Geri Dön
DünyaCHP Genel Başkanı Özel: Dünyadaki tüm demokrat yapıları harekete geçirecek bir çağrı yapıyoruz

CHP Genel Başkanı Özel: Dünyadaki tüm demokrat yapıları harekete geçirecek bir çağrı yapıyoruz

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İlerici Küresel Seferberlik toplantısı kapsamında bulunduğu İspanya’da, “Dünyadaki bütün otoriterlere karşı, dünyadaki sol, sosyal demokrat ve demokrat bütün yapıları bir araya getiren ve harekete geçiren bir çağrı yapıyoruz” açıklamasında bulundu.

CHP Genel Başkanı Özel: Dünyadaki tüm demokrat yapıları harekete geçirecek bir çağrı yapıyoruz

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İlerici Küresel Seferberlik (GPM) toplantısına katılmak üzere geldiği İspanya’nın Barselona şehrinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Özel, gerçekleştirilen zirve hakkında, “Bu toplantı aslında 1-1,5 yıldır planladığımız, ilk fikrinin sevgili Pedro Sanchez ile bana ait olduğu, bizim Sosyalist Enternasyonal ile Almanlar ki Sosyalist Enternasyonal’den geçmişte ayrılmışlardı biliyorsunuz ve bazı ülkeler, onların etkin olduğu İlerici İttifak - Progressive Alliance’ın ve Avrupa Birliği’ndeki tüm sosyal demokrat, sol partilerin çatı örgütü PES’in aynı etkinlikte bir araya gelmesi. Ama bu sadece bir toplantı değil, bu bir başlangıç. Bugün seferberlik ilan ediyoruz; küresel, İlerici İttifak’ın seferberliğini ilan ediyoruz” ifadelerini kullandı.

‘KÜRESEL OLARAK BURADAN AYAĞA KALKIYORUZ’

Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünyadaki bütün otoriterlere karşı, dünyadaki sol, sosyal demokrat ve demokrat bütün yapıları bir araya getiren ve harekete geçiren bir çağrı yapıyoruz buradan. Yarın 3’er dakika süreyle 6 kıtadan solun bütün liderleri çıkıp bir miting havasında ki bu bize hiç uzak bir şey değil. Türkiye’deki mitinglerimiz, bütün dünyadaki siyasi akrabalarımıza heyecan uyandırıyordu. Bu salondan bir miting havasında, 3’er dakikalık, kısa, net mesajlarla dayanışma ve bütün ilerici güçleri dünyada seferberliğe çağıran, ayağa kalkmaya çağıran bir adım atıyoruz. Nasıl Türkiye’de Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’nin bütün demokratlarını Türkiye ittifakı adı altında ayağa kalkmaya davet ediyorsa, yine sahibi olduğumuz bir fikri Pedro Sanchez ile ortaklaştırarak bütün dünyadaki sol, sosyal demokrat yapıları bir arada olmaya, ayağa kalkmaya, otoriterleşmeye ve demokrasiyi, kurumları ve kuralları yıpratanlara karşı demokrasiyi, kurumları, kuralları ve özgürlükleri savunmaya çağırıyoruz. Hep birlikte global olarak, küresel olarak buradan ayağa kalkıyoruz.”

‘TÜRKİYE, TUHAF ÖLÜMLER ÜLKESİ OLDU’

CHP lideri Özel, bazı okullarda gerçekleştirilen saldırılar ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın muhalefet partilerine yönelik eleştirileri hakkındaki soruya ise şu yanıtı verdi:

“Türkiye, yasların ülkesi oldu. İş kazalarıyla, gencecik, küçücük çocukların iş kazalarında hayatlarını kaybetmesiyle… Burası tuhaf ölümler ülkesi oldu. Türkiye’de her türlü acıyı yaşıyorduk. Daha önce Türkiye’de yaşanmayan bir acı, okulda silahlı saldırı… Amerika’da izleyip de uzaktan tüylerimizi ürperten bir şey Türkiye’de de yaşanmaya başladı. Bu konuda daha önceden okul güvenliği konusunda en çok konuşan, en yapıcı önerilerde bulunan ve bir kaygıyı en çok dile getiren bir parti olarak bir kez daha haklı çıktık maalesef. Bunun büyük üzüntüsü içindeyiz, okul güvenliği konusundaki zafiyetin böyle sonuçlar doğurduğu için. Birileri bu konudaki sorumluluğunu üstlenmek, özeleştiri yapmak, bu milletin gözünün içine bakıp bir özür dilemek, ‘Biz duymadık, dinlemedik, Cumhuriyet Halk Partisi bu konuda yapıcı önerilerde bulundu. Hatta insan kaynağını da tarif etti. İşte yedi yıllık uzman çavuşların belediyelerde zabıta dışında bir memuriyete devam imkanı yok. Bu konuda, bu yetişmiş 65 bin kişiyi okullarımıza güvenlik görevlisi olarak koyalım, diye söylediler. Biz bu öneriyi dikkate almadık. Kulak asmadık. Yanlış yaptık’ demek yerine bizim nasıl muhalefet yapacağımızı tarif ediyorlar. Muhalefet, ‘iktidarın nasıl bir iktidar olması gerektiğinin’ tarif edildiği yerdir ve meşru bir zemindir. İktidarın muhalefete nasıl muhalefet olacağını tarif etmek gibi bir hakkı yoktur. İktidarın şu anda yapması gereken iş özeleştiridir. Biz ilk andan itibaren son derece sorumlu bir dil kullanmaya dikkat ettik ve buna da devam ediyoruz. Kendi kusurunu örtmek için kimse bizim ne diyeceğimize, ne yapacağımıza bakmasın. Biz nasıl muhalefet edeceğimizi de iktidara geldiğimizde bu sorunları nasıl çözeceğimizi de gayet iyi biliyoruz. Esas olarak kendi sorumluluklarını alsınlar ve bu milletten özür dilesinler.”

‘BAKANLIĞA BİR GÜN DAHA DEVAM ETMEMELİDİR’

Özel, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelik istifa çağrısı ve 23 Nisan kutlamalarına yönelik tartışmaların sorulması üzerine şöyle konuştu:

“Yusuf Tekin’e bir gün daha Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunu işgal etme hakkı yoktur. Geçmişte yaptıklarıyla da zaten bu çoktan gerekli olmuştu. Hele hele bu yaşananlardan sonra bir gün daha bakanlığa devam etmemelidir. 23 Nisan, çok önemli bir bayram. Hem milli egemenlik, Meclis’in kuruluşunun yıl dönümü, hem de kurucumuzun çocuklara hediye ettiği bir bayram. Hiç şüphe yok ki 23 Nisan kutlanmalıdır. Ancak elbette ki bu şartlar altında 23 Nisan büyük bir coşkuyla, müzikle, eğlenceyle değil; yas ortamına da uygun olarak ama asla ve asla hiçbir töreni iptal etmeden ama elbette ki konserlerle, eğlencelerle değil de günün gerektirdiği şekilde ama mutlaka kutlanmalıdır. Birilerinin okullarda yaşanan bu olaylar yüzünden 23 Nisan’ın kutlanmamasını savunmasını doğru bulmayız. Ancak burada Sayın Davutoğlu’nun yapmış olduğu açıklamaları ve çağrıyı son derece yerinde buluyorum. Bugünün şartlarına uygun şekilde kutlanmalıdır.”

‘TOM BARRACK, ‘PERSONA NON GRATA’DIR’

Özgür Özel, ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın “Orta Doğu’da işe yarayan tek şey güçlü liderlik rejimleri oldu. Ya merhametli monarşiler ya da meşruti monarşi türü yapılar. Demokrasi pelerini giyen insan hakları adına üzerine gittiğimiz ülkeler başarısız oldu” şeklindeki açıklamalarını ise şöyle değerlendirdi:

“En kestirmeden şunu söyleyeceğim. Atatürk’ün ‘Dünyanın en güzel şehri’ dediği Antalya’da, bir monarşiden sonra Türkiye’yi Kurtuluş Savaşı’ndan sonra monarşiyi reddedip demokrasiyi getirmiş olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ülkeye gelip de bu demokraside, demokrasiyi eleştirip monarşiyi övmek tam bir hadsizliktir. Bu vakitten sonra Türkiye demokrasi açısından Tom Barrack istenmeyen adamdır, istenmeyen insandır, ‘persona non grata’dır. Bu vakitten sonra biz Tom Barrack’ı Türkiye Cumhuriyeti’nde istenmeyen insan ilan ediyoruz. Bir dakika daha burada ne Amerika Birleşik Devletleri’ni temsil edebilir, ne de Antalya’da gelip ‘Bu topraklarda demokrasi çok, bu bölgede monarşi işliyor. Güçlü liderlik lazım, insan hakları falan deyip de monarşileri eleştirmemeliyiz. Hatta güçlü liderlik için demokrasiden fedakarlık etmeliyiz’ sözlerini tam bir hadsizlik olarak görüyorum. Bu sözleri geri almadıkça, Türkiye Cumhuriyeti’nden ve bu ülkede yaşayan herkesten özür dilemedikçe artık Tom Barrack’ın bu topraklarda bir dakika daha bu görevi yapmaması gerekir.”