Altay bebeğin ölümünde iddianame kabul edildi; 2 tutuklu sanık için müebbet hapis istendi
İzmir'in Konak ilçesinde, dairede yapılan ilaçlama sonrası Altay Toprak Kınalı'nın (1) ölümüne ilişkin tutuklu 2 sanık hakkında 'kimyasal silah kullanarak kasten öldürme' suçundan ayrı ayrı müebbet ile 5 kişinin zehirlenmesine yönelik ise 'silahla kasten yaralama' suçundan ayrı ayrı 4'er yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Olay, 11 Kasım 2024'te Konak ilçesi Kahramanlar Mahallesi 1413 Sokak'taki apartmanda meydana geldi. 4 katlı binanın en üst katında oturan aile, dairede ilaçlama yaptırdı. Tüm bina sakinleri ilaçlamanın ardından rahatsızlandı. İhbar üzerine adrese AFAD Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (KBRN) uzmanları ile itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. 3'üncü katta oturan 1 yaşındaki Altay Toprak Kınalı, annesi Raziye Kınalı, babası Recep Kınalı ve apartmanda yaşayanlardan üniversite öğrencisi Gizem Umay ile Yurdaer Çelikörs hastaneye kaldırıldı. 5 kez kalbi duran ve yeniden çalıştırılan Altay Toprak Kınalı, 3 gün sonra hayatını kaybetti. Kınalı çifti ile Gizem Umay ve Yurdaer Çelikörs, tedavileri sonrası taburcu edildi. Altay bebek, otopsisinin ardından Pınarbaşı Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Olaya ilişkin soruşturma kapsamında 3 kişi, polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Temizlik ve ilaçlama şirketinin sahibi ziraat mühendisi Bülent Öz ile ilaçlamaya yardımcı olan Eyüp Gödelezli çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı, işe aracılık ettiği belirlenen Ethem Gödelezli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bir süre sonra Öz ve Eyüp Gödelezli de adli kontrolle serbest kaldı.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında AFAD ekiplerinin incelemesinde; binanın ilaçlanmasında kullanılan maddelerin yerleşim merkezinde kullanılmaması gereken tarım ilacı niteliğinde maddeler olduğunun tespit edildi. Evdeki ilaçlamada, insan sağlığına zararlı olan 'Kingphos' ve 'Grainphos' adlı tarım ilaçlarının kullanıldığı belirlendi.
YENİDEN TUTUKLANDILAR
Kesin ölüm nedenine ilişkin Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu 1'inci Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan istenen mütalaa da soruşturma dosyasına girdi. Hazırlanan mütalaada bebeğin ölümünün, binadaki böcekler için uygulanan ilaca bağlı zehirlenmeyle meydana geldiği yönünde görüş bildirildi. Adalet Bakanlığı 5’inci Adli Tıp İhtisas Kurulu ise minik Altay'ın kimyasal fosfin gazına maruz kalması sonucu hayatını kaybettiği yönünde mütalaa verdi. Gelen bu raporların ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, daha önce tutuklanıp, adli kontrol şartıyla serbest bırakılan ilaçlamayı yapan şirketin sahibi ziraat mühendisi Bülent Öz ile ilaçlamaya yardımcı olan Eyüp Gödelezli hakkında yeniden gözaltı talimatı verdi. Geçen günlerde polis tarafından gözaltına alınan Öz ve Eyüp Gödelezli, çıkarıldıkları İzmir 4'üncü Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı.
'GAZ ÖLÇÜMLERİ ÇOK YÜKSEK'
İddianamede ilaçlama yapılan ikamette yatalak olduğu öğrenilen G.K.'nin rahatsızlanıp hastaneye yatışının yapıldığı, bu sebepten ötürü kızlarının evi ilaçlatmak istediği belirtildi. Bunun üzerine M.E. ve S.G.'nin daha önce tahtakurusu için ilaçlama yaptırdığı Ethem Gödelezli'yi arayıp ilaçlama için 13 bin liraya anlaştığı belirtildi. Eyüp Gödelezli ve Bülent Öz'ün ikamette ilaçlama yaptıkları, ilaçlama işlemi sonrasında Gizem Umay, daire 3 sayılı adreste ikamet eden Raziye Kınalı, Recep Kınalı ve Altay Toprak Kınalı'nın ayrıca ikametgaha gelen Derin Kınalı'nın zehirlendiği aktarıldı. Altay Toprak'ın daha sonra hayatını kaybettiği iddianamede yer buldu. AFAD görevlileri tarafından yapılan incelemeler neticesinde yapılan gaz ölçümünde gaz değerlerinin olması gerektiğinden çok yüksek seviyede olduğunun tespit edildiği de iddianamede belirtildi.
'İNSAN YAŞAM ALANINA UYGUN İLAÇ SEÇİLMEDİ'
İddianamedeki bilirkişi raporunda, fumigasyon ilaçlama yapılan dairede ve binada sistematik bir şekilde çalışılmadığı, insan yaşam alanına uygun ilaç-fumigant seçilmediği ve fumigasyon-ilaçlama adımlarına uyulmadığı yer aldı. Ayrıca binada yaşayanlarla toplantı düzenlenip, işin ciddiyetinin anlatılmadığı, binadaki insanların tam olarak binadan çıkarılmadan ilaçlanacak yerde diğer dairelere gaz sızıntısını önleyecek gerekli izolasyon sağlanmadan ve binadaki diğer dairelerde gerekli önlemler alınmadan ilaçlama yapıldığı belirtildi. İlaçlama yapılırken ve sonrasında binada zehirli gaz ölçüm ve kontrolleri yapılmaksızın, binada bazı dairedekilerin yaşamlarını sürdürdükleri, bazılarının da gaz değerleri bilgisinden mahrum olarak bekleme süresi dolmadan binaya döndüğü ve neticede elim vakanın meydana geldiğinin altı çizildi.
2 SANIK MÜEBBET HAPİS İSTEMİYLE YARGILANACAK
Olayın meydana gelmesinde; binada, insan yaşam alanında kullanılmaması gereken türden ilaç kullanılması, apartmanda yaşayanlara uyarı yapılmaması, izolasyon tedbirlerinin alınmaması, ilaçlamadan sonra gaz ölçümleri yapılmaması gibi etkenler nedeniyle firma sahibi Öz'ün ana sorumlu olduğu vurgulandı. Eyüp Gödelezli'nin ise ilaçlama işlemlerinde dikkatsiz ve tedbirsiz davranışıyla olayın meydana gelmesinde etken olduğu belirtildi. Tüm dosya ve deliller ışığında savcı, Öz ve Eyüp Gödelezli hakkında 'Kimyasal silah kullanarak kasten öldürme' suçundan ayrı ayrı müebbet ile 5 kişinin zehirlenmesine yönelik ise 'Silahla kasten yaralama' suçundan 20’şer yıla kadar hapis isteminde bulundu. İlaçlamayı yaptıranlar için ise ceza istenmedi.
Hazırlanan iddianame ise, İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. Sanıklar önümüzdeki günlerde yargılanmaya başlanacak.










