Geri Dön
GündemMaden sahasında toprak altında kalan 9 iÅŸçiyi arama çalışmalarında 3'üncü gün

Maden sahasında toprak altında kalan 9 iÅŸçiyi arama çalışmalarında 3'üncü gün

Erzincan'ın İliç ilçesinde altın madeni sahasında kayan toprağın altında kalan 9 işçiyi arama kurtarma çalışmaları yaklaşık 1000 personelle sürüyor. Arama kurtarma çalışmalarının 3'üncü gününde de işçilere ulaşılamadı. Gece saatlerinde etkili olan sağanak yağışa rağmen ekiplerin bölgede olayın yaşandığı andan itibaren aralıksız çalışması sürüyor. Olay sonrası bölgeye gelen aileler ise gözyaşı döküyor.

Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 2010 yılı Aralık ayından beri altın üretimi yaptığı Çöpler Maden Sahası'nda çıkarılıp istiflenen toprak, 13 Şubat günü saat 14.28'de kaydı. Yaklaşık 10 milyon metreküp toprak, 200 metrelik yamaçtan bir su gibi vadiye doğru aktı. 9 işçi, geniş bir alana yayılan toprağın altında kaldı. İhbar üzerine bölgeye Erzincan Jandarma, AFAD ve sağlık ekipleri yönlendirildi. Ayrıca bölgeye Erzurum, Sivas, Rize, Malatya, Giresin, Diyarbakır, Tokat ve Tunceli AFAD ekipleri de takviye olarak bölgeye sevk edildi. Birçok gönüllü yardım kuruluşu da kurtarma çalışmalarına katıldı. Olayın ilk gününden itibaren İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya başta olmak üzere Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, koordinasyonu sağlamak için bölgeye geldi. AFAD, JAK, TSK, Emniyet Genel Müdürlüğü, madenciler ve sivil toplum kuruluşlarından oluşan yaklaşık 1000 kişi alanda görev yapıyor. Çalışmalarda 5 dron, 2 kimyasal biyolojik ve nükleer araç, 5 metale duyarlı radar cihazı ve 5 kurtarma köpeği de kullanılıyor. Olayın yaşandığı ilk günden itibaren ekiplerin bölgedeki çalışması sürüyor. Tek sıra halinde AFAD ekiplerinin bölgedeki arama çalışmaları dronla da havadan görüntülendi. Çalışma yapılan alanda ayrıca zaman zaman sis etkili olduğu da görüldü. Bölgede ayrıca gece saatlerinde de yağmur etkili oldu. Kayan toprağın yağmur nedeniyle sıvılaşması da ekiplerin alandaki çalışmasını zorlaştırıyor. Arama kurtarma çalışmalarının üçüncü gününde de işçilere ulaşılamadı.

Maden sahasında toprak altında kalan 9 işçiyi arama çalışmalarında 3üncü gün

BAKAN IŞIKHAN BÖLGEYE GELİYOR

Olayın ardından bölgeye gelen İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya gece saatlerinde bölgeden ayrıldı. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Dr. Alparslan Bayraktar ise kriz masasındaki koordinesi sürüyor. Ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan'ın ise öğle saatlerinde altın madeni sahasına gelerek, arama kurtarma çalışmalarındaki koordineye katılacağı öğrenildi.

Maden sahasında toprak altında kalan 9 işçiyi arama çalışmalarında 3üncü gün

'YAÅžAYAN BÄ°RÄ° YOK, BÄ°RBÄ°RÄ°MÄ°ZÄ° KANDIRMAYALIM'

Olayın yaşandığı günden itibaren toprak altındaki 9 işçinin aileleri de bölgeye geldi. Ailelere ayrılan alanda toprak altındaki yakınlarının çıkarılmasını bekleyen ailelerin umutlu bekleyişi sürüyor. Kurtarma çalışmalarını yapan ekiplerden umutlu bir haber bekleyen aileler, gözyaşı döküyor. Ailelerin zaman geçtikçe toprak altında kalan yakınlarının kurtulacağı umudu da azalıyor. Bazı ailelerin 'Orada yaşayan biri yok, birbirimizi kandırmayalım' diyerek feryad ettiği görüldü.

Maden sahasında toprak altında kalan 9 işçiyi arama çalışmalarında 3üncü gün

Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu aileleri kriz masasında görüşmek üzere maden sahası içerisinde bulunan idari binaya davet etti. Hamza Aydoğdu'nun burada aileler ile görüşerek, son 3 günde kurtarma çalışmalarında hangi aşamaya gelindiği konusunda bilgilendirme yapacağı öğrenildi.

Maden sahasında toprak altında kalan 9 işçiyi arama çalışmalarında 3üncü gün

YERLÄ°KAYA, AÄ°LELERÄ° ZÄ°YARET ETTÄ°

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Erzincan'ın İliç ilçesindeki Çöpler Altın Madeni’nde yaşanan toprak kaymasının altında kalan 9 işçinin ailesini ziyaret etti. Ailelerle görüşerek geçmiş olsun dileklerini ileten ve çalışmalar hakkında bilgi veren Bakan Yerlikaya, ziyaretini sosyal medya hesabından paylaştı. Yerlikaya, mesajında "Erzincan İliç’te maden ocağında meydana gelen olay sonrasında işçilerimizin kıymetli ailelerine geçmiş olsun ziyaretinde bulunduk. AFAD Koordinasyonunda arama kurtarma ekiplerimiz gece gündüz demeden çalışmalarını sürdürüyor. İşçilerimizin olabileceği yerlerde çalışmalarımızı yoğunlaştırdık" paylaşımında bulundu.

Â

Maden sahasında toprak altında kalan 9 işçiyi arama çalışmalarında 3üncü gün

GÖZALTINA ALINANLARDAN BİRİ İNGİLİZ VATANDAŞI

Erzincan Barosu Başkanı Avukat Adem Aktürk, Çöpler Altın Madeni'nde yaşanan toprak kaymasıyla ilgili 8 şüphelinin bulunduğunu söyledi. Avukat Aktürk, 4 şirket çalışanının gözaltında olduğunu, 3 şirket çalışanının sadece ifadesine başvurulduğunu bildirdi. Şüphelilerden 1'inin şirkette çalışan İngiliz vatandaşı olduğu bilgisini veren Aktürk, ayrıca İliç'in Sabırlı köyünde yaşayan Sedat Cezayirlioğlu adlı şüphelinin de maden sahasındaki toprak kaymasının ardından sosyal medyadaki paylaşımları nedeniyle jandarma tarafından gözaltına alındığını belirtti. Avukat Aktürk, ayrıca oluşturulan bilirkişi heyetinin, yaşanan olayın sebeplerinin 2 gün içinde netlik kazanacağını kaydetti.

Maden sahasında toprak altında kalan 9 işçiyi arama çalışmalarında 3üncü gün

'EN AZ 400 BÄ°N KAMYONA Ä°HTÄ°YACIMIZ VAR'

Erzincan'ın İliç ilçesinde yaşanan toprak kaymasının ardından bölgeye giden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, gazetecilere açıklamalarda bulundu. Bakan Bayraktar, 9 işçiye ulaşmak için yoğun bir çaba sarf edildiğini belirterek, "Bütün ilgili arkadaşlarımız, gece-gündüz yoğun bir mesai harcıyor. Burası halen çalışan bir yapı, belli alanlarda heyelan tehlikesi halen devam ediyor. Özellikle büyük kütlenin olduğu alanda çalışırken onlara zarar gelmemesini önemsiyoruz. Bir kurtarma yaparken diğer arkadaşlarımızın zarar görmesini istemeyiz. Çok dikkatli bir şekilde arama faaliyeti yürütüyoruz. Bu elbette ki zaman alıyor. Çok büyük bir toprak kütlesinden bahsediyoruz. Yaklaşık 10 milyon metreküplük toprak kütlesi. Elimizde imkan olsa bugün kaldırmaya kalksak; en az 400 bin kamyona ihtiyacımız var. Böyle bir büyüklükle karşı karşıyayız. Dün de ifade etmiştik. İşçi kardeşlerimizin olduğunu tahmin ettiğimiz konteyner ve bir aracın içinde olduklarını öngörüyoruz. O yönlere aramaları yoğunlaştırmış durumdayız. Metal dedektörler, dron radarlarımız, MT'nın ekipmanları, AFAD'ın ekip ve ekipmanları, tüm teknik imkanları kullanarak faaliyetleri yürütmeye gayret ediyoruz. İnşallah olumlu bir netice almak ve kardeşlerimize ulaşmayı hedefliyoruz" diye konuştu. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile dün aileleri ziyaret ettiklerini belirten Bayraktar, "Onları bilgilendirdik, konuştuk. Onları teskin etmeye, bilgilendirmeye gayret ettik. Bu, stresli ve zor bir bekleyiş. Hepimiz için de böyle. Bu süreci onlarla irtibat halinde, sahada bilgilendirmek suretiyle yürütmeye gayret ediyoruz" dedi.

Maden sahasında toprak altında kalan 9 işçiyi arama çalışmalarında 3üncü gün

'FIRAT HAVZASI'NA ZARAR VERMEYECEK GEREKLÄ° TEDBÄ°RLERÄ° ALDIK'

Çevreye ilişkin de Bayraktar, "Bütün ilgili kurumlarımız başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız, Tarım Orman Bakanlığımıza bağlı DSİ, yoğun bir şekilde çalışmalarını yaptı. Bütün planlamalarımız herhangi bir halk sağlığına, çevreye zarar vermeyecek, buradaki Fırat Havzası'na zarar vermeyecek gerekli tedbirleri aldık, alıyoruz. Bunları belli kademelerde gerçekleştireceğiz. Hem o açıdan hem de arama- kurtarma yönünden yoğun bir faaliyeti devam ettiriyoruz. Üniversitelerden, çok farklı disiplinlerden hocalarımız burada. Onlarla da görüş alışverişinde bulunuyoruz. Uygulamayı hedeflediğimiz programları onlarla da paylaşıyoruz. Herkesin katkısını alarak yapılması gereken neyse onu yapmaya gayret ediyoruz. İnşallah öncelikle arama- kurtarma faaliyetlerinde netice almak istiyoruz. Beraberinde eş zamanlı olarak ilave yeni bir durum oluşturmadan gerekli tedbirleri alarak inşallah en kısa zamanda bu süreci tamamlamak istiyoruz. Sonraki aşama ciddi bir rehabilitasyon süreç. Gerek bölgede gerekse maden özelinde" dedi

Maden sahasında toprak altında kalan 9 işçiyi arama çalışmalarında 3üncü gün

'HALA SÖZ KONUSU YABANCI ŞİRKETİN TEMSİLCİLERİ BURADA DEĞİL'

Müfettişlerin de yoğun mesai sarf ettiğini ifade eden Bayraktar, "O konuya da çok yoğun mesai harcıyoruz. Bunların tekrar etmemesi için, burada yapılanın nerede eksik veya yanlış yapıldı; onları da ortaya çıkaracağız. Bu konularla alakalı kimlerin sorumluluğu varsa, onların yargı önüne çıkmasını, hesap vermesini de temin edeceğiz. Milletimizin hiçbir endişesi olmasın. Burada, biraz işletmeci şirketin yönetim düzeyinde özellikle zafiyet içerisinde olduğunu görüyoruz. Çünkü hala söz konusu yabancı şirketin temsilcileri, burada değil. Bu tabii işin beraberinde bakmamız gereken konudur. Bu konuya da arama-kurtarma sürecini bitirdikten sonra bakacağımız ifade etmek istiyorum" diye konuştu.

Maden sahasında toprak altında kalan 9 işçiyi arama çalışmalarında 3üncü gün

'HİÇBİR ŞEYİN ÜSTÜ ÖRTÜLMEYECEK'

Gazetecilerin şirketin çalışmaları ve izin durumuna ilişkin sorulara yönelik Bayraktar, "Gerekli izinler, ilgili tüm kurumlardan alınmış gözüküyor. Ama işletmecilik anlamında, uygulama noktasındaki konuları hem bizim bakanlığımız hem Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hem Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız soruşturuyor. Bunların neticelerini alıp, kamuoyuyla paylaşacağız. Hiçbir şeyin üstünün örtülmeyeceğini ifade edebilirim. Bakanlığa geldikten sonraki süreçte Türkiye'de madenciliğin ülkemiz için çok hayati öneme haiz konu olduğunu ifade ettim. Beraberinde şunu da ifade ettim. 'Bizim için madenden önce insan dedik, sonra çevre dedik sonra katma değerli madencilik yapacağız' dedim. Yerli ve yabancı yatırıma açık olduğumuzu ifada ettik. Burada herkesin aynı sorumlulukta davranması çok önem arz ediyor. İzin süreçleri bunlarla ilgili ilgili kurumlar tarafından takip edilerek verilmiştir. İşletmecilik noktasında da nelerin olduğuna bakıyoruz. Konuşmak için biraz erken. Resmi süreçlerin, hukuki süreçlerin tamamlanması daha doğru olur. Özellikle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın laboratuvarları, buradaki kurulu hazır laboratuvarların hatta buna ilaveten numunelerin özellikle Ankara'ya giderek üçüncü yerde test edilmesi dolayısıyla özellikle hem sudan aldığımız hem topraktan alınan numunelerle alakalı endişe edilecek süreç söz konusu değildir. Sen maskeni takmayı isteyebilirsin ama hepimiz buradayız; daha da yakınız. Şu anda böyle bir risk söz konusu değildir; onu da ifade etmiş olayım. Periyodik olarak numune alıp, ölçümlerini yapıyoruz" dedi.

GÖZALTI SAYISI 8 OLDU

Sorumlu bir yöneticinin daha gözaltına alındığını, bununla beraber gözaltı sayısının 8'e çıktığını ifade eden Bayraktar hem hukuki sürecin hem de bakanlıklar düzeyinde inceleme sürecinin devam ettiğini söyledi. Teknik sorular ile ilgili bilim insanlarının bilgilendirmeye yapacağını aktaran Bayraktar, işletmenin faaliyetinin de durduğunu belirtti.

'ÖNCELİKLİ HEDEFİMİZ; KARDEŞLERİMİZE ULAŞMAK'

Bakan Vedat Işıkhan da şunları söyledi: "Aziz milletimiz ve Erzincan'a geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bakanlık olarak olayın ortaya çıktığı andan itibaren bakan yardımcımız, 3 başmüfettişimiz ve 1 müfettişimizle olay yerine intikal ettik. Buradaki çalışmalara destek vermeye çalışıyoruz. Siz de şahit oluyorsunuz, devletin tüm kurumları AFAD başta olmak üzere ilgili bakanlıklarımız, bütün yetkililer burada. Bu olayın daha iyi şekilde yönetilmesi konusunda neler yapılabilir noktasında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bizim öncelikli hedefimiz; madencilerimize, kardeşlerimize ulaşmak. Özellikle madenci kardeşlerimizin aile ve yakınlarıyla bir araya gelmek için geldim. Onların yanında olmak için geldim. Süreç sonra nasıl işleyecekse işler. Bu noktada odaklanmamız gereken konu, göçük altında kalan kardeşlerimize bir an evvel ulaşmak.

 AKADEMİSYENLER BİLGİ VERDİ

Bölgeye gelerek incelemeler yapan akademisyenler, gözlemleri hakkında bilgi verdi. Bilgilendirme toplantısına İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Mustafa Kumral, Maden Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç.Dr. Cüneyt Atilla Öztürk, Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Öğretim üyesi Prof.Dr. Tolga Görüm, Jeoloji Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç.Dr. Ömer Ündül, Cevher Hazırlama Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç.Dr. Hüseyin Baştürkcü, Cevher Hazırlama Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Özer, Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Atilla Arıkan, Jeoloji Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. İrfan Yolcubal, Jeoloji Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç.Dr. Yılmaz Mahmutoğlu, İstanbul Teknik Üniversitesi Afet Yönetimi Enstitüsü'nden Doç. Dr. Ömer Ekmekcioğlu, Çorum Hitit Üniversitesinden Prof. Dr. Dursun Ali Köse, Araştırma Görevlisi Ömer Yurdakul, Öğretim Görevlisi Tuğrul Yıldırım katıldı. İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kumral, toprak kaymasının olduğu bölgede inceleme ve tespitlerini yaptıklarını belirterek, “Yapılanların neler olduğunu bizzat gözlemledik bu anlamda ilgili kurumlarla da görüştük. Sonuç olarak bizler hem devletimizin yetkili mercilerine hem de kendi uzmanlık alanlarımızda hangi tür çalışmalar yapılabilir durumunu ortaya koymaya çalıştık" dedi.

800 METRE UZUNLUĞUNDA 30 METRE DERİNLİĞİNDE 50 METRE GENİŞLİĞİNDE

Bölgede çok büyük bir kayma meydana geldiğini ifade eden Prof. Dr. Mustafa Kumral, “800 metre uzunluğunda 30 metre derinliğinde 50 metre genişliğinde bir alan kaymış vaziyette. Hem Sabırlı Deresi’ne hem de arka tarafta daha önce üretim yapılmış ancak terkedilmiş olan maden sahasına da kaymış vaziyette. Maden sahasının içinde kamyonun içinde bir arkadaşımızın olduğunu duyduk. Diğer tarafta 8 çalışanın olduğunu duyduk. AFAD geniş bir ekiple çalışıyor. Mümkün olduğunca teknolojiyi kullanıyorlar. Uzaktan dronlarla manyetik olarak yer altındaki bölgeleri tarama, aynı zamanda geniş çalışma ekibiyle kendi canlarını da tehlikeye atarak toprakların üzerinde fiziksel arama da gerçekleştiriyorlar. Bizim burada gözlemlediğimiz konulardan biri toprak kaymasının arkası ve önünde yeni bir atık sahası olduğudur. Buralarda bazı çatlamalar olduğunu gözlemledik. Bu riski de göze alarak bu çalışmaların bir an önce bitmemesi gerekiyor. Risk var olduğu için diğer konular siyanür, falan bu tür konular biraz daha ikinci plana atılmış vaziyette. Heyelanı da göz önüne aldığımız da AFAD çalışanlarını da düşünmemiz gerekiyor. Yani öyle bir kontrolle gitmesi gerekiyor ki işi yapalım derken başka bir önemli kötü sonuca sebebiyet vermemek için tedbirli davranmamız gerekiyor" diye konuştu.

‘SİYANÜR VAR, ÇEVREYE NE KADAR ETKİ YAPAR ARAŞTIRILIYOR’

Basın mensuplarının sağlık açısından risk olup olmadığı sorusuna cevap veren Prof. Dr. Mustafa Kumral, şunları söyledi: “DSİ olsun, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olsun, İçişleri Bakanlığı olsun, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olsun bizler de burada Hitit Üniversitesi’nden siyanürde uzman hocalarımız, Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nden hocalarımız burada çalışıyor. Bir defa şunu söylemek istiyorum; burada bir siyanür olayı var. Ama bu siyanür olayı çevreye ne kadar etki yapar bunun araştırmaları devam ediyor. Kendilerinin ilk buldukları verilere göre şu anda düşük seviyede devam ediyor. Ama DSİ, siyanürün ortamdan uzaklaştırılması, akarsuya, yer altı suyuna ulaşmaması için kısa, orta ve uzun vadede almaya çalışıyor. Kısa vadede hemen atığın altında set oluşturdular. Hem kaymanın içinde bulunan sıvıların ortamdan uzaklaştırılması, orada birikecek ve oradan da iç havuzlara geri pompalıyorlar. Orta vadede madenin bütün etrafını oradaki suyu ortamdan uzaklaştıracak set kurmaya çalışıyorlar. Atığa gelebilecek olan suların temiz bir şekilde başka taraftan deşarjı söz konusu olacak bu da bizim için son derece önemli."

‘OLUMSUZLUKLAR GÖRÜYORUZ’

Madende insan eliyle yapılan bazı olumsuzluklar olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Mustafa Kumral, “Burası uzun süredir çalışan bir maden. Bazı insan etkisiyle yapılan olumsuz şeyler var. Bunu gözlemledik. Bunlar yargıya taşınmış vaziyette. Yargı bunu eminim bilirkişilerle sonucunu ortaya koyacaktır. Ama bizim gözlemlediğimiz bazı olumsuzluklar olduğunu görüyoruz. Atık sahasının yanında ikinci bir atık sahası yapmışlar. Bunu biraz daha eğilimini ayarlayabilirlerdi. Bunu gözlemleyebiliyoruz. Onu ön görememişler, diyebiliriz. Olayın neden olduğuyla ilgili araştırmalar devam ediyor. Bir günlük çalışmayla olay şu şekilde meydana gelmiş demek çok kolay değil. Ama öncesi ve sonrası incelenecektir. Ondan sonra ortaya konulabilir bu. Ben şunu söylemek istiyorum. Burada her şey şeffaf yürüyor. Bakanlıklar şeffaf hareket ediyorlar. Atığın her tarafından, sulardan örneklemeler yapılıyor. Bunlar düzenli olarak yapılacak ve şeffaf bir şekilde paylaşılacak. Bizler de bu konu da gerekli desteği sunmaya hazırız."

ANALÄ°ZLER, MOBÄ°L 'SU VE ATIK SU LABORATUVARI'NDA YAPILIYOR

Heyelan sonrası bölgeye su ile alakalı analizlerin yapılması için Mobil, Su ve Atık Su Analiz Laboratuvarı gönderildi. Laboratuvar basın mensuplarına tanıtıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Denetimi Daire Başkanı Barış Ecevit Akgün, burada gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Acil durumlarda analizlere daha rahat ulaşabilmek için mobil laboratuvarı kullandıklarını söyleyen Akgün, "Çevre mevzuatı kapsamında tesisin faaliyet yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğine ilişkin çevre denetimleri gerçekleştiriyoruz. Ve bu denetimler sırasında ihtiyaç duyduğumuz ölçüm analizleri aslında merkezde bulunan ve çevre referans laboratuvarında gerçekleştiriyoruz. 1200'ün üzerinde parametrenin analizini bu laboratuvarımızda gerçekleştirebiliyoruz. Ancak afet ve kaza durumlarında, acil durumlarda da ihtiyaç duyduğumuz sonuçlarını çok daha kısa bir sürede ulaşabilmek için Mobil, 'Su ve Atık Su Analiz Laboratuvarı'mızı kullanıyoruz. Aynı zamanda faaliyetleri biz uzaktan da izliyoruz. Bu minvalde 780 üzerinde sanayi bacasını ve 500'ün üzerinde tesis çıkışlarındaki makineyi online olarak izliyoruz. Herhangi bir olumsuzluk durumunda da ivedilikle de müdahale ediyoruz" dedi.

'HERHANGÄ° BÄ°R OLUMSUZLUÄžA RASTLAMADIK'

Heyelanın ardından bakanlık tarafından Mobil, Su ve Atık Su Analiz Laboratuvarı'nın ivedilikle bölgeye getirildiğini söyleyen Akgün, "İçinde bulunduğumuz sahada ayın 13'ünde meydana gelen kaza sonrasında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Mehmet Özhaseki'nin talimatıyla hem bakanlığımızın merkez denetim ekiplerini, il müdürlüğünün denetim ekiplerini ve Mobil, Su ve Atık Su Analiz Laboratuvarı'nı da aynı gün bölgeye sevk ettik. İvedilikle, yaşanan olaydan kaynaklanabilecek bir çevre kirliliği olup olmadığına ilişkin çevresel izleme çalışmalarımızı başlattık. Bu çalışmalar sırasında hem toprak hem su numunelerini sürekli olarak alıyoruz ve bu analizleri de anında ölçüm sonuçlarına ulaşabiliyoruz. Aynı zamanda İstanbul Teknik Üniversitesi'nden gelen hocalarımızla da burada gezdik ve onların tavsiyeleriyle de ilave ölçüm ve izleme noktaları da oluşturduk. Şimdiye kadar almış olduğu, ilk günden itibaren, analizlerde herhangi bir olumsuzluğa rastlamadık ama analizleri devam eden, henüz süreçleri devam eden çalışmalarımız da var" diye konuştu.

'SONUÇLAR KAMUOYU İLE PAYLAŞILACAK'

Analiz sonuçlarının Bakanlık tarafından kamuoyuna açıklanacağını söyleyen Akgün, "Aynı zamanda biz bu analiz sonuçlarını tek bir laboratuvarda, sadece Bakanlığın kendi laboratuvarına değil, Bakanlık tarafından yetki verilen 230'un üzerindeki çevre laboratuvarı var. Dolayısıyla burada bakılan parametreler doğrultusunda yetkili olan diğer laboratuvarları da gönderiyoruz ki aynı zamanda bizim yaptığımız analizlerin karşılaştırmalı sonucuna bütün kamuoyu ulaşsın" ifadelerini kullandı.

AK PARTİ'Lİ GÜL: ERZİNCAN'DA GÖZALTI SAYISI 9'A YÜKSELDİ

AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Erzincan'ın İliç ilçesindeki altın madeninde yaşanan toprak kaymasına ilişkin, "Toprak altında kalan 9 işçimizin arama-kurtarma çalışmaları, yoğun bir şekilde devam ediyor. Gözaltına alınanların sayısı 9'a yükselmiş durumda" dedi.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder başkanlığında toplandı. Önder, Erzincan'ın İliç ilçesindeki altın madeninde yaşanan toprak kaymasıyla ilgili bilgilendirme yapması için CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül'e söz verdi. Sarıgül, devletin bütün kamu kurum ve kuruluşlarının işçilere ulaşmak için tam bir dayanışma içinde elinden geleni yaptığını belirterek, "Gece buraya geldim. Hemen konuşmadan sonra Erzincan'a gitmem gerekiyor. O canlarla beraber olmam gerekiyor. Rabbi'm inşallah böylesine acıları, ulusumuza göstermesin. Erzincan'daki bu madenin yıllardan beri Türkiye'nin gündemine bu şekilde gelmesi, yıllardan beri hepimizi alabildiğine üzmektedir. Bu soruyu Cumhuriyet Halk Partisi olarak 2022 yılında sormuşuz. Bu noktada soru önergelerimiz var. 2022 yılında yaptığım bir açıklamada, 'Bu küresel şirket, insanlığa ve doğaya karşı suç işlemiştir. Para cezası ve faaliyeti geçici olarak durdurulmakla örtbas edilemez, gerekli tedbirlerin mutlaka alınması lazım' demişim. Buradan soruyorum; Almanya'da, Fransa'da, İngiltere'de maden aramaları yapılıyor, neden buralarda bir tek can kaybı duymuyoruz da Türkiye'mizde buna benzer can kayıpları duyuyoruz? 'Maden araması yapılmasın' demiyoruz ama gerekli tedbirler alınmalı. Çevre düzenlemeleri mutlaka yapılmalı ve artık siyanür konuşulmaması lazım" diye konuştu.

'KOMÄ°SYONDA DERÄ°NLEMESÄ°NE DEÄžERLENDÄ°RÄ°LECEK'

AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül ise "Millet olarak kalbimiz, yüreğimiz Erzincan'da, İliç'te atıyor. Toprak altında kalan 9 işçimizin arama-kurtarma çalışmaları, yoğun bir şekilde devam ediyor. İlgili bakanlarımız yine oradalar ve tüm kurumlarımız yakından takip etmekte. Gözaltına alınanların sayısı 9'a yükselmiş durumda. Adli, idari soruşturmalar yine derinleştirilerek devam etmekte. Sorumluluğu, ihmali olanların en ağır şekilde adalet önünde hesap vereceğine olan inancımız tamdır. Dün de gazi Meclis'imizde tüm siyasi partiler olarak ortak komisyon kurduk. Bu konuda Meclis'imizin iradesini de tecelli etmiş bulunduk. İnanıyorum ki kurulacak bu komisyonda da bu konu derinlemesine değerlendirilecektir. Yerinde incelemeler yapılacaktır ve bu raporda bundan sonraki çalışmalara ışık tutacaktır" dedi.

BİLİM İNSANLARI BÖLGEYİ İNCELİYOR

Erzincan'da, altın madeninde meydana gelen facia sonrası arama- kurtarma çalışmaları devam ederken, bakanlıklar tarafından çeşitli üniversitelerden davet edilen bilim insanları da bölgeye geldi. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eczacılık Fakültesi, Farmasötik Toksikoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Onur Erdem ve aynı üniversitede görev yapan Savunma Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Tıbbi Kimyasal Biyolojik Radyolojik ve Nükleer Savunma Anabilim Dalı Doç. Dr. Sermet Sezigen, bölgede incelemelerde bulundu.

'SADECE SİYANÜR DEĞİL, FARKLI RİSKLER DE VAR'

Burada basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Onur Erdem, "Biz buradaki olayı gözlemlemek ve devletimizin ihtiyacı olduğu konularda koordinasyonda ve bilgi düzeyindeki desteği sağlamak için geldik. Konunun biz, sağlık ve çevre boyutundayız. Bilim alanımız anlamında insanların en çok merak ettiği siyanür ile ilgili tartışmaları yerinde görme imkanımız oldu. Araziye gittik, 2 sefer araziye baktık. Siyanür ile ilgili yoğunlaşan tartışmalar elbette ki normaldir. Ancak şu anda sahada gerek Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, gerekse diğer bakanlıkların ölçüm cihazlarının yaptığı ölçümler var. Biz bunları tek tek kontrol ettik. Ölçümler şu anda da sürüyor. Bu ölçümlerin aldığımız verilere baktığımızda siyanür açısından şu anki değerlerin çok da risk teşkil etmediğini gördük. Tabii ki bu burada kalmayacak. Noktasal ve bölgesel anlamda farklı yerlerde bu ölçümler devam edecek. Buradaki sağlık personeli ve arama- kurtarma ekipleri açısından koruyucu tedbirler gerekiyor. Onları da biraz gözlemledik. Aynı zamanda bu konudaki bilgi gerekliliklerini tamamlamaya çalıştık. Malzeme eksiği şu anda yok. İşin insan ve çevre sağlığı boyutuna bakarsanız, büyük bir olay ve büyük bir kütlenin hareketi var. Sadece siyanür değil, farklı riskler de var. Fakat bu risklerin hem siyanür hem de ağır metaller düzeyinde çevre ve insan sağlığı boyutunda hem toprak hem hava hem de suda birtakım analizlerle izlendiğini gördük. Bunu da takip etmeye devam edeceğiz. Bu konudaki önerilerimizi de devletimizdeki yetkililere sunduk. Bizi buraya çağırma nedenleri de budur. Gerekli desteği de vermeye devam edeceğiz. Biraz sabırlı olmak lazım. Şu anda verilere bakılırsa şu anda acil bir risk oluşturmadığıdır. Ama izlemeye devam etmekte fayda var" diye konuştu.

'TEHDÄ°T EDECEK DÃœZEYDE BÄ°R SÄ°YANÃœR TESPÄ°T EDÄ°LMEDÄ°'

Doç. Dr. Sermet Sezigen ise "Burada şu anda bizim ilk önceliğimiz ilk müdahale edicilerin güvenliğini korumak ve çevredeki halkın sağlığını koruyacak tedbirler almaktır. AFAD'ın bölgede müdahalede görevli personeli ve detektörleri var. Bunun dışında kurumda görev yapan şirket personelinin ölçüm cihazları var. Sonrasında bakanlık düzenli olarak her gün su ve toprak örnekleriyle ölçüm yapıyor. Bir de ilave olarak bu şirketin baştan beri bakanlığa bildirdiği yerleşim yerine yakın bir istasyonu var. O da siyanür açısından ölçüm yapıyor. Şu anda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile kurduğumuz koordinasyon neticesinde insan sağlığını tehdit edecek düzeyde bir siyanür tespit edilmedi. AFAD'daki arkadaşlarımız da sabit olarak günlük yaptıkları ölçümlerde olağandışı bir değer tespit etmedi. Olası bir siyanür maruziyetinde ise Erzincan'da her türlü tanı tedavi ve tahliye tedbirlerini aldık" dedi.

BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA

Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı, İliç’teki altın madeninde meydana gelen toprak kaymasıyla ilgili yazılı açıklama yaptı. Olayla ilgili 8 kişilik bilirkişi görevlendirildiği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Erzincan ili İliç ilçesinde bulunan altın madeni sahasında, 13 Şubat 2024 tarihinde saat 14:30 sıralarında, toprak kaymasına bağlı olarak meydana gelen iş kazasında 9 vatandaşımızın göçük altında kalması olayı ile ilgili sorumluların tespiti açısından mülhakatımız İliç Cumhuriyet Başsavcılığımızca derhal soruşturma başlatılmış ve 4 Cumhuriyet Savcısı görevlendirilmiştir. Cumhuriyet Savcılarınca olay yeri keşif ve inceleme işlemleri yapılarak deliller eksiksiz bir şekilde toplanmış, olay yeri ve çevresinden toprak ve su numuneleri alınmış, bu numuneler inceleme için yetkili kimya laboratuvarlarına gönderilmiştir. Olaydaki sorumlular ile kusur durumlarının tespiti açısından çevre, maden, jeoloji, kimya, inşaat, ziraat ve harita mühendisi ile iş sağlığı ve güvenliği uzmanından oluşan 8 kişilik bilirkişi heyeti görevlendirilerek olay yerinde gerekli incelemeler yapılmış, bilirkişilerin uzmanlık raporunu tamamlamaları beklenmektedir. Yürütülen soruşturma kapsamında elde edilen deliller neticesinde, ilk tespitlere göre olayın meydana gelmesinde kusuru bulunduğu değerlendirilen ilgili firmanın işveren vekili pozisyonunda bulunan Kanada uyruklu bir kişi de dahil olmak üzere toplam 8 kişi 14 Şubat 2024 tarihinde gözaltına alınmıştır. Soruşturmaya tüm yönleriyle ve titizlikle devam edilmektedir."