Geri Dön
PolitikaCevdet Yılmaz: Laf edenler, algı oluşturanlar değil, gerçek belediyecilik yapanlar kazanacak

Cevdet Yılmaz: Laf edenler, algı oluşturanlar değil, gerçek belediyecilik yapanlar kazanacak

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Milletimiz ne yaparsa başımızın üstünde. Ama inanıyoruz ki bu seçimde de laf edenler, algı oluşturanlar değil, gerçek belediyecilik yapanlar, halka hizmet edenler, şehre hizmet edenler kazanacak diye inanıyoruz. Halkımız onlara, güç verecek diye inanıyoruz" dedi.

Cevdet Yılmaz: Laf edenler, algı oluşturanlar değil, gerçek belediyecilik yapanlar kazanacak

Cevdet Yılmaz, ziyaretlerde bulunmak ve iş dünyası ile buluşmak üzere Bursa'ya geldi. İlk olarak Bursa Valiliği'ni ziyaret eden Yılmaz, ardından Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Tarihi Hanlar Bölgesi'nde incelemelerde bulundu. Yılmaz'a, AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, AK Parti Genel Başkanvekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala, Vali Mahmut Demirtaş, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz, İl Emniyet Müdürü Sabit Akın Zaimoğlu ile AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan da eşlik etti.

Cevdet Yılmaz: Laf edenler, algı oluşturanlar değil, gerçek belediyecilik yapanlar kazanacak

'ESKİ HALİ, TABİRİCAİZSE MEZBELELİK'

Yılmaz, "Bursa'nın çok özel bir projesini incelemek üzere Tarihi Hanlar Bölgesi’ndeyiz. Aslında tarihi Bursa merkezindeyiz. Alinur Başkanımız, sağ olsun yapılan projeyle ilgili bize bilgi verdi. Geçen seçimlerden önce vadettiği bir projeydi. Başka bazı başkanlar gibi, seçimden sonra vadettiklerini unutmadı Alinur Başkanımız. Onları gece gündüz takip etti ve bu çok güzel eser ortaya çıkmış oldu. Huzurunuzda tebrik ediyorum, Allah razı olsun. Kendisinden, ekibinden, emeği geçen herkesten. 1 milyar Türk Lirası'nı aşkın bir kaynak bu projeye harcandı. Bu proje, merkezi idare ve yerel yönetim iş birliğinin de çok güzel bir örneği oldu. Çevre, Şehircilik, İklim Değişikliği Bakanlığımıza da bu vesileyle teşekkür ediyorum. Tabii ki bu tarihi dokuyu ortaya çıkaran projeye verdiği destek için Cumhurbaşkanımıza da şükranlarımızı sunuyoruz. Az önce alanı gezdik, başkanımız eski halini gösterdi. Eski hali, tabiricaizse mezbelelik. Hakikaten çok kötü bir durumdan, başkanımız o yapıları, uygunsuz yapıları yıkarak, tarihi dokuyu ortaya çıkardı. Eskiden, uzun yıllar Kalkınma Bakanlığı yaptım, her yerde yapmakla övünüyoruz. Ama bazı yerlerde de yıkmakla övünüyoruz. Özellikle tarihi dokunun olduğu kent meydanlarında, yeni yapıları yıktığınız zaman, o tarihi güzellikler kendiliğinden ortaya çıkıyor ve şehre ayrı bir kimlik, ayrı bir güzellik katıyor. Şehrin yaşam kalitesine, insanların yaşam kalitesine de büyük bir katkıda bulunuyor" dedi.

Cevdet Yılmaz: Laf edenler, algı oluşturanlar değil, gerçek belediyecilik yapanlar kazanacak

'TÜM TÜRKİYE'DE YAYGINLAŞMASI LAZIM'

Yılmaz, "Bir taraftan da böyle projeler, şehrin ekonomisine katkıda bulunuyor; özellikle turizm kanalı ile. Bu bölgelerimize çok daha fazla yerli, yabancı turisti cezbederek, ekonomik hayata, esnafa da katkıda bulunan projeler. Muazzam bir proje. Gerçekten çok etkilendim. Böyle projelerin, tüm Türkiye'de yaygınlaşması lazım. Şehir merkezlerinin özellikle, tarihi kent merkezlerinin dokusunun ortaya çıkarılması lazım. Gelecek nesillere, tarihi mirasımızı aktarmada da bu yapıların çok önemli olduğunu düşünüyorum. Burada gezen bir çocuk, bir genç, tarihini görecek, tarihini tanıyacak. Kitaplardan okumak ayrı, gözüyle birtakım eserleri görmesi, tarihle bağ kurması çok farklı diye düşünüyorum. Bu çalışma aynı zamanda geçmişle geleceği bütünleştiriyor. Bizim anlayışımız da bu zaten. AK Parti, son 20 yılda bir taraftan eser ve hizmet siyaseti yaptı. Bir taraftan da geçmiş değerlerle geleceği buluşturdu. Bir taraftan modernleşen bir toplum, gelişen bir toplum ama tarihi değerlerine de kimliğine de sıkı sıkıya sahip çıkan, onlarla gelecek vizyonunu çatıştırmayan bir anlayış. Bunun işte bir yansımasını da aslında burada görüyoruz. Güçlü bir tarih şuuruyla, tarih bilinciyle, geleceğe yürümeye ve 'Türkiye Yüzyılı'nı inşa etmeye devam edeceğiz" diye konuştu.

Cevdet Yılmaz: Laf edenler, algı oluşturanlar değil, gerçek belediyecilik yapanlar kazanacak

'EL, GÜÇ VE AKIL BİRLİĞİ İÇİNDE GELECEĞE YÜRÜYECEĞİZ'

Yılmaz, şöyle devam etti:

"Bir taraftan da yine son 20 yılın en önemli özelliklerinden biri, devletle milleti buluşturması, kaynaştırması, bir araya getirmesi. Bu anlamda da merkezi hükümetimiz, yerel yönetimlerden gelen bir anlayışla, yerel kalkınmayı, yerel demokrasiyi çok önemseyen bir anlayışla, yerel yönetimlere destek oluyor. İşte bu proje de yine bunun en güzel örneği. İnanıyorum ki Alinur Aktaş Başkanımız bu tür projelere devam ederek, Bursa'mızın bu tarihi dokusunu, güzelliklerini, önümüzdeki dönemde daha da açığa çıkaracak. Tabii ki Bursa halkının desteğiyle, duasıyla. Takdir, milletimizin elbette. Milletimiz ne yaparsa başımızın üstünde. Ama inanıyoruz ki bu seçimde de laf edenler, algı oluşturanlar değil, gerçek belediyecilik yapanlar, halka hizmet edenler, şehre hizmet edenler kazanacak diye inanıyoruz. Halkımız onlara, güç verecek diye inanıyoruz. Biz de bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da Alinur Başkanımızın yanındayız, arkasındayız. Yerel yönetim ve merkezi idare olarak, el birliği, güç birliği, akıl birliği içinde geleceğe yürüyeceğiz."

Cevdet Yılmaz: Laf edenler, algı oluşturanlar değil, gerçek belediyecilik yapanlar kazanacak

Yılmaz, Tarihi Hanlar Bölgesi'nin tüm dünyaya tanıtılacağını belirterek, "İnşallah güzel bir açılış da önümüzdeki dönemlerde nasip olur. Buraya da güzel bir açılış yakışır doğrusu. Sayın Cumhurbaşkanımız mı açar artık; inşallah bu güzel alan, güzel bir açılışla da tüm Türkiye'ye, tüm dünyaya tanıtılmış olur. Burada bulunmaktan, bu güzel ortamı teneffüs etmekten büyük bir mutluluk duyduğumu tekrar belirtmek istiyorum" diye konuştu.

‘İLK DEFA TRİLYON DOLARLIK EKONOMİLER LİGİNE GİRDİK’

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda (BTSO) iş insanlarıyla bir araya geldi. ‘Bursa İş Dünyası ile Buluşma’ programında konuşan Yılmaz, ekonomi yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin ekonomisinin, pandemi ve deprem felaketi gibi yaşanan olumsuzluklara rağmen, dünya ekonomisine göre 1,5 puan fazla büyüdüğüne dikkat çeken Yılmaz, “Makro ekonomiyle ilgili şunu belirtmek durumundayız. Dünyamızın çok iyi bir dönemden geçmediğini biliyoruz. Pandemi ve pandemi sonrası yaşanan olumsuzluklarla, dünya büyümesi ve ticareti, tarihsel ortalamaların altında seyrediyor. Bir miktar toparlanma var ama tarihsel ortalamaların yine altında seyrediyor. Geçen yıl dünya ekonomisi yüzde 3 civarında büyüyebildi. Türkiye ekonomisine baktığımızda, dünyadaki bu olumsuz konjonktüre rağmen, geçen yıl tarihimizin en büyük afetini, deprem afetini yaşamamıza rağmen, yine kuzeyimizde, güneyimizde, ticareti, özellikle enerji fiyatlarını, başka birtakım ekonomik faaliyetleri olumsuz etkileyen jeopolitik gelişmelere rağmen, savaşlara, çatışmalara rağmen, ülkemiz geçen yılı yüzde 4,5 büyümeyle kapattı. Dünyanın 1,5 puan üzerinde bir büyüme performansı gösterdi. İlk defa ülkemiz trilyon dolarlık ekonomiler ligine girmiş oldu. Trilyon dolar seviyesini ilk defa aştık. Geçen yıl, 1 trilyon 119 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklükle, 2023’ü kapatmış olduk. Kişi başına gelirimiz ise 13 bin 110 dolar seviyesine ulaştı. Bu da bizim için yine tarihsel, yüksek bir kişi başına nominal dolar bazında gelir düzeyi. Bu rakamlarla nominal dolar bazında 17’nci, satın alma gücü kalitesine göre 11’inci büyük ekonomi konumunda olduğunuzu belirtmek isterim. Yılın son çeyreğindeki büyüme rakamlarını analiz ettiğimizde sevindirici bazı gelişmeler görüyoruz. Bir defa 2023’ün 4’üncü çeyreğinde, sabit sermaye yatırımlarının yüzde 10,7 artmış olması, yatırımların artmış olması, olumlu bir gösterge. Yine makine teçhizat yatırımlarındaki artış yüzde 14 seviyelerinde geçen yılın son çeyreğinde. Bu da aslında sanayimizin gücünü ortaya koyan, geleceğe dönük potansiyel büyümemizi kuvvetlendiren, önemli bir gösterge. Tüketim artışında ise 8 seyrekten sonra ilk defa tek haneli büyümelere düşmüş olduk. Yani tüketim biraz daha giderek ılımlı hale gelecek, yatırım, üretim, büyümemizin kompozisyonunda ihracat daha fazla rol oynayacak. Bu bizim makro politikamızı zaten teyit eden bir gelişme. Tüketim elbette güzel bir şey, refahı artırıcı bir şey, yanlış anlamayın. Tüketimin makul düzeyde artışı hepimiz için olumlu bir gelişme. Ancak aşırı ve ithalatı körükleyici tüketimin sağlıklı olmadığını, bir taraftan da enflasyonist etkiler oluşturduğunu hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla tüketimi daha ılımlı hale getirme, yatırımı, ihracatı daha büyük, güçlü hale getirip, büyümemizi daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir yapıda geliştirmeye çalışıyoruz. 2024 yılında, iç ve dış talebin dengelendiği büyüme kompozisyonunun sürdürülmesiyle, istihdamın ve özel kesimler artmasını, hizmetler sektörü ve sanayi sektörünün ekonomik büyümemize katkı vermeye devam etmesini öngörüyoruz.”

‘2026 YILINDA TEK HANELİ ENFLASYONA YENİDEN ULAŞACAĞIZ’

Enflasyonla mücadelenin temel öncelikleri olduğuna dikkat çeken Yılmaz, 2026 yılında tek haneli enflasyon rakamlarına düşüleceğini söyledi. Yılmaz, “Fiyat istikrarı çok önemli. Enflasyonla mücadele bu dönem temel önceliğimiz. Büyümemizi belli bir makul düzeyde sürdürürken, enflasyonu da düşürmeyi hedefliyoruz. Çeşitli dengeleri, eş zamanlı olarak gözetmek durumundayız. Geçen yılı yüzde 64,8’le kapattık enflasyonda. Manşet enflasyonda. Giderek aylık fazda ivme kaybı yaşıyoruz enflasyonda. Geçen yılın sonlarına doğru oldukça önemli bir ivme kaybı olmuş aylık fazda. Ocak, şubatta bir miktar beklentilerin üstünde gerçekleşti. Dolayısıyla bir taraftan dediğim gibi büyümemizi, istihdamımızı devam ettirirken, bir yandan da enflasyonu düşürmek istiyoruz. Çünkü şuna inanıyoruz; kalıcı refah artışıyla, sürdürülebilir büyüme de fiyat istikrarı ile ilişkilidir. Geçici olarak bazı çelişkiler görülebilir bu hedefler arasında. Sosyal refah, büyüme ve enflasyon arasında. Geçici süreli bazı tercihler görülebilir ama bunlar orta ve uzun vadede hep aynı hedefe hizmet eder. Fiyat istikrarının sağlandığı bir ortam, aynı zamanda sosyal bekanın kalıcı olarak artırıldığı bir ortamdır. Aynı zamanda sürdürülebilirliğin, öngörülebilirliğin arttığı bir ortamdır. Bu anlayışla, enflasyonla mücadeleyi önceliklendirmiş durumdayız. Halkımızın önceliği neyse, bizim önceliğimiz de o diyoruz. Halkımız bugün enflasyonla mücadeleyi öncelik olarak görüyor, en önemli sorun alanı olarak burayı görüyor. Dolayısıyla biz de halkımızın sorunu, bizim sorunumuzdur diyoruz ve buna öncelikle vermiş durumdayız. Enflasyonu da göreceksiniz adım adım düşüreceğiz. Enflasyondaki aylık ivme kaybını önümüzdeki aylarda daha net göreceğiz. Ama yıllık etkiyi, yılın ikinci yarısında göreceğiz. Haziran ayı enflasyon rakamlarıyla başlayarak göreceğiz. Ve ardından yıl boyunca inşallah belirgin bir düşüşü hep birlikte göreceğiz enflasyonda yılın ikinci yarısında. 2025 yılında ise enflasyondaki hedefimiz yüzde 15’ler seviyesine gerilemesi enflasyonun. Orta vadeli programdaki hedefimiz bu. 2026 yılında ise tek haneli enflasyona yeniden ulaşacağız. Burada kararlıyız, bunu sırf laf olsun diye söylemiyoruz. Planımızı, programımızı buna göre yapmış durumdayız ve adım adım bu hedefimize ulaşacağız. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Tüm dünyada, enflasyonla mücadele, belli bir zaman alan bir mücadele. Bir süreç. Ve bunun sonucunda inşallah yeniden fiyat istikrarını kalıcı bir şekilde sağlayacağız” dedi.

Cevdet Yılmaz: Laf edenler, algı oluşturanlar değil, gerçek belediyecilik yapanlar kazanacak

‘CARİ AÇIKTA CİDDİ BİR GERİLEME VAR’

Yılmaz konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Cari işlemler dengemize baktığımız zaman, burada yine çok olumlu bir gelişme görüyoruz. Geçen yılın ortalarında 12 aylık cari açık 60 milyar dolarlara çıkmıştı. Yıllık 45 milyar dolar cari açıkla kapattık. Ocak ayında 37,5 milyar dolara kadar geriledi. Cari açıkta ciddi bir gerileme var. Ocak, şubat rakamları, ihracat, ithalat belli oldu ama cari açığı henüz hesaplanmadı. Ancak tahminimiz şubatla birlikte 12 aylık açığımızın, 32-33 milyar dolar olana kadar yenileyeceği yönünde. Yani cari açıkta ciddi bir performansımız var. Son derece olumlu bir gidişat. Turizmimiz, hizmet ticaretimiz yine iyi gidiyor. 2023 yılında 54,3 milyar dolarlık bir turizm geliriyle kapatmış olduk. Böylece cari açığı da bu yıl öngördüğümüz, milli gelire oranla yüzde 3.1’den de daha iyi bir noktada kapatacağımızı düşünüyoruz. 2023’te 3.1 olur diye tahmin ettik. Geçen yıl işte 4 küsur bir rakamla kapatmış olduk. Yine orta vadeli programımızla uyumlu. Bu yıl yüzde 3.1 demiştik. Bundan da daha iyi bir şekilde kapatacağımıza inanıyoruz.”

‘2023 YILINDA İHRACATIMIZ 256 MİLYAR DOLAR’

İhracat ve istihdam rakamlarına da değinen Cevdet Yılmaz, “İhracatımız 256 milyar dolar geçen yıl. Bu yıl ocak, şubat aylarında da yine ihracat iyi bir performans gösteriyor. Şubat ayı yıllıklandırılmış ihracat 259 milyar dolara yakın bir seviyede gerçekleşti. Bunu da önümüzdeki dönemde artıracağız. İthalatta daha geçen yıla göre daha düşük bir seyir olduğunu söyleyebilirim. İş gücü piyasalarımıza baktığımız zaman yine makro düzeyde, ocak ayında işsizlik oranımız yüzde 9.1 oldu. İstihdam oranımız yani toplam çalışanlara fiilen çalışma çağında olanlara, çalışan nüfusumuzun oranı, istihdam oranı dediğimiz rakam, yüzde 49 gerçekleşti. Bu da Türkiye için tarihi bir seviye. İlk defa bu kadar yüksek seviyede iş gücünün istihdam edildiği bir dönem yaşıyoruz geçen yıl. Burada da kadın istihdamındaki artışın önemli bir rol oynadığını ifade etmek isterim. Toplam istihdamımız 32 milyon 222 bin seviyesine yükseldi. Geçen yıl, yıllık işsizlik oranı henüz çıkmadı ama aylık bazda biliyoruz. Aylık rakamlarla gittiğimizde, geçen yıl tek haneli kapattığımız kesinleşti. Bu yıl da tek haneli olarak yolumuza devam ediyoruz. Burada orta vadeli programımızın da ötesinde olumlu bir gelişme yaşadığımızı ifade edebilirim. Bankacılık sektörümüz yine güçlü bir yapıya sahip. Sermaye yeterlilik oranlarımız yüksek. Bankalarımızın oldukça sağlıklı bir görünüme sahip olduğunu görüyoruz. Bütün bunlarla birlikte risk birimimizin gerilediğini, geçen 700’ler civarındaydı. Bu sene işte 300’ler civarına geriledi. Daha da iyi olacak inşallah. Bundan hiçbir endişemiz yok” diye konuştu.

‘YEREL SEÇİMLER ULUSAL POLİTİKALARLA İLGİLİ SEÇİMLER DEĞİLDİR’

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler öncesi ekonomide çizilen olumsuz tablonun yersiz olduğuna da vurgu yapan Yılmaz, “Seçim öncesi bir takım spekülatif tartışmalar maalesef yapıldı. Onların ne kadar boş ve temelsiz olduğu hem size az önce arz ettiğim rakamlardan belli hem de bugün Merkez Bankamızın ortaya koyduğu pozisyondan belli. Yerel seçime gidiyoruz. Genel seçim yapmıyoruz. Genel seçimlerde Meclis belirlenir, hükümet belirlenir. Ulusal düzeyde politikalar tabii ki genel seçimlerden etkilenir. Bu çok tabi bir şeydir. Ama yerel seçimler ulusal politikalarla ilgili seçimler değil. Yerel yönetimlerle ilgili, halkımızın mahalli, müşterek hizmetleriyle ilgili seçimler. Yerel seçimlerden makro politikaların değişeceğine dair söylemler tamamen spekülatiftir. Bizim politikalarımız belli. Geçtiğimiz mayıs ayındaki seçimlerden sonra, Sayın Cumhurbaşkanımızın çok güçlü sahiplenmesiyle, iradesiyle, hepimizin ortak emeğiyle, çalışmasıyla orta vadeli programımızı ilan ettik. Ve bunu da kararlı bir şekilde hayata geçiriyoruz. Geçirmeye de devam edeceğiz. Bu süreçler belirli zaman alan süreçler. Ama sonuçlarını görmeye başladık birçok rakamla. Bunları kararlı bir şekilde hayata geçirmeye devam edeceğiz. Orada hiçbir tereddüde yer olmadığını özellikle ifade etmek isterim” dedi.

Kur Korumalı Mevduat hesaplarının 2023 yılının Ağustos ayında 3 trilyon 408 milyar olduğunu belirten Yılmaz, “Baktığınızda KKM hesaplarımızda da yine ciddi bir çözülme olduğunu, risklerin düştüğünü görüyoruz. Geçen yıl ağustosta 3 trilyon 408 milyara çıkmıştık. En yüksek rakamı gördüğümüz seviye. Geldiğimiz noktada 72 milyar dolar seviyesine gerilemiş durumda. TL olarak da 1.1 trilyon TL bir düşüş var KKM hesaplarında. Kur Korumalı Mevduat hesaplarında. Bu da yine Türkiye'nin risklerini aşağıya çekiyor” diye konuştu.

‘AB KRİTERLERİNİN ALTINDA BÜTÇE AÇIĞI İLE GEÇEN YILI KAPATTIK’

Bütçe açığıyla ilgili de rakamları paylaşan ve eleştirilere yanıt veren Yılmaz, şunları söyledi:

“Geçen yıl depremden sonra hatırlarsanız ekonomistler tartışmalar yaptılar. ‘Türkiye'nin bütçe açığı yüzde 10’u aşacak. Bütçemiz işte sürdürülemez hale gelecek’ gibi tartışmalar yaşanıyordu. Orta vadeli programımızı yaptık ve burada biz bütçe açığının milli gelire oranını, yüzde 6.4 şekilde ortaya koyduk. Gerçekleşme ise bundan da daha iyi oldu. Yüzde 5.2 rakamı 2023’ün. Ve 5.2’nin aşağı yukarı 3.6-3.7 puanı tamamen deprem harcaması. Tek seferlik yatırım niteliğinde deprem harcaması. Deprem harcamalarını çıktığınızda, bütçe açığımızın milli gelire oranı yüzde 1.6. Avrupa Birliği kriterlerinin çok çok altında bütçe açığıyla geçen yılı kapatmış olduk. Deprem harcamaları tek seferlik olduğu için, bütçede yapısal tahribata yol açmazlar. Ve yatırım niteliğinde oldukları için de ülkemizi geleceğe daha dirençle hazırlayan harcamalar. Dolayısıyla biz burada bir sorun görmüyoruz. Bu yıl da biraz bütçede deprem harcamamızın yükü ağır. 1 trilyonun üzerinde bir ödeneği merkezi yönetim bütçemize deprem harcamaları için koymuş durumdayız. 2025’ten itibaren burada yükümüz hafifliyor, giderek daha az bir yükle depremin yaralarını da sarıyoruz. Bütçe olarak, depremle ilgili hiçbir taviz vermiyoruz, her türlü çabayı sarf ediyoruz. Ülkemizin bu yarasını en kısa sürede sarıp, yolumuza daha güvenli, daha güçlü bir şekilde devam edeceğimizden hiç şüphemiz olmasın. Dolayısıyla bütçe açığımız da tahminlerden çok daha iyi noktada, çok daha olumlu şekilde seyrediyor. Bu sene de aynı mali yaklaşım içindeyiz. Malum politikamızın üç ayağı var. Para politikaları, maliye politikaları ve yapısal reform. Güncellenmiş para politikalarımız var. Maliye politikalarımız son derece disiplinli. Yapısal reformlarla da önümüzdeki süreçte ülkemizin verimliliğini, iş dünyamızın yine rekabet gücünü destekleyici bir şekilde yolumuza devam edeceğiz. Bu üç alan arasında da etkin bir koordinasyon var. Bütüncül bir yaklaşımla yolumuza devam ediyoruz.”

Cevdet Yılmaz: Laf edenler, algı oluşturanlar değil, gerçek belediyecilik yapanlar kazanacak

'AK PARTİ VE CUMHUR İTTİFAKI, MİLLETİN BAĞRINDAN ÇIKMIŞ SİYASİ HAREKETLER'

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bursa’da STK temsilcileri ve kanaat önderleri ile iftarda buluştu. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Yıldırım Bayezid Salonunda düzenlenen iftar programında konuşan Yılmaz, "AK Parti ve Cumhur İttifakı, milletin bağrından çıkmış siyasi hareketler. Gücümüzü biz, milletten alıyoruz. Rotamızı da her zaman milletimiz çiziyor. Milletin önceliği neyse bizim önceliğimiz o. Milletin derdi neyse bizim derdimiz o. Böyle başladık böyle de devam ediyoruz. Dolayısıyla Ankara'da masa başında oturup, memleketi yöneten bir ekip hiçbir zaman olmadık. Türkiye'nin dört bir yanında bakanlarımız, yetkililerimiz, Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere koşturuyoruz ve milletimizle bir arada ramazanın bereketinden, rahmetinden istifade etmeye çalışıyoruz" dedi. 

'BUGÜN EKONOMİMİZ NE HALDE OLURDU TAKDİRİNİZE BIRAKIYORUM'

Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimleri’nde verilen destekten dolayı teşekkür eden Yılmaz, muhalefeti de eleştirerek şöyle konuştu:

"Mayıs seçimlerinde Cumhur İttifakı'na, AK Parti'ye ve Sayın Cumhurbaşkanımıza verdiğimiz destek için de şükranlarımızı sunmak istiyorum. Allah hepinizden razı olsun diyorum. 14- 28 Mayıs tarihlerinde ikinci turda, yüzde 55’e yakın bir oy aldı Cumhurbaşkanımız. Sağ olun, onu siz yapmasaydınız, bu aziz milletimiz bu desteği vermeseydi, bugün ekonomimiz, bugün dış ilişkilerimiz, terörle mücadelemiz, sosyal politikalarımız ne halde olurdu takdirinize bırakıyorum. Bazı ehli insaf diyelim, muhalefetten insanlar da seçimden sonra ortaya çıkan vaziyeti görünce dediler ki televizyonlarda, ben kendim de bizzat dinledim. ‘İyi ki biz kazanmamışız’ dediler. Bu hali görünce, seçim sonrası hem partileri içinde yaşanan kargaşa hem partiler arasındaki kavgalar, gizli anlaşmalar, birbirinden habersiz, güven kırıcı hareketler, bütün bunları görünce ehli insaf birtakım muhalif insanlar bile, ‘İyi ki kazanmamışız’ dediler. ‘Memleketin halini nice olurdu’ dediler. Çok şükür Türkiye, mayıs seçimleriyle, siyasi istikrarını ve güven ortamını korudu. Bununla, güçlü politikalarla yolumuza devam ediyoruz. Büyümeye, istihdam üretmeye, ihracata devam ediyoruz. Sorunumuz enflasyon. Vatandaşımızın da sorunu, bizim de şu anda temel öncelikli mesele olarak gördüğümüz enflasyon. Onun da planını, programını yapmış durumdayız. Adım, adım, adım inşallah sonuçlarını hep birlikte göreceğiz. Bu yılın ikinci yarısından başlayarak enflasyondaki gerilemeyi sizler de göreceksiniz. Yıllık gerilemeyi. Gelecek sene bu daha da hızlanacak. 2026’da da Allah'ın izniyle tek haneli rakamlara ulaşacağız."

'GENEL SEÇİMLER BİTTİ, İKİNCİ DEFA YAPACAK HALİMİZ YOK'

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler öncesi, muhalefet tarafından farklı bir hava oluşturulmaya çalışıldığını belirten Yılmaz, "31 Mart'ta yerel seçimlere gidiyoruz. Genel seçimler bitti, ikinci defa yapacak halimiz de yok. Meclisimiz belli, başkanımız belli, 5 sene kimin bu ülkeyi yöneteceği, hangi politikalarla yöneteceği belli. Bazıları sanki yerel seçimden sonra çok farklı politikalar olacak, Türkiye çok farklı yönetilecek gibi bir hava oluşturmaya çalışıyorlar. O da doğru değil. Genel seçimi bitirdik. Başkanlık seçimini bitirdik. Şu anda yaptığımız yerel seçimler. Yerel seçimlerde de esas olan mahalli, müşterek hizmetlerdir" dedi.

CUMHUR İTTİFAKI ADAYLARINA DESTEK VE DUA İSTEDİ

Yeniden aday gösterilen Büyükşehir Belediye Başkanı AK Parti'li Alinur Aktaş’a destek isteyen Yılmaz, "Yanlış anlamayın, lafla, algıyla, işte birilerine şirin görünerek yapılan çalışmalarla, Bursa'nın geleceğini inşa edemeyiz. Bursa'ya tecrübeli, ne yaptığını bilen, Bursa'yı bilen, yatırım yapabilecek, bugün işte yaptıklarına benzer daha güzel projeleri hayata geçirecek yerel yöneticilere ihtiyacımız var. Biz buna gerçek belediyecilik diyoruz. Belediyeyi kendi şanı için, şöhreti için, popülaritesi için kullananlar gerçek belediyecilik yapamaz. Belediyeyi, ideolojik amaçlarla kullananlar da gerçek belediyecilik yapamaz. Belediyenin kaynaklarını, halkın somut, gerçek ihtiyaçları için verimli bir şekilde kullananlar gerçek belediyecilik yapanlardır. Alinur Aktaş Başkanımız da bugüne kadar gerçek belediyeciliği yaptı, bundan sonra da yapmaya devam edecek inşallah. Sizlerden Bursa’ya sahip çıkmanızı istiyoruz. Bursa'nın geleceğine, bu güzel ilimizin, bu tarihi, derinliği olan ilimizin geleceğine sahip çıkmanızı özellikle istirham ediyorum. Alinur Başkanımıza, ekibine, ilçelerdeki tabii Cumhur İttifakı adaylarımıza, hepsine desteğinizi, duanızı beklediğimizi ifade etmek istiyorum. Önemli, 5 yılda bir geliyor sandık önümüze. Çok ciddi düşünerek karar vermemiz lazım. Duygusallıklarla değil, gerçekten şehrimizi düşünerek, çoluk çocuğumuzu düşünerek, hizmetlerimizi, geleceğimizi düşünerek hareket etmemiz lazım" ifadelerini kullandı.

'AK PARTİ VE CUMHUR İTTİFAKI, MİLLETİN BAĞRINDAN ÇIKMIŞ SİYASİ HAREKETLER'

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bursa’da STK temsilcileri ve kanaat önderleri ile iftarda buluştu. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Yıldırım Bayezid Salonunda düzenlenen iftar programında konuşan Yılmaz, "AK Parti ve Cumhur İttifakı, milletin bağrından çıkmış siyasi hareketler. Gücümüzü biz, milletten alıyoruz. Rotamızı da her zaman milletimiz çiziyor. Milletin önceliği neyse bizim önceliğimiz o. Milletin derdi neyse bizim derdimiz o. Böyle başladık böyle de devam ediyoruz. Dolayısıyla Ankara'da masa başında oturup, memleketi yöneten bir ekip hiçbir zaman olmadık. Türkiye'nin dört bir yanında bakanlarımız, yetkililerimiz, Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere koşturuyoruz ve milletimizle bir arada ramazanın bereketinden, rahmetinden istifade etmeye çalışıyoruz" dedi. 

'BUGÜN EKONOMİMİZ NE HALDE OLURDU TAKDİRİNİZE BIRAKIYORUM'

Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimleri’nde verilen destekten dolayı teşekkür eden Yılmaz, muhalefeti de eleştirerek şöyle konuştu:

"Mayıs seçimlerinde Cumhur İttifakı'na, AK Parti'ye ve Sayın Cumhurbaşkanımıza verdiğimiz destek için de şükranlarımızı sunmak istiyorum. Allah hepinizden razı olsun diyorum. 14- 28 Mayıs tarihlerinde ikinci turda, yüzde 55’e yakın bir oy aldı Cumhurbaşkanımız. Sağ olun, onu siz yapmasaydınız, bu aziz milletimiz bu desteği vermeseydi, bugün ekonomimiz, bugün dış ilişkilerimiz, terörle mücadelemiz, sosyal politikalarımız ne halde olurdu takdirinize bırakıyorum. Bazı ehli insaf diyelim, muhalefetten insanlar da seçimden sonra ortaya çıkan vaziyeti görünce dediler ki televizyonlarda, ben kendim de bizzat dinledim. ‘İyi ki biz kazanmamışız’ dediler. Bu hali görünce, seçim sonrası hem partileri içinde yaşanan kargaşa hem partiler arasındaki kavgalar, gizli anlaşmalar, birbirinden habersiz, güven kırıcı hareketler, bütün bunları görünce ehli insaf birtakım muhalif insanlar bile, ‘İyi ki kazanmamışız’ dediler. ‘Memleketin halini nice olurdu’ dediler. Çok şükür Türkiye, mayıs seçimleriyle, siyasi istikrarını ve güven ortamını korudu. Bununla, güçlü politikalarla yolumuza devam ediyoruz. Büyümeye, istihdam üretmeye, ihracata devam ediyoruz. Sorunumuz enflasyon. Vatandaşımızın da sorunu, bizim de şu anda temel öncelikli mesele olarak gördüğümüz enflasyon. Onun da planını, programını yapmış durumdayız. Adım, adım, adım inşallah sonuçlarını hep birlikte göreceğiz. Bu yılın ikinci yarısından başlayarak enflasyondaki gerilemeyi sizler de göreceksiniz. Yıllık gerilemeyi. Gelecek sene bu daha da hızlanacak. 2026’da da Allah'ın izniyle tek haneli rakamlara ulaşacağız."

'GENEL SEÇİMLER BİTTİ, İKİNCİ DEFA YAPACAK HALİMİZ YOK'

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler öncesi, muhalefet tarafından farklı bir hava oluşturulmaya çalışıldığını belirten Yılmaz, "31 Mart'ta yerel seçimlere gidiyoruz. Genel seçimler bitti, ikinci defa yapacak halimiz de yok. Meclisimiz belli, başkanımız belli, 5 sene kimin bu ülkeyi yöneteceği, hangi politikalarla yöneteceği belli. Bazıları sanki yerel seçimden sonra çok farklı politikalar olacak, Türkiye çok farklı yönetilecek gibi bir hava oluşturmaya çalışıyorlar. O da doğru değil. Genel seçimi bitirdik. Başkanlık seçimini bitirdik. Şu anda yaptığımız yerel seçimler. Yerel seçimlerde de esas olan mahalli, müşterek hizmetlerdir" dedi.

CUMHUR İTTİFAKI ADAYLARINA DESTEK VE DUA İSTEDİ

Yeniden aday gösterilen Büyükşehir Belediye Başkanı AK Parti'li Alinur Aktaş’a destek isteyen Yılmaz, "Yanlış anlamayın, lafla, algıyla, işte birilerine şirin görünerek yapılan çalışmalarla, Bursa'nın geleceğini inşa edemeyiz. Bursa'ya tecrübeli, ne yaptığını bilen, Bursa'yı bilen, yatırım yapabilecek, bugün işte yaptıklarına benzer daha güzel projeleri hayata geçirecek yerel yöneticilere ihtiyacımız var. Biz buna gerçek belediyecilik diyoruz. Belediyeyi kendi şanı için, şöhreti için, popülaritesi için kullananlar gerçek belediyecilik yapamaz. Belediyeyi, ideolojik amaçlarla kullananlar da gerçek belediyecilik yapamaz. Belediyenin kaynaklarını, halkın somut, gerçek ihtiyaçları için verimli bir şekilde kullananlar gerçek belediyecilik yapanlardır. Alinur Aktaş Başkanımız da bugüne kadar gerçek belediyeciliği yaptı, bundan sonra da yapmaya devam edecek inşallah. Sizlerden Bursa’ya sahip çıkmanızı istiyoruz. Bursa'nın geleceğine, bu güzel ilimizin, bu tarihi, derinliği olan ilimizin geleceğine sahip çıkmanızı özellikle istirham ediyorum. Alinur Başkanımıza, ekibine, ilçelerdeki tabii Cumhur İttifakı adaylarımıza, hepsine desteğinizi, duanızı beklediğimizi ifade etmek istiyorum. Önemli, 5 yılda bir geliyor sandık önümüze. Çok ciddi düşünerek karar vermemiz lazım. Duygusallıklarla değil, gerçekten şehrimizi düşünerek, çoluk çocuğumuzu düşünerek, hizmetlerimizi, geleceğimizi düşünerek hareket etmemiz lazım" ifadelerini kullandı.

KANAAT ÖNDERLERİYLE BİR ARAYA GELDİ

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde Kanaat Önderleri Buluşması'na katıldı. Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, AK Parti Kocaeli milletvekilleri ve davetlilerin katıldığı programda Yılmaz hem ekonomi hem de yerel seçimler hakkında açıklamalarda bulundu.

'KOLAY DEĞİL TOPLAM 104 MİLYAR DOLARLIK BİR YÜKTEN BAHSEDİYORUZ'

Dünya ekonomisinin tarihi seviyesinin altında olduğunu belirten Yılmaz, "Bizim bölgemizde de yine zor bir dönemden geçiyoruz. Bir tarafta kuzeyimizde Ukrayna-Rusya savaşı var. Güneyimizde Suriye'nin durumu malum. Buna Gazze'deki maalesef hepimizin yüreğini yakan manzaralar ilave oldu. Böyle bir dönemden geçiyoruz. Bir taraftan da geçtiğimiz yıl tarihimizin en büyük afetini yaşadık. 11 vilayetimiz, 14 milyon nüfusumuz bundan etkilendi. Şu anda da onun yaralarını sarmaya çalışıyoruz. Kolay değil toplam 104 milyar dolarlık bir yükten bahsediyoruz. Geçen sene 1 trilyona yakın bir parayı sadece merkezi idareden harcadık. Bu sene de 1 trilyon 28 milyar başlangıç ödeneği olarak bütçemize depremin yaralarını sarmak üzere ödenek koyduk. İnşallah 2025'ten itibaren azalarak devam edecek. Bu sene 200 bin civarında konutu bitirip teslim edeceğiz inşallah. Tabi sırf konutlarla da bitmiyor. Altyapısıdır, sosyoekonomik hayatın canlandırılmasıdır; birçok başlıkta çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi.

'GÖSTERGELERİMİZ İYİ BİR ŞEKİLDE DEVAM EDİYOR'

Türkiye'nin güçlü bir şekilde yoluna devam ettiğini belirten Yılmaz, "Bütün bu zorlu koşullara rağmen, dünyadaki sıkıntılar, jeopolitik gerilimler, afetler, bütün bunlara rağmen Türkiye'yi güçlü bir şekilde yoluna devam ediyor. Ekonomimiz geçen yıl yüzde 4,5 büyüme kaydetti. İstihdamımız 32 milyonu geçti. İhracatımız 256 milyar doları buldu. Turizm gelirlerimiz 54 milyarı aştı. Cari açığımız düşme trendine girdi. Depreme rağmen bütçe açığımız milli gelire oranla yüzde 5,5’lerde kaldı. Biz bunu yıl ortalarında 6,5 olacak diye tahmin ediyorduk ama ondan da iyi geldi rakamlar. Dolayısıyla göstergelerimiz iyi bir şekilde devam ediyor" ifadelerini kullandı.

'PROBLEMİMİZ ENFLASYONLA MÜCADELE'

"Planlı, programlı bir şekilde, güçlü bir yönetimle problemlerin üstüne gidiyoruz. Reel tarafta iyiyiz. Büyümede, istihdamda, turizmde, ihracatta gerçekten iyi gidiyoruz. Problemimiz enflasyonla mücadele" diyen Yılmaz, "Enflasyonla mücadele de sadece bizde değil tüm dünyada biraz zaman alıyor. Yani yaptığınız politikaların sonuçlarını görmeniz biraz zaman istiyor. Bütün dünyada böyle, en az böyle 2,3 yıllık bir program uygulamanız gerekiyor. Biz de programımızı kararlı bir şekilde uyguluyoruz. Aylık bazda bazı sonuçları görmeye başladık. Yıllık bazda sonuçları ise mayıstan sonra haziran, temmuz enflasyonunda özellikle belirgin bir şekilde göreceğiz. Yıllık bazda da düşüşler başlayacak. 2025'te inşallah çok daha iyi bir noktaya geleceğiz. Orta vadeli programınıza göre gelecek sene yüzde 15'ler civarına düşmesini bekliyoruz. Ondan sonraki sene yani 2026'da ise tek haneli rakamlara yeniden ülkemizi kavuşturacağız. Bütün çabamız bu yönde. Bunu laf olsun diye de söylemiyoruz. Planını, programını yapmış durumdayız ve kararlı bir şekilde hayata geçiriyoruz" ifadelerine yer verdi.

'BAŞARIYA ULAŞTIKÇA DA KALICI SOSYAL REFAH ÜRETECEĞİZ'

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Bu programımızla ilgili spekülasyonlar yapmaya çalışanlar var. Kararlılığımızı gölgelemeye çalışanlar var. Onlara da hiçbir şekilde vatandaşımız prim vermemeli. Bazıları yerel seçim vesilesiyle 'Şu olacak, bu olacak' diye çok spekülasyonlar yaptılar ama bakın bugün de görüyoruz, Merkez Bankamız kararlı. Maliye politikalarımız aynı şekilde, kararlı bir şekilde gidiyor. Yapısal reformları inşallah birer birer hayata geçireceğiz. Takvime bağlamış durumdayız. Dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü siyasi desteğiyle, toplumsal sahiplenmeyle bu programımızı Allah'ın izniyle başarıya ulaştıracağız. Başarıya ulaştıkça da kalıcı sosyal refah üreteceğiz. Vatandaşlarımız için geçici değil, bu başarıyla birlikte kalıcı bir şekilde sosyal refahı artıracak adımları da yine atmaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Cumhur İttifakı olarak AK Parti olarak" dedi.

'GERÇEK BELEDİYECİLİĞİ YAPANLAR BUNLARDIR'

'Gerçek belediyecilik' tanımı yapan Yılmaz, "Belediyeyi şan şöhret için, kendi kişisel şartı şöhreti için kullanan bir belediye başkanı veya başka bir makama sıçrama tahtası olarak kullanan bir belediye başkanı gerçek belediyecilik yapmıyor demektir. Yine belediyeyi ideolojik birtakım saplantıları için kullanan, ön yargılı bir takım yaklaşımları için kullanan bir belediye başkanı da belediyeyi gerçek anlamda yönetmiyordur. Kimdir gerçek belediyeciliği yapan? Tahir Bey gibi kardeşlerimiz. Son derece mütevazı şekilde, kendini öne çıkarmadan, reklamı öne çıkarmadan, algıyı öne çıkarmadan kaynakları etkili, verimli bir şekilde vatandaşa hizmet için kullanan belediye başkanlarıdır. Gerçek belediyeciliği yapanlar bunlardır" diye konuştu.

'NE VAAT ETTİĞİNİ BİLE HATIRLAMAYANLAR VAR'

"Yapamayacağınız şeyi söylemeyeceksiniz; söylediğiniz şeyi sonuna kadar takip edip yapacaksınız" diyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Bunu yapan siyasete olan güveni de inşa eder. Yerelde, genelde. Bizim anlayışımız budur. Bazıları bırakın vaatlerini yerine getirmeyi, ne vaat ettiğini bile hatırlamayanlar var maalesef. Çünkü vatandaşı umursamıyor. Seçim öncesi 'Ağzıma geleni söyledim' diyor. 'Seçim sonrası nasılsa kimse benden hesap sormaz' diyor. Böyle belediye başkanları var. Vatandaşa ne vaat ettiğini hatırlamıyor. Böyle şey olabilir mi? Bizim anlayışımız budur. Neyi vaat ettiysek sonuna kadar gayret ederiz. Bazen olur ki elimizde olmayan sebepler de olabilir; onu da vatandaşa izah etmek zorundasınız. Niye yapamadığınızı izah etmek zorundasınız. Olabilir, çok olağanüstü bir gelişme olur, elimizde olmayan bir sebep olur, birkaç şeyi yapamayabilirsiniz. O normal ama genel olarak esas olan şey, ne vaat ettiyseniz onu yapmaktır. Bizim de anlayışımız budur" dedi.