Rehber Köpekler Derneği Başkanı Tunçer: Türkiye'de aktif 8 rehber köpek bulunuyor; 300 görme engelli sırada bekliyor
Türkiye’de görme engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmak ve onlara yardımcı olmak için eğitilen rehber köpeklerin sayısı 8. 7 köpek ise terapi köpeği olarak hizmet veriyor. Bir köpeğin eğitimleri ise sürüyor. Gönüllü ailelerin yanında 2 yıl boyunca kalan ardından dernekte 1 aylık eğitimden geçirilen rehber köpekler, sahiplerine günlük yaşamda güvenli ve bağımsız hareket etme imkanı sağlıyor. Rehber Köpekler Derneği Başkanı Nurdeniz Tunçer, "Gönüllülere ihtiyacımız var, köpek bağışına ihtiyacımız var. Bu bir lüks değil ama rehber köpek gerçekten göremeyen kişiye güvenli bir şekilde yürüme, güvenli bir şekilde toplumda yer almayı sağlıyor. Göremeyen kişiler sayının artmadığını sürekli söylüyor ama sizlerin de bizimle birlikte olması lazım. Sizin de taleplerinizi artırmanız gerekiyor. Sırada 300 kişi var ama bunu isteyen daha fazla kişi olduğunu biliyoruz; başvurularını bekliyoruz" dedi.

Türkiye'de 2014 yılında çalışmaya başlayan Rehber Köpekler Derneği, görme engelli bireylerin yaşamını kolaylaştıran rehber köpeklerin sayısını artırmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Görme engelli bireylerle eşleştirilen ve 1 aylık alışma süreci geçiren rehber köpeklerin mama, veteriner ve bakım giderleri ömür boyu dernek tarafından karşılanıyor.

'KÖPEK BAĞIŞINA İHTİYACIMIZ VAR'
Türkiye'de farkındalık yarattıklarını belirten Rehber Köpekler Derneği Başkanı Nurdeniz Tunçer, "Biz herşeyin ilkini yaşadık. Rehber köpek nedir, nasıldır anlattık, nabız yokladık. Bunun olabileceğini anladıktan sonra diğer rehber köpek adaylarımızı yetiştirmeye başladık. Türkiye'deki farkındalığı yarattık; bu anlamda ilk sivil toplum kuruluşuyuz ve misyonumuz aslında rehber köpek yetiştirmenin yanı sıra, bu bağlamda rehber köpekler nasıl yetişir, toplumda nasıl yer alır, yasal süreçler nasıldır ve kamuoyundaki bilinirliğini artırmak. Hedefimize yaklaştık diyebilirim ama daha çok çalışmamız gerekiyor. Rehber köpeklerin sayısının artması için farkındalığın daha da iyi olması gerekli. Gönüllülere ihtiyacımız var gönüllü ailelere ihtiyacımız var; köpek bağışına ihtiyacımız var. Bu bir lüks değil ama rehber köpek gerçekten göremeyen kişiye güvenli bir şekilde yürüme, güvenli bir şekilde toplumda yer almayı sağlıyor" dedi.
'TÜRKİYE'DE AKTİF ÇALIŞAN 8 REHBER KÖPEK 7 TERAPİ KÖPEĞİMİZ VAR'
Başkan Tunçer, "10 yaşında görme kaybım başladı, yüzde 80 bir hafta içinde kaybettim. 30 yaşına kadar görme oranım stabildi. 30 yaşından sonra görme kaybımın oranı çok yükseldi ve tam o sırada rehber köpek kavramıyla tanıştım. Aktif çalışan Türkiye koşulları içerisinde, Türkiye'de 8 tane rehber köpek var; 7 tane terapi köpeğimiz var, her 5 köpekten biri gibi diyebiliriz. Şu an gönüllü ailemiz aday olarak 4 tane var, yeni köpeklerimiz gelecek, yeni rehber köpeğimiz olacak son safhada, 4 de gönüllü ailemiz var" ifadelerini kullandı.

'DÜNYADA REHBER KÖPEK SAYISI 35-40 BİN CİVARI'
Tunçer, "Göremeyen kişilere karşı algının biraz daha yükselmesi gerekiyor. Bu toplumda hepimiz varız. Birlikte yaşayabilmek için erişilebilirlik kurallarının daha iyi uygulanması ve toplumda insanların göremeyen kişilere karşı algının daha da iyi hale gelmesi lazım. Standartların dışına çıkmadan çok daha fazla kurum ve kuruluşun bu projeye iştirak ederek sayının artması gerekiyor. İnsanların dışarı çıkması gerekiyor. Biz farklı olabiliriz, görme engelli olabiliriz ama biz de bu toplumun parçasıyız. En önemlisi eğitim; eğitimle aşılamayacak engel yoktur diyorum. Dünyada rehber köpek sayısını 35-40 bin civarı diye biliyorum ve gerçekten rehber köpekler hayatı kolaylaştıran gerçek dostlarö diye konuştu.

'SIRADA 300 KİŞİ VAR'
Tunçer, "Önümüzdeki dönemde uzun vadeli hedefimiz sürdürülebilirliği sağlamak, kurumsallaştırmak; bunun sonraki aşamada kendi başına yürür hale gelmesini sağlamak. Bunun için eğitmen sayısının artması gerekiyor, kaynakların artması gerekiyor. Sürdürülebilir kaynakları hedefliyoruz ve daha fazla da gönüllü aileye, gönüllüye ihtiyacımız var. Biz sizin için buradayız, birlikte varız. Göremeyen kişiler sayının artmadığını sürekli söylüyor ama sizlerin de bizimle birlikte olması lazım. Sizin de taleplerinizi artırmanız gerekiyor. Sırada 300 kişi var ama bunu isteyen daha fazla kişi olduğunu biliyoruz; başvurularını bekliyoruz" dedi.

'BİR CANLIYLA İLERLEMEK KEYİFLİ VE İNSANI RAHAT ETTİREN BİR DUYGU'
Bir aylık eğitim sonrası rehber köpekle yaşamına devam eden Nazan Onat ise, "2018 yılında Rehber Köpekler Derneği ile tanıştık, daha sonrasında da görüşmek için randevu aldık. Beraber yaptığımız görüşmenin neticesinde bizimle ilgili bilgiler alındı; yürüyüş tempomuz, boyumuz, kilomuz, yaşam standartlarımız gibi. Daha sonrasında da uygun bir köpekle eşleşebilmek için bekleme sürecine girdik. Eğitimimiz yaklaşık 1 ay kadar sürüyor; 15 gün yatılı, 15 gün de bizim yaşam alanımız içerisinde; iş yerimiz, evimiz, en çok gittiğimiz mekanlar üzerinden çalışmalarımız oluyor. Eğer köpekle ben, o 1 hafta yalnız başımıza sorunsuz ilerleyebiliyorsak, daha sonrasında da artık tamamen köpek bana geçmiş oluyor.

Herşeyden önce yaşama daha güvenli bakabilmemizi sağladı çünkü çok pozitif canlılar ve bizim yaşamımızı da çok olumlu anlamda geliştiriyorlar. Kendinizi daha güvende hissediyorsunuz. Daha öncesinde bir beyaz baston eğitimi de almıştım ama bir canlıyla ilerlemek çok daha keyifli ve insanı rahat ettiren bir duygu. O sizin adınıza herşeye karar veriyor; hangi yolun daha güvenli olduğunu, hangi yerden daha rahat gidebileceğinize dair ve siz sadece köpeğe güvenmekle mükellefsiniz. Geri kalan herşeyi o hallediyor. Bir görme engellinin sorunsuz ilerleyebilmesi için tüm konforu almış oluyorlar. O nedenle ben çok mutluyum ve Shadow ile beraber ilerlediğimiz için kendimi çok şanslı hissediyorum. Köpeğimin adı Shadow. Yaklaşık 2 senedir beraber yaşıyoruz; Haziran ayında tam 2 sene olacak. Şu anda 4 yaşında. Shadow hayatımıza girdiğinden beri eşim de kendini çok rahat hissediyor; güvenle bizi rahat bırakabiliyor. Biz de keyifliyiz, psikolojik olarak da çok faydasını gördük, yaşam konforu açısından da çok büyük faydalarını gördük" dedi.

'24 SAAT BENİMLE BERABER'
Onat, "Shadow 24 saat benimle beraber, iş yerinde de beraberiz. Ben kamu kuruluşunda çalışıyorum, devlet memuruyum. Doktor hatasıyla yaşadığım bir süreçten ötürü yaklaşık bir 20 yıldır görme kaybı yaşıyorum. Bu 20 yıllık süreçte işte bazen nakillerle gördüğüm süreçlerim var ama yaklaşık 8 yıldır artık tamamen görme yetimi kaybetmiş durumdayım. Shadow hem dostum hem gözüm. Shadow birçok şey oldu aslında. Bize başka bir pencere açtılar. Eşleşebildiğimiz için kendimi çok şanslı hissediyorum. Derneğimizle iyi ki tanışmışız. Umarım insanlar durumun çok daha farkında olur. Çok sık dışarı çıkmaya çalışıyoruz; farklı şehirler, farklı alanlara gidiyoruz. O bilinci uyandırmaya çalışıyoruz. Daha fazla köpek, daha fazla görme engelli sokaklarda olsun" ifadelerini kullandı.

'KÖPEKLERİMİZ BAĞIŞ YOLUYLA GELİYOR'
Rehber Köpek ve Hareketlilik Eğitmeni Burcu Bora, "Türkiye'de aktif olarak çalışan 8 rehber köpeğimiz, 7 de terapi köpeğimiz var ve bir tane de köpeğimiz şu an rehber köpek eğitimi alıyor. Rehber Köpekler Derneği olarak Golden Retriever ve Labrador Retriever ırklarını tercih ediyoruz. Bunlar Türkiye coğrafi şartlarına uygun ırklar, hızlı eğitilebiliyorlar, sosyal köpekler ve aynı zamanda çift kürklü olmalarından kaynaklı olarak coğrafi şartlarımıza ve iklim şartlarımıza uygun ırklar. Eğitim aşamalarımızı ilkokul, ortaokul ve lise eğitimi olarak ele alıyorum. İlkokul eğitimi, köpeklerimiz bize bağış yoluyla geliyorlar. Onlara bir yavru eğitim testi yapıyoruz. Bu testi geçen köpeklerimiz ilkokul eğitimi olan gönüllü ailelerimize gidiyorlar. Gönüllü ailelerimiz de gönüllüler isimlerinde de geçtiği gibi. Biz onların mama ve veteriner masraflarını derneğimiz ve sponsorlarımızla birlikte karşılıyoruz. Onlardan istediğimiz şey köpeğimizin refahını sağlamak, benim vermiş olduğum eğitim sistemini uygulamak ve daha gönüllü bakıcı aile olmaya karar vermeden önce verdiğimiz kitapçığı incelemeleri" dedi.

'15 GÜNLÜK EĞİTİMİ BAŞARIYLA GEÇERSE İKİNCİ AŞAMAYA GEÇİYORUZ'
Derneğe başvuran görme engellilerle görüşme gerçekleştirdiklerini belirten Bora, "Köpeğimizin boyu, kilosu, yürüyüş hızı, hangi kadın sesten mi hoşlanıyor, erkek sesinden mi hoşlanıyor, o tınıları önemli oluyor. Ona göre bir görme engelli buluyoruz. Bu süreçte aynı zamanda görme engellinin boyu da çok önemli oluyor. O yüzden derneğimize başvuran görme engellilerimize 4 ila 7 defa bir görüşme sağlıyoruz. Burada aynı zamanda ev ziyaretini de gerçekleştiriyoruz. Mükemmel bir eşleştirme yapmamız gerekiyor. O yüzden de köpeğimizle görme engellimiz benimle birlikte 15 gün geçiriyorlar. Totalde 1 aylık bir eğitim sürecimiz oluyor. 15 günlük eğitimi başarıyla geçerse görme engellimiz ve köpeğimiz, ikinci aşamaya geçiyoruz. Orada da 2 haftalık bir eğitim süreci oluyor. Bu tamamen görme engellinin hayatına yönelik oluyor. Bu 1 aylık eğitim bittikten sonra 1 hafta ben görme engellimi ve köpeğimi izin veriyorum; bensiz yapabiliyorlar mı diye bakıyoruz. Bu süreçte de eğer bana ihtiyaçları yoksa onlarla birlikte de artık 6 aylık ve senelik kontrollerimizi gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı.

'AMACIMIZ REHBER KÖPEK OKULUMUZUN OLMASI'
Bora, "Rehber köpeklerimiz havlamaz, ısırmaz ve insanların üzerine atlamaz. Bunlar üzerine eğitim alıyorlar. Bu eğitimden genelde 2 yaşında mezun oluyor. Benden mezun olduktan sonra da görme engelliyle yaşamaya başlıyorlar. Genelde bağış yoluyla köpeklerimiz geliyor. Bu da bazen tanıdıklardan bazen de aslında derneğimizi duyup bizimle iletişime geçen insanlardan sağlanıyor. Bağış yoluyla sahipleniyoruz, gidiyoruz biz yavrulara test yapıyoruz. Testin sonucunda hangisi geçerse derneğimizin bünyesine noter huzurunda sahipleniyoruz. Türkiye'de aktif olarak görev yapan 8 tane rehber köpek ve kullanıcısı var. Biz burada eğitimlerimizi gerçekleştirmiyoruz, tamamen sokaklardayız. Kar, yağmur, çamur demeden, sıcaklık demeden köpeklerimizle yaklaşık günde minimum 9-10 saat çalışıyoruz, tabii onlar da çalışmak isterse. Amacımız bir rehber köpek okulumuzun olması, daha fazla eğitmenin olması ve daha fazla rehber köpek adayının olması. Rehber köpekler iyi ki var, onların farkındalığının daha da fazla artacağına ve insanların bunu daha hızlı öğreneceğine inancım hala var" diye konuştu.





