Dedesinin hediye ettiği saat tutkuya dönüştü; 25 senede 500 saat biriktirdi
Eskişehir’de, evli 2 çocuk babası Mustafa Yaprak (40), 15 yaşındayken dedesinin hediye ettiği köstekli saatle başlayan merakını, 25 yılda değeri 4 milyon liranın üstünde 500’den fazla eski saatten oluşan koleksiyona dönüştürdü. Yaprak, “O tık tık sesi bana huzur veriyor. Saatleri taktığım zaman sadece zamanı kontrol etmiyorum, geçmişi de yaşıyorum” dedi.

Kentte esnaflık yapan Mustafa Yaprak, 15 yaşındayken dedesinin hediye ettiği köstekli saat ile antika saatlere ilgi duymaya başladı. Okul harçlıklarını biriktirip, farklı saatler almaya başlayan Mustafa Yaprak’ın eski model saatlere olan ilgisi, yıllar geçtikçe tutkuya dönüştü. Her fırsat bulduğunda 1960 ile 1990 yılları arasında üretilen kol saatlerini satın aldığını kaydeden Yaprak, 25 yılda maddi değeri 4 milyon liranın üstünde olan 500’den fazla saatten oluşan koleksiyon oluşturdu. Saatlere tutkusu nedeniyle uyurken bile farklı saatler taktığını ifade eden Yaprak, uyandığında ilk iş olarak saatlerini kontrol ettiğini söyledi.

'500'ÜN ÜSTÜNDE KOL SAATİM VAR'
Evden çıkarken tek saat seçmekte zorlandığını belirten Yaprak, çoğu zaman birden fazla saat taktığını anlatarak, “Saat merakı, 14-15 yaşımdayken dedemin vermiş olduğu bir köstekli saati vardı. Onun üzerine ben antikaya çok merak sardım ve yıllarca bunu sürdürmeye devam ettim. Hiç unutmuyorum, Eskişehir’de bitpazarı adında bir pazar kuruluyordu. Oraya gittim ve aynısını, bir modelini daha buldum. Öbür hafta gittim, bir daha buldum. Ondan sonra saat tutkum daha çok arttı. Sürekli almaya başladım. Annemin, babamın vermiş olduğu okul harçlıklarını bile oraya yatırır oldum. Toplamda 500’ün üstünde kol saatim var. 1960-65 modelden başlayıp, 1990 yılına kadar tercih ettiğim saatler var. Saat tutkusu öyle bir ileri seviyeye geldi ki 6-7 saat takmadan uyuyamıyorum. O tık tık sesi, mesela kurmalının otomatiğin, öyle bir haz verdiğini sizlere anlatamam. Eşim hatta çok kızıyor. Bu konuda tartıştığımız konular da oluyor. Eşim diyor ki; ‘6-7 tane saatle yatılır mı?’ İnan ki yattığımda haşır haşır sesler geliyor, şimdi duyduğunuz gibi. Bu benim bir hastalığım artık. Ben bu saatleri aldığımda huzur buluyorum. Yani şunları izleyip, oturduğumda çok aşırı derecede bir duygusallık ve huzur oluyor. Kahvaltı yapmadan önce saatlerime bakıyorum” diye konuştu.

‘HASSASİYETİ VE O DUYGULARI YAŞIYORUM’
Eski model kol saatlerini takmanın kendisine eskileri hatırlattığını sözlerine ekleyen Mustafa Yaprak, şunları söyledi:
“Belki bu saati dedeniz kullanmış olabilir, takmış olabilir. Onun anılarını yaşamak bana çok huzur veriyor. Anlatılacak bir duygu değil efendim. Yani söylenecek bir şey değil. Eskiyi anıyorum, dedem aklıma geliyor. Senin baban, senin deden, atalarımız, eskiler aklıma geliyor. Çok duygulanıyorum. Saatleri taktığım zaman sadece zamanı kontrol etmiyorum, hassasiyet ve o duyguları yaşıyorum. İnanın ki çok güzel bir duygu. Koluma takınca dedelerimiz, eski arkadaşlarımız, kardeşlerimiz, hepsi aklıma geliyor. Çok özel bir duygu. Şu anda bile konuşurken çok duygulanıyorum açıkçası. Yaklaşık olarak 4 milyon lirayı aşkın değerde saatlerim var. Ama bu öyle bir tutkudur ki, yeri geliyor. Şöyle söyleyeyim, markete harcayacak olduğum parayı harcamayıp, eşimden gizli olarak antikaya hala harcama yapıyorum. Saatler için teklif tabii ki alıyorum ama şöyle söyleyeyim, bazı saatler satılmaz çünkü benim koleksiyonuma çok değer katan saatlerim var. Bendeki koleksiyonluk olan saatlerin parayla alınabilecek bir durumda olmadığını söyleyebilirim. Bu saatler benim için çok değerli. Evladım gibi, evlat nasıl değerlidir? Saatler de benim için çok değerli. Para ile kıyaslama kesinlikle olmaz.”









