Milli Saraylar İdaresi Başkanı Yıldız: Edirne Sarayı 2027 sonunda tamamlanacak
Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar İdaresi Başkanı Yasin Yıldız, Edirne Sarayı’nda 2023 yılından bu yana devam eden ihya ve restorasyon çalışmalarının yarısını tamamladıklarını belirterek, “2027’nin sonunda inşallah burası güzel bir açılışla Edirne, Türkiye ve uluslararası kamuoyunun hizmetine sunulacak. Ümit ediyorum ki bir bütün olarak saraydan başlayacak bu dalgalanma Edirne özelinde ülkemizin medeniyeti ihya çalışmalarına büyük bir katkı sunacaktır diye düşünüyorum” dedi.

Osmanlı Padişahı 2'nci Murad döneminde 1450 yılında yapımına başlanan ve Fatih Sultan Mehmet döneminde tamamlanan Edirne Sarayı, savaş, deprem ve yangınlar sonucu ya tahribata uğradı ya da yıkıldı. Cihannüma Kasrı, Adalet Kasrı, Kum Kasrı, hamam, mutfak ve saray giriş kapısının bir bölümü her şeye rağmen günümüze kadar ulaştı. Ayakta kalan yapılar ile kaybolan diğer kısımların ayağa kaldırılması için Kültür ve Turizm Bakanlığı, Edirne Valiliği ve Trakya Üniversitesi, alanda yaklaşık 15 yıl önce ortak kazı ve restorasyon çalışması başlattı. Çalışmalar sonrası mutfak ve hamam restore edildi. Daha önce Trakya Üniversitesi tarafından yapılan kazı çalışmaları, 18 Ekim 2022'de Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar Başkanlığı'na devredildi. Milli Saraylar Başkanlığı'nca 2023 Ocak ayında oluşturulan 5 yıllık master plan çerçevesinde tarihi saray alanında ihya ve restorasyon çalışmalarına start verildi.

MASTER PLANIN YARISI TAMAMLANDI
Master planının yarısı tamamlanan ihya ve restorasyon çalışmalarında; sarayın Cihannüma Kasrı’ndan sur duvarlarına, Arz Odası’ndan Mahmudiye Kışlası’na uzanan alanında büyük dönüşüm devam ediyor. Dört ana etap halinde yürütülen master plan kapsamında; saray yapılarının restorasyonu, Mahmudiye bölgesinde müzecilik uygulamaları, doğal yaşam alanlarının düzenlenmesi ve tarihî bahçelerin ihyası eş zamanlı olarak sürdürülüyor. Edirne Sarayı’nın ihyası, Milli Saraylar Bilim ve Değerlendirme Kurulu rehberliğinde mimar, mühendis, restoratör ve uzmanlardan oluşan ekiplerle yürütülüyor. Restorasyon ve kazı dahil olmak üzere günlük ortalama 300 personel sahada görev alıyor.

‘CİHANNÜMA KASRI’NDA SONA GELİNDİ’
Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar Dairesi Başkanı Yasin Yıldız, Edirne'ye gelerek sarayda yapılan çalışmaları inceledi. Yaklaşık bin 200 dönüm alanda restorasyon ve ihya çalışmalarının sürdüğünü belirten Yıldız, “Burada milli saraylar olarak master planımız çerçevesinde çalışmaları üç grupta topladık. Birincisi; içinde bulunmuş olduğumuz Sarayı Cedide-i Amire alanı; burası özellikle kadim dönemden, Fatih Sultan Mehmet ve 2’nci Murat'ın yaptırmış olduğu Sarayı Cedide-i Amire’nin bulunduğu alan. Bu alanda 11 tane yapı restore ve ihya edilebilecek duruma getirildi. Bu çalışmalarda önemli bir merhaleyi bitirdik. Özellikle su maksemi ve namazgahın çalışmaları tamamlandı. Cihannüma Kasrı, onunla birlikte Kum Hamamı ve Arzu Odası’yla Babüssade'de de çalışmalar 1-2 ay içinde tamamlanacak seviyeye getirildi” dedi.
‘500 METRELİK AVLU DUVARLARI TAMAMLANDI’
Sarayın sınırlarını oluşturan 500 metrelik avlu duvarlarının tamamlandığını anlatan Yıldız, “Sarayı Cedide Amire bölümünde yapılan çalışmalarda kum meydanı dediğimiz bölümde yaklaşık 500 metre sur duvarının kazı ve ihya çalışmalarını bitirdik. Bu, 3 yılın içinde kazı çalışmaları kurumumuzun oldukça önemli bir mesaisini aldı. Buradaki görmüş olduğunuz yapıların bugün ayakta olanlarının da büyük bir kısmı temel seviyesindeydi. Dolayısıyla Sarayı Cedide-i Amire de bundan sonraki aşamada önümüzdeki en önemli zorluk olarak karşımızda duruyor. İçinde bulunduğumuz alay meydanında görmüş olduğunuz gibi aynı bu arkadaki duvarlardan bu alay meydanında da bulunuyordu. Bunların belgeleme, plan, proje, arşiv, röle çalışmaları tamamlandı. Kazıyla desteklenen bölümlerinin ihyasına geçmek üzereyiz. Bu noktada içinde bulunduğumuz alay meydanını çevreleyecek ve Bab-ı Hümayun'la birlikte toplam 800 metre sur duvarının daha yapımına girişeceğiz. Aynı şekilde hemen arkada Cihannüma'nın arkasında yer alan Çeşme Meydanı da çalışmalarımızın bundan sonraki etabında yine sur duvarlarına kavuşacak bölüm olacak” diye konuştu.

MAHMUDİYE KIŞLASI MÜZE VE KÜTÜPHANEYİ BARINDIRACAK
Yakın döneme kadar kapalı cezaevi olarak kullanılan, 19’uncu yüzyıl yapısı Mahumidye Kışlası’nın da 20 bin metrekare kapalı, 80 bin metrekare bahçesiyle ihya edildiğini dile getiren Yıldız, “Burası da biz 3 yıl önce devraldığımız dönemde 900’ü aşkın mahkumun içinde barındığı bir hapishaneydi. Tahliye çalışmaları tamamlandı ardından geçtiğimiz yıl plan ve proje çalışmalarını nihayete erdirdik ve görmüş olduğunuz gibi orada da restorasyon çalışmaları başladı. Bu alan bizim için çok önemli. Yaklaşık 80 bin metrekare üzerine kurulmuş, 25 bin metre kapalı alanı olan muazzam bir kışla. Ülkemiz açısından şöyle bir önemi de var; hemen hududumuza ilk giren yabancı misafirlerin veya gurbetçilerimizin ilk karşısına çıkan tarihi eserlerden bir tanesi. Bu yönüyle burada yaptığımız çalışmaları, bu misyona uygun yürütüyoruz. Planlanan çalışmalar tamamlandıktan sonra inşallah içerisinde özellikle milli saraylar koleksiyonlarına ait, Edirne'de kullanılmış koleksiyonlara ait çok seçkin eserlerin içinde bulunacağı bir müze olacak. Bununla birlikte içinde milli saraylar araştırma merkezinin bir bölümü ve Edirne üzerine, özellikle Edirne ve kültürel miras üzerine çok nitelikli bir kütüphaneyi bünyesinde barındıracak” dedi.

‘PEYZAJ ASLINA UYGUN ŞEKİLDE YAPILIYOR’
İhya ve restorasyon çalışmaları kapsamında, üçüncü etapta sarayın bahçesiyle ilgili düzenlemelerin yapılacağını kaydeden Yıldız, “Buraların hepsinin aslına uygun şekilde peyzaj projeleri yapılıyor. Şu an itibariyle yürüttüğümüz kazı çalışmalarının da önemli bir kısmı buna yöneliktir. Özellikle Sarayı Cedide-i Amire bölümünde çok ciddi altyapılarla karşılaşıyoruz. Su yolları, bazı yapı kalıntılarının altyapıları bunların hepsi özenle konservasyonu yapılıp, peyzaj projesine işleniyor. Kamuoyunun malumu olduğu gibi burada zaten biliyorsunuz Balkan Savaşları döneminde şehitlerimizin olduğu bir tarihi vaka. Buna biz de rastlıyoruz” ifadelerini kullandı.

‘DÜNYAYA ÖRNEK OLACAK’
Sarayın ihya ve restorasyonu bitiminde sadece Türkiye ölçeğinde değil, uluslararası ölçekte, tarihi miras yönetimi anlamında çok değerli bir hazinenin dünyaya örnek olacağını belirten Yıldız, “Bu konuda da yalnız değiliz. Evvelki ay yapmış olduğumuz uluslararası milli saraylar sempozyumuna katılan 22 ülkeden müze direktörlerinin üzerinde en fazla durduğu proje de bu olmuştur. Uluslararası paydaşlarımızın da heyecanla beklediği bir projedir. Bu proje yerel ölçekli bir proje değil. Ulusal hatta uluslararası ölçekte bir projedir. Bu nedenle bu projenin önünü açan Sayın Cumhurbaşkanımıza da huzurlarınızda teşekkür ediyorum” dedi.

‘KIRKPINAR SARAY’DAN UZAK OLMAYAN BİR NOKTADA YAPILACAK’
Sarayın Tunca’nın yanında kalan Tavuk Ormanı, Has Bahçe ve Kırkpınar Er Meydanı kısmına da değinen Yıldız, “Şu an Edirne Valiliğimizle, Edirne Belediyemizde ve ilgili bütün kamu kurum kuruluşlarıyla bu alanla ilgili de çözümlerimizi ulaştırmaya ve bu alanın da ihyasını yapmaya çalışıyoruz. Çünkü tavuk ormanı Türkiye'de günümüze ulaşmış tek saray ormanıdır. Bunun örneklerini Viyana'da, Londra'da, Paris'te görebilirsiniz. Ama ülkemizde bundan başka kalmamıştır. Bu yönüyle çok değerlidir. Dolayısıyla Edirne'deki tüm muhataplarımız da konunun farkında. İnşallah el birliğiyle oraları da bu çalışmaya dahil edip söylemiş olduğum gibi Türkiye'nin en büyük tarihi kültürel miras ihya projesini hep birlikte tamamlayacağız. Kırkpınar Güreşleri sadece Edirne'nin değil, ülkemizin somut olmayan kültürel mirası. Bu konuda ülkemizin bütün kurumları gerekli hassasiyete sahip. Bu noktada da Edirne'deki bütün paydaşlarımızla çok güzel bir iletişimimiz var. Tabi ki saraydan çok uzak olmayan bir noktada bu yapılacak. Şu an ilgili bakanlıklarımız da bu konuda çalışıyor” diye konuştu.

‘2027’NİN SONUNDA AÇILACAK’
Edirne Sarayı’nı, 2027’nin sonunda tamamlayarak açılışını yapmayı planladıklarını da belirten Yıldız, “2027’nin sonunda inşallah burası güzel bir açılışla Edirne, Türkiye ve Uluslararası kamuoyunun hizmetine sunulacak. Bizim burada tabi 3 yıl boyunca bu çalışmaları yürütürken bir yandan da Edirne'nin sirkülasyonu, Edirne'ye gelen turist gruplarıyla ilgili ayrıntılı araştırmalarımız ve fizibilite çalışmalarımız devam ediyor. Bu kapsamda burada oldukça vaatkar bir durumla karşı karşıyayız. Ümit ediyorum ki bir bütün olarak saraydan başlayacak bu dalgalanma Edirne özelinde ülkemizin mirasının ülkemizin medeniyeti ihya çalışmalarına büyük bir katkı sunacaktır diye düşünüyorum” dedi.

















