Geri Dön
GündemManavgat Belediyesi'nde 'yolsuzluk' ve 'rüşvet' davası sanığında 1 sanığa tahliye

Manavgat Belediyesi'nde 'yolsuzluk' ve 'rüşvet' davası sanığında 1 sanığa tahliye

Antalya'da Manavgat Belediyesi'ne yönelik 'yolsuzluk', 'rüşvet' ve ‘irtikap’ soruşturması kapsamında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Niyazi Nefi Kara'nın da aralarında bulunduğu 6'sı tutuklu 41 sanığın yargılandığı davanın 3’üncü duruşması tamamlandı. Mahkeme heyeti tutuklu sanıklardan Mehmet Tosak'ın ev hapsi cezasıyla tahliyesine karar verdi.

Manavgat Belediyesi'nde 'yolsuzluk' ve 'rüşvet' davası sanığında 1 sanığa tahliye

Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Manavgat Belediyesi’ne yönelik geçen yıl nisanda başlatılan ‘yolsuzluk', ‘rüşvet’ ve ‘irtikap’ soruşturması kapsamında Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara, geçen yıl temmuz ayında tutuklandı ve görevinden uzaklaştırıldı.

Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Niyazi Nefi Kara ile belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve iş insanlarının da aralarında bulunduğu 41 sanık hakkında hazırlanan iddianame Manavgat 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

İddianamede Manavgat Belediyesi içinde çıkar amaçlı suç örgütü kurulduğu, örgütün yöneticiliğini de Niyazi Nefi Kara'nın yaptığı belirtilerek, Kara'nın, kamu gücünü kullanarak bir araya getirdiği kişilerle ‘suç örgütü kurmak’, ‘rüşvet almak’, ‘zimmet’ ve ‘irtikap’ suçlarının birincil sorumlusu olduğu iddia edildi. İddianamede Niyazi Nefi Kara hakkında ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘rüşvet’, ‘irtikap’ gibi 6 ayrı suçtan toplam 31 yıldan 69 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

ÜÇÜNCÜ DURUŞMA GÖRÜLDÜ

Niyazi Nefi Kara, belediye başkan yardımcıları Mehmet Engin Tüter ve Sıla Ceyhan Berkaya, Kara'nın yeğeni Hüseyin Cem Gül, Manavgat Belediyespor yöneticisi meclis üyesi Mehmet Tosak ve müteahhit Mesut Kara’nın tutuklu yargılandığı davanın dün başlayan 3'üncü duruşmasına bugün devam edildi. İlki Aralık 2025, ikincisi Ocak 2026'da görülen duruşmaların Manavgat 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen oturumunda 6'sı tutuklu 41 sanık ile şikayetçiler, taraf avukatları ve sanıkların yakınları salonda hazır bulundu. Duruşmada sanıklar tanıkların verdiği ifadelere karşı savunma yaptı.

'KOMPLO KURULDU' SAVUNMASI

Niyazi Nefi Kara, davada şikayetçi konumundaki otelci Zafer Süral üzerinden kendisine komplo kurulduğunu, hukuka aykırı şekilde alınan ses kayıtlarının dosyada olduğunu söyledi. Kara, tanık C.C.'nin de Zafer Süral'ın talimatıyla hareket ettiğini savundu. Niyazi Nefi Kara, yeğeni tutuklu sanık Hüseyin Cem Gül’ün kendisi aleyhine verdiği ifadeleri kabul etmediğini kaydederek, iddianamede yer alan villa alımına ilişkin, "Hüseyin Cem Gül'den H.A. (satıcı) ile görüşmesini istedim. Ödemenin H.A.'ya Hüseyin Cem Gül tarafından 500 bin avro karşılığında olduğunu bilmiyorum. Ne Cem Çakır'dan (tutuksuz sanık) ne de bir başkasından konser ve benzeri organizasyonlar için sponsorluk talebinde bulunmadım. Hüseyin Cem Gül ile akrabalık ilişkimin dışında bir bağım yoktur. Belediyede de yetkisi yoktur. Sağ kolum olduğu iddiaları yalandır. Cem Çakır, K.B. (tanık) ve Zafer Süral yakın arkadaştır. K.B. ve Süral'ın otelleri için 'Yasal prosedür ne ise uygulayın' dediğim için asılsız beyanlarda bulunmaktadır. Suçlamaları kabul etmiyorum, Hepsi asılsızdır" ifadelerini kullandı. Niyazi Nefi Kara tahliyesini talep etti.

'CEZAEVİNDE SAĞLIĞIM BOZULDU'

Baklava kutusunda 110 bin avro ile suçüstü yapıldıktan sonra tutuklanan sanık Mehmet Engin Tüter, 'komisyon' veya 'rüşvet' adı altında ne tanık C.C.'den ne de başka birinden hiçbir talepte bulunmadığını savundu. Tüter, Zafer Süral’in C.C.'yi etkilediğini belirterek, "C.C.'nin son celsedeki ifadeleri yaşananların bir kumpas olduğunu göstermiştir” dedi. Cezaevinde sağlığının bozulduğunu anlatan Tüter, tutukluluğunun cezaya dönüştüğünü belirterek tahliyesini talep etti.

Tutuklu sanık Mesut Kara da dava dosyasında yer alan 4 ayrı olayı ya kendisinin ihbar ettiğini ya da samimi ikrarda bulunduğunu anlatarak, “Savcılık beni zaten tahliye etmişti. Ama yeniden tutuklandım. Başkalarının araçlarının bagajında 30 milyon avro taşınırken benim 6 milyon taşımam gayet normal. Sadece bana verilen parayı alıp teslim ettim. Ne pazarlığı ne de neden ödendiğini bilmiyorum. Tüm ifadelerim samimi ve net. 8 aydır içerideyim. Şu ana kadar ticari kaybım konuşulan rüşvet parasının katbekat fazlası. Burada konuşulan rakamlar benim için, benim hayat standardıma göre küçük rakamlar” dedi. Kara, şirketinin kayyumda olmasından dolayı bazı evraklara ulaşamadığını ve mahkemeye sunamadığını da belirtti.

Tutuklu sanık Mehmet Tosak, taraftarları taşıyan otobüslerin taşlanmasından sonra otobüs şirketlerinin kendilerine araç vermediğini, bu nedenle tanık A.A. ile görüştüğünü anlattı. Mehmet Tosak şunları söyledi:

“Kulübe ne mal alınır bilemem. Tüm sorumluluk Y.C.'dedir. Kulüpten maddi çıkar sağlamak istemedim. İsteseydim sporcuların formalarını kendim imal ettirir üzerinden kar elde edebilirdim. Benim asıl işim tekstil ama yapmadım. Tahliyemi istiyorum.”

YEĞEN KARA BERAAT İSTEDİ

Niyazi Nefi Kara'nın yeğeni tutuklu sanık Hüseyin Cem Gül ise yapmadığı olayların üzerine kalmasını istemediğini belirterek beraatını talep etti. Duruşmada diğer sanıklar da tahliye ve beraatlarını talep etti.

Verilen aranın ardından mahkeme heyeti Mehmet Tosak'ın ev hapsi cezasıyla tahliyesine, diğer sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı nisan ayına erteledi.