Geri Dön
GündemKırmızı bültenle aranırken yakalanan DEAŞ'lıya 15 yıl hapis talebiyle dava

Kırmızı bültenle aranırken yakalanan DEAŞ'lıya 15 yıl hapis talebiyle dava

Interpol tarafından kırmızı bültenle aranırken geçen yıl Ankara'da yakalanan ve DEAŞ'ın üst düzey mensuplarıyla irtibat halinde bulunduğu, Suriye'den gönderilen paraları Ankara'da örgüt mensuplarının eş ve çocuklarına dağıttığı belirlenen Rusya vatandaşı Ayshat Rzaeva hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan 15 yıl kadar hapis istemiyle dava açıldı.

Kırmızı bültenle aranırken yakalanan DEAŞ'lıya 15 yıl hapis talebiyle dava

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre, 7 Ekim 2021'de Keçiören Karakaya Mahallesindeki eve düzenlenen operasyonda Ayshat Rzaeva gözaltına alındı. Evdeki aramada yüklü miktarda para, örgütsel doküman, dijital materyaller ve sahte Suriye kimlik kartı ele geçirildi. Telefonunda terör örgütü DEAŞ'ın eylemlerinin yer aldığı video ve fotoğraf bulunan Rzaeva'nın, Rusya makamlarından alınan 'yabancı terörist savaşçı listesinde' de yer aldığı tespit edildi. 

'DEAŞ MENSUBU DEĞİLİM'

İddianamede ifadesine yer verilen Rzaeva, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemediğini, Dağıstan'da dünyaya geldiğini, daha sonra ailesiyle Rusya'da yaşamaya başladığını söyledi. Suriye'deki iç savaşın başlamasından sonra ilk eşi Alirızaye Tahmiraz'ın Suriye'ye geçerek DEAŞ'a katıldığını, daha sonra hava saldırısında öldüğünü belirtti. Rzaeva, 2015'te Türkiye üzerinden Suriye'ye geçtiğini, DEAŞ'ın dul kadınlarla ilgilenen mesulünün yönlendirmesiyle Azerbaycan uyruklu Abbas ile evlendirildiğini belirtti. Eşiyle birlikte Deyrizor yakınlarında bir köyde yaşadıklarını, eşinin DEAŞ adına nöbet tutarken 2018 yılında öldürüldüğünü anlattı. Rzaeva, eşinin ölümünden sonra tekrar DEAŞ'ın dul kadınları tuttuğu bölgeye götürdüğünü, burada tanıştığı Rus uyruklu bir kadınla İdlib'e geçerken terör örgütü PKK mensuplarınca alıkonulduklarını ve örgütün kontrolündeki Hol kampına götürüldüğünü söyledi. Kampta 1 yıl 7 ay kaldıktan sonra sahte Suriye vatandaşı kimlik kartıyla Hatay üzerinden Türkiye’ye giriş yaptığını ve Ankara'ya yerleştiğini belirtti. Rzaeva, DEAŞ mensubu olmadığını, evinde ele geçirilen para ve ziynet eşyalarının kendi birikimi olduğunu, Türkiye'deki örgüt mensupları ve ailelerine maddi yardımda bulunmadığını iddia etti.

ÖRGÜTE KATILACAK KİŞİLERİN İHTİYAÇLARINI KARŞILAMIŞ

İddianamede sanığın Suriye'de kaldığı süre boyunca DEAŞ'tan eğitim aldığı, ‘Um Ahmed’ ve ‘Um Yahya’ kod adıyla örgüt künyesine kaydedildiği, ayrıca Türkiye'de hakkında örgüt üyeliğinden işlem yapılan kişilerle irtibatının tespit edildiği belirtildi. Sanığın üzerinden ele geçirilen yüksek miktarda para ve ziynet eşyasının örgütsel yapılanma içinde elde edildiği belirtilerek, "Rzaeva'nın DEAŞ'ın üst düzey mensuplarıyla irtibat halinde bulunduğu, terör örgütü içerisinde faaliyet yürüttükten sonra Türkiye'ye döndüğü ve Suriye'den gönderilen paraları Ankara'da örgüt mensuplarının eş ve çocuklarına dağıttığı, aynı zamanda örgüte katılacak kişilerin ihtiyaçlarını karşılamak için bu paraları kullandığı tespit edilmiştir" denildi. 

KURA İLE CANLI BOMBA SEÇİMİ GÖRÜNTÜSÜ ÇIKTI

Rzaeva’nın cep telefonunda DEAŞ’a ait çok sayıda örgütsel dökümanın ele geçirildiği de belirtilerek, "Telefonda ayrıca canlı bomba eylemini gerçekleştirecek terör örgütü mensuplarını belirlemek için kura çekildiğini gösteren görüntülerin yanı sıra, araç ile yapılan bir saldırı anını gösteren kayıtların olduğu görülmüştür" ifadeleri yer aldı. Sanık Rzaeva’nın DEAŞ adına hareket ettiği ve örgütsel hiyerarşide yer aldığı belirtilerek, 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Tutuklu sanık Rzaeva hakkındaki iddianame, Ankara 26’ncı Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

ADLİ KONTROL ŞARTIYLA TAHLİYE 

Ankara 26’ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Ayshat Rzaeva ve avukatı katıldı. Mahkemede tercüman eşliğinde savunma yapan Rzaeva, suçsuz olduğunu, eşi nedeniyle Suriye’ye gittiğini ve eşini kaybettikten sonra mağdur olduğunu öne sürdü. Yaşları küçük 2 çocuğu olduğunu ve çocuklarının sevgi evlerinde kaldığını söyleyen Rzaeva, tahliyesini istedi. Avukat beyanlarının ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Rzaeva’nın yurt dışına çıkış yasağı ve bulunduğu ilden dışarı çıkış yasağı adli kontrol tedbirleriyle tahliyesine karar verdi. Milli İstihbarat Teşkilatı’na (MİT) müzekkere yazılarak, sanığın DEAŞ’la iltisakının sorulmasına karar veren heyet ayrıca sanık müdafinin tutacağı evin adresini mahkemeye bildirmesini talep ederek, duruşmayı erteledi.