37 öğrenci ‘farkındalık’ için bir günü sadece 5'er litre suyla geçirdi
Kars Kafkas Üniversitesi Dede Korkut Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği son sınıf öğrencileri, ‘Eğitimde Proje Geliştirme’ dersi kapsamında gerçekleştirdikleri ‘Bir Günlük Susuz Yaşam’ çalışmasıyla 24 saati 5’er litre suyla geçirmeye çalıştı. Öğrenciler, temizlikten yemeğe kadar temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken, “Su yoksa hayat da yok” mesajı verdi.

Kafkas Üniversitesi Dede Korkut Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği son sınıf öğrencileri, Dünya Su Günü etkinlikleri kapsamında farklı bir çalışma gerçekleştirdi. Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yaşar Kop öncülüğünde 37 öğrenci ‘Bir günlük susuz yaşam’ projesiyle farkındalık oluşturmaya çalıştı. 37 öğrenci, bir gün boyunca içme, yemek, kişisel temizlik ve ev işleri dahil tüm ihtiyaçlarını kendilerine verilen 5 litrelik suyla karşılamaya çalıştı. Bir günlük deneyin ardından öğrenciler farkındalık oluşturmak için hazırladıkları dövizlerle suyun önemini anlattı.

SU İKAMESİ OLMAYAN ÇOK MÜHİM KAYNAK
‘Bir Günlük Susuz Yaşam’ projesiyle amaçlarının suyun yetersiz olduğunda ve kalitesinin düştüğünde insan hayatının ve diğer canlıların hayatlarının nasıl negatif yönde etkileneceğini yaşayarak anlayabilmek olduğunu belirten öğrencilerden Yasemin Demirhan, “İktisatta hepimizin de bildiği gibi ‘ikame’ denen bir kavram vardır. Eğer bir şey yoksa yerine bir başkasıyla onu telafi etme, giderme mantığıdır bu. Pirinç yoksa annelerimiz bulgur yerine koyabilirler. Lakin su ikamesi olmayan çok mühim bir doğal kaynaktır” dedi.
‘2,5 LİTRE SU İÇTİK’
Bir günü 5 litre suyla geçirebilmek için konforlu yaşamlarından vazgeçmek zorunda kaldıklarını söyleyen öğrencilerden Furkan Sarıgöl, “Bu deneyi yapma amacımız; suyun ne kadar önemli olduğunu belirtmekti aslında. Çünkü modern hayatımızda suyun ne kadar önemli olduğunun farkında değiliz hiçbirimiz. İlk başta deneyimizin amacı 5 litre suyla bir günümüzü geçirmek oldu. Öncelikle 5 litre suyun büyük bir kısmını ve yani günlük 2,5 litre su içmemiz gerektiği için büyük bir kısmını su içmemiz için ayırmamız gerekti” diye konuştu.

‘FARKINA VARAMADIĞIMIZI ANLADIK’
Kafkas Üniversitesi Dede Korkut Eğitim Fakültesi, Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü, Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yaşar Kop, şunları söyledi:

“Öğrencilerimizle bir gün susuz kalınca suyun gerçekten kıymetini anlayabilecek miyiz diye, bir nevi de empati yapabilmek adına bu projeyi gerçekleştirdik. Tüm öğrencilerimize 5 litrelik sudan fazlasını vermemek kaydıyla gerek kaldıkları evlerde gerek kaldıkları yurtlarda yeme, içme, temizlik, el-yüz yıkama, diş fırçalama ve benzeri tüm ihtiyaçlar için sadece 5 litre suyla yaşamayı öğrenmelerini, öğretmelerini, anlamalarını ve anlatmalarını istedik. Çocukların şu an bize ulaştırdıkları bilgiler; ‘Maalesef biz suyun bu kadar elzem olduğunu, bu kadar hayatımızda önemli bir yere sahip olduğunu, dünyanın ya da insanın dört üçe su olmuş olmasına rağmen biz bunun farkına varamadığımızı dün anladık’ dediler. Biz de bu yaptığımız su kıtlığının, su savaşlarının ya da daha bundan 3 gün önce kutlamış olduğumuz Dünya Su Günü’nün gerçekten çok önemli olduğunu bizler de farkına varmış olduk.”

5 YILDA SORUNLARLA KARŞILAŞILACAK
Son günlerde Hürmüz Boğazı’nda yaşananları hatırlatan Prof. Dr. Yaşar Kop, “Şu an Hürmüz Boğazı'ndaki çıkmaz. Venezuela'nın başına gelenler. Şu an Orta Doğu'da o petrolün ana vatanında kaynayan kazan ve suyu belki de en üst sıralara getirecek duruma gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti içinde bulunduğu coğrafyaya baktığımızda gerek Kafkaslar gerek Balkanlar gerek Orta Doğu'da gerek Avrasya olarak adlandırdığımız yerde suyla teması en fazla olan ülkedir.

Yani bu ülkelerden en başındadır. Fakat bilim adamlarının, işin uzmanlarının yapmış olduğu çalışmalarda Türkiye'nin bile en fazla 5 yıl içerisinde sorunlarla karşılaşacağı dile getirilmektedir. Sebebi şu; biz çok iyi bir ülkeyiz. Biz insanlarla, komşularımızla iyi geçinmeye çalışan bir ülkeyiz. Komşularımıza giden su yollarını kapatmayarak onların da doğal ihtiyaçlarına müsaade ediyoruz. Bu da şu demektir; büyük nehirlerimiz olan, akarsularımız olan gerek Fırat ve Dicle'den gerek Asi'den gerek Kura'dan gerek Aras'tan ve benzeri diğerlerinin sularının büyük miktarlarını dışarıya taşımasıyla bu suyun pervasızca kullanılması bizi maalesef kötü yönde etkilemektedir. O yüzden lütfen elimizdekinin kıymetini bilelim, o yüzden tükenmeden gerekli önlemleri alalım” diye konuştu.




