Benlice çifti, Ankara'nın ormanlarını izliyor
Ülke genelinde akıllı sistemlerle donatılan orman yangını gözetleme kulesi sayısı her yıl artarken, 582 kulede geleneksel yöntemlerle orman işçileri yaz boyunca ormanları izliyor. Ankara Nallıhan'daki Karakuz Orman Yangını Gözetleme Kulesi'nde orman işçileri Özcan Benlice (47) ve Tuğba Benlice (36) çifti, 4 yıldır birlikte görev yaparak, ormanları koruyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü (OGM), bu yıl orman yangınlarıyla mücadeleyi 28 uçak, 119 helikopter, 14 insansız hava aracı (İHA), 1953 arazöz, 2 bin 766 ilk müdahale aracı, 878 iş makinesi, 28 bin personel ve 140 bin gönüllünün aktif katılımıyla sürdürecek. Su kaynaklarının etkin kullanımı amacıyla ülke genelinde 4 bin 852 gölet ve havuz ile 5 bin 200 köy tipi su tankeri hizmet verirken, yangınların erken tespiti için de 776 yangın gözetleme kulesi kullanılıyor.
Yangınlara erken müdahalenin önemli bileşenlerinden olan gözetleme kuleleri 2016 yılından itibaren akıllı sistemlerle donatılmaya başlandı. Son teknoloji dron ve kameraların kullanıldığı akıllı kule sayısı her geçen yıl arttı ve bu yıl 194’e ulaştı. Geleneksel yöntemlerle ormanların izlendiği 582 kulede ise orman işçileri görev yapıyor. Orman işçileri yangın mevsiminin başlamasıyla birlikte mayıs ayından itibaren sezon boyunca yangın açısından riskli bulunan noktalardaki kulelerde yaşamlarını sürdürerek ormanları izliyor.

Ankara'nın Nallıhan ilçesinde 1600 rakımlı Karakuz Orman Yangını Gözetleme Kulesi’nde de orman işçileri Özcan Benlice ve eşi Tuğba Benlice, 4 yıldır birlikte görev yapıyor. Çift, Ankara ile Bolu ve Eskişehir ormanlarının kesişim noktasındaki alanda gece gündüz nöbetleşe dürbünle izleme yapıyor. Çift, tespit ettikleri olumsuzlukları ekiplere bildirip, erken müdahale edilmesini sağlıyor.

'EŞİNİZ OLMASA ZOR'
20 yıldır orman işçisi olarak görev yapan Özcan Benlice, yangınla mücadelede insan unsurunun önemine dikkat çekerek, "İlk dumanı biz görürüz. Sonra da ekiplere bildirip, en yakın yoldan nasıl ulaşmaları gerektiğini söylerim. Gözetleme kulelerinde insan olmalı. Kameralar dumanı tespit edebilir ama ekiplerin yönlendirilmesi konusunda yeterli olmaz. Muhabere ve yol tarifinde insan faktörü gerekli. 1600 metre rakımlı dağın tepesinde yaşıyorsunuz. Eşiniz olmasa burada olmak çok zor. Doğayı seven bir insan değilseniz bu işi yapamazsınız. Biz doğayı sevdiğimiz için işimizi severek yapıyoruz. Gözümüzün görebildiği bütün alanlardan sorumluyuz. Gördüğümüz her dumanı mevki bildirerek ilgili ekiplere aktarıyoruz. Yaz aylarında vatandaşlarımızın da daha dikkatli olması gerekiyor. Türkiye’de çıkan yangınların yüzde 90’ından fazlası insan kaynaklı. İnsanlarımız bilinçli davranırsa hem bizim görevimiz hafifler hem de ormanlarımız zarar görmez” diye konuştu.

'EŞİMLE ÇALIŞMAK ÇOK GÜZEL'
4 yıldır orman işçisi olarak görev yapan Tuğba Benlice ise eşiyle aynı mesleği yapmanın kendisi için mutluluk verici olduğunu söyledi. Tuğba Benlice, "Doğayı sevdiğimiz için burada yaşamak bizi zorlamıyor. Burada 7 gün 24 saat beraberiz. Sürekli çevreyi gözlemliyoruz. Bunun dışında bahçemiz ve hayvanlarımızla ilgileniyoruz. Kulede yaşamanın sosyallik dışında bir sorunu yok. Bu yaşama alıştık” dedi.

Benlice, 3 çocuklarının ilçe merkezindeki evlerinde anneanne ve dedeleriyle kaldığını ancak zaman zaman kuleye yanlarına geldiklerini söyleyerek, "Onlar da buradaki yaşamı seviyor. Çocuklarla burada yaşamak güzel. Doğayı çok seviyorlar. Burada büyüdükleri için bu hayata alışkınlar. Mesleğimizi severek yapıyoruz. Yangın dönemi başladı. İnsanlar dikkat eder ve ateş yakmazsa bu süreç çok daha rahat geçer" ifadelerini kullandı.







