Geri Dön
Eğitim MEB'in yeni müfredat taslağı kamuoyu görüşüne açıldı

MEB'in yeni müfredat taslağı kamuoyu görüşüne açıldı

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından (MEB) tüm öğretim kademelerindeki zorunlu derslere ait ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ adlı yeni müfredat taslağı kamuoyunun görüş ve önerilerine açıldı.

MEB'in yeni müfredat taslağı kamuoyu görüşüne açıldı

Taslak, ‘https://gorusoneri.meb.gov.tr’ adresinden kamuoyunun görüşüne sunuldu. Yeni müfredat taslağı için internet sitesi üzerinden bir hafta süresince görüş bildirilebilecek. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklama göre; müfredat hazırlık sürecinde görüş alışverişleri ve kamuoyundaki yansımalar üzerinden analizler yapıldı, toplantılar düzenlendi. Geçen sene yaz aylarında alınan veriler sistematik hale getirildi. Modelin beceriler çerçevesi oluşturulurken akademisyen, öğretmen ve diğer eğitim paydaşlarının katılımıyla 20 çalıştay düzenlendi. Her bir ders için oluşturulan ekipler, toplantılar yaparak müfredatın hazırlıklarını tamamladı. Ayrıca; müfredat hazırlık sürecinde 1000’den fazla öğretmen ve akademisyen ile toplantılar düzenlendiği; 260 akademisyen ve 700’ün üzerine öğretmenin toplantılara sürekli katıldığı belirtildi.

MEBin yeni müfredat taslağı kamuoyu görüşüne açıldı

Bir hafta süresince kamuoyunun görüş ve önerilerine açılan müfredat taslağı, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca son eleştiri, görüş, öneri ve paylaşımlar doğrultusunda revize edilecek ve son şekline ulaşacak. Yeni müfredat, gelecek eğitim öğretim yılından itibaren okul öncesi, ilkokul 1'inci sınıf, ortaokul 5'inci sınıf ve lise 9’uncu sınıflarda kademeli şekilde uygulanmaya başlanacak.


MEBin yeni müfredat taslağı kamuoyu görüşüne açıldı

MEVCUT MÜFREDATTA YÜZDE 35'LİK SEYRELTME

MEB'den 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli' adlı yeni müfredat taslağına ilişkin yapılan açıklamaya göre; dünyada değişen durum ve ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenebilecek şekilde esnek bir yapı benimsendi. 'Özgün bir eğitim felsefesi' içeren model ile milli bilince sahip, ahlaklı, erdemli, milleti ve insanlık için faydalı ve güzel olanı yapmayı ideal edinmiş, beden, zihin, kalp ve ruh bütünlüğüne sahip bilge nesiller yetiştirilmesi amaçlandı. Mevcut müfredatın muadillerinden iki kata yakın düzeyde ağır olduğundan hareketle, bilgi erişiminin zor olduğu dönemlerde yapılan müfredatların dünya genelinde de revize edildiği tespit edildi. Yapılan incelemelerde mevcut müfredatın öğrenme çıktılarının, incelenen ülkelere göre yüzde 50 fazla olduğu belirlendi. Bu kapsamda yeni müfredatta yüzde 35'lik oranda bir seyreltme yapıldı.

BECERİ ODAKLI YAKLAŞIM BELİRLENDİ

Yeni müfredat çalışmaları ile beceri odaklı yaklaşım benimsendi. Bu yaklaşımda, sadeleştirilmiş içerikte öğrencilerin derinlemesine öğrenmesine imkan sağlayacak yeni yaklaşımlar belirlendi. Öğrenciyi; zihinsel, sosyal, duygusal, duyuşsal, fiziksel ve ahlaki açıdan bir bütün olarak gören 'Bütüncül eğitim yaklaşımı' modeli benimsendi. Bu yaklaşımın merkeze aldığı konular ise 'İnsanın fıtri özelliklerini koruma ve geliştirme', 'Şahsiyet bütünlüğünü oluşturma' ve 'Karakter gelişimini sağlama' olarak sıralandı. Yeni müfredatta, değişen dünyanın ihtiyaçlarına, dünyada değişen durum ve ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenebilecek şekilde esnek bir yapı benimsendi. 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli' ile öğrencilerin inanç, kimlik ya da sosyoekonomik durumları nedeniyle dezavantajlı olmadığı bir öğrenme süreci tasarlandı.

MATEMATİK, FEN VE SOSYAL BİLİMLER ALAN BECERİLERİ

'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde, Türkçe'nin öğretimine ve doğru kullanımına titizlikle dikkat edilmesi, bunun eğitim sisteminde temel bir politika olması hedeflendi. Türkçe'nin etkili kullanılmasına yönelik becerilerin kazandırılması da tüm derslerin ortak hedefi olarak belirlendi. Matematik alan becerileri ilkokul, ortaokul ve lise düzeyini kapsayan ve süreç bileşenleri ile modellenebilen beceriler dikkate alınarak belirlendi. Yeni müfredatta yer verilen 5 matematik alan becerisi, 'Matematiksel muhakeme', 'Matematiksel problem çözme', 'Matematiksel temsil', 'Veri ile çalışma ve veriye dayalı karar verme', 'Matematiksel araç ve teknoloji ile çalışma' olarak belirlendi.

13 farklı fen bilimleri alan becerisi tanımlandı. Fen bilimleri alan becerileri; 'Bilimsel gözlem', 'Sınıflandırma', 'Bilimsel gözleme dayalı tahmin', 'Bilimsel veriye dayalı tahmin', 'Operasyonel tanımlama', 'Hipotez oluşturma', 'Deney yapma', 'Bilimsel çıkarım yapma', 'Bilimsel model oluşturma', 'Tümevarıma dayalı akıl yürütme', 'Tümdengelime dayalı akıl yürütme', 'Kanıt kullanma' ve 'Bilimsel sorgulama' becerilerinden oluştu. Fen bilimleri alan becerilerinin tamamı birbiriyle ilişkili olup bazı beceriler ise birden fazla beceriyi kapsayacak biçimde yapılandırıldı.

Sosyal bilimlerde ise yerli ve yabancı literatür, alanın kendine özgü yapısı ve çağın gereklilikleri göz önünde bulundurularak 21'nci yüzyıl becerileri ile de güçlü ilişkileri olan 17 alan becerisi belirlendi.

HEDEFLENEN ÖĞRENCİ 'YETKİN VE ERDEMLİ İNSAN'

Ayrıca, yeni müfredat taslağında ilk kez yeni bir öğrenci profili tanımlandı. Buna göre; müfredatın hedeflediği öğrenci 'Yetkin ve erdemli insan' olarak tanımlandı. Sadece akademik başarılara odaklanmanın doğru olmadığı, her bir öğrencinin kendine özgü potansiyeli olduğu tespitine öncelik verildi. 'Yetkin ve erdemli insan', ruh ve beden bütünlüğü, bilgi ve bilgelik, geçmişten geleceğe eğitim prensibi, değerler, ahlaki bilinç ve estetik bakış açısına sahip olma prensipleri üzerinden tasarlandı. Öğrenci profili oluşturulurken zamansal bütünlük, ontolojik bütünlük ve epistemolojik bütünlüğü sağlama yanında aksiyolojik olgunluk da dikkate alındı. 'Yetkin ve erdemli insan' profilinin ancak çok yönlü bir gelişim ile ortaya çıkabileceğinden yola çıkılan müfredatta, öğrencilerin hem kendisi hem de toplum için daha sağlıklı ve dengeli bir insan olması, çok yönlü bir bilgi ve düşünme yelpazesi geliştirmesi hedeflendi. Bu bakış açısıyla eğitim sürecinin anlık başarılarıyla değil; süreç olarak ele alınması odağa alındı. Bu kapsamda da 'Erdem-Değer-Eylem Modeli' geliştirildi. Değerlerin eğitim sürecinde doğal süreç içerisinde edinilmesi için özgün bir yaklaşımla tasarlanan bu modelde adalet, saygı ve sorumluluk üst değerler olarak ele alındı. Ayrıca; duyarlılık, merhamet, estetik, temizlik, sabır, tasarruf, çalışkanlık, mütevazılık, mahremiyet, sağlıklı yaşam, sevgi, dostluk, vatanseverlik, yardımseverlik, dürüstlük, aile bütünlüğü, özgürlük değerlerinin programlar içinde işlenmesiyle içsel ahenge sahip huzurlu insan, huzurlu aile ve toplum, yaşanabilir çevre hedeflendi.

ÖĞRENCİ YÖNTEMİNİ KENDİSİ BELİRLEYECEK

'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde 'Bütüncül eğitim yaklaşımı' gereği bilgi, beceri, eğilim, tutum ve davranışlar ile değerler ilişkilendirildi. Temel, bütünleşik ve üst düzey düşünme becerilerinden oluşan kavramsal beceriler, öğrenme yaşantıları ile güçlü şekilde ilişkilendirilerek öğretim programlarında daha görünür ve işlevsel hale getirildi. Sosyal ve duygusal öğrenme becerileri, öğretim programlarının bir bileşeni olarak ele alındı. Bu beceriler, öğrenme çıktılarıyla doğrudan ilişkilendirildi. Yeni müfredatta, eğitim öğretim süreçlerinde öğrencilerin aktif şekilde katılımlarını sağlayacak öğrenme yaşantıları tasarlandı. Bireysel farklılıkları merkeze alan müfredatta, eğilimlerin becerileri tetiklediğine odaklanıldı. Eğilimlerin öğrencilerin edindikleri becerileri sergilemelerinde belirleyici role sahip olduğu vurgulandı. Okuryazarlık becerileri, yeni hazırlanan öğretim programlarının kesişim noktası olarak ele alındı ve bunlara her bir derse ait öğretim programında açık bir şekilde yer verildi. Bu kapsamda, 'Sistem okuryazarlığı' ilk kez müfredata girdi. 'Sistem okuryazarlığı' ile öğrencilerin getirilen herhangi bir konuda öğrenme yöntemini kendisinin belirlemesi, kendi kendine öğrenebilmesi amaçlandı. Bunun hayata geçirilmesi için 9 alt okuryazarlık türü de belirlendi.

Ayrıca; sonuç yerine süreç odaklı ölçme değerlendirme yaklaşımı benimsendi. 10'uncu sınıflar için kariyer rehberliği eğitimi tanımlandı. Belirlenen ders saatlerinin zümre öğretmenleri tarafından meslek seçimi, kariyer planlama amacıyla öğrencilere yol gösterici kullanılması amaçlandı. Bu kapsamda planlanan eğitim öğretim faaliyetleri, mesleki rehberlik ve kariyer danışmanlığı bağlamında yürütülecek.

TÜRKÇE'DE DÖRT DİL BECERİSİ ODAKLI DEĞİŞİM

MEB'den yapılan açıklamaya göre; ilkokul ve ortaokullarda Türkçe, liselerde ise Türk dili ve edebiyatı derslerinde dinleme, konuşma, yazma ve anlama olmak üzere dört dil becerisinde değişiklikler yapıldı. Müfredatta dil bilgisi yapıları dinleme ve okuma metinlerine katkısı yönüyle ele alındı, öğrencilerin ortaokul düzeyinde işlevsel olarak öğrendikleri dil bilgisi kuralları, lisede metin tahlili bölümünde yapıların metne katkısı yönünden işlendi. Öğrencilerin metne olan katkısını değerlendirdikleri bu dil yapılarını, edebiyat atölyesinde konuşma ve yazma becerilerine ilişkin görevlerde doğru bir şekilde kullanmaları amaçlandı.

İLK ÖĞRETİLEN KELİME 'ANNE' OLACAK

Metinlerin işlenişinde dört dil becerinin edinimini öne çıkaran bir yaklaşım benimsendi. Bu kapsamda ilkokullarda tüm sınıf düzeylerindeki Türkçe öğretimi, önceki öğretim programlarında da olduğu gibi ilk okuma yazma öğretimi ve Türkçe öğretimi ile ilgili kısımları içerdi. Bu kapsamda öğretim programı, daha önceki programlarda seçimlik ve zorunlu üç tema içerirken; uygulama birlikteliğini sağlamak için taslak program, her sınıf düzeyinde 8 zorunlu tema öngördü. Bir önceki öğretim programı, 4 yıllık süreçte toplam 289 kazanıma odaklanırken; taslak program 80 öğrenme hedefine ve bu öğrenme hedeflerinin alt göstergelerine odaklandı. Taslak öğretim programında ilk okuma yazma öğretiminde ses gruplarında uygulamadaki olumsuzlukları en aza indirmek amacıyla değişikliğe gidildi. Ses gruplarının oluşturulmasında kolay sesletim, kullanım sıklığı, yazım kolaylığı, sözcük üretimi, harflerin sesleri ve formları dikkate alındı. İlk oluşturulan hece ve kelimeler '-an', 'ana' ve 'anne' olacak.

ÇEVRİM İÇİ OKUMA YAZMA EKLENDİ

Matematik dersine de okuma yazma öğrenimiyle eş zamanlı olarak başlangıç yapılması planlandı. Daha önceki programlarda ilk okuma yazma öğretiminde dört çizgi, üç aralıktan oluşan 1,3 santimetre genişliğinde yazma alanı kullanılıyordu. Taslak öğretim programında ilk okuma yazma öğretiminde iki çizgi, tek aralıktan ve kesik çizgilerle iki eşit parçaya ayrılan 1 santimetre genişliğinde yazma alanına geçildi. Taslak öğretim programında metin işlenişinde; metinle etkileşim öncesi, metinle etkileşim esnası ve metinle etkileşim sonrasında yapılanlar temelli bir model oluşturuldu. Metinlerin işlenişinde dört dil becerisinin edinimini öne çıkaran yaklaşım benimsendi. Taslak öğretim programında çevrim içi okuma yazma gibi dijital ortam unsurlarına özellikle yer verildi. Bu bağlamda teknolojinin yaşamın her alanında etkin bir şekilde kullanıldığı bugünün dünyasında ilkokul düzeyinde de öğrencilerin dijital ortamları doğru ve etkin kullanmalarını sağlayacak etkinlikler planlandı.

KONUŞMA KABİLİYETİNE DAHA FAZLA ÖNEM VERİLDİ

Ortaokul Türkçe dersi öğretim programında hem anlamada hem anlatmada ihtiyaç duyulan alan becerilerini ve kavramsal becerileri geliştirmeye odaklanıldı. Bu doğrultuda her bir beceri için atölye faaliyetleri tasarlandı. Programda öğrencilerin belirli bir akış içinde dil gelişimleri sağlanırken; kavramsal, sosyal, duygusal öğrenme ve okuryazarlık becerilerinin geliştirilmesine, sahip oldukları eğilim ve değerlerin olgunlaştırılmasına öncelik verildi. Kavramsal kabiliyetler, okuryazarlık becerileri, değerler, eğilimler, sosyal, duygusal öğrenme becerileri, disiplinler arası ilişkiler ve Türkçe dersi alan kabiliyetleri birlikte işletildi. Programın genel işleyişi, anlama ve anlatma becerilerinin birbirlerini destekleyen biçimde işletilmesi üzerine kuruldu. Konuşma kabiliyetine önceki programlara göre daha fazla önem verildi. Öğrenme hedefleri de bu doğrultuda şekillendirildi. Konuşma becerisine yönelik öğrenme hedefleri 'Sözlü üretim' ve 'Sözlü etkileşim' olmak üzere iki grupta ele alındı. Programda, Türkçe dersi kapsamında gerçekleştirilen eğitim öğretim faaliyetlerinin ürüne dönüşmesini hedefleyen atölye uygulama çalışmalarına yer verildi. Bu kapsamda, üretim atölyesi uygulama esasları, dinleme/izleme atölyesi uygulama esasları, okuma atölyesi uygulama esasları programa konuldu.

İŞLEVSEL DİL BİLGİSİ ÖĞRETİMİNE GİDİLDİ

Yeni müfredatta metin türlerinde daha önceki programlarda yer almayan hiper metin, infografik, grafik simge, vlog, ilk gösterim filmi (fragman), belgesel, dijital öykü gibi türler eklendi. Programda temalar sınıf seviyelerine göre zorunlu hale getirildi. Önceki programlarda her bir sınıf seviyesi için 8 tema kullanımı söz konusu iken; bu programda tema sayısı 6'ya indirildi. Bunun gerekçesi olarak dil becerilerine yönelik etkinliklere yeterince zaman ayrılamaması gösterildi. Programda geleneksel dil bilgisi öğretimi anlayışından uzaklaşıldığını kavramsal düzeyde gösterebilmek için 'Dil bilgisi' yerine 'Dil yapıları' ifadesi kullanıldı. Ortaokul Türkçe müfredatında, dil bilgisi öğretiminde yaklaşım değişikliği yapıldı. İşlevsel dil bilgisi öğretimine gidildi. Öğrencilerin dil yapılarını bir araç olarak kullanıp okuduklarını ve dinlediklerini daha iyi anlayabilmeleri, daha nitelikli sözlü ve yazılı üretimler yapmaları hedeflendi. Böylece hem dil yapılarının hem de söz varlığının işlevlerine odaklanılarak ezberin önüne geçilmesi amaçlandı.

TÜRK DİLİNİN İNCELİKLERİ, EDEBİYATLA KEŞFEDİLECEK

Programın ekler bölümünde dil becerilerinin ölçme ve değerlendirilmesinde kullanılabilecek örnek niteliğinde araçlara yer verildi. Dil becerilerine yönelik strateji, yöntem ve tekniklerin sınıfta nasıl uygulanacağı ve öğretileceğine ilişkin yol haritası, 'Kademeli sorumluluk devri modeli' oluşturuldu. Programlar arası bileşenler olan sosyal, duygusal öğrenme becerileri, okuryazarlık becerileri ve değerler, öğrenmenin anlamlı bir parçası haline getirildi. Tüm lise kademelerinde okutulan Türk dili ve edebiyatı dersi öğretim programı ile öğrencilerin Türk dilinin inceliklerini keşfetmeleri, günlük hayatlarında iletişim yoksunluğu yaşamamaları için 4 temel dil becerisini etkin bir şekilde kullanmaları, edebiyatla tanışmaları, metinler aracılığıyla üst düzey düşünme becerilerini geliştirmeleri ve estetik zevk edinmeleri amaçlandı. Bunun için programda tematik yaklaşım benimsendi. Her sınıf düzeyinde dört tema yer aldı. Temaların oluşturulmasında bir örüntü takip edildi. Hazırlık ve 9'uncu sınıfta öğrencilerin edebiyatla tanışmalarını, 10'uncu sınıfta Türk edebiyatının değişim, dönüşüm ve kırılma noktalarını fark etmeleri, 11’inci sınıfta dil farkındalığı kazanmaları, 12'nci sınıfta ise edebiyatın günlük hayatla ilişkisini görmelerini sağlayan temalara yer verildi.

LİSEDE EZBER BİLGİDEN UZAK DURULDU

Yeni müfredatta; Türk dili ve edebiyatı dersi öğretim programı ile öğrencilerin edebiyatı günlük hayatın bir parçasına dönüştürmeleri hedeflendi. Bu kapsamda öğrencilerin dil becerilerini etkin kullanmayı alışkanlık haline dönüştürmeleri; zengin söz varlığına sahip olmaları, üst düzey düşünme becerilerini geliştirmeleri, milli ve manevi değerleri içselleştirmeleri, etkin okur kimliği kazanmaları, çoklu medya ve basından amaçlarına uygun güvenilir bilgiyi seçmeleri, sanatsal değerleri fark edip estetik zevk edinmeleri, Türk ve dünya edebiyatına ait metinler aracılığıyla evrensel farkındalık geliştirmeleri ve kültürel duyarlılık kazanmaları amaçlandı. Liselerde ezber bilgiden uzak durmak ve öğrenilen bilginin günlük hayatta kullanımı amaçlandı. Doğrudan bir dil bilgisi öğretimi programa konulmadı. Öğrencilerin ortaokulda işlevsel dil bilgisi öğretimiyle edindikleri dil yapılarını, lisede dinleme ve okuma metinlerinde görerek kullanım amacını pekiştirmelerini, konuşma ve yazma becerilerindeki görevlerinde ise hatasız kullanmalarını sağlamak hedeflendi.