Geri Dön
GündemMSB'den 'NATO Balistik Füze Savunması' açıklaması

MSB'den 'NATO Balistik Füze Savunması' açıklaması

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "NATO’nun Balistik Füze Savunma Sistemi tek bir ülkeye ait değildir. Sistem, NATO’nun ortak altyapısı ile müttefik ülkelerin sağladığı katkıların birleşiminden oluşur. NATO, müttefik ülkelerin katkılarıyla çok katmanlı ve entegre bir balistik füze savunma sistemi geliştirmiştir" açıklamasını yaptı.

MSB'den 'NATO Balistik Füze Savunması' açıklaması

Bakanlıktan yapılan açıklamada, balistik füzelerin son yıllarda uluslararası güvenlik ortamının en önemli tehditlerinden biri haline geldiği belirtilerek, "NATO’ya komşu birçok ülke balistik füze kabiliyetine sahip olup bu sistemleri geliştirmeye veya tedarik etmeye devam etmektedir. Bu silahların yıkıcı etkisi özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı'nda açık biçimde görülmüştür. Bu nedenle NATO, Avrupa’daki nüfusunu, topraklarını ve kuvvetlerini balistik füze tehditlerine karşı koruyabilmek için kapsamlı bir savunma mimarisi oluşturmuştur. NATO Balistik Füze Savunması/Ballistic Missile Defense (BMD), NATO’nun Entegre Hava ve Füze Savunması (IAMD) sisteminin bir parçasıdır. Tamamen savunma amaçlı olan bu sistem, NATO’nun temel görevlerinden olan caydırıcılık ve savunmayı desteklemeyi hedeflemektedir. Balistik füze savunması, NATO’nun güvenlik mimarisinde konvansiyonel kuvvetler ve nükleer caydırıcılık ile birlikte önemli bir rol oynar. Ayrıca uzay ve siber alanlardaki kabiliyetlerle desteklenerek ittifakın çok katmanlı savunma yaklaşımının bir parçasını oluşturmaktadır" denildi.

'SİSTEM ADIM ADIM GELİŞTİRİLDİ'

NATO'nun balistik füze savunma sisteminin adım adım geliştirildiği vurgulanan açıklamada, "2010 Lizbon Zirvesi'nde NATO liderleri, balistik füze savunmasının NATO’nun temel görevlerinden biri olan caydırıcılık ve savunmayı desteklemesi için genişletilmesine karar verdi. 2016 Varşova Zirvesi'nde NATO BMD için İlk Harekat Kabiliyeti (IOC) ilan edildi. Böylece özellikle NATO’nun güneydoğu kanadında balistik füze tehdidine karşı savunma kapasitesi artırıldı. 2024 Washington Zirvesi'nde NATO, sistemin daha da geliştiğini belirterek Arttırılmış Harekat Kabiliyeti (Enhanced Operational Capability) seviyesine ulaşıldığını duyurdu. Bu gelişmeler NATO’nun balistik füze savunmasını sürekli olarak güçlendirmeye devam ettiğini göstermektedir" denildi.

MSBden NATO Balistik Füze Savunması açıklaması

'ÜÇ TEMEL UNSURDAN MEYDANA GELİYOR'

Açıklamada, NATO'nun Balistik Füze Savunma Sistemi'nin tek bir ülkeye ait olmadığı vurgulanarak, "Sistem, NATO’nun ortak altyapısı ile müttefik ülkelerin sağladığı katkıların birleşiminden oluşur. Bu yapı üç temel unsurdan meydana gelir; sensörler, komuta-kontrol sistemi ve önleyici sistemler. Sensörler, balistik füzenin fırlatıldığını erken aşamada tespit eder. Komuta ve kontrol sistemi, elde edilen verileri değerlendirir, tehdidi analiz eder ve uygun savunma unsurunu belirler. Önleyici sistemler ise tehdit oluşturan balistik füzeyi uçuş sırasında etkisiz hale getirmek için kullanılır. Bu üç unsur birlikte çalıştığında NATO balistik füze savunma sistemi, tehdidi tespit etme, izleme/takip, değerlendirme/angajman kararı ve önleme esasına göre işler" ifadeleri kullanıldı.

SÜREÇ 9 AŞAMADAN OLUŞUYOR

Açıklamada, NATO Balistik Füze Savunma Sistemi'nin aşamaları şu şekilde sıralandı:

"Tehdit füzesinin fırlatıldığının tespiti: Uydular, erken uyarı radarları ve diğer sensörler sayesinde füzenin fırlatıldığı mümkün olan en erken anda belirlenir. Füzenin motor ateşi, ısı izi ve ilk uçuş hareketleri izlenerek bir tehdit olup olmadığı anlaşılmaya çalışılır. Bu erken tespit, karar verme ve müdahale için kritik zaman kazandırır.

Takip sensörlerinin hedefe yönlendirilmesi: İlk tespitin ardından daha hassas radar ve sensörler hedef bölgeye yönlendirilir. Böylece füzenin konumu, hızı ve istikameti daha ayrıntılı biçimde izlenmeye başlanır.

Füzenin motorlu uçuşunun bittiğini belirleme ve takibe başlanması: Bu aşamada füzenin itici motorunun çalışmayı bıraktığı an belirlenir. Motorlu uçuş sona erdiğinde füze artık balistik yörüngede ilerlemeye başlar. Savunma sistemi bu noktadan sonra füzenin gideceği yönü ve muhtemel hedef bölgesini daha net hesaplayabilir.

Gerçek savaş başlığının ayırt edilmesi: Füze, savaş başlığına ek olarak bazı parçalar veya aldatıcı unsurlar da taşıyabilir. Bu nedenle sistem, çeşitli radar ve iz verilerini kullanarak gerçek savaş başlığını diğer cisimlerden ayırmaya çalışır.

Önleyici füzenin fırlatılması: Tehdit yeterince netleştiğinde önleyici füze ateşlenir. Uçuş sırasında ilk hızlanmayı sağlayan kademeler ayrılır ve sistem hedefe daha hassas şekilde yönelmeye devam eder.

Uçuş sırasında veri güncellemesi yapılması: Önleyici füze uçuş halindeyken komuta-kontrol unsurları tarafından sürekli güncellenir. Böylece hedefin hareketine göre rotada gerekli düzeltmeler yapılır.

Vurucu unsurun ayrılması ve son manevralar: Önleyici füzenin içindeki vurucu unsur, uygun aşamada ana gövdeden ayrılır ve hedefe son yaklaşmayı gerçekleştirmek üzere hassas manevralar yapar.

Vurucu unsurun hedefe çarpması: Vurucu unsur, tehdit başlığına yüksek hızla çarparak onu havada imha etmeye veya görev yapamayacak duruma getirmeye çalışır.

Önlemenin başarılı olup olmadığının belirlenmesi: Son aşamada radarlar ve komuta-kontrol sistemi, tehdidin tamamen etkisiz hale getirilip getirilmediğini değerlendirir. Gerekirse ek önleme tedbirleri devreye alınabilir."

'FARKLI ÜLKELER FARKLI ALANLARDA KATKI SAĞLAR'

NATO’nun balistik füze savunma mimarisinin, bu sürecin müttefik ülkelerde bulunan radarlar, komuta merkezleri ve önleyici sistemler arasında eş güdüm içinde yürütülmesine dayandığı kaydedildi. NATO balistik füze savunmasının çok uluslu bir sistem olduğu vurgulanan açıklamada farklı ülkelerin farklı alanlarda katkı sağladığı aktarıldı. Açıklamada, ülkelerin balistik füze savunma mimarisine başlıca katkılarına ilişkin, "Almanya, Ramstein Hava Üssü’nde NATO’nun balistik füze savunma komuta merkezine ev sahipliği yapmaktadır. ABD, Avrupa Aşamalı Uyarlanabilir Yaklaşımı (European Phased Adaptive Approach-EPAA) kapsamında önemli sistemler sağlamaktadır. Türkiye, Malatya/Kürecik’te konuşlu erken uyarı radarı ile sisteme katkı sunmaktadır. Romanya, Deveselu üssünde ABD’ye ait Aegis Ashore füze savunma sistemine ev sahipliği yapmaktadır. Polonya, Redzikowo üssünde bir diğer Aegis Ashore tesisine ev sahipliği yapmaktadır. İspanya, Rota deniz üssünde ABD’ye ait Aegis BMD kabiliyetine sahip savaş gemilerine ev sahipliği yapmaktadır. Bunlara ek olarak bazı müttefik ülkeler Patriot veya SAMP/T gibi hava ve füze savunma sistemleri, radarlar veya savaş gemileri ile NATO balistik füze savunmasına katkı sağlamaktadır" denildi.

Balistik füzelerin yaygınlaşmasının NATO için önemli bir güvenlik meselesi haline geldiği vurgulanan açıklamada, "Bu nedenle NATO, müttefik ülkelerin katkılarıyla çok katmanlı ve entegre bir balistik füze savunma sistemi geliştirmiştir. Radarlar, önleyici sistemler ve gelişmiş komuta-kontrol altyapısı sayesinde NATO, Avrupa’daki nüfusunu, topraklarını ve kuvvetlerini balistik füze tehdidine karşı korumayı amaçlamaktadır. İttifak, değişen tehdit ortamına uyum sağlamak için bu sistemi geliştirmeye ve güçlendirmeye devam etmektedir" ifadelerine yer verildi.