Geri Dön
Gündem 'Bataklık operasyonu' davasında 73 sanıktan 72’sine beraat kararının gerekçesi açıklandı

'Bataklık operasyonu' davasında 73 sanıktan 72’sine beraat kararının gerekçesi açıklandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın uyuşturucu ve suç gelirlerine yönelik yürüttüğü 'Bataklık' soruşturmasına ilişkin 73 sanığın yargılandığı davada, Nejat Daş ve Çetin Gören'in de aralarında bulunduğu 72 sanığa verilen beraat kararının gerekçesi açıklandı. Mahkeme, sanıkların bu paraların nereden elde ettiğini açıklayamamasının ‘Kara para aklama suçunu’ oluşturmayacağını ifade etti.

'Bataklık operasyonu' davasında 73 sanıktan 72’sine beraat kararının gerekçesi açıklandı

Ankara'da 30 Haziran 2020'de başlatılan 'Bataklık operasyonu' operasyonu ile 9 ülkede faaliyet gösterdiği belirtilen örgütün liderleri Nejat Daş ve Çetin Gören'in aralarında bulunduğu 113 kişi gözaltına alındı. Örgüt liderlerinin de aralarında bulunduğu 26 sanık, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Hazırlanan iddianamede, Nejat Daş ve Çetin Gören örgüt lideri, 5 kişi örgüt yöneticisi, 53 kişi örgüt üyesi ve 13 kişi ise örgüte üye olmamakla birlikte yardım eden pozisyonda yer aldı. Toplam 73 sanık hakkında Ankara 33'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davanın önceki celselerinde tutuklu sanıklardan 18'i tahliye edildi. Tutuklu kalan 8 sanık Çetin Gören, Nejat Daş, Cemal Deniz Şahan, Faruk İşcan, Handan Kaymaz, Kevork Durna, Murat Budanlıoğlu ve Zülfü Menga da sonraki duruşmada tahliye edildi.

Davaya bakan Ankara 33’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, 24 Mayıs 2024 tarihinde görülen davada 73 sanığın da ‘Örgüt kurma, yönetme ve üyesi olma’ ile ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’ suçlarından beraatine hükmetti. Mahkeme sanıklardan sadece Servet Daş'ı ‘6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet’ suçundan 4 yıl 7 ay hapis cezasına çarptırdı.

Mahkeme, beraat kararına ilişkin 154 sayfalık gerekçeli kararını da açıkladı. Açıklanan gerekçeli kararda Çetin Gören ve Nejat Daş'tan ele geçirilen yüklü miktardaki paraların uyuşturucu ticaretinden elde edildiğine ilişkin delil olmadığını, bu nedenle bunların ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’ olarak kabul edilemeyeceği kaydedildi. Mahkeme, sanıkların bu paraların nereden elde ettiğini açıklayamamasının ‘Kara para aklama suçunu’ oluşturmayacağı ifade edildi.

‘KESİN OLARAK TESPİT EDİLMESİ GEREKİR’

Kararda, ‘5237 sayılı TCK'nın 282. maddesinin 1. fıkrasında tanımlı kara para aklama suçunun konusunu oluşturan mal varlığı değerlerinin, hangi öncül suçtan ve ne miktarda elde edildiğinin verilen hükümde net olarak belirtilmesinin zaruri olduğuna’ işaret edildi. ‘Öncül suçun işlenip işlenmediğinin, işlenmiş ise kim tarafından, nerede ve ne zaman işlendiğinin, bu suçtan hangi mal varlığı değerinin ve ne miktarda elde edilmiş olduğunun mahkeme hükmünde kesin olarak tespit edilmesi gerektiği’ anlatılan kararda, bu tespitlerin ‘öncül suçlar yönünden yurt dışı mahkeme kararlarında bulunmadığı’ belirtildi.

‘ÖNCÜL SUÇLARLA BAĞLANTISI SOMUT BİR ŞEKİLDE KURULAMADI’

Sanıkların ele geçirilen mal varlığı değerini nereden elde ettiğini açıklayamaması durumunda bunların suç yoluyla elde edildiği kanaatine varılamayacağı ifade edilen kararda, ‘Kayıt dışı para ile suçtan kaynaklanan gelirin ayrı kavramlar olduğu, dosyamız kapsamında ele geçirilen mal varlığı değerlerinin öncül suçlar ile olan bağlantısının somut ve kesin bir biçimde kurulamadığı anlaşılmakla, aklama suçunun unsurlarının dosyamızda oluşmadığı mahkememizce sabit görülmüştür’ denildi.