Geri Dön
Eğitim Bakan Tekin: Kitap okumayan velinin 'Kitap oku' demesi ne kadar uygulanabilir

Bakan Tekin: Kitap okumayan velinin 'Kitap oku' demesi ne kadar uygulanabilir

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye'de ebeveynlerin kitap okuma noktasında dünya ortalamasının yarısının altında olduğunu belirterek, "Çin'de, Endonezya'da, Malezya'da 10-12 saat haftalık kitap okuma oranları varken, bizde 4-5 saat. Peki, kitap okumayan bir velinin, kitap okumayan bir anne-babanın çocuğuna, 'Evladım kitap oku, saatini boş geçirme' demesi, ne kadar uygulanabilir" dedi.

Bakan Tekin: Kitap okumayan velinin 'Kitap oku' demesi ne kadar uygulanabilir

Bakan Tekin, Ortaöğretim Genel Müdürlüğü'nün 'Oku-Yorum, Yazı-Yorum' projesi kapsamında Keçiören Sosyal Bilimler Lisesi'nde düzenlenen 'Kutadgu Bilig Okumaları Türkiye Paneli'ne katıldı. Tekin'e farklı illerden gelen lise müdürleri ile öğrenciler de eşlik etti. Tekin, bu ve benzeri projelerin önemli olduğunu söyleyerek, "Ortaöğretim Genel Müdürlüğümüze teşekkür ediyoruz. Bizim bu yıl hayata geçirmeyi planladığımız 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin önemli çıktılarından bir tanesi, bu türden etkinlikler olacak. Çocuklarımızın okumaları, okuduklarından değerlendirmeler, analizler yapabilmeleri ve bu okumalarını sonra yazmaya dönüştürebilmeleri, bizim arzu ettiğimiz çıktılardan bir tanesi. Sadece okuma anlamında değil. Bu haftada Türkiye genelinde; gençlerimizin, çocuklarımızın 1 yılının emeği, 1 yılın ürünlerinin yansıtıldığı bir ortam olsun istedik. Bir festival, bir şenlik havasında olsun istedik. Türkiye'nin her tarafında okullarımızda öğrencilerimiz, öğretmen arkadaşlarımız, 1 yıl boyunca ürettiklerini paylaşıyor. Dolayısıyla bu ve benzeri projelerimizin devam edeceğini ifade etmek istiyorum" dedi.

'BUNUN SUÇLUSU SADECE ÖĞRETMENLERİMİZ VE OKULLARIMIZ DEĞİLDİR'

Velilere seslenen Tekin, "Sevgili veliler; çocuklarımız, gençlerimiz, onların aldığı eğitimden memnuniyetsizlik varsa eğer yeterli bulmuyorsanız; bunun suçlusu sadece ve sadece öğretmenlerimiz ve okullarımız değildir. Bunun suçlusunun biraz da kendimiz olduğunu, ebeveynler olarak, bizler olduğumuzun altını çizmek istiyorum. Hep dünyadaki başka ülkelerdeki eğitimle bizim eğitimimizi, başka ülkelerdeki öğretmenlerle bizim öğretmenlerimizi karşılaştırıyorsunuz size tavsiyem; bu yaz tatilinde başka ülkelerdeki ebeveynlerin, başka ülkelerdeki anne-babaların eğitim öğretim sürecine destekleriyle kendi desteklerinizi karşılaştırın. Onların tatillerde çocuklarına nasıl örnek olduklarını, okul dışı zamanlarda çocuklara nasıl örnek olduklarını masaya yatıralım. Onu görün. Gelin bu yaz hep beraber bu yükün hepimizin üstünde olduğunu, eğitim öğretim sürecimizin daha nitelikli hale gelmesinin sağlanması için hepimizin payı olduğunu düşünelim. Sizler de öğretmen arkadaşlarımıza, okullarımıza, öğrencilerimize şimdiden yardımcı olun. Üstünüze düşeni yapın. Üstünüze düşeni yaptıktan sonra hatalarınız, kusurlarınız varsa; gelin onu bize söyleyin. Dünyada ebeveynlerin çocuklarına örnek olma anlamında, kitap okuma noktasında Türkiye'deki ebeveynler bu anlamda dünya ortalamasının yarısının altındalar. Çin'de, Endonezya'da, Malezya'da 10-12 saat haftalık kitap okuma oranları varken, bizde 4-5 saat. Peki, kitap okumayan bir velinin, kitap okumayan bir anne-babanın çocuğuna, 'Evladım kitap oku, saatini boş geçirme' demesi ne kadar uygulanabilir. Dolayısıyla bu vesileyle, bu yaz öğrencilerimizden şunu istiyorum; siz de velilerinizi bu konuda bizim Erzurum tabiriyle sıkılayın. 'Haydi beraber kitap okuyalım' demenizi öneriyorum" diye konuştu.