Evinde eşiyle gördüğü kişiyi öldüren başkomisere 10 yıl 2 ay hapis
Elazığ’da, evine geldiğinde eşi F.K. ile gördüğü Orhan Ö.’yü (44) tabancayla vurarak öldüren başkomiser Metin K., çıkarıldığı mahkemede 10 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Olay, 5 Eylül 2025’te öğle saatlerinde, Çaydaçıra Mahallesi’ndeki sitede meydana geldi. Evine gelen başkomiser Metin K., içeride eşi ve Orhan Ö.’yü görünce tartışma çıktı. Metin K., belindeki tabancayla Orhan Ö.’ye ateş etti. Kurşunların isabetiyle Orhan Ö. yığıldı. İhbarla adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlıkçıların kontrolünde Orhan Ö.’nün öldüğü belirlendi. Orhan Ö.’nün cenazesi, otopsi için Fırat Üniversitesi Hastanesi’nin morguna götürüldü. Gözaltına alınan başkomiser Metin K., işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı nöbetçi mahkemede adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. Savcılığın itirazı üzerine Metin K., tutuklandı. F.K. ise savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakıldı.
KARAR DURUŞMASI
Elazığ 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında, tutuklu sanık Metin K., eşi F.K. ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. Duruşmada Metin K., Orhan Ö.’nün bıçakla kendisine saldırdığını ve kendisini savunmak için ateş ettiğini belirterek, “Şahısla karşılaştığımızda bağırarak 'Sen kimsin, ne arıyorsun' dedim. O da bana 'Benim kim olduğumu eşine sor' dedi. Eşim o esnada 'Durun yapmayın, biz arkadaşız. Konuşmak için çağırdım' diye bağırıyordu. Maktul 'Seni geberteceğim' diyordu. Kadınla maktul arasındaki gayriahlaki boyutu boğuşurken idrak ettim. Kendi evimde böyle bir ahlaksız durumun yaşandığını anladım ve bıçaktan kendimi kurtarmaya çalışıyordum. O esnada kadından da bir hamle gelir mi diye düşünürken eşim F.'ye 'Odaya girme' diye bağırdım. Bağırmamın sebebi bunların arasındaki ilişkiden dolayı ‘kadın odaya girerse bana saldırır mı’ diye düşünmemden dolayıdır. O anda korku, telaş ve panik vardı. Daha sonra boğuşarak yere düştük. Bıçağı almak için müdahale ettim ama alamadım. Kendimi geriye iterek şahıstan o esnada ayrıldım. Şahıstan uzaklaştıktan sonra beylik silahımı çekme fırsatı yakaladım. Maktul de yerdeyken elindeki bıçakla bana doğru hamle yaptığı esnada hedef gözetmeksizin yerdeyken, yere doğru 3 veya 4 el ateş ettim. Mermilerin maktule isabet ettiğini anladım. Yaşanan vahim olayın telaşıyla silahımı güvenli hale almak istedim, şarjörü çıkarmayı unutmuşum, sürgüyü çekip bıraktım. O sırada silahta kalan 4-5 mermi yere düşmüş” diye konuştu.
‘HİÇBİR ZAMAN KUŞKUM OLMADI’
F.K.’ye dair daha önce şüphesi olmadığını belirten Metin K., “Hem psikolojik olarak hem de fiziksel olarak kendimi toplamaya çalıştım. Sonra kadına döndüm, 'Bu yaşadığımız olaya bak. Polisi arayacağım' dedim. Sonra ‘Eşlik görevini yapamadın, bundan sonraki süreçte bari çocuğa iyi bak' diyerek polisi aradım. Polislerin ardından ablamı aradım. Asayiş birimi müdürünü aramıştım, olayı anlattım. 'Silah kullanmak zorunda kaldım' dedim. Daha sonra polis ekipleri geldi, ifade için emniyete gittik. Olay bu şekilde olmuştur. Yaşanan bu olayda öldürme kastım yoktur. Tamamen hayatıma yönelen tehditten kurtulmak, kendimi savunmak amacıyla son çare olarak üzerimde bulunan beylik silahını kullandım. Yaşanan bu olayda sanık pozisyonunda bulunuyorum ama benim konudan dahi haberim yoktu. Kimseyi öldürme kastım yoktur. Olayın böyle sonuçlanmasını istemedim. Geldiğimiz nokta itibarıyla işimden, çocuğumdan ayrı kaldım. Böyle bir duruma kimse düşmek istemez. Eşimin kafasındaki şişlikle benim bir alakam yoktur. Eşimin beni aldattığına dair hiçbir zaman bir kuşkum olmadı. Olay günü de, önceki zamanlarda da ailevi huzursuzluğumuz vardı ama aldattığı yönünde hiçbir şüphem oluşmadı. Maktulü ilk defa gördüğüm yer olay yeridir. Daha önce hiçbir şekilde tanışmadık. Maktul eşime 'Eşin eve gelecek mi, gelirse de tanışırız' demiş zaten mesajlarda. Olayda maktulle aramızda 70 santimetre mesafe vardır tahminen. Ben onu öldürmesem o beni öldürecekti” diye konuştu.
‘SOSYAL MEDYADAN TANIŞTIK’
F.K. ise duruşmada, "İsmini ‘Serdar’ olarak bildiğim şahısla sosyal medya üzerinden tanıştım. 2025 Mayıs ayında tanıştık, 1 ay kadar yazıştık. Daha sonra temmuz ayında yüz yüze 1 defa parkta, 1 defa da arabada görüştük. Ben bu şahısla görüşmek istemedim. Ağustos ayında ve olaydan 1 gün önce maktul bana mesajlar atmış, ben mesajları görmedim. Elazığ'a gelerek konuşmak istediğini söylemiş. 'Eşinin karşısına çıkarım, gerekirse onunla konuşurum' dedi. Ben mesajları olay günü saat 07.00-09.00 arasında gördüm. Dışarıda görüşmenin tehlikeli olacağını düşündüğüm için 'Evde görüşelim' dedim. Evde konuşma devam ederken Metin beni aramış, o sırada aramızdaki ilişkinin bitmesi gerektiğini anlatıyordum. 20 dakika falan konuştuk. Daha sonra kapı çalmaya başladı. 'Metin içeri girdiğinde onu balkona alacağım. Sen giyinme odasına saklan, o sırada kapıdan çıkarsın' dedim. Vestiyerden Serdar'ın ayakkabılarını aldım ve giymesini söyledim. ‘Metin balkondayken çıkarsın’ dedim. Kapıyı açtım. O arada kapıyı kilitlediğim için Metin içeri girememişti. Metin giyinme kapısı kapalı olduğu için açmaya çalıştı. O sırada 'Kapı niye kapalı' dedi. Kapıyı aralayınca içeri bıçakla giren Serdar, kapının aralığından bıçakla Metin’e saldırmaya başladı. Aralarında boğuşma başladı. Serdar bıçağı Metin’in omuz ve boyun bölgesine doğru saplamaya çalışıyordu. Eşime Serdar için 'Biz arkadaşız' dememe rağmen Serdar halen saldırıyordu. Serdar bıçağı bırakmayınca boğuşma devam etti. Metin, Serdar'a 'Sen kimsin, ne işin var' diye soruyordu. Serdar da bıçağı savurarak 'Sen bunları karına sor' diyerek saldırmaya devam ediyordu. Serdar ve Metin yüzüstü pozisyonunda yere düştü. Serdar bıçakla saldırmaya devam ediyordu. Metin bir ara geri çekilince silahı çekip yere doğru aralıksız ateş etmeye başladı. Silah seslerini 2 veya 3 defa duydum. Kurşunların Serdar'a gelip gelmediğini görmedim" dedi.
Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Metin K.’ye iyi hal ve üst halden haksız tahrik indirimi uygulayarak 10 yıl 2 ay hapis cezası verdi.








