Geri Dön
DünyaAraştırma: Yeni ultrason tekniği ölümcül beyin kanserinin istila planını ortaya çıkardı

Araştırma: Yeni ultrason tekniği ölümcül beyin kanserinin istila planını ortaya çıkardı

Yeni bir ultrason tekniği, en ölümcül beyin tümörlerinden glioblastomun doku içinde yayılışını ve damar ağını nasıl ele geçirdiğini ilk kez canlı olarak gösterdi.

Araştırma: Yeni ultrason tekniği ölümcül beyin kanserinin istila planını ortaya çıkardı

 

ABD'deki California Teknoloji Enstitüsü'nden bilim insanları, en agresif ve ölümcül beyin tümörlerinden biri olan glioblastomun beyin dokusu içinde kendine nasıl yuva kurduğunu canlı ve eş zamanlı olarak görüntüleyen yeni bir ultrason teknolojisi geliştirdi. Araştırmada, uyanık deney hayvanlarında tümör büyümesini, beyin aktivitesini ve kan damarlarındaki yeniden yapılanmayı tek bir çekimde birleştiren üç modlu ultrason platformu test edildi. Geliştirilen sistem sayesinde, biyomühendislik yöntemleriyle işaretlenen insan glioblastom hücrelerinin farenin beynine yerleştiği andan itibaren çevre dokularla kurduğu ölümcül etkileşim 11 gün boyunca adım adım izlendi.

‘BEYİN DOKUSUNU İTİYOR’

Görüntülemeler, hızla büyüyen glioblastom tümörünün hayati işlevlere sahip sağlıklı beyin merkezlerini fiziksel olarak yerinden ittiğini ortaya koydu. İncelemelerde tümörün, etrafındaki kan damarı şebekesini tamamen kendi ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirdiği belirlendi. Tümör çevresindeki damarların daralarak kan akışının belirgin biçimde yavaşladığı saptanırken; kanserli dokunun çevresindeki sağlıklı beynin kan akış ritminden bağımsız, kendine özgü bir mikro dolaşım düzeni kurduğu kaydedildi.

Beş yıllık sağ kalma oranı yalnızca yüzde 5 ile 7 arasında seyreden glioblastomun, sağlıklı beyin hücreleriyle doğrudan kaynaşması nedeniyle tedavisi en zor kanser türlerinin başında geldiği hatırlatıldı. Araştırma ekibinin lideri kimya mühendisi Mikhail Shapiro, geliştirdikleri yöntemin tümörün canlı beyindeki mekansal yayılımını hücresel düzeyde aydınlattığını belirtti. Uzmanlar, kanserin çevre dokuları nasıl ele geçirdiğini gerçek zamanlı takip etmenin, uygulanacak ilaç ve tedavilerin tümörün yanı sıra damar ağına etkisini ölçmede çığır açıcı bir rol oynayacağını bildirdi.