Kırklareli'de 6 kişinin öldüğü sel felaketiyle ilgili davada 5 kamu görevlisine yurt dışı çıkış yasağı
Kırklareli'de 6 kişinin öldüğü sel felaketiyle ilgili davada 5 kamu görevlisine yurt dışı çıkış yasağı
Umut IŞIK- Hüseyin ÇANLI/ KIRKLARELİ, (DHA)- KIRKLARELİ'nin Demirköy ilçesine bağlı İğneada beldesindeki sel felaketinde 'Sisli Vadi' bungalov evlerinde tatil yapan 6 kişinin ölümü, 3 kişinin de yaralanmasına ilişkin, İçişleri Bakanlığı'nın haklarında soruşturma izni verdiği 5 kamu görevlisi hakkında 'Olası kast ile ölüme sebebiyet verme' suçundan 20 yıldan 25'er yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın ilk duruşmasında sanıklara yurt dışı çıkış yasağı konuldu.
Olay, 5 Eylül 2023'te İğneada beldesinde meydana geldi. Kuvvetli sağanak sırasında 'Longoz Ormanları'ndaki Sisli Vadi'de faaliyet gösteren turistik bungalovların olduğu bölgede sel felaketi yaşandı. Dere içinde kurulan bungalovlarda tatil yapan Doktor Selman Bağışlar, eşi Mihriban Bağışlar, Suna Duman, emekli öğretmen Raile Şimşek, eşi Ahmet Baki Şimşek ile tesis müdürü Ümit Solmaz, sel sularına kapılıp yaşamını yitirdi. Olaya ilişkin yürütülen soruşturmada, 'Sisli Vadi' adıyla kurulan ve sele kapılan 18 bungalovun ruhsata aykırı inşa edildiği ortaya çıktı.
YIKIM KARARI VERİLMİŞ
Özel İdare tarafından mühürlenen işletme hakkında yıkım kararı verildiği de belirlendi. Ancak yıkım kararına rağmen 'Sisli Vadi' adı altında sosyal medyada tanıtılan bungalovların, vergi levhasında faaliyet alanı olarak 'karma çiftlik' olarak gösterildiği tespit edildi. 'Bitkisel veya hayvansal üretim konusunda uzmanlaşma olmaksızın üretim' adıyla faaliyet yürüttüğü belirlenen tesislerin, sosyal medya hesaplarından 'Doğada uyanmak, doğaya uyanmak', 'Oksijeni bol, stresi az' ifadeleriyle tanıtıldığı da saptandı.
DAVA AÇILDI
Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında tesis sahibi Bülent Bayrak ile firma yöneticileri Sevcan Ulutürk ve Cenan Aydın tutuklandı. Ulutürk ile Aydın, daha sonra avukatlarının itirazı üzerine tahliye edildi.
Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın olaya ilişkin hazırladığı iddianameyle Kırklareli 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. İddianamede, tutuklu Bayrak ile şirket yöneticilerinden Büşra Gökgöz, Cenan Aydın ve Sevcan Ulutürk hakkında 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmaya sebep olma' suçundan 3 yıldan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istendi. Savcı, dava sürecinde verdiği mütalaasında 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmaya sebep olma' suçundan yargılanan 1'i tutuklu 4 sanığın 6 kez ayrı ayrı 'Olası kastla ölüme sebebiyet verme' suçlarından cezalandırılmasını talep etti.
3 SANIK HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILDI
Davanın 8'inci duruşmasında tesis sahibi tutuklu Bülent Bayrak, 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmaya sebep olma' suçundan 11 yıl 3 ay, tutuksuz yargılanan sanıklar Cenan Aydın ile Büşra Gökgöz de 7 yıl 6'şar ay hapis cezasına çarptırıldı, Sevcan Ulutürk ise beraat etti. Bayrak'ın tutukluluk halinin devamına karar verilirken, Cenan Aydın ile Büşra Gökgöz'ün adli kontrol şartlarının devamına hükmedildi. Kırklareli 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nin açıkladığı gerekçeli kararın ardından selde hayatını kaybedenlerin yakınları, kararı istinaf mahkemesine taşıdı. İstinaf mahkemesi, yerel mahkemenin verdiği kararı bozdu.
BAYRAK'IN CEZASI 18 YILA ÇIKARILDI
Bunun üzerine yeniden yapılan yargılamada geçen yıl 16 Ekim'de görülen duruşmada tutuklu sanık Bülent Bayrak, 'Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçunu islediğinin sabit olmakla birlikte sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı ile meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığını nazara alınarak 12 yıl hapse çarptırıldı. Ardından sanığın eylemini 'bilinçli taksirle' işlediği gerekçesiyle cezada 1/2 oranında artırım yapılarak 18 yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz sanıklardan Cenan Aydın ile Büşra Gökgöz'e ise 7 yıl 6'şar ay hapis cezası verildi, Sevcan Ulutürk ise beraat etti.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI SORUŞTURMASI
Olaya ilişkin Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın adli soruşturmasının yanında İçişleri Bakanlığı da Mülkiye Teftiş Kurulu üzerinden selde tesiste yaşananlarda kamu görevlilerinin ihmalinin bulunup bulunmadığını soruşturdu. Müfettiş soruşturmasında kaçak olarak faaliyet gösteren tesisle ilgili eski 2 valinin de aralarında bulunduğu 12 kamu görevlisi hakkında adli soruşturma başlatılması için dönemin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın imzasıyla soruşturma izni verildi. Soruşturma izni olayın yaşandığı Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi.
DANIŞTAY İTİRAZLARI REDDETTİ
Soruşturma izni verilen kamu görevlileri hakkında 'Tesisteki usulsüz yapılaşmaya göz yummak, 'Tesisin kaçak faaliyet göstermesine göz yummak', 'Yapı tadil zaptı düzenlenene kadar tespit ve işlem yapmamak', 'Mühür kırılarak tesisin faaliyetine göz yummak', 'Ruhsatsız tesisin yıkımını gerçekleştirmemek', 'Tesisteki ruhsatsız yapılaşmayı ve ticari faaliyeti tespit edip İl Özel İdaresi'ne bildirmemek' ve 'Kimlik bildirme kanununu uygulamamak' suçlamaları yer aldı. Kamu görevlileri, karara itiraz etti. Danıştay 1'inci Dairesi itirazı reddetti. Danıştay, dosyayı adli soruşturma için Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi.
5 MEMUR HAKKINDA İDDİANAME HAZIRLANDI
Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmayı tamamlayıp, iddianame hazırladı. İddianamede, olay tarihinde görevli Kırklareli İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu, Kırklareli İl Özel İdaresi İmar ve Kentsel İyileştirme Müdür Vekili Rahim Zobu, Kırklareli İl Özel İdaresi İmar ve Kentsel İyileştirme Müdür Vekili Yüksel Akış, Kırklareli İl Özel İdaresi Yol ve Ulaşım Hizmetleri Müdürü Ufuk Gürsel ile Kırklareli İl Özel İdaresi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Hüseyin Ören'in olaydaki kusurlarına yer verildi.
'OLASI KAST İLE SORUMLULAR'
Şüphelilerin, gerçekleşen olaydan olası kast ile sorumlu oldukları belirtilen iddianamede, ‘Eylemlerinden dolayı meydana gelen olayda, öngörmekle birlikte gerçekleşmeyeceği düşünülen ve istenmeyen bir neticeden bahsedilemeyeceği, bunun da ötesine geçilerek ve bilinçli taksir unsurları aşılarak, işin oluruna aykırı davranışlar ile kendi kurumlarının denetimi neticesi tespit edilen eksiklerin giderilmemesinin yüksek risk oluşturduğunun bilinmesine rağmen 'olursa olsun' düşüncesi ile hareket ederek ve de bu risklerin önüne geçmek için herhangi bir girişimde bulunmayarak neticeyi kabul ettikleri, bu hali ile gerçekleşen olayda olası kastları ile sorumlu oldukları’ ifadelerine yer verildi. İddianamede 5 kamu görevlisi hakkında 'Olası kast ile ölüme sebebiyet verme' suçunu işledikleri gerekçesiyle 20 yıldan 25'er yıla kadar hapis cezası istendi. Savcılık iddianamesinde ayrıca, şüphelilerin 3 kişinin de yaralanmasıyla ilgili 'Kasten yaralama' suçunu işledikleri gerekçesiyle ceza talep edildi.
YARGILANMALARINA BAŞLANDI
Sanıkların yargılanmasına bugün Kırklareli 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlanıldı. Tutuksuz sanıklar, selde ölenlerin ailelerinden Safiye Yaşa, Kadir Yaşa, Mehmet Han Yaşa, Emine Solmaz ve Çiçek Dinç ile tarafların avukatları katıldı. İddianamenin okunmasının ardından söz alan Safiye Yaşa, sel felaketinde 2 çocuğunu kaybettiğini belirterek, davanın eksik delillerle hazırlandığını öne sürdü. Yaşa, cumhuriyet savcısının davadan çekilmesini talep ettiklerini ifade etti. Mahkeme heyeti ise savcının reddi talebini oy birliğiyle reddetti.
'GÖREVİ İHMAL ETME SÖZ KONUSU DEĞİL'
Duruşmada savunmasını yapan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu, ruhsatsız yapılarla ilgili gerekli işlemlerin yapıldığını savundu. Kuşoğlu, "Ruhsatsız yapı tespiti ve mühürleme işlemleri gerçekleştirilmiştir. Bu süreçte kişisel menfaat sağlama ya da görevi ihmal etme gibi bir durum söz konusu değildir. Yıkım kararları encümen tarafından alındı. İnşaat faaliyetlerinin devam ettiğine ilişkin durumun ilgili birimler tarafından raporlanması gerekiyordu. Bu konuda bilgim yoktu” dedi.
Kuşoğlu ayrıca, Sisli Vadi olarak bilinen tesisin sel felaketinin ardından turizm amaçlı kullanıldığını öğrendiklerini belirterek, "Tesise yalnızca afet günü gittim. İl Özel İdaresi iş makinelerinin tesise gönderildiğine ilişkin bilgim yok" diyerek beraatını talep etti.
İl Özel İdaresi İmar ve Kentsel İyileştirme Müdür Vekili Yüksel Akış ise kaçak yapıların yıkımına yönelik herhangi bir engellemesinin olmadığını belirterek, "Ruhsatsız yapıların yıkılması için onay verdim. Sisli Vadi olayında ilgili birimlere gerekli talimatları ilettim. Bahse konu tesise hiç gitmedim, yolunu dahi bilmem" dedi.
GERGİNLİK YAŞANDI
Duruşma sırasında müşteki Safiye Yaşa ile sanık avukatları arasında gerginlik yaşandı. Yaşa, çocuklarının ölümünden sorumlu olduğunu öne sürdüğü sanıklara tepki gösterdi. Fenalaşan Yaşa için duruşmaya ara verildi ve mahkeme salonu boşaltıldı. Sakinleşmesinin ardından yeniden salona alınan Yaşa, mahkeme heyetinden özür diledi.
Savunmasını yapan Yol ve Ulaşım Hizmetleri Müdürü Ufuk Gürsel, “Sisli Vadi'ye hiç gitmedim. Yıkımla ilgili herhangi bir yetkim yoktur” diyerek beraatını istedi.
İl Özel İdaresi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Hüseyin Ören de tesisin ruhsat sürecine ilişkin bilgisinin olmadığını savunarak beraat talebinde bulundu.
İmar ve Kentsel İyileştirme Müdür Vekili Rahim Zobu ise kaçak yapılarla ilgili yıkım kararlarını iki kez Genel Sekreterliğe ilettiğini belirterek, “Görevimi layıkıyla yerine getirdim. Sisli Vadi'ye hiç gitmedim" dedi.
SANIKLARA YURT DIŞI ÇIKIŞ YASAĞI
Sanık savunmalarının ardından, müşteki ve sanık avukatları beyanda bulundu. Safiye Yaşa, sanıkların hak ettiği cezayı almasını istediğini söyledi. Verilen aranın ardından tutuksuz yargılanan 5 sanık hakkında yurt dışı çıkış yasağı kararı verildi. Duruşmada ayrıcı Safiye Yaşa, hakkında sanık Bilal Kuşoğlu ve avukatına yönelik hakaret içerikli beyanları nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulması karar verilip, duruşla 8 Ekim tarihine ertelendi. (DHA)
FOTOĞRAFLI