Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

'Yüksek katma değer üreten faaliyetler güçlü bir ekosistem altında buluşturulmalı'

'Yüksek katma değer üreten faaliyetler güçlü bir ekosistem altında buluşturulmalı'

ABONE OL
DHA

Seza Nur ALPDÜNDAR /İZMİR,(DHA)-İZMİR Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "İzmir; güçlü liman ve lojistik altyapısına, gelişen teknoloji ve yazılım ekosistemine, araştırma kapasitesi yüksek üniversitelere, sağlık turizmi potansiyeline, nitelikli turizm altyapısına, yenilenebilir enerji ve temiz teknoloji kümelerine ve ihracatçı sanayi ile bağlantılı mühendislik ve tasarım hizmetlerine sahip bir şehir. Bu nedenle kentimiz için asıl mesele; sanayi ile hizmetler arasında bir tercih yapmak değil, yüksek katma değer üreten ve küresel pazarlara erişebilen faaliyetleri birbirini tamamlayan güçlü bir ekosistem altında buluşturabilmektir" dedi.

İZTO mayıs ayı olağan meclis toplantısı İZTO Meclis Salonu'nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, enflasyonla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Uluslararası rekabet gücünün yalnızca kur ile belirlenemeyeceğini belirten Özgener, amacın sürekli güçlü ya da sürekli zayıf bir kura sahip olmak değil, fiyat istikrarı ile üretim kapasitesini aynı anda destekleyebilen dengeli bir reel kur yapısı oluşturmak olması gerektiğini söyleyerek, "Çıkarılması gereken sonuç, enflasyonla mücadeleden vazgeçilmesi değil; dezenflasyon sürecinin üretim kapasitesine, yatırımlara ve ihracata zarar vermeden yürütülmesinin elzem olduğudur" dedi.

'BÜYÜK ÖNEM ARZEDİYOR'

Enflasyonun yalnızca parasal bir olgu, rekabet gücünün ise yalnızca kur ve maliyetlerden ibaret olduğu dönemin geride kaldığını aktaran Özgener, "Ülkemiz açısından bu durum, para politikasının gerekli olmaya devam ettiğini; ancak fiyat istikrarının tek başına para politikasıyla sağlanamayacağı yeni bir döneme işaret ediyor. Önümüzdeki dönemde ekonomi politikasının aynı anda üç hedefi gerçekleştirmesi büyük önem arzediyor. Bunlardan ilki; fiyat istikrarını korumak, diğer ikisi ise uluslararası rekabet gücünü sürdürmek ve yapısal reformlar yoluyla verimlilik artışını hızlandırmak. Odaklanılması gereken asıl mesele enflasyonu tek başına yüzde 30'dan yüzde 20'ye düşürmek olmamalı. Asıl yapılması gereken; dezenflasyonu sağlarken, aynı zamanda üretim kapasitemizi, ihracat niteliğimizi, yenilikçilik ekosistemimizi ve uzun vadeli büyüme potansiyelimizi güçlendirmek. Bu koşullar altında, ekonomik programın başarısının, nihayetinde bu dengeyi kurup kuramayacağımıza bağlı olduğunu öngörüyoruz" ifadelerini kullandı.

'İZMİR'İN GELENEKSEL GÜCÜ SANAYİ İHRACAT TARIM VE LOJİSTİKTEN GELİYOR'

Dönüşümün yalnızca ülke düzeyinde değil, şehirler düzeyinde de yeni fırsatlar ve yeni rekabet alanları yarattığını ifade eden Özgener, "Bu perspektif, İzmir açısından özel önem taşıyor. Kentimizin geleneksel gücü sanayi, ihracat, tarım ve lojistikten geliyor. Bu alanların önemini koruyacağını düşünmekle birlikte, gelecekteki büyümenin giderek daha fazla sanayi ile hizmet sektörlerinin kesişim noktasında oluşacağını öngörüyoruz. İzmir; güçlü liman ve lojistik altyapısına, gelişen teknoloji ve yazılım ekosistemine, araştırma kapasitesi yüksek üniversitelere, sağlık turizmi potansiyeline, nitelikli turizm altyapısına, yenilenebilir enerji ve temiz teknoloji kümelerine ve ihracatçı sanayi ile bağlantılı mühendislik ve tasarım hizmetlerine sahip bir şehir. Bu nedenle kentimiz için asıl mesele; sanayi ile hizmetler arasında bir tercih yapmak değil, yüksek katma değer üreten ve küresel pazarlara erişebilen faaliyetleri birbirini tamamlayan güçlü bir ekosistem altında buluşturabilmektir. İzmir'i öne çıkaran unsurun, yalnızca güçlü sanayi ve ihracat altyapısı değil; lojistikten yenilenebilir enerjiye, sağlık hizmetlerinden üniversitelere ve mühendislik kapasitesine kadar uzanan güçlü birikimini aynı ekosistem içinde buluşturabilme kabiliyeti olduğuna inanıyoruz. Buna karşılık; yazılım, yapay zeka, finansal hizmetler, girişim sermayesi ve küresel inovasyon ağları gibi alanlarda önemli bir gelişim potansiyeli de taşıyoruz. Geleceğin rekabetinin yalnızca daha fazla üretmek üzerine değil; bilgi, teknoloji ve hizmetleri üretimle bütünleştirebilen şehirler arasında yaşanacağına inanıyoruz. Haliyle, bu dönüşüm için gerekli altyapıya sahip olan şehirlerin başında da kentimiz geliyor" diye konuştu.

Güzelbahçe Kampüsü ile ilgili gelişmeleri paylaşan Özgener, İzmir'e uluslararası ölçekte bir kampüs kazandırma hedefiyle inşaatına başladıklarını Güzelbahçe Kampüsü için ilk günkü heyecan ve motivasyonla çalışmaları sürdürdüklerini dile getirdi.(DHA)

FOTOĞRAFLI

© Copyright 2026

DHA