPDÜNDAR / İZMİR, (DHA)-İZMİR Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Çeşme Turizm Projesi’ni, İzmir’in turizmde yeni bir vizyon ortaya koyabilmesi ve turizm gelirini yılın 12 ayına yayabilmesi adına önemli bir fırsat olarak gördüklerini belirtip, "Proje sayesinde; Çeşme sadece deniz, kum, güneş turizmiyle değil, gastronomiden kongre turizmine, sağlıktan spor ve inanç turizmine kadar uzanan geniş bir yelpazede katma değer yaratıyor olacak" dedi.

İZTO haziran ayı olağan meclis toplantısı İZTO Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Çeşme Projesi konusunda açıklamalarda bulundu. İzmir’in turizm başta olmak üzere ekonomik kalkınmasına büyük katkı sağlayacağına inandıkları Çeşme Projesiyle ilgili İzmir iş dünyasının temsilcileri olarak Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Ankara’da bir araya geldiklerini aktaran Özgener, projenin devam etmesi için görüş ve önerilerini paylaştıklarını söyledi. Özgener, "Projenin çevresel sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda, bölgenin doğal yapısına ve ekolojik değerlerine saygılı bir anlayışla, tüm paydaşların katkı sunduğu katılımcı bir süreç içerisinde yeniden değerlendirilmesi gerektiğine değindik" dedi.

'TURİZMDE İZMİR'İN NEDEN GERİDE KALDIĞI SORUSUNA ODAKLANMALIYIZ'

İzmir’de tüm paydaşların hem fikir olduğu en önemli konulardan birinin kentin sahip olduğu eşsiz doğal, tarihi ve kültürel zenginliklere rağmen turizmden hak ettiği payı alamaması olduğuna dikkati çeken Özgener, "Türkiye genel anlamda turizm gelirlerinde ve ziyaretçi sayılarında önemli başarılar elde ederken, İzmir’in sahip olduğu potansiyeli henüz tam anlamıyla ekonomik ve sosyal değere dönüştüremediğini resmi rakamlarda çok net görüyoruz. Ülkemiz 2025 yılında 63 milyon 917 bin ziyaretçiyi ağırlayarak 65,2 milyar dolar turizm geliri elde etti. Aynı dönemde Antalya 16 milyonun üzerinde ziyaretçiye ev sahipliği yaparken, İzmir’de bu rakam yaklaşık 1 milyon 628 bin seviyesinde kaldı. Antalya, İzmir’in yaklaşık 10 katı konaklamalı ziyaretçi ağırladı. Bu rakamlara kış mevsimi özelinde baktığımızda da resim değişmiyor. 2025 Kasım – 2026 Mart döneminde Antalya’da 1 milyon 365 bin ziyaretçi ağırlarken, İzmir’de bu sayı, yaklaşık 280 bin olarak gerçekleşti. Bu noktada, Antalya’nın toplam yatak kapasitesi 548 binin üzerine çıkarken, İzmir’in toplam yatak kapasitesinin yaklaşık 62 bin seviyesinde olduğuna dikkat çekmek istiyorum. Dış hat yolcu trafiğinde de gelen-giden yolcu sayılarına bakıldığında Antalya’ya 32 milyonun üzerinde yolcu giriş yaparken, bu rakam İzmir için yaklaşık 5 milyon. Antalya’ya düzenlenen uluslararası uçuş sayısı 192 bin seviyesine ulaşırken, İzmir’de bu sayı yaklaşık 35 bin seviyesinde kaldı. Bu rakamları kış mevsimi özelinde değerlendirdiğimizde; 2025 Kasım- 2026 Mart dönemi için Antalya’ya düzenlenen uluslararası uçuş sayısı 44 bin 436 iken, İzmir’de bunun 11 bin 140 uçuş olarak gerçekleştiğini görüyoruz. İki kenti kıyaslamamın nedeni; doğal güzellikleri, tarihi birikimleri, sosyal olanakları ve sıcak iklimleriyle benzer özelliklere sahip olmaları. Birbirine bu kadar benzerken, turizm anlamında İzmir’in neden bu kadar geride kaldığı sorusuna odaklanmamız gerektiğine inanıyorum" diye konuştu.

'ÇEŞME GENİŞ BİR YELPAZEDE KATMADEĞER YARATIYOR OLACAK'.

Özgener, sözlerini şöyle sürdürdü: "Önümüzde duran temel meselenin; yeni bir potansiyel yaratmak değil, mevcut potansiyeli harekete geçirerek daha etkin kullanmak olduğu kanaatindeyim. Bu çerçevede değerlendirildiğinde; Çeşme Turizm Projesi’ni, İzmir’in turizmde yeni bir vizyon ortaya koyabilmesi ve turizm gelirini yılın 12 ayına yayabilmesi adına önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Bu proje sayesinde; Çeşme sadece deniz, kum, güneş turizmiyle değil, gastronomiden kongre turizmine, sağlıktan spor ve inanç turizmine kadar uzanan geniş bir yelpazede katma değer yaratıyor olacak. Projeyi analiz ederken Çeşme’nin yalnızca bir ilçe değil, İzmir turizminin lokomotif destinasyonlarından biri olduğunu unutmamalıyız. Turizm ekonomisinin yarattığı çarpan etkisi düşünüldüğünde, öncelikle yurtiçi ve dışı direkt uçuşların artması, yiyecek-içecek ve konaklama başta olmak üzere turizm ile doğrudan ve dolaylı olarak ilgili bütün sektörlerde iş potansiyelinin gelişmesine imkan sunacak. Burada kentimize direkt uçuşların artmasına özel bir parantez açmak istiyorum: Turizmin 12 aya yayılması İzmir’den direkt ulaşılabilecek destinasyonların artmasını tetikleyerek, iş dünyamızın bu alandaki en önemli talebini çözüme ulaştıracak."

'GOLF TURİZMİNDE DÜNYADA ÖNE ÇIKMASI BU PROJEYLE MÜMKÜN'

Kongre ve etkinlik turizminin mevsimden bağımsız olarak tüm yıl sürdürülebilen, gelir ve eğitim düzeyi yüksek hedef grubuna yönelik bir turizm modeli olması dolayısıyla kıymetli bir turizm bileşeni olduğunu vurgulayan Özgener, “Kentimizde yeterli sayıda kongre merkezi olmamasına rağmen son yayınlanan Uluslararası Kongre Derneği (ICCA) raporunda İzmir kongre turizminde; İstanbul ve Antalya’dan sonra üçüncü konumda. Bu proje sayesinde kentimizin yapılacak yatırımlar ve uluslararası standartlarda yapılmış bir kongre merkezi ile çok daha iyi noktalara geleceğine inanıyoruz. Ayrıca, Proje’nin ayrılmaz bir parçası olan golf ve spor turizminin de tüm yıla yayılarak kentimiz turizmine büyük bir değer katacağına inanıyorum. Bildiğiniz gibi Antalya'ya her yıl çok sayıda golf tutkunu geliyor ve Antalya bu sayede ayrı bir katma değer elde ediyor. Çeşme'nin de golf turizmi bağlamında dünyada öne çıkan bir destinasyon haline gelmesi bu proje ile mümkün” dedi.

'ÇEŞME PROJESİ, TAM ANLAMIYLA İZMİR'İN PROJESİ OLABİLİR'

Özgener, sözlerini şöyle sürdürdü: “Oda olarak yaptığımız tüm çalışmalarda, kentimize katma değer sağlamak için yürüttüğümüz tüm projelerde benimsediğimiz ‘kapsayıcı ve katılımcı anlayışı’ Çeşme Projesi’nde de sürdürmek önceliğimiz. Bu anlayıştan hareketle; Proje’nin başarıyla hayata geçirilmesinin tek yolunun Bakanlığımız, İzmir Büyükşehir Belediyemiz, Çeşme Belediyemiz, İzmir iş dünyamız, sivil toplum ve meslek kuruluşlarının el ele vererek projeye sahip çıkması olduğuna inanıyorum. Ancak bu şekilde; Çeşme Projesi, tam anlamıyla İzmir’in Projesi olabilir ve kentimizi turizm alanında hak ettiği noktaya taşıyabilir. Çeşme Projesi’nin, İzmir’in geleceğine değer katacak bir başarı hikâyesine dönüşmesi için üzerimize düşen her türlü katkıyı sunmaya devam edeceğimizi sizlerin huzurunda bir kez daha vurgulamak istiyorum. Elbette, kentimizi ilgilendiren her konuda olduğu gibi, Çeşme Projesi özelinde de farklı görüş, eleştiri ve değerlendirmelerin gündeme gelmesini doğal karşılıyoruz. Ancak İzmir’i ileriye taşıyacak olan yaklaşım; yalnızca eleştirmekle yetinmek olmamalı. Projeye yapılan eleştirilere saygımız sonsuz. Fakat burada eleştirenlere bir soru sormak istiyorum: Kentimizde turizmi 12 aya yayacak proje alternatifiniz ve önerileriniz var mı? Eğer yok ise, o zaman şunu sormak zorundayız: İzmir’in turizmden aldığı payı nasıl artırmayı düşünüyorsunuz?" (DHA)

FOTOĞRAFLI

© Copyright 2026

DHA