Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

Uzm. Dr. Işık: Hayati risk oluşturan bir tabloya dönüşebilir

Uzm. Dr. Işık: Hayati risk oluşturan bir tabloya dönüşebilir

ABONE OL
DHA

İZMİR,(DHA)-MEDİCANA Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Bölümü'nden Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, 65 yaş sonrasında solunum sisteminde yaşanan fizyolojik değişimlerin akciğerleri enfeksiyonlara ve kronik hastalıklara açık hale getirdiğini belirterek, "Gençlerde güçlü kas yapısı ve yüksek akciğer rezervi sayesinde hafif bir istirahatle atlatılabilen basit bir virüs, ileri yaşta sınırlı kapasite ve ek kronik hastalıklarla birleşerek hızla hayati risk oluşturan bir tabloya dönüşebilir" dedi.

Yaşın ilerlemesiyle birlikte vücudun tüm organlarında olduğu gibi solunum sisteminde de doğal bir yıpranma süreci yaşandığını ifade eden Medicana International İzmir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Merda Erdemir Işık, akciğer dokusunun esnekliğinin azalması ve hava keseciklerinin genişlemesiyle gaz değişim kapasitesinin düştüğünü vurguladı. Göğüs kafesindeki kıkırdakların kireçlenmesi, kaburgaların sertleşmesi ve solunum kaslarının güç kaybetmesinin toplam akciğer kapasitesini sınırlandırdığını belirten Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, bu durumun yedek solunum gücünü azalttığına dikkat çekti. Yaşlanmayla birlikte hücresel bağışıklık yanıtının da zayıflaması sonucu grip ve zatürre gibi enfeksiyonların akciğer parankimine (akciğerin gaz alışverişini sağlayan işlevsel dokusu) çok daha hızlı yayılarak solunum yetmezliği riskini katlayarak artırdığını dile getirdi.

YAŞLANAN AKCİĞERLERDE TEMİZLEME MEKANİZMASI YAVAŞLIYOR

İleri yaşla birlikte göğüs kafesindeki kıkırdakların kireçlenmesi ve kaburgaların sertleşmesi nedeniyle nefes alıp verirken göğsün esnemesinin zorlaştığını belirten Uzm. Dr. Işık, ana solunum kası olan diyaframın güç kaybetmesinin toplam akciğer kapasitesini ve yedek solunum gücünü düşürdüğünü söyledi. Sağlıklı bir akciğerin mikropları mukus ve silia adı verilen tüysü yapılarla temizlediğini hatırlatan Uzm. Dr. Işık, "İleri yaşla birlikte bu tüysü yapıların hareketi belirgin şekilde yavaşlar, öksürük refleksi zayıflar, salgılar koyulaşır ve balgamın dışarı atılması zorlaşır. Temizleme mekanizması aksadığı için mikroplar hava yollarına daha kolay tutunur. Gençlerde güçlü kas yapısı ve yüksek akciğer rezervi sayesinde hafif bir istirahatle atlatılabilen basit bir virüs, ileri yaşta sınırlı kapasite ve ek kronik hastalıklarla birleşerek hızla hayati risk oluşturan bir tabloya dönüşebilir" dedi.

'ZATÜRRE İLERİ YAŞTA HER ZAMAN YÜKSEK ATEŞLE GELMİYOR'

İleri yaştaki bireylerde bağışıklık yanıtının farklılaşması nedeniyle hastalıkların klasik belirtiler göstermeyebileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Işık, özellikle zatürre tablosunun yanıltıcı seyredebileceğini vurguladı. Yaşlılarda hastalığın her zaman yüksek ateş ve şiddetli öksürükle ortaya çıkmadığını belirten Uzm. Dr. Işık, "İleri yaştaki bireylerde bağışıklık yanıtı farklı olduğu için zatürre her zaman klasik yüksek ateş, şiddetli öksürük ve bol balgamla seyretmeyebilir. Çoğu zaman ani bilinç bulanıklığı, sersemlik, sebepsiz halsizlik, düşme vakalarında artış veya ateş yükselmesi yerine vücut sıcaklığının düşmesi gibi silik belirtilerle ortaya çıkar. Bu gizli belirtiler tanı gecikmelerine neden olabileceğinden, yaşlı bireydeki ani durum değişiklikleri derhal akciğer enfeksiyonu yönünden değerlendirilmelidir" açıklamasında bulundu.

'NEFES DARLIĞI YAŞLANMANIN DOĞAL BİR SONUCU DEĞİLDİR'

Ağır efor gerektiren işlerde hafif nefes nefese kalmanın normal kabul edilebileceğini ancak günlük aktivitelerde görülen zorlanmaların mutlaka araştırılması gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Işık, nefes darlığının doğal bir yaşlılık sonucu olmadığını vurguladı. Merdiven çıkarken, düz yolda yürürken veya giyinmek gibi basit işler sırasında yaşanan nefes darlığının tıbbi olarak değerlendirilmesi gerektiğini aktaran Uzm. Dr. Işık, koruyucu önlemlere ilişkin olarak şu ifadeleri kullandı: "Sigara hangi yaşta bırakılırsa bırakılsın akciğerdeki enfeksiyon riski düşer ve kan oksijenlenme düzeyi iyileşir. Akciğer sağlığını korumak adına 65 yaş üzeri herkese zatürre ve her yıl sonbaharda grip aşıları önerilmektedir. Bunun yanı sıra düzenli tempolu yürüyüşler yapmak ve bol sıvı tüketmek solunum yollarının temiz kalmasını sağlar."

Uzm. Dr. Işık; iki haftadan uzun süren öksürük, hırıltılı solunum, balgamda renk değişimi veya yılda ikiden fazla tekrarlayan alt solunum yolu enfeksiyonu durumunda vakit kaybetmeden göğüs hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiğini kaydetti.(DHA)

FOTOĞRAFLI

© Copyright 2026

DHA