Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

Samsun’dan 33 ülkeye el yapımı bateri zili; 1400 derecede dövülüp dünyaya satılıyor

Samsun’dan 33 ülkeye el yapımı bateri zili; 1400 derecede dövülüp dünyaya satılıyor

ABONE OL
DHA

SAMSUN’un Terme ilçesinde bakır ve kalayı 1400 derece sıcaklıkta eriterek oluşturulan el yapımı bateri zilleri, dünyanın dört bir yanına ihraç ediliyor. Butik üretim tarzında 33 ülkeye ulaşan ziller, özellikle Amerika ve Avrupa pazarında yoğun ilgi görüyor. Müzik aleti imalatçısı Hakan Fidan, “Dünyada birçok müzik tarzı var. Cazdan heavy metale kadar. Müzisyen ne istiyorsa, hangi tınıyı arıyorsa biz onu burada bire bir üretebiliyoruz. Bu iş Türklere özgü olmasına rağmen Türkiye'de çok fazla bilinmiyor ama Avrupa biz bunu elle yaptığımız için Avrupa ve Amerika bizi tercih ediyor. Türk zillerini tercih ediliyor” dedi.

Terme ilçesinde hurdadan alınan bakır ve kalayı 1400 derece sıcaklıkta eriterek oluşturulan el yapımı bateri zilleri, el işçiliği ile yapılıyor. Yaklaşık 10 kez inceltilip suda şoklanan ziller, istenilen ses tınısına ulaşılıncaya kadar özel çekiçlerle dövülüyor. Aylık 1000'e yakın bateri zilinin imal edildiği atölyede, seri üretimin aksine hiçbir zilin tınısı diğeriyle aynı olmuyor. Son aşamada ay-yıldızlı logonun işlendiği el emeği ziller, ünlü orkestraların sahnelerinde yer alıyor. Başta yüzde 60-70 oranındaki payıyla Amerika pazarı olmak üzere Almanya, Norveç ve Danimarka gibi 33 ülkeye gönderilen Türk zilleri, fabrikasyon üretiminden uzak butik yapısıyla dünya pazarında tınısı ve kalitesiyle tercih ediliyor.

DÜNYADA 33 ÜLKEYE İHRACAT YAPIYORUZ

2005 yılından beri bateri zili ürettiklerini belirten müzik aleti imalatçısı Hakan Fidan, “Terme’de yaptığımız zilleri bütün dünyaya gönderiyorum. Şu anda da yaklaşık 32-33 ülke ile çalışıyoruz. Bu işi duyduğumda çok enteresan bir iş olarak bana geldi. Bir işe ihtiyacımız olduğu için bu işe girdik. Sonrasında işi çok sevdik. Ustalarımız işi öğretti. İşte kendimizi geliştirdik. Sonrasında buralara kadar geldik. Dünyada birçok müzik tarzı var. Biz de bu müzik tarzlarına göre birçok şekilde modelde ziller üretiyoruz. Caz, pop, caz arenbi (R&B), rock, heavy metal gibi. Müzisyen ne istiyorsa biz onu bire bir burada üretebiliyoruz. Bize istediği sesi, istediği tınıyı, istediği şekli söylüyor. Biz hangi müzik tarzına göre istiyorlarsa o tarza göre üretiyoruz. Örneğin caz müzikte mesela çok fazla zilin sesinin uzamasını istemiyorlar. Çok daha kısık ve baget sesini çok daha net almasını istiyorlar. Ona göre biz o zilleri yapıyoruz” diye konuştu.

BİZİ AYIRAN ÖZELLİK, BUTİK ÇALIŞMAMIZ

Türkiye’de bateri zili üreten 16-17 firmanın olduğunu ifade eden Fidan, “Bizi ayıran özellik ise biz daha çok butik çalışıyoruz. Yani müzisyenlerle birebir diyaloğa kendimiz geçiyoruz. Ustalar olarak, ben ve Kemal usta, onların ne istediğini kendimiz öğreniyoruz. Yani herhangi bir aracı yok. Biz burada zili A'dan Z'ye alıp, çekiçlemesinden, tornasından logo basımına kadar birebir kendimiz ilgileniyoruz. Fabrikasyon olmamamız, yani fabrikasyon olmayı da düşünmememiz bizi diğerlerinden ayıran en büyük özellik” dedi.

PAZARIMIZ GENELDE AMERİKA

Türkiye’de ve dünyada birçok müzisyenin kendilerinden zil aldığını belirten Fidan, “Türkiye'de gençlerin çok daha popüler olarak izlediği Touche grubunun davulcusu Arda Vul var. Türkiye'de birçok turneye katılıyorlar. Sonra Türkiye'de daha önce yaptığımız MFÖ'nün davulcusuna verdik. Sonra birkaç tane daha Türkiye'de verdik ama genel olarak yurtdışı çalışıyoruz. Yurt dışında büyük davulcularla çalışıyoruz. Pazarımızın geneli Amerika. Caz müzik Amerika'da çok fazla önde olduğu için pazarın geneli Amerika. Ama tabi Avrupa'da birçok ülkeye gönderiyoruz. Norveç ve Danimarka biraz daha rock zillerini çok seviyor. Amerika caz seviyor. Almanya'da yine aynı şekilde metal grupları çok fazla olduğu için onlar metal müzikte kullanacağı rock zillerini çok seviyor. Avrupa ve Amerika diyebiliriz ama yüzde 60-70 genelde Amerika’ya çalışıyoruz” diye konuştu.

HANGİ MÜZİK TARZINA UYACAKSA O TARZ ÇEKİÇ KULLANIYORUZ

Zillerin oluşumu hakkında bilgi veren Fidan, “Bir zilin oluşumu; biz hurdadan aldığımız bakırı belli bir kalay orantısıyla eriterek ve sonra karıştırarak bir yemek edasında pişiriyoruz. Belli bir dereceye geldikten sonra belli kiloda tavalarımız var. O tavalara hangi tarz olacaksa o tarza göre kilolandırıyoruz ve onları döküyoruz. Döküm aşamasından sonra silindir ve fırınlama aşamasından geçiyoruz. Fırında bir aşçının hamuru açar gibi 7-8 sefer bazen 10 sefer inceltiyoruz. Belli bir inceliğe geldikten sonra tekrar göbeklerini basıyoruz. Suda şoklamasını yapıyoruz. Aslında su veriyoruz onlara bir nevi. Sonrasında da kenarlarını kestikten sonra çekiçlemeye geliyor. Asıl en önemli şey burada çekiçlemek. Çünkü biz tamamıyla el çekiçlemesi yapıyoruz. Hangi müzik tarzına uyacaksa o tarz çekiç kullanıyoruz. Caz müzikler için farklı çekiç, rock müzikte daha farklı bir çekici kullanıyoruz. Bunlara vurduğumuz darbeler cazda çok yumuşak, rockta biraz daha sert olabiliyor. Sonrasında da en son logo basımını yapıyoruz. Ses denemelerini yapıyoruz. Sonra da en son ay-yıldızlarını basıyoruz ve dünyanın birçok yerine gönderiyoruz” ifadelerini kullandı.

AMERİKA VE AVRUPA, TÜRK ZİLLERİNİ TERCİH EDİYOR

Ayda ortalama 800 ile 1000 arasında zil ürettiklerini ifade eden Fidan, “Tabii ki bu isteğe göre artıyor. Biz tamamıyla stok çalışmıyoruz. Sipariş üzeri çalışıyoruz. Şu anda ortalamamız 800 ile 1000 arası üretim diyebilirim. Bu iş Türklere özgü olmasına rağmen Türkiye'de çok fazla bilinmiyor ama Avrupa biz bunu elle yaptığımız için Avrupa ve Amerika bizi tercih ediyor. Türk zillerini tercih ediliyor” diye konuştu. (DHA)

© Copyright 2026

DHA